Etiket: Zeynal

  • Eğitimci-Araştırmacı Zeynal: “Dünyada düzenli ordulara karşı kadınların savaştığı tek yer Aziziye Tabyaları’dır”

    Eğitimci-Araştırmacı Zeynal: “Dünyada düzenli ordulara karşı kadınların savaştığı tek yer Aziziye Tabyaları’dır”

    Eğitimci-Araştırmacı Yazar Abdurrahman Zeynal, Erzurum’un tarihinde önemli bir yere sahip olan Aziziye Tabyaları’nın, dünyada düzenli ordulara karşı kadınların savaştığı tek yer olduğunu söyledi.

    Eğitimci-Araştırmacı Yazar Abdurrahman Zeynal beraberindekilerle birlikte, Aziziye Tabyaları’nda bulunan Nene Hatun’un mezarını ziyaret etti. Ziyaret sonrası açıklama yapan Zeynal, Aziziye Tabyaları’nın Erzurum’un koruyucuları olduğunu belirtti.

    “Anadolu’da Erzurum’u müdafaa edemeyen, dünyada ve tarihte hiçbir devlet Anadolu’yu müdafaa edememiştir”

    Aziziye Tabyaları’n yapılmasındaki amacın Anadolu’yu savunmak olduğunu ifade eden Yazar Abdurrahman Zeynal, “1828-1829 Osmanlı-Rus harbinde Ruslar Erzurum’u birinci defa işgal ediyorlar. Erzurum’un nüfusu 130 binden o tarihte 15 binlere kadar düşüyor. 115 bin insan Erzurum’dan muhacir olarak Anadolu’nun diğer illerine gidiyor. Sonra Osmanlı Devleti, Erzurum’u geçeceği tahminini yaparak bulunduğumuz bu alanda ve mücavir alanlarda 23 adet tabya yapıyor. Şimdi bu tabyaların amacı muhtemel bir Rus taarruzuna karşılık şehri savunmak, Anadolu’yu savunmaktır. Çünkü Anadolu’da Erzurum bir kilit kapıdır. Kilit yerde Anadolu’da Erzurum’u müdafaa edemeyen dünyada ve tarihte hiçbir Devlet Anadolu’yu müdafaa edememiştir. Osmanlı bunun şuurundadır yani farkındadır. Erzurum ahalisinin de destekleri ile şu an bulunduğumuz yerde Aziziye ve Mecidiye tabyalarını inşa ediyor. 1877-1878 Osmanlı Rus harbinin cereyan ettiği ve sonuçlandığı nokta olarak şu an burada bulunuyoruz. 1877 yılında yani tarihteki 93 Harbi olarak bilinen Kars yöresinde saldırılarda 5 meydan muharebesi oluyor. Bunların 4’ünü Osmanlı Ordusu kazanıyor, beşinciyi Ruslar kazanınca Osmanlı Ordusu 15 Ekim’den 4 Kasım’a doğru çekilerek bulunduğumuz yerlere geliyorlar. Şehir savaşa hazırlanmıştır. Zaten şehirde kadınlar, kızlar, nineler ve gelinler kalmıştır. Yani ihtiyarlar kalmıştır. Çünkü eli silah tutan tüm erkekler cephededir. 8 Kasım’ı 9 Kasım’a bağlayan gece, bir kısım Ermenilerinde yardımı ile Ruslar, Aziziye üç tabyasına girerler. Gece Mehmetçik uykudadır. Geçiş sebepleri de parolayı bilmeleri, patika yolları bilmelerinden kaynaklanmaktadır. Sonuçta 1300 veya 1600 Mehmetçik Aziziye üç tabyası denilen yerde uykudayken şehit edilirler. Oradan Aziziye iki tabyasına doğru gelirken çatışma başlar. Burada bulunduğumuz Yarbay Bahri Bey bulunmaktadır. Yarbay Bahri Bey uykudan askeri kaldırır ve Ruslara karşı gece taarruzu başlar. Gece savaşı olurken buradan şehre haber gönderilir. Haberi ilk duyan Ayaz Paşa müezzini Abdullah Efendidir. Abdullah Efendi ezanı davudi sesiyle okur, sonra Allah’ını seven, namusunu seven, dinini seven, vatanını seven, Mehmet’in askerin imdadına koşun diye nida eder. O gün Erzurumlu kadını ile kızıyla, çocuğu ile buraya koşarak gelirler, bu gelişte yalın ayak, başı açık, öğlene kadar burada Ruslarla büyük bir mücadele meydana gelir. Öğlen üzeri Ruslar yüzlerce ölü vererek tabyalardan çekilmek zorunda kalırlar. Dolayısıyla Aziziye Destanı veya Aziziye Zaferi olarak tarihe geçen olay burada gerçekleşmiş olur” dedi.

    “Dünyada düzenli ordulara karşı kadınların savaştığı tek yer Aziziye Tabyaları’dır”

    Aziziye Tabyaları’nın Anadolu için önemli bir yere sahip olduğunu kaydeden Yazar Zeynal, “Buranın önemi şu, eğer o gün Osmanlı Erzurum’da kaybetmiş olsaydı İskenderun Körfezine kadar hiçbir askeri birliğimiz yoktu. Ruslar o gün sıcak denizlere inecekti. Dolayısıyla sıcak denizlere Rusların hayalinin gömüldüğü nokta Aziziye Tabyaları’dır. Bu anlamı ile tarihi önemi fazladır. Buranın bir diğer önemi ise bu savaşta kadınların ön saflarda olmasıdır. Dünyada düzenli ordulara karşı kadınların savaştığı hiçbir yer yoktur. Yalnızca Aziziye Tabyaları vardır. Dolayısıyla kahramanı kadın olan şehir yalnızca Erzurum’dur diyebiliriz. Bu tarihte de böyledir. Nene Hatun’u biliyorsunuz 1955 yılında vefat ettiği zaman 3. Ordunun kararıyla ve o yıl, yılın annesi olarak seçilmesi hesabıyla ordu buraya törenle getiriyor. Törenle defin işlemleri yapılıyor. O günden beri anıt mezar vardı. Şimdi yeni bir anıt mezar yapılıyor. Ümit ediyorum ki eskisinden çok daha görkemli, çok daha tarihe veya şanına layık bir mezar yapılacak önümüzdeki günlerde. Buda ister istemez mutlu etmektedir” açıklamalarında bulundu.

    Aziziye Tabyaları Tarihçesi

    Erzurum-Kars karayolunun geçtiği Hamamderesi’ni kontrol altında tutmak için 1867-1872 yıllan arasında Sultan Abdülaziz tarafından Karskapı’nın kuzeyinde bulunan Topdağı’nın güney ucunda, 2068 metre yükseklikte konumlandırılan 1 Numaralı Aziziye Tabyası’nın günümüze ancak çok az bir kısmı sağlam olarak ulaşabilmiştir. Güneyden kuzeye yan yana üç tane olan Aziziye Tabyaları “C” şeklinde bir planla konumlandırılmışlardır. 1877 – 1878 Osmanlı – Rus Savaşı’nda (93 Harbi) kahramanca çarpışmalara sahne olmuştur. Deveboynu’nda düşmana yenilen Osmanlı Kuvvetleri geri çekilmeye başlayınca Rus Ordusu, Erzurum’u kuşatma hazırlıklarına başladı. Şehrin çarpışmasız teslim edilmesi önerisi kabul edilmeyen Ruslar, Topdağı tarafından Aziziye Tabyaları’na doğru yoğun topçu atışıyla saldırıya geçti. Saldırı neticesinde 2 ve 3 numaralı Aziziye tabyaları Rusların eline geçti.1 Nolu Aziziye Tabyası Komutanı Yarbay Bahri Bey’in üstün cesareti ve askeri bilgisi sayesinde Ruslara teslim olmaz. Rusların tabyaları işgal ettiğini öğrenen, Nene Hatun’un da arasında bulunduğu Erzurum Halkı Osmanlı askerlerinin yardımına koştu ve göğüs göğüse kanlı çarpışmalardan sonra Rus Ordusu bozularak tabyalardan geri çekilmek zorunda kaldı. 2 Nolu Aziziye Tabyası, Aziziye 1 ve Aziziye 3 Tabyası ile birlikte 8 Kasım 1877 gecesinde yapılan Rus baskınında saldırıya uğramıştır. 2 No’lu Aziziye tabyası Ruslar tarafından işgal edilen ilk tabya olduğu gibi kurtarılan ilk tabyada burası olmuştur.

  • AK Parti Milletvekili aday adayı Zeynal Gül: “Kudüs bizim davamızdır”

    AK Parti Erzurum Milletvekili aday adayı Zeynal Gül, “Kudüs bizim davamızdır” dedi.

    Kudüs’ün İslam’ın simgesi olduğunu ifade eden AK Parti Erzurum Milletvekili aday adayı Zeynal Gül, “Kudüs bir şehir adı olabilir. Dünya coğrafyasında koordinatları şurayı veya burayı gösterebilir. İklim olarak çöl iklimine bağlı bir yer de olabilir. Bunlar bizim zihinlerimizdeki Kudüs’ü tarif etmez. Biz Kudüs sözcüğünü duydukça coğrafyanın sınırlarını aşan bir yer anlarız. Dünyayı göklere bağlayan istasyonlardan biridir bizim için Kudüs. Yerden göklere yükselişi simgeler. Birliği temsil eder. On binlerce nebinin içtima noktası olarak durur dünya durdukça. Oradan göklere yükselmiş Nebi’nin ardından bütün gözler takılı kalır onun toprağına. Yükselmek istendikçe onu arayacaktır gözler. Miraca yükselmek için yaşayanların varlığı, ilk miracı hatırlayacaklardır. Namaz ve kıble anıldıkça ilk kıble unutulmayacaktır. Onu unutanlar önce namazı unutmuşlardır. Yüreklerden namaz silinmedikçe Kudüs silinemez. Kudüs’ün adı var da heyecanı yoksa bu demektir ki, namazın da adı var heyecanı yoktur. Kudüs namazın seccadesi gibidir adeta. Namaz unutulmadan Kudüs unutulamaz.” diye konuştu.

    “Kudüs, Arapların değildir. Kudüs Arap da değildir.” diyen AK Parti Erzurum Milletvekili aday adayı Zeynal Gül, “Kudüs namazın merkezidir, namazgâhtır o. Namaz ne kadar Arapların işi ise o da o kadar Araplara aittir. Mekke ne kadar bir ırka mal edilebilirse Kudüs de o kadar bir ırkın olabilir. Kudüs İslam’ındır, İslam’ın simgesidir. Bütün ezilmişliğine, yok edilmek için kuşatılmışlığına rağmen Kudüs, cihadın en aktif noktası olarak kalacaktır. Bütün cepheler çökse de orada cihat unutulmayacaktır. Mekke, Medine ve Kudüs. Mescid-i Haram, Mescid-i Nebi ve Mescid-i Aksa. Üç merkezin üç mescidi. Mü’min her kalbin nabzının attığı üç noktadır. Nabızlar attıkça hayat var, azaldıkça da hayat emaresi düşüktür. Mü’min insanlar ne bu noktalardan uzak kalabilirler ne de onlara alternatifler bulabilirler.” şeklinde konuştu.

    AK Parti Erzurum Milletvekili aday adayı Zeynal Gül, “Kudüs Mekke’dir, Medine’dir” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Mekke Kudüs’tür, Medine’dir. Medine de Kudüs’tür, Mekke’dir. İman böyledir, böyle olmalıdır. İmanı bu olmayanın ya da Kudüs’ü haritalardaki şehirlerden biri zannedenlerin imanı da harita üzerindedir. Kudüs, şehir değildir. O dindir, imandır, davadır, heyecandır, simgedir, ölçüdür. Onunla ölçeriz cihat tutkumuzu, fedakârlık samimiyetimizi. Sabır ve sebat mihengimizdir o. Garipliğimizin tecelligâhıdır. Kudüs bir aynadır; kim kimdir, sözler ne kadar samimidir, ne kadar da riyakârdır, onun duvarlarına bakarak anlarız onu. Kudüs şehir değildir. Bilakis samimiyettir, unutmamaktır, vefadır, ümmet olmak veya olamamaktır. Kat ettiğimiz yolumuzu onda ölçeriz. Dünümüzü de yarınımızı da onun üzerinden tartarız. O şehir değildir; şehirler Kur’an medeniyetin beşiğidir Kudüs. Onunla ölçeriz, onunla ölçülürüz biz. Onunla uyur, onunla kalkarız.”

    AK Parti Erzurum Milletvekili aday adayı Zeynal Gül, Ramazan ayının da hayırlara vesile olmasını temenni ederek, “Başı rahmet ortası mağfiret sonu cennet olan Ramazan ayının İslam alemine ve ülkemize hayırlara vesile olmasını yüce Allah’tan niyaz ederim” dedi.

  • AK Parti Milletvekili aday adayı Zeynal Gül, ilçe teşkilatlarının tümünü ziyaret etti

    AK Parti Milletvekili aday adayı Zeynal Gül, AK Parti ilçe teşkilatlarının tamamını ziyaret etti.

    24 Haziran’da yapılacak Cumhurbaşkanı ve 27. dönem Milletvekili Genel Seçimi için Erzurum’dan Milletvekili aday adayı olan Zeynal Gül, AK Parti ilçe teşkilatlarına ziyarette bulundu. Ziyaretlerinin ardından açıklamada bulunan Gül, şöyle konuştu:

    “Benim teşkilatlara bakışım; Bir mıh bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir komutanı, bir komutan ise bir ülkeyi kurtarır. Mıh olmasa nal tutmaz, nal tutmasa at yürümez, at yürümezse komutan sefere çıkamaz, komutan sefere çıkamazsa o ülke batmaya mahkum olur. Bu sebeple ilçe teşkilatlarımız bizim mıhımızdır. Partimizin tüm ilçe başkanlarını, teşkilat başkanlarını, gençlik kolları başkanlarını ve kadın kolları başkanlarını tek tek ziyaret ettik. Ziyaretim esnasında gördüğüm bazı noktalara temas etmeden geçemeyeceğim. Her bir teşkilat mensubumuzun Reisimize sadık, Dava şuuruna sahip ve samimi olduklarına şahit oldum. Bu durum davanın bir neferi ve hizmetkarı olmak isteyen şahsımı ziyadesiyle memnun etti. Teşkilatlarımızın 24 Haziran seçimlerine de hazır olduğunu ve bu seçimin idrakinde olduklarına da şahit oldum. Ziyaretlerim esnasında her bir teşkilat üyemizin aynı zaman da misafirperverlikleri de dikkatimi çekmedi diyemem. Yemek için ısrar eden ve çay içmeden bırakmayan değerli teşkilat mensuplarımıza canı gönülden şükranlarımı sunuyorum.

    Tüm bu gördüklerim bana gösterdi ki, Allah’ın izniyle bu davayı üstlenmiş AK kadroları kimse yıkamaz. Biz de bu dava şuuru ve samimiyet varken hangi güç bizi yıkabilir ki. Son olarak şu duaya hep birlikte amin diyelim;

    Allah’ım! alemi İslam’a, ülkemize, milletimize, davamıza, Reisimize ve şehrimize samimi ve şuurlu olarak hizmet edecek kardeşlerimizin yollarını açık eyle! Alemi İslam’a, ülkemize, milletimize, davamıza, Reisimize ve şehrimize hain oyunlar oynayanların, oyunlarını bertaraf eyle! Şüphesiz ki sen oyun oynayanların en hayırlısısın.”

  • Gazeteci Zeynal Karasu’nun Acı Günü

    Adıyaman’da görev yapan gazeteci Zeynal Karasu’nun annesi hayatını kaybetti.

    Adıyaman’da yerel tv ve gazetelerde muhabir olarak görev yapan Gazeteci Zeynal Karasu’nun annesi Hanım Karasu (72) hayatını kaybetti. Kalp krizi geçirdiği için Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Hanım Karasu, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

    Hastane morgundan alınarak Mezarlık Cami’ne getirilen Hanım Karasu’nun cenazesi öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Adıyaman Belediyesi Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    Cenaze törenine Zeynal Karasu’nun gazeteci arkadaşları ve yakınları katıldı.