Etiket: Zirvesine

  • Emine Erdoğan, NATO Zirvesi’ne katılan lider eşleri ile bir araya geldi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a NATO liderler zirvesinde eşlik eden Emine Erdoğan, zirveye katılan lider eşleri ile bir araya geldi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın NATO Zirvesi kapsamında Brüksel’e yaptığı ziyarete eşlik eden Emine Erdoğan, NATO Zirvesi’ne katılan lider eşleri için düzenlenen özel programa katıldı. Belçika Başbakanı Charles Michel’in eşi Amelie Derbaudrenghien ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa, ABD Başkanı’nın eşi Melania Trump, Fransa Cumhurbaşkanı’nın eşi Brigitte Macron, Avrupa Konseyi Başkanı’nın eşi Malgorzata Tusk, Bulgaristan Cumhurbaşkanı’nın eşi Desislava Radeva, Slovenya Devlet Başkanı’nın eşi Mojca Stropnik, İsveç Başbakanı’nın eşi Ulla Röfven, Estonya Başbakanı’nın eşi Karin Ratas, Lüksemburg Başbakanı’nın eşi Gauthier Destenay ile NATO Genel Sekreteri’nin eşi Ingrid Schulerud katıldı.

    Lider eşleri Emine Erdoğan’ı Türkiye’deki seçim zaferi nedeniyle tebrik etti. Samimi bir dostluk ortamında geçen programın ilki Kraliçe Elizabeth Müzik Şapeli’nde gerçekleştirildi. Emine Erdoğan burada, lider eşleri ile birlikte farklı ülkelerden sanatçıların yer aldığı konseri izledi.

    Belçikalı ünlü şeflerin Belçika’ya özel ikramlarının yapıldığı programda ayrıca Belçikalı tasarımcıların eserlerinden oluşan moda gösterisi de sunuldu.

  • Bakan Özlü Konya’da Türkiye Gıda Sanayii Zirvesi’ne katıldı

    Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Yüksek Teknolojiye Geçiş Programı kapsamında 5 odak sektör belirlediklerini belirterek, “Bunlar kimya ve ilaç sanayi, gıda sanayi, elektronik ve yarı iletkenler sanayi, makine ve teçhizat, motorlu kara taşıtları sanayi sektörleridir. Odak sektörler programımızın temel amacı sanayimizin katma değerini iki katına çıkarmak ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatımızdaki payını artırmaktır. Bu sektörlere vereceğimiz desteklerle ve teşviklerle ülkemizi yüksek teknolojinin şampiyonlar ligine çıkaracağız” dedi.

    Konya’da Türkiye Gıda Sanayii Zirvesi programına katılan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Sanayide Yüksek Teknolojiye Geçiş Programı çerçevesinde ilk zirveyi 15 Şubat tarihinde İzmir’de makine sanayi ile gerçekleştirdiklerini söyleyerek, “Ardından çelik sanayi, bilişim ve yazılım sanayi, elektronik sanayi, otomotiv sanayi, inşaat malzemeleri sanayi, ilaç ve tıbbi cihaz sanayimizin değerli temsilcileriyle bir araya geldik” dedi.

    Düzenlenen bu zirvelerdeki temel amaçlarının Türk sanayisinin dinamosu olan değişik sektörlerin temsilcilerini dinlemek olduğunu vurgulayan Bakan Özlü, amaçlarının sektör temsilcilerinin görüşlerini almak ve hep birlikte ’ortak akıl, ortak vizyon ve ortak strateji belirlemek olduğunu ifade etti. Bakan Özlü, “Ülkemizin orta yüksek ve yüksek teknoloji yolculuğunda birbirimizi anlamak, uyum içinde hareket etmek ve somut çözümlere imza atmak istiyoruz. Bildiğiniz gibi Yüksek Teknolojiye Geçiş Programımız kapsamında 5 odak sektör belirledik. Bunlar; kimya ve ilaç sanayi, gıda sanayi, elektronik ve yarı iletkenler sanayi, makine ve teçhizat, motorlu kara taşıtları sanayi sektörleridir. Odak sektörler programımızın temel amacı sanayimizin katma değerini iki katına çıkarmak ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatımızdaki payını artırmaktır. Bu sektörlere vereceğimiz desteklerle ve teşviklerle ülkemizi yüksek teknolojinin şampiyonlar ligine çıkaracağız. Çünkü bugünün ve geleceğin dünyasında en büyük yarış, en büyük mücadele teknoloji yarışı ve teknoloji mücadelesidir. Özellikle Endüstri 4.0 sürecinde bütün sektörler bilimden ve teknolojiden güç almak, Ar-Ge ve inovasyonla büyümek durumundadırlar. 4. Sanayi devriminin yansımaları, bütün sektörlerde olduğu gibi gıda sanayinde de kendini iyice hissettirmeye başlamıştır. Endüstri 4.0 süreci gıda sanayimiz için çok büyük bir fırsat penceresidir. Sektörümüz tarımla ve perakende ile olan bağlantıları nedeniyle hammadde, nakliyat ve pazarlama ileri teknolojiye dayanmak durumundadır. Bunun için robotik sistemler, sensör teknolojileri, lazer teknolojiler gibi bir dizi platform, gıda sanayimizin geleceği açısından anahtar işlevi görmektedir. Bu nedenle gıda sektörümüzde yer alan bütün firmalarımızın Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarına büyük önem vermeleri gerekiyor. Halihazırda 42 milyon dolar Ar-Ge harcaması bulunan gıda sanayi sektörümüz, 36 adet Ar-Ge merkezine sahiptir. Türkiye gıda sektörünün büyüklüğü yanında 36 Ar-Ge merkezi yeterli değildir. 47 bin işletmenin, 500 bine yakın istihdamın, 52 milyar dolar cironun, 12 milyar dolar ihracatın kaynağı olan gıda sanayimizin daha fazla Ar-Ge yatırımına, daha fazla Ar-Ge merkezine odaklanması şarttır” dedi.

    “2017 yılında 6 milyar dolarlık ithalatımıza karşılık 12 milyar dolar tutarında ihracat rakamına ulaşılmıştır”

    Bakanlık olarak Ar-Ge Merkezi açmak isteyen bütün firmaları ayrım yapmadan desteklediklerini belirten Bakan Özlü, “Ar-Ge merkezleri için gerekli asgari personel sayısını 30’dan 15’e indirerek, nitelikli projelerin küçük ölçekte de oluşmasına imkan sağladık. Ar-Ge faaliyetlerinin ticarileştirilmesinden elde edilen kazançların yüzde 50’sini gelir ve kurumlar vergisinden istisna ettik. Üniversite öğretim elemanlarının Ar-Ge projelerinden elde ettikleri gelirlerin yüzde 85’ini hiçbir kesintiye tabi olmaksızın alabilmesini mümkün kıldık. Öğretim elemanlarının Ar-Ge merkezlerinde sürekli ya da kısmi süreli çalışmasına olanak sağladık. Ar-Ge ve tasarım projelerinde kullanılmak için ithal edilen eşyaya gümrük vergisi, fon, damga vergisi ve harç istisnası getirdik. KOSGEB tarafından gıda sanayine yönelik bin 511 firmaya 23,3 milyon TL, TÜBİTAK tarafından 46 firmaya 5 milyon TL destek sağladık. 311 adet organize sanayi bölgemizden 5 tanesini Samsun, Ezine, Kandıra, Tarsus ve Şanlıurfa Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi olarak yapılandırdık” diye konuştu.

    Gıda sanayisinin dış ticaret fazlası veren sektörlerden biri olduğunu kaydeden Bakan Özlü, “2017 yılında 6 milyar dolarlık ithalatımıza karşılık 12 milyar dolar tutarında ihracat rakamına ulaşılmıştır. Gıda sanayimiz bu yönüyle net ihracatçı sektör konumundadır. Gelişen teknoloji ile birlikte ortaya çıkan iyi tarım uygulamalarının ülkemiz genelinde yaygınlaştırılmasının gıda sanayi sektörüne düzenli ve ucuz hammadde temini açısından faydalı olacağını düşünüyoruz. Ayrıca tüketim harcamalarında yüzde 20’lik paya sahip olan gıda ürünlerinde internet üzerinden satış, helal gıda, organik gıda, özel beslenme amaçlı gıdalar gibi yeni trendler ortaya çıkmıştır. Bu trendler, üreticilerimiz için yeni pazarlama fırsatları sunmaktadır. Gıda sanayimizin geneline bakıldığında; iç tüketimi yüzde 90 oranında karşıladığı görülmektedir. Ancak ölçek üretimi, düzenli tarımsal girdi temini ve bazı kritik hammaddelerde; dışa bağımlılık söz konusudur. Gıda sanayimizin, bu eşiği atlaması ve üretimde yüksek teknolojiyi kullanarak daha verimli üretime geçmesi gerekmektedir. Gıda sanayinde üretim kadar, ürettiklerimizi tüketiciye etkin bir şekilde ulaştırmak da büyük önem taşımaktadır. Gıda sanayi zincirinde üretimden tüketime değer zincirindeki kayıpları azaltmak için ambalajlama, taşıma, depolama ve tüketime sunma aşamalarında verimliliğimizi arttırmalıyız. Bu alanlarda teknolojinin sunduğu fırsatları kullanmalıyız” dedi.

    “Türk tarımı ve gıda sektörümüz daha fazla teknolojiyle sıçrama yapabilir”

    Bakan Özlü, “Gıda sanayimiz, ülkemizin stratejik sektörlerinden biridir. Gıda demek, hayat demektir. İnsan hayatıyla doğrudan ilgili, böylesine önemli bir sektörü, ancak stratejik bir bakış açısıyla geleceğe taşıyabiliriz. Gıdaya yönelik üreteceğimiz stratejiler, mutlaka teknolojiye dayanmalıdır. Çünkü geleceğin tarlaları, çayırları, seraları; sadece tarım ve gıda sektörünün sorumluluğunda olmayacak. Geleceğin tarlaları teknolojinin de sorumluluğunda olacak. Bu nedenle tarladan sofraya kadar teknoloji gerçeğine şimdiden hazırlıklı olmamız gerekiyor. Tarımdaki nüfusun azaldığı, tarım alanlarının daraldığı bir dünyada ve Türkiye’de tarımsal üretimi sıçratacak yegâne araç teknolojidir. Türk tarımı ve gıda sektörümüz daha fazla teknolojiyle sıçrama yapabilir. Bunun için tarımın ve çiftçilerimizin teknoloji odaklı bir şekilde dönüştürülmesini, bakanlık olarak gündeme almış bulunuyoruz. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza bağlı tüm kurumlar bütün imkanlarıyla tarımsal sanayinin hizmetinde olacak. TÜBİTAK, Tarım 4.0 uygulamaları için ihtiyaç duyulan her alanda hizmete hazırdır. KOSGEB, tarım ve gıda teknolojilerine yatırım yapmak isteyen herkese, kaynak sunmaya devam edecektir. Bakanlığımız ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı arasında Ar-Ge ve inovasyon başta olmak üzere çeşitli işbirliği mekanizmalarını hayata geçireceğiz. Örneğin kimyasal ilaçlar, tarımda yenilenebilir enerji, dışarıdan ithal ettiğimiz aşı ve mayaların Türkiye’de üretimi gibi konularda bakanlık olarak bütün imkânlarımızı seferber edeceğiz. Teknolojik inovasyonu tarım uygulamalarının merkezine koyacağız” diye konuştu.

    Bugün düzenlenen Gıda Sanayi Zirvesi’ni Sanayide Yüksek Teknolojiye Geçiş Programı’nın önemli bir aşaması olarak gördüklerini aktaran Bakan Özlü, “Sanayide Yüksek Teknolojiye Geçiş Programı’na tüm paydaşlarımızdan, tüm sektörlerimizden ve sanayicilerimizden ciddi bir farkındalık ve katkı bekliyoruz. Bu anlamda kanun yaparken, mevzuat hazırlarken, destek paketleri oluştururken, teknik düzenlemeler yaparken, sizlerle birlikte uyum içinde hareket etmek istiyoruz. Sizlerin fikirleri, önerileri, talepleri, eleştirileri ve değerlendirmeleri; hepimiz için son derece kıymetlidir. Türkiye Gıda Sanayi Zirvesi’nin tüm paydaşlarımız için faydalı geçmesini diliyorum. Bu zirvenin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    “Son 15 16 yılda hayalin ötesinde gerçekleşmeler yaptık”

    Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu Başkan Vekili Rint Akyüz ise, “Bundan iki yıl önce adı bile anılmayan gıda savunması gibi konu başlıkları da bu anlamda sektördeki gelişmelere de yön vermektedir. TGDF bir yandan artan nüfusu beslemek için gıda üretiminin artırılması gerçeği, diğer yandan iklim değişikliğinin tarım ve gıda üretimini üzerindeki yıkıcı etkilerini göz önünde tutarak gıda üretiminde sürdürülebilirliği uzunca bir süredir öncelikli gündem maddesi haline getirmiştir” dedi.

    AK Parti Konya Milletvekili ve TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyon Başkanı Ziya Altunyaldız da, “Türkiye’de çok iyi örnekler çıktı. Hükümetimizin, Meclisimizin ve bakanlarımızın ve bakanlıklarımızın ortaya koyduğu çalışmaya özel sektörün entegre olması bu anlayışa eşlik etmeleri ve birlikte yürümeyi becermemiz sayesinde son 15, 16 yılda hayalin ötesinde gerçekleşmeler yaptık. Yeterli buluyor muyuz? Hayır. Daha fazlasını yapacak mıyız? Evet” ifadelerini kullandı.

    Toplantıya Konya Valisi Yakup Canbolat, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyon Başkanı Ziya Altunyaldız, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı ile davetliler katıldı.

  • Trabzon G-61 Zirvesi’ne ev sahipliği yaptı

    G 61 Ticaret Zirvesi 1-6 Mayıs tarihleri arasında Trabzon’da düzenlendi.

    Trabzon’da bir otelde düzenlenen organizasyona züccaciye, plastik, hediyelik, cam, oyuncak ve kırtasiye sektörlerinde imalatçı ve ithalatçı olmak üzere 81 firma katıldı. Katılımcı 81 firmanın müşterilerini de davet ettiği organizasyona 700 kişi katılırken, Türkiye’nin dört bir yanından gelen katılımcılar toplantı dışında Trabzon’un turistik yerlerini gezme şansı da buldu.

    Konuyla ilgili bilgiler veren ve zirvenin genel koordinatörlüğünü yapan Tezcan Kayalar, “Bu organizasyon 51. organizasyonumuz. Organizasyonumuzun ana teması İstanbul İstoç’ta bulunan ithalatçı ve imalatçı firmaları yurt içi ve yurtdışındaki müşterileri ile buluşturmak. Bundan önceki organizasyonlarımızı fiziki şartlardan dolayı Akdeniz bölgesinde düzenlerdik. Trabzonlu işadamlarımızın aynı zamanda da fuar katılımcılarımızın ısrarı üzerine bu organizasyonumuzu Trabzon’da düzenlemeyi düşündük. Daha önceleri de böyle düşüncemiz olmuştu ama hem konaklama anlamında hem de salon anlamında yeterli alt yapıyı oluşturamamıştık. Bundan sonra bu tarz organizasyonları Trabzon’da düzenlemek bizim için de önemli olacaktır. Karadeniz Bölgesi herkes tarafından merak edilen bir bölge. Katılımcılarımız çok keyifli zaman geçirdi. Bizler organizasyon olarak katılımcılarımızı Uzungöl’e götürdük. Fuar saatlerini katılımcıların şehri gezebilmesi için 15:00-00:00 saatleri olarak belirledik. Şehre turizm anlamında katkı sunduğumuz için bize plaket taktim eden TİSAD üyelerine ince düşüncelerinden dolayı da teşekkür ederiz” dedi.

    Turizm İşletmecileri ve Seyahat Acenteleri Derneği (TİSAD) Başkanı Murat Çavga ise bu ve buna benzer organizasyonların Trabzon’da düzenlenmesinin şehrin turizm geleceği için çok önemli olduğunu söyledi. Çavga “Otel sayısının ve turizm işletmelerinin sayısının her geçen gün çığ gibi büyüdüğü Trabzon’da şehrimizin altyapısı fuar ve kongre turizmi için önem arz edecek sayılara ulaştı. Turizm sezonunun 3 aya sıkıştığı şehrimizde düşük sezon dediğimiz ekim-mayıs ayları için bu tarz organizasyonlar turizm işletmecilerine can suyu olacaktır. Bu organizasyonun şehrimize kazandırılmasında ve yaptığı aktiviteler ile şehrimizin katılımcılara tanıtılması konusunda büyük çaba sarf eden Tezcan Kayalar beye teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.

    Genç TÜMSİAD Başkanı ve Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası meclis üyesi Mustafa Kalaycı da bu tür organizasyonların Trabzon’da yapılmasının önemine vurgu yaparak Kayalar’a plaket verdi.

  • Batman’da ki 1. Uluslararası All Anatolia Turizm Yatırım ve Pazarlama Zirvesi’ne Ayvalık’ı anlattı

    Batman’da düzenlenen 1.Uluslararası All Anatolia Turizm Yatırım ve Pazarlama Zirvesi Çalıştayı’na, Balıkesir’in Ayvalık ilçesinden konuşmacı olarak katılan Ayvalık Turizm Derneği Başkanı Ümit Özgültekin, UNESCO yolundaki Ayvalık’ın turizm alanındaki başarılarını anlattı.

    Türkiye Turizmi’nin masaya yatırıldığı zirvede konuşan Ümit Özgültekin, Türkiye’de turizmin sadece deniz, kum ve Güneş olmadığını bu üç etkene kültür, sanat, spor ve Gastranomi’nin de ilave edilerek turizmin çeşitlendirilmesi gerektiğini savundu.

    Bacasız sanayi turizmin için ülkeye daha kaliteli turistin getirilmesinin yanı sıra gelen turistlere daha kaliteli servis ve otellerde kaliteli konaklama hizmetlerinin sunulması gerektiğini kaydeden Özgültekin, Ayvalık örneğini de vererek, Ayvalık’ın UNESCO’nun yedek listesine girdiğini ve herhangi bir aksilik olmaması halinde gerçek listeye gireceğini anlattı.

    Batman’daki zirvede, Ayvalık’ın turizm ve ekonomik anlamda Ege ve Marmara bölgeleri için turizm açısından son derece önemli bir yere sahip olduğunun altını çizen Özgültekin, ilçedeki yatak kapasitesinin 28 bin adet olduğunu ve ilçenin turizm açısından 40 senelik bir geçmişe sahip olduğunu kaydederek, Ayvalık’ın bu alandaki tecrübesinden Batman’ın her zaman yararlanabileceğini vurguladı.

  • Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oruç kadın zirvesine katıldı

    Serdivan Belediyesi tarafından düzenlenen etkinliğe katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Saadet Oruç, “15 Temmuz gecesi kadınlarımız etkili bir direniş sergilediler” dedi.

    Tüm ülkede kutlanan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Serdivan Belediyesi’de “Sakarya’nın Güçlü Kadınları Zirvesi” etkinliği düzenledi. Gerçekleşen programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Saadet Oruç, Serdivan Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ve davetliler katıldı. Gerçekleşen etkinlikte konuşan Oruç, kadınların 15 Temmuz darbe teşebbüsünde etkin bir direniş sergilediğini belirtti.

    “Seçilebilme hakkı AK Parti iktidarından itibaren gündeme geliyor”

    Oruç yaptığı açıklamada, “1934’te Seçme ve Seçilme hakkı tanınıyor diye tarihin yazdığı aslında Cumhuriyette kadının siyasetteki temsil edilebilme ve seçilebilme hakkı AK Parti iktidarından itibaren gündeme geliyor. Karar alma mekanizmaları acısından bakıldığında 2002’de parlamentoda 24 olan kadın sayısı 1 Kasım 2015 seçimlerinde 81’e yükseliyor. Kadın akademisyenlerde oranı ise yüzde 44, yargıda ise yüzde 34’tür. Banka sektöründe çalışan yüzde 51’i, öğretmenlerin ise yüzde 60 seviyesinde kadınlardan oluşuyor. Kız çocuklarının istihdamı kadının toplumdaki yeri rakamlarına baktığımızda kız çocuklarının oluşma oranı yüzde 92’nin üzerine çıkıyor ve orta öğretimde yüzde 82’yi geçiyor. Bu oranların 2002 yılıyla karşılaştırıldığında iki kattan daha fazla olduğu görüyoruz. 3 buçuk milyon kız öğrenci üniversitede okuyor. Kadınların toplumda hakkettiği yere gelmesi açısından önemli adımlar atılıyor. 2018-2023 yılları arasında kadının güçlendirilmesi eylem planı hazırlandı” dedi.

    “O gece kadınlar etkili bir direniş sergilediler”

    Darbe teşebbüsünde kadınların etkin rol aldığından da bahseden Oruç, “Kadına şiddet meselesi bunu ayrı başlık altında incelenmesi gereken konu oluyor. Medyada kadına şiddetin körüklendiğini görüyoruz. Türk toplumundaki yeri konuştuğumuz zaman 15 Temmuz’u es geçmememiz gerekiyor. 15 Temmuz gecesi benim hissettiğim duygu bir toplumun hayatında en karanlık bir nokta gibi aynı zamanda en aydınlık nokta gibi geliyor. Darbenin bastırılması anlamında altın harflerle geçecek bir direniş sağlandı. O gece kadınlarımız etkili bir direniş sergilediler. Belki demokrasi tarihine kadınlarda ayrı bir katkı sundular. Zeytindalı harekatı halen devam ediyor. Harekatta çok sayıda kadın görevlimiz var. Kısaca dünyada ülkemiz kadın üzerinde ayrı şekilde duruyor. Çok iyi bir tablo yok ama önemli adımlar atıldığını, gerekli önlemlerin alındığını kadına karşı şiddet konusu, istismar konusunda tavizsiz bir mücadelenin olduğunu altını çizmek gerekiyor” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından etkinlik sinevizyon gösteri ve zirveye konuşmacı olarak katılan kadınların konuşmasıyla devam etti.