Etiket: zorla

  • ’Nepal’de Müslüman Olmak’ isimli resim sergisine saldıranlara ’zorla getirme’ kararı

    2015 yılında Eskişehir Genç İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Uluslararası Öğrenci Kulübünün ortaklaşa düzenlediği ’Nepal’de müslüman olmak’ adlı resim sergisine saldıran, afişleri yırtarak standa zarar veren öğrencilerin yargılandığı duruşmanın ilk celsesi, bugün Eskişehir Adalet Sarayı 5’nci Asliye Ceza Mahkemesinde başladı. Duruşmaya, sanıkların hiç biri katılmadığı için hakim ’zorla getirme’ kararı ile duruşmayı 26 Haziran 2018 tarihine erteledi.

    Müştekilerden Sevcan Kırmaz’ın katıldığı duruşmada, İHH Genel Merkez avukatlarından Mustafa Kuzey de İstanbul’dan gelerek hazır bulundu.

  • Zorla getirilmesi olan bir kişi polis ekiplerince evde ölü bulundu

    Karabük’te bir kavgadan dolayı savcılıkta ifadeye gitmeyen ve zorla getirilmesi olan Uğur Yılmaz (40) polis ekipleri tarafından yaşadığı metruk haldeki evde ölü olarak bulundu.

    Edinilen bilgiye göre, olay, Atatürk Mahallesi Alptekin caddesi 31 No’lu evde meydana geldi. Bir kavgadan dolayı şikayet edilen ve savcılığa ifadeye gitmeyen Uğur Yılmaz hakkında zorla getirilme kararı çıktı. Bunun üzerine şahsın Atatürk Mahallesinde babasına ait metruk evde tek başına yaşadığını tespit eden 3 Nisan Karakolu ekipleri eve gitti. Kapısı açık olan metruk eve giren ekipler Yılmaz’ı odada bulunan çekyat üzerinde hareketsiz bir şekilde bulunca durumu 112 ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı incelemede şahsın öldüğünü tespit etti.

    Öte yandan yıllar öncesi annesi vefat eden Yılmaz’ın evin giriş kapısının eşiğine ‘Anne neredesin ya’ diye yazdığı yazı ile evin dışında ve odada çok sayıda içki şişesi ile boş kolonya şileleri ise dikkat çekti.

    Haber verilmesi sonrası Yılmaz’ın babası ve kız kardeşleri olay yerine geldi. Kardeşlerinin öldüğünü öğrenen ablaları gözyaşlarına boğuldu.

    Olay Yeri İnceleme ekipleri ve Cumhuriyet Savcısının incelemesinin ardından evde ölü olarak bulunan Uğur Yılmaz’ın donarak mı, ya da kullandığı alkol veya kolonya sonrası mı öldüğünün belirlenmesi için otopsi yapılmak üzere Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı.

    Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • Zorla senet imzalattıkları kadınları fuhuşa sürükleyen şebekenin mal varlıklarına el konuldu

    İstanbul’da tehdit ve şantajla senet imzalattırdıkları kadınları fuhşa sürüklediği ileri sürülen şebekeye yönelik düzenlenen operasyonla ilgili 13 iş yerine mühür vuruldu. Operasyonda 9 kişi gözaltına alındı.

    Alınan bilgiye göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan bir suç duyurusu üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube ekipleri, önderliğini Hakan A.’nın yaptığı suç örgütünün, şantaj ve tehditle senet imzalattırdıkları çok sayıda kadını fuhşa zorladıklarını tespit ederek sabah saatlerinde daha önceden belirlenmiş bazı adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi. Baskınlarda şebeke lideri Hakan A.’nın da aralarında olduğu 9 şüpheli gözaltına alınarak İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şubesine götürüldü.

    Derinleştirilen soruşturma kapsamında şebeke lideri Hakan A.’nın Avrupa ve Anadolu yakasında bulunan masaj salonu, güzellik ve cilt bakım merkezi ile kuaför salonu adı altında faaliyet gösteren 13 ayrı iş yeri polis tarafından mühürlendi. Zorla senet imzalatıp fuhşa zorlanarak rehin alınan çok sayıda mağdur kadın şebekenin elinden kurtarıldı. Operasyon kapsamında savcılık talimatıyla suç örgütü lideri Hakan A.’nın kullandığı lüks otomobile el konulurken, araç emniyet otoparkına çekildi.

    İlerleyen günlerde şebekenin firari üyelerine yönelik operasyonun genişletileceği öğrenilirken, Hakan A.’nın mal varlıklarına ve kamu ve özel bankalardaki hesaplarına da el koyma kararı çıkartıldığı öğrenildi.

  • Engelli vatandaşın adına iş yeri açtılar, zorla 300 bin TL’lik senet imzalattılar

    Kayseri’de akıl sağlığı yerinde olmayan bir vatandaşın noterden çıkardıkları vekaletle parasını çeken ve gayrimenkulünü satmaya çalışan 5 kişi yakalandı.

    Kayseri’de yüzde 75 akıl sağlığı yerinde olmayan F.A.’nın (36) rahatsızlığından faydalanan, A.K. (35), A.A. (26), S.Ü. (55) Y.K. (26), A.K. (18), şahsın adına noterden vekalet çıkardı. Çıkardıkları vekalet ile F.A.’nın bankada bulunan 10 bin TL’sini çeken, şahıslar, F.A.’yı silahla tehdit edip darp ettikten sonra zorla 300 bin TL’lik senet imzalattı. Ayrıca, vekaleti kullanan şahıslar, F.A.’nın adına iş yeri açarak çalıştırdı ve aldıkları vekalet ile yaklaşık 500 bin TL değerindeki gayrimenkulü satmaya çalıştıkları belirtildi.

    Durumun bildirilmesi üzerine harekete geçen Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, düzenledikleri operasyon ile A.K., A.A., S.Ü. Y.K., A.K.’yi kıskıvrak yakaladı. Emniyetteki işlemlerinin ardından Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bulunan Adli Tabiplik’te sağlık kontrolünden geçirilen 5 kişi, emniyete sevk edildi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bu oyunu zorla bozacağız”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ülkemizde yıllarca cumhuriyetin ve Gazi Mustafa Kemal’in adını kullanarak kendilerine bir statü elde etmeye çalışanların bu hedef doğrultusunda attıkları somut hiçbir adımın olmaması dikkat çekicidir” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu’nda konuştu. Türkiye’de yıllarca cumhuriyetin ve Atatürk’ün adını kullanarak kendilerine bir statü elde etmeye çalışanların bu hedef doğrultusunda attıkları hiçbir somut adım olmadığını belirterek, “Tam tersine Türkiye ne zaman muasır medeniyet seviyesinde bir kalkınma hamlesi başlatsa birileri hemen çıkıp cumhuriyeti korumak ve kollamak adına buna engel olmuştur” diye konuştu.

    Aradan geçen 94 yılın sonunda artık cumhuriyetin ulu bir çınar olma yolunda büyümesine ve gelişmesine devam ettiğini belirten Erdoğan, “Bugün Türkiye Cumhuriyeti bir yandan köklerine daha sıkı sarılan, diğer yandan semaya doğru daha fazla yükselen, kendi gövdesi ile birlikte geniş bir alanda güvenin, huzurun, umudun adı olan bir devlettir. Cumhuriyeti kuran ve bir kez daha kendilerini rahmetle yad ettiğimiz başta Gazi Mustafa Kemal ile arkadaşlarının yeni devletimiz için belirledikleri bir hedef vardı. Aynı zamanda Gazi Mustafa Kemal’in bizlere vasiyeti olarak ta görebileceğimiz bu hedefin adı muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmaktır. Ülkemizde yıllarca cumhuriyetin ve Gazi Mustafa Kemal’in adını kullanarak kendilerine bir statü elde etmeye çalışanların bu hedef doğrultusunda attıkları somut hiçbir adımın olmaması dikkat çekicidir. Hatta tam tersine Türkiye ne zaman muasır medeniyet seviyesinde bir kalkınma hamlesi başlatsa birileri hemen çıkıp cumhuriyeti korumak ve kollamak adına buna engel olmuştur. Darbeler, cuntalar, vesayet girişimleri tarihimize hep cumhuriyetin kazanımlarına darbe vuran karanlık duraklar olarak geçmiştir. Geçtiğimiz yıl yaşadığımız 15 Temmuz darbe girişimi ise Türkiye’nin demokratik ve ekonomik kazanımları yanında doğrudan istiklalimize ve istikbalimize yönelik bir saldırı olarak hafızalarımıza kazınmıştır. Daha önceki darbelerde kimi zaman içinden la havle çekerek, kimi zaman dişini sıkarak sabreden milletimiz bu defa özgürlüğüne ve geleceğine sahip çıkmak için sokaklara inmiştir. Ülkemiz bu manzaraya en son Kurtuluş Savaşı’nda şahit olmuştu. Türkiye’nin dört bir yanında kurulan Müdafa-i Hukuk cemiyetleri milletimizin tamamen kendi iradesi ile başlattığı bir büyük kıyamın ortak adıdır. 15 Temmuz gecesi aynı ruh, heyecan, azim bir kez daha dirilmiş, milletimiz tamamen kendi iradesi ile çağrımıza kulak vererek ülkesine, devletine, bayrağına, ezanına sahip çıkmıştır. Türk milleti elbette o gece şehitler verdi. 250 şehidimiz, 2 bin 193 gazimiz oldu. Ama tıpkı 1071’de Malazgirt’te, tıpkı 1299’da Söğüt’te, tıpkı 1453’te İstanbul surları önünde, tıpkı 1920’de TBMM’nin açılışında olduğu gibi bir kez daha önünde yepyeni bir dönem açtı. Rabbim tüm şehitlerimizden, gazilerimizden, milletimizden razı olsun” şeklinde konuştu.

    “Türkiye bir kabile devleti değildir”

    Cumhuriyetin 94. yıl dönümünü kutlamanın aynı zamanda 100. yıl olan 2023’e biraz daha yaklaşıldığını ifade ettiğini söyleyen Erdoğan, “Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümünü önemine ve ortaya koyduğumuz hedeflerle 2023’e yüklediğimiz vizyon çerçevesinde kutlamayı planlıyoruz. Şimdiden hazırlıklara başladık. Başbakanlık bünyesinde yürütülen hazırlık çalışmaları, bilim heyetinin katkıları ve oluşturulan eylem planı ile son aşamaya geldik. Önümüzdeki yıldan itibaren somut ürünleri ortaya konmaya başlayacak olan 100. yıl kutlamalarımız aşama aşama 2023’e kadar sürecektir. Yıllarca tarihinden, kültüründen, medeniyetinden uzak tutulmaya çalışılan nesillere ecdadının başarıları ve büyüklüğünden hareketle yeni bir vizyon kazandırmak öyle bir anda gerçekleştirilebilecek bir hedef değildir. Bunun için 2023’e kadar bilinçli, yoğun ve bir birini tamamlayan etkinlikler düzenlenecek olmasını isabetli buluyorum. Tüm kurumlarımızın bu çerçevede hem üzerlerine üşen görevlerini yerine getirmelerini hem de kendi bünyelerindeki hazırlıkları Başbakanlıktaki çalışma ile uyumlu bir şekilde yürütmeleri yerinde olacaktır. Türkiye’nin gelecek çeyrek ve yarım 100 yılının belirleyicisi olacağına inandığım 2019 yılı bu vizyonun başarıya ulaşmasında kritik bir öneme sahiptir. Bu çerçevede sorumluluk sahibi herkesin birikimini ve imkanlarını ülkemizin daha güçlü, daha müreffeh, daha huzurlu, daha mutlu geleceği için seferber etmesini bekliyoruz. Bu ülkenin cumhurbaşkanı olarak milletimize söz verdiğimiz 2023 Türkiye’sini inşa etmek için gece gündüz çalışıyoruz. Önümüze çıkartılan engelleri, yıllardır neredeyse kesintisiz bir şekilde süren saldırıları Allah’ın yardımı ve milletimizin desteği ile birer birer boşa çıkartıyoruz. Küresel ve bölgesel düzeyde başarıya ulaşan projelerin, senaryoların hiç biri de ülkemizde işe yaramadı. Türkiye’yi, cumhuriyetimizin 94. Yılını kutluyor olmamıza bakarak nevzuhur bir devlet sananlar, gerimizdeki binlerce yıllık birikimi, tecrübeyi, gücü göremediler. Türkiye bir kabile devleti değildir. Türkiye asırlara varan birikimi ile dünyada devletlere örnek olmuş bir devlettir. Türk milletini sadece 80 milyon vatandaşımızdan ibaret sananlar, bizim için dua eden, gönüllerini ve gözlerini ülkemize yöneltmiş 100 milyonlarca kardeşimizi bunlar fark edemediler. Cumhuriyetimizin 100. yılına doğru işte bu büyük mücadele, bu büyük silkiniş, bu büyük uyanış ikliminde gidiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Bu oyunu zorla bozacağız”

    Türkiye’nin karşısında bulunan sıkıntıların, sorunların, engellerin büyük olduğunun altını çizen Erdoğan, “Fakat 2003’ten bu yana şuana kadar 1’e 5 katlayan büyüme hızımız bundan sonraki sürecin nereye varacağının işaretidir. İşte gördük, ilk çeyrekte bakın 5,1 büyüme gösterdi Türkiye. Yıl sonu itibariyle bu büyüme oranının yüzde 7’yi bulacağına inanıyorum. İhracatımızda inşallah yeniden yakaladığımız 157-158 milyar dolarları yeniden yaşayacağız. Daha üzerine çıkacağız. Merkez Bankamızdaki döviz rezervini bir ara 135 milyar dolara kadar çıkartmıştır. Şuanda 116-117 milyar dolardayız. Yeniden o 135 milyar dolarlara ulaşacak ve aşacağız. Hatırlayın, 23.5 milyar dolar IMF borcu ile teslim aldık. Fakat 2013’te biz IMF’ye olan borcumuzu sıfırladık. Şimdi onlar bizden borç istiyor. Böyle bir noktaya geldik. Eskiler ‘zor oyunu bozar’ derlerdi. Bizde milletimizle bir olup bu oyunu bozacağız. Karşımızdakiler demokrasinin sınırları içinde hareket ediyorlarsa demokrasinin kuralları ile bozacağız. Karşımızdakiler hakka, hukuka göre hareket ediyorlarsa hukukun kuralları ile bozacağız. Ama karşımızdakiler bunların hiç birine uymuyorsa o zaman bu oyunu zorla bozacağız. Çünkü bizim kitabımızda esaret yoktur. Kimse bu millete esaret zincirini yakıştıramaz. Bizim kitabımızda köle olmak yoktur. Bizim kitabımızda kula kul olmak yoktur, bizde Hakk’a kul olmak vardır. Bizim kitabımızda haksızlık karşısında susmak ta yoktur. Bizim kitabımızda bir yanağımıza tokat atanlara diğer yanağımızı dönmek de yoktur. Tam tersine bizim için özgürlük her şeyin başıdır. Bizim için ezanımız ve bayrağımız başta olmak üzere kutsallarımız canımızdan bile önce gelir. Milletimiz son bir asırda Çanakkale’de, Dumlupınar’da, 15 Temmuz’da işte bu ruhla, ellerinde teknolojinin son ürünü silahları ile üzerine gelen düşmanları tarumar etmiş, hüsrana uğratmıştır. F-16’lar, helikopterlerle, tanklarla geldiler. Tankın altına yatan bu ülkenin evlatlarını sindirebilmek mümkün mü? F-16’larla bomba yağdıranlara karşı yeğeni telefonla arayıp ta ‘yeğenim bir daha görüşemeyiz, şuanda bombalar yağıyor, belki şehadet var, hakkını helal et’ deyip helalleşen bu gençlerin karşısında kimse durabilir mi? Bir de diyorlar ki ‘bu gençlerdir şöyledir, böyledir’ hayır. Bizim gençlerimiz Allah’ın izni ile bu milletin asil evlatları, bu vatana ve bu millete sahip olmanın idraki içinde olduğunu 15 Temmuz’da göstermiştir. Bugün de sınırlarımız içinde ve dışında terör örgütlerine, onları destekleyenlere, onları teşvik edenlere karşı verdiğimiz mücadelenin anlamı budur. Cumhuriyetin 94. yılını bu heyecanla kutluyor, 100. yılına bu kararlılıkla hazırlanıyoruz” açıklamasında bulundu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde düzenlenen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu’na TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, MHP Lideri Devlet Bahçeli, İhlas Medya Grup Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, TGRT Haber televizyonu Genel yayın Yönetmeni Ercan Seki, Türkiye gazetesi Yayın Koordinatörü Yücel Koç, yüksek yargı organı başkan ve temsilcileri, kuvvet komutanları, iş ve sanat dünyasının tanınan isimleri, farklı dinlerin din adamları, hikayeleri ile toplumda iz bırakan isimler katıldı.

    Eşi Emine Erdoğan ile birlikte resepsiyona katılanlarla tek tek görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılarla hatıra fotoğrafı çektirdi.