Etiket: Zeybekci:

  • Zeybekci AK Parti’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu

    Eski Denizli Belediye Başkanı ve Ekonomi Bakanlarından Nihat Zeybekci, yerel seçimlerde AK Parti’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak açıklandı.

    Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Ankara’da gerçekleştirilen grup toplantısında AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı adaylarının Nihat Zeybekci olduğunu açıkladı. 2004 yılında yapılan yerel seçimlerde AK Parti adayı olan ve yüzde 51 oyla Denizli Belediye Başkanı seçilen Zeybekci, 2009 yılında ikinci kez Denizli Belediye Başkanı seçildi ve 2011 yılına kadar göreve devam etti. 24-25 ve 26. dönem Denizli Milletvekili olan Zeybekci, 25 Aralık 2013’de 61. hükümette başladığı Ekonomi Bakanlığı görevini, 62, 63 ve 65’inci hükümetlerde de sürdürdü. Zeybekci, 25 Ekim 2018’de ise Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu Başkanvekilliği görevine getirildi.

    Zeybekci, 1 Ocak 1961’de Denizli’nin Tavas ilçesindeki Pınarlar beldesinde doğdu. Evli olan Zeybekci, 4 çocuk babası.

  • Başkan Kocaoğlu’ndan, AK Parti-MHP ittifakı ve Zeybekci yorumu

    AK Parti’nin İzmir büyükşehir adayını açıklamasına saatler kala İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, ittifaka ilişkin, “İlçelerde, birkaç ilçede kaza olmazsa alırız ama mutlaka olur siyasette. Ya adayda problem olur ya da öbür aday çok güçlü olur. Onun dışında minimum söylüyorum; 26-27 ilçeyi alabileceğimizi düşünüyorum. 3 ilçede farklı bir şey çıkar. Ancak büyükşehirde büyük farkla alırız” dedi.

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, yerelde ittifaka gitme kararı alan AK Parti ve MHP’nin İzmir’deki yansımalarının nasıl olacağını gazetecilere değerlendirdi. İttifakın büyükşehiri etkilemeyeceğini dile getiren Kocaoğlu, “Büyükşehir daha büyük farkla alınır. Büyük bir farkla CHP alır” dedi.

    İttifak ile bazı ilçelerde kazanma durumu olabileceğine işaret eden Başkan Kocaoğlu, “Benim aday olup olmamam önemli değil. En az bizim kadar değerli bir arkadaşımız aday gösterilecektir. Biz de hep beraber çalışacağız. Büyükşehir belediye başkan adayımız ve diğer ilçe adaylarımız için çalışacağız. İlçelerde, birkaç ilçede kaza olmazsa ama mutlaka olur siyasette. Ya adayda problem olur ya da öbür aday çok güçlü olur. Onun dışında minimum söylüyorum; 26-27 ilçeyi alabileceğimizi düşünüyorum. 3 ilçede farklı bir şey çıkar” ifadelerini kullandı.

    “Nihat Zeybekci arkadaşımız, belediye başkanlığına beraber başladık”

    Ekonomi Bakan Nihat Zeybekci’nin geçtiğimiz günlerde İzmir adaylığı sorulduğunda “İzmir mahallenin en güzel kızı kim istemez” sözlerini de değerlendiren Başkan Aziz Kocaoğlu, “Nihat bey arkadaşımız beraber başladık belediye başkanlığına. Sonra belediye başkanını bıraktı istifa etti milletvekili oldu bakan oldu. O zamandan beri 2004 yılından beri tanışırız. Bir toplantıda da İzmir Denizli örnek alsın demişti onu hatırlarsınız belki. Sonrada bakan olunca görev icabıyla dışarı çıkmıştı, biz de cevap vermiştik. İzmir farklı bir yer, ’hayırlısı olsun’ demekten başka çare yok. Yarışacağız, kimlerle yarışmadık ki. Parti olarak yarışacağız” dedi.

  • Bakan Zeybekci: “Elektronik ticaret sitelerine üyeliği yüzde 100’e yakın bir destek kapsamına aldık”

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “Elektronik ticaret sitelerine üyeliği yüzde 100’e yakın bir destek kapsamına aldık. Şuanda geldiğimiz rakam 16 bin, hedefimiz 100 bin. Bayan girişimcilere de yüzde yüz destek veriyoruz” dedi.

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, E-ihracat Seferberliği projesinin tanıtım programına katıldı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Bakan Zeybekci, elektronik ticaretin Türkiye için büyük bir fırsat olduğunu belirterek, “Elektronik ticaret gibi çok büyük bir dalga geliyor. Bu dalganın ya altında kalınır ya da üstüne çıkılarak bunun sefası sürülür ve bunun enerjisi kullanılır. Türkiye olarak biz de bu tercih noktasındaydık. Ekonomi Bakanlığı olarak yaklaşık olarak 2 yıl önce başlattığımız elektronik ticaret sitelerine ki Türkiye için çok büyük bir fırsattır. Elektronik ticaret sitelerine üyeliği yüzde 100’e yakın bir destek kapsamına aldık. Son derece önemli bir destek. Hedefimiz de 10 bin ihracatçımız elektronik ticaret sitelerine üye yapmaktı. Bunun bedellerini karşılamaktı. Şuanda geldiğimiz rakam 16 bin. Hedefimiz 100 bin, tabi tırnak içinde şunu da söyleyeyim; bayan girişimcilerde yüzde yüz destek veriyoruz” diye konuştu.

    “Proje kapsamında KOBİ’ler de desteklenecek”

    E-ihracat Seferberliği projesi kapsamında küçük ve orta büyüklükteki işletmelere (KOBİ)de destek verileceğini söyleyen Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, 500 milyarlık ihracat hedefine ulaşmak ve Türkiye’nin global devlerini çıkarmak için bütün dinamikleri harekete geçireceklerini kaydetti.

    Zeybekci, şu ifadeleri kullandı:

    “Türkiye’nin 2016 yılındaki elektronik ticaret hacmi yıllık 9 milyar dolar. 2017’de bunun yüzde 17 artığını ve yıllık ortalama yüzde 17 olarak artığını dikkatlerinize sunmak istiyorum. Diğer taraftan dünyadaki elektronik e-ticaretin kendi içindeki büyüme hızı yüzde 22, dünya toplam ticaretinden aldığı pay ise 2012 yılında bir buçuk trilyon dolar civarındayken 2017 yılına geldiğimizde bu iki katına çıktı. Hatta iki buçuk trilyon dolar haline geldi. Bu artış hızıyla önümüzdeki 5 yıl sonra dünya ticaretinin yaklaşık olarak yüzde 50’si elektronik ticaret olarak yapılma durumunda veyahut da dünya ihracatının belki önümüzdeki 5-6 yıl içerisinde yüzde 40-50 aralığındaki bir kısmı da elektronik ihracat şeklinde yapılma durumunda.

    Burada hedef olarak kendimize elektronik ihracatta Türkiye’nin mikro KOBİ’leri de dahil olmak üzere bir kişilik veya iki kişilik üretim tesisleri veyahut da ölçekleri de dahil olmak üzere en ücra yerdeki üretim yapan bir vatandaşımız bile bütün dünyaya açılabilen bir ihracatçı haline gelme potansiyeli var burada. Dolayısıyla 100 bin ilk hedefimiz, Türkiye’nin bütün imkan ve kaynaklarını Türkiye’nin bütün dinamiklerini eğer biz harekete geçirirsek 500 milyarlık ihracat hedefine daha kolay ulaşırız ve Türkiye’nin en kılcal damarlarına kadar zorladığımız zaman içlerinden muhtemeldir ki Türkiye’nin kendi global devlerini çıkarma fırsatı ve imkanını da önümüzdeki süreçlerde yakalayacağız.”

    “3’üncü Havalimanına dünyanın en büyük e-ticaret ve lojistik serbest bölgesini kuracağız”

    Tam kapasiteyle çalıştığında dünyanın en büyük havalimanı konumuna gelecek olan Yeni İstanbul Havalimanı’nın çevresinde dünyanın en büyük e-ticaret ve lojistik serbest bölgesini kuracaklarını aktaran Bakan Nihat Zeybekci, “Türkiye bu konudaki en avantajlı ülkelerden bir tanesi, Türkiye’ye bakacak olursak dünyanın en büyük tüketim pazarlarının orta yerinde ve üretim pazarlarının da orta yerinde. Dünya’nın en büyük havalimanını kuran Türkiye’nin, İstanbul 3’üncü havalimanımızın etrafında dünyanın en büyük e-ticaret ve lojistik serbest bölgesini kuracağız. Dolayısıyla bu alanlarımız Türkiye’nin gelecekte bir e-ticaret merkezi tabii ki bunun arkasından da İstanbul’un dünyadaki e-finansman veyahut da bir finans merkezi haline gelmesi için için de son derece önemli bir süreci başlatmış bulunuyoruz” açıklamasında bulundu.

  • Ekonomi Bakanı Zeybekci büyüme verilerini değerlendirdi

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, büyüme verileriyle ilgili yaptığı değerlendirmede “2017 yılında, yatırımlar ve ihracattaki güçlü performansın etkisiyle G-20 ülkelerinin tamamından daha hızlı büyüyen Türkiye ekonomisi, 2018 yılına da güçlü bir giriş yapmayı başarmıştır. 2018 yılında hedefimiz, tarihi ihracat ve yatırım zirvesine ulaşarak kalan çeyreklerde de Türkiye’yi hızla büyütmek ve istihdamı artırmaktır” ifadelerini kullandı.

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, 2018 yılının birinci çeyrek büyüme verilerini değerlendirdi. Zeybekci, Türkiye ekonomisinin 2018 yılının ilk çeyreğinde yüzde 7,4 büyümesine ilişkin “2017 yılında, yatırımlar ve ihracattaki güçlü performansın etkisiyle G-20 ülkelerinin tamamından daha hızlı büyüyen Türkiye ekonomisi, 2018 yılına da güçlü bir giriş yapmayı başarmıştır. 2018 yılında hedefimiz, tarihi ihracat ve yatırım zirvesine ulaşarak kalan çeyreklerde de Türkiye’yi hızla büyütmek ve istihdamı artırmaktır” ifadelerini kullandı.

    Ekonomiyi desteklemek için hayata geçirilen uygulamaların büyüme başarısının devamındaki en büyük faktörler olacağının altını çizerek şunları kaydetti:

    “Türkiye, nüfusu her yıl 1 milyon, işgücü havuzu her yıl 1,2 milyon kişi artan dinamik bir ekonomi olduğu kadar; genç nüfusu ve muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkma hedefi nedeniyle her yıl yüzde 6’nın üzerinde büyümek zorunda olan bir ülkedir.

    2018 yılının ilk çeyreğinde görülen yüzde 7,4 lük büyümeyi, ilk çeyrekte Euro Bölgesinin yüzde 2,5, AB ekonomisinin yüzde 2,4, OECD ortalamanın yüzde 2,6, ABD’nin yüzde 2,8, Çin’in büyümesinin yüzde 6,8 olduğunu dikkate alarak değerlendirmekte fayda vardır. Türkiye ilk çeyrekte sergilediği performansla, gelişmiş ülkelerden ve gelişmekte olan ülkelerden pozitif yönde ayrışmış ve son 10 yılda olduğu gibi Avrupa’nın en hızlı büyüyen ülkesi olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.

    Faizler ve genel makro dengeler ışığında büyüme

    Diğer taraftan, ekonomi yazınında faiz, kur ve enflasyon dengeleri nedeniyle, 2018’in ilerleyen çeyreklerine dair büyüme tahminleri için olumsuz tablolar çizilmeye çalışılmaktadır. İddialar Merkez Bankası faiz artışlarının büyümeyi zayıflatacağı yönündedir.

    Bu iddialar, Türkiye ekonomisinin gerçek dinamiklerini görmezden gelen bardağa hep boş tarafından bakmayı gelenek haline getirmiş zihniyetlerin değerlendirmeleridir. Yılın ikinci çeyreğinde de öncü veriler ekonomik aktivitelerdeki iyileşmenin devam ettiğini göstermektedir. Ayrıca, bu yıl 40 milyondan fazla turisti ağırlayacak turizm sektörümüzün ekonomik büyüme üzerinde sağlayacağı katkıyı da göz ardı etmektedir.

    Türkiye her zaman ifade ettiğim gibi, en iyi büyüme kompozisyonuyla, yani yatırım ve ihracatla büyümektedir. 2017 yılında devreye soktuğumuz Proje Bazlı Yatırımların başlaması, Teşvik Sistemi kapsamında 2018 yılının ilk 5 ayında görülen yüzde 49’luk yatırım hacmi artışı, ihracat teşviklerimizdeki artışlar ve Eximbank’ın çok daha agresif şekilde ihracatımızı desteklemesi ile hedeflerimize kolaylıkla ulaşacağımızı hep beraber göreceğiz.

    Türk ekonomisi üzerinde karamsar tablolar çizenlere gerekli cevap verilmiştir

    2018’in ilk çeyreğinde yüzde 7,4’lük çok yüksek bir büyüme oranı elde eden Türkiye, son günlerde 2018 yılına ilişkin büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize eden IMF, Dünya Bankası, OECD ve Moody’s gibi uluslararası kuruluşlara gerekli cevabı vermiştir.

    2017 yılında ülkemiz için yaptıkları tahminlerini defalarca yukarı yönlü revize eden bu kuruluşlar önümüzdeki günlerde 2018 yılı büyüme tahminlerini birer birer yukarı yönü revize etmeye başlayacaklar. Türkiye, 2018 yılının ilk çeyreğinde göstermiş olduğu etkileyici büyüme performansı ile söz konusu dönem için verisi açıklanmış olan pek çok AB ve G-20 ülkesinden daha hızlı büyümeyi başarmıştır.

    İhracat büyümeye katkı sağladı

    Türkiye, yüksek gelirli ülkeler sınıfına ancak ve ancak yatırımlarla ve ihracatla ulaşabilir. Bu vizyonla, başta Proje Bazlı Yatırım Teşvik Sistemi ve ihracata daha önce verilmemiş ölçüde güçlü desteklerle, büyüme kompozisyonumuzu ihracata ve yatırıma dayalı bir yapıya kavuşturduk. 2018 yılının ilk çeyreğindeki yüzde 7,4’lük büyümeye ihracatın katkısı 0,11 puan ve yatırımların katkısı 2,76 puan düzeyinde olmuştur. Böylece büyümenin önemli bir kısmı ihracat ve yatırımlardan gelmiştir. Üretim sektörlerine bakıldığında ise tüm sektörlerin büyümeye pozitif katkı sağladığı görülmektedir. Ancak sanayi sektörünün ilk çeyrekte büyümenin sürükleyicisi olması söz konusu büyümeyi daha kıymetli kılmıştır.

    Türkiye ekonomisi büyürken istihdam da oluşturdu

    Büyüme performansının en önemli yansımalarından birisini de istihdam düzeyinde görüyoruz. 2017 yılı şubat ayı itibarıyla son bir yılda 500 bin kişiye ek istihdam sağlayan Ekonomimiz, 2018 Şubat ayı itibarıyla son 1 yılda geçen yıla göre 710 bin daha fazla ek istihdam sağlayarak 1 milyon 210 kişiye iş imkanı sağladı. Sadece sanayi sektöründe 340 bin ek istihdam yaratılması sanayi sektöründe çarkların ne kadar hızlı döndüğünün önemli bir göstergesidir. 2017 yılı Şubat ayından yüzde 12,6 olan işsizlik oranı, 2018 Şubat ayında 2 puan azalışla yüzde 10,6’ya gerilemiştir. Yılın ikinci çeyreğinde işsizlik oranın tek haneye ineceğini hep birlikte göreceğiz.

    Suçüstü yakalandılar: Kim ne derse desin güneş balçıkla sıvanmaz

    Türkiye’nin 2018 yılı ilk çeyreğinde çok ciddi bir oranla büyüyeceğini tabi olarak uluslararası kuruluşlar ve kredi derecelendirme kuruluşları görüyorlar ve biliyorlardı. Ancak yaklaşan seçimler arifesinde, Türkiye ekonomisine dair algıları kasıtlı biçimde sarsmaya çalışıyorlardı. Geçtiğimiz hafta bu algı operasyonlarından birini gerçekleştirirken bir kredi derecelendirme kuruluşu “suçüstü” yakalanmış ve kendini “açık etmiştir”. Merkez Bankamız döviz kurları üzerindeki bilinçli operasyonların etkisini kırmış ve kura istikrar kazandıracak hamleler yapmışken, Moody’s 17 bankamızın kredi notunu kırmıştır. Oysa Türk bankacılık sektörü, dünya bankacılık standartlarını belirleyen Basel III kriterlerine göre 2019 yılı sonrasında ulaşılması hedeflenen sermaye yeterlilik rasyosu hedefi olan yüzde 8’in çok üzerinde yüzde 15’lerin üzerinde bir sermaye yeterlilik rasyosuna sahiptir. Takibe düşen kredi oranlarında Avrupa’nın en iyi seviyelerinden birinde olan, tarihinde ilk defa aylık 5 milyar TL’lik karlılığa ulaşan bankacılık sektörümüzün notunun, “sektörün karlılığına ilişkin sözde kaygılarla” kırılması çok manidardır ve bu kuruluşun suçüstü yakalanmasıdır.

    2018 yılında ilerleyen dönemlerde de gücümüzü artıracağız

    Türkiye, Orta Vadeli Program’da 2018 yılı için öngörülen yüzde 5,5’lik büyüme oranını yakalayabilecek hatta daha da üstüne çıkabilecek potansiyele ve kararlılığa sahiptir. Piyasaların sürekli tetikte olduğu bir dünyada zayıf hükümetler ekonomi için sadece belirsizlik üretecektir. Türkiye’nin 2001 öncesi kayıp yıllarında test ettiği güçsüz ve istikrarsız oluşumlar ülkemize zaman kaybettirmekten başka bir varlık gösterememiştir. Ekonominin tüm aktörleri AK Parti hükümetinin olmadığı bir sistemde Türkiye ekonomisinin büyük riskler barındırdığının çok iyi farkındadır.

    24 Haziran seçimlerinden zaferle çıkacak hükümetimiz piyasalarda var olan politik belirsizlikleri tamamen ortadan kalkması ile reformlarına devam ederek dünyanın en büyük 10. Ekonomisi olma yolunda çalışmalarına devam edecektir. Ülkemiz, Avrupa’nın ve Kültür Coğrafyamızın en dinamik ekonomisidir ve bundan sonraki on yıllarda da en dinamik ekonomisi olacak; bölgesinde yatırımcıların en fazla kazandığı, en verimli ve en karlı üretim gerçekleştirdiği ülke olacaktır.”

  • Bakan Zeybekci Moody’s’in kredi notunu düşürdüğü 17 Türk bankasına sahip çıktı

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’ın 17 Türk bankasının notunu düşürmesiyle ilgili olarak, “Moody’s’in 17 Türk bankasının notunu düşürdüğünü açıklaması, suçüstü yakalanmaktır, kendini açık etmektir. Bir anda ışıklar yandı ortada dımdızlak elinde torbayla hırsızlık yaparken yakalanan gibidir” dedi.

    Bakan Zeybekci, seçim çalışmalarını yürüttüğü memleketinde Denizli Ticaret Odası (DTO) tarafından gerçekleştirilen iftar programına katıldı. Bir otelde gerçekleştirilen programda konuşan Bakan Zeybekci, Moody’s’ın 17 Türk bankasının notunu düşürmesine değindi. Bakan Zeybekci, geçtiğimiz günlerde ekonomiyi rayına oturtma operasyonları yaptıklarını anımsatarak, “Merkez Bankası geçtiğimiz gün belirli bir süreklilik devam ettiriyor. Bundan 10 gün önce Türkiye’de, TL’nin değerin değeri ile ilgili bir rahatlamanın olacağını sonraki süreçte de bu rahatlamanın hızlanarak devam edeceğini ve 24 Hazirandan sonra tamamen kontrolün elde olacağını ve tüm bunların ekonomi değerleriyle sonuçlarıyla bir rayına oturtma operasyonu haline geleceğini söyledik. Merkez Bankası da çok güçlü bir karar aldı. 2 saat sonra Moody’s 17 Türk bankasının notunu düşürüyoruz diye bir açıklama yaptı” dedi.

    “Bu kabul edilebilir bir yer değil ama bir referanstır”

    Bakan Zeybekci, kur alanındaki algı operasyonlarını Merkez Bankası’nın son 10 günden beri boşa çıkardığını belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Artık tam anlamıyla istedikleri sonuçları alamıyorlardı. İstedikleri o dalga boyları orasındaki kar bölümünü artık tam anlamıyla alamaz hale geldiler. 4, 92 TL civarında olan Dolar, Merkez Bankası’nın açıklamasıyla 4, 40 TL’yi düştü. Bunun arkası devam edecek. Ölçü olarak da nedir diye sorarsanız, Eximbank’tan almış olduğunu buraya şuan kredilerinin geri ödemesiyle ilgili dolarda 4,20, euro da 4,90 ve sterlinde 5.60. Bu bizim kabul edilebilir bir yer değil ama bir referanstır, bir göstergedir. Onu için ihracatçılarımız bu kur üzerinden ödeme yapıyor.”

    “Bu seni suçüstü yapar”

    Türk bankaları ile Avrupa’daki diğer bankaları kıyaslandığında Türk bankalarının diğerlerine göre oldukça iyi durumda olduğunu ifade eden Bakan Zeybekci,“Moody’s’ın 17 Türk bankasının notunu düşürdüğünü açıklaması, suçüstü yakalanmaktır, kendini açık etmektir. Bir anda ışıklar yandı ortada dımdızlak elinde torbayla hırsızlık yaparken yakalanan gibidir. Arkadaş, bir Türkiye’ye bakalım bir de dünyaya bakalım. Onlara ne muamele yapıyorsun, Türkiye’ye ne diyorsun gel bakalım. Bir kere not düşürdüğün bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik rasyosu kamu bankalarında yüzde 14.9, özel sektör bankalarında yüzde 15.7. Peki senin referans aldığın, bir bankaya iyi banka demen için koyduğun baraj ne? ‘Sermaye yeterlilik oranı yüzde 8 olmalı’ demişsin. Türk bankaları ne? Yüzde 15’in üzerinde yani 2 katı kadar. Peki diğer taraftan Türk bankaları nasıl? Türkiye’de, takibe düşen kredilerin toplamının toplam kredileri oranı yüzde 2.9, değerlerinde ise, İspanya’da 5.6, Rusya’da yüzde 9.5, İtalya’da yüzde 17.1, İrlanda’da yüzde 14, Yunanistan’da yüzde 36. Türkiye’nin yüzde 2.9’ken sen ne yaptın? 17 tane bankamızın kredi notunu düşürüyorsun. Bu seni suçüstü yapar” diye konuştu.