Etiket: Zararlı

  • Sabah Yapılan Spor Kalbe Zararlı

    İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ramazan Özdemir, sabah saatlerinde yapılan sporun kalbe zararlı olduğunu belirterek, özellikle de daha önce kalp krizi geçirmiş hastaları sabahları ağır egzersizler yapmamaları konusunda uyardı.

    İş dünyasının önemli isimlerinden Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç’un sabah saatlerinde spor yaparken kalp krizi geçirmesi, akıllara sabah yapılan egzersizlerin kalbe zararlı olup olmadığı sorusunu getirdi. Konuyla ilgili konuşan İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ramazan Özdemir, kalp krizlerine en yatkın zaman diliminin özelikle sabahın erken saatleri olduğunu ifade ederek, bu zaman diliminde ağır egzersiz yapmanın özellikle daha önce kalp krizi geçirmiş hastalarda kalp krizi riskini arttıracağını belirtti.

    Dünyada ölüme en fazla neden olan hastalık grubunun ‘Kardiovasküler’ (kalp damar) hastalıkları olduğunu dile getiren Prof. Dr. Özdemir, “Kalp krizleri de bunların içinde en fazla ölüme neden olan gruptur. Kalp krizlerinde ölümler genellikle ilk bir saat içinde oluşmakta ve bu da ventriküler fibrilasyon dediğimiz kalp ritmi bozukluğu nedeniyledir. Kalp krizleri sirkadien ritim dediğimiz günün belli saat aralıklarında özelikle de sabah 06 ve 10 arasında en sık olmaktadır. Bunun nedeni vücutta salgılanan hormonların özellikle de adrenalin ve kortizol seviyelerinin bu saatlerde en yüksek seviyelerde salgılanmalarıdır. Adrenalin bir yandan kalp hızını arttırarak kalbin oksijen tüketimini arttırmakta bir yandan da damarlarda vazokonstrüksiyon dediğimiz damarın büzüşmesine neden olmaktadır. Bunun sonucunda kan basıncı artarak kalbi daha da yormaktadır” ifadelerini kullandı.

    Prof. Dr. Özdemir sabah saat 06 ile 10 arasının kan hücrelerinin en yapışkan olduğu, kanın pıhtılaşma sisteminin en fazla olduğu ve akışkanlığını sağlayan mekanizmanın an zayıf olduğu dönem olduğunu söyleyerek, “Özetle sabah saatleri kalbin en hızlı çalıştığı, kan basıncının en yüksek olduğu, pıhtılaşmanın en yüksek olduğu, kan pulcuklarının en yapışkan olduğu ve pıhtılaşmaya karşı çalışan sistemin en zayıf olduğu dolayısıyla kişilerin kalp krizine en yatkın olduğu saatlerdir” diye konuştu.

    Kalp hastalıkları risk faktörleri hakkında da bilgiler veren Özdemir, “Bu faktörleri; sigara, hipertansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği, aile hikayesi(genetik geçiş), erkek cinsiyet ve yaş olarak sıralayabiliriz. Genetik geçiş, yaş ve erkek cinsiyet değişmez risk faktörleridir” dedi.

    Prof. Dr. Ramazan Özdemir, kalp krizi geçirmiş, kroner balon-stent takılmış, bypass ameliyatı olmuş hastaların düzenli ilaç kullanmaları ve düzenli egzersiz yapmaları gerektiğini kaydederek “Egzersiz olarak bu grup hastalarımızın koşu bandında koşma, açık havada hızlı tempoyla koşma, ağır salon egzersizlerini önermiyoruz. Bu hastalarımıza yönelik en iyi spor şekli açık havada yürüyüş, bisiklet egzersizleri, yüzme gibi kişiyi çok yormayacak ama dinç kalmasını sağlayacak sporlar yapmasıdır. Peki bu egzersizleri ne zaman yapalım? Sabahleyin değil, akşamüstü veya akşam yemeğinden iki saat sonra en uygun zaman dilimidir. Eğer kişi her şeye rağmen egzersizini sabahleyin yapacaksa yapılacak en güzel spor açık havada yürümektir. Ama koşma değil” şeklinde konuştu.

  • Erdemli’de Uyuşturucunun Zararlı Tiyatro Oyunu İle Anlatıldı

    Erdemli Belediyesi’nce Kültür Merkezi’nde sergilenen ’Sahte cennetteki sessiz çığlık’ adlı tiyatro oyunu ile uyuşturucunun zararları anlatıldı.

    Erdemli Belediyesi, Erdemli’nin kültür ve sanat şehri olması yönünde önemli adımlar atıyor. Şehirde ilk olma özelliğine sahip Erdemli Belediyesi Kültür Merkezi’nin faaliyete başlamasıyla ile ilçede sanatsal ve kültürel faaliyetler de birbiri ardına vatandaşlarla buluşuyor. Kültür Merkezi’nde son olarak uyuşturucu ve madde bağımlılığıyla mücadele konulu ’Sahte cennetteki sessiz çığlık’ isimli tiyatro oyunu izleyicilere perdelerini araladı. Sabah, öğlen ve akşam seansı olmak üzere 3 gösterimle öğrenci ve velilerle buluşan tiyatro gösterisine izleyicilerin ilgisi yoğundu.

    Kültür Merkezinin Erdemli’nin sanat ve kültür ihtiyacını büyük ölçüde karşılayacağını dile getiren Erdemli Belediye Başkanı Mükerrem Tollu, Erdemli’yi kültür ve sanat şehri haline dönüştüreceklerini söyledi. Bu konuda bilimsel alt yapıyı da oluşturmaya çalıştıklarını hatırlatan Tollu, tiyatro kursu, çağdaş halk dansları kursu, resim kursu ve fotoğrafçılık kursuyla başlayan kültürel ve sanatsal eğitim atağının daha değişik kurslarla devam edeceğinin altını çizdi.

    Sergilenen oyunu izleyen ve oyunculara teşekkür eden Tollu, “Tiyatro oyunu ve maskot bandosu dans gösterilerini ilkokul çocuklarımıza bir karne hediyesi olarak armağan ettik. Şimdi de sıra gençlerimizde. Cumartesi günü Gökçek konseriyle onlara da neşeli dakikalar yaşatmayı düşünüyoruz. Erdemli’yi kültürel alanda geliştirebilmek için çalışmalarımız sürecek” dedi.

  • “Sigara İskelet Sistemimize De Zararlı “

    Uzm. Dr. Ali Şahabettinoğlu, sigaranın içindeki zehirli maddelerin disk dejenerasyonlarını artırarak, fıtık gelişimini kolaylaştırdığını söyledi.

    Uzmanlar, sigaranın özellikle tiryakilerde beldeki disk beslenmesini bozarak, dejenerasyona yani erken aşınma ve yıpranmaya yol açtığını, bunun da fıtık oluşumuna sebep olduğunu belirtti. Dünyada yapılan araştırmalar, insanların yüzde 80’inin hayatları boyunca en az bir kez bel ağrısı yaşadıklarını ortaya koydu. Hareketsiz iş ve yaşam düzeni olanlar, ağır kaldırma, yanlış eğilme hareketleri yapanlar, zayıf bel ve karın kasları olanlar, uzun süre araç kullananlar, duruş bozukluğu olanlar, aşırı kilolular, hamileliğin son aylarında olanlar, yüksek riskli sporlarla uğraşanlar ile ruhsal ve duygusal gerginlik yaşayanların, bel ağrısı açısından riskli grupta yer aldığı bildirildi. Bunlara ek olarak, son yapılan araştırmada ise sigara içmenin de bel ağrısı için bir risk faktörü oluşturduğu ortaya kondu. Sigaranın özellikle tiryakilerde disk beslenmesini bozarak, dejenerasyona yani erken aşınma ve yıpranmaya yol açtığı, bunun da fıtık oluşumuna sebep olduğu, ayrıca fıtık olanlarda iyileşmeyi geciktirdiği gibi nüksetme ihtimalini de artırdığı açıklandı.

    Özellikle sigara içen kişilerde bel ağrılarının artarak kronikleşen bir hal aldığını ifade eden Uzm. Dr. Ali Şahabettinoğlu, sigaranın içindeki zehirli maddelerin disk dejenerasyonlarını artırarak, fıtık gelişimini kolaylaştırdığını söyledi.

    Disk dejenerasyonunun, omurga kemikleri arasında süspansiyon görevi gören kıkırdaksı maddenin yıpranması anlamına geldiğini belirten Uzm. Dr. Şahabettinoğlu, bunun tetiklemesiyle de bel ve boyun fıtıkları, omurgada kayma ve eğrilikler, omurilik kanalında daralma gibi rahatsızlıkların daha kolay ortaya çıkabileceğini vurguladı.

    Boyun ve bel bölgesinde sürekli ağrıya maruz kalanların hemen bir fizik tedavi uzmanına gitmesi gerektiğini belirten Şahabettinoğlu, yapılan tetkik ve iyi bir muayene sonrasında uygun görülen tedaviye derhal başlanması gerektiğini kaydetti.

  • (Özel Haber) Böbrek Hastalarının Çok Su İçmesi Zararlı

    Dünya nüfusunun yüzde 10’unda, Türkiye’de ise 18 yaşından büyük insanların yüzde 15’inde görülen böbrek rahatsızlıklarında hastanın bol su içmesi akciğer ödemine yol açıyor.

    Bülent Ecevit Üniversitesi Nefroloji Ana Bilim Dalı Uzmanı Prof. Dr. Ali Borazan, böbrek hastalarının fazla su içmemesi, suyu düzenli olarak içmesi gerektiğini söyledi. Toplumda böbrek hastalarının bol su içmesi yönünde yanlış bir bilgi olduğunu ifade eden Borazan, “Hastaların son dönem böbrek yetmezliğine gelmemesi için, özellikle toplumda yanlış olarak bilindiği gibi fazla su içmemesi gerekir. 2 saatte bir bardak su veya sulu şeyler içmesi hasta için yeterlidir. Çok fazla su içtiği takdirde, son dönem böbrek yetmezliğine girmişse veya kalp yetmezliği varsa, hastanın kendi kendini boğması olarak tabir ettiğimiz, akciğer ödemi görülebilir. Bu yüzden hastalarımızın çok su içmek yerine düzenli olarak su içmesi gerektiğini önerebiliriz” dedi.

    NON STEROİD AĞRI KESİCİLER BÖBREK HASTALARI İÇİN TEHLİKELİ

    Böbrek hastalığının ilerlememesi için alınması gereken önlemlerden bahseden Prof. Dr. Ali Borazan, Böbrek hastalarının nonsteroid adı verilen ağrı kesicilerden kaçınması gerektiğini ifade etti. Tek doz ağrı kesicilerin bile böbrek hastası olan insanlara çok zararlı olduğunu ifade eden Borazan, bu ağrı kesicilerin son dönem böbrek yetmezliğine gidişi hızlandırdığını söyledi.

    BÖBREK HASTALARININ ÖLÜM ORANI HASTA OLMAYANLARA GÖRE 10 İLE 30 KAT ARASI DAHA FAZLA

    70 yaşındaki böbrek hastası olmayan bir insan ile 40 yaşında bir böbrek hastasının ölüm ihtimalinin aynı olduğunu söyleyen Bülent Ecevit Üniversitesi Nefroloji Ana Bilim Dalı Uzmanı Prof. Dr. Ali Borazan, “Bir kişide böbrek hastalığı varsa, böbrek hastası olmayanlara göre ölüm oranı 10 ile 30 kat arası daha fazla olarak görülmektedir. Çünkü böbrek hastalarının vücutlarında tüm sistemler olumsuz olarak etkilenmektedir. Özellikle kardiyovasküler rahatsızlıklarda ölüm oranı çok daha fazladır. 40 yaşında bir böbrek hastasının ölme ihtimali 70 yaşındaki böbrek hastası olmayan bir insanla aynı orandadır” dedi.

    TÜRKİYE BÖBREK HASTALIKLARI TEDAVİSİNDE GELİŞMİŞ ÜLKELER İLE AYNI SEVİYEDE

    Böbrek nakli, Hemodiyaliz, Periton(Karın) Diyalizi olmak üzere üç tedavi yönteminin de Türkiye’de başarılı bir şekilde yapıldığını söyleyen Borazan, böbrek hastalıklarının tedavi yöntemleri olarak, Türkiye’nin gelişmiş ülkeler ile aynı seviyede olduğunu ifade ederek, dünyada böbrek yetmezliği hastalarına uygulanan tüm modern tedavi yöntemlerinin Türkiye’de de en iyi şekilde uygulandığını söyledi.

    BÖBREK NAKLİ YAPILAMAYAN HASTALARDA ÖNCELİK PERİTON(KARIN) DİYALİZİ

    Böbrek naklinin en önemli tedavi yöntemi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Borazan, “Böbrek nakli yapılamayan hastalarda, öncelikle Periton Diyalizinin daha uygun bir tedavi yöntemi olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca Sağlık Bakanlığı’nın böbrek hastalıkları koruma programı çerçevesinde bu hastalıklarda öncelikle uygulanması gereken tedavi yönteminin Periton Diyalizi olduğu önerilmektedir” ifadelerini kullandı.

    ACISIZ OPERASYON

    Böbrek hastalıklarında böbrek naklinin ardından en öncelikli tedavi yöntemi olarak kullanılan Periton Diyalizi’nde karın boşluğuna, ince, yumuşak silikondan yapılan bir tüp, acısız, küçük bir ameliyat ile yerleştiriliyor. Daha sonra hastalar günde 4 kez özel periton diyaliz solüsyonunu karın boşluğundaki tüpe uyguladıktan sonra vücuttaki atık sıvılar diyaliz solüsyonuna geçerek vücuttan atılıyor. Periton Diyalizi ameliyatı gerçekleştirilerek karın boşluğuna tüp takılan 10 yıllık böbrek hastası 69 yaşındaki Ekrem Demircan ise, gerçekleştirilen ameliyat sonrasında “Hiçbir şey hissetmedim, ameliyat gayet güzel geçti. Hocama çok teşekkür ediyorum” dedi.

  • Arda Turan’dan “Ailenle Kucaklaş, Zararlı Maddelerden Uzaklaş” Projesine Destek

    Barcelona’nın dünyaca ünlü yıldızı Arda Turan Balıkesir’in Dursunbey ilçesinde başlatılan “Ailenle Kucaklaş, Zararlı Maddelerden Uzaklaş” projesine destek verdi.

    Balıkesir’in Dursunbey ilçesinde Atatürk Ortaokulu tarafından hazırlanan Dursunbey Belediyesinin de finansman ortağı olduğu “Ailenle Kucaklaş, Zararlı Maddelerden Uzaklaş” projesine destek yağıyor. Daha önce Borussia Dortmund’un ünlü Türk yıldızı İlkay Gündoğan’ın video çekerek destek verdiği projeye şimdi de Arda Turan destek verdi. Milli yıldız, Dursunbey Belediyesi tarafından hazırlatılan formayı giyerek çektiği videoda “Haydi Dursunbeyli kardeşlerim. Ailenle Kucaklaş, Zararlı Maddelerden Uzaklaş” diyerek projeye destek olduğunu belirtti.

    PROJE GENÇLERİ SPOR VE ÇEŞİTLİ AKTİVİTELERE YÖNLENDİRİYOR

    Güney Marmara Kalkınma Ajansına (GMKA) Sosyal Kalkınma Mali Destek Programları kapsamında, Atatürk Ortaokulu ve Çok Programlı Anadolu Lisesi tarafından sunulan ’Ailenle Kucaklaş, Zararlı Maddelerden Uzaklaş’ adlı proje 51 proje içinde 3. olarak kabul edilmişti. Toplam bütçesi 77 Bin TL olan projede, Dursunbey Belediyesi projenin eş finansmanı ve proje ortağı olarak yer alıyor. Proje hakkında bilgi veren Dursunbey Belediyesi Etüt Proje Müdürü Nusret Ergin, “Proje kapsamında son zamanlarda gündemden düşmeyen ve 10-18 yaş arası gençlerimiz için büyük bir tehlike arz eden madde bağımlılığı konusunda toplumda farkındalık oluşturulması amaçlanmaktadır. Proje, madde bağımlılığı tedavisine yönelik değil gençlerin zararlı maddelerden uzak durması adına önleyici nitelikteki etkinlikleri içermektedir. Aynı zamanda proje ile gençlerin boş zamanlarında yönelebilecekleri zararlı ortamlar yerine farklı sportif ve sosyal alanlar oluşturulması planlanmıştır. Bu kapsamda Dursunbey’in merkezi ortaokulu olan Atatürk Ortaokulu bahçesine basketbol, badminton ve voleybol alanları oluşturulacak, ilçe genelinde sağlıklı yaşama yönelik doğa etkinlikleri ve ailelere, öğrencilere yönelik eğitsel faaliyetler ve organizasyonlar yapılacaktır. Gençlerimizin zararlı madde alışkanlıklarından korunması adına hazırlanan projenin Dursunbey gençliğine ve ilçemiz halkına yararlı olmasını ümit ediyoruz. Bu kapsamda bizlere destek olan Borussia Dortmund’un ünlü Türk yıldızı İlkay Gündoğan’a, Arda Turan’a, YSK Başkanı Sadi Güven’e teşekkür ediyoruz ” dedi.