Kategori: Siyaset

  • Putin ve Lukaşenko’nun kayak keyfi

    Putin ve Lukaşenko’nun kayak keyfi

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko, yaptıkları görüşme sonrası birlikte kayak yaptı.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya’nın Soçi kentinde Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko ile görüşmüştü. İki ülke arasındaki sıkı ilişkiler ve yapılan yeni anlaşmaların değerlendirildiği görüşme sonrası Putin ve Lukaşenko, Kafkas dağlarının zirvesindeki Krasnaya Polyana Kayak Merkezi’ne gitti. İkili birlikte kayak yaparak, kar motoruna bindi.

    Putin ve Lukaşenko, geçtiğimiz sonbaharda da yaptıkları görüşmenin ardından Kremlin Sarayı’nın içerisinde bulunan buz pistinde buz hokeyi müsabakasına katılmıştı.

  • Atay Uslu: “Deve, konar-göçer yaşamın vazgeçilmezidir”

    Atay Uslu: “Deve, konar-göçer yaşamın vazgeçilmezidir”

    AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu Kumluca’da Deve besleyicilerini ziyaret etti. Uslu Yörük kültürünün ayrılmaz bir unsuru olan devenin, konar-göçer yaşamın vazgeçilmezi olduğuna dikkat çekti.

    TBMM Akdeniz-PA Türk Grubu Başkanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu Kumluca’da Deve besleyicisi olan Ahmet Karakuş’u ziyaret ederek, deve besleme ve Konar-Göçerlik kültürü konusunda sohbet ettiler. atay Uslu Yörük kültürünün ayrılmaz bir unsuru olan devenin, konar-göçer yaşamın vazgeçilmezi olduğuna dikkat çekerek, “Yayla göçlerinin vazgeçilmezi olan develer, Yörük kültürü açısından da büyük önem

    taşımaktadır. Yörük Kültürü, üzerine methiyeler düzülen Aborjinlikten veya İskoç kültüründen çok daha derindir, çok daha zengindir. Konar-Göçerlik çadırıyla, keçisiyle, tavuğu, köpeği ve özellikle deve ile

    muazzam bir yaşam biçimidir. Yörüğün yükünü bir deve götürür, Sefasını bin deve götüremez. Yerleşik hayatı benimsemeyen Konar-Göçerlerin güzel bir sözü vardır: ‘Ev yapma eğlenirsin,Bağ dikme bağlanırsın,Sür keçiyi çek deveyi,Çektik sıra beylenirsin’ Bu gün biz de deve kültürünü yaşatmaya çalışan arkadaşlarımızı ziyaretettik. Medeniyet kodlarımızın Kültürel derinliğini ve zenginliğini bir kez daha hissettik” dedi.

  • CHP İl Başkanı Çankır; Duruşmayı biz de takip edeceğiz

    CHP İl Başkanı Çankır; Duruşmayı biz de takip edeceğiz

    CHP Aydın İl Başkanı Ali Çankır, İl Kadın Kolları Başkanı Ayşe Özdemir hakkında ‘Devlet büyüklerine hakaret’ suçlaması ile ilgili açılan davanın yarınki duruşmasına kendilerinin de takip edeceğini söyledi.

    Yarın Aydın Adliyesi’nde görülecek olan davanın duruşmasına CHP Kadın Kolları Genel başkanı Aylin Nazlıaka’nın da katılacağını belirten CHP Aydın İL başkanı Ali Çankır, duruşma öncesi yaptığı açıklamada “İl Kadın Kolları örgütümüzün 9 Şubat 2020 tarihinde gerçekleştirdiği il kongremizde kadına yönelik şiddet, taciz ve cinayetlere tepki olarak gerçekleştirdiği ‘Las Tesis’ protestosundan dolayı İl Kadın Kolları Başkanımız Ayşe Özdemir’e ‘Devlet büyüklerine hakaret’ suçlaması ile ilgili dava açılmıştı. Bu davaya istinaden karar duruşması 22 Şubat 2021 Pazartesi günü saat 10:30 ’da görülecektir. Duruşmayı ben de takip edeceğim. Kadın Kolları Genel Başkanımız Aylin Nazlıaka’nın da katılacağı duruşma sonunda saat 12:00’de İl Başkanlığımız da gündeme dair basın açıklaması yapacağız” dedi.

    CHP Aydın İl başkanı Ali Çankır, basın açıklamasının ardından Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka ve MYK ile Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nu ziyaret edeceklerini söyledi.

  • AK Parti Milletvekili Arslan’dan ‘yeni Anayasa’ açıklaması

    AK Parti Milletvekili Arslan’dan ‘yeni Anayasa’ açıklaması

    AK Parti Ankara Milletvekili Ali İhsan Arslan, Türkiye’nin toplumun tüm kesimlerini kucaklayan yeni bir Anayasaya ihtiyacı olduğunu belirterek, “Cumhuriyetimizin 100’üncü yaşını kutlayacağımız 2023’ten önce, Türkiye’mizi, toplumun tamamını kucaklayan bir milli mutabakat eşliğinde yepyeni bir Anayasa ile taçlandıralım” dedi.

    Arslan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Türkiye’ye yeni bir anayasanın gerekliliğini ve AK Parti’nin yeni anayasa çağrısındaki samimiyetini anlattı. AK Parti’nin 2002 yılından beri iktidarda yer aldığına ve Türkiye’nin çehresini değiştirerek, her alanda çok büyük reformları hayata geçirdiğine işaret eden Arslan, “Devrim niteliğinde reformlar gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanını halkın seçmesi, Yeni Yönetim Sistemi sayesinde ülkemizi, çağın gerektirdiği dinamizme kavuşturduk” ifadelerini kullandı.

    Ali İhsan Arslan, AK Parti’nin Anayasa’da ciddi değişikliklere imza attığını ancak sıfırdan bir Anayasa yapma imkanını bulamadığına değinerek, başta askeri olmak üzere muhtelif vesayet unsurlarının etkisindeki Anayasaların öteden beri Türkiye’nin ayağına pranga vurduğunu ifade etti.

    Genelde buhran zamanlarında ihtiyaca binaen şekillenen anayasaların krizleri önleyecek, meseleleri çözecek umumi ilkeler içerdiğini anlatan Milletvekili Arslan, Türkiye’de vesayetin gölgesindeki Anayasaların hep dönemsel kaldığını, bir süre sonra da işlevini kaybettiğini aktardı.

    “Devletler, medeniyet mirası; Anayasalarsa milli kimlik üzerinde yükselir”

    “Devletler, medeniyet mirası; Anayasalarsa milli kimlik üzerinde yükselir” diyen Ankara Milletvekili Arslan, toplumun tarihini, değerlerini esas almayan anayasaların işlevsel olamayacağını, Türkiye’de de anayasaların çoğu kez sorunların kaynağı haline geldiğini kaydetti.

    AK Parti olarak Türkiye’deki tüm kesimlerin katılımıyla, milli mutabakatla yepyeni bir Anayasa yapmanın vaktinin geldiğini düşündüklerini dile getiren Ali İhsan Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Sayın Cumhurbaşkanımız, bu konuda tüm tekliflere açık olduğumuzu açıkça belirtmiştir. Türkiye’nin yeni bir Anayasa’ya ihtiyacı olduğunu, aslında herkes söylüyor. Gelin, niyet okuma, kulp takma alışkanlıklarını, hiç olmazsa Anayasa konusunda bir kenara bırakalım. Hep birlikte elimizi taşın altına koymaktan kaçınmayalım. Gelin, Cumhuriyetimizin 100. yaşını kutlayacağımız 2023’ten önce, Türkiye’mizi, toplumun tamamını kucaklayan bir milli mutabakat eşliğinde yepyeni bir Anayasa ile taçlandıralım.”

    Milletvekili Arslan, muhalefet partilerinin de sürece aktif katılımından yana olduklarının altını çizerek, “Temennimiz, Türkiye’nin yüzyıllar boyunca referans alacağı, çağdaş bir Anayasa yapmak üzere tüm siyasi tarafların işbirliği içinde olmalarıdır. Bunu başarırsak, buna katkı sağlayan herkes, ileride hayırla yad edilecektir” dedi.

    AK Parti Ankara Milletvekili Arslan, dünyada pandeminin etkisiyle yaşanan kargaşa ve karmaşaya da dikkati çekerek, küresel düzen arayışının yakın zamanda çok daha sert geçeceğinin anlaşıldığını, Türkiye’nin ise gerek savunma sanayii gerek teknoloji geliştirme ve üretim hacmini büyütme bakımından sürece hazırlıklı olduğunu vurguladı.

    Arslan, “Mesele yalnız ekonomiyle, yalnız güvenlikle sınırlı değil. Siyasi işleyişi istikrarlı kılmak, ülkenin yönetim sistemini rayına oturtmak, temsil, katılım, seçim mekanizmalarını güçlendirmek gerekiyor” uyarısında bulundu.

    “Gelin, siyasi partiler olarak demagojileri bir kenara bırakalım”

    “Gelin, siyasi partiler olarak demagojileri bir kenara bırakalım” ifadesini kullanan Arslan, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Ülkemizin performansının zayıflamaması, kalkınma ve istikrarının kesintiye uğramaması, yarınlara daha iyi hazırlanması için yeni Anayasa’nın nasıl olması gerektiği hususunda, gelin hep birlikte kafa yoralım. Şu veya bu kesimin değil, şu veya bu partinin değil, toplumumuzun tüm kesimleriyle bir bütün olarak milletimizin hayrını esas alalım. Türkiye’nin kazanımlarını devam ettirecek, istikrarı muhafaza edecek, insanlarımız tarafından coşkuyla desteklenecek bir Anayasa’yı, gelin hep birlikte yapalım.”

    Türkiye’de şu an itibariyle iç ve dış konjonktürün yeni bir Anayasa yapmaya son derece müsait olduğuna vurgu yapan Ali İhsan Arslan, bu konuda samimi ve kararlı olduklarının altını çizdi.

    Anayasaların kendi özel mimarisi, kendi özel mühendisliği bulunduğuna değinen Arslan, mevcut Anayasanın bazı temel ilkeleri es geçerken, kanunla halledilebilecek pek çok detayı da bünyesinde barındırdığını aktardı.

    Milletvekili Arslan, “Anayasanın ruhunu veren bazı maddeler ile ilk dört madde büyük oranda teveccüh gördüğünden, o noktalarda zaten bir genel mutabakat var. Ama geri kalan bölümlerin, milli mutabakatla yeniden kaleme alınması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “Yeni Anayasada bu açıdan yasama-yürütme-yargıda milletimizin tamamını temsil edecek bir seçim usulüne ihtiyaç bulunuyor”

    Yeni Anayasanın, temel ilkeleri net olarak tanımlarken, kafalardaki soru işaretlerini giderecek sarih maddelerden oluşma gerektiğini dile getiren Arslan, bir Anayasanın özünü, yasama-yürütme-yargı organlarının vazifeleriyle seçimlerine ilişkin esaslar ile kişi hak ve hürriyetlerine ait ifadelerin teşkil edeceğini söyledi.

    Ali İhsan Arslan, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:

    “Yeni Anayasada bu açıdan yasama-yürütme-yargıda milletimizin tamamını temsil edecek bir seçim usulüne ihtiyaç bulunuyor. Yeni Anayasa kurumların güçlendirilmesi, kendi yerlerini, görev tanımlarını bilmesi, kesintisiz işleyişinin sağlanması yanında milletimizin temsil, katılım taleplerini karşılayacak, denge-denetleme vazifesini yerine getirecek mahiyette olmalıdır. Türkiye’deki her kesimi kucaklayan, adil, kapsayıcı, temsil potansiyelini yükselten seçim usulleri, yasama-yürütme-yargının da gücünü artıracaktır. Kişi hak ve özgürlükleri bu süreçte AB müktesebatı, evrensel hukuk ve ilkeler çerçevesinde ele alınıp geliştirilmelidir. Bu anlayış çerçevesinde büyük Türkiye’yi hep birlikte kurmak için, ortak bir gelecek, ortak bir kader etrafında buluşmak mecburiyetindeyiz.”

    Milletvekili Arslan, geniş bir mutabakatla, ortaklıkları çoğaltarak, hiçbir kimlik ayrımına gitmeden yeni Anayasanın hep birlikte yapılabileceğine inandığını belirterek, “Kamplaşmaları kaynaşmaya, farklılıkları kucaklamaya, vesayeti demokratik hayata dönüştüren bir anlayışın her kesimde kabul görmesi, yeni Anayasa’nın hep birlikte yazılması için hayati önem taşıyor. Buna, siyasi partilerimiz başta olmak üzere, toplumumuzdaki tüm kesimlerin destek vermesini temenni ediyorum” açıklamasında bulundu.

  • Bakan Kurum: “Rıza Bey Apartmanı alanında depremzede vatandaşlarımızın hatıraları yaşayacak”

    Bakan Kurum: “Rıza Bey Apartmanı alanında depremzede vatandaşlarımızın hatıraları yaşayacak”

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, İzmir’de vatandaşların talepleri doğrultusunda Rıza Bey Apartmanı’nın bulunduğu alana depremzedelerin hatıralarının yaşatılacağı bir yeşil alan yapılacağını duyurdu. İzmir’in en büyük kentsel dönüşüm sürecini yaşadığını ifade eden Bakan Kurum, mart ayına kadar 5 bin 34 konutun temellerinin atılacağını ve ağustos ayında konutların etap etap teslim edilmeye başlanacağını söyledi.

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, İzmir’de AFAD İl Müdürlüğü’nde düzenlenen koordinasyon toplantısına katıldı. Toplantıya İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, İzmir Milletvekilleri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, siyasi parti il başkanları, kurum müdürleri ve yetkililer katıldı. Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Bakan Kurum, hem 30 Ekim depreminde hem de sel felaketinde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet ve yakınlarına başsağlığı diledi. Bakan Kurum, depremin ardından tüm kurumların ortak bir hareketle seferber olduğunu ve depremin üzerinden geçen 2 ay da konutların temellerini atmaya başladıklarını belirterek, “Pazartesi günü (yarın) Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Elazığ ve Malatya’da olduğu gibi İzmir’de de deprem konutu temellerini atacağız. Bin 844 konutun temellerini atmış olacağız. Mart ayına kadar söz verdiğimiz 5 bin 34 konutun temellerini atıp, ağustos ayı itibarıyla da konutların teslimlerini etap etap başlatıyor olacağız. Hızlı bir dönüşüm yapıyoruz. Yaptığımız dönüşüm, İzmir tarihinin en büyük kentsel dönüşümüdür. Bu kapsamda gerek yerinde, gerekse rezerv alanda altyapısıyla, sosyal donatılarıyla Türkiye’ye örnek olacak bir dönüşümü de inşallah güzel İzmir’imizde yapıyor olacağız. Bu sürece destek veren tüm paydaşlarımıza ve İzmirli vatandaşlarımıza çok teşekkür ediyorum” dedi.

    İzmir’deki deprem konutlarının maliyeti 3 milyar lira

    Vatandaşlardan gelen talepler için yoğun şekilde çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Bakan Kurum, “Bugüne kadar İzmir’e her alanda 80 milyar liralık yatırım yaptık. Şu an yaptığımız deprem konutlarının maliyeti yaklaşık 3 milyar lira tutarında. Toplu Konut İdaresi Başkanlığımız (TOKİ), AFAD’ımız ve belediyelerimizle birlikte hızlı bir şekilde süreci yürütüyor. İnşallah Elazığ ve Malatya’daki gibi vatandaşlarımıza hiçbir mağduriyet yaşatmadan bu süreci tamamlıyor olacağız. İzmir için kentsel dönüşüm sadece bu projelerden ibaret değil. Birçok riskli alanda projelerimiz var. 2002 yılında bugüne kadar sadece 407 milyon lira kira yardımı ödedik. Yine yapılacak projelere bakanlığımızın yapmış olduğu düzenlemeler çerçevesinde gerek kullanacağı kredi tutarında, gerekse KDV indiriminde tüm vergi ve harçlarla ilgili desteklerimizi de vereceğimizi buradan bir kez daha ifade etmek isterim” diye konuştu.

    “Dönüşüm isteyen vatandaşların taleplerine destek veriliyor”

    Bakan Kurum, projeler dışında vatandaşların dönüşüm talepleri hakkında da mağduriyet yaşanmadan çalışmalarını yürüttüklerini söyleyerek, “Gelen talep doğrultusunda bakanlığımızın 6306 sayılı Kanun kapsamında vereceği muafiyetler de dahil, yeni yönetmeliklerden kayıplarını telafi edecekleri imar artışları da dahil hepsini istişare ettik. En doğru süreci belediyelerimizle birlikte yürütüyor ve vatandaşımıza bu destekleri de veriyor olacağız. Tüm alanlarda ilçelerimiz bu alanların çalışmalarını yapacaklar. Gerek büyükşehir belediyemizdeki planlama süreci gerekse bakanlığımızın vereceği desteklerle de vatandaşımızın yanında olmaya devam edeceğiz. İzmir’imizi bu anlamda hiçbir zaman yalnız bırakmadık ve aynı anlayışla da çalışmalarımızı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

    Rıza Bey Apartmanı’nın alanı yeşil alan oluyor

    Depremzede vatandaşların Rıza Bey Apartmanı’nın yerine park yapılması talepleri olduğunu ve bunu değerlendirdiklerini belirten Kurum, “38 vatandaşımızın hayatını kaybettiği ve 84 milyonu sevince boğan Ela ve Ayda bebeklerimizin çıkarıldığı Rıza Bey Apartmanı depremin temsil alanı haline geldi. Rıza Bey Apartmanı’nın alanını boş bırakıyoruz. Bu alanda bir yeşil alan düzenlemesi ve depremzede vatandaşlarımızın hatıralarının yaşatılacağı bir mekanı da inşallah Toplu Konut İdaresi Başkanlığımız yapıp İzmir’e kazandırmış olacağız. Bu çalışmayı da bugün yapma kararı aldık. Amacımız güzel İzmir’imizi 2023’e giden yolda çok daha iyi noktalara çekmek adına çalışmaktır. Gerek altyapıda gerek deprem dönüşümü projelerinde yapılacak tüm adımları da Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları çerçevesinde atıyoruz” dedi.

    Annesini, 2 kızını ve 2 yeğenini kaybeden Emine Yücel’den Rıza Bey Apartmanı teşekkürü

    Depremde Rıza Bey Apartmanı’nda 10 yaşındaki kızı Feda Yücel’i, 2 yaşındaki kızı Diren Yücel’i, annesi Arife Yücel’i ve yeğenleri Vera ve Lena Yücel’i kaybeden Emine Yücel, “5 tane canımızı ellerimizde üstüne toprak atarak mezarlarına koyduk. En güvenli yerleri evleriydi. Evimiz bizim mezarımız oldu. Şimdi başka çocuklara, başka insanlara, gelecek nesillere bu anıt park ibret olsun, hiç kimse bunları yaşamasın istiyoruz. Hiçbir çocuk enkaz altında kalmayı hak etmiyor. Hiçbir canlı hak etmiyor. Bundan sonra umarım hiçbir can kurtarılmaya muhtaç kalmaz. İzmir için beklenilen depremler olduğu söyleniyor. Umarım bu farkındalığı oluşturarak İzmirlilerin gözünün önünde bir anıt ve bir park olarak, umarım herkes oturduğu yeri sorgular. Herkes çocuklarını büyütür. Büyüyemeyen çocuklarımız için devletimize teşekkür ediyorum. Bu konuda bize yardımcı olan herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Baba Hüseyin Bilgin Yücel ise park sayesinde depremin yaşatacağı acıları herkesin bileceğini ifade ederek, “Hiçbir anne, hiçbir baba çocuklarını çürük binalarda yaşatmasın diye o park çok önemli. Böyle olduğu için biz çok seviniyoruz” dedi.