Kategori: Dünya

  • Türkler’e Yer Yok

    Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı’nı üstlenen Rum Kesimi’nin lideri Dimitris Hristofyas, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulunarak, “Beni kabul edin, görüşelim” dedi. Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı sunumda Türkiye konusuna girmemeye özen gösteren ancak gelen yorumlar üzerine “dayanamayan” Hristofyas, Ankara’nın Dönem Başkanlığı’nı görmezden gelen her yaklaşımının AB tarafından kınanmasını istedi.

     

    “Türkiye’yle diyaloğa girin” çağrısında bulunanlara tepki gösteren Hristofyas, “Bunu bana söylemeyin. Türkiye’ye söyleyin. Benimle konuşmak istemeyenler onlar” dedi.

     

    İngiliz toprağında tören
    Kıbrıs sorunu konusunda bir vizyonu olduğunu ve bunu Türkiye’yle paylaşmak istediğini söyleyenRum lider, “Türklere karşı düşmanca duygularının olmadığını” belirtti. Başından bu yana adanın birleşmesi için uğraştığını ifade eden Hristofyas, “Bir daha aday olmayacağım ancak görevimin son dakikasına kadar birleşme için çalışacağım” diye konuştu.

     

    Hristofyas, “Türk ya da Rum olmaları fark etmez. Kıbrıs, Kıbrıslılarındır. Kıbrıs’ta İngiltere ve Türkiye’ye yer yoktur” ifadelerini kullanırken Rum Kesimi’nin Dönem Başkanlığı resmi açılış töreni için seçtiği yer de dikkat çekiyor. AB Konseyi Başkanı ve AB Komisyonu’nun tüm üyelerinin hazır bulunacağı bugünkü tören, İngiltere’nin egemenlik alanında olan tarihi Kourion amfiteatrında yapılacak. Etkinlik, ‘bir AB ülkesinin Dönem Başkanlığı’nın resmi açılışını başka bir AB ülkesinin toprağında yapacağı ilk tören’ olarak Birlik tarihine geçecek.

  • İçki İdamı

    İran’da iki kişiye üç kez içki içtikleri gerekçesiyle yargılandıkları davada idam cezası verildi. İran’ın İSNA ajansının haberine göre, İran’ın kuzeydoğusundaki Horasan Rezevi eyaletinde daha önce içki tükettikleri gerekçesiyle mahkum olan iki kişi aynı eylemi üçüncü kez yaptıklarından dolayı idam cezasına çaptırıldı.

     

    Söz konusu kişilerin kimlikleri verilmezken, kararın üst mahkeme tarafından da onayladığı ve infaz için ön hazırlıkların yapılmakta olduğu ifade edildi. İran yasalarında içki içmenin cezası 80 kırbaç ancak üçüncü kez tekrarlanması durumunda yasayı çiğneyene ölüm cezası verilebiliyor.Konula ilgili açıklama yapan eyalet Adliye Genel Başkanı Hasan Şeriati, alkollü içecekler suçlamalarında asla müsamaha göstermeyeceklerini ve suçlulara en şiddetli cezanın verileceğini söyledi.

  • Beton dökülerek kapatıldı

    Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (sav), Uhud Savaşı sırasında yaralandıktan sonra girdiği ve tedavi olduğu mağaranın girişine beton dökülerek kapatıldı.

     

    Dünyanın çeşitli ülkelerinden umre ve hac için gelen Müslümanlar, Uhud’da Peygamberimizin sığındığı mağarayı ibret amacıyla geziyordu. Suudi yönetimi, ziyarete gelenlerin kayarak düşmesi sonucu büyük yaralanmaların yaşandığı ve buranın kutsallaştırılarak şirke yol açtığı gibi gerekçelerle mağarayı kapattığı konuşuluyor.

    Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (sav), Uhud Savaşı sırasında yaralandıktan sonra sığındığı ve tedavi olduğu mağaranın girişine beton döküldü. Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.av) komutanlığında yapılan Uhud Savaşı sırasında, okçuların bulunduğu tepeyi terk etmesinin ardından, yaşanan arbede de Peygamberimiz yaralanmıştı. Yüzüne isabet eden taş sonucunda dişi kırılan Peygamberimiz, Uhud’da bir mağaraya çekildi.

    İNSANLAR ŞİRKE DÜŞEBİLİR

    Dünyanın çeşitli ülkelerinden umre ve hac için gelen Müslümanlar, Uhud Savaşı sırasında talimata rağmen “Savaşı kazandık” sevincini erken yaşayan okçuların terk ettiği tepeyi ibret amacıyla gezerken, Peygamberimizin sığındığı mağaraya da uğruyordu. Mağara önceki gün üzerine beton dökülerek, kapatıldı. Mağaranın kapatılması iki farklı gerekçeye dayandırılıyor. Bölge halkından alınan bilgiye göre; mağaranın etrafındaki taşların çok kaygan olması ve bundan dolayı ziyarete gelenlerin bu taşlardan kayarak kendisine zarar vermesi bu kararın alınmasında etkili oldu. İnsanların mağarayı kutsaması sebebiyle bu ziyaretler sırasında şirke dönüşülmesinin önüne geçmek de bir başka sebep olarak konuşuluyor.

    UHUD DA NE OLMUŞTU?

    Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (sav), Uhud Savaşı’nda mübarek yüzüne gelen bir taşla yaralanmış ve bir dişi kırılmıştı. Yaralanmasının ardından Uhud Dağı’nda bulunan bir mağarada bir müddet kalan Peygamber Efendimize; Hz. Ali’nin kalkanı ile getirdiği sularla, kızı Hz. Fatıma ilk yardımı yaparak yüzündeki kanları sildi. Hz. Fatıma, ayrıca mağarada bulunan hasır parçasını yakarak, onun külleri ile kanın durması için Peygamberimizin yüzüne bastırdı. Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer’in de Mağara’da bulunduğu sırada, Mekke müşriklerinden Ebu Süfyan, mağaranın bulunduğu tarafa gelip, “Muhammed yaşıyor mu, Ebubekir yaşıyor mu, Ömer yaşıyor mu?” şeklinde üç kez bağırarak bilgi almaya çalışmıştı. Hz. Ömer ise, “Ey Allah’ın düşmanı, Allah’ın Rasûlü yaşıyor, Ebubekir ve ben de yaşıyorum” cevabını vermişti. Ebu Süfyan’ın “Bedir’de siz kazandınız, burada biz kazandık” diyerek sevinmesi üzerine ise Hz. Ömer, şu anlamlı cevabı vermişti: “Hayır, Bedir’de de biz kazandık, burada da biz kazandık. Bizim ölülerimiz cennete, sizin ölüleriniz ise cehenneme gitmiştir.”

    Hüseyin Kulaoğlu / Yeni Akit

  • Suriye’den yeni açıklama

    Suriye’den yapılan son açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Türk uçağı olduğunu bilmiyorduk, Türkiye düşman değil. Düşürülen uçak askeri keşif amaçlıydı. Suriye Türkiye’nin düşmanı değil, iki ülke arasında şiddetli görüş ayrılığı vardır. Suriye’nin düşmanları bellidir.”

  • Bir grup avukat, polis merkezini kuşattı

    Mısır’da, bir grup avukat, meslektaşlarının Kahire’nin doğusunda bulunan bir polis merkezinde emniyet güçlerince dövülmesini protesto etmek amacıyla polis merkezini kuşattı. Gösteri sırasında karşılıklı olarak ateş açıldığı bildirildi.

     

    Polis merkezini kuşatan göstericilerle polis arasında yaklaşık 6 saat  süren çatışmada, ateşli silahlar ve taşlar da kullanıldı. Avukatların eylemine  bazı tutuklu yakınları da destek verdi. Eylemciler polis merkezine yakın ana  yolları barikatlarla kapattı.Çatışmada, 7 polis memuru ve 7 avukat yaralandı. Emniyet kaynaklarına  göre, eylemciler yaralı polisleri almaya gelen ambulansların geçişine bir süre  izin vermedi.Polis aleyhine slogan atan avukatlar, emniyet görevlilerinin tümünün  dışarı çıkmasına izin vermedi, polis merkezinin girişini çadır kurarak işgal  etti.

     

    Olay hakkında soruşturma başlatan savcılık, tarafları dinledikten sonra  hastane raporlarını incelemeye aldı. Olayı, ”avukatlara saldırı” olarak değerlendiren Mısır Barosu Başkanı  Samih Aşur, krizi görüşmek üzere toplantı çağrısı yaptı. Eylemci avukatlardan Mustafa Kat, olayın, dün sabah bir meslektaşının  hapishanedeki müvekkiline ait bazı özel evrakı istemesinin ardından polislerin  hakaretlerde bulunması üzerine başladığını bildirdi.