Etiket: Zirvesinde

  • Başkan Topbaş ‘Dünya İnsani Zirvesi’nde Konuştu

    İstanbul’da düzenlenen ‘Dünya İnsani Zirvesi’nde konuşan İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş, “İnsanların günlük ihtiyaçlarından geleceğine kadar her sorununun yerelden çok daha etkin çözüleceğine inancımız tamdır” dedi.

    İstanbul Kongre Merkezi’nde 60’a yakın devlet ve hükümet başkanının katılımıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen ‘Dünya İnsani Zirvesi’nde küresel insani yardım sistemi masaya yatırılıyor. Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı (UCLG) ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, dünyada ilk kez düzenlenen tarihi zirvenin “Çatışmaları Önlemek ve Durdurmak Adına Siyasi Liderlik” konulu oturumunda konuştu. BM Genel Sekreteri Ban-ki Moon’un liderliğinde yapılan zirvenin sonuçlara gidecek bir süreci arkasından getirmesini dileyen Başkan Topbaş, “Burada sizlere iki şapkamla UCLG ve İBB Başkanı olarak hitap ediyorum. Yakın kolay, uzak zor idare edilir. 15 milyonu aşan nüfusuyla ve 8 bin 500 yıllık tarihiyle imparatorluklar şehri olan İstanbul, gerçek anlamda bir barış kenti. Farklı din ve kültürlerden insanlar İstanbul’da 563 yıldır burada huzur ve barış içinde yaşamakta. İstanbul’un huzur ve barışın sembol şehri olarak söyleyebiliriz. Bunun nasıl gerçekleştiği incelenmelidir” diye konuştu.

    Diğer taraftan dünyayı yöneten yerel yönetimlerde yaşayan 4 milyar insanı kapsayan UCLG’nin başkanı olduğunu hatırlatan Kadir Topbaş, yerel yönetimler olarak BM’nin kararlarında çözüm ortağı olmak için çalıştıklarını söyledi. Sorunların yerinden daha hızlı çözülebileceğinin altını çizen Başkan Topbaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Şu anda sadece 15 saniye içinde dünyada neler olduğuna bir baksak, internet üzerinden yüz milyonlarca işlem yapıldı. Amazonlar’da yüzlerce ağaç kesildi ve tonlarca buzul eridi. Tonlarca bombalar atıldı ve onlarca insan hayatını kaybetti bu 15 saniye içerisinde. Sorunların çözüm yollarını ararken, önce bataklığı kurutmak, yani nedenlerini ortadan kaldırmak zorundayız. Global köy haline gelen dünyada siyasi sınırların dahi anlamsızlaştığı bir iletişim gücüyle karşı karşıyayız. Kaderlerimiz birbirine bağlı, lokal bir olay bütün dünya insanlığını etkiliyor. Farklı kıtalarda ve ülkelerde de olsa ortaya çıkan olaylar mutlaka çözülmelidir.”

    Bu konuda yerel yönetimlere düşen sorumlulukların farkında olduklarını ifade eden Topbaş, özellikle yereli güçlendirmek suretiyle kentleşme sürecinin daha dengeli gelişmesini ve sorunların yerinde çözülmesini arzu ettiklerini kaydetti. Olumsuzlukların çözümünün yerel yönetimlerin ve politize olmamış sivil toplum kuruluşlarıyla çözülebileceğine inandığını dile getiren Topbaş, dünyada ortaya çıkan göçmen nüfusun bütün dünyayı tehdit eder boyuta getirdiğini söyledi. Bu nedenle işgallerin sona erdirilmesi, kan ve gözyaşının bitirilmesi, insanca yaşanacak ortamlar oluşturulması gerektiğini vurgulayan Topbaş, İnsanlara en yakın birimler olarak İBB ve UCLG’nin sorunları gayet iyi bildiğini ve daha müreffeh bir hayat ile gelecek hazırlamaya çalıştığını belirtti.

    Meseleleri ortaya çıkmadan çözmek gerektiğini ve sorunlar ortaya çıkmadan halkı bilgilendirmek zorunda olduklarını anlatan Topbaş, “Yerel aktörler olarak huzur ve barış ortamı sağlamak, yaşam standardını yükseltmek, ihtiyaçları önceden hissedip yerine getirmek vardır. Dünya yerel yönetimleri olarak BM, AB ve hükümetlerle yakın çalışmayı, bu konuda bize destek verilmesini arzu etmekteyiz. Yerel yönetimlerin finans noktasında ciddi ihtiyaçları var. Halk çözüm yeri olarak yerel yönetimleri görmektedir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başbakanlığı döneminde yerel yönetimleri gücünü arttırdı ve İstanbul’da bu sayede ciddi yatırım ve hizmetler yapabildik. Dünya barışı da yerel yönetimlerden geçer. Çünkü biz yaşayan vatandaşlarımıza eşit mesafedeyiz. İnsanların günlük ihtiyaçlarından geleceğine kadar her sorununun yerelden çok daha etkin çözüleceğine inancımız tamdır” şeklinde konuştu.

    “YEREL YÖNETİMLER KRİZ ÇÖZÜMÜNDE AKTİF ROL ALMALI”

    İBB ve UCLG Dünya Teşkilatı Başkanı Kadir Topbaş, BM Habitat III Genel Sekreteri Joan CLOS ile birlikte zirve kapsamında düzenlenen “Kentsel Krizler için Küresel İttifak” konulu oturuma da eş başkanlık yaptı. Oturumun açılış konuşmasını yapan Topbaş, yerel yönetimlerin dünyada huzur ve barışın temin edilmesinde çok önemli olduğunun altını çizerek, “UCLG olarak BM ve hükümetlerin kararlarının ortağı olalım istiyoruz. Çünkü olayları yerinde biz görüyoruz, sorunları biz yaşıyoruz ve çözümleri biz biliyoruz.” diye konuştu.

    “Vatandaşlar, görev alanına girmese bile birçok şeyi en yakın ulaşabildiği belediyelerden istiyor. Yerel yönetimlerin halka yakınlığı hiçbir kurumla ölçülemez” ifadelerini kullanan Topbaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Yerel yönetimler bir kamu kuruluşundan öte yarı sivil toplum kuruluşu gibidir. İBB olarak yurtiçi ve yurt dışındaki bütün felaketlere arama kurtarma ve yardım ekibi gönderiyoruz. Reflekslerimiz çok hızlı ve riskleri de göze alarak yardım söz konusu olunca çok hızlı karar alabiliyoruz. İnsan her şeyi affeder adam yerine konmamayı affetmez. Hayata tutunmaya çalışan insanı iteleyemezsiniz, öteleyemezsiniz. Yoksa başka problemler ortaya çıkar. Öte yandan, hızla gelişen şehirler yoğun nüfusun baskı altında. Bunun mutlaka dengelenmesi lazım. Aksi halde şehirlerde yaşamak çok daha zor hale gelir.”

    Yerel yönetimler arasındaki kent diplomasisini çok önemsediklerini ve bunun dünya barışına, ülkeler arası ilişkilerinin düzelmesine büyük katkı sunduğunu aktaran Topbaş, “Bizler çözüm ortağı olarak vatandaşları aramıza alabiliyoruz. Teknolojinin en çok geliştiği 21. yüzyılda dünyada hala vahşi bir yaşam, kan ve gözyaşı var. İnsanlığın ölmemesi için her birimize önemli görevler düşüyor. Umarım ki bu toplantıda çok yaldızlı, güzel sözler söylemek yerine çözümler buluruz. Arkasından gideriz ve çözüm modelleri ortaya konulur. Krizleri önlemede küresel ittifak kilit rol oynamalıdır. Yerel yönetimler de bu alanda aktif rol almalıdır. UCLG kentsel sorunlara karşı küresel ittifakın yanında olmaya devam edecektir” şeklinde konuştu.

    Kadir Topbaş, UCLG’nin Ekim ayında Bogota’da gerçekleşecek toplantısında dünya barışına katkı sunan, kendi bölgesindeki çatışmaları önlenmesine yardımcı olan yerel ve bölgesel yönetimleri ilk kez ‘barış’ ödülüyle ödüllendireceğini de sözlerine ekledi.

  • Şahin Ve Boynukalın, Kariyer Zirvesi’nde Konuştu

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, siyasette herkesi memnun etmenin zor olduğunu söyleyerek, “Bize söylenmesini arzu etmediğimizi başkasına söylememeliyiz. Şu anda Türk siyasetinin buna çok ihtiyacı var. Kendisine söylendiğinde son derece tepki göstereceği, üzüleceği sözleri başkalarına söyleyen siyasetçiler var” dedi.

    Karabük Üniversitesi Artı Kariyer Kulübü tarafından üniversitenin Bektaş Açıkgöz Konferans Salonu’nda 2 gün sürecek olacak olan ’Kariyer Zirvesi’ başladı.

    Zirvenin açılışında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, öğrencilik yıllarını ve siyasete nasıl başladığını örnekler vererek anlattı. Siyasette herkesi memnun etmenin zor olduğunu anlatan Şahin, “Herkesi memnun etmek mümkün değildir. Memnun etmek için çaba sarf edeceksiniz ama mutlaka gayri memnunlar da olacaktır. Bu da sizi umutsuzluğa sevk etmemelidir. Bu gereceği bilerek hareket etmelisiniz. Mutlaka toplumda, siyasette, okulda her yerde de olabilir. Mutlaka karşı çıkanlar, muhalifler olabilecektir. Hayatta siyasete atılırsınız, siyasette herkesi memnun edemezsiniz. Ben bunu gördüm ve Karabük’te siyaset yapıyorum. Siyasette bizi sevenler ve destekleyenler var ama memnun olmayanlar da vardır. Bunu doğal gerçek olarak kabul etmek mecburiyetindeyiz. Tabii onların da gönlünü kazanmak, memnun etmekte siyasette bizim hedeflerimizden bir tanesidir” dedi.

    Öğrencilere mutlaka yabancı bir dil öğrenmeleri konusunda tavsiyede bulunan Şahin, “Bir lisan son derece önemlidir. Ben doğrusu bu bakımdan eksiğim. Bir lisan öğrenemedim. Siyasi hayatımda bakanlık dönemimde, meclis başkanlığım dönemimde İngilizceyi bilmemenin ne kadar sıkıntıya yol açtığını bizzat yaşadım. ’Keşke bir yabancı dil öğrenseydim’ diye hep demişimdir. Çocuklarımda onu tavsiye ettim. Çok şükür öğrendiler. Gençler mutlaka bir yabancı dil öğrenin. Hangi mesleği icra ederseniz edin ama en az bir yabancı dili çok iyi bilmeniz gerekir. Hele çağımızda hele gittikçe gelişen ve büyüyen, AB sürecinde ilerleyen Türkiye’de mutlaka önemli görevlere geleceksiniz. Yabancı dil öğrenmenin ne kadar zaruri olduğunu bizzat hayatımda yaşadığım için bunu sizlerle paylaşmak ihtiyacını duydum” diye kaydetti.

    “TÜRK SİYASETİNİN BUNA ÇOK İHTİYACI VAR”

    Şahin, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bize söylenmesini arzu etmediğimizi başkasına söylememeliyiz. Şu anda Türk siyasetinin buna çok ihtiyacı var. Kendisine söylendiğinde son derece tepki gösterecek, üzecek olan sözleri başkalarına söyleyen siyasetçiler var. Sonra bunlardan üzüntü duyduklarını fark ediyorum. Ama dokuz düşünüp bir konuşmak gerekir. O nedenle kendimize layık görmediğimizi başkalarına da layık görmemeliyiz. Hayatta bu ilkelere riayet etmenin bizim toplumdaki saygınlığımızı ve etkimizi daha da arttıracağını düşünüyorum.”

    Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Abdurrahim Boynukalın ise ‘Yeni Türkiye Yolunda Gençlik İdeali’ konulu konferansında yaptığı konuşmada, “Batı ve Doğu’nun bu kadar fazla bunalımlı, karamsar ve sıkıntılı tabloların ortasında biz Yeni Anayasayı konuşabilecek kadar stabil bir ülkenin 2023-2071 hedeflerini koyacak kadar güçlü bir siyasi iradenin olduğu ülkede yaşıyoruz” dedi.

    Boynukalın, “Avrupa’da şu an itibari ile uyuşturucunun kullanım oranının inanılmaz yükseldiği ve başlama yaşının 11’e düştüğü, esrar kullanımın 9-10 yaşına indiği, cinsel sapkınlık ile her türlü sosyal adaletsizlik ve ahlaksızlığın dezenformasyonun alabildiğince ilerlediği bir dünya. Batı dünyası şuanda bu durumda. Batı dünyasında bunlar çok ciddi anlamda buhranlar ve Doğu tarafından genelleme yapmak doğru değil ama içerisindeki bütün ülkeler bu analizleri yaparak çok ciddi anlamda psikologlara danışarak bu süreci getirmeye çalışıyorlar. Batı genelleme yaparsak, ekonomik anlamda kendisini yürütebildiği ve var edildiği, güçlü olduğu ama ahlakı anlamda bir ölünün mezara indikten sonra kurtçukların kendisini kemirmesi gibi ahlaksızlığın ve dezenformasyonun kendisini kemirdiği bir süreci yaşıyor. Bu süreçlerin sonunda insanlar hep bir yere bağlanmak istiyorlar. Ortada ahlaksızlık ve ciddi anlamda buğran var. Bu ruhsal boşluğun ortasında bir şey bulmak istiyorlar. Avrupa şu an, aynı sanayi devriminin başladığı dönemde insanların dinden tamamen uzaklaştıktan sonra sosyolojik olarak cemaat cemiyet ayrımı olduktan sona bir şekilde faşist liderlerin kendilerine ekonomik vaat edebilirsiniz, size bir ideal sunuyoruz demesiyle arkalarına takıldı. Gençlerin hepsi şuan, Avrupa ülkelerin tamamında aşırı sağcıların destekçisi halinde. Avrupa’da aşırı sağ hareketleri bir yükseliş halinde. Bunun aynısı şu an Amerika’da var. Ülkedeki bütün Müslümanları tecrit etmeli, İsrail’in Gazze’ye ne uyguluyorsa aynısını uygulamamız gerekir diyen Trump, Cumhuriyetçilerin adayı olarak resmen bir rüzgarı arkasına almış gidiyor. Son araştırmalara göre kendisine destek verenlerin yüzde 62’si 30 yaşı altında. Bu inanılmaz bir rakam. Şu anda gençler Amerika’da 18-30 yaş arasında çok ciddi miktarda Cumhuriyetçilerin adayı olan ve tamamen bir dini unsuru ülkeden atmakla, göndermekle, mültecileri ülkeye almamak diyen bir adama destek veriyor. Doğu’da bizim coğrafyamızda ise kan, zulüm ve hak ettiğinden kötü şekilde yönetilen ülkelerin parçalanma süreçlerini görüyoruz” dedi.

    Boynukalın, Doğuda Afganistan, Rusya ve Amerika süreçlerinin hepsini yakın tarihte gördüklerini de anlatarak, “Irak paramparça olmuş bir ülke, Yemen’de, Libya’da yaşanan süreçleri biliyoruz. Bunların hepsinin sonucunda Batı ve Doğu’nun bu kadar fazla bunalımlı, karamsar ve sıkıntılı tabloların ortasında biz Yeni Anayasayı konuşabilecek kadar stabil bir ülkenin 2023-2071 hedeflerini koyacak kadar güçlü bir siyasi iradenin olduğu ülkede yaşıyoruz. Allah rızası için sahip olduğunuz nimetin farkında olun. İnanılmaz bir nimetin üzerindeyiz. Batı’da her türlü sıkıntının, ideolojik kamplaşmanın ve yol güzergahı belirleyememenin sıkıntısı yaşanırken, doğuda yaşamanın veya yaşamamanın hesabının yapıldığı, özgürlük güvenlik dengesinin tamamen altüst olduğu, insanların evlerine emniyetle ulaşamadığı ve yarınlarından emin olamadıkları ülkelerin ortasında siz bu kan ve zulüm coğrafyasının tam ortasında tek umut vadeden ülkenin tek umut vaat eden gençlerisiniz” ifadesine yer verdi.

    Karabük Valisi Orhan Alimoğlu, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Şeref Malkoç, KBÜ Rektörü Prof. Dr. Refik Polat ve diğer protokol üyelerinin hazır bulunduğu zirve, oturumlarla devam etti.

  • Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker, Yerel Yönetimler Zirvesinde

    Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker, Gaziantep’te düzenlenen Birleşmiş Kentler, Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı (UCLG-MEWA) zirvesine katıldı.

    Başkan Köşker, Gaziantep’teki yerel yönetimler ve belediye başkanları zirvesinde dünyanın çeşitli ülkelerinden yerel yöneticilerle bir araya geldi. İran, Lübnan, Filistin gibi çeşitli ülkelerin yöneticileri ile ülke ve kentlerdeki son gelişmeler hakkında sohbet ederek bilgi alan Köşker, hizmetler konusunda bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın da katıldığı zirveyi değerlendiren Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker, zirvenin yapıldığı Gaziantep’e de övgü yağdırdı.

    Zirveye yoğun katılım olduğuna dikkat çeken Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker, “ Burada güzel bir ev sahipliği içerisinde güzel bir ortamda güzel bir atmosferde, Türkiye içerisinde değişik illerde belediye başkanlarımız ile büyükşehir belediye başkanlarımız, ilçe belediye başkanlarımız aynı zamanda yurt dışından gelen, İran’dan, Lübnan’dan, Filistin’den gelen diğer belediye başkanlarımızında içinde bulunduğu bir toplantıdayız. Başbakan yardımcımız Yalçın Akdoğan beyin de teşrifleri ile berber güzel bir organizasyon içerisinde başlandı” dedi.

    Gaziantep ile Şanlıurfa’nın birlikte Suriye’den gelen savaş mağdurlarına kucak açtığını vurgulayan Köşker, “Gaziantep bu gün Türkiye içerisinde Şanlıurfa ile birlikte Suriye’den gelen savaş mağdurları Müslüman kardeşlerimizi içeresinde barındıran, onlara sahip çıkan, kucak açan ve anne şefkatiyle onlara sahiplenen bir Gazi şehrimiz. Dolayısıyla bu ayrı bir güzellik burada. Ayrı bir güzellik katıyor Gaziantep’e bu anlamda Belediye başkanımıza Valimize buradaki herkese teşekkür ediyorum. Gaziantep halkına teşekkür ediyorum ev sahipliğinden dolayı. Başarıyla götürüyorlar, başarıyla sürdürüyorlar bu çalışmalarıyla. İnşallah bunlar konuşulacak burada” şeklinde konuştu.

    Gaziantep’i bütün dünyanın tanıdığını anlatan Köşker, “UNESCO’nun içerisine giren koruma alanlarından bir tanesi. Hakikatten başarı hizmeti olan bir bölge. İnşallah sanayisi ile turizmi ile yapmış olduğu bu tip kongre, genel kurul etkinlikleri ile beraber hala doğuda bu bölgelerde sesini duyuran bir il olmaya devam edecek ben 30 senedir bir iş adamı olarak aynı zamanda belediye başkanı olarak her ay gittim geldim hakikatten Gaziantep içinde özünde işleri çözmeye çalışan ve özünde dışarıya yatırım yapmadan yatırmalarını burada gerçekleştiren gerçek bir milliyetçilik unsuruyla yatırımcısıyla birlikte büyümeye başladı ve büyümeye de daha da devam edecek diyorum” ifadelerini kullandı.

  • Otomobil Üretimi Son 10 Yılın Zirvesinde

    Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, son açıklanan verilerin hepsiyle yüzlerinin güldüğünü ifade ederek, “Otomotiv üretimi yüzde 5 artış gösterdi. İlk çeyrek itibariyle otomobil üretimi son 10 yılın zirvesine çıktı. Bu bir rekordur. Yine ilk çeyrekte otomotiv ihracatımız yüzde 50’lik artış gösterdi” dedi.

    Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Tofaş Otomobil AŞ’nin Egea hatcback serisinin üretimine başlama törenine katıldı. Tofaş’ın Egea projesi ile 2023 yılına kadar 1.3 milyon adet araç üretmeyi ve 10 milyar dolar ihracat yapmayı hedeflediğini dile getiren Işık, “Egea ailesine gösterilen yoğun ilgi nedeniyle 2023’te yeni bir istihdam oluşmuştur. Bu proje ülkemiz için çok önemli. Geçtiğimiz yıl satılan her 4 otomobilden üçünü ithal etmişiz. Ülkemizde binek otomobillerinin sınırlı olması sebebi ile otomobil pazarındaki artış bize büyükleri talep gücü oluşturacak. Her geçen gün artan bu talebin Türkiye’de karşılanması ihracat dengesini korumamızı sağlayacaktır. Dışarıda otomotivdeki yatırımlar bizleri sevindiriyor. Ancak binek otomobillerle ilgili yatırımlar bizi daha fazla sevindiriyor. Egea projesinin Türkiye’de yüzde 70 oranında Tofaş mühendisliği ile hayata geçirilmiş olmasından mutluluk duyuyorum” açıklamasında bulundu.

    “OTOMOTİV SEKTÖRÜNDE İLK 10’A GİRMELİYİZ”

    Tofaş’ın son 10 yıldır cirosunu yüzde üçünü ar-ge merkezine ayırdığını dile getiren Işık, şöyle devam etti:

    “Bakanlık olarak her yıl ar-ge merkezleri performans endeksini yayınlıyoruz. 2014 sonuçlarına göre Tofaş, ar-ge merkezi otomotiv sektöründe birinci olurken, tüm ar-ge merkezleri arasında da en iyi üçüncü oldu. Otomotiv sektörü her alanda ülkemizin en önde gelen sektörlerinden biridir. Yirminci yüzyılda yaşanan ekonomik dönüşümün en yüksek sanayi dallarının başında otomotiv sektörü gelmektedir. Bugün hayatımızdaki birçok teknoloji otomotiv sektörü üzerinden gelişiyor. Diğer sektörlerde ki ar-ge çalışmalarını otomotiv sektörünün talepleri doğrultusunda şekilleniyor. Türkiye gibi ülkelerin küresel ekonomiye dahil olmasında otomotiv sektörü kilit bir rol oynamıştır. 1950’den bu yana ürettiğimiz ve yatırım yaptığımız bu sektörde dünyada en büyük 15’inci üretim merkezi haline geldik. Ama bu durum bizi kesmez. İlk ona girmek durumundayız.”

    “2016 YILININ İLK ÇEYREĞİNDE OTOMOBİL ÜRETİMİ SON 10 YILIN ZİRVESİNE ÇIKTI”

    Son dönemde ekonomi ile ilgili gelişmeleri aldıklarını anlatan Işık, şöyle konuştu:

    “Son açıklanan verilerin hepsi yüzümüzü güldürdü. 2016 yılının ilk çeyreğinde geçen yıla göre üretim iç ve dış pazar gibi alanlarda tarihi seviyeleri geride bıraktık. Otomotiv üretimi yüzde 5 artış gösterdi. İlk çeyrek itibariyle otomobil üretimi son 10 yılın zirvesine çıktı. Bu bir rekordur. Yine ilk çeyrekte otomativ ihracatımız yüzde 50’lik artış gösterdi. Adet bazında bu sektörün geleceği dünya ekonomisinin geleceği açısından çok belirleyici olmuştur. 2015’de dünyada elliye yakın firma 90 milyonun üzerinde araç üretti. Bu araçlar gelişecek, değişecek. Ancak otomotiv sektörü insan hayatındaki önemini korumaya devam edecek. Önümüzdeki yıllarda birleşmeler yoluyla üretici firma sayısı azalacak. Üretim gelişmekte olan ekonomilere doğru kayarken, gelişmiş ülkeler ar-ge ve tasarım konusunda daha yüksek katma değerli konularda yoğunlaşacak. Gelişmekte olan ekonomilerde araç satışları gelişmiş ülkelerdeki satışlarını ikiye katlayacak. Yeni nesil çevre dostu motor talep her geçen gün artıyor.”

    “BUGÜN ARAÇLARDA KULLANILAN PARÇALARIN YÜZDE 70’İ GELECEK TEKNOLOJİLERDE YOK”

    Ekonomik ve siyasi istikrarın, işgücü niteliği üretim kalitesi iç ve dış pazarın büyüklüğü gibi hususlar ciddi bir avantaj olduğunu vurgulayan Işık, “Yeter ki biz ar-ge ve tasarımlarımızı geliştirelim, yeni teknolojilerinde söz sahibi olalım, ip hakları bize ait olan modemleri kendimize kazandıralım. Gelecek yıllarda araçtan araca etkileşim, akıllı sürüş sistemleri, güvenlik ve konfor da belirleyici olacak. Akıllı numaralı taşıyıcılar malzemelerin çok katmanlı korumalarını sağlayacak, elektrikli araçlarla ilgili batarya ve şarj teknolojileri elektrik dağıtım ve güvenliği ile ilgili teknolojiler daha da önem kazanacak. Otomotiv sektörüyle ilgili kullanılan parçaların yüzde yetmişi artık kullanılmayacak. Bugün bu araçlarda kullanılan parçaları yüzde 70’i gelecek teknolojiler de yok. Bunu bilerek tedbir almamız gerekiyor. Bu noktada yerli otomobil projesi de büyük bir dikkat ve hassasiyetle yönetiyoruz. Bazıları bu projeyi mevcut üretim yapanların aleyhine göstermeye çalışıyor. Proje Türkiye’ye merkez yapma açısından çok önemlidir. Bir firmanın otomotiv merkezinin bir ülkede bulunması önemlidir. Yerli otomobilinizin adeta bir teknoloji geliştirme platformu olarak görüyoruz” açıklamasında bulundu.

    Bursa’nın Yenişehir ilçesine inşa edilecek Otomotiv Test Merkezi hakkında da konuşan Işık, “Otomotiv Test Merkezi için şu ana kadar 54 milyon lira harcadık. Projenin ilk aşaması olan ihaleyi yaptık. Şuanda projeler yapılmaya başlandı. Hedefimiz 2006 yılında projede bir aksama olmazsa fren merkezinin temelini atmak istiyoruz. Diğer kalan projeleri tamamlanıp, hayata geçtiğinde Türkiye’deki otomotivin dünyadaki en önemli halkalarından biri olması için gayret göstereceğiz” şeklinde konuştu.

  • İran Turizm Zirvesinde İkili Görüşmeler Başladı

    Antalya’da İranlı turist sayısını arttırmak ve yeni sezon öncesi turizme katkı sağlamak içi düzenlenen ’İran Turizm Zirvesi’ kapsamında gerçekleştirilen Türk turizmciler ile İranlı turizm acenteleri arasındaki ikili görüşme (B2B) toplantıları bugün başladı.

    Serik Belediyesi son zamanlarda yaşanan gelişmelerden dolayı Türkiye’ye gelen turist sayısındaki azalmanın önüne geçmek, Türkiye turizmini canlı tutmak ve Türkiye’nin güvenilir liman olduğunu tüm dünyaya göstermek için çeşitli organizasyonlar düzenlemeye devam ediyor. Uluslararası Mena Turizm Zirvesi’nin ardından yeni bir turizm zirvesi organizasyonuna imza atan Serik Belediyesi, İranlı 85 seyahat acentesi ile çok sayıda gazetecinin katıldığı İran Turizm Zirvesine ev sahipliği yapıyor.

    Serik Belediyesi, Büyükşehir Belediyesi ve Türk Hava Yollan (THY) organizatörlüğünde, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Antalya Valiliği, Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı (TYTDA) destekleri ve otellerin sponsorluğunda Antalya’da gerçekleştirilecek programa İranlı 85 seyahat acentesi ile çok sayıda gazeteci katıldı.

    Zirvede, Türk turizmciler ile İranlı turizm acenteleri arasındaki ikili görüşme (B2B) toplantıları, bugün başladı. Bölgedeki otellerde incelemeler yapan konuk heyet, aynı zamanda Kaleiçi’ni, teleferikle Olimpos Tahtalı Dağı zirvesini, Düden ve Manavgat şelalelerini, Antalya Aquarium’u, Side’yi ve antik kentler ile alışveriş merkezlerini de gezdi.

    “TÜRKİYE KENDİNE BAŞKA PAZARLAR BULACAKTIR”

    Zirveyi değerlendiren Serik Belediye Başkanı Ramazan Çalık, “Türk turizminin doğal potansiyelinin ve dinamiklerinin, içinde bulunduğumuz konjonktürel krizi aşacağına inanıyorum. Bizim bölgemiz açısından da hayati önem arz eden turizm hareketliliği, bir şekilde canlanacak, Türkiye kendine başka pazarlar bulacaktır. Doğal dinamikleri ile yeni pazarlar bulan turizm sektörümüz, siyasi krizler ortadan kalktığında daha zengin ve daha geniş bir pazara hitap edecektir. İran Turizm Zirvesi’nden ümitliyiz” şeklinde konuştu.

    HELAL TURİZM ZİRVESİ

    Önümüzdeki günlerde Helal Turizm Zirvesi gerçekleştireceklerinin müjdesini veren Çalık, “Rusya ile yaşanan siyasi krizden dolayı Rus pazarına alternatif pazarlar oluşturuyoruz, bu kapsamda Helal Turizm Zirvesi düzenleyerek İslam ülkelerinde yeni pazarlar oluşturacağız. Zirveye, Katar, Kuveyt, Dubai, B. Arap Emirliği, Bahreyn ve Abu Dabi olmak üzere 6 ülke katılacak. Bu ülkeler ile karşılıklı anlaşmalar imzalayarak İslam ülkelerinden çok sayıda turisti ülkemize çekmeyi planlıyoruz. S. Arabistan’dan 20 sosyal medya fenomeninin Antalya’ya getirilerek 2 milyona yakın takipçilerine bu bölgeden paylaşımlar yaparak bölgemizi tanıtacak” diye konuştu.

    TURİZMCİLERİMİZİN HEM DE ÇİFTÇİMİZİN YÜZÜ GÜLECEK

    Serik Belediye Başkanı Prof. Dr. Ramazan Çalık, “Sadece turizm ile ilgili değil bölgenin ve ülkenin kalkınması için elimizden ne geliyorsa yapıyoruz. Önümüzdeki günlerde çeşitli ülkelerden Yaş Sebze ve Meyve İthalatçılarını getirerek üreticilerimizle karşılıklı anlaşmalar yapacağız, Rusya ile yaşanan krizden dolayı sıkıntı çeken çiftçilerimiz ürünlerini satacakları yeni pazar anlaşmaları yapacaklar. İnşallah hem turizmcilerimizin hem de çiftçimizin yüzü gülecek” ifadelerini kaydetti