Etiket: Zeytini

  • Ayvalık Belediye Başkanı Gençer: “Zeytini devlet korumalı”

    Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gençer, devletin zeytinlikleri ve tarım alanlarını koruması gerektiğini söyledi.

    Uluslararası Slow Food hareketinin zeytin coğrafyasını buluşturan bienal etkinliği ‘Slow Olive’, 14-15 Nisan tarihlerinde Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı merkezi Ayvalık’ta gerçekleştiriliyor. Ortak değerin zeytin olduğu mesajı verilen etkinlikte, insanların hayatta kalmak için bütüncül düşünerek korumacı yaklaşması gerektiği vurgulandı.

    Slow Food International, Ayvalık Belediyesi ve Türkiye’deki Slow Food birlikleri işbirliği ile organize edilen Slow Olive 2018 buluşması, Taksiyarhis Anıt Müze’de düzenlendi.

    Bir tam gün süren Slow Olive, buluşması, ev sahibi Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gençer ve Slow Olive etkinliğini iki yıl önce başlatan Defne Koryürek’in açılış konuşmalarıyla başladı.

    “Zeytin insana enerji veriyor”

    Zeytin ve doğa dostlarının Slow Olive’de güzel bir amaç için bir araya geldiğini belirten Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gençer, “Bizlere önder oluyorsunuz, bu konuların uzmanısınız. Biz de kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla sizlerden öğrendiklerimizi paylaşıyoruz. Bu bizim için önemli. Zeytin zeytinyağı denilince herkesin gözü parlıyor. Sadece zeytin bölgelerinde yaşayanlar değil diğer bölgelerde yaşayanlar için de bu böyle. Zeytin insana böyle bir enerji veriyor. Ağacının yapısı, ürününün güzelliği, bereketi nefaseti, hikâyeleri. Birçok efsanede zeytin var. O yüzen insanların zeytine alakası ilgisi var” dedi.

    “Zeytini devlet korumalı”

    Zeytin bölgelerinin çok nadide bölgeler olduğunu söyleyen başkan Gençer, “Bazı alanlarda bu zeytin ağaçlarını kesip ya da yok edip oralara beton yapmak ya da maden çıkarmak gibi niyetler var. Bununla ilgili 15 yıla yakın bir arşı duruş gösteriliyor. İlk başta ufak başladı bu duruş ama şu anda çok bilinçlendi insanlar. Bunu arttırmalıyız çünkü bu tehlike henüz daha bitmiş değil. Zeytin yasasını değiştirmek istiyorlar. Zeytinlik alanlarda maden aramak ya da inşaat yapmak istiyorlar. Bunun amacı aslında bu alanların ranta çevrilmesi. Ben bu bölgenin çocuğu olarak söylüyorum ki geçmişte bu hatalar çok fazlasıyla yapıldı. En değer verdiğimiz bölge olmasına rağmen körfez bölgesinde 1980’lerde başlayan sahile hücum programı ile zeytin alanları talan edildi, inşaatlar yapıldı ve bu alanların bir kısmını kaybettik. Bu yanlışı gördük ama devletin koruması lazım. Devlet şu anda ki kanunu değiştirmemeli ve korumaya devam etmeli. Vatandaşlara kalınca bu iş miras kanunu, hissedarlıktı derken bu arsalar rant yapsın diye başka bir şey olabilir hayatın gerçeği bu. O yüzden devletin zeytinlikleri ve tarım alanlarını koruması gerekiyor. İleride yaşayacağımız sıkıntıları insanoğlu bu alanları koruyarak geçirecek” dedi.

    “Hedefimiz Zeytin Ağaçlarımızı ve Zeytin Sanayi İçin Yapılan Fabrikaları Korumak”

    Ayvalık’ın UNESCO süreci hakkında bilgi veren Başkan Gençer, “3 sene önce Ayvalık Belediyesi olarak çalıştay yaptık. Ayvalık’ın geçmişine baktığımızda 1800-1900’lü yıllar, Ayvalık’ın bir zeytin, zeytinyağı, sabun sanayi kenti olduğunu ve buradan dünyanın birçok bölgesine ihracatlar yapıldığını, bizden önce burada yaşayanların bu işi yaptığını ve bizim dedelerimizin de buraya gelince bu işi devam ettirdiğini gördük. UNESCO’ya biz endüstriyel miras olarak müracaat ettik. İlk aşama tamamlandı, geçici listeye alınan dosyamız Paris’e gitti. Bunun arkasından ne gelecek? Ayvalık’ımızı çeviren 2 milyon tane, birçoğu deliceye, yabani olana aşılanmış zeytin ağaçları var. Onları da koruyarak, Ayvalık’ta zeytin ağaçları için yapılan fabrikaları da koruyarak daha iyi ortaya çıkarmak istiyoruz. Hedefimiz bu. Türkiye’den endüstriyel peyzaj olarak ilk başvuran yer Ayvalık. Kültür Bakanlığı da bu konuda bize destek veriyor” dedi. Başkan Gençer, konuşmasını zeytin duası ile tamamladı.

    “Zeytinle ilgili birşey öğrendiysek Ayvalık sayesinde öğrendik”

    Slow Olive etkinliğini başlatan Defne Koryürek, “Zeytinle ilgili bir şey öğrendiysek, Ayvalık sayesinde öğrendik. Ayvalık’ta zeytinin nasıl bir kültürü olduğunu, insan ağaç toprak ve bunun etrafındaki varlığın, bütünlüğü korumanın ne kadar önemli olduğunu gördük. Bunu sadece turizm olarak görmedik. Buranın bizzat zeytine gönül vermişi zeytini koruyan, kollayan, Ankara’ya giden, bu işin politikasını yapan zeytinciye borçluyuz. İyi ki varlar” dedi.

    “Ulusal değil ulus ötesi ittifaklara ihtiyacımız var”

    Neoliberal küresel dünyada yaşadığımızı söyleyen Koryürek, “ Bir kaç saat önce milyonlarca mülteci vermiş olan Suriye toprakları İngiltere, Amerika tarafından bombalandı. Küresel iklim değişikliğinden bahsediyoruz. 5 yıl sonra suyumuz olmayabilir. 10 yıl sonra makarna yemek çok pahalı bir şey haline gelebilir. Drum buğdayı nedeniyle. Denizlerimizdeki balıklarımızın önümüzdeki 10 yıl içinde bitme ihtimali çok yüksek. Bu gidişin aslında şuuru ile biz Slow Olive başlattık. İster liberal ekonomi deyin ister açgözlü inanın dünyası deyin ama gittiğimiz korkunç bir gelecek var. Bir tufan diyebiliriz ve o tufana karşı bizim haysiyetli bir duruş göstermemiz, nerede olduğumuzu tarif etmemiz, iyi alternatifler üretmemiz için el birliği yapmamız gerekiyor. El birliği sadece yerel kollarla değil bizim artık ulusal birliğe değil bizim artık ulus ötesi ittifaklara ihtiyacımız var. Eğer bugün Filistin İsrail meselesindeki zeytin ağacındaki konuyu anlayabiliyorsak belki o zaman bizim kuzeyimizdeki HES’lerle aktivistleri anlayabiliriz. Bütün bu büyüme ekonomisinin, işgal ekonomisinin formülünü çıkartabilirsek, şablonunu ortay çıkartabilirsek destek vermek yerine birbirimize gerektiğinde omuz veririz. Bugün İtalyan, İspanyol, Türk, Filistinli, Lübnanlı ayrı ayrı kimliklerimiz yok. Hepimiz hayatta kalması için el ele vermesi gereken, yaklaşan felakete karşı birbirine omuz veren insanlar olmak zorundayız ve bunu yaparken bütüncül düşünmemiz gerekiyor. Türcü düşünceyi bırakmamız gerekiyor. Emanet edebileceğimiz bir ağaç olarak zeytinden daha öte bir sembol düşünemiyorum. Bugünün dünyasında maalesef demokrasi, Gıda güvenliği, hukuk bunlar içi boşaltılmış kavramlar. Bizlerin yeniden örnekler tesis etmemiş, bizlerin yeniden haysiyetli bir duruş inşa etmemiz gerekiyor ve zeytin ağacından daha iyi bir öğretmen düşünemiyorum ” dedi.

    Ortak Değer Zeytin

    Ayvalık’ta ikinci kez düzenlenen etkinlikte, Slow Food ağının zeytin coğrafyasından katılımcıları İtalya, Arnavutluk, Fas, Türkiye, Lübnan ve Filistin’den oldu. Katılımcılar bu toplantıda ortak değer zeytine dair uzmanlıkları, çalışmaları ve tecrübelerini paylaştılar. Slow Olive 2018 vesilesiyle küçük ölçekli zeytin ve zeytinyağı üreticisinin ürün ve pazar sıkıntısı, zeytinlik alanlarının nitelikleriyle korunması, zeytin çeşitliliğinin ve kadim zeytin alanlarının kayıt altına alınması gibi önemli konu başlıkları tartışıldı.

    Zeytin Forumu, Zeytinlikte Ege Otları Toplama

    Ahmet Uhri (Türkiye) ve Angelo Lo Conte (İtalya) zeytini tarihiyle; Güven Eken (Türkiye), Marco Antonucci (İtalya ) Silvana Subashi’yle (Arnavutluk) zeytin ve zeytinyağı çeşitliliğimizin kadim bilgiden, uzman görüş ve Slow Food İtalya’nın Ulusal Zeytinyağı Presidium örneğine; Önder Algedik (Türkiye), Gönül Işık (Türkiye) ve Kemal Koçak (Türkiye) ile Türkiye’deki örnekleri üzerinden zeytin ağaçlarının ekosistemdeki, ekosistemin ise yasadaki yeri konuşuldu. Son olarak dünyanın zeytini, zeytinin dünyası başlığında Fareed Tamaalah (Filistin), Souhad Azennoud (Fas) ve Barbara Massaad (Lübnan) ile zeytin ağaçlarının farklı coğrafyalarından sunumlar eşliğinde zeytin dilinden rengarenk bir sohbet gerçekleştirdi. 15 Nisan Pazar günü sabahı, Barbara Massaad (Lübnan) ve Türkçe’de de yayınlanan kitabı ‘Soup for Syria’ için bir buluşma düzenlenirken, Aytaç Timur (Türkiye) yürütücülüğünde, zeytin üreticilerinin katılacağı bir Zeytin Forumu gerçekleşecek. Ayvalık bölgesindeki bir zeytinlikte, Nedim Atilla (Türkiye) zeytinlikte ot toplama eşliğinde, zeytinliklerin yaban hayatı ve Ege otlarının zenginliğini anlatacak.

  • 3 ton zeytini bedava dağıttılar

    Aydın’da hasadına başlanan zeytinin tanıtımı için üretici bedava 3 ton zeytin dağıttı. Günde 70 tona yakın zeytin hasat ederek iç piyasaya ve ihracata yeşil zeytin gönderen 400 haneli Ataeymir Mahallesi sakinlerinin, fiyatların düşük olması nedeniyle reklama önem vermek için başvurduğu ilginç yöntem Denizli-Aydın karayolunu kullanan sürücüleri memnun etti.

    Açıklanan dane zeytin alım fiyatlarından memnun olmayan Karacasulu zeytin üreticileri fiyatları protesto etmek ve dane zeytine prim uygulaması getirilmesi talebini duyurmak için 3 ton zeytini bedavaya dağıttı. Dört alım merkezinin bulunduğu Ataeymir Mahallesinde, Karacasu-Tavas karayolu güzergahı üzerine getirilen 2 römork zeytin, yoldan geçen araçlara poşet poşet doldurularak dağıtıldı. Antalya, Denizli, Muğla gibi illerden gelip Aydın ve İzmir’e giden araç şoförleri önce şaşırsalar da ardından zeytinleri alıp üreticilere teşekkür ederek yollarına devam ettiler. Üreticiler ellerinde “Zeytin kan ağlıyor, yeşil altına destek, zeytinimizi yaşatalım, zeytine destek” yazılı pankartlar taşıdı. Kilo maliyeti 2 lira olan zeytin için ortalaması 1.70 olan fiyat açıklaması yapıldığını kaydeden üreticiler “En az 30 kuruş zarar ediyoruz. Borçlarımızı ödemek için satmaktan başka da çaremiz de yok. Ancak böyle zararına giderse üretim bitecek” diyerek sıkıntılarını dile getirdiler.

    “Maliyet 2 TL, satış 1,70 TL”

    Ataeymir Mahalle Muhtarı Gültekin Uysal, Gemlik ve Yamalak Kabası ismi verilen zeytin çeşitlerini tamamen doğal yollarla üreten ve tek geçim kaynakları zeytincilik olduğunu ifade ederek, “Karacasu’ya bağlı, Aydın’a 110 Km mesafedeki bin 100 nüfuslu Ataeymir Mahallemizde zeytin hasadı sürüyor. Günlük 70 tonu bulan zeytin hasadında yediden yetmişe herkes emek veriyor. Yurt içi ve yurt dışına zeytin satışı yapan firmalar da mahallemizde tezgahlarını açtı. Zeytin boylama tezgahlarında 5 ayrı boyda zeytini ayıran alıcılar, kalitesine göre kilosu 50 kuruştan başlayarak 2 buçuk liraya kadar ulaşan fiyatlarla zeytinlerimizi satın almaktalar. Devletimizden yağa verdiği pirim gibi kilo başına destek istiyoruz. Zeytin fiyatları gerçekten çok düşük. Bir kilo zeytinin maliyeti 2 lira olmasına rağmen biz bir lira 70 kuruşa zeytin satıyoruz. Satmaya da mecburuz. Çünkü askerdeki oğlumuza, okuyan öğrencimize para göndermek, kredi borcumuzu ödemek için zararına bu zeytini satmaktayız. Bu zararın, mağduriyetin giderilmesi için de devletimizden kilo başına pirim istiyoruz. Zeytinimizin kalitesi ve yağı bu bölgede birinci sıradadır. Kültür bakanlığımızdan zeytinimizin tanıtılması için yardım istiyoruz, desteklerini bekliyoruz. Kooperatiflerimizin de desteklenmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.

    Günde 70 ton zeytin hasat ediliyor

    Daha önce belde olan ve belde belediyesi kapanmadan önceki son belediye başkanı olan zeytin üreticilerinden Mehmet Başalan, “Aydın’ın Karacasu ilçesi Ataeymir Beldesinin en güzel ürünlerinden biri olan Sarı Altın Zeytini bugün hemen hemen Türkiye’de çok yaygın bir şekilde satılmaktadır. Her gün günlük olarak burada 3 tır, hemen hemen 60-70 ton civarında bu zeytinler fabrikalara gidiyor. İhracatçı firmalar tarafından satın alınıp bunlar ihraç olmak üzere tatlandırılıp satılıyor. Firmalar bizden aldıktan sonra bu zeytini 5 katı, 10 katı fazlasına satıyor. Bizim en büyük sıkıntımız burada. Bu zeytinler, Yamalak Kabası denen zeytin, Ataeymir, Karacasu, Yamalak ve Kurtuluşta, hemen hemen en çok yetişen yerlerden bir tanesi. Bir başka yerde bu zeytini bulmak mümkün değil. Aroması güzel, ne bileyim organik yetiştiriliyor. Biz devletten, bakanlığımızdan bu çiftçimize destek vermesini bekliyoruz. Zeytinin tanıtımı da çok önemli, yağı da çok önemli. Burada bizim yöremizdeki zeytinyağı tamamen organiktir. Vatandaşa buradan gelip almalarını tavsiye ediyorum” dedi.

    Bedava zeytin dağıttılar

    Zeytin alımın yapıldığı yerden daha sonra karayoluna çıkan zeytin üreticileri, 2 römorka doldurdukları zeytinleri poşetlere koyarak yoldan geçen araçları durdurarak sürücülere verdi. Sürücülerden tanıtım için de destek isteyen zeytin üreticilerine bedava zeytin alanlar tarafından teşekkür edilerek tanıtım desteği sözü geldi.

  • “Ege’nin Hazinesi” çocuk oyunu ile zeytini tanıtacaklar

    Ayvalık ilçesinde BENGİ Projesi kapsamında “Ege’nin Hazinesi” adlı çocuk oyunu zeytin ağaçlarının altında sahneye taşınıyor.

    Ayvalık Kaymakamlığı ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün de dahil edildiği proje kapsamında; Ahmet Sucu’nun öncülüğünde; Yasemin Akbaş’ın yazdığı, Sahir Erdinç’in de resimlediği zeytinin öyküsünü anlatan “Ege’nin Hazinesi” adlı masal kitabı, oyun yazarı Ayşe Tosunoğlu tarafından ana okulu öğrencilerinin rol alacağı bir çocuk oyunu olarak uyarlandı. Zeytin ağacının ve zeytinin yağa dönüşümüne ait serüveninin anlatılacağı çocuk oyununun Ayvalık başta olmak üzere İzmir’de Olivtech – Zeytin, Zeytinyağı Fuarı, İstanbul’da EMİTT Fuarı’nda ve bölgede zeytin sektörü ile ilgili organizasyonlarda sahnelenmesinin planlandığı öğrenildi.

    Ayvalık Kaymakamlık makamında; proje sahibi Ayşe Tosunoğlu’nun yanı sıra Ayvalık Kaymakamı Namık Kemal Nazlı, İlçe Milli Eğitim Müdürü Güner Bahadır ve projenin ana sponsoru Özgün Zeytincilik’in sahibi Ahmet Sucu arasında işbirliği protokolü imzalandı. Ahmet Sucu, kendisine ait firmasının sosyal sorumluluk projelerinden biri olan “Ege’nin Hazinesi” adını taşıyan kitabı Yazar Yasemin Akbaş’ın kaleme aldığını, Sahir Erdinç’in de resimlediğini ve bu kitabı bastırarak, zeytin ağacı ve zeytinin gelecek nesillere tanıtılıp sevdirilmesi için ücretsiz olarak dağıttıklarını anlattı.

    Geçtiğimiz günlerde Ayşe Tosunoğlu’nun bu masal kitapçığını oyunlaştırmak istediğini ve bu oyunu ana okulu öğrencileriyle sahneleme istediğini söylediğinde heyecanlandığını anlatan Ahmet Sucu, “Bunun üzerine ortak bir proje hazırladık. Bu projeyi Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi yetkililerine anlattık. Çok hoşlarına gitti ve onlarda projeye destek olacaklarını belirtiler. Şimdi ise biz; bir masal kitabıyken, çocuk oyunu haline dönüşen kitabı anaokulu öğrencileriyle, İzmir’de Olivtech – Zeytin, Zeytinyağı Fuarı, İstanbul’da EMİTT Fuarı’nda ve Ayvalık’ta da her yıl düzenlenen Hasat Şenlikleri’nde zeytin ağaçlarının altında sergileyeceğiz. Oyun sergilenirken; ata arabaları, eşekler, yanan ateşlerin içinde pişmiş ekmekler olacak ve böylelikle çocuklarımızın zeytin ağaçlarını sevmeleri ve gelecekte de bu ağaçları korumaları yönünde eğitici bir rol üstleneceğiz” dedi.

  • Erkence zeytini için taş ocağı tepkisi

    İzmir Erkence zeytininin gen merkezi Seferihisar Orhanlı Vadisi’ne taş ocağı yapılması için verilen Çevre Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu raporu tepkiyle karşılandı.

    Seferihisar Belediyesi’nin yaptığı çağrıyla köylüler, çevreciler, sivil toplum örgütleri 6 Mayıs Cumartesi günü bir araya gelerek İzmir Erkence zeytininin gen merkezi Seferihisar Orhanlı Vadisi’ne yapılması planlanan taş ocağına karşı eylem gerçekleştirilecek. Eylemde, Erkence zeytini fidanı dikilecek.

    “Kararın iptalini istiyoruz”

    Konuyu yargıya taşıyacaklarını söyleyen Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Sesimizin daha gür çıkması için tüm halkımızı bu doğa katliamına yol açacak karar karşısında tepki göstermeye davet ediyorum. Çok özel bir ürün olan Erkence zeytinini yaşatmak, korumaya çalışmak yerine yok etmeyi, taş ocağı yapmayı düşünmek geleceğimizi karatacak bir karar. Bu kararın iptalini istiyoruz. İptal ettirene kadar da haklı haykırışımızı sürdüreceğiz. Tüm halkımızı bekliyoruz. İzmir’in dağlarında taş ocakları açmasın” dedi.

    Erkence zeytini

    Erkence zeytini, İzmir Yarımada’ya özgü, binlerce yıldır yetiştirilen son derece nadir bir zeytin ırkı. Dünyada yalnızca İzmir Yarımada’da yaşayan bu zeytin ırkı binlerce yıldır lezzetli ve sağlıklı yağ üretiminde kullanılıyor. Erkence zeytinlikleri karakteristik olarak hiç sulanmadığı, sürülmediği ve hiçbir kimyasala maruz kalmadığı için dünyanın en saf ve sağlıklı zeytinyağlarından birinin üretiminde kullanılıyor. Erkence zeytini aynı zamanda İzmir’in en önemli damak tatlarından biri hurma zeytinin de üretilebildiği tek ağaç. Seferihisar’ın Orhanlı Vadisi ise Erkence zeytini ağaçlarının bu güne kadar en iyi korunduğu vadilerden biri ve bu zeytin ırkının gen merkezlerinden biri.

    Seferihisar Orhanlı köyündeki eylem, 6 Mayıs Cumartesi günü Saat 10.30’de gerçekleşecek. Ayrıca aynı gün bundan böyle her cumartesi günü kurulacak olan Orhanlı köylülerinin sadece kendi ürettiklerini satacakları Orhanlı Doğal Pazarı’nın da açılışı yapılacak ve ardından Murat Sincer konser verecek.

  • Artvin Ekonomisi Butko Zeytini ile yeniden canlanacak

    Orman ve Su İşleri Artvin Bölge Müdürlüğü Artvin merkez, Ardanuç ve Yusufeli ilçelerinde yöreye özgü ’Butko Zeytini’ ormanları oluşturarak 49 yıllığına vatandaşlara gelir getirmesi için teslim edecek.

    Artvin’de doğal olarak yetişmekte olan ve dünyada zeytin yağında üstün lezzet ödülünü almış, ilk Türk zeytini olan Artvin Butko zeytini Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından “Gelir Getirici Meyve Ağaçlandırma Projeleri” kapsamında, zeytin yetişmesine uygun olan ormanlık alanlarda yetiştirmek amacıyla, Artvin Orman Bölge Müdürlüğü tarafından önce hazırlanan seralarda çoğaltılarak, Orman İşletmeleri’ne ait alanlara dikildi. 3 yıl sürecek zorlu bakımın ardından ise zeytin ağaçları köy halkına kura ile dağıtılacak.

    Konuyla ilgili olarak İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Orman ve Su İşleri Artvin Bölge Müdürü Selim Gurbetoğlu ’5000 Köye 5000 Orman, Gelir Getirici Tür Yetiştirme’ programı kapsamında yapılan çalışmalar neticesinde, Artvin’de orjin bir tür olan Butko Zeytini ile orman köylülerini yerinde kalkındırmak ve refah seviyelerini arttırmak adına çalışma yaptıklarını söyledi. Gurbetoğlu “25 Bin fidan üretmeyi hedefliyoruz ve bu çalışmalarımızı sonlandırmak üzereyiz. Orman arazisinde dikimleri gerçekleştireceğiz. Bunların 3 yıl boyunca bakımlarını yaptıktan sonra sertifikayla orman köylülerine vereceğiz, orman köylüleri bunun gelirlerinden faydalanacak” dedi.

    Yusufeli Barajı ile yok olan zeytin bahçeleri yeniden oluşturulacak

    Projenin pilot köylerinden biri olan Artvin’in Yusufeli ilçesine bağlı Demirkent Köyü muhtarı Selehattin Satır da proje ile ilgili yaptığı açıklamada “Artvin Butko Zeytini’nin yörede yeniden büyük ölçekte üretimi yapılacak. Çünkü baraj dolayısıyla yaklaşık 800 dönüm zeytin arazimiz istimlak oldu. Zemin müsait olmadığı için vatandaşın el ile yer yapması mümkün olmuyor. Bu yüzden Orman Bölge Müdürlüğü’ne ait makina yardımı ile açılacak olan hendeklere 2 bin 500 adet daha Zeytin fidanı dikilmesi düşünülüyor. Bu çalışmalara ben ve çevre köylerde destek veriyoruz. Tabi bunu dikmek bir çaba istiyor. Bunun sulaması var, bunun bakımı var bunları bölge müdürlüğümüz üstlenmiş ve yapıyor” diye konuştu.