Etiket: Zamanıdır”

  • Bakan Soylu: “Yaklaşık 700 terörist kaldı, şimdi kazıma zamanıdır”

    Ülke genelinde şu anda 311 operasyonun yapıldığını belirten İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Hem 2017 hem de 2018’de Tunceli, hem PKK’yla mücadelede, hem MLKP, DHKP-C, MKP’yle mücadelede hepsinde destan yazdı. En önemli rakamlara ulaştı. Siz hepsini pes ettirdiniz, şimdi kazımak zamanıdır. Yurt içinde yaklaşık 700 terörist kaldı, telsiz konuşmalarını dahi kestiler. Korkudan ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar” dedi.

    Tunceli’ye giden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İl Jandarma Komutanlığı’nda 2. JÖH Taburunda, jandarma ve Polis Özel Harekat timleriyle bir araya geldi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamları ile duaları olduğunu belirterek sözlerine başlayan Bakan Soylu, “Vatan sevgisi, vatan müdafaası önemli ama aile meselesi bizim için en önemli meselelerdendir. Hem teröristlerle mücadele edeceğiz, hem ülkemizi huzura ve sükuna kavuşturacağız hem de bu vatana bizim nesillerden sonra sizin yaptıklarınızı bilen, babalarını anlatırken, dedelerini anlatırken göğsü kabaran evlatlar lazım. Böyle başlamamın sebebi biz büyük bir aileyiz hem de biz yalnız değiliz. Şimdi biz burada kahvaltı yaptık, bilesiniz ki şehitlerimiz bizimle beraber bu kahvaltıda. Hisleriyle, varlıklarıyla bunu söyleyen biz değiliz, inancımız. Bizim onu anlama kabiliyetimiz yok ancak bunu hissetmek anlamak lazım” dedi.

    “Tunceli terörle mücadelede destan yazdı”

    Konuşmasını sürdüren Bakan Soylu, “Bu yaptığınız görevler, yıllardır milletimizin başına musibet, bela, dert olan, milleti zayıflatmaya çalışan, birbirinden ayırmaya çalışan, medeniyetimizi, Anadolu’yu çekemeyenler ve bu ülkede çocuklarımız hür, bağımsız, özgür, mutlu, bütün dünyaya söyleyecek sözünü haykırarak söylemesini isteyenlere karşı büyük bir mücadeledir. Bugün 2018 yılının son günlerinde Tunceli’de olmanın bir sebebi var, bu benim tercihim. Hem 2017 hem de 2018’de Tunceli, hem PKK’yla mücadelede, hem MLKP, hem DHKP-C, hem de MKP’yle mücadelede hepsinde destan yazdı. En önemli rakamlara Tunceli ulaştı. Bu konuda hem ülkeyi hem de milletimizi rahatlattınız. Size koskoca bir teşekkür için geldim” ifadelerini kullandı.

    “Şu anda 311 operasyon var”

    Dışarıda kar olmasına rağmen jandarma ve polis özel harekatların şu anda 311 operasyon yaptığına dikkat çeken Soylu, “Bu operasyonların kimisi 2 bin 500, kimisi 3 bin 100 metrede, kimisi şehir içerisinde kimisi kırsalda. Bunun bir tek sebebi var, kazıyıp atmak. Bu kazıyıp atmaya arkadaşlarımız en yukarıdan, birlikte olduğumuz arkadaşlarımıza kadar herkes buna inanmış ve iman etmiş. Bunları yakaladık, kıstırdık ve gereğini de yerine getiriyoruz. Onun için Allah sizden razı olsun. İnancınızdan, imanınızdan hiçbir şey kaybetmeden, bu mücadeleyi hep birlikte sürdürüyoruz” ifadelerine yer verdi.

    “Dün Türkiye huzur uygulamasında 550 bin kişi sorgulandı”

    Dün ülke genelinde Türkiye huzur uygulamalarının 9’uncusunu yaptıklarını anımsatan Soylu, “Polisimiz, jandarmamız ve sahil güvenliğimiz toplam 65 bin İçişleri Bakanlığı’na bağlı kolluk kuvvetlerimizin gerçekleştirdiği bu operasyonlar da sabahın erkeninden gecenin geç saatine kadar, asayiş, terör, narkotik yaklaşık 550 bin kişiyi sorguladı. 135 bin aracı denetleyip, milletimizin, çocuklarımızın, ailelerimizin, huzurunu sükununu ve mutluluğunu bozacak her ne varsa onun üzerine giden ve insanlarımızı hem yeni yıl, hem 2018-2019’da çok daha rahat yaşamasını temin eden adımlar atıldı. Dün de bunların bir tanesiydi. Bir taraftan şehirde, bir taraftan kırsalda, dağda, sınırlarda 24 saat ülkemizi ve milletimizi tehdit altına almak isteyenleri arındırmak üzere çalışmalarımıza devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

    “Yaklaşık 700 terörist kaldı, şimdi kazıma zamanıdır”

    Güvenlik güçlerinin tarih yazdığını ve katkılarının çok yüksek olduğuna da değinen Soylu, “Büyük devletler artık kendileri bu işin içinde olmuyorlar. Vekalet savaşları ile oluyorlar. Silah, para vererek oluyorlar. Sonra televizyonlara çıkıp, teröre hep birlikte karşıyız diye yalanlar söyleyerek bunları yapmaya çalışıyorlar. Ama siz hepsini pes ettirdiniz. Şimdi kazımak zamanıdır. Yurt içinde yaklaşık 700 terörist kaldı. Telsiz konuşmalarını dahi kestiler. Korkudan ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar. Geçen gün burada yine fare gibi sıkıştıkları o mağarada onlara gereğini yerine getirdiniz, o mağarayı başlarına yıktınız. Milletimiz o kadar rahatladı ki. Kalleşlik yapmaya çalışanlara gerekli cevabı en güçlü şekilde verdiniz. Aslında başlarına yıkılan o mağara değildi, başlarına yıkılan o sapık felsefeleri, o kötü düşünceleri, kendilerini yurt içinde ve yurt dışında desteklemeye çalışanların moralleriydi. Allah sizden razı olsun. Tüm hükümet üyelerimiz, tüm devletimizin birimleri sizinle birliktedir. Allah’ımıza şükürler olsun çok güçlü devletiz. Zırhlılarımız, insansız hava araçlarımız, helikopterlerimiz, uçaklarımız, gemilerimiz ve kendi ürettiğimiz mühimmatlarımız var. Elin oğluna bakın, acaba bize bir şey verirler mi biz bu mücadeleyi yapabilir miyiz diye çaresiz değiliz. Bugün Türkiye belki de bundan 20, 25, 30 yıl öncesinin hayal etmediği bir noktada. Yöneticilerimiz de öyle vatandaşımızla birlikte. Valisinden kaymakamına, komutanından emniyet müdürüne kadar hep birlikteyiz. Mesaimizin büyük bir bölümünü birçok kez aranızda geçirdik. Burada olmadık Kato’da olduk, Tendürek’te olduk. Bilmenizi isterim ki hep aranızda geçirdik. Acaba bir eksik var mı, bir aksak var mı, birbirimizin yüzünü görerek birbirimize moral, güç vermeye çalıştık. Çünkü birbirimizden moral almaya, güç almaya çok ihtiyacımız var. Sadece bizim değil sizin gücünüze dünyadan mazlumların da ihtiyacı var. 2 gün önce Azerbaycan’daydık, dün erken saatlerde geldik. Oradan Türkiye’ye bakınca, Türkiye dev bir ülke olarak gözüküyor. Herkese kuvvet veren, sırtını dayayabilecekleri kaya gibi bir ülke görünüyor. Allah bize sadece kahvaltı yapalım yemek yiyelim, günlük hayat standartlarımızı yükseltelim diye can vermedi. Bizi bir imtihan için yarattı. Kötülüklerle mücadele etmek için, iyilik yaymak için. Bizim misyonumuz bu, bunun için buradayız” ifadelerini kullandı.

    “O kadar korkuyorlar, ürküyorlar, fare gibi deliklere kaçıyorlar ki bunu sağlayan sizlersiniz”

    Konuşmasına devam eden Soylu, “Çetin ve zor, canınızla mücadele ediyorsunuz. Şehadet gözünüzün önünde. Şehitlerimiz oluyor. Hepimizin yüreği ağlıyor. Hangi nedenle olursa olsun. İşte dün Hakkari’de bir evladımız çığ altında kalarak şehit oldu. Bir gün önce yine bir evladımız konteynerinde ölü olarak bulundu. Bunlar bizim şehitlerimiz, her biri görev için oradadır. Ama bunu göze almadan, bu zorluğu göze almadan kötülüklere galip gelebilmek mümkün değil bunu biliyoruz. Cesuruz. Kimsenin sizin cesaretinizi sorgulayabilecek takati bile yok. Ürküyorlar ve korkuyorlar. Terör örgütlerine tarihinin en ağır yenilgilerini yaşattınız, yaşatmaya devam ediyorsunuz. Çok az kaldı. Bu kış aralıksız hangi şartlar olursa olsun, geçen gün yaptığınız gibi onları Cumhurbaşkanımızın deyimiyle ‘inlerinde bulup’ gereğini yerine getireceksiniz. Nereye kaçarlarsa kaçsınlar. Birbirlerine haber veriyorlar ‘aman bahara sağ çıkmaya çalışın.’ O kadar korkuyorlar, o kadar ürküyorlar o kadar fare gibi deliklere kaçıyorlar ki, bunu sağlayan sizlersiniz. Çok daha fazla teknolojimizi yükseltiyoruz. Her gün kendi gücümüze bir güç daha ekliyoruz. Elden almıyoruz, kendimizi üretiyoruz. Kötü komşu bizi mal sahibi yaptı. Siz burada nasıl mücadele veriyorsanız, bir taraftan mühendislerimiz de aynı mücadeleyi veriyor. Şu anda köylerde ve ülkemizin her tarafından öğretmenlerimiz de cehaleti ortadan kaldırmak için sizle aynı anlayışı sergiliyor” diyerek sözlerini tamamladı.

    Bakan Soylu’ya, Vali ve Belediye Başkan Vekili Tuncay Sonel, Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Vedat Çolak, İl Jandarma Komutanı Albay Sinan Şen, İl Emniyet Müdürü Doğu Ateş ile birlikte diğer protokol üyeleri eşlik etti.

  • DASİFED Başkanı Ekinci: “Ülkemizi gelişmiş ülkeler düzeyine çıkartma zamanıdır”

    Doğu Akdeniz Sanayici ve İş İnsanları Federasyonu (DASİFED) Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Ekinci, seçimlerin ardından sorunları değil çözümleri, geçmişi değil geleceği hedefleyerek çözüm önerilerinin hayata geçmesi gerektiğini vurguladı.

    Faruk Ekinci, 24 Haziran seçimlerinin tüm ülkeye hayırlı olması dileklerinde bulunarak iş dünyasının beklentilerini açıkladı. Ekinci, “Artık bundan sonra sorunları değil çözümleri, geçmişi değil geleceği hedefleyerek ülkemizi gelişmiş ülkeler düzeyine çıkartma zamanıdır” dedi. Vakit kaybetmeden yeni yapılanma içerisinde kolları sıvayıp, yola koyulmak gerektiğinin altını çizen diyen Ekinci, “Tabiki bunu milletle el ele olmanın verdiği güçle yapmanın sürdürülebilir bir gelecek için olmazsa olmaz olduğu açıktır. Hukuk devletinin ve özgürlüklerin en ileri demokrasiler düzeyinde gerçekleştirilmesi, 81 milyonun yaratacağı katma değeri zirveye çıkaracaktır” diye konuştu.

    Faruk Ekinci, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) tüm paydaşların katılımcılık esasıyla kanun yapma, yerelde ve genelde partiler arası uzlaşma ile etkin denetim mekanizmasının tüm unsurlarının hayata geçmesi gerektiğini kaydetti. Yasama ve yürütmenin kapsamlı bir reform ve politika gündemine yer vermesinin önemini hatırlatan Ekinci, “Gelişmiş Batı ülkelerinde uygulanan anayasaların tüm vatandaşları eşitlik ilkesinde kapsayan bir yapıda olduğu göz önüne alınarak Türkiye’de de bütünleştirici, bireysel hak ve özgürlükler dikkate alınarak toplumun tüm kesimlerini eşitlik ilkesinde kapsayıcı bir sivil anayasa hazırlanması da önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.

    “Haksız rekabete yol açan bütün engeller kaldırılmalı”

    Türkiye’yi en geç 5 yıl içinde bulunduğu seviyeden gelişmiş ülkelerle rekabet edecek seviyeye çıkarmanın mümkün olacağını ifade eden Faruk Ekinci, “Bunların zor olduğunu hiç sanmıyorum. Mesela; kadın-erkek eşitliğini sağladığımızda yurt içi yıllık hasılayı 250 milyar dolar arttırabiliyoruz. Sanayi, tarım ve hizmetleri kapsayan bütün sektörlerde haksız rekabete yol açan Kapasite Fazlalıklarını, Kayıt Dışını, Dampingli ve Dış Devlet Teşvikli İthalatı ortadan kaldırdığımızda, iş insanlarımız ihtiyaç duyduğu gerekli sermaye birikimine sahip olacak ve yüksek teknolojiye sahip tesis yatırımları yaparak katma değeri yüksek ürün ve hizmetler üretecek ve dünya pazarlarında rekabetçi bir konumda yerini alabilecektir” ifadelerini kullandı.

    Endüstri 4.0 devrimine işaret etti

    Tüm dünyayı etkileyen Endüstri 4.0 devriminin önemini vurgulayan Ekinci, şunları söyledi:

    “Yüzyıllardır süren gecikmelerle ancak yakalayabildiğimiz endüstri 1.0, 2.0 ve kısmen 3.0 devrimleri artık miadını doldurmuştur. Gelişmiş ülkeler başta olmak üzere artık işçilik maliyetini neredeyse sıfıra indirgeyen Endüstri 4.0 devrimini gerçekleştirme yarışına tüm dünya ülkeleri girmiştir. Bu devrimde de geç kalmamız durumunda pazarda rekabet edemeyerek işverenlerimiz işyerlerini, işçilerimiz de işlerini kaybedeceklerdir. Dolayısıyla Endüstri 4.0. devrimi bir keyfiyet değil, mecburiyettir. Önümüzdeki 15 yılı hedef alarak bu yarışta ön saflarda yer almamız Devlet ve Özel Sektör İşbirliği içinde yukarıda sözünü ettiğimiz ortamı yaratarak gerçekleştirmemiz mümkündür. Bütün bunların yanında “Komşularla Sıfır Sorun Politikası” ile bir zamanlar yakaladığımız yüksek ekonomik ve sosyal büyümeye aynı politikayı sürdürerek ulaşmamız mümkün olacaktır. Avrupa Birliği normlarıyla bütün farklılıklarımızı gözden geçirerek AB ile uyumlu hale gelmemizin yaratacağı etkinin de sosyal ve ekonomik büyümemizde önemi büyüktür.”

  • Azeri Vekil Paşayeva: “Bugün Türkiye’ye Sahip Çıkma Zamanıdır”

    Aydın’da düzenlenen Edebiyat Festivali’ne konuk olan Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, Türk coğrafyasına çağrıda bulunarak, “Bugün Türkiye’ye sahip çıkma zamanıdır. Bu kale yıkılırsa, Türk Milleti’ne daha büyük acılar yaşatılır” dedi.

    Aydın’ın Nazilli ilçesinde düzenlenen 7. Kültür, Sanat ve Edebiyat Festivali’ne konuk olan Türkiye-Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkan Vekili ve Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, Türk coğrafyasına birlik ve beraberlik çağrısında bulundu.

    Terör örgütünün Türkiye üzerinde oynadığı kirli oyunlara dikkat çeken Azeri Vekil, “Tüm Türk coğrafyasındaki acıları paylaştım ve en son kaleye geldim. Son kale Türkiye. Bu oyunlar sadece bir terör örgütünün oyunları olduğunu mu düşünüyorsunuz? Arkadaşlar yüz yıl sonra bu vatan topraklarında tekrar bir Çanakkale Savaşı’ndan geçiyoruz. Bunun farkında olmalıyız. Bunun alt senaryolarını çok iyi okumanız gerekir. Bu terör örgütü hadisenin görünen tarafıdır. Bunun görünmeyen tarafını da göreceksiniz. O görünmeyen taraf nasıl bir senaryo kurmuş bu bölgede. O kurulan senaryoda bedeli kim ödeyecek? O bedeli biz ödeyeceğiz. Bir dönemler nasıl ödetmek istemişlerse yazmıştırar o antlaşmalarda, ama uygulatmadılar. Dedelerimiz izin vermedi. Onlar da o yazdıklarını hiç bozmadılar. Zamanı geldiğinde tekrar gündeme koyarız düşüncesiyle raflara koydular” diye konuştu.

    “TÜRKİYE SON KALE”

    Nazilli Kaymakamı Mehmet Okur ve Belediye Başkanı Haluk Alıcık’ın da katıldığı konferansta konuşan Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, tüm Türk coğrafyasına çağrıda bulunarak, “Bugün Türkiye’ye sahip çıkma zamanıdır. Bugün birlik ve beraberlik zamanıdır. Türkiye’nin yanında olma zamanıdır. Çünkü bu kale yıkılırsa, Türk Milletine daha büyük acılar yaşatılır. Bu kalenin yıkılmaması gerekir bu bölgede. Azerbaycan söz konusu olursa, o kaleye de sahip çıkacaksınız. Çünkü yıkılan tüm kalelerin acısını biz çekeceğiz, bizim insanımız çekecek” dedi.

    BM’Yİ ELEŞTİRDİ

    Birleşmiş Milletler’i (BM) ve diğer uluslararası sivil toplum örgütlerini eleştiren Azeri Vekil Paşayeva, sözlerini şöyle tamamlandı:

    “Bugün Birleşmiş Milletler, 5 daimi güvenlik konseyi üyesinin çıkarlarını savunan bir örgüt haline gelmiştir. İşlerini gelirse bir kararı hemen gider uygulatırlar, işlerine gelmezse Azerbaycan’ın işgal altında olan topraklarıyla ilgili alınan kararlarda; Ermenistan’ın çıkması gerekir bizim topraklarımızdan ama bu kararı uygulatmak için en ufak bir baskı bile yapmazlar Ermenistan’a. Bugünkü dünyanın kuralı, üzülerek söylüyorum ki güçtür. Gücün varsa ne istersen yapabilirsin. Gücün varsa binlerce kilometre gidersin, insanların başına bomba yağdırabilirsin, işgal edebilirsin. Böyle bir adaletsizliğin ve haksızlığın olduğu, uluslararası hukukun çöktüğü, uluslararası örgütlerin sadece bazı kesimlerin çıkarlarını savunduğu bir dünyada,adaletsizliklerden ve haksızlıklardan kendimizi korumanın, Türk insanının gözyaşını bitirmenin tek yolu var; o güçtür. O gücü sağlamanın da tek yolu; birlikten gelir. O birliğin de tek yolu, sahiplenmeden geçer.”

  • Bakan Soylu: “Şimdi Türkiye’nin İkinci Hamle Zamanıdır”

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, yeni anayasaya ihtiyaç olduğuna vurgu yaparak, “Türkiye birinci sıçramasını gerçekleştirmiştir. Şimdi Türkiye’nin ikinci hamle zamanıdır. Bunun için kuralların değişmesi gerekir” dedi.

    Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) 2. Olağan Genel Kurulu Toplantısı Grand Cevahir Otel’de yapıldı. Toplantıya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, Kadın ve Demokrasi Derneği Genel Başkanı Yard. Doç. Dr. Sare Aydın Yılmaz, Kadın ve Demokrasi Derneği Genel Başkan Yardımcısı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan ve dernek üyeleri katıldı.

    Yeniden genel başkanlığa aday olan Sare Aydın Yılmaz, KADEM’in 3 yıl gibi kısa bir sürede çok ciddi ilerleme kaydettiğini vurgulayarak kuruldan önce şöyle konuştu:

    “Ülkemizin ve dünyamızın maruz kaldığı terör saldırılarını lanetliyor, şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Kurulduğumuz günden bu yana kadının insan hakları dedik. Çünkü biz kadını cinsiyetçi yaklaşımlardan arınmış, kadın ve erkek arasında adaleti önceleyen ve kadını toplumun taşıyıcısı ve planlayıcısı olan bir söylemi önce zihinlerimize daha sonrada vicdanlarımıza yerleştirdik. Bizden beklenen sorumluluğu yerine getirmek için durmadan usanmadan 3 yıl boyunca adalet ve sadece adalet dedik. Adaletten hareketle milli manevi ve toplumsal değerlerimizi gün yüzüne çıkartacak yeni bir kamusal ve özel alan inşa etmeye çalıştık. Bu kavramların toplumsal hafızaya yerleşmesi ve bu doğrultuda ortak bir bilinç oluşması kaygısıyla demokrasi kavramına özellikle vurgu yaptık ve her gün de vurgu yapmaya devam ediyoruz. Demokrasinin sadece söylemlerde geçtiği bir toplum olmak yerine sosyal, siyasal ve ekonomik alanlarda birlikte var olan, birlikte üreten ve nesilden nesle geçecek sağlıklı bir toplumun oluşmasını hedefledik.”

    “KADEM, VERİLİ BİR DÜNYANIN KLİŞELERİNE TESLİM OLMADI”

    KADEM’in herkes için bir okul olduğunu belirten KADEM Genel Başkan Yardımcısı Sümeyye Erdoğan, “KADEM hepimiz için adeta bir okul, bir laboratuvar. Bilgilerimizi sınadığımız, farklı sosyal ilişkileri tecrübe ettiğimiz ve en önemlisi yerleşik kalıpları kırarak yeni kavramlar, yeni sosyal hedefler inşa ettiğimiz bir alan. Ben KADEM’in bu inşai tavrını çok önemsiyor ve anlamlı buluyorum. KADEM, verili bir dünyanın klişelerine teslim olmadı. Kadın konusundaki ezberlere kendini mahkum etmedi. Kadın meselesini önce bir insani mesele olarak konumlandırdı ve kadim öğretiminin unuttuğumuz ilkesini topluma yeniden hatırlattı; Kadın ve erkek birbirini tamamlayan bir bütündür ilkesini. Bu bakış açısının bir yandan sorumlu geleneksel tutumun küflenmiş örtüsünü kaldırdığını düşünüyorum. Bir yandan da kadını ve erkeği çatışmacı bir rekabetin parçası haline getiren çıkmazdan da çekip çıkardığına inanıyorum. Zira kadın ve erkek birbirinin rakibi değil, tamamlayıcısıdır. Bu anlayışın sonucu olarak KADEM çok önemli bir kavramı olan Toplumsal cinsiyet adaleti kavramını destekliyor. Kadın konusundaki kimi akademik klişelerin ve kadın sorunlarını çözemeyen bazı küresel kavimlerin egomanyasını sarsan bu kavimlerin gittikçe yaygınlaştığını görüyorum ve mutlu oluyorum” şeklinde konuştu.

    “KADIN EĞER BİR ÜLKEDE VE BİR MEDENİYETTE VAR İSE O ÜLKE KENDİSİNİ RAHATLIKLA AYAKTA TUTABİLİR”

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye ve modernleşme tarihinin özellikle kadın üzerinden kadın ile medeniyeti üzerinden büyüyerek bugüne kadar geldiğini söyledi. Sadece Türkiye’de değil tüm dünya ülkelerinde kadın ve medeniyet ilişkisinin kadim bir ilişki esaslı olduğunu belirten Bakan Soylu, “Eğer biz bugün Afganistan ile ilgili hep beraber dünya üzerinde bir zorluk yaşıyorsak bilinmelidir ki Afganistan’da kadının ötekileştirilmesi onun sosyal, onun siyasal ve onun kültürel çalışma hayatından bertaraf edilmesindendir. Etrafımızda bir çok medeniyetler var. Hepsini tek tek sıralayabilirim. Dünya onları ötekileştirmiştir. Ama onların bugün ayakta durmalarının en temel sebeplerinden bir tanesi kadının her haliyle beraber siyasal hayatın, sosyal hayatın ve kültürel hayatın içerisinde olmasıdır. Kadın eğer bir ülkede ve bir medeniyette var ise ve bu söylediğim hayat akışı içerisinde kendisini ayakta tutabiliyorsa, nereden bir baskı gelirse gelsin, nasıl bir süreç ile karşı karşıya kalırsa kalsın o ülke ve o medeniyet kendisini rahat bir şekilde ayakta tutar” ifadelerini kaydetti.

    “YENİ BİR ANAYASAYA İHTİYACIMIZ VAR”

    Türkiye’nin ilk sıçramayı geride bıraktığını ve sıranın ikinci hamleye geldiğine dikkat çeken Bakan Soylu, “Türkiye birinci sıçramasını gerçekleştirmiştir. Şimdi Türkiye’nin ikinci hamle zamanıdır. Bunun için kuralların değişmesi gerekir. Kadın şiddetine dair yasalar çıkmışsa, kadın hukuku ile ilgili yasalar çıkmışsa bunların hepsinin beklide bizi zihniyeti ile kuşatanların anayasasından kurtulmaya ihtiyaç vardır. Yeni bir anayasaya ihtiyaç vardır. Kadın ve Demokrasi Derneği’nin yeni anayasa konusunda özellikle öncü olmasını isteyenlerdenim” dedi.

    Program, KADEM Yönetim Kurulu üyelerinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu ile günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile son buldu.

  • Birkonfed Genel Başkan Vekili Av. Gürşan: “Zaman Birlik Ve Beraberlik Zamanıdır”

    Birleştirici İş Dünyası Konfederasyonu (BİRKONFED) Genel Başkan Vekili Av. Şenol Gürşan, “Menfur terör saldırısı ülkemizin birlik ve beraberliğine yönelik, ülkemizi istikrarsızlaştırma amaçlı bir saldırıdır” dedi.

    Av. Gürşan, Ankara’da yaşanan terör saldırının ardından yaptığı açıklamada, “Ankara’da hain ve kalleşçe bir terör saldırısı düzenlenmiştir. Bu saldırı sonucu 35 vatandaşımız hayatını kaybetti ve 71 vatandaşımız da yaralanmıştır. Menfur terör saldırısı ülkemizin birlik ve beraberliğine yönelik, ülkemizi istikrarsızlaştırma amaçlı bir saldırıdır. Sıkıntılı bir süreçten geçtiğimiz şu dönemde bütün vatandaşlarımıza sağduyu ve metanet çağrısı yapıyoruz” ifadelerini kaydetti.

    “Zaman birlik ve beraberlik zamanıdır” diyen Gürşan, “Devletimizin ve milletimizin birlik, beraberlik ve dayanışma ile terörün ve bütün unsurlarının üstesinden geleceğine inancımız tamdır. Bu vesile ile menfur saldırı sonucu hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet dilerken yakınlarına ve aziz milletimize sabır ve başsağlığı diliyoruz. Yaralı vatandaşlarımıza da bir an önce acil şifalar diliyoruz” dedi.