Etiket: Zirvesinde

  • ABD Başkanı Trump’tan NATO Liderler Zirvesi’nde terör vurgusu

    ABD Başkanı Donald Trump, Brüksel’de gerçekleştirilen NATO Liderler Zirvesi’nde konuşma yaptı.

    ABD Başkanı Donald Trump Belçika’nın başkenti Brüksel’de gerçekleştirilen NATO Liderler Zirvesinde Manchester’da meydana gelen saldırıya ilişkin açıklamalarda bulundu. İlk kez NATO Zirvesi’ne katılan Başkan Trump, İngiltere’nin Manchester kentinde meydana gelen bombalı saldırıyı kınayarak “Barbarca ve korkunç” olduğunu kaydetti. Trump, terörizmin şeytansı yönüne vurgu yaparak “Konsere katılan masum küçük kızlar ve diğerleri korkunç bir şekilde öldürüldü ve yaralandı” dedi. Trump, ABD’de yaşanan istihbarat sızıntılarının Manchester’daki saldırıyla bağlantılı olmasının da oldukça rahatsız edici olduğunu söyledi. Aşırıcılara tekrar vurgu yaparak onları toplumdan dışlanmış, “kaybedenler” olarak nitelendiren Başkan Trump, ABD’nin terörle mücadeleye durmadan devam edeceğini söyledi.

  • Çavuşoğlu, Arap İslami Amerikan Zirvesi’nde aile fotoğrafına katıldı

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suudi Arabistan’da gerçekleştirilen Arap İslami Amerikan Zirvesi öncesinde aile fotoğrafına katıldı.

    Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da gerçekleştirilen Arap İslami Amerikan Zirvesi başladı. Körfez Arap ülkeleri liderlerinin yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Türkiye’yi temsil eden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun da katıldığı zirvede aile fotoğrafı çekildi.

    Geniş güvenlik önemleri altında gerçekleştirilen zirvede bölgesel güvenlik tehdidi ele alınacak. Zirve kapsamında Trump’ın “İslam’ın barışçıl vizyonu için umutları” hakkında bir konuşma yapması bekleniyor.

  • Kayseri pastırması Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi’nde

    Ankara’da gerçekleştirilen Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi’nde Kayseri Ticaret Odası da yer alırken, standın en gözde ürünü Kayseri pastırması oldu.

    Kayseri Ticaret Odası (KTO), Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından Türkiye’de ilk kez düzenlenen Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi’ne katıldı. ATO Congresium’daki zirvede yer alan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Hiçyılmaz, Kayseri’de 10 coğrafi işaretli ürün olduğunu belirterek, “Buradaki amaç hangi ürünün hangi yöreyle özdeşleşmiş olduğunu tüm Türkiye’ye duyurmak ve tüm ürünlerimizin kamuoyu tarafından daha çok benimsenmesi ve satın alınmasını sağlamaktır. Bizler de Kayseri yöremizin ürünlerinin tanıtımı için buradayız. Bu kapsamda bu faaliyetleri önemsiyoruz ve her sene de bu organizasyonda yer alacağız” şeklinde konuştu.

    ATO Başkanı Gürsel Baran da standı ziyaret gelerek Kayseri pastırmasının tadına bakıp, KTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Hiçyılmaz’la sohbet etti.

  • Türkiye’nin yerel değerleri Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi’nde

    Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından düzenlenen Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi’nde Türkiye’nin yerel değerleri ele alınıyor.

    ATO tarafından düzenlenen Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi’nin açılışı ATO Congresium’da gerçekleştirildi. Programın açılışında konuşan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Lale kimin diye sorsak dünyada hiç kimse ‘lale bizim’ demez. Lale kimin? Lale Hollanda’nın. Dünya para kazanır ama lalenin ana vatanı Türkiye, Anadolu coğrafyası. Biz malımıza sahip çıkmadık, adamlar sahip çıktılar yılda 1 milyar avro para kazanıyorlar” ifadelerini kullandı.

    “Yöresel ürünlerimize sahip çıkmak için coğrafi işaret almak lazım”

    Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin müthiş bir girişimci ruh ve coğrafyaya sahip olduğunu aktararak, “Türkiye’nin her ilçesinin kendine has bir peyniri var ama peynir deyince akla Fransa geliyor. Diyoruz ki yöresel ürünlerimize sahip çıkmak için coğrafi işaret almak lazım. Bunan da yolu var; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın bünyesinde faaliyet gösteren özellikle Patent ve Marka Kurumumuz bu işe öncülük ediyor. Bugün itibariyle sadece 3 ürünümüz dünyada tescillenmiş durumda. Gaziantep’in baklavası, Aydın’ın inciri, Malatya’nın kayısısı da yakında geliyor. Ama güzergahta olan daha epey ürünümüz var. Bizim en büyük zenginliğimiz, kendi kültürümüzün zenginliği, atalarımızdan miras kalan zenginlik. Eğer biz bunlara sahip çıkarsak bunlar para, zenginlik, esas kültürümüze sahip olmak demektir” şeklinde konuştu.

    “AB ülkelerinden dünyaya ihraç edilen işlenmiş ürünlerin yüzde 70’i coğrafi işaretli ürün”

    ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ise dünyada coğrafi işaretli ürünler pazarının 200 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaştığını söyleyerek, “Avrupa Birliği ülkeleri 5 binin üzerindeki coğrafi işaretli ürünü yaklaşık 55 milyar avroluk bir pazar değeri taşıyor. AB ülkelerinden dünyaya ihraç edilen işlenmiş ürünlerin yüzde 70’i coğrafi işaretli ürün” açıklamasında bulundu.

    Coğrafi işaretin Türkiye’de uzun yıllar gündemde yer alacak bir konu olduğunu vurgulayan Baran, ATO olarak bu zirveyi düzenlemekteki amaçlarının belirli bölgelere ait ürünleri tanıtmak, pazar oluşturmak, sadece bu ürünlerden oluşan bir ihtisas fuarını ülkeye kazandırmak ve coğrafi işaretler konusunda farkındalığı arttırmak olduğunu anlattı. Coğrafi işaretli ürünlerin marka ve patent gibi herhangi bir şahısa ya da şirkete ait olmadığını belirten Baran, “ATO olarak istiyoruz ki, yöresel ürünlerimizi tüm dünyaya tanıtalım, üreticimizin emeğini kıymetlendirelim. Bu ürünleri ihraç ederek ülkemize daha fazla döviz kazandıralım” değerlendirmesinde bulundu.

    “Bir İngiliz’in beş çayındaki tercihi neden Rize çayı olmasın?”

    Baran, Türkiye’nin yöresel ürünler bakımından çok zengin bir ülke olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu:

    “81 ilimizin tamamının kendine özgü ürünleri var. Maraş’ın dondurmasını, Siirt’in fıstığını, Malatya’nın kayısısını, Amasya’nın elmasını, Datça’nın bademini bilmeyenimiz yok. Bunları biz biliyoruz ama başkaları bilmiyor. Fransa’nın ünlü Comte peyniri İtalya’nın sofrasında nasıl kendine yer buluyorsa bizim Kars kaşarımız, Kayseri pastırmamız, Afyon kaymağımız, Aydın incirimiz de aynı sofrada yer almalı. Bir İngiliz’in beş çayındaki tercihi neden Rize çayı olmasın? Lahmacunumuz neden İtalyan pizzasıyla boy ölçüşmesin. Türkiye’nin ürünleri tüm insanlığın hayatına lezzet katsın, değer katsın.”

    Türkiye’nin 2 bin 500’ün üzerinde coğrafi işaret alabilecek ürünü olduğunu ama sadece 200’ünün tescillendiğini bildiren Baran, “Elimizde çok kıymetli bir hazine var. Ama biz bu hazinenin farkında değiliz. Elimizi taşın altına koyduk, çünkü Ankaramızı bu ürünlerin ticaret merkezi haline getirmek istiyoruz. Böylece hem tüccarımızın rolü hem Ankara’nın ihracatı hem de ekonomimize sağladığı katma değeri artacak. Ürünlerimiz coğrafi işaret tescili aldıktan sonra markalaşarak dünya pazarlarında tanınır hale gelecek. Pazarlama gücü artacak. Köylü kazanacak, şehirli kazanacak, Türkiye kazanacak” dedi.

    Ankara Valisi Ercan Topaca da yaptığı konuşmada, coğrafi işaretli ürünlere sahip çıkılması gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti:

    “Buna sahip çıktığımız zaman birçok faydasını hep birlikte yaşayacağız. Bugün bilmediğimiz, görmediğimiz birçok ürünümüzü bu işareti aldığı zaman çok daha kolay pazarlayacağız. İnsanlar bu ürünleri tanıyacak. Bizim bu ürünlerimize güvenecek. Bir taraftan da geleneksel ve kültürel değerlerimizi, ürünlerimizi yaşatmış olacağız. Yine bu ürünlere sahip çıkmak coğrafi işaretli ürünlerin sayısını arttırmak rekabet gücümüzü de arttıracaktır. Markalaşmayı arttıracaktır. Fiyat avantajlarını arttıracaktır. Bu zirveyi biz önemsiyoruz. Unutulmuş ama ekonomik değeri olan kültürel değeri olan ürünlerimiz ortaya çıkarıp piyasaya sürmek, ticarileştirmek ve insanlığın hizmetine sunmak bizin için görevdir.”

    Zirve yarın da sürecek

    Coğrafi İşaretli ürünler Zirvesi, farklı konuşmacıların yer aldığı oturumlarla sürüyor. Yarın da devam edecek olan zirve, radyocu Kadir Çöpdemir ve farklı konuşmacıların yer aldığı panel ve oturumlarla devam edecek.

  • 20. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde konuşan Türk Barter Yönetim Kurulu Başkanı Sırrı Şimşek:

    20. Avrasya Ekonomi Zirvesi’ne katılan Türk Barter Yönetim Kurulu Başkanı Sırrı Şimşek, İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma bir BM yönetim tarzı olduğuna dikkat çekerek, “Yeni bir BM kurulması lazım” dedi.

    Marmara Grubu Vakfı tarafından bu yıl 20’inci düzenlenen Avrasya Ekonomi Zirvesi bu yıl Wow İstanbul Otel Kongre Merkezi’nde gerçekleşti. 44 ülkeden 200 devlet adamı, akademisyen, işadamı ve din adamının katılım gösterdiği zirve “İnsanlık bir Yol Ayrımında” başlığı altında toplandı.

    Zirveye katılan Türk Barter Yönetim Kurulu Başkanı Sırrı Şimşek Sürdürülebilir Kalkınma Ve Sosyal Adalet için Arz Talep Dengesinin Sağlanmasında Alternatif Finans Modellemesi: Barter” başlığında konuşma yaptı. Konuşmasında Avrupa ve Asya ülkelerini biraraya getirecek, ülkelerin ekonomik ihtiyaçlarına çözüm sağlayacak “Barter Ortak Pazarı” modeline işaret etti. Türk Barter Yönetim Kurulu Başkanı Sırrı Şimşek, “25 yıldır, dünyada hızla gelişen alternatif ticaret ve finans modeli Barter Sistemi’ni daha yaygın kullanmayı Türkiye başta olmak üzere tüm ülkelere tavsiye ediyoruz. Avrasya’nın dünyanın ekonomi, ticaret ve finans merkezi haline gelmesi, bölge ülkelerinin ekonomik alanlarda kendi aralarında ve tüm dünya ülkeleriyle iş birliği yaparak barış, istikrar ve dengelerin muhafazası konularında ortak hareket etmesine bağlıdır. Bunun için ortak model de şüphesiz Barter Ortak Pazarı’dır” dedi.

    Dünyanın huzura ve istikrara barışa ihtiyaç duyduğu şu günlerde insanlığa katkı sağlayacak alternatiflere ihtiyaç duyduğunu ve şirket olarak buna katkı sağladıklarını belirtti. “İnsanlığın fakirlikten kurtulup saadete erişmesi gerekiyor” diyen Şimşek, “Refahın sağlanabilmesi çini ekonomik anlamda dağlımın eşit ve adil olması gerektiğini anlatıyoruz. Bu da arz talep dengesinin sağlanması ile mümkün. Her ülkeyi tek başına incelediğimizde her ülkenin kendine göre zenginlikleri var nemli olan bu zenginliklerin kendileri tarafından kullanılabilmesi. Ama maalesef sömürge altında oldukları için kendi zenginliklerini kullanamıyor halkına refahı sağlayamıyor ve kargaşa oluyor. Yine aynı aktörler kargaşayı düzenlemek için sözde hak ve özgürlükleri getirmek için oraları işgal ediyor. Maşa haline getiriyor en basit örneği Suriye. BM’nin yapısına baktığımız zaman İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma bir yönetim tarzı var. Tamamen belli başlı ülkelerin menfaati için kurgulanmış bir sistem. Yeni bir BM kurulması lazım. Önemli olana burada ekonomik olarak birbirini desteklemek lazım. Şimdi bakıyorsunuz, AB oluşumlara her ülke kendine özgü kanunlarını yaşayış tarzını benimsetmeye çalışıyor. Halbuki ona dokunmadan her ülkenin kendine özgü has gelenek ve görenekleri var. Hele Hele Türkiye’nin köklü bir geçmişi var ve Türkiye’nin kesinlikle artık AB kapısında beklemesinin anlamı yok. Zaten muhtemelen de referandum sonrasında AB devamında da bir referandum olacak. Halkın büyük çoğunluğunun istemediğini biliyoruz ” diye konuştu.