Etiket: Zirvesine

  • KO-MEK 2. Uluslararası İş’te Kadın Zirvesi’ne katıldı

    MEK kursiyerleri 2. Uluslararası İş’te Kadın Zirvesi’ne katılarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “Piri Reis Kadırga” tablosunu hediye etti.

    Kadın Hakları Günü’nü dolayısıyla Ankara’da düzenlenen 2. Uluslararası İş’te Kadın Zirvesi Türkiye’nin dört bir yanından girişimci ve iş dünyasına katkı sağlayan binlerce kadının katılımıyla gerçekleştirildi. ATO Congresium’da, düzenlenen zirveye Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan da katılarak konuşma yaptı. Kadın hakları ve kadının iş dünyasındaki yerinin konuşulduğu toplantıda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve protokol iş hayatında iz bırakan kadınlara plaket vererek onurlandırdı.

    Türkiye’nin dört bir yanından girişimci kadınların katıldığı zirvede Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitimi kursları (KO-MEK)‘te eğitim alarak kendi ekonomisine katkı sağlayan kadın kursiyerler zirvede yerini aldı. Milli istihdam seferberliğine verdiği katkı ile adından söz ettiren KO-MEK’in bayan kursiyerleri program sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşerek KO-MEK kurslarında kursiyerler tarafından yapılmış olan ve Barbaros Hayrettin Paşa’nın sancağı bulunan 25 çift kürekli “Piri Reis Kadırga” tablosunu hediye etti.

    Kursiyerler ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kuruluşundan bu yana binlerce kadın girişimcinin ufkunu açarak birer meslek sahibi olmalarını sağlayan KO-MEK’in iş hayatına kazandırmış olduğu kadın girişimciler ve istihdama vermiş olduğu katkılar hakkında kısa bir bilgilendirme yaptı.

  • Nurdağı protokolü Türk Bayrağı’nı Amanosların zirvesine dikti

    Gaziantep’in nurdağı ilçesinde Kaymakam Lokman Düzgün önderliğindeki protokol, saygı yürüyüşünde Amanoslara tırmanarak, zirveye Türk bayrağı dikti.

    Nurdağı Belediyesi, Nurdağı Kaymakamlığı ve Nurdağı TEMA Vakfı tarafından organize edilen etkinlikte doğaya saygı yürüyüşü yapıldı. ilçe merkezindeki Kurudere mahallesinden başlayan yürüyüşe, Nurdağı Kaymakamı Lokman Düzgün,İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Vahit Sağdıç, İlçe Emniyet müdürü Mahmut Astan, nurdağı Tema Vakfı İle Temsilcisi Nail Dayanç, tema görüllüleri ve vatandaşlar katıldı.

    Saçta menemen közde çay keyfi

    Sabah saat 07.30’da başlayan yürüyüşte, ilk mola ise saat 09.00’da verildi. Temiz havada acıkan katılımcılar, konakladıkları Kurudere Mahallesi Çınarlı mevkiinde saçta menemen pişirerek, közde çay ile kahvaltı yaptı. Kaymakam Düzgün’ün de aralarında bulunduğu grup, Amanosların zirvesine çıkarak, zirveye Türk Bayrağı dikti.Zirvede ise sponsorlar tarafından çiğ köfte ve şalgam ikramında bulunuldu. Dayanç, geziye katılanlara teşekkür etti.

    Grup yaklaşık 6 saatlik yolculuğun ardından ilçeye ulaştı.

  • Akbaş iş güvenliği zirvesine katıldı

    Manisa Büyükşehir Belediyesi, İzmir’de düzenlenen 4. İş Sağlığı ve Güvenliği Zirvesi’nde yer aldı. Toplantıda Manisa Büyükşehir Belediyesinin çalışmalarını anlatan Sağlık İşleri Daire Başkanı Talip Akbaş, “Belediye olarak biz, iş sağlığı ve güvenliğini bir aşıya benzetiyoruz. Çünkü ne kadar önlem alırsanız, bir hastalığa yakalanma riskiniz o kadar azalır” diye konuştu.

    Türkiye’de meydana gelen iş kazalarının önlenmesi, nedenlerinin masaya yatırılması, kamu ve özel tüm kurum ve kuruluşlarının konuyla ilgili bilgi alışverişinde bulunması amacıyla düzenlenen İş Sağlığı ve Güvenliği Zirvesi 4.kez konunun uzmanları, işveren ve çalışanları bir araya getirdi. İş ve siyaset dünyasından çok sayıda ismin katıldığı zirveye Manisa Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Daire Başkanı Talip Akbaş, İş Sağlığı ve Güvenliği Şube Müdürlüğü çalışanları da katıldı. Daire Başkanı Talip Akbaş, “Belediyelerde İSG Uygulamaları” başlıklı oturumda, Manisa Büyükşehir Belediyesinin konuyla ilgili çalışmalarını ve eğitimlerini içeren bir sunum yaptı.

    Zirveye katılanlara Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün’ün selamlarını ileterek ve Büyükşehir Belediyesi’nin tanıtım filmini katılımcılara izleterek sunumuna başlayan Akbaş, Büyükşehir olma sürecinde yeniden yapılanmanın getirdiği zorluklara rağmen, iş sağlığı ve güvenliği konusunda en alt kademeden yöneticilere dek bilincin üst düzeyde olduğunu vurguladı. Bu kapsamda Sağlık İşleri Daire Başkanlığı bünyesinde kurulan İş Sağlığı ve Güvenliği Şube Müdürlüğü’nün yapılanmasını, bugüne kadar yapılan çalışmaları ve eğitimleri anlattı. Kurum olarak gelişime ve önerilere her zaman açık olunduğunun altını çizen Akbaş, “Bir talebimiz olduğunda ya da bizden bir şey talep edildiğinde biz öncelikle bunu bire bir görüşüyoruz. Yüz yüze iletişimden yanayız ve her konuda her türlü öneriye açık olduğumuz gibi desteğe ve işbirliğine de her zaman hazırız” diye konuştu.

    Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin iş sağlığı ve güvenliği konusundaki hassasiyetini bir benzetmeyle aktaran Akbaş, “Biz bu durumu tıpkı aşılanmaya benzetiyoruz. Bir hastalığa karşı ne kadar tedbir alırsanız hastalığa yakalanma riskiniz o kadar azalır. Belki aşı bir sinek ısırığı kadar canınızı yakar ama uzun vadede size korunma sağlar. İş Sağlığı ve Güvenliği de bu durumun aynısıdır. Bu sebeple bu konuya bir angarya gözüyle bakılmaması gerektiğini her fırsatta her ortamda dile getiriyoruz” ifadelerini kullandı. Talip Akbaş’ın sunumunu katılımcılar büyük bir ilgiyle dinledi. Sunumun ardından Daire Başkanı Akbaş’a ve diğer konuşmacılara teşekkür plaketi takdim edildi. Sağlık İşleri Daire Başkanı Talip Akbaş, daire personelleri ile birlikte zirve kapsamında stant kuran firmaları da gezerek yetkililerden bilgi aldı.

  • Ziya Altunyaldız İstanbul Finans Zirvesine katıldı

    AK Parti Konya Milletvekili, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Ziya Altunyaldız İstanbul Finans Zirvesine katıldı.

    Bu yıl 8. düzenlenen zirvede AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz moderatörlüğünde MHP Grup Başkan Vekili Erhan Usta ve CHP Milletvekili Faik Öztrak ile “Sanayi ve Teknoloji Politikaları ve Finans” oturumunda konuşan Altunyaldız yenilikçilik finansmanına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ziya Altunyaldız ekosistem oluşturulmasının önemine değinerek, “Hiçbir reform, hiçbir yenilik tek başına kalıcı ve etkili sonuçlar doğurmaz. Her reform, duvardaki bir tuğla gibidir. Reformlar, bir bütünlük ve uyum içerisinde olur, birbirini destekler, kamu ve özel sektörü birbirine kenetler ve ortak bir sinerji oluşturabilirse başarılı olur. Ancak bu sayede her bir tuğla, duvara, duvarlar insanların içinde yaşayabileceği evlere dönüşür. Buna ekosistem diyoruz. Ekonomik yapının gelişmesi ve büyümesine yönelik reformlar, ancak güçlü bir ekosistem kurabilirse başarıya ulaşır. Bir yerde kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri, firmalar yani kısacası tüm ekonomik ve sosyal aktörler arasındaki bağlar güçlü olursa, işbirliği mükemmel bir şekilde kurulursa o yerde ekosistem de o kadar güçlü olur. Ekosistem güçlü olunca, ekonomik gelişme toplumun tüm kılcallarına kadar yayılır, kuşatıcı, uzun ömürlü ve sürdürülebilir olur. Güçlü bir ekosistem, daha fazla yeni fikirlerin hayata geçirilmesine, daha fazla istihdam oluşturan projelerin hayat bulmasına yardımcı olur” dedi.

    “Yatırım miktarı ve yatırım kalitesi büyüme oranını belirler”

    Bilimsel çalışmaların finansal gelişmişlik düzeyinin, ekonomik büyüme ve gelişmeyi etkilediğini ifade eden Altunyaldız, finansal sistemi gelişmiş olan ülkelerin; tasarrufları arttırmada, riski çeşitlendirmede, şirketleri taramada ve onların faaliyetlerini izlemede daha başarılı oldukları için AR-GE ve inovasyon odaklı şirketlere daha fazla dış finansman sağlayarak ekonomik büyümeyi desteklediğini söyledi. Yatırımların miktarının ve kalitesinin ülkenin büyüme oranlarını belirlediğini ifade eden Altunyaldız, Türkiye’de finans kesiminin yüzde 90’ını ticari bankacılığın oluşturduğunu vurguladı. Altunyaldız bankaların tabiatları itibariyle kısa vadeli kredilere yoğunlaştığını, bu da bankaların daha çok şirketlerin işletme sermayeleri ve tüketici kesime kredi sağladıkları manasına geldiğini söyledi. Bankacılık kesiminin tüm dünyada teminat bazlı çalışması, ileriye dönük riskli nakit akımları projeksiyonları bazında fonlama yapamaması nedenleriyle, sektörel olarak yeni teknolojiler ve şirketleri yeterince fonlayamadığını ve bu nedenlerle yatırım miktarının istenilen seviyede olmadığını vurgulayan Altunyaldız, tüm bu unsurların yatırımların kalitesi konusuna işaret ettiğini belirtti. Bu kapsamda AR-GE, inovasyon ve girişimcilik odaklı yatırımların ön plana çıktığını ifade eden Altunyaldız, yenilikçilik yatırımlarının finansmanında Melek Yatırımcılık, Risk Sermayesi, Girişimcilik Sermayesi gibi yeni nesil araçlarının önemini vurguladı.

    “Yenilikçilik finansmanı araçlarının yasal altyapısı hazır”

    Yenilikçilik finansmanı araçlarının yasal altyapılarının hazır olduğunu belirten Altunyaldız bu araçların daha aktif kullanımı için toplumda bu kültürün oluşturulmasının önemli olduğunu vurguladı. Melek Yatırımcılık, Risk ve Girişim Sermayeleri uygulamaları ile ülkemizde birçok start-up’ın hayat bulduğunu söyleyen Altunyaldız, dünyadaki başarılı uygulama örneklerinin incelenerek ülkemizde de bu araçların kullanımının artırılmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Risk ve Girişim Sermayesinde yüzde 75 ile en çok vergi desteği veren ülke olduğunu vurgulayan Altunyaldız, Bireysel Katılım Sermayesi Sitemini hayata geçiren 3. ülke olduğunu belirtti. Altunyaldız şöyle devam etti:

    “1975-2001 döneminde 27 yılda toplam 14 milyar dolar uluslararası doğrudan yatırım çeken Türkiye, 15 yıllık bir süreyi kapsayan 2002-2017 döneminde ise, toplam 185,5 milyar dolar yatırım çekerek önemli bir atılım gerçekleştirmiştir. Bundan sonra doğrudan yabancı yatırımlar konusunda daha seçici davranarak AR-GE ve inovasyon yoğun çalışan çokuluslu şirketleri ülkeye çekecek politikaları hayata geçireceğiz.”

    “Girişimcilik ekosistemi oluşturma çalışmalarımız hızla devam ediyor”

    Altunyaldız, “Girişimcilik ekosisteminin dünyadaki en başarılı örneklerinden olan Silikon Vadisinde Bilgi ve Teknoloji Komisyonu, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve TÜBİTAK yetkililerince yerinde incelemelerde bulunduk, akabinde Fransa’da Lille ve Paris Sacley bölgelerine çalışma ziyareti gerçekleştirdik. Bunların dışında dünyadaki diğer başarılı örnekleri de inceliyoruz. Geçtiğimiz günlerde ülkemizdeki ilk Teknokent’lerden ODTÜ Teknokent ve İstanbul Teknik Üniversitesi Arı Teknokent’i de ziyaret ettik. Hükümetlerimizin son 14 yılda hayata geçirdiği politika ve reformlarla ülkemizin bu alanda geldiği nokta oldukça heyecan verici. Kitle Fonlaması düzenlemesi Meclisimize sevk edildi. Kalkınma Bankacılığının uzun vadeli AR-GE, inovasyon ve girişimcilik yatırımlarının finanse etmesine yönelik dönüşümü çalışmalarına devam ediyoruz. Amacımız ülkemizin temel dinamiklerine uygun, özgün bir girişimcilik ekosistemi oluşturmak. Önümüzdeki dönem bu alandaki çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız” diye konuştu.

  • 9’uncu Helal ve Tayyib Ürünler Zirvesi’ne kısa süre kaldı

    GİMDES ve Dünya Helal Vakfı tarafından organize edilen Dünya Helal Konseyi (WHC) Kongresinin eşliğinde düzenlenecek olan 9’uncu Helal ve Tayyib Ürünler Konferansı 23-24 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilecek.

    Malezya; Endonezya, ABD, İngiltere, Fransa, Güney Afrika, İspanya, Almanya, Hollanda, Cezayir, Kuveyt, Güney Kore ve Türkiye dahil olmak üzere birçok ülkeden konularında uzman ve saygın bilim adamlarının bir araya geleceği 9’uncu Uluslararası Helal ve Tayyib Ürünler Konferansı 23-24 Ekim tarihinde İstanbul Güneşli’de gerçekleştirilecek.

    Helal Standardizasyon ve Akreditasyon Otoriteleri; sektördeki gelişmeler, sorunlar ve çözümleri, helal turizmin önündeki zorluklar, helal endüstrisinde teknoloji ve yenilikler, tıp ve eczacılık kozmetik ürünlerinin helal sertifikalama sorunları ve çözüm önerileri, çağdaş islam meseleleri: hayvanlarda sersemletme, etil alkol ve istihale gibi konular hakkında bilgilendirmelerin yapılacağı 9’uncu Uluslararası Helal ve Tayyib Ürünler Konferansına, Güney Afrika İslam Konseyi’nden Sheikh Thafier Najjaar, Amerika Helal Vakfı’ndan Muhammad Mazhar Hussaini ve GİMDES Fıkıh Kurulu Üyesi Fatih Kalender başta olmak üzere alanında tanınmış birçok uzman ve bilim adamı katılacak.

    Konferansın hedefleri arasında; Müslüman toplumun helal gıda beklentilerini güvence altına almak, helal sertifikalı ürünlerin dünya pazarlarında yaygınlaşma trendini artırma, ithalat pazarlarında Türkiye için azami faydayı sağlama, Türkiye’yi helal ürünlerin yüksek seviyede kompedan bir üreticisi ve imalatçısı seviyesine yükseltmek, helal ürünlerimizin yüksek kalitesi ve orijinalliği üzerinde ithalatçı ülkelerin devlet ve tüketicileri üzerinde güven oluşturmak, ithalatçı ülkelerden Türkiye’ye yatırım akımının finansmanını kolaylaştırmak gibi konular yer alıyor.