Etiket: Zararları

  • Selendi’de öğrencilere sigaranın zararları anlatıldı

    Manisa’nın Selendi ilçesinde, 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü nedeniyle Toplum Sağlığı Merkezi tarafından öğrencilere yönelik düzenlenen seminerde, öğrencilere sigaranın zararları anlatıldı.

    Selendi Toplum Sağlığı Merkezi Doktoru Ahmet Cihat Eroğlu tarafından sunulan seminerde, sigaranın neden olduğu hastalıklar hakkında geniş bilgiler verilirken, kanserden korunmanın yolları anlatıldı. Seminer görsel olarak da sinevizyon gösterimi ile desteklendi.

    Mehmet Akif Ersoy Anadolu Lisesi Toplantı salonunda gerçekleşen seminerde konuşan Dr. Ahmet Cihat Eroğlu, her yıl Türkiye’de binlerce kişinin sigaradan dolayı hayatını kaybettiğini belirterek, “Türkiye’de ve dünya üzerinde yaşayan insanların sağlığını tehdit eden en önemli etkenlerden biri sigara kullanımıdır. Önemli bir halk sağlığı sorunu olan sigara kullanımı aynı zamanda birey ve ülke ekonomisini olumsuz yönde etkileyen bir alışkanlıktır. ’9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü’ adı altında tertip edilen etkinliklerin amacı; sigara kullanma alışkanlığı olan insanların sigaranın zararları konusundaki bilgilerini artırmak suretiyle, insanların sigara kullanma alışkanlığından uzaklaşmasına sebep olacak birtakım davranış değişikliklerine sebep olmaktır. Başka bir ifade ile ’9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü’ adı altında tertip edilen etkinliklerin amacı, sigaranın zararları konusunda toplumsal farkındalık oluşturmaktır. Sigara içildiği anda vücut olumsuz yönde etkilenmeye başlar, nabız sayısı yükselir, kişi daha hızlı nefes alıp vermeye başlar, kan dolaşımı yavaşlar. Sigara, içinde yaklaşık 3 bin 700 zehirli madde barındıran bir karışımdır. Bunların büyük bir bölümü kanserojendir. Bu maddelerin en zararları karbonmonoksit, hidrojen siyanid ve amonyaktır ve bu zehirli kimyasal maddeler, bir nefes sigarayla kan dolaşımına karışır. Bunun sonucunda zaman içinde birtakım akciğer ve diğer organlarla ilgili rahatsızlıkları başlar. Sigara kullanan kişiler daha sık grip ve soğuk algınlığı gibi hastalıklara maruz kalırlar. Sigaranın sebep olduğu en önemli ölüm sebebi akciğer kanseridir, bunu kalp hastalıkları ve diğer kanser türleri takip etmektedir. Akciğer kanseri günümüzde en sık ölüm nedeni olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu hastalığın en büyük nedeni ise yüzde 90 oranla sigara kullanımıdır. Sigara başta akciğer kanseri olmak üzere damarlarda tıkanma sonucu kalp krizi, larinks kanseri gibi aklımıza gelebilecek her türlü hastalık için risk faktörü oluşturmaktadır. Ayrıca ciltte erken yaşlanma, kötü görünüm, çevreye karşı kötü koku oluşumu gibi olumsuz sonuçları da doğurmaktadır. Erken yaşta sigara kullanımına başlamak kişinin ömrünü 20-25 yıla kadar kısaltmaktadır” dedi.

    Türkiye’de sigara nedenli ölüm sayısının yılda 100 bin kişi olduğunu kaydeden Dr. Eroğlu şunları söyledi: “Önlenebilir en önemli hastalık ve ölüm etkeni sigaradır. Halkımız bunun farkına varmalı sigara kullanımı mevcut kişiler bunu bir an önce sonlandırmalı, kullanmayan vatandaşlarımız ise sigaranın bulunduğu ortamlardan olabildiğince uzak durmalıdırlar.”

    Dünya Sağlık Örgütü tarafından sigara ile mücadele kapsamında 1987 yılından bu yana 9 Şubat tarihinin ’Dünya Sigarayı Bırakma Günü’ olarak anıldığını kaydeden Dr. Eroğlu, “İlçemizde de aynı tema ile birtakım aktiviteler düzenlenecektir. Sigara kullanma alışkanlığından kurtulabilmek için sağlık çalışanlarının desteğine de çok ihtiyaç duyulabilir. Bu durumda en yakın sağlık kurum ve kuruluşlarımıza müracaat edilerek veya Bakanlığımızın ’Alo 171 Sigara Bırakma Hattı’ aranarak destek istenmelidir” şeklinde konuştu.

    Seminere çevre sağlık teknisyeni Mustafa Örs ve veri hazırlama memuru Coşkun Argaç, okul idarecileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

  • Sosyal medyanın faydaları ve zararları

    Sosyal medya; bilgisayar veya akıllı telefon kullanan kişilerin, internet üzerinden oluşturabilecekleri her türlü yazılı, sesli ve görüntülü iletişimi ve paylaşımı sağlayan internet siteleri olduğunu belirten Psikiyatrist Yrd.Doç.Dr. Rıdvan Üney, “Dünyada her 5 kişiden 2’si internet kullanırken, ülkemizde her iki kişiden birisi internet kullanmaktadır. Ülkemizde her 5 internet kullanıcısının dördü, sosyal medyaya girebilmek için internet kullanıyor. Gene dünyada her 3 kişiden birinin sosyal medya hesabi varken, ülkemizde her iki kişiden birinin sosyal medya hesabı bulunmaktadır” dedi.

    Üney, “İlk olarak, 2006 yılında Facebook’la birlikte sosyal ağ gündemimizde girdi. En sık kullanılan sosyal ağlar; Facebook, Twitter, İnstagram, WhatsApp, Snapchat, Badoo, Foursquare, Youtube, Swarm, Periscope, Vine ve bunlara benzer sitelerdir. Bu sitelerin en önemli özelliği, akıllı telefon ve internetin olduğu her yerde ulaşılabilir olmasıdır. Bugün çocukların ve gençlerin neredeyse tamamı, sosyal medyayı aktif olarak kullanmaktadır. Çoğu zaman bu durumun zararları üzerinde konuşulmaktadır. Ancak şu bir gerçektir ki; artık sosyal medyayı reddetmek olası gözükmemektedir. Bu durum, iletişimin yeni bir şekli olarak karşımızdadır. Bunu tehlikesiz bir hale getirmek gerekir. Ancak, tehlikeli yönleri fark edersek ve de çocuklarımızı ve gençlerimizi koruyabiliriz” ifadelerini kullandı.

    Çocukların ve gençleri sosyal medyada bekleyen tehlikeler;

    Psikiyatrist Yrd.Doç.Dr. Rıdvan Üney, çocukların ve gençlerin sosyal medyada bekleyen tehlikeleri şöyle sıraladı:

    “1. Kimlik oluşumuna olumsuz etkisi: Çocukların ve gençlerin kimlik gelişim dönemlerinde, kendilerinden memnun olmadıkları birçok özellikleri vardır. Bunları değiştirmekle mücadele etmeleri gereken dönemde; sosyal medyada oluşturdukları sahte hesaplarla (fake account), kendilerini kolayca bambaşka birisi olarak tanıtabilirler. Bu da gelişmekte ve olgunlaşmakta olan kimlik süreçlerini olumsuz yönde etkileyebilir.

    2. Mahremiyet duygusunun gelişmesini engelleme: Ergenlikle birlikte, mahremiyet duygusu gelişir. Yani gencin kendine ait sırları oluşur. Ancak özel ilişkiler dâhil, her türlü mahrem konuşmalar sosyal medya aracılığı ile yapılmaktadır. Bu da gençlerin mahremiyet duygularının oluşumunu engellemektedir.

    3. Kandırılma, suistimal: Gençler ergenlik dönemlerinde, artık bir yetişkin gibi kabul görmek isterler. Onaylanmayan gençlerin; sosyal medyada uygun olmayan ilişkilerin içinde, suiistimal edilmeleri sık görülen bir durum haline gelmiştir. Kandırılabilirler.

    4. Yasal sorunlar: Sosyal medya olumsuz ve kötü niyetliler için de kullanılan bir alan olmuştur. Ekonomik alanda sömürülme, yasa dışı davranışa zorlanma gibi durumlar, hukuki sorunlara neden olmaktadır.

    5. Popüler olma isteği: Gençler arasında popüler olma isteği oldukça yoğundur. Bunu isteyen genç, yalana bulaşabilir. Kendisiyle örtüşmeyen davranışlar sergileyebilir.

    6. Paylaşılan fotoğraflar: Gençler bazen beğenilmek veya farklı olmak için çevreden farklı giyimleri deneyebilir. Sosyal medyada bunun karşılığı olarak; açık, çıplak ya da bedenini sergileyen fotoğraflar paylaşabilir. Bu durumun sakıncalarını görmek sanırım çok zor değildir.

    7. Toplumdan uzaklaştırır, yalnızlaştırır: Sosyal medya; her ne kadar ismi sosyal olsa da, gençleri yalnızlaştırır. Dışarıda arkadaşlarıyla geçireceği zamanı kısıtlar. Ailesinden uzaklaştırır. Bu da onun toplumdan uzaklaşmasına neden olabilir.

    8. Kilo alımı, hareketsizlik: Sosyal medya başında geçirilen zamanın fazlalığı, kişiyi hareketsiz kılar. Bunun sonucu kilo alımı, sağlıksız bir yaşantı için zemin oluşturur.

    9. Konuşamayan ama yazan gençlik: Sosyal medya kullanımı birçok gençte, sohbet etme yerine yazışmayı tercih etmelerine neden olmaktadır. Hatta aynı kafede saatlerce oturup, birbirinin yüzüne bakmadan, akıllı telefonunda yazışarak zaman geçiren gençleri sık sık görür olduk. Bu da ilişkileri zedeler.

    10. Gelişmelerden ve hayattan geri kalma: Sık sosyal medyayı kullanan gençler takip ettiği arkadaşlarının iyi zaman geçirdiğine ve eğlendiğine dair paylaşımlarını görür. Bir nedenle kendisinin bunları yapamıyor olması, onda eksiklik duyguları geliştirir. Zaten kendisine güveni tam olmayan gençler, bu durumda dışlanmışlık ve yetersizlik duygularını yoğun hissedebilir.”

    “Günümüzün gerçeği olan sosyal medya, bazen gençlerin hayatını da kolaylaştırmaktadır”

    Üney, sosyal medyanın zararlarının yanı sıra faydalarının da olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

    “1. Dünyada olup biteni görmek: Gençler sosyal medya sayesinde dünyada ve ülkesinde olup biten değişikliklere daha erken fark edebilir.

    2. Kendi gibi beğenileri ve hobileri olan insanlarla karşılaşmak: Büyük şehirlerde, gençlerin ortak zevk ve hobi alanları olan kişilerle karşılaşması ve paylaşımda bulunmaları zaman açısından zorluk yaratabilir. Oysa sosyal medyada paylaşım grupları, bunu kolaylaştırmaktadır. Etkinliklerden daha çabuk haberdar olmaları mümkün olabilir.

    3. Arkadaşlarıyla daha çabuk iletişim kurma: Grup arkadaşlarıyla herhangi bir konuda daha çabuk iletişim kurabilirler.

    4. Dersler ödevler hakkında bilgi sahibi olma: Okul ve sınıf grupları sayesinde okulda kaçırdığı herhangi bir konuda bilgi sahibi olması daha kolaylaşır.

    5. İş olanakları: Bazı sosyal paylaşım siteleri iş olanakları ve seçenekleri sunmaktadır.

    6. Bilgiye kolay ulaşma: Gençler aradıkları bilgilere daha kolay ulaşım aracı olarak, sosyal medyayı kullan maktadırlar.

    7. Kolay ulaşım: Sosyal medya sayesinde gençler, politikacılara, yazar ve sanatçılarla daha kolay iletişim kurabilmektedirler.

    8. Kendini ifade etmek: Birçok sosyal alanlarda kendini yetersiz hisseden genç, sosyal medya sayesinde kendini ifade etme, yeteneklerini sergileme olanağı bulmuştur.”

    Esasen sosyal medya, yarar ve sakıncalar içeren bir alan olduğunu vurgulayan Üney, “Aslında yaşamın her alanı böyledir. Burada dikkat edilmesi gereken konu; gencin sosyal medyada geçirdiği süre ve bunun yaşamına olumlu ve olumsuz etkilerini gözlemlemektir. Nasıl ki gençlerimizi ve çocuklarımızı sokakta, dışarıda evde koruyor ve kolluyorsak, sosyal medyada da bunu yapmalıyız.” şeklinde konuştu.

  • Hızlı kilo kaybının zararları

    Diyetisyen Gülay Kızıl, hızlı kilo kaybının zararları ile ilgili uyarılarda bulundu. Kızıl, şok diyetlerle oluşan kilo kaybının genellikle yağ kitlesinden değil kas kitlesinden olduğunu belirterek vücudun belli yan etkiler doğurmaya devam edeceğini söyledi.

    Hızlı kilo kayıplarıyla ilgili uyarılarda bulunan Özel Bağlar Hastanesi’nden Diyetisyen Gülay Kızıl, şok diyetlerle hızlı giden kiloların dönüşlerinin muhteşem olacağını söyledi. Bu diyetlerle oluşan kilo kayıplarının genellikle yağ kitlesinden değil de kas kitlesinden olduğunu aktaran Kızıl, hızlı kilo kayıplarının, vitamin mineral eksiklikleri, kemik erimesi, cilt, tırnak deformasyonu, anemi, diyabet ve benzeri birçok yan etkiyi beraberinde getirdiğini anlattı.

    “Kahvaltı ve ara öğün en önemli parametreler”

    Sağlıklı bir diyetin birçok parametresi olduğunu kaydeden Kızıl, “En önemlisini vurgulamak gerekirse kahvaltı ve ara öğün diyebiliriz. Bunun dışında diyet kompozisyonu çok çok önemlidir. Diyet içeriğinde karbonhidratların diyetin yaklaşık yüzde 55-60’ını oluşturması gerekir. Proteinlerin yüzdesi yine yüzde 12 ile 15 arasında ve yağların ise yüzde 25-30 arasında olması gerekir. Tamamen protein ağırlıklı, karbonhidrat ağırlıklı diyetlerin kısa vadede ve uzun vadede çok ciddi yan etkileri olmaktadır. Protein ağırlıklı listeler kısa dönemde kilo kaybını sağlasa da uzun vadede birçok yan etkiyi beraberinde getirmektedir. Bunlara örnek vermek gerekirse, kalsiyum atılımının hızlanmasına bağlı olarak kemik erimesi yine fazla protein böbrek dokusundan döküleceği için böbrek taşı oluşumunu tetikleyecektir. Bunun yanında kan kolesterol seviyenizin yüksekliğine bağlı olarak koroner sorunlar ve kalp krizi riskini beraberinde getirir” dedi.

    “Tatlı konusunda diyette hiçbir zaman yasak yok”

    Tatlılar söz konusu olduğunda diyette hiçbir zaman yasak olmadığını ve her zaman için porsiyon kontrolünden yana olduklarını dile getiren Özel Bağlar Hastanesi Diyetisyeni Gülay Kızıl, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Tatlı tercihimizde dikkat etmemiz gereken nokta şu; tercihimizi şekerli, hamurlu tatlılardan yana değil de daha hafif, sütlü muhallebi, dondurma gibi sağlıklı tatlılardan yana yapmalıyız. Bir önemli nokta da bizim için sıklığıdır. Haftada bir defadan fazla tatlı tüketmemek bizim için çok daha iyi olacaktır.”

    “Danışanlara beslenme eğitimi veriliyor”

    Kendilerine gelen danışanlarının diyet listelerini aldıktan sonra beslenme eğitimi de aldıklarının bilgisini veren Kızıl, “Dolayısıyla programları bittikten sonra besin değişimlerini öğrenerek bizden ayrılıyorlar. Bireysel farklılıkların olduğu bir yerde standart diyet listelerinden bahsetmek doğru olmayacaktır ve bireye hazırlanan bir listeyi başkasının kullanması kesinlikle doğru değildir” diye konuştu.

  • Ödemiş’te Öğrencilere Sigaranın Zararları Anlatıldı

    İzmir’in Ödemiş ilçesinde, Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerine yönelik sigara bağımlılığı ve zararları hakkında bilgilendirme semineri düzenlendi.

    Ödemiş ilçesinde, özelikle yetişme çapındaki öğrencilerin sigaran uzak durmasını isteyen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, öğrencilerine yönelik bir seminer gerçekleştirdi. Sigaranın bağımlılığının ve zararlarının anlatıldığı seminerde Dr. Lütfiye Şahin, öğrencilere slayt eşliğinde önemli bilgiler aktardı. Sigaranın bağımlılık yaptığını yineleyen Dr. Şahin, “Sigara en tehlikeli ve bir tane kullanıldığında bile bağımlılık yapma oranı çok yüksek bir üründür. İçerisindeki nikotin sizi kendine bağımlı kılar, bu duruma pasif içicilerde dahildir. Ülkemizde sigara 18 yaş ve üzerine satılıyor. Bu durum Avrupa’da ise 21 yaş ve üzeri olarak geçiyor. Ayrıca birçok gelişmiş ülkede sigara içen gençler devlet memuru olamıyor. Sigara içmek özellikle lise döneminde 17-18 yaş gruplarında başlıyor. Kişi ben özgürüm istediğimi yapabilirim sigarada içerim duygusu ile ayrıca ergenliğin vermiş olduğu haz ile sigara içemeye başlıyor. Aynı zamanda bu durum popüler bir kültürmüş gibi de anlaşılıyor. Ülkemizde son yıllarda bu anlayışlar ile ilgili sigara içen kadınların sayısı da birçok ülkeye göre çoğalmıştır. Sigara kullanan her kişi de akciğer hastalıkları, solunum hastalıkları, kanser riski, kalp ve damar hastalıkları ve cinsel sorunlar görülmektedir. Özellikle 30 yaş sonrası kişilerde başta cinsel sorunlar başta olmak üzere çeşitli rahatsızlıklar görülüyor.” dedi.

  • Öğretmenlere Sigaranın Zararları Anlatıldı

    Adıyaman’ın Sincik ilçesi Çok Programlı Anadolu Lisesi ile Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğretmenlerine sigaranın zararları anlatıldı.

    Sincik Çok Programlı Anadolu Lisesi salonunda gerçekleştirilen eğitimde sigaranın sağlığa zararları konusunda uyarılarda bulunulurken, sağlıklı bir yaşam sürmek ve rahat nefes almak isteyenlerin sigaradan uzak durması gerektiğinin altı çizildi. Sincik Toplum Sağlık Merkezi Doktoru Hatice Yıldız tarafından verilen eğitimde sigaranın insan sağlığı için çok büyük bir tehlike olduğuna dikkat çekildi. Sigaranın ağız kokusu, diş ve diş eti hastalıkları, dudak ve yanak kanseri, dilde tat alma duyusu bozukluğu, beyin hücrelerinde ölüm, gözde katarakt, koku alma bozukluğu, KOAH, astım, akciğer ve gırtlak kanserine neden olduğunu kaydedildi. Eğitime katılan öğretmenlere sigarayı bırakmaları yönünde çağrıda bulunan Yıldız, “Sigarayı bıraktığınızda nikotin ve diğer zararlı maddeler vücudumuzdan atılır. Tat, koku alma duyularımız daha iyi duruma gelir. Nefes almamız düzelmeye başlar, kan dolaşımımız düzelir ve tansiyon normale döner. Kalp krizi geçirme riski yüzde 50 azalır. Türkiye’de yılda 110 bin kişi sigara yüzünden hayatını kaybetmektedir. Yetişkin nüfusun yaklaşık üçte biri sigara içmektedir. İçinde 4 bine yakın zararlı maddeler bulunan sigara dünyadaki en büyük felaket ve insanlık sorunudur. Bu nedenle sigarasız bir dünya için herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir” şeklinde konuştu.