Etiket: Zirvesinde

  • Perakende Zirvesinde dijital değişim konuşuldu

    Perakende zirvesinin ilk gününde ana gündem maddesi e-ticaret ve dijital değişim oldu. Hanzade Doğan Boyner, perakende de e-ticaretin Türkiye’de dünya ortalamasına göre yavaş, fakat her geçen yıl artarak büyüdüğüne dikkat çekti. Steven Van Belleghem ise, dijitalleşmenin insan unsurunu geliştirip dönüştürmeden mümkün olmadığını savundu.

    Dünyada perakende sektörünün şu anda yüzde 10 oranında elektronik ortama taşındığını bu dönüşümün Türkiye’de daha yavaş olduğunu belirten Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hanzade Doğan Boyner, “Ancak son 10 yıldır hayata gözlerini açanlar dijital bir nesil olarak 2 yaşından itibaren cihazları ellerine alıyorlar. Birkaç yıl sonra satın almada dijital nesil etkili olmaya başlayacak. Henüz Türkiye’de e ticaret dünya ortalamasının altında kalıyor, ancak artarak internet ortamına geçiyoruz. Ayrıca internetten satış, raftan satıştan daha ucuz değil. Çünkü bugün internet mecralarına ulaşımı sağlamak için yapılan reklam yatırımları kira ücretlerine yaklaşmaya başladı. Gelecekte kaçınılmaz olacak e ticarete geç kalmamak için bugünden itibaren kurumsal yapılarınızı dijital ortama, internet üzerinden satışa uygun hale getirmeye başlamalısınız. Bugün Güney Kore’de bebek bezinin yüzde 60’ı internetten satılıyor. Tekstil ürünlerinin de yüzde 30’u dünyada internet üzerinden beğenilip alınıyor” dedi.

    Perakende 2016 da öğleden önceki oturumda konuşan Steven Van Belleghem’de dijitale dönüşün insan kaynakları faktörü olmadan mümkün görünmediğine işaret ederek, “Bugün dijital dünya her şey demek değildir. Ancak bunu kullanarak insani ilişkilere zaman ayırabiliriz. Belçika’da bir arkadaşım eczanesine koyduğu ilaç kutularını raftan getiren bir robot uygulama ile vaktinin yüzde 30’unu kazanarak müşterileri ile ilgilendiği süreyi arttırdı. Satışlarında yüzde 50’lik bir gelişme kaydetti. Burada dijitale yatırım yapılırken, insani ilişkileri ön plana çıkartmaya bakmalıyız. Bir taraftan da dijital takipler insanlara yeni pencereler açıyor.

    Americana Spacex firması 2025 de Mars’a ilk koloniyi göndermeyi planlıyor. Dünyanın bitmesi halinde Mars’ta hayatı planlıyorlar. Bu şirkete Google ise 1 milyar dolar Mars da internet sağlamak için uzun vadeli yatırım planlıyor. 2040 yılında ise Mars’da 1 milyon kişinin yaşamasını öngörüyorlar. Dijital gelişmeler insanların pencerelerini, hayal dünyalarını geliştiriyor. Çin’de bugün robot garsonlar servis yapıyor. Otellerde check-in hizmetini artık bilgisayarlar verirken, en neşeli personel müşterilerin rahat ve bolca vakit geçirmeleri için barlara kaydırıldı. Dijital hizmetin yapılacağı yerler farklı, insanların ilişkilerinin müşteriyi yakalayacağı alanlarla farklılaşmaya başladı” diye konuştu.

  • Süt zirvesinde çözüm konuşulacak

    Aydın’ın Kuşadası ilçesinde düzenlenecek 4. Ulusal Süt Zirvesi’nde sektördeki “yenileşim” masaya yatırılacak. Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Tevfik Keskin, hayvancılık sektöründeki sorunun merkezinde “süt”ün yer aldığını belirterek, “Sütte sorun çözüldüğünde hayvancılıktaki sorun da çözülür” dedi.

    Süt üretiminde yılda 19 milyon ton ile öncü ülkeler arasında yer alan Türkiye, sektörde yeni yol haritasını belirleyecek. Efes Fuar ve Kongre Merkezi’nde 3-4 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek 4. Ulusal Süt Zirvesi, Türkiye’nin dört bir yanından üreticileri ve birlik yönetimlerini ağırlayacak. Zirvede son günlerde en çok tartışılan sütteki verim fazlalığı, süt fiyatları başta olmak üzere desteklemeler, sektörde yenileşim konuları masaya yatırılacak. Türkiye’nin yılda 19 milyon ton ile üretimdeki başarısına karşın kişi başı 24 litre tüketimle Avrupa Birliği ve Amerika’nın gerisinde kalması da yine zirvenin ana gündem maddeleri arasında yer alacak.

    Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Tevfik Keskin, zirvenin küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık sektörünün gelişmesi, süt verimliğinin ve kalitesinin artırılarak sürdürülebilir üretimi ile pazarlanmasını sağlamak için büyük önem taşıdığını söyledi. Süt ürünleri fiyatlarındaki artışa karşın sütte iki yılı aşkın süredir bir artış olmamasını nedeniyle sahada “istikrarsız” bir ortamın doğduğunu söyleyen Keskin, “Zirve tüm sorunların çözüm noktası olacak” dedi.

    Özellikle Ege Bölgesi’nde üretici aleyhine oluşan bir sistemin varlığının söz konusu olduğuna dikkat çeken Keskin, “Bundan da Türkiye geneli etkileniyor. Bu nedenle sütteki sorunların çözümünün adresi Ege’de yatıyor” diye konuştu.

    Bir önceki Ulusal Süt Zirvesi’nde Et ve Süt Kurumu’nun piyasada “hakemlik” görevi görmesi için çağrı yapıldığını, bunun da kabul gördüğünü hatırlatan Keskin, “Bizdeki asıl sorun bu. Herkes kendi işini yapmalı. Örneğin biz sivil toplum kuruluşuyuz ve üreticinin hakkını savunmak zorundayız. Görevimiz net ve işimiz de bu. Aynı zamanda hem bakanlığı hem de üreticilere karşı hesap verebilir olmalıyız. Et ve Süt Kurumu da kesinlikle müdahale kurumu olmalı. Bu noktada biz Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile aynı düşünceye sahibiz. Sayın Bakan Faruk Çelik, merkez birliklerinin yapılanmasının sağlam olmasını istiyor. Biz de aynı düşüncedeyiz, Türkiye’de bir örgüt kirliliği yok, bağlantı kopukluğu var. Herkes birbirinin işini yaparsa olmaz. Her kurum kendi işini yapmalı” dedi.

    Sütte istikrar

    Türkiye’nin hayvancılık sektöründe kalkınmaya ihtiyacı olduğunu ve bunun da tüm kesimler tarafından şart olarak görüldüğünü söyleyen Keskin, “Hayvancılıkta sorun süttür, sütteki sorun çözüldüğünde hayvancılıktaki sorun da çözülür. Süt besleyici olduğu kadar sektöre de istikrar getirir” şeklinde konuştu.

    GL Platform Fuarcılık Genel Müdürü Gül Ceylan ise, zirvenin sektörün “sesi” haline geldiğini, yine zirvede alınan kararların hayata geçmesi nedeniyle de adeta sektörün meclisi yapısına kavuştuğunu söyledi. Ceylan, “Geçen yıl sektör, Et ve Süt Kurumu’nun müdahaleci olmasını istedi ve zirveden çıkan bu karar Et ve Süt Kurumu tarafından hayata geçirildi. Bu yıl aile şirketlerinden sanayicilere, üreticiden tüketiciye kadar birçok kesimin yine önerileri var. Sektörün beklediği kararlar yine bu zirveden çıkacak” dedi.

  • Alpler’in zirvesinde adrenalin ve keyif bir arada

    Alpler’deki Grandes Jorasses Dağı’nın en zorlu zirvelerinden Pointe Walker ve Pointe Whymper’e tırmanan iki dağcı, 4 bin metrenin üzerindeki zirvede yaşadıkları adrenalin ve keyfi saniye saniye kaydetti.

    Uludağ Dağcılık Kulübü (ULUDAK) Başkanı İsmet Şentürk ile Bursa Dağcılık ve Doğa Sporları İhtisas Kulübünden (BUDAK) Ayşe Arabacı, 2 günde gerçekleştirdikleri tırmanışın sonunda zirveye ayak basan ilk Türk olmanın mutluluğunu yaşadı. Alpler’deki Grandes Jorasses Dağı’nın en zorlu zirvelerinden 4 bin 208 metre yüksekliğindeki Pointe Walker ve 4 bin 184 metrelik Pointe Whymper’e tırmanmak için hareket eden iki dağcı, kayalık, karlı ve buzlu parkurları aşarken yaşadıkları adrenalini ise vücutlarına monte ettikleri küçük kameralarla görüntüledi. Yaşadıkları adrenalin ve tehlikelerin ardından zirveye ulaşan dağcıların mutlulukları gözlerinden okundu. Keskin uçurumlar atlatan, çatlayan buzulları aşan dağcılar, zirvede Türk usulü çay içmeyi de ihmal etmedi. Daha sonra inişe geçen iki dağcının karşısına ise Türkiye’de görmeye alışık olmadıkları dağ keçisi çıktı.

    Alpler’de çeşitli tırmanışlar yaptıklarını ve geçtiğimiz sene karşıdan hayranlıkla izledikleri iki zirveye de çıkmak için plan yaptıklarını belirten İsmet Şentürk, “Gece yarısı tırmanışa geçtik. Uzun soluklu ve güzel bir tırmanış gerçekleştirdik. Yanınızdaki arkadaşı seçerken çok dikkatli olmalısınız. Çünkü onun veya sizin yaptığınız bir hata ikinizin de hayatını kaybetmesine sebep olabilir. Bugüne kadar bu zirvelere Türklerin tırmanmadığı bilgisini almanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

  • Gümüşhaneli dağcılar Bayburt Demirkapı Zirvesi’nde

    Gümüşhaneli dağcılar Bayburt’un en yüksek zirvesi olan 3 bin 409 metre rakımlı Demirkapı Zirvesi’ne kalabalık sporcu grubuyla zorlu bir tırmanış gerçekleştirdi.

    Kelkit ve Kürtün ilçesinden gelen sporcuların katılımıyla Gümüşhane’den bölgeye araçla ulaşan Gümüşhane Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (GÜDAK) üyesi sporculara burada Bayburt’tan gelen sporcular da katıldı. Toplam 26 kişiyle gerçekleştirilen etkinlik Bayburt’un Üzengili köyüne bağlı Sarıçiçek Yaylası’ndan başladı.

    Güneşli ve rüzgarlı bir havada gerçekleştirilen zirve tırmanışına ilk kez katılan sporculardan bazıları yüksek rakımın olumsuz etkileri nedeniyle zirveye yakın bir noktada tırmanışı bırakmak zorunda kalırken, 24 sporcu bölgenin en yüksek noktasına ulaşmanın mutluluğunu yaşadı.

    Sırt çantalarında taşıdıkları yiyeceklerle zirvede sofra kurarak yemeklerini yiyen sporcular daha sonra yıllar önce kendileri tarafından Demirkapı’nın en yüksek noktasına yerleştirilen zirve defterini imzalamayı da ihmal etmedi.

    Gümüşhane dağlarını karış karış gezen sporcular arasına ilk kez katılan ve ilk etkinliğinde 3 bin 409 metre gibi önemli bir yükseklikteki zirveye ulaşan Mimar Buket Akyıldız, “İlk zirveye başladığımda keşke gelmeseydim ama zirvedeyken değdi dedim. İnişte de güzel çiçekler topladım. Gayet keyifliydi. Kesinlikle katılmak gerekiyor bu tür etkinliklere. İlk kez katıldım bende. Sonradan pişman dahi olsanız denemek gerek” dedi.

    Kaçkar ve Verçenik Zirveleri görünüyor

    GÜDAK ekibi olarak 3. kez Bayburt’un Demirkapı zirvesine tırmandıklarını kaydeden kulüp yöneticisi ve etkinlik sorumlusu Selami Karaaslan ise zirveden Kaçkar ve Verçenik Zirveleri’nin de göründüğünü, Karadeniz tarafının sisle kaplı eşsiz manzarasını ve bölgede çok sayıda bulunan buzul göllerini görme imkanı bulduklarını söyledi.

    Toplamda 6 kilometrelik parkura 26 kişiyle başladıklarını ve 24 kişinin zirveyi gördüğünü dile getiren Karaaslan, 5,5 saat süren etkinliğin 2 bin 800 metreden başlayarak 3 bin 409 metre rakıma ulaştığını, bunun da çok ciddi bir rakım farkı ve eğim olduğunu kaydetti.

    Güzel bir havada gerçekleştirilen etkinlikte zirveye iniş ve çıkışta zorlandıklarını ifade eden Karaaslan, zevkli bir etkinliği başarılı bir şekilde sonuçlandırdıklarını da sözlerine ekledi.

    Etkinliğin ardından yine araçlarla Sarıçiçek yaylasından yola çıkan sporcular Bayburt’un Aydıntepe ilçesinde 3 bin yıl önce yapılan ve içerisinde odalar, toplantı salonları, mutfak ve su ihtiyaçlarını görecek kaynak ve havuzların bulunduğu 1,2 kilometre uzunluğundaki yeraltı şehrini gezdi.

    Yüzeyden 2,5 metre derinde başka yapı malzemesi kullanmadan ana kayaya oyulmuş galerilerde gezen sporcular yeraltı şehrinin giriş ve çıkışını kapatmak için kullanılan çapı yaklaşık 1,5 metre olan daire şeklindeki taşları ise hayranlıkla izledi.

  • Ordulu dağcı Avrupa’nın çatısı Mont Blanc zirvesinde

    Ordulu dağcı Yılmaz Seferoğlu, 4 bin 810 metre yüksekli ile Alpler’in ve Avrupa’nın en yüksek dağı olan Mont Blanc’ın zirvesine ulaştı.

    Daha önce Türkiye’nin en yüksek dağı olan 5 bin 137 metre yüksekliğindeki Ağrı, 3 bin 916 metrelik Erciyes, Karadeniz’in birinci Türkiye’nin dördüncü yüksek dağı olan 3 bin 932 metre yüksekliğindeki Kaçkar Dağı’na tırmanış gerçekleştirerek zirve sevinci yaşayan Ordu Dağcılık Kulübü sporcusu Yılmaz Seferoğlu ile Mehmet Şenocak iki gün önce Avrupa kıtasının en yüksek dağı Mont Blanc’ın zirvesine çıkmak üzere tırmanışa geçti.

    Birinci günün sonunda zirveye yakın 3 bin 817 metre yüksekliğindeki Gouter bölgesine ulaşan Yılmaz Seferoğlu ve Mehmet Şenocak, ikinci gün zirve tırmanışına geçti. Oldukça sert rüzgarların estiği zirve tırmanışında fırtınaya yakalanan iki dağcıdan Mehmet Şenocak, zirveye 500 metre kala geri döndü. Tırmanışını sürdüren Yılmaz Seferoğlu, rüzgar ve tipi arasında 4 bin 810 metrelik zirveye ulaşmayı başardı. Seferoğlu, bu başarı ile Mont Blanc’ın zirvesine tırmanan 116. Türk oldu.