Etiket: zararlıdır”

  • Dr. Yücel: “Kederlenmek, kalbe oldukça zararlıdır”

    Çevredeki olayların çok fazla etkisi altında kalmanın ve onlar için kederlenmenin kalbe oldukça zararlı olduğunu belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Oğuzhan Yücel, kişinin sürekli kendini memnun ve mutlu edecek bir şeyler bulmasının kalp krizi geçirme riskini düşürdüğünü söyledi.

    Kalp ve damar hastalıklarının küresel olarak bir numaralı ölüm sebebi olduğunu belirten Büyük Anadolu Hastaneleri Kardiyoloji Uzmanı Dr. Oğuzhan Yücel, kalp krizini önlemenin mümkün olduğunu söyledi. Kalp krizi riskini azaltan önerilerde bulunan Yücel, “Kalp krizi riskini arttıran faktörlerden birkaçı da sağlıksız beslenme, yetersiz fiziksel aktivite, tütün kullanımı ve alkol kullanımı yer almaktadır. Sağlıksız beslenildiği takdirde yetersiz fiziksel aktivite etkisiyle kan basıncında yükselme ve şeker yüksekliği gibi faktörlerin görülmesine neden olur. Kalp krizi riskini azaltmak için düzenli olarak fiziksel aktiviteler başta olmak üzere sağlıklı beslenme, sebze-meyve tüketimi ve alkol, sigara gibi zararlı kullanımından kaçınılmasının kardiyovasküler hastalık riskini azalttığı gösterilmiştir” dedi.

    Gülmek ve ağlamak

    Gülmenin keyif hormonu salgıladığını belirten Yücel, “Genellikle aşırı üzüntü, öfke, aşırı yük gibi faktörler ağlama ya da gülmeye neden olur. Kişi gerçekten durumu kafasında algılayarak mizah duygusu ile hareket ederek gülerse, büyük oranda rahatlar. Gülmek, keyif hormonlarını salgılar ve stres hormonlarının baskılanmasına yardımcı olur. Bu sayede kalbe zararlı olan faktörler de ortadan kalkar” diye konuştu.

    Stresten ve dertlerden kaçınmak

    Stresten ve dertlerden uzak durulması gerektiğini vurgulayan Yücel, “Çevredeki olayların çok fazla etkisi altında kalmak ve onlar için kederlenmek, kalbe oldukça zararlıdır. Çünkü kişinin sürekli kendini memnun ve mutlu edecek bir şeyler bulması, kalp krizi geçirme riskini düşürmektedir. Mutluluk, var olan hastalıklarının ilerlemesini de yavaşlatır” şeklinde konuştu.

    Günlük egzersiz ve aktiviteler

    Hareket ve egzersizlerin büyük önem taşıdığını belirten Yücel, “Hareketsiz olarak 2 saati masa başında geçirmek ciddi bir kalp krizi riski oluşturmaktadır. Öncelikle günlük 45 dakikalık yürüyüş yapmak çok önemlidir. Otururken yapılabilecek egzersizler çok önemlidir. Bunlar; boyun çevirme, bacakları karna çekip uzatma, pedal hareketi yapma ve kolları arkaya doğru açarak germedir” dedi.

    Öğle uykusu

    Ruhsal olarak uykusuzluğa dayanmanın zor olduğunu belirten Yücel, “Öğle uykusu uyuyanların uyumayanlara göre kalp krizi geçirme riski yarı yarıya düşmektedir. Çünkü uykuda beden ile birlikte ruhsal dinlenme de vardır. Fizik olarak uykusuzluğa dayanabilir ama ruhsal olarak dayanmak mümkün değildir. Ruhsal gerilim de vücutta zararlı hormonların salgılanmasına neden olur, bu da kalp krizi riskini tetikler” diye konuştu.

  • Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Dağlı: “Nikotin içeren her ürün zararlıdır”

    Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, nikotin içeren her ürünün zararlı olduğunu söyledi.

    Sağlığa Evet Derneği, 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü’nde, halkı tütün ve nikotin içeren bütün ürünlere karşı uyardı.

    Amerikan Toraks Derneği’nin bu Mayıs ayında yapılan kongresinde sunulan en güncel araştırmaların, elektronik sigara ve nikotin içeriğinin önemli sağlık tehditleri oluşturduğunu ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Elif Dağlı, bu çalışmaların sonuçlarını şu şekilde özetledi:

    “- Gençlerin elektronik sigaraya tatlandırıcı aromalar nedeniyle başladıkları anlaşılmaktadır.

    – Kronik Obstriktif Akciğer Hastalığında (KOAH) sigaraya bağlı uzun sürede ortaya çıkan tomografi değişikliklerinin elektronik sigara kullanıcılarında erken dönemde başladığı gösterilmiştir.

    – Sigara dumanı, nikotin, elektronik sigara sıvısı, elektronik sigara sıvısı ve nikotin karışımının ayrı ayrı solunum epitel hücrelerinin erken ölümüne yol açtığı kanıtlanmıştır. Elektronik sigara içeriklerinin akciğerde iltihaplanma ve hasara yol açabileceğine karar verilmiştir.

    – Sigara, nargile ve elektronik sigara içicileri ile hiçbirini kullanmayan kişilerin balgamlarında iltihap gösteren kimyasallar ölçülmüştür. Elektronik sigara içicilerinin en yüksek oranda iltihap maddeleri taşıdıkları gösterilmiştir.

    – Sigara dumanına maruz kalanlar ve KOAH’lı hastalarda saptanan iltihabi balgam proteinleri elektronik sigara içicilerinde de saptanmıştır. Elektronik sigara kullananlarda özellikle beyaz kürelerin “nötrofil” grubunun aktifleştiğini gösteren işaretler bulunmuştur.

    – Nikotin içeren elektronik sigaraların burun mukozasında kistik fibrozisli hastalarda görülen tuz denge bozukluklarını meydana getirdiği saptanmıştır. Bu etkilerinin klasik sigaradan daha fazla olduğu görülmüştür.

    – Elektronik sigara sıvı aromalarının, astımlı hayvanlarda farklı derecelerde iltihap oluşturduğunu göstermiştir.

    – Elektronik sigaraya maruz bırakılan farelerin çevresel damarlarında bir saat içinde yüzde 31 daralma olmuştur. Elektronik sigaranın damarlarda işlev bozukluğu yaptığı saptanmıştır.

    – Elektronik sigara buharı, klasik sigara dumanı ve oda havası solutulan farelerin akciğerlerinin mikroskop ile incelenmesinde elektronik sigaranın akciğer dokusuna klasik sigara kadar zarar verdiği saptanmıştır”.

    Prof. Dr. Dağlı, Türkiye’de elektronik sigara yasal olarak satılmamakla birlikte yasa dışı olarak internet yoluyla temin edilebilmekte olduğunu ve destek grupları oluşturulduğunu, ayrıca elektronik sigaraya bağlı sağlık etkilerinin sağlık kuruluşlarına bildirilmemekte olduğuna dikkat çekerek şunları kaydetti:

    “Sağlığa Evet Derneği tarafından yapılan bir çalışmada kullanıcılar tarafından oluşturulan bir sosyal medya forumunda tedarikçi firmalardan internet aracılığıyla alışveriş yapıldığı, ürünün kullanımı teşvik edildiği, ev tipi elektronik sigara üretimi tarifleri sunulduğu, sağlık yakınmalarının ve kendi kendine tedavi yöntemlerinin tartışıldığı görülmüştür. Sosyal medya forumda kullanıcılar tarafından beyan edilen hastalık belirtilerinin üç günde başlayıp üç aya kadar devam etmekte olduğu saptanmıştır. En sıklıkla ağız, dudak, boğaz, solunum yolu, diş ve dişeti belirtileri beyan edilmiştir. Daha az sıklıkta rastlanan yakınmalar, gastrointestinal sistem, cilt, sinir sistemi, üriner sisteme ilişkin oldukça dikkat çekici bulgulardır. Yapılan araştırma sağlığı tehdit eden sıvıların yüksek dozda serbestçe satıldığını, internet sitelerinde, açıkça tütün ve nikotin ürünlerinin reklamı ve pazarlanmasının yapıldığını göstermiştir. 4207 sayılı yasanın ihlali anlamına gelen bu durum için idari önlemler gereklidir”.

    Sağlığa Evet Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Osman Elbek ise “2010 yılından itibaren sigara üretimi her geçen yıl bir önceki yıla göre artmıştır. 2016 yılında üretilen ve yurt içi ve dışında satışa sunulan sigara miktarı Ulusal Tütün Kontrol Eylem Planının yapıldığı 2008 yılını dahi aşmıştır” dedi.

    Yakın geçmişte söz konusu eylem planının dünyada ödüller aldığına dikkat çeken Doç. Dr. Elbek, “Geçmişteki bu ödüllü mücadelenin temelini siyasi iktidarın politik kararlılığı oluşturuyordu. Ancak 2016 itibariyle bu güçlü kararlılığın yıllar içerisinde azalarak yok olduğunu ve bu zayıflığın üretim ve tüketim patlamasına yansıdığını görüyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

    Prof. Dr. Elif Dağlı ayrıca, “Derneğimiz tütün ve nikotin ürünlerinin hepsine hayır demekte ve halkımızın akciğerlerine sadece temiz hava solumasını önermektedir. Karar vericilerin zararı azaltıldığı iddia edilen hiç bir ürüne izin vermemelerini ve tütün kontrol mevzuatının uygulamasından ödün vermemelerini halkımız adına istiyoruz“ dedi.