Etiket: Zararlı

  • Çocuğunu Zararlı Oyunlardan Korumak İsteyen Doktor Eğitici Oyun Geliştirdi

    Gaziantep’te bir doktor, çocuğunu zararlı İnternet oyunlarından korumak amacıyla oyun geliştirdi. 1 Nisan 2016’da yayına girecek bu oyun hem eğitiyor hem eğlendiriyor.

    Gaziantep’te Uzman Aile Hekimliği yapan Dr. Eyüp Yılmaz, aşırı şekilde oyun bağımlılığı olan oğlunu zararlı oyunlardan korumak amacıyla, insan bedenindeki sağlık akışını konu alan bir oyun uygulaması geliştirdi. Aynı zamanda beslenme uzmanı da olan Dr. Yılmaz, oyun fikrini geliştirmek için Tasarım ve Geliştirme Mühendisleri Abdullah Bayraktar ve Mustafa Sönmez ile birlikte ortaya çıkardıkları oyunu oynayanların hem stres atacaklarını hem de sağlıklı kalacaklarını belirtti.

    Dr. Eyüp Yılmaz oyunun çıkış noktasının oğlu olduğunu belirterek, “8 yıldır uzman aile hekimi olarak çalışıyorum. Oyunun çıkış noktası oğlumdur. Oğlumun eğlenceli bir vakit geçire bilmesi için, oğlumun açmış olduğu oyunlarda gördüğüm şiddet sahneleri beni çok etkiledi. Ben aynı zamanda tıbbi hipnoz eğitimleri alan bir hekimim. Ve bu gördüğü sahneleri ileriki hayatında da kendisi için basitleşeceğine ve bu yöne kayabilme bir kişilik yapacağını düşününce, ben bunun çözümünü düşündüm. Çözüm olarak hem oynarken hem de yaşamına katkıda bulunacağı uzun yıllardır ilgi alanım olan beslenmeye yönelik bir oyun tasarlayabilir miyim diye düşündüm. Bu iki sene önce zihnim canlandı ve bu oyunu tasarladıktan sonra Gaziantep ile yaptığımız bir iş birliği ile bana yardımcı oldukları bir fikir sonrasında mühendis arkadaşlarla bir araya geldik. Bir sene gibi bir zaman da bu oyunu başarıyla sonuçlandırdık. Bu oyun önümüzdeki haftada epple store ve android’lerde hizmete girmesini bekliyoruz” dedi.

    “OYUN ÇOCUKLARA DİŞ TEMİZLİĞİNİ AŞILIYOR”

    Bu oyun çocuklara ağız sağlığını teşvik ettiğini vurgulayan Yılmaz, “Sağlık ağızdan başladığı için oyunumuzun ilk bölümü ağızla ilgilidir, diş sağlığıyla ilgilidir. Diş sağlığı ile ilgili bakış açısını tamamen değiştiren bir yaklaşım tarzımız var. Bilinçaltının işleyişini çok dikkate aldık. Buradaki ana hedefimiz bir çocuğa diş sağlığıyla ilgili zihninde yediği her yemekten sonra ağzını temizletmeyi hatırlatacak şekilde tasarlandı. Yediğimiz bir elma bile ağzımızda asidik bir kalıntı bırakır ve diş minesini çatlatır. Bu yüzden meyve bile yesek ağzımızı çalkalamamız gerektiğini hatırlatır. Ağzını çalkalamayı unutan bir çocuk gün içerisinde ağız kokusunu yükselterek, orada duyduğu rahatsızlığı fark etmesi sağlanıyor. Bilinçaltına sürekli olarak ağzının temizlenmesi hatırlatılıyor. Daha sonraki et ile ilgili, etli yediği yemekler yediğinde etin içinde kalan kalıntıların oluşturduğu ağır kokuyu özellikle hatırlatmak için diş ipini kullanması kullanmadığı takdir de puan kaybediyor. Oyunun işleyişi tamamıyla bilinçaltına hitap edecek şekilde tasarlandı. Yani ağzın temizliğini ihmal ettikten sonra midesinin rahatsızlanacağını, sinüzit olacağını ve dişlerinin döküldüğü zaman en önemlisi yüz yapısının bozulduğunu göstermek istiyoruz. O formatı gördüğü anda dişinin çürüdüğünün basit bir olay olmadığını dişinin çürümesinin yaşlı bir yüze dönüştüğünü görmesi bizim için çok önemli mesaj olacak kendilerine bilgi eğlenceli bir şekilde verilirse sürekli hale gelir. Nasıl ki futbol oynayan bir çocuk sıkılmıyorsa bilgiyi de bu şekle sokmak mümkün bu konuda başarılı olacağımızı düşünüyoruz. Bu oyunu anne ve babaların özellikle oynamasını istiyorum. Çünkü bu oyunun faydalarını görünce çocuklarına rahatlıkla tavsiye ederler” şeklinde konuştu.

  • Orman Ve Su İşleri Bakanlığı Ormanları Zararlı Böceklerden Avcı Böceklerle Koruyor

    Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü (OGM) orman zararlılarına karşı yürüttüğü biyolojik mücadele çalışmalarına devam ediyor.

    Ormanlara zarar veren böceklere karşı biyolojik mücadeleyi sürdüren Bakanlık ürettiği avcı böcekleri ormanlara salıyor. 2003 yılından bu yana 7 milyon 525 bin adet avcı böcek üretimini gerçekleştirerek ormanlara bırakan Bakanlık diğer biyolojik mücadele yöntemlerini de uygulayarak tabii dengenin korunmasını sağlıyor.

    BÖCEK ZARARINDAN DOLAYI YILLIK ORTALAMA 300-400 BİN METREKÜP AĞAÇ KURUYOR

    Ülkemizde böcek, mantar ve diğer canlıların meydana getirdikleri zararlar içerisinde böcek zararları önemli bir yer tutuyor. Zararlı böceklerin üreme enerjileri çok yüksek olduğundan uygun iklim şartlarında kısa zamanda çoğalarak bütün bir ormanı tehdit edebiliyor.Orman yangınlarından

    5 kat daha fazla tahribat oluşturan zararlı böceklere karşı faydalı böcekler korunuyor. Böcek zararından dolayı yıllık ortalama 300-400 bin m3 ağaç kuruyor, bu rakam böcek popülasyonunun yoğun olduğu durumlarda 1 milyon metreküpün üzerine çıkıyor. Bu sebeple yararlı böcekler laboratuvar ortamında çoğaltılıyor ve ayrıca karışık meşçereler kurmak suretiyle de ormanlarımız zararlı böceklere karşı dayanıklı hale getiriliyor.

    2003 yılından bu yana 54 laboratuarda 7 milyon 525 bin adet avcı böcek üreten Orman ve Su İşleri Bakanlığı, bu böcekleri 631 bin hektarlık orman alana bırakarak zararlı böceklerle mücadele faaliyetlerini sürdürüyor.

    AVCI BÖCEKLER DÖNEMSEL İHTİYACA GÖRE ÜRETİLİYOR

    Bu çalışmaları değerlendiren Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu yangınlarla mücadele eden orman teşkilatının zararlı böceklerle de mücadele ettiğini ve bu konuda gayet başarılı işler yaptığını kaydetti.

    Biyolojik mücadele yöntemlerinin en önemli ayağını oluşturan avcı böcek üretiminin Türkiye’de 54 adet laboratuarda yürütüldüğü bilgisini veren Bakan Veysel Eroğlu, dönemsel ihtiyaca göre üretim planlaması yapıldığını ve üretilen avcı böceklerin ormanlara salındığını söyledi. Ormanları korumak maksadıyla yapılan bu biyolojik mücadele çalışmalarına hız kesmeden devam edeceklerini de belirten Prof. Dr. Veysel Eroğlu, bu faaliyetler esnasında tabii dengeyi de gözettiklerini vurguladı.

  • Başak Kolleji’nin Minikleri Zararlı Alışkanlıklara Dikkat Çekti

    Aydın Başak Montessori Çocuk Akademisi Yeşilay Haftası dolayısıyla “Bağımlılıklara karşı mücadele” projesini Aydın Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinde gerçekleştirdi.

    Proje kapsamında okul öğretmenlerinin ve anasınıfı öğrencilerinin hazırladıkları farkındalık amaçlı sanat etkinliklerini hastane girişinde sergilendi. Öğrencilere eşlik ederek sohbet eden Başhekim Opr. Dr. Feyza Türkmen İlkkahraman, Başh.Yard.Uzm.Dr. İrfan Karagöz ,Müdür Yrd. Turgay Koşgin ve Gözetmen Hemşire Zerrin Şenyüz sigara, alkol ve uyuşturucunun zararları hakkında onları bilgilendirdi.

  • Zararlı Reklam Yazılımları Akıllı Telefonları Tehdit Ediyor

    Akıllı telefon kullanıcılarının, hiç beklemedikleri anda telefonlarında beliren zararlı reklam destekli yazılımlar, 2015 yılında 25 milyonu aştı.

    (FOTOĞRAFLI)

    Günden güne bilgisayarların yerini almaya başlayan akıllı telefonlar zararlı reklam yazılımları tehdidi altına girdi. Akıllı telefon kullanıcılarının, hiç beklemedikleri anda telefonlarında beliren zararlı reklam destekli yazılımlar, 2015 25 milyonu aştı. 360 Security tarafından hazırlanan ve Türkiye’nin de dahil olduğu rapora göre, 2015 yılında zararlı reklam destekli yazılımlarda yüzde 27,4 artış yaşandı. Geçen yıl 25 milyondan fazla vakanın tespit edilerek engellendiğini belirten 360 Mobile Security Global Operasyon Direktörü Huang Yan, saldırılardan en çok Endonezya, ABD, Hindistan, Kore ve Türk kullanıcıların etkilendiğini söyledi.

    Dünyada 300 milyon akıllı telefon kullanıcısını mobil tehditlere karşı ücretsiz koruyan 360 Security, 2015 yılı “Zararlı reklam destekli yazılım ve güvenlik düzenlemeleri” araştırmasını yayımladı. 90 ülkede akıllı telefon kullanıcısının ilk tercihi olan 360 Security’nin Türkiye’nin de dahil olduğu araştırmaya göre 2014 yılında 19 milyon olan zararlı reklam destekli yazılım, 2015 yılında 25 milyonu aştı.

    “HACKERLARIN HEDEFİ SOSYAL MEDYA UYGULAMALARI”

    Hackerların zafiyet oluşturmak için denedikleri farklı yöntemlerin başında zararlı reklam destekli yazılımların geldiğini belirten Huang Yan, “Akıllı telefon kullanımı her geçen yıl daha da artıyor. Bilgisayarların yerini almaya başlayan akıllı telefon kullanımı 2015 yılında tüm dünyada yüzde 5 arttı. Hackerların hedefinde artık akıllı cep telefonları var. Özellikle Facebook, Twitter, Snapchat, Whatsapp gibi popüler uygulama ve en çok satan oyunlar hedefleri arasında. Bunun nedeni ise son 2 yılda yaşanan SMS ve mail yoluyla gerçekleştirilen mobil siber saldırılar ve dolandırıcılık nedeni ile operatörlerin aldığı güvenlik önlemleri. 2014’e göre yüzde 27,4 artan zararlı reklam yazılımları kullanıcıları hiç beklemedikleri anda yakalayıp mağdur ediyor” dedi.

    “MOBİL TRAFİK ZOMBİLERİ İNTERNET KOTASINI BİTİRİYOR”

    Son 5 yılda online pazarlama çalışmalarında önemli bir büyüme yakalandığını belirten Huang Yan, “Birkaç milyon kullanıcıya ulaşan uygulama veya oyunlarda şirketler reklam vererek hedef kitlelerine ürünlerini tanıtmak istiyor. Mobil reklam pazarının büyüklüğü 69 milyar dolara ulaştı. Kâr oranları dikkate alındığında, online reklamcılık tabiri yerindeyse hackerların ağzını sulandıran bir alan. Google, Apple, operatörler, reklamcılar kendi alanlarında önemli önlemler aldı. Ancak kontrol edilemeyen büyük bir alan var. Bu alanlarda hackerlar mobil cihazlara sızarak kullanıcıların güvenini kazanmaya çalışıyor. Özellikle sahte sistem hataları kullanıcıları panikleterek, daha hızlı yanlış yapmalarını sağlıyor. Sonuçta mobil trafik zombileri kullanıcının internet kotasını bitiriyor ya da kişisel bilgiler kısa sürede çalınıyor” açıklamasını yaptı.

    “GÜVENLİK YAZILIMI ŞART”

    Artan vakalara karşı 360 Security’nin “3C Reklam Amaçlı Yazılım Engelleme Düzenlemesi’ sunduğunu belirten Huang Yan, şu şekilde konuştu: “90 ülkedeki 300 milyon kullanıcımızı zararlı reklam destekli yazılımlara karşı ücretsiz olarak 3C yöntemi ile kullanıyoruz. 3C resmi uygulama mağazası, Android uygulama paketi (APK) ve URL kontrol mekanizmasını temsil ediyor. Mühendislerimiz tarafından geliştirilen yeni algoritma pop-up gibi davranan vakalar da dahil olmak üzere kullanıcıyı sitenin, reklamın, uygulamanın zararlı olduğu yönünde uyarıp tüm riskleri ortadan kaldırıyor. 2016’da reklam destekli virüsler, sahte fatura, SMS ve bilinmeyen web adreslerine karşı özellikle Android işletim sistemine sahip kullanıcıların telefonlarında mutlaka güvenlik uygulamasını kullanmasını öneriyoruz”.

  • Belirli Dozdaki Stres Zararlı Değil

    Uzman Klinik Psikolog Sinem Gül Şahin,’’Stres belli bir dozda olduğunda zararlı olmasının aksine yararlıdır’’ dedi.

    Stresin çoğu zaman kişilerin özel yaşamını, iş hayatını ve ileri seviyede olduğunda psikolojik / fizyolojik sağlığını olumsuz etkileyen bir unsur olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Sinem Gül Şahin, “Stres aslında bir tepkidir. Organizmamızın üstesinden gelmesi gereken bir durumla karşılaştığında verdiği tepkidir, zorlantıdır. Bu tepkinin fizyolojik boyutları çoğunlukla dışarıdan gözlemlenebilir. Nabızda,terlemede artış, mide kasılmaları,kasların gerginleşmesi,nefesin daralması,kalbin hızlı atması gibi… Tepki sadece fizyolojik değil düşünsel ve duygusal boyutta da olur. Yoğun streste birey konsantre olmakta güçlük çeker, duygular daha yoğun ve kontrol etmesi güç bir hal alır.Bu sebeplerden insan ilişkileri ve iş ilişkilerinde problemler ortaya çıkar. Daha da ötesinde psikosomatik rahatsızlıklar dediğimiz psikolojik kökenli fiziksel şikayetler oluşur. Stresin olumsuz yanlarından bu kadar bahsetmişken olumlu yanlarını da unutmamak gerekir. Stres belli bir dozda olduğunda zararlı olmasının aksine yararlıdır. Birey fiziksel hem de düşünsel,duygusal anlamda harekete geçirir. Hiç stresin olmaması aşırı olması kadar uzmanları endişelendirir” diye konuştu.

    Herkesin stres eşiğinin farklı olduğunu söyleyen Uzman Klinik Psikolog Sinem Gül Şahin, “Aynı olaya karşı iki kişi farklı düzeyde stres hissedebilir. Hatta aynı kişi aynı olaya farklı zamanlarda farklı oranda stres hissedebilir. Yani asıl belirleyici olan stres yaratan etkenden daha çok bireyin bu etkene ne kadar önem verdiği ve onunla başetme konusunda kendini ne kadar yeterli gördüğüdür.” dedi.

    Genel olarak stresin aşamaları üç kategoride ele alındığını anlatan Uzman Klinik Psikolog Sinem Gül Şahin, “Bunlar; Alarm, Direnme ve Tükenme. Stres oluşturan etkenle karşılaştığımızda alarm durumuna geçeriz,bu bir nevi uyarı gibidir. Böylece bütün organizma bu duruma karşı direnmeye başlar. Ama direnme süreci uzun ve başarısız bir süreçse enerjimiz biter ve üçüncü aşama olan tükenme evresine gireriz. Önemli olan tükenme aşamasına gelmeden stres düzeyimizi dengeleyici önlemler alıp daha sağlıklı düşünebileceğimiz bir alana sahip olmaktır. Unutmayın sağlıklı ve sakin düşünemezsek problem çözme yeteneğimizi verimli olarak kullanamayız.” şeklinde konuştu.