Etiket: Zemin

  • Hakan Bezgin, “Zemin etüdü raporu hayati öneme sahiptir”

    Jeoloji Mühendisi Hakan Bezgin, zemin etüdü raporunun kurallara uygun yapılıyor olması çok önemli olduğunu söyledi.

    Çekmeköy başta olmak üzere İstanbul’un bir çok bölgesinde çalışmalar yapan Jeoloji Mühendisi Hakan Bezgin inşaatın projelendirilmeden önceki aşamasında alınan zemin etüdünün hayati önemine dikkat çekti. Zemin etüdü raporu, zemin üzerine yapılacak inşaatın projelendirilmesi aşamasında hayati bir öneme sahip olduğunu belirten Bezgin, “Bu rapor, deprem sırasında oluşan yüklerin etkisini önceden ön görerek, inşa edilen yapının bu yükleri taşıyabilecek malzeme ve kesitlerden inşa edilmesine rehber olur” dedi.

    “Özellikle imara açılacak yerlere dikkat etmek gerek”

    Hakan Bezgin, “Özellikle imara yeni açılacak bölgelerde, geniş alanların sismik mikro bölgelendirme haritalarının hazırlanması (yer seçimi gibi) ve yapılacak zemin etüdlerinde, kurallara uygun, doğru bir zemin etüdü çalışması, deprem bölgelerinde hasarın asgari düzeye inmesi açısından gereklilik arz etmektedir” ifadelerini kullandı.

    “Zemin etüdü raporu çok önemli”

    Hakan Bezgin, “Bir arsaya ait yer altı tabakalarının durum, konum, jeolojik yapı türü, derinlik, kalınlık, yoğunluk, elektrik özdirenci, sismik hızı, ivme, yeraltı su derinliğini ve bu tabakaların geriye kalan dinamik parametrelerinin olası bir deprem karşısında göstereceği tepkiyi tespit etmek amacıyla yapılan çalışmaların tamamına zemin etüdü adı verilir. Zemin etüdü, bahse konu olan alanın üzerine yapılacak yapılara ait tasarım aşamasında kullanılacak zemin bilgilerinin tespit edildiği; değişik katmanlarda yer alan toprak, taş türü bölgenin deprem riski açısından risk derecesi, olası bir fay hattına olan uzaklığı gibi özelliklerin detaylı olarak yapılan incelemeler neticesinde inşaata elverişli olup olmadığı konusunda elde edilen bilgilerin bir araya getirildiği için inşaat öncesinde çok önemli” dedi.

  • Evkur Yeni Malatyaspor başkanından zemin itirafı

    Evkur Yeni Malatyaspor Kulübü Başkanı Adil Gevrek, “Hem İstanbul’daki taraftar gücümüzü kullanmak hem Passolig sayısını artırmak hem de sürekli bizden iyi zemin isteyen futbolcu ve teknik heyetimizin sesine kulak vermek için Denizli maçı İstanbul’da olsun dedik” dedi.

    Evkur Yeni Malatyaspor Kulüp Başkanı Adil Gevrek Samsunspor mağlubiyeti ve transfer çalışmalarında geç kalındığı yönündeki eleştirilerle İHA’ya açıklamalarda bulundu.

    Samsunspor maçında kötü bir performans sergilediklerini kabul eden Gevrek, “Samsun’da beklenmedik bir yenilgi aldık bunu kabul ediyoruz. Ama saha sonucunun bu hale gelmesinin bir diğer nedeni de maçın hakemidir. Allah aşkına böyle penaltı olur mu? Samsun camiası bile bu penaltının yanlış olduğunu söyledi. Biz kimseden bir şey istemiyoruz. Hakemler gördüğünü çalsın yeter. Ligde her takım 3’er 5’er penaltı atmış biz daha ilk penaltımızı geçen hafta kullandık. Herkese nasılsa bize de öyle davransınlar. Tabii bu bizim hatalarımızı örtecek bir durum değil. Taraftarımızı ve eleştirileri anlıyorum. Her eksiğin yerini dolduracak bir kadromuz var. Bu saatten sonra mazeretlere sığınmadan şampiyonluk için puanlar toplamalıyız” dedi.

    “Yarın akşama kadar bu santrafor işini bitireceğiz”

    Transfer çalışmalarında geç kaldıklarını ancak bunun nedenleri olduğunu ifade eden başkan Gevrek, “Bakın devre arası transfer zor diye daha önce kaç defa açıklama yaptım. Ben de isterim hemen hazır adamı transferin ilk günü kadroya katmayı. Ancak kulüpleri vermiyor. Rakiplerimiz görüştüğümüz oyuncuya ihtiyacı olmasa bile araya giriyor, fiyat yükseltiyor, kafasını karıştırıyor. Yani transferde birçok farklı şeyle mücadele ediyorsunuz. Biz çok iyi bir golcü dedik. Bugün Ayite’nin adı geçiyor onun gibi daha birçok yıldız oyuncuyla görüştük ama bir şekilde problem çıktı. Fakat yarın akşama kadar bu santrafor işini bitireceğiz. Kadroyu ve transferleri hocanın isteği doğrultusunda yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Beşiktaş Stadı’nın bize 250 bin lira maliyeti var”

    Denizlispor ile İstanbul’da Beşiktaş’ın stadında oynayacakları maç için bu bir ‘pilot uygulama’ diyen Başkan Gevrek, “Hem İstanbul’daki taraftar gücümüzü kullanmak hem Passolig sayısını artırmak hem de sürekli bizden iyi zemin isteyen futbolcu ve teknik heyetimizin sesine kulak vermek için Denizli maçı İstanbul’da olsun dedik. Sonrasında zaten Malatya’da hava şartları düzelecek. Bu bir maçlık pilot uygulama olacak. Çünkü Beşiktaş Stadı’nın bize 250 bin lira maliyeti var. Sadece 1 maçlık rakam bu. Şimdi rakamı karşılayacak kadar taraftarın dolması lazım. Hemen bilet basımı yapıp bu hafta satışa çıkacağız ki İstanbul’daki hemşerilerimiz maça ilgi göstersin. Hem tribünlere hem de maçın sonucuna ortaya konan futbola bakacağız ve diğer maçlarla ilgili ona göre karar vereceğiz. Eğer beklentilerimiz gerçekleşmezse İstanbul’da oynayalım diye diretmenin bir mantığı yok” diye konuştu.

  • Prof. Dr. Bilgin: “Suriye’de barış için güçlü bir zemin var”

    Suriye krizine kalıcı çözüm bulmak amacıyla Türkiye ve Rusya’nın öncülüğünde Astana’da yapılması planlanan görüşmeleri değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin, “Bu mühim bir aşmadır. Meselenin artık barış ve diplomasi yoluyla çözülmesi yoluna girilmiştir. Bu zeminin diplomasi ve siyaset yoluyla devam ettirilmesi ve değerlendirilmesi gerekiyor. Elbette gidilecek yol dikensiz bir gül bahçesi değil, çünkü beş yıllık bir savaştan sonra barış yapılmaya çalışılıyor. Bunun tabii zorlukları olacak” dedi.

    2011 yılından bu yana süren Suriye iç savaşına kalıcı çözüm bulmak amacıyla 23 Ocak’ta Kazakistan’ın başkenti Astana’da yapılması planlanan görüşmelere ilişkin Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Mustafa Sıtkı Bilgin, İHA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

    Türkiye, Rusya ve İran’ın bir araya gelerek Suriye krizinin çözümü konusunda önemli bir kapı açtıklarına dikkat çeken, M. Sıtkı Bilgin, “Elbette ki bu üç ülkenin farklı bakış açıları vardır. Bu farklı bakış açıları bir yana barış inisiyatifi ve talebi şu anda hepsinin üstünde gözüküyor. Dolayısıyla bu barış siyasetinin aşama aşama başarılı olacağını düşünüyorum. Suriye’de sağlanacak bir barışın Orta Doğu genelinde bir barışa yol açacak önemli bir potansiyele sahip olduğu kanaatindeyim. Yoksa Suriye’nin, Orta Doğu’nun Vietnam’ı olma durumu vardır. Bu durumdan da bütün bölge ülkelerin zarar gördüğünü bu beş yıllık süre içerisinde gördük” diye konuştu.

    “Halep’in tahliyesiyle barış sürecine gidilmiş oldu”

    5 yıllık süreçte ne muhalefetin ne de rejimin Suriye’deki krizden bir fayda görmediğinin altını çizen Mustafa Bilgin, Astana’da yürütülecek olan barış sürecinden ümit var olabilmek için sebepler olduğunu belitti. Halep’te sağlanan ateşkes sonrası bölgeden tahliyelerin gerçekleştirilebildiğini hatırlatan Bilgin, “Halep’te masum siviller, çocuklar bombardımanlarla ve savaş sırasındaki katliamlarla yok edilirken bu barış süreci sayesinde Halep’in tahliyesi gerçekleşti ve o konuda arzu edilen netice sağlandı. O bir işaretti. Barış sürecine de zaten Halep’in tahliye süreciyle gidilmiş oldu” açıklamasında bulundu.

    “Barış için güçlü bir zemin var”

    Bölgesel açıdan Suriye’de barışın sağlanmasında sadece Rusya, Türkiye ve İran’nın değil, bölge ülkelerinden de talep olduğunu kaydeden Prof. Dr. Bilgin, “Bu mühim bir aşmadır. Barış için güçlü bir zemin var. Bu zeminin diplomasiyle ve siyaset yoluyla devam ettirilmesi ve değerlendirilmesi gerekiyor. Elbette gidilecek yol dikensiz bir gül bahçesi değil. Çünkü beş yıllık bir savaştan sonra barış yapılmaya çalışılıyor bunun tabii zorlukları olacak. Burada önemli olan sahadaki çoğunluğun bu barış istediğini göstermesi, bunun da bölge ülkeleri tarafından desteklenmesi; dolayısıyla ben barış için güçlü bir zemin görüyorum. Bu uzun bir süreç siyasi ve diplomatik formülasyon bu formülasyonun zaman ve zemine uygun bir şekilde icra edilmesi lazım” dedi.

    “Suriye’de barış ne kadar erken sağlanırsa o kadar Türkiye’nin menfaatinedir”

    Bilgin, Suriye krizinden güvenlik, ekonomik, stratejik ve siyasi anlamda etkilenen ülkelerin başında Türkiye’nin geldiğine ve Suriye’de olası bir barışın Türkiye’nin menfaatine olacağını ifade ederek şunları söyledi:

    “Türkiye, Suriye ile yaklaşık 900 kilometre bir sınıra sahip. Dolayısıyla Suriye krizinden en çok etkilenen ülkelerden biri de Türkiye oldu. Türkiye’nin arzusu bir an önce Suriye’de barışın, istikrarın sağlanması ve en azından Türkiye’nin Suriye’den kaynaklanan güvenlik ve mülteciler gibi problemleri en aza indirgemesi noktasında olası bir barış tabii ki Türkiye’ye faydalı olacaktır. Suriye’de malum beş yıllık bir savaştan sonra bu bölgelerin yeniden imar olması gerekecek, yeni ekonomik ve ticari olanaklar açılacak. Dolaysıyla Türkiye bütün bu noktalarda etkili bir ülke olacaktır. Onun için Suriye’de barış ne kadar erken sağlanırsa o kadar Türkiye’nin menfaatinedir. Türkiye’nin de zaten yapmaya çalıştığı bu barışın bir an önce oluşmasını, gerçekleşmesini sağlamak.”

    Neden Astana?

    “Görüşmelerin neden Astana’da yapılması kararlaştırıldı? Genelde bu tür diplomatik görüşmelerin Batılı devletlerin öncülüğünde Avrupa ülkelerinde müzakere edildiğini görüyoruz. Görüşmelerin Astana’da yapılacak olmasının herhangi bir önemi var mıdır?” sorusunu Prof. Dr. Bilgin, “Normalde bu tür diplomatik, siyasi görüşmeler; İsviçre’de, Norveç’te Avrupa’nın ‘tarafsız’ ülkelerinde’ yani Anglosakson hakimiyetinin geçerli olduğu ülkelerde yapılır. Suriye görüşmelerinin Astana’da yapılacak olması ise birkaç açıdan önemli; öncelikle burada küresel sistem de bir mesaj var. Şöyle bir mesaj da veriliyor; ’uluslararası bir düzen sağlanacaksa, barış sağlanacaksa burada sadece tek sistem, tek yol Anglosakson hakimiyetinde bir barış değil, bu aynı zamanda yeni bir küresel siyaset inisiyatifin olduğu da gösteriyor. Çok kutuplu bir dünyaya gidilen süreçte Rusya’nın böyle bir rol oynama arzusu var. Bu görüşmelerin Astana’da olması yeni bir küresel barış sistemi ve yeni bir küresel inisiyatif oluşturma bakımından önemli. İkincisi, Kazakistan hem Rusya ile hem de Türkiye ile çok yakın ilişkileri olan bir ülke. Üçüncüsü de, neticede barış bölgede yani Asya bölgesinde gerçekleşiyor. Dolayısıyla Asya’da bir sorun varsa, bölgede bir sorun varsa bu bölgesel güçlerin inisiyatifinde çözülür” şeklinde cevapladı.

  • Prof. Dr. Bilgin: “Suriye’de barış için güçlü bir zemin var”

    Suriye krizine kalıcı çözüm bulmak amacıyla Türkiye ve Rusya’nın öncülüğünde Astana’da yapılması planlanan görüşmeleri değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin, “Bu mühim bir aşmadır. Meselenin artık barış ve diplomasi yoluyla çözülmesi yoluna girilmiştir. Bu zeminin diplomasi ve siyaset yoluyla devam ettirilmesi ve değerlendirilmesi gerekiyor. Elbette gidilecek yol dikensiz bir gül bahçesi değil, çünkü beş yıllık bir savaştan sonra barış yapılmaya çalışılıyor. Bunun tabii zorlukları olacak” dedi.

    2011 yılından bu yana süren Suriye iç savaşına kalıcı çözüm bulmak amacıyla 23 Ocak’ta Kazakistan’ın başkenti Astana’da yapılması planlanan görüşmelere ilişkin Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Mustafa Sıtkı Bilgin, İHA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

    Türkiye, Rusya ve İran’ın bir araya gelerek Suriye krizinin çözümü konusunda önemli bir kapı açtıklarına dikkat çeken, M. Sıtkı Bilgin, “Elbette ki bu üç ülkenin farklı bakış açıları vardır. Bu farklı bakış açıları bir yana barış inisiyatifi ve talebi şu anda hepsinin üstünde gözüküyor. Dolayısıyla bu barış siyasetinin aşama aşama başarılı olacağını düşünüyorum. Suriye’de sağlanacak bir barışın Orta Doğu genelinde bir barışa yol açacak önemli bir potansiyele sahip olduğu kanaatindeyim. Yoksa Suriye’nin, Orta Doğu’nun Vietnam’ı olma durumu vardır. Bu durumdan da bütün bölge ülkelerin zarar gördüğünü bu beş yıllık süre içerisinde gördük” diye konuştu.

    “Halep’in tahliyesiyle barış sürecine gidilmiş oldu”

    5 yıllık süreçte ne muhalefetin ne de rejimin Suriye’deki krizden bir fayda görmediğinin altını çizen Mustafa Bilgin, Astana’da yürütülecek olan barış sürecinden ümit var olabilmek için sebepler olduğunu belitti. Halep’te sağlanan ateşkes sonrası bölgeden tahliyelerin gerçekleştirilebildiğini hatırlatan Bilgin, “Halep’te masum siviller, çocuklar bombardımanlarla ve savaş sırasındaki katliamlarla yok edilirken bu barış süreci sayesinde Halep’in tahliyesi gerçekleşti ve o konuda arzu edilen netice sağlandı. O bir işaretti. Barış sürecine de zaten Halep’in tahliye süreciyle gidilmiş oldu” açıklamasında bulundu.

    “Barış için güçlü bir zemin var”

    Bölgesel açıdan Suriye’de barışın sağlanmasında sadece Rusya, Türkiye ve İran’nın değil, bölge ülkelerinden de talep olduğunu kaydeden Prof. Dr. Bilgin, “Bu mühim bir aşmadır. Barış için güçlü bir zemin var. Bu zeminin diplomasiyle ve siyaset yoluyla devam ettirilmesi ve değerlendirilmesi gerekiyor. Elbette gidilecek yol dikensiz bir gül bahçesi değil. Çünkü beş yıllık bir savaştan sonra barış yapılmaya çalışılıyor bunun tabii zorlukları olacak. Burada önemli olan sahadaki çoğunluğun bu barış istediğini göstermesi, bunun da bölge ülkeleri tarafından desteklenmesi; dolayısıyla ben barış için güçlü bir zemin görüyorum. Bu uzun bir süreç siyasi ve diplomatik formülasyon bu formülasyonun zaman ve zemine uygun bir şekilde icra edilmesi lazım” dedi.

    “Suriye’de barış ne kadar erken sağlanırsa o kadar Türkiye’nin menfaatinedir”

    Bilgin, Suriye krizinden güvenlik, ekonomik, stratejik ve siyasi anlamda etkilenen ülkelerin başında Türkiye’nin geldiğine ve Suriye’de olası bir barışın Türkiye’nin menfaatine olacağını ifade ederek şunları söyledi:

    “Türkiye, Suriye ile yaklaşık 900 kilometre bir sınıra sahip. Dolayısıyla Suriye krizinden en çok etkilenen ülkelerden biri de Türkiye oldu. Türkiye’nin arzusu bir an önce Suriye’de barışın, istikrarın sağlanması ve en azından Türkiye’nin Suriye’den kaynaklanan güvenlik ve mülteciler gibi problemleri en aza indirgemesi noktasında olası bir barış tabii ki Türkiye’ye faydalı olacaktır. Suriye’de malum beş yıllık bir savaştan sonra bu bölgelerin yeniden imar olması gerekecek, yeni ekonomik ve ticari olanaklar açılacak. Dolaysıyla Türkiye bütün bu noktalarda etkili bir ülke olacaktır. Onun için Suriye’de barış ne kadar erken sağlanırsa o kadar Türkiye’nin menfaatinedir. Türkiye’nin de zaten yapmaya çalıştığı bu barışın bir an önce oluşmasını, gerçekleşmesini sağlamak.”

    Neden Astana?

    “Görüşmelerin neden Astana’da yapılması kararlaştırıldı? Genelde bu tür diplomatik görüşmelerin Batılı devletlerin öncülüğünde Avrupa ülkelerinde müzakere edildiğini görüyoruz. Görüşmelerin Astana’da yapılacak olmasının herhangi bir önemi var mıdır?” sorusunu Prof. Dr. Bilgin, “Normalde bu tür diplomatik, siyasi görüşmeler; İsviçre’de, Norveç’te Avrupa’nın ‘tarafsız’ ülkelerinde’ yani Anglosakson hakimiyetinin geçerli olduğu ülkelerde yapılır. Suriye görüşmelerinin Astana’da yapılacak olması ise birkaç açıdan önemli; öncelikle burada küresel sistem de bir mesaj var. Şöyle bir mesaj da veriliyor; ’uluslararası bir düzen sağlanacaksa, barış sağlanacaksa burada sadece tek sistem, tek yol Anglosakson hakimiyetinde bir barış değil, bu aynı zamanda yeni bir küresel siyaset inisiyatifin olduğu da gösteriyor. Çok kutuplu bir dünyaya gidilen süreçte Rusya’nın böyle bir rol oynama arzusu var. Bu görüşmelerin Astana’da olması yeni bir küresel barış sistemi ve yeni bir küresel inisiyatif oluşturma bakımından önemli. İkincisi, Kazakistan hem Rusya ile hem de Türkiye ile çok yakın ilişkileri olan bir ülke. Üçüncüsü de, neticede barış bölgede yani Asya bölgesinde gerçekleşiyor. Dolayısıyla Asya’da bir sorun varsa, bölgede bir sorun varsa bu bölgesel güçlerin inisiyatifinde çözülür” şeklinde cevapladı.

  • Öğrenci yurdunun zemin katında çıkan yangın korkuttu

    Kocaeli’de bulunan bir öğrenci yurdunun zemin katında bulunan dükkanda çıkan yangın korkuttu.

    Olay Kocaeli’nin İzmit ilçesinde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Mehmet Ali Paşa Mahallesi Bosna Sokak adresinde bulunan bir öğrenci yurdunun zemin katında başlayan yangın kısa sürede 5 katlı apartmanı sardı. Çevrede bulunan vatandaşların haber vermesi üzerine olay yerine polis, itfaiye ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.

    İhbar üzerine olay yerine hızla gelen ekipler, içerisinde yoğun duman bulunan yurda hızla müdahale etti. İtfaiye ekipleri tarafından müdahale edilen yangın büyümeden söndürülürken, yurdun zemin katı kullanılamaz hale geldi. Henüz belirlenemeyen bir sebeple çıkan yangında yurt binasının boş olması sebebiyle şans eseri yaralanan kimse olmazken, polis olayla ilgili soruşturma başlattı.