Etiket: Zehirliyor

  • Bakan Kaya: “Kılıçdaroğlu yılan gibi milleti zehirliyor”

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirerek, “Türkiye’de bugüne kadar önümüze engeller çıkaran ana muhalefet lideri. Sürekli yalanlarla yılan gibi milleti zehirliyor. Bu yalanlara karşı da bu yılan zehrine karşı da panzehir gençlerimiz” dedi.

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Ümraniye Belediyesi ve AK Parti Ümraniye İlçe Teşkilatı tarafından nikah salonunda düzenlenen gençlik buluşmasına katıldı. Gençlerle bir araya gelen Bakan Kaya, Türk bayraklarıyla karşılandı. Program öncesinde katılımcılara Bakan Kaya’nın Hollanda’da göstermiş olduğu dik duruşun videosu izletildi. Programa Bakan Kaya’nın yanı sıra Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can ile çok sayıda partili ve gençler katıldı.

    Programda konuşan Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can, “Dünün Seyit Onbaşıları kahramanca savaştı ve bu vatanı bizlere bıraktı. Bugünün Seyit Onbaşıları da Ömer Halisdemir oldu. Şehitler oldu gaziler oldu. Gördük ki gençliğimiz bitmemiş. Gençlik hala dipdiri gençlik var. Yarınımızı teslim edeceğimiz gençlik diri şuurlu. Bu gençliği yarınlara daha iyi yetiştirmemiz lazım” dedi.

    Gençlerin alkışları eşliğinde kürsüye çıkan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, “Türkiye’den kaçan ne kadar terör örgütü varsa onlara kucak açan ülkeler var. Almanya’da terör örgütlerinin hayır kampanyasına izin verilirken bizlerin salonları sudan sebeplerden iptal edildi. Biz en güzel cevabı 16 Nisan’da vereceğiz. 16 Nisan’da vereceğimizi güçlü bir evet Hollanda’dan duyulacak. Avrupa’dan duyulacak. Verdiğiniz her evet kararı Kandil’e çok güçlü bir mesaj olacak” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na eleştirilerde bulunan Bakan Kaya, “Türkiye’de bugüne kadar önümüze engeller çıkaran ana muhalefet lideri. Sürekli yalanlarla yılan gibi milleti zehirliyor. Bu yalanlara karşı da bu yılan zehrine karşı da panzehir gençlerimiz. Ben inanıyorum ki sizler gençlerimize ulaşıp bunları anlatacaksınız. Her gün bir yalan. Bir gün bayrağı cumhurbaşkanı valiler dışında bayrağı kimse taşıyamayacak diyor. Bir gün 17 Nisan günü muhtarlıklar kapatılacak diyor. Her gün yeni bir yalanla milletimizi zehirlemeye çalışıyorlar. Bunu da milletimize anlatacak olan sizlersiniz” açıklamasında bulundu.

  • Şimşirgil: “Tarihi Diziler Gençliği Zehirliyor”

    Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi tarihçi-yazar Prof.Dr. Ahmet Şimşirgil, son dönemde Osmanlı’yı anlattığı iddia edilen tarihi dizilerin gençliğe adeta zehir yutturduğunu söyledi.

    Memur-Sen Ordu Şubesi’nin düzenlediği konferansa konuşmacı olarak davet edilen tarihçi-yazar Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, günümüz gençliğinin Osmanlı’yı yeterince tanımadığını ve dizilerden öğrenmeye çalıştığını belirtti. Osmanlı’yı tanımak isteyenlerin Osmanlı eserlerini takip etmesi ve araştırması gerektiğini belirten Prof. Dr.Şimşirgil, “Osmanlı’yı tanımak mı istiyorsunuz, o zaman bıraktığı eserlere bakın. Osmanlı hakkında sadece biz Müslümanlar değil, gayrimüslimler ve başkaları neler söylüyordu bunlara bakmak lazım. Osmanlı neler yapmış ne eserler bırakmış bunları objektif olarak tanımak lazım. Osmanlıyı Osmanlı yapan değerleridir” dedi.

    “OSMANLICA ASLINDA TÜRKÇEDİR”

    Tarihte Osmanlı kadar yanlış anlatılan ikinci bir devleti olmadığına dikkat çeken Şimşirgil, Osmanlı kadar iftiraya uğrayan başka devlet olmadığına dikkat çekerek, şöyle devam etti: “Dünyada en fazla iftiraya uğrayan devlet Osmanlı’dır. Bunun nedenine her zaman bir soru işareti koyacaksın. Dikkat edin, Osmanlı bizim tarihimizin en zirvesidir. 622 sene hüküm sürdü. ‘O yıkılmadan İslam’a karşı çıkamayız’ diyenler oldu. Bu sebeple Osmanlı’ya karşı iftira kampanyaları başlatıldı. Osmanlı’yı kötülemek için eserlerini yakıp yıkmaya çalıştılar. Son dönemlerde TV programlarından takip ediyorum, bir Osmanlıca tartışmaları başladı. İnsanlar diyor ki, ‘Bize yeni bir dil mi getiriyorsunuz? Bu nedir?’ Osmanlıca dilinin Türkçe olduğunu bilmiyoruz. Osmanlı’yı savunan da savunmayan da bunu bilmiyor.”

    “OSMANLI’YI ANLATTIĞI İDDİA EDİLEN DİZİLER GENÇLİĞİ ZEHİRLİYOR”

    Osmanlıyı anlattığı iddia edilen tarihi dizilerin Osmanlı’ya büyük zarar verdiğini ve gençliğe zehir yutturduğunu vurgulayan Şimşirgil, şöyle konuştu: “Bir dizi Kanuni Sultan Süleyman’ı anlattı ve tarihimizin altın çağını mahvetti, bitirdi. Fetih 1453 diye dizi çektiler, Fatih Sultan Mehmet Han’ın itibarını öldürdüler. Bu dizileri hazırlayanlar gençliğe nasıl bir zehir yutturduklarını biliyorlar mı? Diziler tarihin gerçekliğini öldürüyor. Günümüzdeki dizileri izleyin. Dizilerde Fatih’in bir makine mühendisi olduğunu neden göstermiyorsunuz? Fatih’i Macar Urban mı yetiştirdi? O filmde Osmanlı’nın mühendislerini neden göstermiyorsunuz? Bir top başında neden ders verilmiyor bu filmlerde? Bizim dizilerin tarih danışmanları kendi kitaplarında gerçekleri yazarken neden bu filmlerde yanlış gösteriliyor? Bunlar başkalarının binini bir yapar, başkalarının birini bin yaparlar. Bizim insanımız bu dizilerin tarihsel olarak çok hatalar olduğunu söylüyor ama sorunca hatanın ne olduğunu bilen yok.”

  • Tüsiad Yik Başkanı Özilhan: “Terör Yatırım Ortamını Zehirliyor”

    TÜSİAD’ın 46’ıncı Olağan Genel Kurulu açılışında konuşan TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Tuncay Özilhan, teröre karşı güvenli bir ortamın temin edilmesi, tedbirlerin alınması gerektiğini söyledi.

    Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin (TÜSİAD) 46’ıncı Olağan Genel Kurulu açılışında konuşan TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Tuncay Özilhan, teröre karşı güvenli bir ortamın temin edilmesi, tedbirlerin alınması gerektiğini söyledi. Hükümet programında önemli yer tutan yapısal reformlarda süratle mesafe alınması gerektiğini dileyen Özilhan, Türkiye’nin ekonomik ve siyasi temellerinin güçlendirilmesi çerçevesinde son zamanlarda Türkiye Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin canlandırılmasını çok önemli bulduklarını belirterek, “Türkiye Avrupa Birliği ilişkilerinin güçlendirilmesinin bölgemizi saran yangına, belirsizlik ve kargaşaya karşı çok etkili bir savunma olduğunu düşünüyoruz. Türkiye, Ortadoğu’da halkın çok büyük bir bölümünün Müslüman olduğu bir ülke. Fakat Türkiye yönünü batıya çevirmiş bir ülke” dedi.

    Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği bölgede istikrarın sağlanmasında da büyük katkı sağlayacağını vurgulayan Özilhan “Ortadoğu’daki ülkelerle tarihi ve kültürel yakınlığımız, dostluğumuz ve karşılıklı güven ilişkimiz, bu ülkelerin küresel ekonomik sisteme entegrasyonunda Türkiye’yi ve girişimcilerimizi çok ayrıcalıklı bir konuma getiriyor. AB üyesi bir Türkiye’nin bölgedeki üyelerle, enerjide, sanayide, inşaatta ve diğer tüm sektörlerde kuracağı işbirliği Ortadoğu Ülkeleri, Türkiye ve AB ülkelerine inanılmaz fırsatlar açacaktır. Ayrıca gündemimizi bu fırsatlar değil, gerilimler ve tartışmalar dolduruyor. Doğu ve güneydoğuda devam eden terör hepimizin içini acıtıyor. Her gün gelen asker, polis ve sivil ölümleri, toplumda derin yaralar açıyor. Terörün önlemesi ve kamu düzeninin sağlanması şart. Fakat asayiş ve ekonomik önlemlerin yanısıra birliğimizi, bütünlüğümüzü pekiştirecek tedbirler ve önlemler gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “TERÖRÜN YOL AÇTIĞI EN BÜYÜK SORUN CAN KAYIPLARI”

    Terörün yol açtığı en büyük sorun hiç şüphesiz can kayıpları olduğunu vurgulayan TÜSİAD YİK Başkanı Tuncay Özilhan, “Bu can kayıplarının yanında söylemeye dilim varmıyor ama terör yatırım ortamını da zehirliyor. Zaten zayıf seyreden ekonomik performansı aşağıya çekiyor. Bir kez daha altını çizmek istiyorum ki içinden geçmekte olduğumuz koşullar altında kim olursa olsun herhangi bir iktidarın bütün bu karmaşa ve belirsizliklerle tek başına mücadele edebilmesi bütün bunların üstesinden gelebilmesi de mümkün değildir. Etrafımızı sarmış olan çoklu kriz ortamı karşısında ülke olarak çoklu kriz ortamı karşısında ülke olarak kendi içimizde güçlü olmamız, birlik ve beraberlik sağlamamız lazım. Toplum olarak bölünürsek, bu sorunlarla mücadele edemeyiz. Etrafımızda kaos varken içeride kaosa düşmeyelim. Ölen bir çocuğa kimin demeden beraber üzülelim. Kutuplaşmayı reddedip birbirimizi ön yargısız dinleyelim. Bu kaos ortamının üstesinden ancak böyle gelebiliriz” dedi.

    Türkiye’yi 80 milyonuyla mutlu, zengin ve adil bir toplum yapacak asgari müstereklerde birleşmesi gerektiğini vurgulayan Özilhan, bunun yolu özgür bir tartışma ortamında şekillenecek yeni bir toplumsal sözleşmeden, yani yeni bir anayasadan geçtiğini belirtti.

    “Bu topraklarda adaleti, refahı ve huzuru baki kılmak için asgari müstereklerimizin ne olduğunu, ifade özgürlüğüne saygı çerçevesinde etraflıca konuşup tartışalım” diyen Özilhan, ifade özgürlüğünün Türkiye’ye yeni anayasanın yolunu açması gerektiğini, yeni anayasa hukuk sitemine güveni tazelemesini istedi.

    Bu güvenin tüm yatırım ortamına yanmasını isteyen TÜSİAD YİK Başkanı, sözlerini şöyle tamamladı: “Duran yatırımlar yeniden canlansın. Yeni anayasa son zamanlarda hız kazanan Avrupa Birliği üyelik sürecini kolaylaştırsın. Dünyayı ve bölgemizi saran belirsizlik ve kaos karşısında yeni anayasa istikrarı ve güveni temsil etsin. Çocuklarımıza barış huzur ve refah içinde birlikte ve beraberce yaşayacakları bir gelecek bırakalım”.

  • Atık İlaçlar Çocukları Zehirliyor

    Çevreci Eczacı Kooperatifi (ÇEKOOP) Yönetim Kurulu Başkanı Eczacı Şule İlkkurşunlu, anne ve babalara atık ilaç uyarısı yaparak, çocuk zehirlenmelerinin en önemli nedeninin evlerdeki atık ilaçlar olduğunu belirtti.

    Türkiye’de ilk defa atık ilaç hareketini başlatan, ev ve iş yerlerindeki atık ilaçları toplayarak imha ettiren Çevreci Eczacı Kooperatifi Başkanı Eczacı Şule İlkkurşunlu, TRT 1 Radyo’da Gülben Şahin’in hazırlayıp sunduğu Haklarımız isimli programa konuk oldu. Çalışmaları hakkında bilgi veren İlkkurşunlu, ebeveynlere önemli uyarılar yaptı. Yapılan araştırmalara göre çocuk zehirlenmelerinin en önemli sebebinin evlerdeki atık ilaçlar olduğuna dikkat çeken İlkkurşunlu, “Kullanmadığınız, son kullanma tarihi geçmiş ilaçlarınızı evdeki dolaplarınızda tutmayın. Çocuklarınızın bu ilaçlara ne zaman ulaşacaklarını bilemezsiniz. Atık ilaçlarınızı imha ettirmek için kendinize en yakın ÇEKOOP üyesi eczanelere getirin. En yakın ÇEKOOP üyesi eczaneyi bulmak için www.cekoop.org.tr adresine bakabilirsiniz” dedi.

    ÇEKOOP olarak 2014 yılında geliştirdikleri İlaç Dedektifleri projesi kapsamında ilköğretim çağındaki çocukları atık ilaç ve akıllı ilaç konusunda bilinçlendirdiklerini anlatan İlkkurşunlu, “Çocuklara drama yöntemini kullanarak, ilacın alınması, kullanımı, imha edilmesi konularında bilgi veriyoruz. Bu eğitim için ülke genelindeki eczacılardan talep geliyor; ancak bu eğitimin verilmesi için o ilde atık ilaçların toplanıyor olması gerekiyor. Çünkü eğitim verdiğimiz çocuklara ’Atık ilaçlarınızı eczaneye götürün’ mesajını veriyoruz. İzmir, Manisa ve Aydın’da da ilaç dedektifleri var. İlaç dedektifi olan hiçbir çocuk, bir ilacı bile çöpe veya kanalizasyona atmaz” diye konuştu.

    EN ÇOK TANSİYON, AĞRI KESİCİ VE ANTİBİYOTİK ATILIYOR

    2009 yılında İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) desteği ile birlikte Türkiye’nin ilk ve tek atık ilaç envanterini oluşturduklarını kaydeden İlkkurşunlu, şunları söyledi:

    “Bu çalışma kapsamında 34 bin kutu ilacı kaydettik. Hiç açılmadan atılan ilaçların başında tansiyon ilaçları geliyordu. Raporlu ilaçlar ilk defa yazıldığında dörder kutu yazılıyor. Hasta uyum göstermiyorsa atılıyor. Artık bu düzeltildi. Raporlu ilaçlar ilk kez yazıldığında bir kutu yazılıyor. Ağrı kesiciler çok atılıyor. Her gittiklerinde doktor ağrı kesici yazılıyor ve antibiyotikler. Antibiyotikler hem açılmadan bırakılıyor hem de yarım bırakılıyor. Antibiyotik gereksiz kullanılırsa vücutta antibiyotik direncine yol açıyor. En önce ilaçların reçeteyle satılması gerekiyor. Hasta burnu bile aksa antibiyotik istiyor. Bununla ilgili halkımızın bilinçlenmesi lazım. Sağlık Bakanlığı 2015 yılını Akılcı İlaç Kullanım yılı ilan etti. Biz de ÇEKOOP olarak bu konuda çalışma yapıyoruz.”

    İlkkurşunlu, akıllı ilacın tanımını şu şekilde yaptı:

    “Akılcı ilaç hastaya bireysel özelliklerine göre en uygun ilacı, en uygun kişiye en uygun maliyetle verilmesi demektir. Fazla ilaç kullanmamak, doğru ilacı almak, kullanım süresi akıllı ilaç kullanımına girer.”