Etiket: Zenginlik

  • Başbakan Yardımcısı Şimşek: “Türkiye, AB için bir zenginlik oluşturacaktır”

    Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, “Türkiye, AB için bir zenginlik oluşturacaktır Türkiye ve Avrupa Birliği arasında bir başarı hikayesi aramaya devam edeceğiz. Güçlü işbirliğimizi sürdüreceğiz” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Brüksel’de katıldığı AB-Türkiye Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog Toplantısında

    Rekabetten Sorumlu Başkan Yardımcısı Jyrki Katainen ile ortak basın toplantısı düzenledi. Şimşek, “Türkiye ve Avrupa Birliği, çok açık ki, güçlü bir ortak olma yolunda yollarına devam ediyorlar. Türkiye’nin Avrupa değerlerine taahhüdü devam ediyor. Türkiye zor bir dönemi geride bıraktı. Zorlu bir yoldan geçtik, geride bıraktığımız bir iki yıl içerisinde. Bireysel Avrupa Birliği ülkeleri ile olan ilişkilerimiz şu an gelişme yolunda. Yani işin en kötüsünü atlattık demek doğru olacaktır. Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerinde çok ciddi bir yükseliş oldu. İş camiası diyaloğuyla, bugün ilişkilerimizi başlattık. Ve bize verilen bildirim gerçekten çok önemli. Çok takdir ediyoruz. İş camiasının Türkiye-AB ilişkisinin iyileştirilmesinden daha çok kazanacağı şeyler vardır” dedi.

    “Yüzde 5.6’lık büyümeyi elde etmiş durumdayız”

    Hükümetin yatırım ortamının iyileştirilmesinin taahhüdünü sürdürdüğünü ifade eden Şimşek, bu nedenle Gümrük Birliği’ni geliştirdiklerinin altını çizdi. Görüşmelerde, özel sektör yatırımlarını ve finansmana erişim konusunu konuştuklarını belirten Başbakan Yardımcısı Şimşek, “Türkiye çok büyük bir büyüme hikayesi olageldi. Bu konuda gerçekten çok büyük bir başarı elde etti. Yurt dışında ve yurt içinde çok fazla büyük şoka rağmen, yüzde 5.6’lık büyümeyi elde etmiş durumdayız. Geride bıraktığımız 15 yıl içerisinde” diye konuştu.

    Türkiye ile ilgili algıların gerçeklikle ilgili daha kötü olduğunu da değinen Şimşek, “Biz sahadaki gerçeği de iyileştirmeye çalışacağız. Bunu çözmenin en iyi yol da budur. Ancak daha iyi bir iletişimle. Daha iyi bir diyalogla, sanıyorum ki, bugün ne noktada olduğumuzu, buradan hangi yola doğru istikamet alacağımızı daha iyi anlayabileceğiz” diye konuştu.

    “Türkiye, AB için bir zenginlik oluşturacaktır”

    Temsilciler ve iş dünyasının önde gelen isimlerinin hala Türkiye ile iş yapma konusunda istekli olduklarının altını çizen Şimşek, bunun son derece ümit verici olduğunu söyledi. Şimşek, “Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam anlamıyla katılması, Türkiye’nin daha geniş bir ufka doğru taşıyacaktır. Birbirimize ihtiyacımız var. Biz Avrupa Birliği’ni değişimin itici gücü olarak görüyoruz. Reformlar da AB ile birlikte zaten başladı. Bunun için de müteşekkiriz” şeklinde konuştu.

    Reformlar konusunda, çok kolaylıkla halledilecek konuların olduğuna dikkat çeken Başbakan Yardımcısı Şimşek, “Türkiye sizin için bir zenginlik olacaktır. Sizin için olumsuz bir faktör olmayacaktır. Dolayısıyla Türkiye ve Avrupa Birliği arasında bir başarı hikayesi aramaya devam edeceğiz. Güçlü işbirliğimizi sürdüreceğiz. Ve hükümetim hukukun üstünlüğünü ve demokrasi standartlarını güçlendirmeye, temel özgürlükleri güçlendirme konusunda taahhütlerini sürdürmektedir” dedi.

  • Pakistan Yüksek Mahkemesi’nden Şerif’in zenginlik iddialarını değerlendirme

    Pakistan Yüksek Mahkemesi, artan baskılar üzerine Başbakan Navaz Şerif’in aile serveti hakkındaki yolsuzluk iddialarını değerlendirmeye başladı.

    Pakistan Yüksek Mahkemesi, Başbakan Navaz Şerif’in aile serveti hakkındaki yolsuzluk iddialarını değerlendiriyor. Müfettişler, Başbakan Navaz Şerif’in ailesinin finansal varlıklarının kaynağını açıklamaması üzerine harekete geçtiklerini bildirdi.

    Soruşturma, Merkezi Panama’da bulunan hukuk firması Mossack Fonseca’ya ait 11.5 milyon sayfalık belgelerin sızdırılmasının ardından Şerif’in 4 çocuğundan 3’ünün off-shore şirketler aracılığıyla Londra’da gayrimenkuller satın aldıkları ileri sürüldükten sonra başlamıştı. Başbakan Şerif, çocuklarının off-shore şirketlerini kara para aklamak için kullandıkları iddiasını reddederek, Londra’daki mülklerin meşru olarak edinildiğini ve gayrimenkullerin kendi mülkiyeti altında olmadığını söyledi.

    Navaz Şerif’in ailesini yasa dışı yollardan zengin olmak için siyasi nüfuzlarını kullanmakla suçlayan muhalefet grupları, Şerif’in istifasını talep etti. Başbakan Şerif, müfettişlerin şuana kadarki raporunu ’’iddialar ve varsayımlar’’ birleşimi olarak nitelendirerek reddetmişti.

    Başbakan Şerif’in iktidarda kalma kararı geçtiğimiz hafta federal kabine tarafından onaylanmıştı.

  • Pamukkale’de “Ailede huzur, zenginlik budur” projesiyle 8 bin kişiye ulaştı

    Pamukkale Belediyesi, öncülüğünde hazırlanan ‘Ailede Huzur Zenginlik Budur’ projesi, devam ediyor.

    Pamukkale Belediyesi, Pamukkale Kaymakamlığı, Pamukkale İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle hazırlanan sene başından bu yana devam eden ‘Ailede Huzur Zenginlik Projesi’ ile hem öğrencilere hem de velilere ulaşıyor. Bu kapsamda yapılan eğitimlerin 57’incisi İncilipınar İmam Hatip Ortaokulu’nda yapıldı. Seminere Pamukkale Belediye Başkanı Hüseyin Gürlesin, Pamukkale İlçe Milli Eğitim Müdürü Reşat Erdoğan, Pamukkale İlçe Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Rasül Çövüt, İncilipınar İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Mahmut Şevik ile öğrenci ve veliler katıldı.

    Pamukkale İlçe sınırları içerisinde bulunan 128 okulun tamamında yapılması planlanan proje kapsamında, ana okul ve ilkokul velilerine yönelik çocuklarda bilinçaltı eğitim seminerleri ile aile içi iletişimi güçlendirmeyi hedefleyen eğitimler veriliyor. Pamukkale Belediyesi Eğitim Danışmanı Veli Soysal tarafından verilen eğitimlerde, genel başlık halinde ‘Kim Korkar Sınavdan’konulu seminerlerde bugüne kadar 8 bin kişiye ulaşıldı.

    Programda bir konuşma yapan Pamukkale Belediye Başkanı Hüseyin Gürlesin, “Biz belediyeciliği farklı yapmak istiyoruz. Yolun asfaltlanması, kaldırımın yapılması, park yapılması bunlar zaten bizim olmazsa olmazımız ama gönüllere de hitap etmek istiyoruz. Ben de bir imamhatipliyim. İşte bizim almış olduğumuz eğitimden dolayı ve ailemizden almış olduğumuz terbiye ile o farklı belediyeciliği yürütmeye çalışıyoruz. Bizler, toplumumuzun bel kemiği olan ailelerimize eğitim vererek onların daha huzurlu olmasını istiyoruz. Ailede huzur varsa o huzur çocuklarımıza da yansır. Aile mutlu olurken çocuklarımız da başarılı olur. Pamukkale belediyesi olarak, yeni kurulan bir belediye olmamıza rağmen 50- 100 yıllık belediyelerin yapmadıkları şeyleri yapmaya çalışıyoruz. Eğitim alanında da konferans salonlarından tutun, okullarımızın fiziki koşullarının iyileştirilmesine,çocuklarımızın daha iyi noktalara gelmesi noktasında ilçe sınırlarımız içerisinde bulunan 128 okulumuza destek oluyoruz” dedi.

  • Bakan Avcı: “Asıl zenginlik kültür zenginliğidir”

    Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, “Önce zengin olalım kültürel seviyemizi daha sonra yükseltiriz anlayışı sosyal hayattaki sorunlarının çözümünü erteleyen yanlış bir tavırdır. Zira asıl zenginlik kültür zenginliğidir” dedi.

    3.Milli Kültür Şurası kapanış oturumu gerçekleştirildi. Lütfi Kırdar Kongre Merkezinde gerçekleştirilen oturumun kapanış konuşmasını gerçekleştiren Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, “Dünyanın İyiliği için Türkiye” vecizesi, düzenlediğimiz 3. Milli Kültür Şûrası’nın parolası olmuştur. Şûra’nın bize emanet ettiği bu veciz ifadeyi şiarımız olarak kabul ediyor, bakanlık olarak sahipleniyoruz. Şûramız kuvvetle teyit etmiştir ki; bütün zenginliğiyle bu evi, evimizi, dilimizi, ülkemizi, kültürümüzü, irfanımızı bütün tehdit ve saldırılara karşı özenle koruyacağız. Kültürümüzü, sanatımızı, edebiyatımızı, değerlerimizi korumakla yetinmeyeceğiz, bütün insanlık için geliştireceğiz” dedi.

    “Bütün varlığın hukukunu korumak milli kültürümüzün mayasıdır”

    3. Milli Kültür Milli Kültür Şurasının Türkiye’nin çoğulcu ve demokratik karakterlerini yansıttığını dile getiren Bakan Avcı, “Uzlaşma kültürüne anlamlı bir katkı sunan bu Şûra bir kez daha göstermiştir ki, Türkiye, medeniyet birikimi itibariyle çatışmayı, rekabeti, kavgayı, redd-i mirası değil; vefayı, sevgiyi, merhameti, adaleti ve dayanışmayı esas alan bir birikimin mirasçısıdır. Yüzyıllardır irfan geleneğimizden beslenen kültürümüzde yaratılmışların en şereflisi olan insanın haysiyetini korumak her şeyden önemlidir. İnsan başta olmak üzere bütün varlığın hukukunu korumak, şehrin hukukunu, başkalarının hukukunu korumak millî kültürümüzün harcıdır, mayasıdır” dedi.

    “Bu iklime bizi millet kılan değerlerimize sahip çıkarak kavuşacağız.”

    Öz değerlerimize sahip çıkarak kültür insanların yücelteceğini belirten Bakan Avcı, “Dede Korkut’un, Hoca Ahmet Yesevi’nin, Hünkâr Hacı Bektâş-ı Velî’nin, Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin, Hacı Bayram-ı Veli’nin, Şeyh Şaban-ı Veli’nin, Yunus Emre’nin, Eşrefoğlu Rumi’nin görklü nazarıyla dünyaya bakan hayat felsefemiz, inancımız; merhametin, sevginin, şefkatin membaıdır. Yalnız insanın değil, bütün mahlûkatın hukukunu korumakla, gözetmekle mükellefiz. Musikiden şiire, sinemadan tiyatroya, şehirden mimariye, kütüphaneden kitapçılığa, müzecilikten yayıncılığa hayatı daha çok güzelleştirecek, insanı yüceltecek bir kültür iklimi en büyük özlemimizdir. Bu iklime bizi millet kılan değerlerimize sahip çıkarak kavuşacağız” şeklinde konuştu.

    “Kültürel seviyemizi daha sonra yükseltiriz anlayışı sosyal hayattaki sorunlarının çözümünü erteleyen yanlış bir tavırdır”

    3. Milli Kültür Şurasının en önemli mesajlarından birinin Kültür zenginliği olduğunu dile getiren Bakan Avcı, “Şuramız çocukların ve gençlerin ruh bütünlüğünü ruh sağlığını esas alan bir anlayışı öne çıkarmıştır. Devlerin ve milletin bekası aile değerlerinin yaşatılmasına bağlıdır. Bireyselliği ve bencilliği bir ölçü haline getiren modern hayat biçimine karşı; çocuklarımızı gençlerimizi milli kültürümüzün değerleriyle donatmalıyız. Önce zengin olalım kültürel seviyemizi daha sonra yükseltiriz anlayışı sosyal hayattaki sorunlarının çözümünü erteleyen yanlış bir tavırdır. Zira asıl zenginlik kültür zenginliğidir. Yapılan tartışmaların ve getirilen önerilerin odaklandığı en önemli huşulardan biri de şehirlerimizin kültürel kimliğinin muhafazasının ve tahribatın hızla önlenmesidir. Kültürümüzün daha çok geliştirmek için devletin daha çok himayesini gerektiren alanlar dikkatle tespit edilmiş, bakanlığımızın sorumlulukları ile getirilen tekliflerin yanı sıra Milli eğitim başta olmak üzere yerel yönetimlerimize özel sektöre son derece kıymetli tavsiyelerde bulunulmuştur. Kültürel alandaki hizmetlerin niteliğini yükseltmek için nitelikli personel ihtiyacı şurada vurgulanan konulardan biri olmuştur. Keza Türk Kültürünün dünyada gereği gibi tanıtılması ve bilinmesi için çok güçlü arzu ortaya çıkmıştır. Mahalli idarelerin ve mülki idarelerin kültürel gelişmeye daha çok katkı vermesi, bazı kurumların yeniden yapılanması bir çok alanda envanter çalışmasının gerekliliği, kültür sanat hassasiyetlerinin çocuk yaşta başladığı gerçeği ile nitelikli erken eğitimin önemi şuramızın temel vurguları arasında yer almaktadır. Kültürel hayatın zenginleşmesi devlet himayesi gerektiren alanların güçlenmesi için devlet bütçesinden kültüre ayrılan bütçenin artırılması komisyonlarımızın ısrarla üzerinde durdukları ortak bir yön olmuştur” ifadelerini kullandı.

  • Zenginlik ve refaha giden yolda “Girişimcilik” Trabzon’da konuşuldu

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından düzenlenen Türkiye’nin en önemli girişimcilik etkinliklerinden Geleceğin Gücü Girişimciler G3 Forum’un ikinci Anadolu toplantısı Trabzon’da gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında 700’e yakın Karadenizli girişimci ve girişimci adayı, Türk iş dünyasının önde gelen temsilcileri ile bir araya geldi.

    Girişimcilik konusunda farkındalığı artırmak amacıyla, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği öncülüğünde, TOBB Kadın ve Genç Girişimci Kurulları tarafından 2011 yılından bu yana her yıl Kasım ayında İstanbul’da düzenlenen Geleceğin Gücü Girişimciler G3 Forum’un ikinci Anadolu toplantısı Trabzon’da gerçekleştirildi. Anadolu’da girişimcilik kültürünü yaygınlaştırma hedefiyle hayata geçirilen G3 Forum Trabzon kapsamında bu kez de Karadeniz bölgesindeki girişimciler ve girişimci adayları, Türkiye’nin önde gelen iş insanları ile biraraya gelerek deneyimlerinden yararlanma fırsatı buldu.

    Trabzon’da bir otelde düzenlenen etkinlikte konuşan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, girişimci adayı gençlerin en çok çekindiği sermaye konusunun günümüzde bir sorun olmaktan çıktığını söyledi. Hisarcıklıoğlu “Yıllarca uğraştık ve birçok yatırımcıyı Türkiye’ye getirdik. Yani bu devirde elinizde iyi fikir varsa para verecek olan çok. Yeter ki icat çıkartın, ne yaparsanız yapın yenilikçi yapın. Türk insanının hamurunda cesaret, elinde cevher var; marifet bunu işlemekte” dedi.

    “Japonya’da her iki kişiden biri girişimciyken, Türkiye’de bu oran yüzde 2”

    Zenginlik ve refaha giden tek yol olan girişimciliğin ülkeler arası rekabette ve işsizlik sorununu çözme konusunda ana etken olduğunu ifade eden Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu “Japonya’da her 100 kişiden 5’i girişimciyken, Türkiye’de bu oran yüzde 2. Ülkemizi Japonya seviyesine çıkartabilmek için 2 milyon yeni girişimciye ihtiyacımız var. Bu vizyonla, daha güçlü ve zengin bir Türkiye için girişimcilik konusunda önemli bir gündem oluşturduk. Girişimciliği ülke çapında yaymak için 2007 yılında TOBB Kadın Girişimci Kurulu’nu, 2009 yılında TOBB Genç Girişimci kurulunu kurduk. Dünyanın 63 ülkesinden 100 girişimci ve yatırımcıyı iş kurma aşamasındaki gençlerimizle buluşturduk. Çünkü girişimciliğin gelişmesi için gerekli altyapıyı ancak ülkemizin her noktasında bu alanda bilinç oluşturarak kurabiliriz. Türkiye’nin müthiş bir genç nüfus avantajı var. Girişimci sayımızı artırabilirsek sahip olduğumuz genç nüfus avantajını zenginleşmek için kullanabiliriz. Bu nedenle girişimcilik kültürünün Anadolu’da yayılmasına büyük önem veriyoruz” diye konuştu.

    “Önce hayal kurmalı”

    ABD’de MIT (Massachusetts Institute of Technology) mezunlarının şu ana kadar 32 bin şirket kurduğunu belirten Hisarcıklıoğlu “Yılda 2 trilyon dolarlık bir gelir elde eden ve 3.5 milyon kişiye imkân sağlayan bu şirketler birleşerek bağımsız bir ekonomi oluştursalardı, dünyanın 11’inci büyük ekonomisi olacaktı. Çünkü sistemi girişimciliği aşılamak ve desteklemek üzerine kurarak, mezunlarını girişimci haline getirmişler. Bütün dünyada başarılı girişimcilerin 5 temel özelliği var. Öncelikle hayal kurmalı, bu hayalinizi mutlaka hedefe çevirmeli, sonra da bu hedef doğrultusunda çok ama çok çalışmalısınız. Sonrasında sırasıyla cesur, azimli ve yenilikçi olmanız gerekiyor. En sonda da gençlerimizin en çok takıldığı sermaye konusu var. Ancak sermaye de artık bizim gençliğimizdeki gibi sorun olmaktan çıktı. Yıllarca uğraştık ve birçok melek yatırımcıyı Türkiye’ye getirdik. Yani bu devirde elinizde iyi fikir varsa para verecek olan çok. Yeter ki icat çıkartın, ne yaparsanız yapın yenilikçi yapın. Türk insanının hamurunda cesaret, elinde cevher var; marifet bunu işlemekte. Gençlerimiz artık eğitimleri ve yabancı dilleri ile çok daha donanımlılar. Gençlerimiz sayesinde Türkiye’nin geleceğinden umutluyum” şeklinde konuştu.

    “Gençler KPSS’yi son tercih olarak düşünmeli önce bir şeyler denemeli”

    G3 Forum Trabzon’da yuvarlak masa toplantılarında 5 seans yaptığını ve 60’a yakın gençle konuşma fırsatı yakaladığını anlatan TOBB Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Ali Sabancı ise “Gençler şunu söylüyor: ‘Üniversiteyi bitirdiğimizde fikrimiz var ama tecrübemiz yok, zaten iş de bulamayız. Bu nedenle KPSS’ye hazırlanacağız.’ Ama biz de diyoruz ki KPSS hep bir alternatif ama bir şey denedikten sonra. Yani hepimizin gençleri denemeye teşvik etmesi lazım. Çünkü gençler de “Kaybedersem, hata yaparsam sadece para kaybetmek değil mesele annem babam ne der, herkes bir işe girsin” derdi var. Ama o zaman da tek tip insanlar yetiştirmiş oluyoruz. Bu nedenle gençlere daha çok hadi yapın, neden denemiyorsun dememiz lazım. Nasıl olsa olmaz, nasıl olsa annem babam izin vermez, eski köye yeni adet getirme gibi yönlendirmeleri bırakalım artık. İcat çıkarsınlar ki biz daha iyi olalım. Girişimcilik konusunda önümüzdeki bu psikolojik bariyerleri kırmamız gerekiyor. İkinci konu herkes de bir fikir var görüyorum. Örneğin bir genç şöyle dedi “Biz her akşam arkadaşlarla iş fikirleri tartışırız ama ertesi güne getiremeyiz.” Bu bence olumlu çünkü en azından konuşuyorlar ve ertesi güne taşıyamadığı için bundan rahatsızlık duyuyorlar. Çünkü bir gün bu rahatsızlık tak edecek ve ertesi güne taşıyacak. Bu nedenle ben bu toplantıları çok faydalı buluyorum. Bugün bu gençlerin yüzde 1’ini düşündürtebildiysek yarın için umut var demektir” ifadelerini kullandı.