Etiket: zayıflama

  • Ameliyattan korkanlar için yeni yöntem: Robotla zayıflama

    Güzellik Uzmanı Serpil Çamlı, kilolu vatandaşların zayıflama robotu ile diyet yapmadan zayıflayabileceklerini kaydetti.

    Antalya’da bir güzellik merkezi diyet yapmadan robotla zayıflama yöntemi geliştirdi. Merkezin sahibi Serpil Çamlı, ameliyattan korkan hastalar için umut olan zayıflama robotunun önce yağları önce parçaladığını, sonra erittiğini ve vakumlayarak işlemin tamamlandığını söyledi.

    “Yok etmeye yardımcı oluyor”

    Bu yöntemle yağların önce parçalandığını, sonra erdiğini son olarak ise vakumlanarak vücuttan atılmaya hazır hale getirildiğini belirten Çamlı, “Cihaz, aynı zamanda sarkmış cildi toparlıyor, kırışıklıkları gideriyor. Cihaz, üç şekilde zayıflamaya yardımcı oluyor. Önce vakumlu rotasyon başlığıyla yağları ayırıyor daha sonra sıcak ve soğuk lipoliz yaparak erittiği bu yağların ter ve idrar yoluyla vücuttan atılmasını sağlıyor. Yüzde de kullanılabilen bu yöntem; sarkmış cildi toparlama ve kırışıklıkları gidermede, göz çevresindeki şişlik ve morlukları da yok etmeye yardımcı oluyor.” dedi.

    Yağların yanmasıyla ortaya çıkan proteinin 7 gün boyunca sabahları 15 dakika yapılan sporla kasa dönüştürmenin mümkün olduğunu dile getiren Çamlı, parçalanan yağları eriten bu yöntemin, son olarak radyofrekans başlığı ile bölgeyi sıkılaştırdığını kaydetti.

    “Çok işe yarayan bir yöntem”

    Tek seansta yağların başarı ile parçalandığı vurgulayan Serpil Çamlı şöyle konuştu:

    “Bu yöntemin en büyük özelliği; aynı anda soğuk ve sıcak ısı vererek şok etkisi ile yağ dokusunu parçalaması. Yağ dokusunu ayırarak eritiyor ve kalıcı bir etki yapıyor. Tek seansta çok iyi sonuçlar alıyoruz. Yağlara şok etkisi yaparak iki misli etki yapıyor. Özellikle selülit tedavisinde çok işe yarayan bir yöntem.”

  • Zayıflama diyetleri anne sütünü azaltıyor

    Acıbadem Adana Hastanesi Uzman Diyetisyeni Pakize Güzem Akgül, doğum sonrası ilk 2-3 ay, zayıflama diyetlerinin uygulanmaması gerektiğini belirterek, annelerin kendi ihtiyaçlarının belirlenerek, yeterli ve dengeli bir şekilde süt yapımını arttıracak besinleri içeren bir beslenme programı uygulaması gerektiğini söyledi.

    Diyetisyen Akgül, bebeğin en kolay sindirebildiği besin olan anne sütünün, bebeğin sağlıklı olması, ihtiyacı olan besin ögelerinin karşılanması, enfeksiyonlara ve alerjilere karşı korunması için yeri doldurulamaz bir besin olduğunu ifade ederek, anne sütü yapımı için günlük alınması gereken enerjinin yaklaşık 500 kalorisinin ek gıdalar ile sağlanırken, geri kalanının annenin hamilelik sürecinde depolanan yağ kitlesinden karşılandığını kaydetti.

    Annelerin özellikle basit şeker içeren gıdalardan uzak kalması gerektiğini belirten Dyt. Akgül, et, tavuk, balık ve yumurtanın olduğu kaliteli protein kaynaklarına beslenmesinde yer vermesi, vitamin ve mineral yönünden taze ve kuru meyveler ile şekersiz hazırlanmış komposto ve hoşafların tüketilmesi gerektiğini söyledi.

    Annelerin, doğum sonrası süt yapımını desteklediği düşünülen aşırı şeker içeren şerbetler ve şerbetli tatlılardan kaçınması gerektiğini vurgulayan Akgül, “Anne için en iyi tatlı alternatifler sütlü tatlılar, hafif pekmez veya bal ile tatlandırılmış meyve tatlıları, hoşaf ve kompostolar. Kalsiyumdan zengin süt, süt ürünleri ile pekmezin mutlaka beslenmesinde yer alması gerekiyor. Aşırı şekerli şerbet ve şerbetli tatlılar gereksiz kilo alımına neden oluyor” diye konuştu.

    Kafeinsiz yapamayan annelerin, günde 200 miligramın üzerine çıkmaması gerektiğini belirten Akgül, “Unutmayın ki kahve ve çayın dışında çikolata da kafein içeriyor. Süt yaptığını, mutlu ettiğini düşünüyorsanız, yediğiniz çikolatanın miktarına da dikkat edin. Kafein, anne sütünden bebeğe geçtiği için bebekte huzursuzluğa ve reflü gibi sindirim sistemi hastalıklarına ve bebekte kansızlığa neden olabiliyor. Çok açık 2-3 fincan çay ve günde 1 fincanı geçemeyecek şeklide kahve tüketimi planlanmalıdır. Anne sütünü arttırmak için su tüketimini arttırmak ve günde 10-12 bardak tüketimini sağlamak önemli” ifadelerini kullandı.

    Süt yapımını destekleyen besinler

    Süt yapımını destekleyici besinler konusunda da önerilerde bulunan Akgül, tam tahıllı, zenginleştirilmiş tahıl ürünlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirterek, “Tam tahıl ekmekleri, bulgur, buğday, karabuğday, tam tahıllı makarnalara öncelik verin. Yulaf, içerdiği demir minerali, posa, protein sayesinde süt yapımını destekleyen en iyi tahıllardan biri. Buğday ruşeymi, buğdayın E vitamini ve proteinden zengin kısmını oluşturuyor ve anne sütünü arttırmaya destek oluyor. Koyu yeşil yapraklılar, semizotu, dereotu, nane, ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzeler süt yapımını destekliyor. Ancak sarımsak; anne sütünde biraz tat değişikliği yapabiliyor. Buna rağmen süt miktarının artmasını sağlayan sarımsağı annelerin beslenmelerine eklenmesinde yarar var” dedi.

    Annelerin emzirme sonrası kan şekerlerinin düştüğünü ve acıktığını hissedebileceklerini, bunun normal olduğunu belirten Dyt. Akgül, “Bebeğinizi emzirdikten sonra kuru hurma, incir, dut kurusu, çekirdekli siyah üzüm ve biraz ceviz, badem, fındık gibi yağlı tohumlar tercih edebilirsiniz. Bu sayede bir sonraki süt yapımında vücudu desteklemiş olursunuz. Mandalina, portakal, lahana türevleri, kuru baklagiller, bezelye, karnabahar, salatalık, asitli gıdalar, hazır meyve suları gaz yapabiliyor” diye konuştu.

    Anne sütünü arttıran tarifler

    Dyt. Akgül, anne sütünü arttıran sağlıklı tarifler de verdi:

    “1 çay bardağı yoğurt, 2 yemek kaşığı yulaf ezmesi, 1 tatlı kaşığı buğday ruşeymi, 2 adet kuru hurma, 1 adet kuru incir, 5 adet çiğ bademi bir kase içerisine koyup karıştırın. Üzerine tarçın dökerek afiyetle yiyin. Ayrıca 1 adet muz, 3 bütün ceviz, 10 adet badem, 1 adet yumurta akı, 1 su bardağı yulaf ezmesi, 1 çay kaşığı tarçın, 3 adet gün kurusu, 2 adet kuru hurma ve 1 tatlı kaşığı Hindistan cevizini karıştırarak, yoğurun. Küçük toplar halinde kağıda dizdikten sonra 180 derecelik fırında 15 dakika kadar pişirin. Bu sağlıklı tarifler sütünüzü arttıracaktır.”

  • (Özel haber) Eşlerin ’hileli, tuzaklı’ zayıflama yarışı

    Aynı anda zayıflamaya karar veren Burcu ve Yavuz Koç çifti arasında ezeli bir rekabet yaşanıyor. Yavuz Koç, eşinin yiyeceği ekmeğin gizlice gramını artırıyor, Burcu Koç ise eşinin zaafı olan yiyecekleri mutfak masasına bırakıyor. Tüm bunlara rağmen toplam 140 paket margarin kadar yağ eriten çift, hedeflerine ulaşmak için gün sayıyor.

    Manisa’da yaşayan 33 yaşındaki optisyen Yavuz Koç, bir gün 1 yaşındaki oğlu Yağız’ı kucağına almak istedi ancak göbeği eğilmesine engel oldu. Zayıflamayı kafasına koyan Yavuz Koç, İzmir’de diyetisyenlik yapan Deniz Zünbülcan’a ulaştı. Yavuz Koç’a, yine kilo problemi yaşayan eşi 32 yaşındaki Burcu Koç da katıldı. İkili, daha çok kilo vermek için zaman zaman birbirlerine hile yaptı, zaman zaman da tuzaklar kurdu. Buna rağmen Burcu Koç, 7 ayda 15 kilo vererek 90 kilodan 75 kiloya düştü. Yavuz Koç ise yine 7 ayda 20 kilo vererek 130 kilodan 110 kiloya ulaştı. İkisinden 140 paket margarin kadar yağın eridiğini belirten Koç çifti, hile ve tuzaklara rağmen hedefledikleri kiloya ulaşacaklarını söyledi.

    “Onu geçmek için her formülü deniyorum”

    Kilo verdikten sonra hayatlarında pek çok şeyin değiştiğini ifade eden Yavuz Koç, “Kıyafetlerimiz, hareketlerimiz değişti. Dükkanıma gelenlerin ‘Yavuz çok değişmişsin’ demeleri beni daha da motive etti. Hedefim toplamda 40 kilo vermek. Tabii bu süreçte eşimden daha fazla kilo vermek için bazı hileler de yaptım. Normalde tam tahıllı ekmek yiyoruz. Bir gün tahıllı ekmeği markette bulamadım. Başka bir ekmek aldım ve onun da ölçüleri farklıydı. Deniz Hanım’a sordum, o da yaklaşık 100 gram yememizi önerdi. Evde ciddi bir rekabet halinde olduğumuz için eşimin yiyeceği ekmeğin gramını 140 gram olarak tarttım. Kendime de 100 gramlık ekmek hazırladım. Eşim ‘bu ekmek bana çok fazla geldi’ dedikçe ben de ‘hayır, bitirmen gerekiyor’ dedim. Çünkü ondan daha fazla kilo vermem gerekiyordu. Sonradan yaptığım hileyi söyledim. O biraz bozuldu ama benim için durum eğlenceliydi. Bir gün de misafirliğe gitmiştik. Bize tatlı ikram ettiler. Eşim, ben tatlı yersem onun da yiyeceğini söyledi. Ben de yiyeceğimi söyledim. O yarısını yedi ama ben yemedim. Onu geçmek için elimden gelen bütün formülleri deniyorum. Bazen de canım lahmacun çekiyor. Dayanamayıp Deniz Hanım’a soruyorum ama ‘eşime sakın söylemeyin bilmesin’ diyorum” diyerek yaşadıklarını anlattı.

    “Mutfağa çikolata bırakıyorum”

    Önümüzdeki süreçte 5 kilo daha vermek istediğini belirten Burcu Koç ise “Yıllardır kilo problemimiz vardı. 90 kiloyla hamile kalmıştım. Lohusalık dönemi sonrasında çocuğumun altını temizlerken bile zorlanıyordum. Tatlı krizlerim oluyordu. Gece yarısı tatlı yiyordum ve kendime engel olamıyordum. Bu durum beni daha da çıkmaza sokuyordu. Deniz Hanım’ın verdiği yiyeceklerle nasıl kilo verdiğimizi anlayamadık” diye konuştu.

    Kendisine sık sık hile yapan eşine tuzak kurduğunu kaydeden Burcu Koç, “Eşim bana hile yaptı ama o da makarna zaafı olduğunu unuttu. Ben de ölçüme yakın günlerde ona makarna yapıyorum. Bazen mutfağa çikolata, kurabiye bırakıyorum. Dayanamayıp yiyor” dedi.

    Her şeyi yiyerek zayıfladılar

    Diyetisten Deniz Zünbülcan ise çiftin zayıflama süreçleri hakkında şunları söyledi:

    “Kasım ayından bu yana bir evden 35 kilo çıktı. Yani Yavuz Bey ve Burcu Hanım 140 paket margarine ’elveda’ dedi. Çiftimiz zayıflama sürecinde aslında her şeyi yiyebildiler. Lahmacun da yediler, semizotu da yediler. Makarnamız, sebze yemeğimiz, salatamız, yoğurdumuz vardı. Diyette baharatlardan faydalandık. Ceviz, hurma ve kakaodan tatlılar yaptık. Yani her şeyi yiyerek zayıfladık. Bu süreçte aralarında tatlı çekişmeler de oldu. Çift olarak, iki arkadaş olarak, iki elti olarak gelindiğinde arada tatlı çekişmeler oluyor. Bu da başarımızı artırıyor ve kişiler daha da motive oluyor.”

  • İnternette hızlı zayıflama tuzağına dikkat

    İnternette satışa sunulan zayıflama haplarına dikkat çeken Diyetisten Yasemin Özdeş Yılmaz, “16 yaşında zayıflama ilacını kullanarak hayatını kaybeden kızlar var” dedi.

    Kocaeli Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi Diyetisteni Yasemin Özdeş Yılmaz, hızlı kilo vermeyi vaat eden zayıflama haplarının insan hayatındaki etkisine dikkat çekti.

    “Zayıflama ilaçları insanlarımızın umutlarını söndürüyor”

    “İnternet üzerinden satılan zayıflama haplarının insan sağlığını olumsuz etkilediği belirten Diyetisten Doktor Yasemin Özdeş Yılmaz, “Bu ürünler insanların daha çok umutlarını söndüren ticari ürünlerdir. Hepsi bitkisel olarak piyasaya sürülse bile içeriğinde yan etkisi zayıflama olan kimyasallar bulunmaktadır. Maalesef bu ürünlerin zararlı olduğunu ve piyasadan toplatılması için insanlarımızdan birkaçının hayatını kaybetmesi gerekiyor. Çünkü her dönem böyle oluyor. İşte şu ürün çıkar. 1 yıl boyunca piyasada kalır. Bu süre içerisinde birkaç kişi hayatını kaybeder, sonra bu ürünler toplatılır” dedi.

    İnsanların anlık kilo vermelerini vaat eden zayıflama haplarından uzak durmaları gerektiğini söyleyen Yılmaz, “Çünkü biz bir gün ya da bir ay içerisinde şişmanlamıyoruz. Doğal olarak bu işin ‘bir ürünü kullandım, bir hafta kilo verdim” şeklinde olması da mümkün değildir. İnsanlarımızın zayıflama hedeflerini daha uzun süreye yaymaları gerekiyor. Eğer kilomuz varsa ilk önce hekim kontrolüne gitmeleri gerekiyor ki kilonun altın yatan nedenin mutlaka araştırılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “Obeziyeti içecekler, hareketsizlik ve spor yapmamak tetikliyor”

    Türkiye’deki obezite sorunun her geçen gün etkisini arttırdığını belirten Yılmaz, “Gençlerimizin küçük yaşta içeceklere yönlendirilmiş olması. Bilgisayar, telefon ve internetin yaygınlaştırılması insanların daha çok otuyor olması ve spordan uzak duruyor olmaları artan obezitenin bu piyasalarda iş yapmasına olanak sağladı. İnsanlarda bunu değerlendiriyor aslında” açıklamasını yaptı.

    “16 yaşında zayıflama ilacını kullanarak hayatını kaybeden kızlar var”

    Zayıflama ilacını kullananların kendini ve ailelerini düşünmeleri gerektiğine vurgu yapan Yılmaz, “16 yaşında zayıflama ilacından hayatını kaybeden genç kızlarımız var. Bunları kullanırken ilk önce kendilerini düşünmüyorlarsa ailelerini düşünmeleri gerekiyor. Çünkü ilk içtim bir şey olmadı vs gibi düşünmemeleri gerekiyor. Bu ilaçları 10 gün kullanırsınız bir şey olmaz ama 1 gün kalp krizi sonucunda hayatınızdan vazgeçebilirsiniz. O yüzden mutlaka obezite sorunu olanlar mutlaka hekime başvurması gerekiyor. Obezite problemini yaşayanların yaşam şekillerini değiştirmeleri gerekiyor” diye konuştu.

    “Bu ilaçlar birçok hastalığı tetikliyor”

    Zayıflama ilaçlarının insan sağlığına vermiş olduğu zararlar hakkında bilgi veren Yılmaz, “Bu ilaçlar daha çok beyindeki merkezi etkilediği zaman ani kalp krizlerine neden olabiliyor. Böbreklerimize yüklendiğimiz için böbrek yetmezliğine neden oluyor. Karaciğer yükünü arttırdığı için karaciğer iflas edebilir. Bu ilaçların içinde oranları belli olmayan lifler var. Bu lifler bağırsak kanserine neden olabilir. Vücudumuzun dengesini tamamen bozabilir” ifadelerini kullandı.

  • Uzmanlardan hızlı ve etkili zayıflama yöntemleri

    Uzman Estetiysen Serpil Çamlı, yaz mevsimi ile birlikte hızlı zayıflama yöntemlerine ilginin arttığını söyledi. Uzman Estetisyen Serpil Çamlı, bölgesel kiloların ve kontur bozukluklarının giderilmesinde, diyet egzersiz gibi yöntemlerin yetersiz kalması durumunda, ameliyatsız, acısız ve son derece hızlı zayıflamanın mümkün olduğunu dile getirdi.

    Kilonun her zaman yağ olmadığını, vücudun çeşitli sebeplerden dolayı ödem yaptığını belirten Çamlı, vücudun su tutmasına dair olası sebepleri de açıkladı. Çamlı, “Kortizonlu ve psikiyatrik ilaçlar, metabolizma bozuklukları, hareketsizlik, sağlıksız beslenme gibi bazı durumlarda vücut su tutar. İnsan vücudunun halihazırda yüzde 70’inin su olduğu da düşünülürse, ekstra depolanacak su vücudun şişmesine yol açar. Fazla su zaman zaman aşırı terlemeyi birlikte getirir ve bu da kişiyi zor durumda bırakabilir. Bu tür kilolar diyet yaparak giderilemiyor. Güzellik merkezimizde zayıflamaya dair pek çok ünite ve çözüm olmakla birlikte, son dönemlerde en hızlı ve memnuniyet verici sonuçları vakumlu kavitasyon yöntemiyle aldık. 10 seans olarak uyguladığımız vakumlu kavitasyonda toplam 5 seansta sonuç almakla birlikte, son 5 seansı da sıkılaştırmak için uyguluyoruz. Kavitasyon, düşük ultrason dalgalarına dayanan doğal bir olaydır. Ultrason dalgaları sıvının içinde gitgide büyüyen ve belli bir büyüklükte patlayan hava kabarcıklarını oluşturur. Etkisi en az olan ısı halindeki enerji ve etkisi en çok olan basınç dalgaları serbest kalır. Yağ tabakalarının titreşimlere direnme kapasitesi kaybolarak kavitasyon ile bu yağ hücreleri kolayca kırılır. Bu olay esnasında kas, sinir ve damar dokuları korunmaktadır. Böylece zayıflama gerçekleşmiş olur” dedi.

    Antalya Nira Güzellik Merkezi işletmecisi Uzman Estetisyen ameliyatsız yağ alma olan kavitasyon yöntemi ile hızlı ve etkili zayıflanabileceğini belirterek açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    “Yağlı hücrelerin parçalanmasından sonra trigliserit şeklindeki yağlar, enzimlerle gliserol ve serbest yağ asitlerine parçalanan hücreler arasında sıvılara dönüşür. Su bazlı gliserol, dolaşım sistemi tarafından absorbe olur ve enerji kaynağı olarak kullanılır. Hijyenik koşullar altında gerçekleştirdiğimiz vakumlu kavitasyonla fazla kilolardan kurtulan vücut aynı zamanda sıkılaşıyor, ciltteki dalgalanmalar yok oluyor, ince ve selülitsiz bir vücutla müşterilerimiz güzellik merkezimizden son derece memnun ayrılıyor”.