Etiket: Zengini

  • Türkiye’nin 100 zengini listesi açıklandı

    Forbes Türkiye tarafından 13 yıldan beri hazırlanan 100 Türk Zengini listesinde Gaziantep’ten iki isim yer aldı. Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu 72. Sırada yer alırken, Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Erdemoğlu 88. sırada yer aldı.

    Forbes Türkiye, bu yıl 13’üncü kez hazırladığı “En Zengin 100 Türk” listesini açıkladı. Forbes 100’ün toplam serveti, geçen yıla göre 18,5 milyar dolar artarak 121,4 milyar dolara yükseldi. Murat Ülker, 4,8 milyar dolarlık kişisel serveti ile “En Zengin 100 Türk” listesinde zirveye oturdu. Rönesans Holding Başkanı Erman Ilıcak 4 milyar dolarlık servetiyle listede ikinci olurken, Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin 2,9 milyar dolarlık serveti ile üçüncü oldu. FORBES Türkiye’den yapılan açıklamaya göre derginin bu yıl 13’üncü kez hazırladığı “En Zengin 100 Türk” listesinde 40 dolar milyarderi bulunuyor. Dolar milyarderleri arasına geçen yıla göre 9 kişi eklenirken, milyarderlerin toplam serveti ise 72,4 milyar dolara yükseldi. Listeye Gaziantep’ten yalnızca Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu 650 milyon dolarlık servetiyle 72. Sırada yer alırken, Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Erdemoğlu 550 milyon dolarlık servetiyle 88. Sırada yer aldı. Daha önceki listelerde yer almayan İbrahim Erdemoğlu ve Ali Erdemoğlu’nun bu yıl listeye girmesinin Gaziantep adına önemli olduğu belirtildi.

    Erdemoglu Holding, başta halı sektörü olmak üzere tekstil, Polyester, mobilya ve enerji sektörlerinde hizmet verdiği kaydedildi.

  • Oltulular PTT Müdürü Zengin’i son yolculuğuna uğurladı

    Oltu PTT Müdürü Tuncay Zengin (56) önceki gece evininde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

    Oltu PTT Müdürü Tuncay Zengin’in ani vefatı Oltuluları yasa boğdu. Evli dört çocuk babası olan Zengin’in cenazesi Oltu Aslanpaşa Camisinde öğle Namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından binlerce sevenlerinin dualarıyla Cankurtaran mezarlığında toprağa verildi.

    Oltu PTT müdürü Tuncay Zengin’in cenazesinde cami avlusu ve Cankurtaran mezarlığını sevenleriyle doldu taştı.

  • Yürük: “Ordu su zengini değil”

    Ordu Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (OSKİ) Genel Müdürü Fatih Yürük, Ordu’nun yağışlı bir bölge olmasına rağmen yer altı su kapasitesinin az olduğunu belirterek, su kaynaklarının korunması gerektiğini söyledi.

    Dünyadaki toplam suyun yüzde 2,5’inin tatlı su olup bunun yalnızca yüzde 1’inin insan kullanımına elverişli olduğunu, geri kalan tatlı suların çoğunlukla kutuplarda, yüksek dağlardaki buzullarda ve yeraltı rezervlerinde bulunduğunun bilgisini veren OSKİ Genel Müdürü Fatih Yürük, Türkiye’nin üç tarafının sularla çevrili olmasına rağmen tatlı su kaynağı açısından zengin bir ülke olmadığını ifade etti. Yürük, “Türkiye yılda kişi başı 1.500 metreküp ile su azlığı çeken ülkeler grubundadır. Yapılan araştırmalar sonucunda gelecek yıllarda su sıkıntısı yaşanması öngörülmektedir” dedi.

    Ordu ilinin içme ve kullanma suyu verileri hakkında da bilgi veren Genel Müdür Fatih Yürük, ”Ordu ilimizin dereleri, ırmakları ve akarsuları her ne kadar meşhur olsa da dünya ve Türkiye’deki içme suyu oranlarından pek bir farkı yoktur. Yağışlı bir bölge olmasına rağmen yer altı suları oldukça az olan ilimizin su kapasitesi sınırlıdır. Ordumuz içme ve kullanma suyu ihtiyacını, yüzeysel sulardan yani akarsulardan elde etmektedir. Vatandaşlarımız özellikle su kaynaklarını kirletmekten uzak durmalı, çöplerini derelere atmamalı ve kimyasal veya endüstriyel atıklarını derelere akıtmamalıdır. Yaşadığımız coğrafya içerisinde kullandığımız sularımızın kıymetini bilerek su israfının ve kirletmenin önüne geçmeliyiz” diye konuştu.

  • Bursa kültür zengini

    Bursa’nın kültürel değerlerini öne çıkaran Bursa Araştırmaları Merkezi, Ankara Üniversitesi Türk Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Halkbilimi Bölümü Kurucu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Gözaydın’ı ağırladı.

    Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 2010 kurulan Bursa Araştırmaları Merkezi, ‘Somut olmayan kültürel miras’ projesi çerçevesinde köylerde araştırma çalışmalarına devam ediyor. Bugüne kadar 300’ün üzerinde eseri kent belleğine kazandıran Bursa Araştırmaları Merkezi, “Kırsalda Hayat ’ başlıklı seminerde, Ankara Üniversitesi Türk Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Halkbilimi Bölümü Kurucu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Gözaydın’ı konuk etti. Seminer öncesi Kültür ve Turizm Daire Başkanı Aziz Elbas’ı ziyaret eden Prof. Dr. Nevzat Gözaydın, yürütülen projeler hakkında bilgilaldı. Gözaydın, daha sonra Bursa Araştırmaları Merkezi personeli ve gönüllü ekibiyle birlikte saha çalışmalarının sürdüğü Gemlik’in Umurbey Mahallesi’nde incelemelerde bulundu. Somut olmayan kültürel miras çalışmalarında Bursa’nın Türkiye’de ilk sırada yer aldığını ve üniversitelere de örnek olduğunu belirten Prof. Dr. Gözaydın, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’ye bu konuda gösterdiği hassasiyetten dolayı teşekkür etti.

    Büyükşehir Belediyesi Şehir Kütüphanesi Üftade Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen seminerde konuşan Prof. Dr. Nevzat Gözaydın, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal alanlarla ilgili yaptığı çalışmalara dikkat çekerek, “Böylesine mükemmel bir çalışmayı 5 yılda bitirip yayımlayan başka bir ekip görmedim. Birçok oyunu, geleneği, türküyü burada gördük. Somut olmayan kültür mirası dediğimiz zaman, doğumdan ölüme kadar hayatın bütün aşamalarında karşımıza çıkan gelenekleri anlıyoruz. Bu gelenekleri neyle anlatıyoruz? Dille anlatıyoruz. Dil olmayınca bu geleneklerin anlatılması mümkün değil. Çocukları avuç dolusu para vererek kolejlere, kreşlere İngilizce öğrenmeye gönderiyorlar. Aslında bizim Türkçemiz kelime açısından çok daha zengin bir dil” ifadelerini kullandı.

    Modern hayatın folkloru öldürmediğinin altını çizen Gözaydın, “Tablet, cep telefonu ya da oyun konsolları bizim folklorumuzu öldürmüyor. Bunlar da günümüzün folklorik değerleridir. Halk kültürü olarak kayıtlara geçecektir. Biz bunları da kayıt altına alıyoruz” dedi.

  • Işık: “Türkiye Su Zengini Değil”

    Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, İzmir’de düzenlenen Sürdürülebilir Üretim Sempozyumu-Sanayide Su Verimliliği toplantısına katıldı. Türkiye’nin su zengini olmadığını anlatan Işık, “Türkiye fakir diyeceğimiz ülkelerden bir tanesidir. Lavaboda elinizi yıkıyorsunuz, abdest alıyorsunuz, yüzünüzü yıkıyorsunuz biz de maalesef sisteme gidiyor. Adam öyle bir şey yapmış ki o suyu sifonda kullanıyor” dedi.

    Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık; Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Verimlilik Genel Müdürlüğü tarafından Dokuz Eylül Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü işbirliği ve Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) katkılarıyla Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü 75. Yıl Amfisinde düzenlenen sanayide su verimliliği temalı 3. Sürdürülebilir Üretim Sempozyumuna katıldı. Sempozyuma, İzmir Valisi Mustafa Toprak, AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Mehmet Füzün, EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar da katıldı.

    Sempozyumda konuşan Bakan Işık, Türkiye’nin sanıldığı gibi su zengini bir ülke olmadığını belirterek şöyle konuştu:

    “Hatta Türkiye, fakir diyeceğimiz ülkelerden biridir. Türkiye’nin şuan kişi başına düşen 1519 metreküp su ile su sıkıntı çeken ülke olduğunu unutmamak durumundayız. 2030’da bu rakam kişi başı 1120 metreküpe düşecek. Gereken dersi çıkarmak durumundayız. Ülkemizde kullanılan su miktarı 44 milyar metreküp. Bunun yüzde 73’ü tarım, yüzde 16’sı içme suyunda, yüzde 11’i sanayide kullanılıyor. Tarımda kullandığımız su miktarı ile çok daha fazla üretim yapmanın yolunu aramak durumundayız. ‘Yenilikçilik nedir?’ diyorlar. Lavaboda elinizi yıkıyorsunuz, abdest alıyorsunuz, yüzünüzü yıkıyorsunuz bizde maalesef sisteme gidiyor. Adam öyle bir şey yapmış ki o suyu sifonda kullanıyor. O suyu bir de sifonda kullanıyor. Bu çözümleri hayatımızın bir parçası yapmak durumundayız. Bu ülke ve bu dünya bize sadece ecdattan emanet değil. Geleceğe su bakımından daha fakir ülke bırakmamak bizim görevimiz. 1 Türk liralık katma değer üretmek için 26 metreküp su kullanıyoruz. Halbuki belki çok daha az su kullanabilmeliyiz. Bunu, yenilikçi üretim, geliştirdiğimiz teknolojik üretimle başarırız.”

    AZİZ SANCAR’A TEBRİK

    Geçen aylarda Dokuz Eylül Üniversitesi Biyotıp ve Genom Enstitüsü açılışında Nobel Ödülü alan Aziz Sancar ile tanıştığını hatırlatan Işık, şunları söyledi:

    “Aziz Sancar hocamız enstitünün danışma kurulunda bulunuyordu. Aziz Sancar hocamız hepimizin göğsünü kabartan bir başarıya layık görüldü. Çok büyük gurur duyduk. Hocamızın böylesine önemli enstitünün danışma kurulunda yer alması, üniversitemizin bilim insanına ne kadar değer verdiğinin göstergesidir. Nobel aldıktan sonra davet edilse o kadar anlamlı olmazdı. Nobel almadan önce davet edilmesi ve ondan sonra Nobel alması, üniversitemiz açısından kutlanması gereken bir durum.”

    “ELİNİ ALTINA EN ÇOK KOYMASI GEREKEN GELİŞMİŞ ÜLKELER”

    Hızı düşse de dünyada bir büyüme olduğunu kaydeden Işık, bu büyüme yaşanırken tedbir alınmazsa 100 yılın sonuna doğru dünyada 4 derecelik ısı artışı olacağının var sayıldığını hatırlattı. Bunun sonucunda üzerinde yürüdüğümüz pek çok toprağın su altında kalacağını ve ekosistemin ciddi derecede tahrip olacağını ifade eden Işık, sözlerine şöyle devam etti:

    “Dünya bu gerçeği gördüğü için iklim değişikliğine yönelik toplantılar yapıyor. Hedef, 4 derecelik artışı 2 derece tutabilmek. O zaman ekolojik denge daha az tahrip edilmiş olacak. Türkiye olarak en önemli beklentimiz; bu çalışmalarda taşın altına en çok elini koyması gereken ülkelerin gelişmiş ülkeler olması. Dünyanın bu noktaya gelmesinde onların çok büyük sorumluluğu var. Bu noktada alınacak tedbirlere en fazla katkı vermesi gereken de gelişmiş ülkelerdir. Dünyayı en fazla kirleten, gelişmekte olan ülkeler. Afrika gibi bazı gelişmekte olan ülkelere yük vermek yerine onların da büyümesini sağlamaya çalışmak gelişmiş ve bazı gelişmekte olan ülkelerin sorumluluğudur.”

    “VERİMSİZ ELEKTRİK MOTORLARININ SANAYİDE KULLANILMASINI İSTEMİYORUZ”

    Sürdürülebilir üretim hakkında konuşan Işık, şunları söyledi: “Eğer bir birim üretim yapmak için 2 birim enerji kullanıyorsanız bu üretim sürdürülebilir üretim değildir. Maalesef Türkiye olarak hâlâ arzu ettiğimiz seviyeye gelmedik. Bir birim üretim yapmak için Japonya 0,75 enerji kullanıyor. Türkiye’de maalesef bu 1,5 birim enerji ile üretiliyor. Türkiye enerji yoğunluğunu azaltmak zorunda. Bunun için enerji bakanlığı ile yoğun çalışma yürütüyoruz. Artık verimsiz elektrik motorlarının sanayide kullanılmasını istemiyoruz. Hem ithal ediyoruz hem de israf ediyoruz.”

    Kayseri Organize Sanayi Bölgesinde elektrik motorlarının verimlileriyle değiştirilmesi projesinde KOSGEB’in ciddi rol üstlendiğini anlatan Işık, sözlerini şöyle anlattı:

    “Biz, hükümet olarak ‘gelin motorunuzu değiştirin, kredisini kullanın, kredisinin faizini bir ödeyelim’ diyoruz. Zaten 6 ay sonra amorti etmiş olacaksınız. Girdiyi minimize ederek üretim yapmak sürdürülebilir üretimin en önemli konusu. Bir birim üretim yapmak için 50-100 ton suyu kirletmek yerine çok daha az suyu kullanan üretim modelini hayata geçirmişseniz sürdürülebilir üretim yapıyorsunuz demektir.”