Kategori: Eğitim

  • Rektör Karabulut’tan uluslararası hedef

    Rektör Karabulut’tan uluslararası hedef

    Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) Rektörü Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, uluslararası kurum ve kuruluşlarla ortak faaliyeti gerçekleştirmek üzere iş birliği anlaşması yapılarak, uluslararası öğrenci sayısının artırılması ve nitelikli yabancı öğretim üyesi kazandırmayı hedeflediklerini bildirdi.

    MTÜ Rektörü Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, EU-Turkey Friendship Group’un online düzenlemiş olduğu “Erasmus +, Beyond Education, Connecting Cultures and Civilizations programında açılış konuşması yaparak, Türkiye’de yükseköğretim konusu ve MTÜ’nün uluslararası proje ve çalışmaları hakkında paylaşımlarda bulundu.

    “Ülkemiz, Avrupa’da üniversiteye erişim konusunda ilk sırada yer alıyor”

    Konuşmasına yükseköğretimde Türkiye’nin ileri seviyede olduğunu belirterek başlayan Rektör Karabulut, “Ülkemiz Yükseköğretim alanında sınırlarını aşan bir kapasiteye ulaştı. Üniversite sayımız 78 vakıf, 129 devlet üniversitesi ile üst sıralarda yer alırken 8 milyon 400 bine yükseldi. Bu öğrenci sayısıyla ülkemiz, Avrupa’da üniversiteye erişim konusunda ilk sırada yer alıyor. Evet bu üniversitelerden bir tanesi de Malatya Turgut Özal Üniversitesi, üniversitemiz 18 Mayıs 2018 tarihinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan takdirleri ile kurulmuştur” ifadelerini kullandı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Yükseköğretim Kurulu Başkanı Yekta Saraç’a teşekkürlerini iletti.

    MTÜ’nün Türk toplumuna üst düzey ve tam nitelikli mezunlar sağlayarak eğitim, kültür, sosyal, teknolojik ve ekonomik alana önemli katkılar sağladığına dikkat çeken Karabulut, yüksek öğretimde önemli ve öncü bir rol oynamayı, dünya çapında seçkin ortaklıklar kurarak değişim öğrencileriyle eğitim kalitesini ve uluslararası kabul görmüş merkezlerle araştırma projeleri yoluyla araştırma faaliyetlerini artırmayı hedeflediklerini belirtti.

    Karabulut, Erasmus çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Prof. Dr. Karabulut, “Üniversitemiz uluslararasılaşma stratejilerini gerçekleştirmek ve uluslararası arenada cazibe merkezi haline gelme amacıyla AB Projeler Ofisi, Erasmus Koordinatörlüğü ve Uluslararası Öğrenci Ofislerini kurmuş ve faaliyetlerine başlamıştır. Devam eden 3 ayrı Erasmus+ KA103 projesine sahip olan üniversitemiz, 2021-2027 yeni Erasmus+ dönemi için ECHE almaya hak kazanmıştır. Bu yıl itibarıyla KA107 projelerine de dahil olmayı amaçlayan üniversitemiz, yakın gelecekte KA2 Projeleri içinde de yer almak için çalışmalar yapmaktadır. Ek olarak şuanda üniversitemizin farklı bölümlerine kayıtlı 59 yabancı öğrenci bulunmaktadır” dedi.

    Karabulut, uluslararası işbirliği projelerini arttırmak adına yurt dışında bulunan üniversiteler ve kuruluşlar ile iletişim halinde olduklarını belirterek, “Bu anlamda İspanya, Hırvatistan üniversiteleri ile sahip olduğumuz anlaşmalara, yeni anlaşmalar eklemek üzere İtalya, Polonya, Romanya, Çekya, Almanya ve daha birçok ülkedeki yaklaşık 25 üniversite ile görüşmelerimizi sürdürmekteyiz. Bunun yanı sıra Horızon 2020 Programı kapsamında proje başvurumuz bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.

    “Yükseköğretimde uluslararası bir kurumun eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ve toplumsal katkı fonksiyonlarına uluslararası ya da kültürlerarası boyut entegre etme sürecidir” diyen Karabulut, uluslararası stratejik plan, amaç ve hedefleri hakkında bilgiler verdi. Karabulut, “Erasmus ve ikili değişim programı kapsamında üniversitelerle anlaşmalar gerçekleştirilmesi. Anlaşma yapılması için yurt dışındaki üniversitelerin ziyaret edilmesi. Değişim programlarının tanıtımı amacıyla, öğrencilere ve öğretim elemanlarına yönelik bilgilendirme toplantıları yapılması ve Uluslararası eğitim fuarlara katılımın gerçekleştirilmesini ile işbirliği anlaşmaları kapsamında faaliyet gösterdiğimiz alanlarda uluslararası çalıştay, seminer ve konferans düzenlenmesi, Uluslararası kurum ve kuruluşlarla ortak yükseköğretim faaliyeti gerçekleştirmek üzere iş birliği anlaşması yapılarak uluslararası öğrenci sayısının artırılması ve nitelikli yabancı öğretim üyesi kazandırmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

    “Üniversitemiz uluslararası anlaşmalar yapmak için hazırdır”

    Rektör Prof. Dr. Karabulut, “Malatya Turgut Özal Üniversitesi her türlü uluslararası proje ortaklığı, workshop ve ikili anlaşma için hazırdır. Bu toplantının uluslararası işbirliği açısından önemli olduğunu düşünüyorum” ifadeleri ile sözlerine son verdi.

  • SAMÜ Rektörü Aydın: “İslami İlimler Fakültesi şehrimize hayırlı olsun”

    SAMÜ Rektörü Aydın: “İslami İlimler Fakültesi şehrimize hayırlı olsun”

    SAMSUN (İHA) – Samsun Üniversitesi (SAMÜ) Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, “Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin ardından İslami İlimler Fakültesi’nin de kuruluşu hem üniversitemize hem de ülkemize önemli katkılar sunacak bir adımdır” dedi.

    Samsun Üniversitesi bünyesinde İslami İlimler Fakültesi kurulması kararını ifade eden Cumhurbaşkanı kararnamesi 6 Şubat 2021 tarihli ve 31387 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı. SAMÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın kararı değerlendirdi.

    Samsun Üniversitesi olarak ilim ve irfan yuvası olma şiarıyla çalışmalarını yürüttüklerini söyleyen Rektör Prof. Dr. Mahmut Aydın, “Nitelikli Toplum için nitelikli üniversite hedefiyle kısa sürede gerçekleştirdiğimiz büyük bir atılım ve yapılanma ile faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin ardından İslami İlimler Fakültesi’nin de kuruluşu hem üniversitemize hem de ülkemize önemli katkılar sunacak bir adımdır. Üniversitemizi her geçen gün daha da geliştirmek ve donanımlı hale getirmek için çalışıyoruz. Kurulma kararı Resmi Gazete’de yayımlanan İslami İlimler Fakültemiz de bu kapsamda hazırlık yaptığımız bir eğitim yuvamızdır. Ülkemizdeki genç nüfusun kaliteli ve doğru bir eğitim alması, eleştirel ve özgür bir zihne sahip olması, bu sırada da değerlerimizi benimseyip katkı sunması bizim için oldukça önemlidir. Şehrimize hayırlı olsun” diye konuştu.

    Bir ilahiyat fakültesi mezunu olarak bu fakültenin açılmasını ve kısa sürede cazibe kazanmasını önemsediğini belirten Mahmut Aydın, “Üç yıl önce kurulan üniversitemiz, hem nicelik hem de nitelik olarak hızla büyümüş, bunu yaparken de günümüz dünyasının ve ülkemizin ihtiyaçlarını hesaba katmıştır. Üniversite olarak toplumsal dinamikleri bilen ve yüce dinimiz İslam’ı anlayan bireyler yetiştirerek toplumumuza kazandırma işlevimiz bulunmaktadır. Bu çerçevede araştırmalarını gerçekleştirerek önemli eserler ortaya koyacak ve bu çalışmaları daha da ileri götürerek toplumun aydınlanmasına rehberlik edecek gençlerimizi topluma kazandıracağımıza inanıyorum. İslam üzerine daha fazla araştırma yapmaya, çalışmaya, ondan ilham almaya ihtiyacımız var. Bu bölümden yetişecek disiplinli, İslam ilmine ve dinlere karşı meraklı, sorumluluğunun farkında ve eleştirel kültür sahibi gençler şüphesiz ki hem şehrimiz hem de ülkemiz için faydalı olacaktır. Bir İlahiyat Fakültesi mezunu olarak ben de bu fakültenin açılmasını ve kısa sürede cazibe kazanmasını önemsiyorum” şeklinde konuştu.

    Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere emeği geçen herkese şükranlarını sunan Aydın, “Kısa sürede uluslararası düzeyde adından söz ettireceğine inandığım Samsun Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi’nin özelde Samsun’a genelde ise ülkemize hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum. Bu vesileyle, bizlerden desteklerini esirgemeyen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

  • Prof. Satıl’dan “21. yüzyıl eğitim politikası” için tavsiyeler

    Prof. Satıl’dan “21. yüzyıl eğitim politikası” için tavsiyeler

    Balıkesir Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Fatih Satıl, Türkiye’nin 21. yüzyıl eğitim ve öğretim politikalarına yönelik tavsiyelerde bulundu.

    Prof. Dr. Fatih Satıl, geçtiğimiz haftalarda Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu tarafından öğrencilere 21. yüzyıla uygun kabiliyetlerin kazandırılmasına yönelik eğitim taslağının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunulduğunu belirterek, “Söz konusu bu belgenin ayrıntıları henüz açıklanmasa da akademik hayatımın 15 yılını Türkiye’nin köklü eğitim fakültesi Necatibey Eğitim Fakültesi’nde geçiren ve dekanlık yapmış birisi olarak bazı tekliflerim var. Millî eğitime maddî olarak ciddi yatırımlar yapıldı. Akıllı tahtalı, muazzam teknolojik derslikler, okullar inşa edildi. Tabletler dağıtıldı. Ancak bütün bu bilimsel, teknolojik ve fizikî yenilikleri yaparken eğitimin terbiye kısmını ihmâl ettik. Yani biz çocuklarımızın zihinlerini bilgiyle doldurarak diploma sahibi yapmanın peşinde koşarken, onların gönül dünyalarını yeterince doyuramadık. Oysa gelenek ve kültür dünyamız, gençlerimizin gönül dünyasına hitap edecek millî ve manevî değerlerle dolu. Maddî ve manevî değerler, örf, adet, gelenek ve görenekler millî kültürün temelini oluştururlar. Bu değerlerle uzaya mı çıkacağız demeyin. Unutmayalım ki manevî ve kültürel değerler maddî kalkınmanın ikinci gücüdür” dedi.

    Prof. Dr. Satıl, “Eğitim-öğretim politikalarımızda gençlik için millî bir ruh, ideal ve inanç aşılayacak hedefler belirlemeliyiz” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Programlar ve müfredatlarda bu hedefleri hayata geçirmediğimiz müddetçe eğitim alanında ulaşmayı düşündüğümüz noktayı yakalamamız imkansız görülmektedir. Bu sebeple kendi özümüzden beslenecek bir yapıya dönmemiz gerekir. Batının değerlerine göre tanzim edilmiş batıcı bir sistemin bize vereceği bir katkı olamaz. Yeni müfredatta, talebelerin sadece aklını değil, kalbini ve gönül dünyasını da doyuracak programlar gerekiyor. Unutmayalım ki sadece kalbini besleyenler mutaassıp ve bağnaz olurken, yalnızca aklını besleyenler ise şüphelere düşerler. Bu çerçevede ders kitaplarının bu değerlere göre yeniden ele alınması, ölçme ve değerlendirme süreçlerinin de bu değerlere uygun olarak üst seviye düşünme ve ürün ortaya koyabilmeyi destekleyecek biçimde kurgulanması gerekir. Tabiî bütün bunların sahadaki uygulayıcısı olan eğitimcilerin eğitimini de unutmamak lazım. Benzer şekilde öğretmen yetiştiren kurumların ders müfredatlarında da bu istikamette değişikliklerin yapılması gerekiyor”.

    Satıl, “Gençlik için teknolojiyi güvenli ve doğru kullanımını sağlayacak çözüm yolları bulmalıyız. Eğitimde teknolojinin yoğun olarak kullanılması ve özellikle şu salgın sürecinin etkisi ile daha da dikkati çeker boyuta ulaşan teknoloji bağımlılığı konusunda gençlerimizin teknolojiyi güvenli ve doğru kullanımını sağlayacak bir çözüm yolu bulmamız gerekiyor. Aksi takdirde gençliğimizi sanal dünyadan gerçek dünyaya çekmemiz zor gibi görünüyor. Sonuç olarak, eğitim ve öğretim politikalarımızın gençlerin ruh ve kalbini besleyip akıllarını aydınlatacak şekilde tasarlanması elzemdir” dedi.

  • Diyarbakır’da Geleceğin Yeni Kaşifleri yarışması düzenlendi

    Diyarbakır’da Geleceğin Yeni Kaşifleri yarışması düzenlendi

    Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, geri dönüşüme katkı sunmak ve Bilgi Evinde öğrenim gören öğrencilerin yeteneklerini ortaya çıkarmak için Geleceğin Yeni Kaşifleri yarışmasını düzenledi.

    Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanlığı, Bilgi Evi öğrencilerinin var olan yeteneklerini ortaya çıkarmak ve geri dönüşüme katkı sunmak için Geleceğin Yeni Kaşifleri yarışmasını düzenledi. Gerçekleşen yarışmadan önce rehberlik ve psikolojik danışmanlık birimi, öğrencilere bilgilendirmede bulundu. Öğrencilerin yarışmaya katılacakları proje ve tasarımlarla ilgili çocuklara belirli bir süre verildi. Verilen süre zarfında gruplara ayrılan öğrencilere eğitmenler, rehberlik yaptı. Çok sayıda öğrencinin katılım gösterdiği yarışma korona virüs salgını nedeniyle online sistemle düzenlendi.

    Birbirinden farklı projeler ortaya çıktı

    Geleceğin Yeni Kaşifleri yarışmasında öğrenciler, çoraptan bebek, oyuncak yapımı, kartondan ev tasarımı, pet şişeden saksı, kartonlardan Diyarbakır Surları ve On Gözlü Köprü gibi çalışmalara imza attı. Yapılan çalışmalarla hem geri dönüşüme katkı sağlandı hem de öğrencilerin yetenekleri ortaya çıkarıldı.

    Öğrenciler, tamamladıkları proje çalışmalarını pandemi nedeniyle 20 yaş altı vatandaşların sokağa çıkma saatleri olan 13.00-16.00 arasında Bilgi Evi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimine ulaştırdı. Proje ve tasarım atölyesinde değerlendirilen çalışmalarda en başarılı projeler çeşitli hediyelerle ödüllendirildi.

  • Bursa’da çocuklar trafiği eğlenerek öğrenecek

    Bursa’da çocuklar trafiği eğlenerek öğrenecek

    Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından projelendirilen Çocuk Trafik Eğitim Merkezi, çocukların trafik kurallarını eğlenerek öğrenmesine imkan sağlayacak.

    Bursa’da trafik ve ulaşımın sorun olmaktan çıkması için yeni yollar, köprü ve kavşaklar, raylı sistemler, toplu taşımanın yaygınlaştırılması gibi pek çok projeyi hayata geçiren Bursa Büyükşehir Belediyesi, trafik kurallarını iyi bilen, donanımlı bir nesil yetişmesi için ayrıcalıklı bir projenin daha startını veriyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın seçim vaatleri arasında da yer alan Çocuk Trafik Eğitim Merkezi’nin projeleri Fen işleri Daire Başkanlığı tarafından tamamlandı. Nilüfer İlçesi Odunluk Mahallesi’nde Nilüfer Çayı kenarındaki 6065 metrekare alan üzerinde hayata geçirilecek projenin inşaat alanı 530 metrekare olacak. Tamamen eğitim amaçlı olarak tasarlanan proje, prefabrik, betonarme ve çelik yapılardan oluşacak. Yaklaşık olarak 300 metre bisiklet yolu ve yürüyüş yolu bulunan projede 1 adet idari yönetim binası, 1 adet minyatür oto deposu, 126 kişi kapasiteli 1 adet kapalı tribün, 1 adet geçit tüneli ve 1 adet yaya üst geçidi bulunuyor. Yaklaşık 3 milyon TL’ye mal olması beklenen projeye Spor Toto Teşkilatı’ndan 1,5 milyon TL destek sağlanırken, projenin yapım ihalesi Şubat ayında gerçekleştirilecek.

    Çocuklara özel tesis

    Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, yeni neslin daha eğitimli ve donanımlı olması amacıyla Büyükşehir Belediyesi olarak tüm imkanları seferber ettiklerini söyledi. Son 1 yıl içinde Bursa’ya kazandırdıkları Ana Kucağı Eğitim Merkezleri sayesinde yüzlerce miniği okul öncesi eğitimle buluşturduklarını hatırlatan Başkan Aktaş, “Çocuk Trafik Eğitim Merkezi projemiz de sadece çocuklara özel olacak. Çocuklarımız burada hem eğlenecek hem de trafik kurallarını uygulamalı olarak öğrenecekler. Bugün trafikte yaşadığımız sorunların büyük bir bölümünün kural ihlallerinden kaynaklandığını göz önüne aldığımızda trafik kurallarını çok iyi bilen ve uygulayan bireylerin ne kadar önemli olduğunu anlarız. Bu nedenle trafik sorununun çözümünde yapılacak yatırımların bir halkası olarak gördüğümüz projeyi çok önemsiyorum” dedi.