Etiket: Zirvesi

  • İngiltere Kraliçesi Elizabeth, hazirandaki G7 zirvesi öncesi Biden’ı ağırlayacak

    İngiltere Kraliçesi Elizabeth, hazirandaki G7 zirvesi öncesi Biden’ı ağırlayacak

    İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’in haziranda yapılması planlanan G7 zirvesi öncesi ABD Başkanı Joe Biden’ı Buckingham Sarayı’nda ağırlayacağı öne sürüldü.

    İngiltere basınında yer alan haberlerde, İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’in haziranda yapılması planlanan G7 zirvesi öncesi ABD Başkanı Joe Biden’ı İngiltere’nin başkenti Londra’da bulunan Buckingham Sarayı’nda ağırlayacağı öne sürüldü. İngiliz basını, Kraliçe ve Biden arasındaki zirve öncesi ön görüşmeye Galler Prensi, Cornwall Düşesi ve Cambridge Dükü ve Düşesi’nin katılacağını belirtti.

    Buckingham Sarayı tarafından Biden ve Kraliçe arasında planlanan ön görüşmeye ilişkin herhangi bir açıklama ise yapılmadı.

    İngiltere, korona virüs salgını nedeniyle yaklaşık iki yılın ardından ilk yüz yüze G7 zirvesinin haziranda ülkenin güneybatısında yer alan Cornwall’da yapılacağını duyurmuştu.

  • Organizede ‘kuruyemiş’ zirvesi

    Organizede ‘kuruyemiş’ zirvesi

    Erzurum’da ortaklık kültürüyle hareketle bir kuruyemiş markası oluşturulması için ilk adım 1. Organize Sanayi Bölgesi’nde atıldı.

    Erzurum 1. Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Urkuç, kentteki kuruyemiş sektör temsilcilerini siyasilerle bir araya getirdi. Video Konferans Sistemiyle (VKS) düzenlenen toplantıya AK Parti Erzurum Milletvekilleri Prof. Dr. Recep Akdağ, Selami Altınok, Tarım il Müdürü Osman Akar, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme İl Koordinatörü Atilla Özlü, KOSGEB İl Müdürü Umut Tan ve sektörün önde gelen temsilcileri katıldı.

    İlk Hedef Marka Oluşturmak

    Kuruyemiş sektöründe sorun ve çözüm önerilerinin ele alındığı toplantıda, ‘ortaklık kültürüyle’ hareketle bir kuruyemiş markası oluşturulması için görüş birliğine varıldı.

    Kentin bu anlamda önemli bir potansiyeli olduğunu belirten Erzurum 1. OSB Yönetim Kurulu Başkanı Murat Urkuç, “Sağ olsun Milletvekilimiz Recep Akdağ’ın gündeme getirdiği fikirle, Erzurum merkezli bir marka oluşturup, hem üretici hem de toptan ve perakende sektörüne katma değer sağlamak istiyoruz. Öyle ki, bu çalışmamızla şehrimizin tanıtımına da katkı sağlamak en önemli hedeflerimizden biri olacak. Bu anlamda ilk adımı attık ve siyasilerimizin de desteğiyle sektör temsilcilerinin onayını aldık. Bu konuda desteklerini esirgemeyen başta milletvekillerimiz Recep Akdağ ve Selami Altınok olmak üzere tüm siyasilerimize teşekkür ederim” dedi.

  • İzmir Üniversiteleri Platformu’ndan Teknoloji Girişimleri Zirvesi

    İzmir Üniversiteleri Platformu’ndan Teknoloji Girişimleri Zirvesi

    İzmir Üniversiteleri Platformu’nun düzenlediği Teknoloji Girişimleri Çevrim İçi Zirvesi’nde konuşan girişimci Ufuk Batum, Türkiye’nin pandemide doğru hamleler yaparak doğru üretim modellerine yöneldiğini söyledi. Teknolojiyi amaç olarak değil araç olarak kullanmak gerektiğini belirten Batum, ilk kez Japon hükümeti tarafından kullanılan ‘Toplum 5.0’ anlayışında olduğu gibi teknolojik gücü doğru yöneten akıllı bir toplum modelinin benimsenmesi gerektiğini ifade etti.

    Dönem başkanlığını Yaşar Üniversitesi’nin üstlendiği İzmir Üniversiteleri Platformu tarafından düzenlenen Teknoloji Girişimleri Çevrim İçi Zirvesi’nde İzmir’den çıkmış teknoloji girişimleri değerlendirilirken, bu girişimlere hayat veren kurucuların deneyimleri de paylaşıldı. Etkinliğin açılışında Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemali Dinçer, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Berktaş, Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Bölümü Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Pınar Süral Özer ile Kavram Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Derman Küçükaltan konuşmalarıyla destek verdi.

    “Kriz dönemleri fırsata çevrilebilir”

    Küresel salgın sürecinde pek çok sektörün aksine teknoloji şirketlerinin çalışmalarının ivmelendiğine ve işe alım süreçlerinin hızlandığına dikkat çeken Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemali Dinçer, “Uzmanlar, bu dönemde girişimcilerin ümitsizliğe kapılmamaları ve kriz dönemini fırsata çevirmeleri adına güncel gelişmeleri takip etmelerini öneriyor. Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği bu ekonomik süreçte stratejik çözüm arayışında olmazsa olmaz hususlardan en önemlisi girişimcilik ve inovasyon yönetimidir. Üniversite olarak girişimcilik, yenilikçilik, araştırma-geliştirme konularının stratejik planımızda yer aldığını vurgulamak isterim. Teknolojideki gelişmeler ve dönüşüm, eğitim sistemimizde inovasyon odaklı, sistem düşüncesine dayalı yeni bir yaklaşımı zorunlu kılıyor” dedi.

    “Yabancı sermaye gelmeye devam edecek”

    Zirvede ana konuşmacı olarak yer alan, yaklaşık 3 bin 700 teknoloji şirketinin mentorluğunu üstlenmiş ve 15 yılı ABD, Fransa, İtalya olmak üzere 33 yıl boyunca farklı şirket ve sektörlerde CEO gibi üst düzey yöneticilik yapmış olan Ufuk Batum, ‘Türkiye’de Yatırım İklimi ve Girişimcilik Ekosistemi’ başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Türkiye ve çevre ülkelerde 14 teknoparkın kurucusu, yöneticisi ve danışmanı olarak görev yapan Batum, pandeminin katma değeri yüksek malların çok daha az kaynakla çok daha hızlı bir şekilde üretilmesi gerektiğini gösterdiğini söyledi. Batum, “Türkiye, 2001 yılından bu yana 200 milyar doları aşan bir miktarda doğrudan yatırımı çeken bir ülke. Son 4-5 yılda bu çekim yavaşlasa da ülkemiz yabancı sermayeyi çekmeye devam edecektir. Bir yandan da pandeminin oluşturduğu ve özellikle start-up firmalarını hızlandıran bazı avantajlar mevcut. Örneğin, ABD Başkanı solunum cihazı olarak bilinen ventilatör üretimi için büyük otomotiv firmalarına görev verdi ancak yeterli miktarda üretime geçemediler. Türkiye’de ise ventilatör üretimi için birkaç büyük şirket ile start-up şirket bir araya gelerek hızlı bir şekilde üretime başladı. Biz, üretimi kavramış ve bu konuda iştahı yüksek bir ülkeyiz. İnsan kaynağımız da çok yüksek. Artık dünyayı tanıyan bir girişimci sınıf mevcut. Türkiye’nin geleneksel sektörleri de bu dönemde daha kurumsal bir bakış açısına sahip olup, teknolojilerini yenileyip piyasalarını büyütebilirler. Rusya’ya ambargolardan dolayı yatırım gitmiyor. Orta Asya Cumhuriyetleri’nde ve Latin Amerika ülkelerinde iç sorunlar mevcut. Dolayısıyla Türkiye’nin şansı yüksek. Özellikle kriz dönemlerinde sıra dışı yaklaşımları benimsemek gerekir. Ancak unutulmamalıdır ki teknolojik ilerlemeler bir finansal yaklaşımdır. Toplum 5.0 anlayışında olduğu gibi bilgi, beceri ve yeteneğe büyük önem verilmeli” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye’nin bu çeşitlilikle şansı yüksek”

    Türkiye’deki inşaat, turizm, havacılık, lojistik sağlık hizmetleri, savunma, mobil ve yazılım gibi alanlardaki kapasitenin çeşitliliğine ve bunların meydana getirdiği avantajlara dikkat çeken Ufuk Batum, “Uzun yıllardır enerji konusunda dışa bağımlı olan ülkemiz için Karadeniz ve Akdeniz’deki gelişmeler umut verici. Böylece dış ticaret açığı kendiliğinden dengelenecek. Ancak Türkiye’nin gerçek şansı, geç sanayileşmiş olsa da farklı sektörlerde büyük bir çeşitlilik göstermesi. Yani riskini bölmüş durumda. Örneğin havacılık sektöründeki konumu çok kıymetli. Pandemi dönemi bize gösterdi ki İstanbul Havalimanı ve THY’nin gücüyle İstanbul, 5-6 yıl içinde dünyanın en büyük habı haline gelecek. Bizim yaklaşık 19 milyon ilk, orta ve lise, 8 milyon da üniversite öğrencimiz mevcut. Bu rakama öğretmenler ve yöneticiler de eklenince yaklaşık 30 milyonluk bir pazar mevcut. Eğitim teknolojilerini geliştirmek için harekete geçmeliyiz. Türkiye’nin satın aldığı gemilerde sondaj çalışmaları devam ediyor ancak bunların simülasyon hizmetleri için de derhal bu sektörün desteklenmesi gerekiyor. Kentsel dönüşüm de yeni bir iş modeli. İnsani alt yapıları ve kent estetiğini de koruyarak bu dönüşümü toplum lehine çok faydalı bir hale getirebiliriz. Sağlık hizmetleri ve biyoteknoloji alanlarında da büyük bir potansiyel söz konusu” diye konuştu.

    Türkiye’de rakamlarla teknopark faaliyetleri

    71 bin aktif teknopark bulunuyor. Bunlara bağlı 6 bin teknoloji şirketi ve 61 bin nitelikli çalışan mevcut. 37 bin tamamlanmış ve 10 bin devam eden toplamda 47 bini aşan AR-GE veya yazılım projesi bulunuyor. İhracat hacmi ise 4 milyar dolar seviyesinde.

  • Suudi Arabistan’daki G20 Liderler Zirvesi sona erdi

    Suudi Arabistan’daki G20 Liderler Zirvesi sona erdi

    Suudi Arabistan’ın dönem başkanlığında dün başlayan G20 Liderler Zirvesi sona erdi.

    Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’in dönem başkanlığında dünyanın en büyük 20 ekonomisinin liderlerinin katıldığı ve 2 gün süren G20 Liderler Zirvesi sona erdi. Bu yıl korona virüs salgını nedeni ile sanal ortamda gerçekleştirilen zirvenin ardından yayınlanan ortak açıklamada, Covid-19 salgınının insan hayatı, geçim kaynakları ve etkilenen ekonomiler açısından benzeri görülmemiş bir etkisi olduğu belirtildi. Liderler, hayatları korumak ve tüm insanların Covid-19 aşılarına uygun fiyatlı erişimini sağlamak için hiçbir çabadan kaçınmayacaklarını bildirdi.

    Açıklamada, Covid-19’un ülkelerin hazırlıklarındaki ve tedbirlerindeki güvenlik açıklarını ortaya çıkardığı ifade edilerek, Covid-19 aşılarına, ilaçlarına ve testlerine küresel erişimin önemini vurgu yapıldı.

    Açıklamada, korona virüs salgını sonrası ülkelerin ekonomilerini yeniden canlandırmak için çalışılacağı ifade edilirken, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin salgınla mücadelede destekleneceği ve kredi borcu ödemelerinin 2021 Haziran ayına kadar uzatılacağı belirtildi. 46 ülkenin şimdiden 5,7 milyar dolarlık borç yapılandırma girişiminden yararlanma talebinde bulunduğu bildirildi.

    BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, G-20’yi borç geri ödemelerini 2021’in sonuna kadar uzatmaya ve kapsamını ihtiyaç sahibi orta gelirli ülkelere genişletme çağırısında bulundu. Guterres, ayrıca Covid-19 aşılarının tüm dünyada seri üretimi, tedariki ve teslimi için 28 milyar dolarlık ek yatırıma ihtiyaç olduğunu belirtti.

    Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ise zirvenin kapanışında, salgın nedeni ile en yüksek risk grubunda bulunan ülkelerin borç yükünü hafifletmek amacı ile 14 milyar dolar destek sağlandığını aktardı. Bin Selman, Kalkınma Bankaları, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası aracılığıyla gelişmekte olan ülkelere yardım amacı ile 300 milyar dolar büyüklüğünde fon sağlandığını ifade etti. Bin Selman, G20’nin vatandaşlarına ve dünyadaki tüm insanlara bir umut ve güven mesajı göndermeyi başardığını ifade ederek zirveyi tamamladı.

    İtalya, G20’nin 2021 yılındaki zirvesine dönem başkanlığı yapacak

    İtalya Başbakanı Giuseppe Conte kapanış konuşmasında, 2021 yılındaki G20 Liderler Zirvesi’ne ülkesinin başkanlık edeceğini hatırlatarak, İtalya’nın 2021’deki G20 Liderler Zirvesi’nde önceliğin sağlık olacağını vurguladı. Conte, “Özellikle de küresel bazda her insanın eşit şekilde aşıya ulaşması ve ülkelerin sağlık sistemlerinin güçlendirilmesi için çaba göstereceğiz” dedi.

  • AB’de terörle mücadele zirvesi

    AB’de terörle mücadele zirvesi

    Avrupa Birliği (AB) son haftalarda Avrupa’da yaşanan terör olayları sonrasında Fransa’nın talebi üzerine AB Komisyonu ve Konseyi Başkanları düzeyinde “Terörle mücadele zirvesi” düzenledi. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, “Yakında AB Komisyonu olarak AB için yeni bir terörle mücadele programı önerisi yapacağız” dedi.

    Almanya Başbakanı Angela Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Charles Michel terörle mücadele zirvesinde bir araya geldi. Liderler radikal ve terör yanlısı Müslümanlara karşı ortak çalışma yolları hakkında görüş alışverişlerinde bulundu. Almanya’nın Dresden, Fransa’nın Nice ve Avusturya’nın başkenti Viyana’da meydana gelen terör saldırılarının ardından Avrupa ülkelerinin terör saldırılarına karşı ortak iş birliği görüşünde anlaşma sağlandı. Görüşmede sosyal medyada yapılan yazışmaların ve paylaşımların sıkı kontrol altına alınması, şiddet ve nefret dilinin yakın takibe alınması, teröre karşı koordineli ortak çalışma, sınırların daha sıkı kontrol edilmesi, AB ülkeleri arasındaki ortak iş birliği bilgi paylaşımı fişleme, İslam adına açılan derneklerin finansmanının kaynağı ve Müslümanlara hizmet verecek imamların Avrupa ülkelerinde yetiştirilmeleri konuları ele alındı.

    Merkel: “Ortak mücadelemiz, demokratik sistem ile antidemokratik çabalara karşı olacaktır”

    Almanya Başbakanı Angela Merkel terörün özgür demokratik temelleri hedef aldığını ve ortak çalışma yapılmasının önemli olduğunu belirterek, “Teröre karşı alınacak önlem ve yürütülecek mücadele İslam ile Hıristiyanlık arasındaki çatışma gibi bir durum değildir. Ortak mücadelemiz, demokratik sistem ile antidemokratik çabalara karşı olacaktır. Bunun için AB sınırlarından kimin girip çıktığını bilmemiz önemlidir ve bu sistemin hayata geçirilebilmesi için çalışmaları hızlandırmalıyız. Yapacağımız çalışmalarda İslam ülkeleriyle de ortak ve bağlantılı çalışmalıyız” dedi.

    Macron: “Avrupa sınırındaki herhangi bir güvenlik tehdidi, tüm üye devletler için bir güvenlik riski”

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise görüşme sonrası gerçekleştirilen basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Yapmamız gereken, uygulamanın sonuna kadar gitmek. Ortak veri tabanı geliştirilmek, kolluk kuvvetlerimiz arasında işbirliğini ve bilgi alışverişimizi sağlamak ve ceza sistemimizi güçlendirmektir. Çünkü Avrupa sınırındaki herhangi bir güvenlik tehdidi, tüm üye devletler için bir güvenlik riskidir” diye konuştu. İnternet ortamında yapılan terör propagandası ve nefret söylemine karşı kararlılıkla mücadele etmeleri gerektiğini de ifade eden Macron, “İnternet bir özgürlük alanıdır, sosyal ağlarımız da. Ancak bu özgürlük yalnızca güvenlik varsa, değerlerimize aykırı paylaşımların cirit attığı ve ölümcül ideolojiyi aşılamaya çalışanların var olduğu bir yer değilse sağlanır. Bu nedenle internette, 1 saat içerisinde tehdit oluşturan içeriklerin kaldırılmasına ilişkin düzenleme önümüzdeki haftalarda mutlaka kabul edilmelidir” dedi.

    Macron nefret söyleminin yayılmasına karşı mücadele etmek için Aralık ayı başında yeni bir yasa teklifini desteklediklerini dile getirerek, “Son olarak, Schengen bölgesinde bir revizyon üzerinde çalışmalıyız, bu çok önemliydi. Yasa dışı göçe karşı mücadele etmemiz gerekiyor. Yasa dışı göç ile terörizmi karıştırmamalıyız. Ancak bu ikisi arasında var olan bağlantılara da net bir şekilde bakmalıyız. Maalesef Nice saldırısı da bunun göstergesidir” ifadelerini kullandı.

    “Schengen bölgesinde bir güvenlik alanı olması için reform yapmalıyız”

    “Schengen bir serbest dolaşım alanı” diyen Macron, “Avrupa’nın temel başarılarından birisidir. Ancak serbest dolaşım karşılığında dış sınırlarımızı koruma ve güvence altına alma vaadi vardı Avrupa Birliği’nin. Bu vaat yeterince yerine getirilmedi. Terör tehdidi ile karşı karşıya kalan devletler Schengen bölgesinde derinlemesine reform yapılmazsa açık sınırlarımızın korunmasını uzun süre kabul etmeyecektir” şeklinde konuştu. Macron, “Schengen bölgesinde bir güvenlik alanı olması için reform yapmalıyız. Bununla Avrupa Birliği’nin dış sınırlarının güvenliğinin güçlendirilmesi ve yükümlülüklerine uymayanlara yaptırım uygulanması gerekiyor. Bu bağlamda mümkün olan en kısa sürede gerçek bir İç Güvenlik Konseyi kurulmasından yanayım. Schengen’de reform yapmak, güvenlikte özgürlüğe izin vermektir” dedi.

    Avusturya Başbakanı Kurz’dan DEAŞ ile mücadelede sert eylem çağrısı

    Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz ise Avrupa ülkeleri dışından gelen aşırılık yanlılarına karşı sert eylem çağrısında bulundu. Kurz, “Suriye ve Irak’taki savaşlardan, DEAŞ için sağ kalan ve geri dönen binlerce yabancı terörist var. Birçoğu hapishanede, bazıları çoktan serbest bırakıldı ve üzücü gerçek şu ki hapishanede olanların çoğu önümüzdeki birkaç yıl içinde serbest kalacak. Bunlar saatli bombalar ve eğer tüm özgürlüğümüzü korumak istiyorsak bu insanların özgürlüğünü kısıtlamalıyız. Teröristlere karşı daha sağlam bir yaklaşımın gerekli olduğu konusunda hemfikiriz” dedi. Macron’un Schengen bölgesinde reform çağrısını destekleyen Avusturya Başbakanı Kurz Macron, Schengen bölgesinin dış sınırlarının daha sıkı korunmasını gerektiğini belirtti.

    Zirve sonrasında AB Komisyonu’nun yeni bir “AB Terörle Mücadele” programı hazırlığı yaptığı bildirildi. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, “Bu zirve Fransa’nın inisiyatifi ile gerçekleştirildi. Yakında AB Komisyonu olarak AB için yeni bir terörle mücadele programı önerisi yapacağız” ifadelerini kullandı.

    Söz konusu yeni programda sosyal ağların ve internet platformlarının yakından takip edileceğini bildiren AB Komisyonu Başkanı Leyen, aynı zamanda AB’nin sınırlarının korunması boyutunda da yeni tedbirler içereceğini belirtti. Leyen, yeni programın yasa dışı göçle mücadeleyi de içereceğini, bu konuda Avrupa Polis Teşkilatı’nın etkin şekilde kullanılacağını ve Schengen Bilgi Sistemi’nin de aktif bir şekilde kullanılacağını söyledi.

    AB Konseyi Başkanı Charles Michel ise, “AB, temel hakların korunmasına önem vermektedir ve aynı zamanda vatandaşlarımızın daha fazla güvenliğini sağlamak için terörle mücadelede AB liderleri birlikte hareket edecektir. Aralık ayındaki Konsey toplantımızda terörizmin önüne geçilmesi ve teröre karşı güçlü bir mesaj verilecektir. İnternetin etkin kullanılması, imamların eğitimi, din özgürlüğü gibi temel konular gündemimizde olacak” diye konuştu.

    Avrupa’da yaşanan son terör saldırıları sonrasında Avrupa’da yaşayan Müslümanların özgürlüklerini kısıtlamaya yönelik ulusal düzeydeki konular ilk kez AB düzeyinde görüşülmüş oldu. Söz konusu terörle mücadele programının Aralık ayı AB Liderler Zirvesi’nden önce tamamlanıp açıklanması bekleniyor. Liderlerin ele alacağı program hakkında henüz başka detaylar bulunmuyor.