Etiket: Zihniyeti

  • MHP’li başkandan CHP’ye: “CHP zihniyeti her şeye karşı”

    MHP’li başkandan CHP’ye: “CHP zihniyeti her şeye karşı”

    Yahşihan Belediye Başkanı Osman Türkyılmaz, ilçede yapılan altyapı çalışmalarına ilişkin düzenlediği basın toplantısında “Bu CHP zihniyeti her yerde karşımıza çıktığı gibi burada karşımıza yine yasakçı ve itirazcı olarak karşımıza çıkıyor. Dün Ayasofya Camii’ni açtırmayan zihniyet bugün burada da suyun, altyapının yapılmamasını istiyor” dedi.

    Kırıkkale’nin Yahşihan Belediye Başkanı Osman Türkyılmaz, ilçede yapımı devam eden altyapı çalışmaları ile ilgili sosyal medya üzerinden eleştirilerde bulunan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kırıkkale İl Başkanı Onur Yüksel Bozdağ’a yönelik basın toplantısı düzenledi. Eski altyapıdan sökülen paslı botu ve vanaları makam masasında sergileyen Türkyılmaz, 2 günlük su kesintisi için ilçenin 200 yıllık geleceğini bekletmenin doğru olmadığını söyledi.

    İlçede altyapı çalışmalarının devam ettiğini belirten Yahşihan Belediye Başkanı Osman Türkyılmaz, “Özellikle son günlerde şahsım, belediyem ve çalışanlarım adına sosyal medyada karalama kampanyaları başlanmakta. Bugün en son örneği de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı Onur Yüksel Bozdağ beyefendinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya istinaden ben de sizleri buraya davet ederek ilçemizin hangi aşamalardan geçtiğini, bugüne kadar ne yapıldığını tane tane anlatıp her şeye karşı olan, her şeye de karşı duran Onur Yüksel Bozdağ Bey’e cevap verme isteği gereğinde bulundum” ifadesini kullandı.

    Türkyılmaz, konuşmasının hemen başında CHP İl Başkanı Bozdağ’ın sosyal medyadan yazdıklarını şu sözlerle hatırlattı:

    “Yahşihan’da yaşanan su kesintileri büyük bir beceriksizlik örneğidir. Salgının tırmandığı bugünlerde evlerin musluklarından su akıtmamak bir belediyenin asli görevlerini yerine getirmemesidir. Altyapı çalışması da bunun bahanesi olamaz. İsterseniz en iyi ihtimalle 500 güne tamamlanacağı söylenen altyapı çalışması süresi boyunca tüm Yahşihan’ı başka bir yere taşısın. İşiniz bitince çağırırsınız. Ya da dur daha iyi bir fikir; Youtube’den sponsorlu reklam verirsiniz işiniz bitince. Nasıl olsa alıştınız diyor.”

    “500 günde altyapı tamamlanacak”

    31 Mart 2019 tarihinde Belediye Başkanı olarak seçildiğini dile getiren Türkyılmaz, şunları kaydetti:

    “Geldiğimizde Yahşihan’da büyük bir altyapı sıkıntısı olduğunu yağan yağmurlardan Yenişehir Mahallesinde su kesintilerinin farkına vardık. Bizden önceki arkadaşlar 15 Temmuz 2017 tarihinde altyapı ile ilgili bütün çalışmaları durdurmuş. Biz de 6 Mayıs 2019 tarihinde müracaat edip demişiz ki ’kaldığınız yerden devam edeceğiz.’ Bizden önceki arkadaşlar sadece kanalizasyon yapacakken biz hem yağmur suyunu hem de içme suyunu dâhil etmişizdir. Buna istinaden de İller Bankası 4 Şubat 2020 tarihinde ihaleyi yapıyor. Bize de yer teslimini 15 Haziran 2020 tarihinde Yahşihan’da ilk kazma vuruluyor. Bugün itibariyle Yahşihan’da altyapının yüzde 20’si tamamlandı. Bize geldiklerinde 750 gün iş bitirme süresi verilmiş. Biz de görüştüğümüzde 500 güne çektiler. İnşallah bu daha kısa sürede devam edecektir”

    “Ayasofya’yı açtırmayan CHP zihniyeti, bugünde bize karşı”

    CHP zihniyetinin her yerde karşılarına çıktığını anlatan Türkyılmaz, “Burada karşımıza yine yasakçı ve itirazcı olarak karşımıza çıkıyor. Dün Ayasofya Camii’ni açtırmayan zihniyet bugün burada da suyun, altyapının yapılmamasını istiyor. Şu an elimde gördüğünüz Yahşihan’dan çıkan su borusu ve vanalar pas içerisinde. Bu şekilde eğer Yahşihan’da suyu içmek istiyorlarsa benim saygım sonsuz. İtfaiyemiz ile toplamda 15 bin tona yakın su dağıtmışız. Şimdi diyeceksiniz ki zaten belediyenin asli görevi, evet asli görevimiz. Bugün biz bu altyapıyı yapmazsak 2 Ekim’de üniversiteli arkadaşlar geldiğinde Yenişehir bir havuz haline geliyor. Yağmur yağdığında su basıyor. Sen beyefendi iki gün susuz kaldın diye Yahşihan’ın 200 yıllık geleceğini mi bekletelim?” diye konuştu.

    “Altyapının yüzde 20’sini tamamladık”

    Türkyılmaz, “Eğer kamuoyu bunu diyorsa ki ’Osman bey bunu yapma’, ben seve seve bu boruları ve vanaları değiştirmeyeceğim. Biraz insaflı olması gerekirler. Bugüne kadar 60 günde yapılanlar ise 32 kilometre içme suyu hattı, 2 kilometre yağmur suyu hattı, 9 kilometre kanalizasyon hattı gerçekleştirdik. Bugüne kadar da yüzde 20’sini tamamlamışız” şeklinde konuştu.

  • AK Parti Erzurum Milletvekili Ban: “28 Şubat sürecinin utanç günlerini hatırlatan bu zihniyeti taşıyanları milletimizin vicdanına havale ediyoruz”

    AK Parti Erzurum Milletvekili Ban: “28 Şubat sürecinin utanç günlerini hatırlatan bu zihniyeti taşıyanları milletimizin vicdanına havale ediyoruz”

    CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç’un AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’e yönelik “Lütfen, bu kadına haddini bildirin” sözlerini eleştiren AK Parti MKYK Üyesi ve Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu Ban, “28 Şubat sürecinin utanç günlerini hatırlatan bu zihniyeti taşıyanları milletimizin vicdanına havale ediyoruz” dedi.

    Yazılı bir açıklama yapan Taşkesenlioğlu Ban, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “CHP Grup Başkanvekilinin tarihe gömülen ayrıştırıcı, ırkçı, kadını aşağılayan söylemi sadece AK Parti Grup Başkan Vekili Özlem Zengin’i değil; tüm kadınların hak ve onurunu zedelemiştir. 28 Şubat sürecinin utanç günlerini hatırlatan bu zihniyet, aynı zamanda eski Türkiye’nin özlemini de dile getirmiştir. 28 Şubat sürecinde kadınlarımız, eğitim ve çalışma hakları temelinde olmak üzere; onları ayrıştıran ve ötekileştiren bir sisteme mahkûm edilmiştir. Merve Kavakçı’ya yöneltilen “bu kadına haddini bildirin” ifadesi yirmi yıl sonra faşizanca yeniden söylenmiştir. AK Parti olarak ve özellikle Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde kadına karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi, temel hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi ve eksik olanların kazandırılmasıyla birlikte Türk kadını hak ettiği yeri ve önemi daha da ileriye taşımıştır ve taşımaya da devam edecektir. Millete had bildirenler, girdikleri her seçimde millet tarafından hadleri bildirilerek aslında bir dersle karşı karşıya kalmaktadırlar. Ancak bu dersi anlayabilecek ferasetten maalesef yoksundurlar. Şu bir gerçektir ki; bizler bundan sonra her satıhta ve her zeminde birlik ve beraberlik içinde dayanışma ve kardeşliğimizi güçlendirerek Türkiye Cumhuriyeti devletini muhasır medeniyetler seviyesine taşımak için çalışmaya devam edeceğiz. Başta Engin Özkoç’u ve bu zihniyeti taşıyanları milletimizin vicdanına havale ediyoruz.”

  • Bakan Soylu: “O zihniyeti yerle bir etmezsek namertiz”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Nasıl buradaki çocuklara sahip çıkıyorsak, o çocuklara da sahip çıkmak bizim görevimizdir. 12, 13, 14 yaşındaki çocukları Murat Karayılan’a, Cemil Bayık’a sunan o zihniyeti yerle bir etmezsek biz namertiz” dedi.

    Antalya’da programlarına devam eden Bakan Soylu, iş adamı Tolga Cömertoğlu tarafından Kepez ilçesinde yaptırılan Şehit Bebek Bedirhan Karakaya Anaokulunun açılış törenine katıldı.

    Burada konuşan Bakan Soylu, millet olarak şehitleri hem sevdiklerini hem de onlara ayrı bir sorumluluk duyduklarını söyledi.

    Şehitlerin isimlerini her daim yad etmek istediklerini kaydeden Soylu, “Çok açılışlara katıldık. Ama hayatımda ilk kez 11 aylık bebeğin isminin verildiği bir eserin açılışındayım, isminin başında da şehit yazıyor. Tesadüfen falan değil planlanmış, ayarlanmış, onlar geçerken patlatılmış haince bir tuzakla şehit edilmiş bebek ve annesi. Bunu hiçbir dille, hiçbir belagatla, hiç bir edebiyatla anlatamazsınız. Kalana üs bölgesine çok gittim, olaydan sonra da gittim. Orada duranlar sadece bir görev yapmıyorlar, bu toprağın namusunu koruyorlar. Ay yıldızlı bayrağımızı, bizim birliğimize muhabbetinize karşılıklı sevgimize birbirimize baktığımız o aşka aslında kurşun savunuyorlar. Onları engellemek, onların bu ihanetine dur demek için kimisi, Kalana’da kimisi Tendürek’te, kimisi Pülümür Vadisi’nde, 3 bin metre tepede, 2 metrelik karın üzerinde biz buralarda rahat yaşayalım diye bu ülkenin dağına taşına kem gözle bakmasın diye bir büyük mücadele ortaya koyuyorlar. Hepsine minnettarız” diye konuştu.

    “Cinayete ortaktırlar”

    Bedirhan bebeğin ve annesinin ne asker, ne polis, ne jandarma ne de bir operasyon içinde olduğunu ifade eden Soylu, “11 aylık minik bir bebekti. Anaokuluna gidecek yaşa bile gelmiş değildi. Annesi Nurcan hanım da elinde silah olmayan, kimseye zararı olmayan gencecik bir anneydi. Bu katliamın faillerine, bunu yapan PKK’ya sessiz kalanlar, duymazdan gelenler, millete unutturmaya çalışanlar benim karşımda PKK’nın borazanlığını yaparken aslan kesilen, sesi gür çıkan ama bu cinayete sus pus olanlar, ilgilenmiyormuş gibi yapanlar, onları Avrupa’da koruyup kollamaya çalışanlar, Kandil’den talimat almadan ağzını açamayanlar, bunların hepsi bu aşağılık cinayete ortaktır. Ben de insanım, iki yüzlülüğe tahammül edemiyorum” dedi.

    “Kadına şiddet yürüyüşleri”

    25 Kasım’da PKK’nın siyasi kolunun, kadınların şiddetle karşı karşıya kalmasına yönelik Türkiye’nin birçok vilayetinde yürüyüş yapacağını işaret eden Bakan Soylu, “Anlamakta zorlanıyorum. Peki Batman Kozluk’ta anasına babasına doyamamış Aybüke öğretmenimizin katledilmesini nereye koyacaklar. Seçimin hemen akabinde 26 Haziran’da Ağrı’nın bir köyünde katledilen ve 10 evladını yalnız bıraktırdıkları o güzel insanların, o hatıralarını nereye koyacaklar. Bunlara destek olanlar, güç verenler, bunları şımartanlar bilesiniz ki malum olacaksınız. Bakın ay yıldızlı bayrağımızı orada şükürler olsun. Biz nasıl bir millet olduğumuzu biliyoruz. Televizyonundan Bedirhan bebeği, Nurcan anneyi görüp, ‘ben bunlara ne yapabilirim?’ diyen asil insanların evlatlarıyız. Biz büyük bir milletimiz ve asil bir milletiz. Bedirhan’ın laneti, bu milletin ahı, devletin jandarması, polisi, hakimi, savcısı bunların yakasını bırakmayacaktır” diye konuştu.

    “Teröristi 3 bin 500 metreden bile alacak güce sahibiz”

    “Türkiye eski Türkiye değil” diyen Soylu, “Eskiden PKK bir eylem yaptı mı bulunmaz denip geçilirdi. Bulunduğuna pek de şahit olmazdık. Ama artık işler değişti, birimlerimiz sürekli operasyon halindeler. Bunların ensesindeyiz, dökülen her damla kanın hesabını soruyoruz, sormaya da devam edeceğiz. 3 bin 500 metrede bile olsa teröristi bulup alan bir güce sahibiz. PKK’nın borazanları siyaset sahnesinde basında ne kadar yaygara koparırlarsa koparsınlar ağa babalarının akıbetleri değişmeyecektir. Onlarda teröristlerin yanında durduğu sürece bu akıbetten nasiplerini alacaklardır” dedi.

    “O zihniyeti yerle bir etmezsek namertiz”

    Güvenlik ve adalet birimlerinin görevlerini yerine getirmesinin yanında bireylerin de yapması gerekenlerin olduğuna vurgu yapan Soylu, “Birincisi asla unutmayacağız. Yaşananları unutmayacağız. Onlar için yapılanları, karşımızdaki insanları asla unutmayacağız. Bizim gerçeğimiz şehitlerimizdir, gazilerimizdir. İkincisi eğiteceğiz. Sadece kendi çocuklarımız için değil Doğu ve Güney Doğu’daki imkansızlıklar içinde mücadele eden çocuklarımız için de bir şeyler yapacağız. Kampanyalar yapacağız. Oradaki her eğitim faaliyetinin içinde olacağız. Allah’ımıza ve milletimize sözümüzdür, oradaki 10, 11, 12, 13 yaşındaki çocukların, kız çocukların dağa çıkmasını eğer engelleyemezsek, Allah bize aldığımız her nefesi haram etsin. Büyük bir mücadele içindeyiz. O çocuklar, o kızlar mühendis, doktor öğretmen olacak, ülkenin her tarafında, bu milletin birliği içinde, bu millete hizmet edecekler. O çocuklar, bu çocuklar diye bir şey yok. Onları kendi yanına çekmek isteyen, istismar etmek isteyen, kandırıp terörist yapmak isteyenlere karşı en büyük silahımız, kalkanımız eğitimdir. İstisnasız her çocuğumuzu böyle okulla buluşturmak bizim sorumluluğumuzdur. Doğuda hizmet var, gayret var, mücadele var. Derdimiz açık ve net. Nasıl buradaki çocuklara sahip çıkıyorsak, o çocuklara da sahip çıkmak bizim görevimizdir. 12, 13, 14 yaşındaki çocukları Murat Karayılan, Cemil Bayık’a sunan o zihniyeti yerle bir etmezsek biz namertiz. Hiç ayırt etmedik. Üçüncü sorumluluğumuz da hayır yapmaktır. Burada değil her noktada elini taşın altına koydu. Yapmasaydı ne yapacaktı en fazla ne kadar gezebiliriz. Bunların hepsi gelip geçicidir. Bizim için esas öteki dünyadır. Burası bir sınav. Kalıcı olan böyle eserlerdir. Ama vatandaşın yapması oraya koyduğu duygudaşlık çok farklıdır” diye konuştu.

    İş adamı Tolga Cömertoğlu, konuşmasında duygusal anlar yaşadı, gözleri doldu.

    “Çocuklarla ilgilendi”

    Konuşmaların ardından Bakan Soylu ve protokol üyeleri okulun açılış kurdelesini kesti. Bakan Soylu, çocuklarla kısa süreli sohbet etti ve çeşitli hediyeler verdi.

    Törene, Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, astsubay Serkan Karakaya katıldı.

    31 Temmuz tarihinde Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde PKK’lı teröristlerin yola tuzakladığı patlayıcının sivil aracın geçişi sırasında infilak etmesi sonucu Nurcan Karakaya ve 11 aylık Bedirhan Mustafa Karakaya şehit olmuştu.

  • AK Parti’li Pektaş: “Hayır çıkarsa İzmir’de düşmanı denize dökmüş kadar sevineceğiz’ diyen zihniyeti 16 Nisan’dan sonra siyaset müzesine koyacağız”

    AK Parti Gümüşhane Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Cihan Pektaş, evetçileri denize dökmeyi kafasına koyan, ‘eğer hayır çıkarsa İzmir’de düşmanı denize dökmüş kadar sevineceğiz’ diyen zihniyeti 16 Nisan’dan sonra siyaset müzesine koyacaklarını söyledi.

    AK Parti Gümüşhane Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Cihan Pektaş, Gümüşhane Belediye Başkanlığının hibe araç hizmete alma töreninde yaptığı konuşmada, Gümüşhane’nin son yıllarda modern bir şehir olma yolunda çok önemli adımlar attığını söyledi. Ana muhalefet partisi Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun “Koalisyonlar da istikrarlı olabilir” sözüne de cevap veren Pektaş, “Bugüne kadar Türkiye’de kurulan koalisyonların hangisi istikrar vadetti. Bütün koalisyonlar ülkemizi geri götürdü. Yeni sistemin iki ana özelliği var. Birisi güçlü istikrar. Yani çift başlı yönetimden çıkıyoruz, tek başlı bir yönetim anlayışına geliyoruz. Başbakanla cumhurbaşkanının görevleri birleştiriliyor, bütün yetkiler cumhurbaşkanında toparlanıyor. Artık yeni sistemde güç kaçağı olmayacak. Güçsüz iktidarlar, koalisyonlar ve azınlık hükümetleri dönemi bu sistemle bitiyor. Bundan sonra hükümeti medya, dış güçler veya demokrasi dışı güçler belirlemeyecek, bundan sonra hükümeti doğrudan milletimiz belirleyecek. Biz buna doğrudan demokrasi diyoruz, tam demokrasi diyoruz. Bundan sonra 5 yılda bir kesintisiz ve güçlü bir yönetim olacak. Hizmetler daha hızlı olacak, daha hızlı karar alınan ve ekonominin fırlayıp gittiği bir döneme gireceğiz. Artık evetçileri denize dökmeyi kafasına koyan, ‘eğer hayır çıkarsa İzmir’de düşmanı denize dökmüş kadar sevineceğiz’ diyen zihniyeti de inşallah 16 Nisan’dan sonra siyaset müzesine koyacağız” dedi.

    “Sadece 80 milyon değil, 100 milyonlarca mazlum, 1,5 milyarlık İslam alemi bizi bekliyor”

    Türk milletinin bugüne kadar yanlış yapan hiçbir siyasetçiyi affetmediğini, bundan sonra da affetmeyeceğini kaydeden Pektaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yürekten inanıyorum ki Gümüşhane rekor bir oyla güçlü Türkiye’ye destek verecek, büyük Türkiye’nin önünü açacak. Sadece 80 milyon değil, 100 milyonlarca mazlum, 1,5 milyarlık İslam alemi bizi bekliyor. Dünyanın bütün başkentleri de 16 Nisan’da yapılacak referandumu bekliyor. Bazı başkentler mateme, yasa boğulacak ama bazı başkentler ise mutluluğa koşacak. Biz o kardeşlerimize, İslam alemine mahcup olmamak için 16 Nisan’da da hem Türkiye’den güçlü bir evet çıkacak hem de Gümüşhanemizden rekor bir oy çıkacak.”

    “Gümüşhane’de merkezi hükümetimizin 100’den fazla şantiyesi var ve nüfus başına en fazla yatırım alan ilk il”

    Pektaş, “Tarım projelerinden ulaşım projelerine, istihdam projelerinden turizm projelerine kadar onlarca projeyi aynı anda yürütüyoruz. Şuanda 35 baraj ve göletimizin inşaatları devam ediyor, bazıları bitti. Bu yıl 8 tane daha ihale ediyoruz. Seneye de 8 tane daha derken etüt ve planlamalarını yaptığımız baraj ve gölet sayımız 70 olacak. İnşallah 600 bin dönümden fazla araziyi tamamen kapalı, basınçlı, modern bir şekilde sulayarak hayvancılığımızı geliştireceğiz. Çiftçilerimizin gelirlerini artırıcı, refahını yükseltici işleri bir bir gerçekleştireceğiz. Çevre yolu bu yıl bitiyor, Zigana’nın temelini geçtiğimiz ay Başbakanımız attı. Vauk Dağı’na 7 bin 400 metrelik çift tüplü tünel ihalesi yapıldı. Bayburt-Gümüşhane arası 8 kilometre kısalarak 68 kilometreye düşecek. Haftaya Pirahmet-Kelkit yolu duble yol olarak ihale ediliyor. Orada da 7 kilometrelik bir tünel var. Sorsalar ki Zigana, Vauk, Pekün tünelleri aynı anda yapılacak inanır mıydınız? Bunların hepsi aynı anda yürüyor. İnşallah 2 aya kadar havaalanımızın da temelini atıyoruz. Gümüşhane’nin çevre illeriyle mesafesi gittikçe kısalıyor. Bu da şehrimizi ulaşım noktasında kilit konumuna getiriyor. Valimizin riyasetinde İl Özel İdaremiz gece gündüz çalışıyor. Neredeyse bütün köylerimiz şantiye halinde. Başta Gümüşhane, ilçe ve belde belediyelerimiz olmak üzere destansı hizmetler yapıyor. Gümüşhane’de merkezi hükümetimizin 100’den fazla şantiyesi var ve nüfus başına en fazla yatırım alan ilk il. Bütün bunlar güçlü yönetim ve iktidarla oluyor. İnşallah 16 Nisan’da sizlerin de desteğiyle bu güçlü iktidarı ve güçlü istikrarı kalıcı hale getirmek istiyoruz” dedi.

  • Vali Yavuz: “Haçlı Zihniyeti Bugün De Bitmiş Değil”

    Muş Valisi Seddar Yavuz, insanların mutsuz, çaresiz ve çare aradığını belirterek, “Haçlı zihniyeti bugün de bitmiş değil” dedi.

    Muş Müftülüğü tarafından Kutlu Doğum Haftası dolayısıyla öğretmenevinde düzenlediği programa Vali Seddar Yavuz, Belediye Başkanı Feyat Asya, vali yardımcıları Ercan Öter, Ali Sakar ve Zeliha Uyan, Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Şeyhmus Yentür, kamu kurum idarecileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Saffet Köse’nin konuşmacı olarak katıldığı program, İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ve sinevizyon gösterisi ile devam eden programda İkbal Kız Öğrenci Yurdu öğrencileri ilahiler seslendirdi. Programın açılış konuşmasını Müftü Alettin Bozkurt’un yapmasının ardından kürsüye çıkan Belediye Başkanı Feyat Asya, “Böylesine anlamlı bir haftayı kültürümüzün bir motifi haline getiren, toplumda kutlanmasını sağlayan, katkı sunan herkese, her müesseseye minnettarız ve minnettar olacağız. Bin bir ihtilaf ve nifakın çaresi, çözümü ve gidericisi olan İslam dini, ümmetin ortak paydasıdır. Bizler o paydayı canlı ve diri tutmak zorundayız. Yüzyıllar önce olduğu gibi Nebinin, Resulün yaptığı gibi Allah’ın ipine sımsıkı sarılıp etrafında kenetlenip nifak ve tefrikadan kurtulmalıyız. Genelde İslam coğrafyasının, özelde yaşadığımız bölgenin her geçen gün anlamsız ve mantıksız ilkel ırkçılık batağına çevrilmek istendiğini müşahede ediyoruz. Oysa diller ve renklerin Allah’ın ayetleri olduğu bizlere bildirilmiştir” dedi.

    “HAÇLI ZİHNİYETİ BUGÜNDE BİTMİŞ DEĞİL”

    İslam coğrafyasında yaşanan olaylara değinen Vali Seddar Yavuz da, “Dünyanın içerisinde bulunduğu bu buhranın, bu krizin ancak ve ancak Kur’an ve Hz. Peygamberi anlamakla aşılabileceğini hepimiz anlamalıyız. Pozitivist akım dünyayı kasıp kavurdu. Bugün Avrupa ülkelerinde 15-24 yaş arası bir defa olsun uyuşturucu ile buluşma oranı yüzde 50’lere yükselmiş. İnsanlar mutsuz, çaresiz ve çare arıyor. Haçlı zihniyeti bugün de bitmiş değil. Bakın Irak’ta milyonlarca insan katledildi. Batılılar için bu sadece istatistikten ibaret oldu. Şu anda hepimizin bildiği gibi Suriye’de 400 bini aşan kardeşimiz katledildi. 10 milyon insan evinden atıldı ve bu çağdaş dünya o insanları ülkelerine kabul etmemek için her türlü yol ve yöntemi arıyor. Osmanlı’yı hatırlayalım. Bütün Müslümanların tek yürek, tek bilek olduğu ve Müslümanların dünyadaki gücü ve kudretini hatırlayalım. Bir de hep beraber ırkçılık illetine saplandığımız süreci hatırlayalım. Şimdi İslam coğrafyası kan ve gözyaşı. Bölük, pörçük. Her taraf bölünüyor. Bu da yetmiyormuş gibi bir de mezhepçilik üzerine ekleniyor. Şiddet İslam dünyasının artık olağanlaşmış bir süreci. Bizler çaresiz bir şekilde izlemeye devam ediyoruz. Onlar huzur içinde yaşarken biz bu coğrafyada ölmeye mahkum ediliyoruz. Artık ne zaman uyanacak bu Müslümanlarda kıyam edecek. Bizde hep beraber o kıyam gününü bekliyoruz. Ama beklemekten öte gayret göstermemiz gerekiyor. Bu ırkçılık, mezhepçilik hastalığından ve şiddetten süratle uzaklaşmalı; sevgi, şefkat ve merhamet medeniyetine doğru yol almalıyız” şeklinde konuştu.

    Programın konuğu olan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Saffet Köse ise, “Peygamber Efendimiz rahmet peygamberidir. İslamiyet’i tek bir kelimeye sığdıramayız. Ama O’nu bir kelimeyle ifade edin derseniz en çok yakışanı rahmettir. Bakın Cenab-ı Allah hemen Fatiha Suresi’nin başında kendisini rahman ve rahim olarak tabir ediyor” şeklinde konuştu.

    Program sonunda Prof. Dr. Köse’ye Vali Yavuz ve Belediye Başkanı Asya tarafından hediye takdimi yapıldı. İl Müftüsü Bozkurt’un protokol üyelerine gül takdim etmesiyle program sona erdi.