Mehmet Sekmen’in seçilmesinin üzerinden ortalama dört ay geçti.
Hayırlı olsun ziyaretlerinin , tebrik kabullerinin de ancak sonlarına gelindi. İş bu olunca adet üzerine ben de ilk defa yazımdan Sayın Sekmen’i canı gönülden – milli iradenin teveccühüne binaen- tebrik edip yine aynı şekilde yapacağı ya da yapmayacağı her şey için ‘canı gönülden ‘ eleştiri hakkımı da bu satırlarda kullanacağım.
Daha önceki yazılarımda Erzurum’un güncel meseleleri üzerine kaleme aldıklarımın muhatapları tarafından dikkate alınması , cevap verilmesi , açıklama yapılması şahsım ve gazetem adına sevindiriciydi.
4 aydır dikkatle Sekmen’i takip ediyorum.
Henüz net bir şeyler ortaya konulmuş değil fakat tahminimce Sekmen o kadar iyi bir siyasetçi ki hiçbir şey yapamasa da çevresine algı yönetimini kurmayı çok iyi biliyor.
Yazılı,görsel ve sosyal medya ile arası iyi, fotojenik bir yüz.
Her günü sahada geçen Sekmen bir taraftan her gün saha çalışmaları yaparken diğer taraftan da Erzurum’da temeli atılmış ya da devam eden kamu ve özel yatırımları hakkında oldukça radikal kararlar alıp yaptırımlar uyguluyor.
Malumunuz üzerine son aylarda şehrimizin gündemine oturan ve herkesi yakından ilgilendiren bir KARADAYI İNŞAAT – NEW CİTY PROJESİ mevzusu var.
Başkan Küçükler döneminde yapımına törenle izin verilen hatta Karadayı İnşaat’tan çok Belediye’nin projesi olarak gösterilen bu 450 konutun yapımı ruhsata uygun olmayan faaliyetler var gerekçesiyle durdurulmuştur.
Koltuğa oturur oturmaz kucağında adeta canlı bomba bırakılan Sayın Sekmen , Erzurum’da hiç alışık olmadığımız şekilde – hele de bir zengin müteahhit’in- inşaatını durdurdu.
İnşaatlar hakkında söylenen ne yok ki . Kaçak kat çıkılmış, imara uygun değil , yol güvenliğini sarstı , belediyeye borçla yapıldı ve sonunda da malesef ki Karadayı battı.
Günlerdir konunun muhatabı her iki tarafta tv ve gazetelerde ropörtajlar, programlar yaptırıyor.
Ne Ahmet Metin Karadayı gibi bir müteahhit’in sonunu bile bile böyle bir işe girişebileceğine inanıyorum ne de Mehmet Sekmen gibi usta bir belediyecinin böyle bir işe kalkışacağına inanıyorum. Anlattıklarına bakılırsa her iki tarafta gayet haklı.
Lakin benim için esas mühim olan konu şu ki Karadayı haksızsa o ev sahiplerine ne olacaktır? Ve yine Karadayı’da bu işin altından nasıl kalkacaktır?
Ne Sayın Sekmen ne de Sayın Karadayı benim eşim,dostum vs. değil.
Her ikisinden de maddi- manevi bir beklentim yok.
Ne Karadayı’ya dün türlü planlarından dolayı manşetlerinde sövenler gibi bugün methiyeler dizeceğim.
Ne de dün ‘’ Oley oley Mehmet Sekmen ‘’ naraları atanlar gibi bugün eleştiriler düzeceğim.
Üstüne üstlük açık ve net diyebilirim ki Karadayı’nın etraftaki yarattığı intibadan ve söylentilerden dolayı da gayet rahatsızım.
O zengin, biz değil belki de.
Zamanın da yardım istedik de susup kaldı. Yerine kendine hakaret edenlere açıldı. Olabilir.
Şunu biliyorum ki yine de ;
Karadayı’nın iflas etmesi halinde şehrimiz adına hiçbir yararı olmayacaktır.
Rakipleri ya da sevmeyenleri bayram edebilir ki o da bizi ilgilendirmez.
Orada ev sahipleri Karadayı’nın gözleri içine bakarken , maaşlarını almak için çırpınan inşaat işçileri Karadayı’nın yollarını gözlerken Karadayı’nın batması sadece nefsimize hoş gelir !
Ki şehir efsanesi ettiğiniz Karadayı’nın özel yaşamındaki iyileri de söylemek borçtur.
En son küçük bir kardeşimizin protez ayakları olmasına yardım etmişti.
Ve yine az-ya da çok muhtaçlarımızdan da yardım görmeyen yok.
Diğer tarafa dönecek olursak – haksızlık olmasın – Sayın Sekmen’de ne vatandaşın hakkını yedirmelidir ne de birilerini mağdur etmelidir.
İsteseydi belki bunların hiçbiri olmadan ve biz hiçbir şey bilmeden bu olayların üstünü pek ala kapatabilirdi.
İnşaat devam eder, konuya muhatap eksiklikler veya fazlalıklar giderilir, inşaat devam ederdi.
Sayın Sekmen tartışmasız ki öncelikle tecrübeli bir siyasetçi – dikkat edin iyi diye bir yargıda bulunmuyorum- bu işin altından kalkabilecek zekaya sahip .
Kaldı ki şansızlığıdır , bu işi onaylayan kendinden önceki AKP Belediyesi ve AHMET KÜÇÜKLERDİR.
Bu işleri çığrından çıkaran sizin ekolünüzden biriyse – ki öyle – gelin siz de hiç olmazsa toplumun sesine kulak verin ve ne aileleri ne de Erzurum’a katkıda bulunan en azından henüz kaçıp gitmemiş ve iyi ya da kötü parasını hala Erzurum’da harcayan bu zengine de sahip çıkın.
Sorumuzun cevabı açıkça ortada , hem Başkan farkı hem de Başkan farklı.
10 yıl boyunca şehre tek bir direkt katkısı olmayan bir Başkan’a karşılık geldiği ilk günden bu yana değişik bir görüntü çizen aktif bir Başkan.
10 yıl boyunca bırakın inşaatlar vs. hakkında karar almayı caddelere rast gele atılan iki dubayı kaldırtamayan bir başkana karşılık , inşaatları durdurtacak kadar kararlı bir Başkan.
10 yılda tek bir adam akıllı sosyal aktivite oluşturamayan bir Başkanlığa karşılık , sempozyumlara festivallere yer vermeye başlayan bir Başkanlık.
10 yılda iki otobüse sözünü geçiremeyip , 2 otobüs seferi koyamayan bir Başkan’a karşılık hafif raylı tren projesi başlatan bir Başkan.
Umarız ki Sayın Sekmen ilk günden ortaya attığımız eleştirilerimizi haksız çıkarır ve bu şehre bir şeyler katar. Bu şehrin vakit kaybetmeye daha da tahammülü yok.