Kategori: 3. Sayfa Haberi Üst

  • Annesinin yanında tecavüz etti!

    Aydın’da zihinsel engelli 10 yaşındaki S.S.’ye, annesinin yanında 70 yaşındaki Ali Y.’nin tecavüz ederken çektiği görüntüler, tecavüzcünün ölümünden sonra ortaya çıktı. Dava, engelli S.S.’ye ‘bakire’ raporu vererek sanığın serbest kalmasına neden olan doktor ile kızlarına tecavüz edildiğini gizleyen anne ve baba hakkında hazırlanan yeni iddianameyle yeni boyut kazdı

     

    Aydın’da yaşanan skandalda her şey, Almanya ‘da emekli olduktan sonra kente yerleşen 70 yaşındaki Ali Y.’nin, 2011 yılında gittiği hastanede, görme engelli 53 yaşındaki Remzi S. ve ailesiyle tanışmasıyla başladı. Hastanede aileye yardım eden Ali Y., daha sonra evine davet etti. Remzi S., eşi 32 yaşındaki Nurcan S., oğlu 14 yaşındaki H.S. ve zihinsel engelli kızı 10 yaşındaki S.S.’ye evinde misafir eden Ali Y., aileyle görüşmeyi sürdürdü.

     

     

    Çektiği porno görüntüleri yurt dışına sattığı öne sürülen Ali Y., bu görüşmeler sırasında dostluğu ilerletti ve Nurcan S. ile aşk yaşamaya başladı. Bu ilişkiler sırasında Ali Y., annesinin yanında zihinsel engelli S.S.’ye tecavüz etmeye başladı.

     

     

    YURT GÖREVLİLERİ FARK ETTİ

    Bir ilkokulun engelli sınıfında eğitim gören S.S. bir erkek öğrenci tarafından taciz edilince okul müdürü durumu polise bildirdi. Soruşturma başlatılırken, aileyle görüşüldü ve S.S., geçen yıl yetiştirme yurduna gönderildi.
    Yetiştirme yurdunda bir kadın görevli, S.S.’nin cinsel içerikli konuşmalar yapmasından şüphelenip onunla konuştu. S.S., bu konuşmaları, ailece görüştükleri ve kendisine ‘dede’ diye hitap ettiği Ali Y.’den öğrendiğini, annesinin çoğu zaman Ali Y. ile cinsel ilişkiye girdiğini, yaşlı adamın sık sık kendisiyle uyuduğunu söyledi. Yurttaki yetkililer de bu durum karşısında savcılığa suç duyurusunda bulundu.

     

     

    Soruşturma başlatan savcılık, S.S.’nin sağlık kontrolünden geçirilmesine ve Ali Y. ile küçük kızın anne ve babasının ifadelerine başvurulmasına karar verdi. Zihinsel engelli S.S.’ye geçen aralık ayında hastanede yapılan kontrolde ‘bakire’ raporu verildi.

     

     

    AĞIR CEZADA DAVA AÇILDI

    Savcılık, S.S.’ye cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla Ali Y., kızlarına yapılana göz yumdukları iddiasıyla Nurcan ve Remzi S, çifti hakkında ‘çocuğun basit cinsel istismarı’ suçlamasıyla işlem başlattı. Geçen 27 Şubat’ta gözaltına alınan Ali Y., tecavüz iddialarını reddetti. Mahkeme ‘çocuğun basit cinsel istismarı’ kapsamında Ali Y.’ye adli kontrol uygulayarak serbest bıraktı. İddiaları reddeden Nurcan ve Remzi S. çifti de delil yetersizliğinden serbest kaldı.

     

     

    Aydın 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi ‘nde açılan davanın ilk duruşması 24 Nisan’da yapıldı. Zihinsel engelli S.S. mahkemede verdiği ifadesinde Ali Y.’nin, annesiyle birlikte olduğunu, aynı şeyleri annesinin yanında kendine de yaptığını daha sonra da birlikte uyuduklarını söyledi. S.S., ayrıca annesinin başkalarıyla da birlikte olduğunu, Ali Y.’nin kendisine verdiği parayı da babası Remzi S.’nin aldığını anlattı.

     

     

    S.S.’nin suçlamalarını reddeden Ali Y., 1992 yılından buyana yalnız yaşadığını, S.S.’nin kendisine ‘Dede’ dediğini, ona hediyeler ve para verdiğini, ancak beş kez prostat ameliyatı olduğu için cinsel hayatının olmadığını öne sürdü.

    Nurcan ve Remzi S. çifti de suçlamaları reddetti. Mahkeme heyeti duruşmayı bazı eksik evrakın tamamlanması için önümüzdeki eylül ayına erteledi.

     

     

    ÖLÜNCE GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI

    Tutuksuz yargılanan ve adli kontrole tabi tutulan Ali Y., geçen 7 Ağustos’ta, kalp krizi geçirdi. Kaldırıldığı hastanede doktorların tüm çabasına karşın yaşamını yitirdi. Hakkında dava devam ederken ölen Ali Y. Aydın’da toprağa verildi.

    Ali Y.’nin ölümünden hemen sonra da S.S.’ye tecavüz görüntülerini ortaya çıktı. Kimliği belirsiz kişilerce ortaya çıkarılan, Ali Y.’nin annesi Nurcan S.’nin yanında zihinsel engelli S.S.’ye tecavüz ederken çektiği görüntülerin bulunduğu CD savcılığa ulaştırıldı.

     
    Yapılan incelemede, görüntülerdeki kişinin Ali Y. olduğu, zihinsel engelli S.S.’ye annesi Nurcan S.’nin yanında tecavüz ettiği bunu da görüntülediği belirlendi. Görüntüleri inceleyen savcılık, suçun vasfının değiştiğine hükmederek, S.S.’ye ‘bakire’ raporu veren doktor hakkında soruşturma başlattı.

     

     

    Şimdi dava, zihinsel engelli S.S.’ye Ali Y.’nin tecavüzünü bildikleri halde gizlemeye çalışan anne ve babasıyla, ‘bakire’ raporu veren doktor hakkında hazırlanan ek iddianame ile yeni boyut kazındı. 

    Bu arada Ali Y.’nin daha önce de benzer şeyler yaptığı ve çektiği görüntüleri Almanya’da sattığı iddia edilirken bu yönde de araştırma başlatıldı.

  • Eşini öldürme anındaki sesleri kaydetti

    Diyarbakır’da kendisini aldattığını iddia ettiği eşi bir çocuk annesi, 4 haftalık hamile Deniz B.’yi 21 bıçak darbesiyle öldüren Selam B.’nin yargılanmasına başlandı. Eşinin hamile olduğunu bilerek öldürdüğü iddiasıyla ağırlaştırılmış ömür boyu hapisle cezalandırılması istenen Selam B.’nin aldatma olayını belgelemek için eve gizli kameralar ve ses kayıt cihazları yerleştirdiği ortaya çıktı. Polis tarafından çözülen ses kayıt cihazlarında Deniz B.’nin öldürülmeden önce eşine yalvarıp, “Elim bağlı, beni öldür, korkmuyorum, izin ver son kez kızımla vedalaşayım” dediği ortaya çıktı.

     

     

    Merkez Sur İlçesi’nde geçen Nisan ayında bir çocuk annesi 28 yaşındaki eşi Deniz B.’yi, kendisini aldattığı iddiasıyla 21 bıçak darbesi ile öldüren hastanede temizlik işçisi eşi 25 yaşındaki Selam B.’nin yargılanmasına Diyarbakır 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Hazırlanan iddianamede hakkında ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istenen Selam B.’nin dosyasında çarpıcı detaylar yer aldı. Cinayetten hemen sonra yakalanarak polis tarafından sorgulanan Selam B. öldürdüğü eşi ile 2.5 yıl önce severek evlendiğini, 6 aylık ‘Kevser’ adında bir kız çocukları olduğunu söyledi. Şubat ayında eşi tarafından kızının bir fotoğrafının çekildiğini, fotoğrafı detaylı incelerken, kızının göz retinasına yansıyan ve eşinin yanında olan bir erkekten şüphelendiğini söyleyen Selam B. şöyle dedi:

     

     

    “Eve çalar saat görünümünde gizli kamera yerleştirdim. Görüntüleri izlediğimde eşimin gözünün kameraya takıldığını, sürekli çalar saate baktığını fark ettim. Kamerayı fark ettiğinden şüphelendiğim için, duvar saati görünümünde gizli kamera alarak eve yerleştirdim. Evde olmadığım saatlerde eşimin evin içinde ‘ateşim var gelsene bana’ diye müstehcen şarkılar mırıldandığını duydum. Mutfakta kısık sesle telefonda birine anladığım kadarıyla ‘birazdan bana gel’ diyordu. Eşimin başka şüpheli durumunu tespit edemedim. Bir gece eşim ve çocuğum yatak odasında uyurken oturma odasının camına taş atıldı. Cama çıkarak dışarı baktım ve dışarı çıkıp sokak aralarını kontrol ettim ama kimseyi göremedim. Eve döndüğümde dairenin giriş kapısının sürgüsü çekilmişti. Eşimin kapıyı arkadan sürgülemesi şüphelerimi artırdı. Eşimin kameranın üzerini bezle kapattığını düşündüğüm için bu kez eve gizli ses kaydı sistemi kurdum. Aynı gün yıllık izne ayrılarak eşimi takip etmeye karar verdim. Gece eşim uyurken gizli kamera ve ses kayıt cihazını faal duruma getirdim. Ertesi gün eşimle yeni ev bakmaya gittik. Bir erkeğin bizi takip ettiğini fark ettim. Sonra bu kişi ortadan kayboldu. Annemlere gidip, ses kaydı ve görüntüleri izledim. Görüntülerde birşey yoktu. Ses kaydında ben uyuduktan sonra çamaşır makinesinin sıkma programında çalıştığını ve bu sesler arasında uzaktan eşimin sevişme seslerini duydum. Görüntü ve sesleri eşimin ağabeyine izletip dinlettim. Görüntülerde ve seste birşey olmadığını söyledi. Sonra bizim eve giderken, sokakta bir erkeğin beklediğini gördüm. Göz göze geldiğimde yüzünü duvara döndü. Bu kişiden şüphelendim. Eşimi de alarak annemlere gittim. Görüntüleri ve sesleri burada herkese dinlettim.”

     

     

    ”EŞİMİ BENİ ALDATIRKEN GÖRMEDİM”

    İfadesinde, cinayet günü eşini konuşturmak için bıçağı doğrultup, kiminle ilişkide olduğunu sorduğunu belirten Selam B. ona karışmayacağımı, çocuğuna bağışlayacağımı söylediğini ifade ederek, şöyle dedi:
    “Eşim oturma odasına gelmemi, gerçeği söyleyeceğini söyledi. Oturma odasına geçtik. Çocuğu kucağıma aldığım esnada pencereyi açarak, ‘imdat adam öldürüyorlar’ diye bağırmaya başladı. Onu içeri çekmeye çalıştım. Eşim dönerek bıçağın olduğu sağ elime müdahale etti. O sırada itiş kakış oldu. Bıçak sağ koluma saplandı. Amacı bıçağı elimden alıp beni öldürmekti. Elimden bıçağı almaya çalıştığında ona saplandı. Niyetim öldürmek değildi. Yaraları boğuşma sırasında oldu. O beni bırakınca, ben de bıraktım ve bir daha vurmadım.”

     

     

    KAYITLARDA ŞÜPHELİ DURUMA RASTLANMADI

    Cinayet sonrası savcılıktaki ifadesinde ise Selam B. “Eşimin beni aldattığının kanıtı olan hard diski polise teslim ettim. İncelenmesini ve aldattığı kişinin bulunmasını istiyorum. Eşimin benden gizli kullandığı telefonun ve eve kurduğum ses kayıt cihazının incelenmesini istiyorum” dedi.

     

     

    Selam B.’nin savcılıktan incelenmesini istediği gizli kamera ve ses kayıt cihazları bilişim uzmanları tarafından incelenerek konuşma dökümleri ortaya çıkarıldı. Bilişim uzmanları tarafından hazırlanan raporda, kayıtlarda şüphelinin iddia ettiği gibi sevişme seslerinin tespit edilemediği, genç kadının cep telefonununda da aldatma olayına dair bir bulgu olmadığını ve gizli kameranın kayıtlarından da dikkat çekilen bir görüntüye rastlanmadığını belirtildi.

     

     

    “İZİN VER SON KEZ KIZIMLA VEDALAŞAYIM”

    Selam B.’nin eve yerleştirdiği ses kayıt cihazındaki sesler de çözülerek tutanak haline getirildi. Tutanakta genç kadının ölmeden önceki son sözleri de yer aldı.

    Tutanakta cinayet öncesi konuşmalar şöyle belirtildi:

    Kadın: Ölümü göze aldım, bağırmayacağım. Artık ne yaparsan yap, herşeye razıyım.

    Erkek: Ver elini bağlayayım. Zaten seni öldüreceğim, doğruyu söyle. O adam bana dedi ki; öldür. Deniz, telefonu çıkar,seni öldüreceğim.

    Kadın: Vallahi Selam öldür.

    Erkek: Deniz öldürürüm ama söyle, önce oranı keserim, sonra dilini, sonra işkence ederim.

    Kadın: Bana bu iftirayı atma.

    Erkek: Söyleyeceksin, yoksa her tarafını keserim. Öldürmem, bacaklarını, oralarını keserim, devamında öldürürüm, seni paramparça ederim.

    Kadın: Selam bak elim bağlı.

    Erkek: Doğruyu söyle o kimdir?

    Kadın: Kızımı kucağıma alayım, öldür beni. Ölümden korkmuyorum.

    Erkek: Seni tek şartla öldürmem. Bana kim olduğunu söyleyeceksin.

    Kadın: Öldür dedim, fakat kızımı yanıma getir. Gel içeri gidelim, kızımı getir yanıma, son bir defa. Kimseyle görüşmüyorum, bağırmıyorum, izin ver kızımla vedalaşayım, elim bağlıdır.

     

     

    ÖLDÜRÜRKEN ÇOCUĞU KUCAĞINDAYDI

    Ses kaydındaki konuşmalarda Selam B.’nin 1 dakika 14 saniye süren eşini bıçaklaması olayı sırasında kucağında 6 aylık kıza Kevser’in bulunduğu da ortaya çıktı. Tutanakta çiftin ses kayıt cihazından uzaklaştıkları ve genç kadının son sözünün ise, “Tamam, beni öldür” olduğu belirtildi. Daha sonra genç kadının yalvarmaya benzer sesler çıkardığı, hemen sonrasında ise çığlık seslerinin yükseldiği ve cinayet sırasında babasının kucağında olan 6 aylık Kevser’in sürekli ağladığının duyulduğu belirtildi. Selam B.’nin bu sırada yaralı eşine, “Kimdir o, son anda söyle” dediği ve olaydan sonra saat tıkırtısı ve bebek oyuncağının müzik sesleri ile ses kaydının bittiği belirtildi.

  • Kocasının üzerinde sigara söndürdü

    Diyarbakır’da inşaatta çalışan bir kişi, karısının kendisini bayılttıktan sonra üzerinde sigara söndürdüğünü, vücudunun çeşitli yerlerini kestiğini iddia ederek, şikayetçi oldu.

     

    Murat T, Diyarbakır‘da memur olarak çalışan eşi H.S.T. ile arkadaş ortamında tanışarak evlilik gerçekleştirdiklerini belirterek, eşinin psikolojik rahatsızlığı olduğunu evlendikten sonra öğrendiğini ileri sürdü.

     

    TEDAVİYİ KABUL ETMEDİ

    Eşinin psikolojik tedaviyi kabul etmediğini savunan Murat T, “Kendisine beraber gidip, psikolojik tedavi görelim dememe rağmen ‘sicilime işler, kesinlikle işimden olurum, tedavi göremem’ dedi.Geceleri bazen ağlıyordu, saçlarını tutup duvara vuruyordu” şeklinde konuştu.

     

     

     

    ZEHİRLEMEYE ÇALIŞTI

    Murat T, eşinin kendisini zehirlemeye çalıştığını öne sürerek, şöyle devam etti:

    “Bir defasında eşim veteriner hekimden böcek ilacı getiriyor. Hazır mantı yapıp, tepsiye koymuş getirdi. Sofraya oturdum tam mantı yiyordum, mantı tepsisini aldı beşinci kattan aşağıya fırlattı, ‘zehir var’ dedi. Ben kıtlama çayı içiyorum. Erzurum‘dan götürdüğüm şekeri de aşağıya attı. ‘Seni öldürecektim ama vicdan azabı çektim’ dedi. Ben de evde kutunun içinde zehir vardı, Diyarbakır Adliyesi’ne giderek teslim ettim. Soruşturma açıldı.”

     

     

     

    VÜCUDUMDA SİGARA SÖNDÜRDÜ

    “Her ne kadar ortak yaşamı paylaşsak da yaptığı yemeklerden ve kahveden tedirgin oluyordum çünkü daha önce beni zehirlemek istemişti” diyen Murat T, şunları söyledi:

     

     

    “Eşim bir defasında iki fincanda kahve yaptı getirdi, ben içtim o içmedi. Neden içmediğini sordum, ‘canım istemiyor’ dedi. 15-20 dakika sonra kendimden geçmişim. Sadece hatırladığım vücudumda acı hissettiğimdi. Eşim kahveme zehir koyup, beni bayılttıktan sonra vücudumda sigara söndürmüş. Bacaklarımda sigara izleri var. Kollarımda ve omzumda çiziklere, kesiklere neden olmuş. Parmağımda 12 gramlık altın yüzüğüm vardı çıkmıyordu, kestirmemiz lazımdı. Zorlayarak, derimi soyarak yüzüğü çıkarmış. Cebimdeki bin 300 lirayı almış.”

     

     

     

    DİRENCİM KIRILMIŞTI

    Baygın olduğu için yapılanları hissetmediğini iddia eden Murat T, “Sadece sigara dokundurduğu zaman o an bir acı hissediyordum. Vücut direncim kırılmıştı, kendisine karşı koyamıyordum. Eşimin ruh sağlığı yerinde değil” dedi.

  • Esra Erol’a rekor ücret

    atv’de ‘Esra Erol’da Evlen Benimle’ adlı izdivaç programını yapan Esra Erol 500 bin lira maaşla Fox TV’ye transfer oldu.

     

    Esra Erol atv’den aylık 250 bin lira alıyordu. Esra Erol 2007’de Flash TV’deki ‘Dest-i İzdivaç’ adlı programa başladığında aylık 9 bin TL kazanıyordu.