Etiket: Zinciri

  • ÇAYKUR “Çayla”markası İle Çay Evi Zinciri Kuruyor

    Türkiye’deki çay pazarının yüzde 55’ini elinde bulunduran Çaykur, “Çayla” markası altında yeme-içme sektörünün de güçlü oyuncuları arasına girmeye hazırlanıyor.

    Çayla’nın ilk iki şubesi Caddebostan ve Göztepe’de geçtiğimiz günlerde açıldı. Çaykur, Çayla mağazaları ile kültürümüzün önemli bir parçası olan çayın etrafında, yurtiçi ve yurtdışında bir sosyal mekan oluşturmayı amaçlıyor.

    Çayla adı, çayla ikram edilen ve çayla iyi giden her şeye atıfta bulunmak üzere seçildi. Çayla’da başta geleneksel çay olmak üzere, bitki çayları ve özgün formüllü çay karışımları ile çaya eşlik eden yiyecekler servis ediliyor. Aynı zamanda 60’a yakın farklı çay çeşidi bulunuyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nin yanı sıra, Türkiye’nin dört bir yanından yöresel lezzetler de kahvaltıya eşlik ediyor. Yeni nesil çay zinciri olan Çayla’nın hedefi bir-iki yıl içinde yurtiçi ve yurtdışında hızla yaygınlaşmak. Mayıs ayı içerisinde 3. Şube ile Tuzla Marina, yaz aylarında da ilk yurtdışı mağazası olan Mekke hizmete girecek. Mekke mağazasının Hac ziyaretine yetiştirilmesi hedefleniyor. Mekke’den sonra Medine ve daha sonra da New York, Çayla’nın hedefleri arasında.

    250 metrekare ve üzeri farklı büyüklükte olan Çayla çayevleri için geleneksel ve modern çizgilerin bir arada kullanıldığı özgün bir mimari konsept geliştirildi.

    Çaykur Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı İmdat Sütlüoğlu, Çayla markası adı altında, Türk çay kültürünü önce Türkiye’de, sonra da tüm dünyada yaygınlaştırmayı misyon edindiklerini, Çayla’nın Türk çay kültürünü anlatmak için en uygun platform olacağını dile getirdi. Sütlüoğlu aynı zamanda, “Öncelikle çok mutlu olduğumu belirmek isterim. Uzun yıllardır üzerinde çalışmış olduğumuz önemli projemizi artık hayata geçirdik. Bugün ikinci mağazamızı açıyoruz. Mayıs ayında da Tuzla-Marina’da üçüncü mağazamızı açacağız. Bu mağazalar bizim ilk göz ağrılarımız. Mağazalarımız, genelde çay konseptli fakat aynı zamanda çok zengin menülere sahip. Her kesime hitap eden mağazalarımızla birlikte hem kendi çay kültürümüzü yaşatacağız hem de çay geleneğimizi uluslararası düzeye taşıyacağız. Aslında bütün dünya ülkelerine taşıyacağımız çok güçlü bir zincirin ilk adımlarını burada atmış olacağız. İlk yurtdışı çay evimizi de Mekke’de Kurban Bayramı’nda açmayı planlıyoruz. Çünkü hacca ve umreye giden vatandaşlarımız Türk çayı içememekten yakınıyorlardı. Yani çay orası için bir ihtiyaçtı. Mekke’den sonra Medine, ardından New York da ikinci ayağımız olarak ilk planlarımız arasında yer alıyor. Bu şekilde devam ederek dünyanın tüm önemli merkezlerinde bulunmuş olacağız. Hem kültürümüzü tanıtıp hem de bayrağımızı dalgalandırmış olacağız. Bunun yanısıra da ülke olarak da ihracatımızı desteklemiş olacağız” dedi.

    “ÇAYLA, DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE ÇAY ODAKLI İLK KONSEPT”

    Sütlüoğlu Çayla’nın Türk halkı için çok önemli olduğunu söyleyerek, “Çayla” için, “aslında çay odaklı benzer bir konsept olmadığı için Türkiye’de ve dünyada yapılan ilk çalışma diyebiliriz. Genellikle bütün kafeler kahve üzerine kurulmuş durumdaydı. Türk halkı da dünyada en çok çay tüketen ve bir o kadar çok çay seven bir toplum. Bu yüzden aslında bu bizim için büyük bir ihtiyaçtı. Çayın yanında aynı zamanda gıda çeşitlerimiz de hem çok zengin hem de çok farklı olacak. Çay pudrasıyla yapılmış çay esanslı yiyeceklerimizi sunacağız. ÇAYKUR olarak da üzerine çalıştığımız sıfır kalorili ürünlerimizi hayata geçireceğiz” şeklinde konuştu.

    Çayla’yı çok beğendiğini söyleyen müşterilerden Çiğdem Demircan da, “Diğer mağazasını da görmüştük aslında ve merak ediyorduk. Beklentinin üzerinde ve çok güzel bir konsept olmuş. Gerçekten biz Türk halkı için çok büyük bir ihtiyaçtı. Çünkü sadece kahve üzerine kurulu bir anlayış vardı. Fakat şimdi hem taze ve güzel çay içeceğiz hem de her zaman gelip güzel vakit geçirebileceğimiz bir yer olmuş olacak. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz” dedi.

  • Bakan Müezzinoğlu: “Şuan Gündemimizde Sevk Zinciri Konusu Yok”

    Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, sevk zinciri ile ilgili olarak, “Sevk zinciri konusu 2018’den sonra gündemimize girebilir. Gündemimizde sevk zinciri konusu yok” dedi.

    Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu, “Diyabetle Kaliteli Yaşam” isimli projenin tanıtım toplantısı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakan Müezzinoğlu, aile sağlığı merkezleri ile ilgili ‘sevk zinciri’ne ilişkin soruya cevap vererek, “Sevk zinciri konusu 2018’den sonra gündemimize girebilir. Bugün için gündemimizde sevk zinciri yok. Biz öncelikle aile sağlığı merkezlerimizi, güçlendirilmiş aile sağlığı merkezleri ile eğitim aile sağlığı merkezleri ile daha güçlü bir hale getirmeyi planlıyoruz. 2016 sonu itibari ile bin adet, 2017 sonu itibariyle de bin adet daha olmak üzere Türkiye genelinde yaklaşık 2 bin 100 civarında güçlendirilmiş aile sağlığı merkezlerini ve fiziki mekanları oluşturacağız. Bu fiziki mekanlarda aile hekimleri yanında psikolog, diyetisyen ve aile diş hekimini ve sosyal destek uzmanlarının, radyolojik tetkiklerin yapılabildiği güçlü merkezler haline getirilecek. Bu güçlü merkezlerde hafta sonları da sağlık ile ilgili belli başlı konularda eğitim verilecek. Sağlıklı beslenme, hareketli yaşamla ilgili, diyabette sağlıklı yaşam nasıl olur. Bununla ilgili eğitimler verilecek” dedi.

    Aile hekimlerinin hafta sonları çalışılmasına itiraz etmesiyle ilgili konuşan Müezzinoğlu, “Bizim süreç içerisinde karşı çıkışların esasında bu güçlendirilmiş aile sağlığı merkezlerinin fiziksel alt yapılarının olmaması ve sanki bütün aile sağlığı merkezlerinde her aile hekimi kendi merkezinde nöbet tutacakmış gibi bunun planlamasındaki sorunlar nedeniyle bir karşı çıkış oldu. Ama şu anda gerek aile hekimleri dernekleri ile gerekse halk sağlığı dernekleri ile görüşmelerimizde bizim de arzu ettiğimiz yol haritası bu diyorlar. Bunu Meclis’e de önümüzdeki haftalarda aktaracağız. Sağlıkla ilgili yasa tasarımızda bunlarla ilgili düzenlemeler olacak” diye konuştu.

    23 NİSAN’DA BİSİKLET MÜJDESİ

    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda çocuklara bisiklet dağıtılacağı müjdesini de veren Bakan Müezzinoğlu, “İlköğretim çağındaki çocuklarımıza 60-65 bin adet bisiklet dağıtımını yaptık. Bisikletleri dağıtıyoruz. 19 Mayıs vesilesi ile gençlerimize de yine bir o kadar sayı lise ve ortaokul çağındaki çocuklara bisiklet dağıtacağız. Üniversiteler açılırken, Ekim ayında 50 bin adet üniversite kampüslerimize bisiklet dağıtacağız. Haziran ayında ise bisiklet yolu yapan belediyelerimize dağıtacağız. Örneğin 5 kilometre yaptı ise 5 bin, 10 kilometre bisiklet yolu yaptıysa belediyelerimize 10 bin adet bisiklet dağıtacağız. Bu yıl yaklaşık 250-300 bin adet bisiklet, önümüzdeki 3 yıl içinde de 1 milyon bisikleti insanımıza dağıtmış olacağız” şeklinde konuştu.

    “PASİF İÇİCİLERİ KORUMAMIZ LAZIM”

    Sigara içilen alanlar ile ilgili soru üzerine Müezzinoğlu, yasakların genişletilmesi değil içmeyen insanların korunmasının arttırıldığını ifade ederek, “Çünkü pasif içicileri korumamız lazım. Dolayısı ile sağlığı yaşam kültürü felsefesini benimsemiş olan insanları, yanlış yapan veya yanlış bir alışkanlığa sahibi olan vatandaşlarımızdan koruyabilmek için, açık alan restoranlarda veya çay bahçelerinde duman altı olmamaları için, açık alanların yüzde 25 ile 50’lik orandaki bir bölüm sigara içilen bölüm olacak, diğer alanlar ise sigara içmeyen vatandaşlarımızı koruyabileceğimiz alan olacak. Bu konuyu da Meclis’e aktarıyoruz” dedi.

  • Meksika’nın 3 Büyük Market Zinciri Türk Çikolatası İçin Geliyor

    Meksika’nın en büyük 3 market zincirinin satın alımcıları, Türk çikolatası ve şekerlemesi için Türkiye’ye gelecek.

    İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Zekeriya Mete, Meksika’da Türk ürünlerinin yer alabilmesi için yaklaşık 4 yıldır temaslarda bulunduklarını söyledi. Meksika pazarını çok iyi incelediklerini aktaran Zekeriya Mete, “Meksikalı 3 büyük zincir market ile görüştük. Bu şirketlerin her birinin neredeyse bine yakın marketleri var. Bu firma yetkililerini Nisan -Mayıs ayı gibi Türkiye’ye getireceğiz. Firmalar ile görüşmelerini sağlayacağız” dedi.

    Mete, Meksika’da şu an ekonomik bir sıkıntı olmadığını belirterek, “Market, dağıtım teşkilatı açısından hem de sektör açısından orada çok iyi partnerler var. 130 milyonluk nüfusa sahip ciddi bir pazar. Meksika’da çikolata-şeker sektörümüz iyi iş yapabileceğini düşünüyorum. O bölgelerden alım heyetleri getireceğiz, ticari heyetler yapacağız. Bizim en çok değer verdiğimiz şey alım heyetleri. Alım heyetleri nokta atışı iş yapmamızı sağlıyor. Amerika kıtasına açılımımız devam edecek” dedi.

    Şekerli Mamuller Tanıtım Gurubu Başkanı Hidayet Kadiroğlu da, 12 ülkeden oluşan bir heyeti İstanbul’da ağırlayacaklarını ifade ederek, “Bunları Nisan ayı içerisinde programlamaya çalışıyoruz. Bunun yanına yine bu hedef ülkelerden ülkemize getireceğimiz basın mensupları ile pozitif bir Türk şekeri algısı oluşturacağız. Güney Amerika pazarı bizim hedefimiz, çıkışımız. Ortadoğu ve çevre ülkelerdeki ihracat kapılarımızı bu ülkelerle telafi edeceğimizi düşünüyorum. Peru, Arjantin ile ticaret hacmimiz sene içerisinde çok arttı. Arjantin’de değişen hükümet ithalat regülasyonları üzerine değişiklik yaptı ve ciddi bir tüketici, ciddi bir nüfus olduğu için Türkiye’ye çok ciddi talep geldi. Orada da heyetler organize edip getireceğiz. Şu anda ciddi anlamda Arjantin, Türkiye ile ilgili görüşmelere başladı. Bu noktada Şili ile ticaretimiz de olumlu artış var burada dizilerin çok etkisi var” diye konuştu.

  • TEMA’dan “Su Zinciri” Farkındalık Etkinliği

    TEMA Vakfı gönüllüleri; 21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası ile 22 Mart Dünya Su Günü’nü Türkiye’nin çeşitli noktalarında gerçekleştirilen etkinliklerle kutladı.

    TEMA Zonguldak Şubesi gönüllüleri Acılık Deresi kenarında toplandı. “Temiz Aksın Zonguldak’ın Deresi” pankartıyla yürüyüşe geçen TEMA gönüllülerine minik izciler de eşlik etti.

    Kordonboyu’na yürüyüşe geçen gönüllüler, suyun önemine dikkat çekti. TEMA İl Temsilcisi Berran Aydan, “2025’ten itibaren 1.8 milyardan fazla insanın su kıtlığına maruz kalacağı tahmin ediliyor. Hala dünyada su tüketiminin yüzde 71’i Türkiye’de ise yüzde 73’ü tarım sektöründe gerçekleşiyor. 2050 yılına kadar Fırat-Dicle Havzası’nda yüzde 10, Akdeniz Bölgesi Havzaları’nda yüzde 37, Konya Havzası’nda ise yüzde 70 oranında azalma olabileceği ön görülüyor. 1995 yılında dünyada 253 milyon hektar alanda, 2010 yılında ise 290 milyon hektar alanda sulamalı tarım yapıldı. 2025 yılında sulamalı tarım yapılan alanın 300 milyon hektara ulaşması bekleniyor. Artan sulamalı tarımla birlikte 2050 yılına kadar tarımın ihtiyacı olan su miktarı yüzde 19 oranında artacaktır. Türkiye’nin iklim değişikliğinin su varlıkları etkisine kırılganlığı çok yüksek. Hem tarım, gıda, hayvancılık alanlarında hem de şehirlerimizdeki su kıtlığı riski giderek artıyor. Bu alanda iklim değişikliği etkilerine uyum çalışmalarının acil bir şekilde önceliklendirilmesi gerekiyor. TEMA Vakfı olarak doğanın bir parçası olan insanın, su ve orman varlıklarını önce koruması ve ardından geliştirme konusunda çalışması gerektiğini vurguluyoruz. Türkiye’de suya dair 40’ı aşkın yasal düzenleme bulunuyor. Su varlığımızın sürdürülebilirliğini sağlamak için bir Su Yasası’na ihtiyaç olduğu açıkça görülüyor”” dedi.

    Minik öğrencilerin de bulunduğu grup şarkılar söyleyerek caddede tur attıktan sonra “Su Zinciri” farkındalık etkinliğini sonlandırdı.

  • Seyidoğlu Sanayi Bölgelerine Restoran Zinciri Kuracak

    Seyidoğlu Gıda, Mega Center ve İSTOÇ’un ardından Hadımköy OSB’de de 1.5 milyon TL yatırımla şube açtı.

    Seyidoğlu Gıda, Hadımköy Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) 1.200 metrekare alanda restoran açılışı yaptı ve 20 kişiye de istihdam sağladı. Açılışa Eski İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Arnavutköy Belediye Başkanı Haşim Baltacı, Bahçelievler Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, Hadımköy OSB’de faaliyet gösteren iş adamları katıldı.

    Düzenlenen açılış töreninde konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Necati Göksu, “60 Milyar dolarlık ticaret hacmi ve 40 bin çalışan sayısına rağmen Hadımköy OSB’de misafir ağırlayacak bir restoran olmaması büyük eksiklik. Biz de misafirlerimizi sanayi dışında ağırlıyorduk. Seyidoğlu Gıda olarak Sultanbacı markamızla açtığımız restoran yatırımlarına ağırlık veriyoruz. Burada hem fabrikamızda üretilen taze ürünlerimizin sergilendiği hem de cafe ve restoran hizmeti veren bölümler olacak. Gaziantep ve dünya mutfağının lezzetlerini aynı konseptte misafirlerimize sunacağız. Şu anda mağaza olarak 15. restoran olarak ise 4’üncü şubemizin açılışını yapıyoruz. Hedefimiz İstanbul’daki tüm OSB’lerde ve ticaret merkezlerinde şube açmak” dedi.

    Seyidoğlu’nun 400’e yakın ürün çeşidi ve tatlılarıyla dünya çapında üne kavuştuğunu anlatan Göksu, aynı başarının yeme içme sektöründe de elde edileceğini söyledi.