Etiket: Ziya

  • Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen:

    Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen, “Gün birlik günüdür, gün beraberlik ve kardeşlik günüdür, gün hep beraber ülkemize, devletimize, milletimize ve bayrağımıza sahip çıkma günüdür. Çünkü bizim bizden başka dostumuz yoktur. Bizim gidecek başka ülkemizde yoktur. Gelin hep beraber ülkemize sahip çıkalım.” dedi.

    Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen, yazalı basın açıklaması yaptı. “Hiçbir darbe ve darbe girişimi hayırlı değildir, asla da tasvip edilemez. Fakat Türk Silahlı Kuvvetlerinin içine sinmiş hain ve alçak asker kılıklı darbecilerin yaptığı darbe girişimi sonrasında darbecilerin yaptıkları ve bundan sonraya yapmaya çalışacaklarını ele aldığımızda bu darbenin bir an önce yapılmış olması ülkemizin hayrına ve menfaatine olmuştur.” diyen Sözen, “Çünkü bu darbe esnasında darbeye katılan askerlerin, emniyet mensuplarının, hakim ve savcıların, diğer kritik görevde olan kamu görevlilerinin rütbeleri, unvanlarını ve konumlarına baktığımızda darbenin bir kaç yıl sonra yapılacak olmasını düşünmek dahi istemiyoruz.” ifadesini kullandı.

    Sözen, şunları kaydetti:

    “Çünkü 15 Temmuz darbesi emir komuta zinciri içerisinde olmuş olsaydı, Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları darbeden ve darbecilerden yana tavır almış olsaydı çok daha vahim sonuçlarla karşılaşabilirdik. Hatay’dan Van’a kadar 2. Ordu Komutanlığı sorumluluk sahası içerisinde şimdi Zeytin Dalı Operasyonunu yöneten 2. Ordu komutanımız, ( o zamanki Van Asayiş Kolordu komutanımız) Metin Temel Paşa dışındaki bütün general ve kurmay albayların darbeci olması ve darbecilerle beraber olması olayın vahametini bize gösteriyor. TSK içinde görev yapan birçok Korgeneral rütbesindeki darbecinin bir kaç yıl içinde Kuvvet Komutanı, Ordu Komutanı veya Genelkurmay Başkanı olduğunu düşünecek olursak ve olası bir darbenin emir komuta zinciri içinde yapıldığını düşünecek olursak Türkiye için bir felaket olurdu. Ya da 15 Temmuz sonrası PKK ile işbirliği içinde oldukları belirlenen bu generaller ve rütbeliler ile Fırat Kalkanı Harekatı ve şimdiki Zeytin Dalı Harekatı’nı yürütebilir miydik? Bu ihanetçiler ile Doğu ve Güneydoğudaki operasyonları yürütebilir miydik?”

    Sözen, “Yargıyı kuşatmaya çalışan bu FETÖ’cü yargıçlar bir kaç yıl içinde daha önemli görevlere gelip yargıyı tamamen kuşattıklarında, biz bu yargıçlarla terör örgütlerine, onların siyasi uzantılarına ve iş birlikçilerine karşı nasıl mücadele ederdik?” sorusunu yönelterek “Bu yargıçlar 17-25 Aralık’ta yaptığı gibi Sayın Cumhurbaşkanımızı yargılasalardı, Allah korusun gözaltına alıp yargılasalardı ne olacaktı? 15 Temmuz’da hemen hemen her yerde dik duruş gösteren valilerin, kaymakamların, emniyet müdürlerinin veya jandarma komutanlarının da FETÖ’cü olduğunu düşündüğümüzde darbeyi önlemede çok daha zorluklar çekecek, darbeyi bastırmak için çok daha büyük bedeller ödemek zorunda kalırdık. 15 Temmuz gecesinde Hükümete en büyük desteği veren MHP’nin başında bulunan Sayın Devlet Bahçeli olmasaydı, FETÖ’cüler önceden MHP’yi ele geçirip MHP’nin başına darbe yanlısı FETÖ’cü bir genel başkan getirmiş olsaydı, milliyetçi vatansever insanları darbe lehine sokağa dökmüş olsaydı ne olurdu? Türkiye olarak çok büyük bedeller ödemek zorunda kalır, darbe içinden çıkılmaz bir hal alırdı. Darbe bastırılmış olsa bile Türkiye’de iç savaş çıkar, kardeş kardeşi vurur, bunu bahane eden Avrupa Birliği ve ABD ülkemize müdahale eder, ülkemizi işgal eder, Irak ve Suriye’deki belalar, musibetler bizim başımıza gelir, ülke bölünür, param parça olurdu.” şeklinde cevap verdi.

    Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Sözen, çözüm sürecinde güçlenen PKK ve onun Suriye’deki uzantısı PYD/YPG’ye bir iki yıl daha müdahale etmemiş olsaydık, bir sabah uyandığımızda Doğu’da Sivas’a kadar, Güney’de Mersin’e kadar işgal edilmiş bir ülke ile karşı karşıya kalabileceğimizi belirterek “Bunun gibi örnekleri çoğaltabileceğimiz kötü durumların olmaması, darbenin beklenenden önce yapılmasından kaynaklandığını söylemek mümkündür. Bunun için 15 Temmuz hain darbe girişimi için Hayırlı ( ! ) darbe ifadesini kullanmak doğru bir ifade şekildir.” ifadesini kullandı.

    Sözen, şunları kaydetti:

    “Peki, darbenin bütün olumsuz etkilerini üzerimizden atmış mıyız, bütün FETÖ’cüleri kurum ve kuruluşlarımızdan temizlemiş miyiz, FETÖ’nün bütün mali kaynaklarını kurutabilmiş miyiz? Kamudaki üst düzey FETÖ’cüleri tespit etmiş miyiz? Bu soruların cevabı elbette ki hayır. Nerdeyse kendi ülkemizde FETÖ asıl devlet olmuş, ülke olarak biz paralel devlet konumuna geçmiştik. FETÖ ülkemizin bundan sonraki en az 20 yılını ipotek altına almıştır. Önümüzdeki 20 yılda bu ülkeyi yönetmeye talip herkesi fişlemiş, herkesin mahrem bilgilerini eline almış, özel hayatlarını deşifre etmiş ve dış ülkelere ve onların istihbarat servislerine zamanı gelince kullanmak üzere servis etmiştir. Bizim böyle bir ortamda bu FETÖ’cülerin tamamen etkisinden kurtulmamız sanıldığı gibi kolay ve hızlı olmayacaktır. Bundan dolayı FETÖ ile mücadeleyi sadece bir kaç kişi ve kurumun insafına ve mücadelesine bırakmamamız lazım. Ordu, devlet, millet, bütün kurum ve kuruluşlar olarak el birliği ile gece gündüz bu hain yapı ile mücadele etmeliyiz. FETÖ hiçbir adım atmazsa bile biz bu mücadele hızımızla onları 20 yıl geriden takip ediyoruz. Bundan dolayı bütün siyasi partiler iç çekişmeleri bir tarafa bırakıp FETÖ’ye karşı daha etkin mücadele için kanunların daha etkin ve hızlı çıkarılması için Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Hükümete destek vermeliler. Bu ortamda asla gevşeklik göstermemeliyiz. OHAL Kanununu uzun bir süre daha FETÖ ve diğer terör örgütlerine karşı etkin mücadele için uzatmalıyız. Duygusallığa asla yer vermemeliyiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın sık sık ifade ettiği gibi acırsak acınacak duruma düşeriz. Daha hızlı bir şekilde yargılanma süreçlerini tamamlayıp suçlulara hak ettikleri ağır cezalar vermeli, suçsuz masum insanların da normal yaşantılarına dönmelerini sağlamalıyız. Kişilerden ziyade bataklığı tamamen kurutacak tedbirler almalıyız. Ayaklarla elbette ilgileneceğiz. Ama başlar dururken ayaklar ile uğraşıp zaman kaybetmemeliyiz. Önemli ve kritik görevlerde görev alacak bütün üst düzey yöneticileri tekrar gözden geçirmeliyiz. Yıllarca makamını pozisyonunu koruyan dava adamı olmayıp rüzgara göre yön alan iki yüzlü yöneticilerden süratli bir şekilde kurtulmanın yollarına başvurmalıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Hükümet yetkililerinin etrafını örümcek ağı gibi örüp doğru bilgilerin zamanında ulaşmasını engelleyen, adeta kara perde görevi gören kişilerden süratli bir şekilde kurtulmanın yollarını hep beraber bulmalıyız. Sayın Cumhurbaşkanımıza doğru ve önemli bilgileri söylemekten kaçınmamalıyız. Bunları söylemeyerek ülkemize kötülük ettiğimizi bilmeliyiz. Bu ve buna benzer tedbirleri almadığımız müddetçe bu mücadelede arpa boyu yol almamış, FETÖ ve benzeri örgütleri ülkemizin kaderi olmaktan çıkaramayacağız.”

  • Korgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu Kütahya’da

    Hava Eğitim Komutanı Korgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Hava Er Eğitim Tugay ve Garnizon Komutanı Hava Piyade Tuğgeneral Bülent Tatkan ile birlikte Vali Ahmet Hamdi Nayir’e nezaket ziyaretinde bulundu.

    Vali Ahmet Hamdi Nayir tarafından kapıda karşılanan Korgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Şeref Defterini imzaladıktan sonra Vali Nayir’in makamında geçti.

    Ziyaretten büyük memnuniyet duyduğunu ifade eden Vali Ahmet Hamdi Nayir, Hava Tugayı’nın Kütahya’ya ekonomik ve sosyal canlılık kattığını kaydetti. Korgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu’na teşekkür eden Vali Nayir, “İlde hizmet veren merkezi idare, yerel yöneticiler ili tanıtma gayreti içerisinde oluyoruz. Kütahya’da zaman zaman 8 bin askere ulaştığımız oluyor. Yıl içerisindeki toplam rakamlara baktığımızda 100 binlere varan, Kütahya’yı, insanını, tarih ve kültürünü tanıyan bir grup oluşuyor ülkemizde. Görev sürem içerisindeki en yüksek rakamımız 12 bin 750 kişiydi. 12 bin 750 aile, 6 bin civarında asker var. Bu bizim belki parayla yapamayacağımız bir hizmet. Biz, tugayımıza özel bir önem veriyoruz. İlimize katkılarından dolayı da sizlere teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

    Vali Ahmet Hamdi Nayir günün anısına Hava Eğitim Komutanı Korgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu’na vazo hediye etti.

    Korgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu da Vali Ahmet Hamdi Nayir’e misafirperverliğinden dolayı teşekkür ederek şilt takdim etti. (EFE)

  • TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Ziya Altunyıldız:

    TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Ziya Altunyıldız, “Stratejik bu noktada 2023 adımlarına hiçbir sapma olmaksızın emin adımlar ile yürüyoruz“ dedi.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu’nun incelemelerinin ikinci günü Kocaeli’de devam ediyor. Kocaeli’de sanayi bölgeleri başta olmak üzere birçok ziyarette bulunan komisyon, Kocaeli’nin Gebze ve Dilovası ilçelerinde bulunan fabrikalar ile TUBİTAK, MAM, BİLGEM ve UME’Yİ ziyaret etti. Ziyarete Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve aynı zamanda AK Parti Konta Milletvekili Ziya Altunyıldız, AK Parti Kocaeli Milletvekili Zeki Aygün, CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, AK Parti Milletvekili Mehmet Erdoğan, CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin ve Ak Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan, Ak Parti İstanbul Milletvekilleri, Hasan Sert, Nurettin Nebati, Osman Boyraz ve Bilim Sanayi ve Teknoloji Müsteşarı Veysel Yayan katıldı. Komisyon üyeleri yapılan çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı.

    Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve aynı zamanda AK Parti Konya Milletvekili Ziya Altunyıldız, “ Ülkemizdeki yeni dönemdeki hamlemizin, teknoloji üreten, teknolojinin sahibi olan, katma değeri yakalayan bununla birlikte daha çok birim başına gelir elde eden bir yapıya dönüşüyoruz. Türkiye’yi 2023 hedeflerine doğru emin adımlar ile götürmeyi istiyoruz. Rakamsal hedeflerin biraz gerisinde kalabiliriz ama önemli olan bu işin ruhu ve stratejisi. Özellikle stratejik alanlarda teknolojinin ve bilginin sahibi olabilmek. Bunu üretebilmek bunu üretebilecek kabiliyetleri yakalayabilmek. Bütün bunları üretime ve değere dönüştürebilmekte çok önemli. Stratejik alanladaki temel bilişimi yazılımı ve kritik ürünleri üretebilmek. Bunlar motor teknolojisine sahip olmak, üretim ve bilişim sistemlerine sahip olmak. Stratejik bu noktada 2023 adımlarına hiçbir sapma olmaksızın emin adımlar ile yürüyoruz” dedi.

    “Ekonominin temel motivasyonu üretimdir, tüketimdir”

    “Ekonominin temel motivasyonu üretimdir, tüketimdir” diyen Altunyaldız, “Türkiye’de son döneme baktığımızda yüzde 5’in üzerinde büyüme gerçekleştirdik. Bu yıl sonunda da yüzde 5’in üzerinde büyüme beklentimiz var. Önümüzdeki yıllarda da bu büyüme devam edecektir. Büyüme gerçekleşirken ana unsurların üretim ve ihracat olması lazım. Türkiye’nin bu doğrultuda 2023 hedeflerine adım adım gittiğini görüyoruz. Türkiye bu anlayışı, çalışması ve stratejisi ile gelişen ve büyüyen genç nüfusuyla yoluna emin adımlarla devam edecektir” ifadelerini kullandı.

  • TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Ziya Altunyıldız:

    Kocaeli’nde dünyaca ünlü otomotiv fabrikasını ziyaret eden TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Ziya Altunyıldız, “Türkiye’de motor üretilmiyor, üretemiyoruz, söyleminin çok geride kaldığını, Türkiye’nin motor üretebildiğini gördük” dedi.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu’nun incelemeleri Kocaeli ile devam ediyor. Kocaeli’nde sanayi bölgeleri başta olmak üzere birçok ziyarette bulunan komisyon, Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde bulunan bir otomotiv şirketine ait fabrikayı ziyaret etti. Ziyarete Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Ziya Altunyıldız, AK Parti Kocaeli Milletvekili Zeki Aygün, CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, AK Parti Milletvekili Mehmet Erdoğan, CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin ve Bilim Sanayi ve Teknoloji Müsteşarı Veysel Yayan katıldı. Fabrika yetkilileri, komisyon üyelerine fabrikayı gezdirerek fabrikada yapılan üretim ve araştırma çalışmaları hakkında bilgi verdi.

    Fabrikadaki incelemelerin ardından açıklamada bulunan Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Ziya Altunyıldız, “Bu çalışmayı TBMM, Sanayi Ticaret Enerji Komisyonu ve Bilim Sanayi Teknoloji Bakanlığı ile ortaklaşa yapıyoruz. Amacımız Türkiye’deki üretim amacıyla, saha dinamikleri ile sahanın ihtiyaçlarını tespit etmek. Özellikle biz istiyoruz ki Türkiye’deki toplam ekosistem, yani üretim, yatırım, ihracat, teknoloji ve bunun yanında inovasyon çalışmalarının yukarıya doğru çıkmasını hedefliyoruz. Türkiye’nin üretim, ihracat özelliğinin katma değerli ürün üretme yeteneğinin öne çıkmasını istiyoruz” dedi.

    “Türkiye’de motor üretilmiyor, üretemiyoruz söyleminin çok geride kaldığını, Türkiye’nin motor üretebildiğini gördük”

    Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Hem 9 hem de 13 litrelik motorlarının Türkiye’de üretilmesi, bunun yurtdışı bir firmaya lisanslanmasına dönük çalışmalar son derece kıymetli. Türkiye’de motor üretilmiyor, üretemiyoruz söyleminin çok geride kaldığını, Türkiye’nin motor üretebildiğini gördük. Komisyon olarak bunları görmemiz bizi çok mutlu etti. Toplam tedarikte şunu görüyoruz. Türkiye’de üreticiler ve lokomotifler var. Aynı zamanda bunu destekleyen bir ekosistem var. Otomotiv endüstrisinin Türkiye’nin her köşesine uzanan bir tedarik zinciri var. Bu zincirle birlikte toplam Türkiye’nin otomotiv endüstrisinin, dünyada hatırı sayılır yere geldiğini görüyoruz. Son dönemde hükümetimizin, meclisimizin getirdiği komisyonumuzdan geçirdiğimiz, kanunlar ile birlikte şunu görüyoruz. AR-GE’yi inovasyonu özellikle fikri mülkiyet haklarını ve yeni fikirlerin üretime ve değere dönüşmesi noktasında çok önemli gelişmeler gördük. Türkiye üretmeye, ihraç etmeye, büyümeye ve istihdam oluşturmaya devam ediyor. Türkiye inşallah 2023 hedeflerine emin adımlarla yürümeye devam edecek. Bu da üretim gücümüzle olacak.”

  • Ziya Altunyaldız İstanbul Finans Zirvesine katıldı

    AK Parti Konya Milletvekili, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Ziya Altunyaldız İstanbul Finans Zirvesine katıldı.

    Bu yıl 8. düzenlenen zirvede AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz moderatörlüğünde MHP Grup Başkan Vekili Erhan Usta ve CHP Milletvekili Faik Öztrak ile “Sanayi ve Teknoloji Politikaları ve Finans” oturumunda konuşan Altunyaldız yenilikçilik finansmanına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ziya Altunyaldız ekosistem oluşturulmasının önemine değinerek, “Hiçbir reform, hiçbir yenilik tek başına kalıcı ve etkili sonuçlar doğurmaz. Her reform, duvardaki bir tuğla gibidir. Reformlar, bir bütünlük ve uyum içerisinde olur, birbirini destekler, kamu ve özel sektörü birbirine kenetler ve ortak bir sinerji oluşturabilirse başarılı olur. Ancak bu sayede her bir tuğla, duvara, duvarlar insanların içinde yaşayabileceği evlere dönüşür. Buna ekosistem diyoruz. Ekonomik yapının gelişmesi ve büyümesine yönelik reformlar, ancak güçlü bir ekosistem kurabilirse başarıya ulaşır. Bir yerde kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri, firmalar yani kısacası tüm ekonomik ve sosyal aktörler arasındaki bağlar güçlü olursa, işbirliği mükemmel bir şekilde kurulursa o yerde ekosistem de o kadar güçlü olur. Ekosistem güçlü olunca, ekonomik gelişme toplumun tüm kılcallarına kadar yayılır, kuşatıcı, uzun ömürlü ve sürdürülebilir olur. Güçlü bir ekosistem, daha fazla yeni fikirlerin hayata geçirilmesine, daha fazla istihdam oluşturan projelerin hayat bulmasına yardımcı olur” dedi.

    “Yatırım miktarı ve yatırım kalitesi büyüme oranını belirler”

    Bilimsel çalışmaların finansal gelişmişlik düzeyinin, ekonomik büyüme ve gelişmeyi etkilediğini ifade eden Altunyaldız, finansal sistemi gelişmiş olan ülkelerin; tasarrufları arttırmada, riski çeşitlendirmede, şirketleri taramada ve onların faaliyetlerini izlemede daha başarılı oldukları için AR-GE ve inovasyon odaklı şirketlere daha fazla dış finansman sağlayarak ekonomik büyümeyi desteklediğini söyledi. Yatırımların miktarının ve kalitesinin ülkenin büyüme oranlarını belirlediğini ifade eden Altunyaldız, Türkiye’de finans kesiminin yüzde 90’ını ticari bankacılığın oluşturduğunu vurguladı. Altunyaldız bankaların tabiatları itibariyle kısa vadeli kredilere yoğunlaştığını, bu da bankaların daha çok şirketlerin işletme sermayeleri ve tüketici kesime kredi sağladıkları manasına geldiğini söyledi. Bankacılık kesiminin tüm dünyada teminat bazlı çalışması, ileriye dönük riskli nakit akımları projeksiyonları bazında fonlama yapamaması nedenleriyle, sektörel olarak yeni teknolojiler ve şirketleri yeterince fonlayamadığını ve bu nedenlerle yatırım miktarının istenilen seviyede olmadığını vurgulayan Altunyaldız, tüm bu unsurların yatırımların kalitesi konusuna işaret ettiğini belirtti. Bu kapsamda AR-GE, inovasyon ve girişimcilik odaklı yatırımların ön plana çıktığını ifade eden Altunyaldız, yenilikçilik yatırımlarının finansmanında Melek Yatırımcılık, Risk Sermayesi, Girişimcilik Sermayesi gibi yeni nesil araçlarının önemini vurguladı.

    “Yenilikçilik finansmanı araçlarının yasal altyapısı hazır”

    Yenilikçilik finansmanı araçlarının yasal altyapılarının hazır olduğunu belirten Altunyaldız bu araçların daha aktif kullanımı için toplumda bu kültürün oluşturulmasının önemli olduğunu vurguladı. Melek Yatırımcılık, Risk ve Girişim Sermayeleri uygulamaları ile ülkemizde birçok start-up’ın hayat bulduğunu söyleyen Altunyaldız, dünyadaki başarılı uygulama örneklerinin incelenerek ülkemizde de bu araçların kullanımının artırılmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Risk ve Girişim Sermayesinde yüzde 75 ile en çok vergi desteği veren ülke olduğunu vurgulayan Altunyaldız, Bireysel Katılım Sermayesi Sitemini hayata geçiren 3. ülke olduğunu belirtti. Altunyaldız şöyle devam etti:

    “1975-2001 döneminde 27 yılda toplam 14 milyar dolar uluslararası doğrudan yatırım çeken Türkiye, 15 yıllık bir süreyi kapsayan 2002-2017 döneminde ise, toplam 185,5 milyar dolar yatırım çekerek önemli bir atılım gerçekleştirmiştir. Bundan sonra doğrudan yabancı yatırımlar konusunda daha seçici davranarak AR-GE ve inovasyon yoğun çalışan çokuluslu şirketleri ülkeye çekecek politikaları hayata geçireceğiz.”

    “Girişimcilik ekosistemi oluşturma çalışmalarımız hızla devam ediyor”

    Altunyaldız, “Girişimcilik ekosisteminin dünyadaki en başarılı örneklerinden olan Silikon Vadisinde Bilgi ve Teknoloji Komisyonu, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve TÜBİTAK yetkililerince yerinde incelemelerde bulunduk, akabinde Fransa’da Lille ve Paris Sacley bölgelerine çalışma ziyareti gerçekleştirdik. Bunların dışında dünyadaki diğer başarılı örnekleri de inceliyoruz. Geçtiğimiz günlerde ülkemizdeki ilk Teknokent’lerden ODTÜ Teknokent ve İstanbul Teknik Üniversitesi Arı Teknokent’i de ziyaret ettik. Hükümetlerimizin son 14 yılda hayata geçirdiği politika ve reformlarla ülkemizin bu alanda geldiği nokta oldukça heyecan verici. Kitle Fonlaması düzenlemesi Meclisimize sevk edildi. Kalkınma Bankacılığının uzun vadeli AR-GE, inovasyon ve girişimcilik yatırımlarının finanse etmesine yönelik dönüşümü çalışmalarına devam ediyoruz. Amacımız ülkemizin temel dinamiklerine uygun, özgün bir girişimcilik ekosistemi oluşturmak. Önümüzdeki dönem bu alandaki çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız” diye konuştu.