Etiket: Zirvesi

  • Bursa’da Balkan Ekonomi Zirvesi…

    Rumelili Yönetici İşadamı ve Sanayicileri Derneği’nin (RUMELİSİAD) 5’incisini düzenlediği Uluslararası Balkan Ekonomi Zirvesi öncesi konuşan RUMELİSİAD Başkanı Erol Kılıkçıer, “Bu zirvede her iki taraf yönünden kârlılığı sağlamak asıl amacımızdır” dedi. Zirveye Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu da katıldı.

    RUMELİSİAD 5. Uluslararası Balkan Ekonomi Zirvesi Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Zirve öncesi konuşan RUMELİSİAD Başkanı Erol Kılıkçıer, bu zirvenin maksadının her iki taraf yönünden kârlılığı sağlamak olduğunu dile getirdi. 5. Uluslararası Balkan Ekonomi Zirvesi’nin Türkiye Cumhuriyeti Ekonomi Bakanlığı’nın alım heyeti oluşturulması ile icra edildiğini ifade eden Kılıkçıer, “Bu zirvedeki temel amaç, protokolün yanı sıra Balkan ülkelerinden gelen iş adamlarıdır. Bu işadamların hepsi tüccardır. Eski demir perde ülkelerinde kısmen sanayi vardı. Ancak demir perdenin yıkılması ile birlikte sanayi zaten demode olduğu için bırakıldı. Oradan gelen işadamlarıyla bizim buradaki işadamlarımızı karşı karşıya getirince görüyoruz ki hepsinin temel talebi bizden mal almaktır” dedi.

    150 işadamı karşılıklı görüşme imkanı buldu

    Bu sene Ekonomi Bakanlığı alım heyeti kapsamında yaklaşık 150 işadamı karşılıklı görüşme imkanı sağladığını ifade eden Kılıkçıer, “Bu da Türkiye’nin ekonomisine çok faydalı olduğunu düşünüyoruz. Balkanların toplam ticaret hacmi 350 milyar dolar civarındadır. Bizim 2023 hedeflerimizde Balkanlar ile yapılacak ihracat 50 milyar dolar olarak hedeflenmişti. Şu an bu rakamlara uzağız, o nedenle bizde dernek olarak elimizden gelen çalışmaları yapıyoruz. Ekonomi zirveleri Türk ve Balkan ekonomisine faydalı olur. Zaten Balkanlarda yaşayan insanların sanayiye temel olarak sahip olmadığı için başka ülkelerden gelecek mallara ihtiyaçları var. Bizim de yapmaya çalıştığımız şey bizim ürettiğimiz malları satarak, her iki taraf yönünden karlılığı sağlamak temel amacımızdır” diye konuştu.

    5. Uluslararası Balkan Ekonomi Zirvesi’ne katılan Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, burada işadamlarına hitap etti. Balkanlar ve bölgenin gelecek vaat etmesinin yanı sıra bir takım sıkıntıların da olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, “Coğrafyamızın karşı karşıya bulunduğu sınamalarla baş edilebilmesi için aramızda eş güdümün sağlanması ve bölgesel düzeyde siyasal ve ekonomik alanlarda belirlenen öncelikler üzerinden çözümler üretilmesi önem taşıyacaktır. Ancak bu şekilde geleceğe dönük bölgesel ön görülerimizi gerçekleştirebilir, istikrar, barış ve refah içinde yaşayan bir Balkanlar hedefine ulaşabiliriz” dedi.

    Dünyada 4 ülkede üretimi yapılan materyal Bursa’da üretilecek

    Batı Trakya Türkleri Dernek Başkanı olduğu zamanda RUMELİSİAD’ın kurulduğunu sözlerine ekleyen Çavuşoğlu, “Kurulduğundan beri RUMELİSİAD mücadele göstermektedir. RUMELİSİAD ortak girişim platformu oluşturuldu. Bu platform bir holding maiyetinde ve Türkiye’nin gelecek projeksiyonunda önemli stratejik hamlelere adım atmasını sağlayacak ürün geliştirme AR-GE faaliyetlerini sürdürüyorlar. Bizde onları takip etmeye devam ediyoruz. Bursa bu vesile ile önemli bir kazanım elde edecek. Belki ileriki günlerde Dünyada sadece 4 ülkede üretimi sağlanabilen bir materyal üretimini Bursa’da yeniden pazarlamaya başlayacağız. Ülke ekonomisi de bundan çok büyük güç alacak” dedi.

    500 kilometrelik sınır hattı teröristlerden temizlendi

    Terör örgütleri ile etkin mücadele konusu son derece önem arz ettiğini söyleyen Çavuşoğlu, “Bölgenin daha güvenli kılınması çerçevesinde terörün her türlüsüne karşı, ayrım gözetmeksizin kararlılıkla mücadele edilmesi elzemdir. Teröre en maruz kalan ülkelerden biri olan Türkiye, PKK, PYD, YPG, FETÖ, DEAŞ gibi terör örgütlerine karşı aynı anda etkin bir mücadele vermektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) Kuvvetleri 2 bin kilometrekarelik bir alan PYD, YPG ve DEAŞ terör örgütlerinden temizlemiştir. Böylelikle 911 kilometre uzunluğa sahip Suriye sınırımızın yaklaşık 500 kilometresi artık terörden arındırılmış bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.

    “FETÖ’cü teröristler Balkanlarda yuvalanmaya çalışıyor”

    Balkan ülkelerinin terörist ayrımı yapmadan Türkiye ile dayanışma içinde olması gerektiğini belirten Çavuşoğlu, “Özellikle FETÖ terör örgütü mensuplarının, Balkanlarda her alanda olduğu gibi iş dünyasını da kıskaç altına almaya çalıştığı herkesin malumudur. FETÖ’cü teröristler hala yuvalanmaya devam ettiği Balkan ülkelerinde, eğitim, ticaret ve masum kavramlar arkasına gizlenerek derin bir para işletmeye devam etmektedirler” şeklinde konuştu

    Plaket takdimi ve hatıra fotoğrafının çektirilmesinin ardından program sona erdi.

  • Genç Türkiye Zirvesi İstanbul’da

    Hasan Kalyoncu Üniversitesinin stratejik ortaklığıyla bu yıl altıncısı düzenlenen ve Türkiye’nin 81 ilinden vizyon sahibi binlerce gencin bir araya geldiği “Genç Türkiye Zirvesi” (GTZ) İstanbul’da başladı.

    Bu yıl, Türkiye’nin ve dünyanın geleceğine yön veren “Yerli ve Milli” teması konusuyla alanında uzman konuşmacılar eşliğinde, İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezinde yapılıyor. Zirvenin yanında, fuar, ödül töreni, atölye ve start small yatırımcılar ve girişimci gençlerin buluştuğu bir konferans yapılarak öğrencilerin dolu dolu iki gün geçirmesine imkan tanınacak. ‘Büyümek için Milli, Gelişmek için Yerli’ sloganı ile yapılan zirvede, Hasan Kalyoncu Üniversitesi ile birlikte proje de yer alan zirvenin diğer stratejik ortakları arasında; Gençlik ve Spor Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İstanbul Teknik Üniversitesi yer alıyor.

    Bakan Osman Aşkın Bak, zirvede gençlerle buluştu

    Zirve, önemli protokol üyelerinin katılımı ve önemli konuşmacıların sunumlarıyla yapıldı. Programın açılışına Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mevlüt Uysal, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca gibi önemli protokol üyelerinin katıldığı zirve yoğun ilgi ile başladı. Ayrıca mehteran takımının mini konseri ile katılımcılar coşkulu bir biçimde hoşça vakit geçirdi.

    Her yıl güncel ve stratejik temaların işlendiği Genç Türkiye Zirvesi, Türkiye’nin 81 ili ve 165 ülkeden üç bin öğrenciyi buluşturdu. Bugüne kadar liderlik, inovasyon ve bilgi toplumu, girişimcilik, dijital dönüşüm ve güçlü Türkiye gibi ana temaları ele alındı.

    “Büyümek için milli, gelişmek için yerli”

    Günümüzde giderek artan rekabet ve globalleşmenin gücünü, tüm kurumlardaki olduğu gibi ülkelere de avantaj sağlayacak yeni mekanizmaların keşfine götürdüğünü söyleyen Rektör Yılmaz konuşmasında, “Bu sene de, geçen senelerde olduğu gibi rekabetçilikte ülkelere avantaj sağlayan stratejileri ve mekanizmaları konuşmaya, bilginin, teknolojinin ve yeninin gücünü yüceltmeye devam ediyoruz. Ancak önemli bir fark ile bu zirvede artık ‘Başarılı olmak ve rakiplerin arasından öne çıkmak’ için ne yapılması gerektiği ile ilgili net bir hedef koyduk. Bu hedef genç Türkiye zirvesi aracılığıyla ülkemizin son yıllardaki en önemli stratejisine siz gençleri de ortak ediyor” dedi.

    “Tüm mega yatırımlar hepimizi canı gönülden gururlandırıyor”

    Ülkede refahın ve ulusal rekabet avantajının iki esas kaynağından söz edildiğini söyleyen Yılmaz, “Fikrin sahibi olmaktan; yani milliden. Üretim yapmaktan; yani yerliden, bugün ülkelerin refah düzeylerini belirleyen faktörlerin başında ihracat yetenekleri, dolayısıyla da küresel piyasalardaki rekabet güçleri gelir. Ülkelerin uluslararası rekabetçiliğinin büyük oranda, döviz kuru, faiz oranları gibi makroekonomik göstergeler ile işgücü maliyetleri ve ölçek ekonomileri tarafından belirlendiği görüşü yaygın olarak kabul görmektedir. Ancak, dünyada küresel rekabet düzeyinin her gecen gün artmasıyla birlikte rekabetin temeli de giderek bilginin üretilmesine doğru kaymaktadır. Yani milli olmanın temeli saydığımız fikrin sahibi olmaya. Dışa bağımlılığı azaltmaktan, ihracatı ve istihdamı arttırmaya çeşitli makro etkileriyle ulusal rekabet stratejisi millileşme ve bununla ilgili gündeme alınan milli enerjiden madene, insansız hava araçlarından gemi ve otomobile tüm mega yatırımlar hepimizi canı gönülden gururlandırıyor. Arkadaşlar farklı olabilmek etkilenme ile başlar. Tüm bu etkilenmeler hayal etmenin gücünü arttırır. Fikirler hayallerden olgunlaşır. Büyük başarılı yenilikler ise bu fikirlerin aksiyona geçmesiyle ortaya çıkar” şeklinde konuştu.

    Rektör Yılmaz, konuşmasının devamında, “Karanlığı aydınlatmanın tek yolu bilmekten ve üretmekten geçer. En başta dediğim gibi geleceği öngörebilmenin en iyi ve belki de tek yolu onu oluşturmaktır. Zamanın bu yeni ruhunda bilginin türbülansını görmek ve ulaşmak ne kadar kolaysa anlamak ve yakalamak da o kadar güç. Bu meydan okumaya siz de dahil olun. Lütfen zamanın ruhunu yakalayın ve başarısızlıktan korkmadan kanatlarınızı bilginin türbülansına doğru açın” diye konuştu.

    Program sonunda konuşmacılara ödüller ve plaketler takdim edildi. Rektör Yılmaz da 2017 Genç Türkiye Zirvesinde ödül alan isimler arasında yer aldı. Zirvenin ilk günü açılış kurdelesin kesilmesiyle başladı ve fuar alanında devam etti. Fuar alanındaki stantları ziyaret eden Bakan Osman Aşkın Bak, HKÜ standına gelerek hatıra fotoğrafı çektirdi.

  • Yükselen Avrasya’da Türkiye-Rusya İlişkilerinin Geleceği Antalya Zirvesi

    Yükselen Avrasya’da Türkiye-Rusya İlişkilerinin Geleceği konferansında konuşan Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Türkiye-Rusya arasındaki ilişkilerde altın çağın yaşandığını bildirdi.

    Uluslararası İşbirliği Platformu ve (UİP) Antalya Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile düzenlenen Antalya Zirvesi: “Yükselen Avrasya’da Türkiye- Rusya İlişkilerinin Geleceği” Konferansı Belek Turizm Merkezi’ndeki bir otelde düzenlendi. Konferansın açılışında konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Türk ve Rus ilişkileri açısından büyük önem taşıyan konferansa ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını söyledi.

    Antalya’nın son yıllarda önemli organizasyonlara ev sahipliği yaptığını aktaran Türel, dünya ve marka şehir Antalya’ya hizmet etmekten onur duyduğunu belirtti.

    Antalya’nın dünyanın en gelişmiş 20 ülkesinin bir araya geldiği G20 toplantısını başarıyla gerçekleştirdiğini anımsan Menderes Türel, “Öyle ki bütün liderleri havalimanında uğurluyorken bugüne kadar gördüklerinin en iyisi olduğunu söyleyerek bize büyük bir gurur yaşattı. Yine ondan önce NATO Zirvesi ve olimpiyatlara eş değer Expo organizasyonu büyük bir başarıyla gerçekleştirildi. Bütün bunlar dünyanın gözünün Antalya’da olmasını sağladı. Antalya bundan marka değeri itibari ile çok büyük bir katkı gördü” ifadelerine yer verdi.

    “Yeni iş ortaklıkları”

    Toplantının başarısının Türkiye’ye yatırım fırsatları için önemli olduğunun altını çizen Türel, “Zirvenin ana teması Türkiye’yle Rusya’nın ekonomik işbirliğini artırabilecek sektörlerin öne çıkmasını sağlayarak arama toplantılarını gerçekleştirmek. Zirve nedeniyle Antalya’ya gelen Rus işadamlarımıza Antalya’da özellikle turizm, ticaret ve sanayi alanındaki yatırım fırsatlarını ve Antalya’daki işadamları ile ortaklık kurma olanaklarını tanıtabilme imkanımızda olacak. Ayrıca bu zirve geleneksel hale gelirse her yılın mart, nisan aylarında bu tanıtımı sürekliliğini sağlayabiliriz” dedi.

    “Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 52’lik artış”

    Turizm ve ekonomi bağlamında Antalya’nın Türk-Rus ilişkilerinde öneminin çok büyük olduğunu vurgulayan Türel, “Geçen yıl Antalya’ya 3 milyon 715 bin 035 Rus misafirimiz geldi. Bu rakam Antalya’ya gelen toplam turist sayısının yüzde 38’ine ulaştı. Bu yılın ilk 3 ayında toplamda 79 bin 332 Rus turisti ağırladık. Geçen senenin ilk 3 ayına göre 26 bin 841 kişilik bir artış var, bu da yaklaşık yüzde 52 oranında bir artış olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

    Türk-Rus ilişkilerinin gelişmesi adına çalışmalar da yaptıklarını kaydeden Türeli “Geçen yıl hain bir terör saldırısı sonucu hayatını kaybeden Rusya Federasyonu Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’un adını yaşatmak için Demre’de bir caddeye Karlov’un adını verdik ve anıt açılışını yaptık. Geçtiğimiz yıl Moskova’da düzenlenen Türkiye Festivali’nde Rus dostlarımıza Antalya’nın ne kadar güvenli bir turizm destinasyonu olduğunu anlattık. Rusya ile ilişkilerimizin daha da ileri gitmesi için çalışıyoruz” ifadelerine yer verdi.

    “Vize kalkmalı”

    Türk-Rus Toplumsal Forumu Eş Başkanı Ahmet Berat Çonkar, iki ülkenin sahip olduğu potansiyelin çok büyük olduğunu belirterek, enerji ve turizmin dışında ticaretin çeşitlendirilmesi ve büyütülmesine ihtiyaç olduğunu bildirdi. 100 milyarlık ihracat hedefinin ulaşılabilir bir hedef olduğunu işaret eden Çonkar, “İki ülke ilişkilerinin güçlü olabilmesi beşeri ve kültürel zemininin sağlam olması bağlamında önemlidir. Türkiye’den Rusya’ya da turizmin canlanabilmesi için vizenin kalkması gerekir. İki ülke halklarının birbirini haklarındaki haberleri medya yöneticileri bir araya gelerek değerlendirmeli ve kamuoyuna doğru bilgi aktarılması adına büyük önem taşıyor” diye konuştu.

    “Antalya Türk-Rus işbirliklerinin başkenti”

    Rusya Ankara Büyükelçisi Alseksey Erkhow, Rus-Türk ilişkileri noktasındaki bir konferansın Antalya’da yapılmasının önemli olduğuna değindi.

    Antalya’nın Rus-Türk ilişkilerinin başkenti olduğunu vurgulayan Erkhow, “Toplantının, Rusların en çok sevdiği tatil yeri olan Antalya’da yapılmasını anlamlı buluyorum. Geçen sene 4.7 milyon Rus turist Antalya’yı tercih etti. Bu sene daha da geniş bir kitleye Antalya ev sahipliği yapacak, bu rekoru kıracağımızı düşünüyorum. Bu bölgede on binlerce vatandaşımız ikamet ediyor. İki ülke arasındaki işbirliğinin gelişmesi hem turizm hem kültür hem insani açıdan gelişmesinin sınırları yoktur. Teknoloji ve ticaret alanında gelişmelerimiz iki devlet başkanının girişimleri sonucu hedeflenilen rakamlara mutlaka ulaşılacaktır. Bu hedefler büyük ama mutlaka erişmek için çabalayacağız. İlişkilerin daha da gelişmesi için doğru yerdeyiz. Rusya-Türkiye ilişkileri uluslararası arenada çok önemli bir yerde yer alıyor. Bizim çok güzel tecrübelerimiz mevcuttur. Rusya ve Türkiye’nin birlikte olduğu yerde mutlaka başarı ortaya çıkacaktır. Avrasya’nın yükseldiği yerde bu ilişkiler daha da bir önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

    “Yeni uçağın üretimine 2020’de başlanılacak”

    Rusya Sanayi ve Ticaret Bakanı Yardımcısı Oleg Bocharov, Rusya’nın Antalya’da düzenlenen Eurasia Airshow’a büyük bir katılım gösterdiğini kaydederek, fuar kapsamında 2 milyar dolarlık kontrant imzalandığı belirtti.

    Kontrat imzalanan uçak modellerinin çizimlerini katılımcılarla paylaşan Bocharov, “Bu sadece kiralanmış bir parça bütünlüğüdür. İnternet, hız, teknolojinin uç noktalarıdır. En modern teknoloji, bu uçağın kar oranlarıdır. Uçağın çizimleri devam ediyor. Bu uçak hiç üretilemeyebilir, ortaya çıkmayabilir. Biz denemelere devam ediyoruz. 2020 yılında bu uçağın seri üretimine başlanacaktır. 20’den fazla kontrat imzalandı bu uçak için. Eurasia Airshow’da sunum yaptığımızda işbirliği ortamını gördük. Uçak bir yatırım, leasing kiralama değil bu bir hizmettir ve ciddi bir pazardır. Antalya hedeflediğimiz rakamlara ulaşırsa 100 milyar hacminin üzerinde çıkacaktır” dedi.

    “Sesten hızlı uçak hedefi”

    Rusya’nın ses ötesi yolcu uçağının yapımı için çalışmaları olduğunu hatırlatan Bocharov, “Rusya Başkanı Putin bize görev olarak sundu. Ses ötesi yolcu uçakları bizim en yakın hedeflerimizdir. Tarihimizde teşebbüsler yapıldı ama insan sağlığına zarar verdiği için bu proje durduruldu” diye konuştu.

    Sunumunda kıtalar arası uçuşa imkan tanıyacak olan yolcu jetleri hakkında da bilgiler veren Bocharov, “Hedefimiz bir gün içinde kıtalar arasında uçuş gerçekleştirmektir. İşadamları için bu çok önemlidir. Mühendislerin önündeki en önemli görev çevre ve insana zarar vermeden ekonomik şekilde bir iş adamını dünyanın öbür ucuna iş yerine götürüp tekrar ülkesine döndürebilmektir” ifadelerine yer verdi.

    “İlişkilerimiz gayet sağlam”

    Türk uçak sanayinin de hızla geliştiğini belirten Bocharov, “Orta Doğu pazarı, Türkiye merkezi olarak ciddi projelere sahne olabilecek kapasitededir. Herhangi bir işbirliği kültürel de önemlidir. Bizim ilişkilerde denemeye ihtiyaç yok, ilişkilerimiz gayet sağlam” diye konuştu.

    “22.5 milyarlık dış ticaret hacmi yeterli değil”

    Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Türkiye-Rusya arasındaki ilişkinin işbirliğine dönüştüğünü ifade ederek, Avrasya’nın yükselen trafiğinde iki ülkenin ilişkilerini yükselerek devam ettireceğini vurguladı.

    İşbirliğinde savunma sanayi, enerji ve uçağın önemli bir yer tutuğunun altını çizen Metin “Türkiye-Rusya işbirliğinde üçüncü ülkeler üzerinde de ekonomi ve siyasal olarak bir temel oluşturmaktadır. Türkiye ve Rusya arasındaki işbirliğinin rakamlarına bakmak gerekir. Dış ticarette hedefimiz Rusya’ya 100 milyar dolarla ulaşmak. Şuan ki 22.5 milyarlık dış ticaret hacmi bizim için yeterli değil. Bu dış ticaret dengesinde Türkiye aleyhine bir dengesizlik var. Ama işin dış ticaret profilini teşkil eden sektörlere baktığımızda da her iki ülkenin ekonomisine katkısı bakımından iş dengede gidiyor” ifadelerini kullandı.

    “Yılı 30 milyar dolarla kapatmayı öngörüyoruz”

    Bugün her iki ülkenin karşılıklı yatırımlarının 10 milyar doları aştığının altını çizen Fatih Metin, “Türkiye müteahhitlik sektöründe dünyada 2’nci sırada. Türk müteahhitlerin Rusya’da yaptığı yaklaşık bin 500 projenin toplam değeri 70 milyar dolardır. 2019’un ilk 3 ayında yüzde 66 gibi bir artışın olduğunu görüyoruz. Bu trendde giderse bu sene sonunu 30 milyar dolarla kapatmak uzak değil. Son dönemde enerji başta olmak üzere ve savunma sanayinde sıkı bir işbirliğimiz var. Artarak devam edecek ve Türkiye-Rusya arasındaki ilişkiler altın çağını yaşamaktadır. Bunu iyi değerlendirmeliyiz. Tarım, lojistik ve diğer sektörleri de göz önüne alarak karşılıklı kazan kazan anlayışıyla devam edeceğiz” dedi. Metin, Türk iş adamlarının Rusya’da sadece bir bölgeye yönlenmemelerini ve Rusya’yı öğrenmeleri ve yerleşik yatırım yapmalarını istedi.

    “İki ülke köprü durumunda”

    Rus siyasetçi, bilim adamı ve hukuk doktoru Sergey Nikolayevich Baburin, iki devlet başkanlarının girişimleri sonucu Türkiye-Rusya ilişkilerinin çok daha iyi olduğunu ifade etti.

    İki ülkenin yakınlaşmasını istemeyenlerin olduğunu kaydeden Baburin, “İstiyoruz ki bu adil ilişkiler ve adil iki taraflı kazançlar mümkün olduğu kadar hızlansın ve ülkelerimizin ekonomisinin gelişmesine yardımcı olmasını istiyoruz. Fakat bunun yanı sıra diğer ülkelerle de ilişkilerimizi düzgün şekilde yürütmemiz gerekiyor. Bu durum Türkiye ve Rusya’yı diğer ülkelerin arasında bir köprü vazifesini yapmaktadır. Ve Avrupa Birliği ülkeleri ile Rusya arasındaki anlaşmazlıkların ortadan kaldırmasında Türkiye’nin çabaları saygıdeğerdir. Bu durum iki ülke arasındaki güven bağlarını da güçlendirdi. Önümüze konulan hedefler sadece iki ülke arasındaki değil diğer ülkelerle de bağların güçlenmesine katkı sağlayacaktır” diye konuştu.

    İlişkilerde maneviyatın önemi

    Açılış konuşmalarının ardından, “Türk-Rus Uluslararası İlişkilerinde Kazan/Kazan Olur mu?” konulu sempozyum gerçekleştirildi.

    Sempozyumda konuşan Politik Analist Alexander Dugin, Avrasya İşbirliği’nin farklı yerlerde yapıldığını ve hepsinin farklı alanlara odaklandığını kaydetti. Ülkeler arasındaki diyalogların zaman zaman çok kırılgan olduğunu ifade eden Dugin, “Herhangi bir olay olduğunda siyasi ya da ekonomik askeri olay olsun sanki hiçbir şey olmamış gibi her şey başa sarıyor. Her türlü ilişkiler kopuyor. Avrasyalı olmak bir fikir, felsefedir. Bunu kavrayabiliyorsak, benimsiyorsak, bu biraz zihinsel açıdan hem fikir açısından gerçekten buna katılmamıza meydan veriyor. Felsefik bir temel açısından bu ilişkiler kavranamadığı zaman ilişkiler çok kırılgan olacaktır, hem ekonomik hem siyasi açıdan. Her şey her an değişebilir. Bizim düşmanlarımız da çok. Avrasyalı olmanın derin bir anlayışın siyasi istikrarı gelişiminin garantisi olabiliyor” diye konuştu.

    “Maneviyatı temel alan birliktelik daha sağlam olur”

    İki ülke ilişkisinde maddiyatın yanında maneviyatın da önemli olduğunun altını çizen Dugin, “Maneviyatı baz alan birliktelikler, birlikler daha zor yıkılıyor. Maneviyatı temel alan birliktelik daha kapsamlı ve daha dayanıklıdır. Rusya Avrasya diye bir kavram vardır. Bunu anlamak çok kolay değildir. Rusya iki kıta üzerinde bir bütün olarak devam ediyor. Avrasyalı olmak konsept olarak bizim Avrasya Birliğimizin bir temelidir. Batılılaşırken kendimizi kaybediyoruz. Doğuya yönelirken kendimizi kaybediyoruz. İki ülkenin ortak özelliği iki kültür arasında olmak ve onları bütünleştirmektir. Avrasyalı kaderimizi benimsersek çok daha başarılı olacağız”ifadelerini kullandı.

    “Sanat ve bilim adamları elit kişiler ilişkilerde yer almalı”

    Dugin, Rusya, Türkiye ve İran’ın Avrasya kimliğinde ortak hareket etmesinin önemli olduğunun altını çizen Dugin, “Suriye’deki olaylar bizim ortak hareket edebileceğimizi gösteriyor. Rusya, Türkiye İran’la ortak hareket ederse çok daha başarılı olabileceğiz. Avrasya Birliği çok derin manevi bir değerdir. Bu birlik olmadan herhangi bir proje uçak, turizm olsun, sanayi olsun, ekonomi olsun çok yüzeysel olacaktır. Bizim düşmanlarımız herhangi bir olayı tetiklediğinde bizim bu birlikteliğimiz hemen yıkılacak durumda. Kültür anlamında işbirliği yapmamız gerekir. Sanat, bilim adamları, elit taban bu işbirliğinde mutlaka yer almaları gerekir. Biz kendi özümüzü korumak istiyorsak bizi biz yapan değerlere sahip çıkmalıyız. Bizim hem Rus hem Türk köklerimiz dönemiz gerekiyor” dedi.

    “İlişkilerin sınırı iyi bilinmelidir”

    Uluslararası Siyasal Bilimler Derneği Başkanı Prof. Dr. İlter Turan, iki ülke arasında işbirliğine elverişli alanlar olmasının yanında rekabetçi alanların da olduğunu belirtti.

    İktisadi ve güvenlik konularının birbirinden ayrı tutulması gerektiğini dile getiren Turan, “Suriye’de 3 ülke başarılı bir işbirliği yapmaktadır. Türkiye Esad’ın iktidarda kalmasından yana değildir. Rusya farklı bir düşünceye sahiptir. Türkiye YPG,PYD’nin terör örgütü olduğunu söylerken, Ruslar farklı düşünmektedir. Kafkaslar ve Kuzey Karadeniz’de de Rusya Karabağ’ın işgali konusunda Ermenistan’la yakın ilişkisi olmasına rağmen onları ikna edememiştir. Türkiye Kırım’daki müdahaleyi olumlu karşılamamıştır” ifadelerini kaydetti.

    Türkiye’nin bulunduğu konum itibariyle her ülkeyle ilişkilerini dengede tutması gerektiğini ifade eden Prof.Dr. İlter Turan, “Bir ilişkide sınırlar ne kadar iyi bilinirse o kadar iyi olacaktır. İktisadi ilişkilerin gelişmesi siyasi ilişkilerin gelişmesine katkı sağlamıştır” diye konuştu.

  • TrendERA Gayrimenkul Zirvesi gerçekleştirildi

    Gayrimenkul profesyonellerinin ve girişimcilerin bir araya gelerek network ve yeni iş fırsatlarının geliştirildiği TrendERA Gayrimenkul Zirvesi gerçekleştirildi. 2018 yılı gayrimenkul sektörünün de masaya yatırıldığı zirvede ERA Gayrimenkul Türkiye Genel Müdürü Özhan Atalay, gayrimenkul danışmanlarına satışların hareketlenmesi için insanlarla bir psikolog gibi bağ kurun önerisinde bulundu.

    Kurulduğu ilk günden itibaren birçok seminer ve zirveye imza atarak adından sıkça söz ettiren uluslararası gayrimenkul franchising şirketi ERA Gayrimenkul Türkiye, Veri ve Analitik Şirketi REIDIN ve Gayrimenkul Bilgi Platformu Zingat.com’un katkılarıyla sektöre yön veren gayrimenkul dünyasına farklı bir bakış açısı ve yorum getiren TrendERA Gayrimenkul Zirvesi’ni gerçekleştirdi.

    Gayrimenkul sektörü profesyonellerinin ve girişimcilerin bir araya geldiği organizasyonda, 2018 yılında emlak sektöründe yaşanan gelişmeler alanında uzman kişiler tarafından tüm boyutlarıyla değerlenirken katılımcıların soruları da yanıtlandı. ERA Gayrimenkul Türkiye Genel Müdürü Özhan Atalay; ‘Bizler sadece Gayrimenkul Danışmanı değil ayrıca birer psikoloğuz, insanlar gayrimenkul alacakları dönemde güvenecekleri ve duygusal bağ kuracakları bir kişiye ihtiyaç duyuyorlar. İnsanlar belli bir mecburiyetten dolayı alım veya satım kararı vermek zorunda kalıyorlar. Zorluklar yüzünden daha uygun kiraya geçenler, zorluklar yüzünden mülkünü satan insanların psikoloğu olmak zorundayız. Gayrimenkul Danışmanlarına alım ya da satım yapacak insanlarla bir psikolog gibi bağ kurmalarını öneriyoruz. Kurduğunuz bu bağ alıcının ve satıcının size koşulsuz güvenmesini sağlayacak ve olumlu sonuçlanacaktır” dedi.

    “Etkinliklere ERA Gayrimenkul Türkiye olarak 2018 yılı içerisinde devam edeceğiz”

    Yoğun bir katılımla gerçekleştirilen zirveden duyduğu memnuniyeti dile getiren Atalay, “Sektörde fark oluşturan ve sektörü tek bir çatı altında buluşturan etkinliklere ERA Gayrimenkul Türkiye olarak 2018 yılı içerisinde devam edeceğiz. Burada konuştuğumuz tüm konu başlıklarını hayatımıza ve işimize uygulayabilmek, bize başarı olarak dönecektir” diye konuştu.

    Özhan Atalay’ın konuşmasından sonra; Prof. Dr. Ayhan Kalyoncu ‘Ev Sahibi Olmanın Psikolojisi’, ERA Creative Broker Yasin Kunduracı ‘Bölgeni Bir Numara yap’, ERA Türkiye Kanal Direktörü Kadir Tümen ‘ERA Türkiye Zincirinin İçinde Olmak’, Zingat.com Doğu Marmara Bölge Yöneticisi Mehmet Sarıkaş ‘Zingat.com’un Gayrimenkul Profesyonellerine Sağladığı Faydalar’, Satış ve Pazarlama Danışmanı Hakan Ömer Gider ‘Komisyonu Pazarlıksız Alabilme Becerisi’, Academic Trend Yönetici Ortak Koray Dağdelen ‘Amaç Satış Değil Sonuç Satış’, ERA Türkiye Franchise Direktörü Birgül Dalgakıran ‘Yüksek Performanslı Gayrimenkul Danışmanının 10 Kişilik Özelliği’, Ahmet Cezmi Göbüt ‘Bizi Yöneten Alışkanlıklarımız, Alışkanlıklarımızı Yöneten ise Biziz’, Ulvi Kocailik ‘Gayrimenkulün Şifreleri’ konularını ele aldılar.

  • Gayrimenkul Zirvesi 25 Nisan’da İstanbul’da

    Gayrimenkul profesyonellerinin ve girişimcilerin bir araya geleceği TrendERA Gayrimenkul Zirvesi, 25 Nisan’da İstanbul’da gerçekleştirilecek. 2018 yılı gayrimenkul sektörünün de masaya yatırılacağı zirvede ERA Gayrimenkul Türkiye Genel Müdürü Özhan Atalay, satışların hareketlenmesi için gayrimenkul danışmanlarına altın önerilerde bulunulacak.

    Uluslararası gayrimenkul franchising şirketi ERA Gayrimenkul Türkiye, gayrimenkul dünyasına farklı bir bakış açısı getiren TrendERA Gayrimenkul Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak. Gayrimenkul sektörü profesyonellerinin ve girişimcilerin bir araya geleceği organizasyonda, 2018 yılında sektörde yaşanan gelişmeler alanında uzman kişiler tarafından tüm boyutlarıyla değerlendirilecek. 25 Nisan Çarşamba günü düzenlenecek zirvede ERA Gayrimenkul Türkiye Genel Müdürü Özhan Atalay; ‘Gayrimenkul Danışmanlarına Öneriler’ konulu konuşmasını yaparak, danışmanlara satış artıran altın önerilerde bulunacak.

    Yapılan bilgilendirmede zirvede; Prof. Dr. Ayhan Kalyoncu ‘Ev Sahibi Olmanın Psikolojisi’, ERA Creative Broker Yasin Kunduracı ‘Bölgeni Bir Numara yap’, ERA Türkiye Kanal Direktörü Kadir Tümen ‘ERA Türkiye Zincirinin İçinde Olmak’, Zingat.com Doğu Marmara Bölge Yöneticisi Mehmet Sarıkaş ‘Zingat.com’un Gayrimenkul Profesyonellerine Sağladığı Faydalar’, Satış ve Pazarlama Danışmanı Hakan Ömer Gider ‘Komisyonu Pazarlıksız Alabilme Becerisi’, Academic Trend Yönetici Ortak Koray Dağdelen ‘Amaç Satış Değil Sonuç Satış’, ERA Türkiye Franchise Direktörü Birgül Dalgakıran ‘Yüksek Performanslı Gayrimenkul Danışmanının 10 Kişilik Özelliği’, Ahmet Cezmi Göbüt ‘Bizi Yöneten Alışkanlıklarımız, Alışkanlıklarımızı Yöneten ise Biziz’, Ulvi Kocailik ‘Gayrimenkulün Şifreleri’ konularını ele alacaklar.