Etiket: Zamana

  • Yalovalı Nisa Nur için zamana karşı yarış

    Yalova’da 13 yaşındaki Nisa Nur Ceylan’ın hayata tutunması için adeta zamana karşı bir yarış başladı. Beyninde tümör tespit edilen Nisa Nur’un son derece riskli olan operasyonunun yapılabilmesi için 15 günde 80 bin TL bulunması gerektiği belirtildi.

    Başarılı bir öğrencisi olan 13 yaşındaki Nisa Nur Ceylan’ın hayatı beyninde tespit edilen tümör ile değişti. O günden sonra hastane hastane gezen kızın durumu her geçen gün daha da kötüye gitmeye başlayınca hekimler ameliyatın kaçınılmaz olduğunu dile getirdi. Küçük kızın babası Ali ve annesi Ebru Ceylan, doktorlarla görüşmelerinde ameliyatın son derece riskli olduğunu öğrendi. Aile, yaptığı araştırmada bu tip ameliyatları defalarca başarıyla gerçekleştiren, çok önemli bir siyasetçinin de bu anlamdaki ameliyatını yapan Yeditepe Hastanesi İhtisas Hastanesi uzmanlarından Prof. Dr. Uğur Türe’ye ulaştı. Prof. Dr. Türe, Nisa Nur Ceylan’ın raporlarını inceleyerek bu ameliyatı başarıyla gerçekleştirebileceğini, ancak 15 güne kadar operasyonun gerçekleştirilmesi gerektiğini aileye bildirdi. Ancak ameliyat için 80 bin TL’ye ihtiyaç olduğu dile getirildi. Bunun üzerine adeta zamana karşı bir yarış başladı. Aile, ihtiyaç duyulan parayı bu sürede temin edebilmek için yardım kampanyası başlatmaya karar verdi. Bunun için Yalova Valiliğine gereken başvurular yapıldı.

    Talihsiz kızın sevenleri, ailenin sevenleri ve yakınları ise kampanyayı sosyal medya üzerinden duyurdu. Yalova bu noktada da duyarlılığını gösterdi. Hayırseverler, Nisa Nur için elini taşın altına koymaya başladı. Kısa sürede aileyi ümitlendirecek bir miktar para toplansa da ameliyat için talep edilen 80 bin TL’ye halen bir hayli yol var.

    Genç kızın babası Ali Ceylan, “Bize bu ameliyatı neden devlet hastanesinde yaptırmadığımızı soruyorlar. Bu ameliyat gerçekten çok riskli. Görüştüğümüz doktorlar kızımın bu ameliyat sonrasında masadan kalkabileceğinin garantisini veremiyor. Bize bunu garanti eden tek kişi Yeditepe İhtisas Hastanesi’nden Prof. Dr. Uğur Türe oldu. Şimdi bunu bana soranlardan bir dakika durup düşünmelerini istiyorum. Eğer bu ameliyata girecek olan sizin yavrunuz olsaydı siz ne yapardınız? Para için böyle bir riski göze alabilir miydiniz? İşte ben de kızımı bedeli ne kadar olursa olsun zarar görmeyeceğini bana garanti eden bir doktora emanet etmek istiyorum. Yalovalıların beni anladığını biliyorum. Yardım için arayan ve küçük rakamlarla da olsa bize destek olmaya çalışan çok insan var. Hepsini ailemden görüyorum. Bu zor zamanımızda yanımızda olmaya çalışıyorlar. Buradan tüm Yalova’ya seslenmek istiyorum. Ne olur kızımı kurtarmama yardım edin” dedi.

  • (Özel Haber) Saat ustası zamana direnmeye çalışıyor

    Eskişehir’de 35 yıldır çeşitli saatlerin tamirini yapan Selami Ünlü, eskiden ihtiyaç olarak kullanılan saatlerin günümüzde sadece aksesuar olarak kullanıldığını belirterek, “Teknoloji her geçen gün kendini yeniliyor, ama bazı değerlerimizi de götürüyor” dedi.

    Saat ustası Selami Ünlü, yıllardır süren mesleğini sürdürmeye, gelişen teknolojiye karşı direnmeye devam ediyor. Ünlü’nün saat tamiri yaptığı iş yerinde de yarım asırdan ve 1 asırdan daha eski antikalaşmış saatler bulunuyor. Kol saatlerinden masa ve duvar saatlerine kadar farklı farklı saatler bulunan işletmesini ziyarete gelenleri zaman yolculuğuna çıkartan Ünlü, hemen hemen her cihazda saat olduğu için saatlerin artık aksesuar olarak kullanıldığını ifade etti. Selami Ünlü, “Eskiden çalar saatler kullanılıyordu ve ihtiyacımızdı. Şimdi yine ihtiyacımız var, ama çalar saatleri kullanmıyoruz. Onun yerine telefon ya da farklı elektronik cihazlar kullanıyoruz. Saatler için artık aksesuar olarak kullanılıyor diyebilirim. Evimizde görüntü, bileğimizde aksesuar. Artık bu dereceye düştü. Eski kullanılırlığını yitirdi. Teknoloji her geçen gün kendini yeniliyor. Yenilediği gibi de bazı değerlerimizi götürüyor. Şimdi her cihazda saat var. Önceden her cihazda saat yoktu. Örneğin şimdi çamaşır makinelerinde, bulaşık makinelerinde, cep telefonlarında ve televizyonlarda saat var. İnsanların kafasını çevirdiği her yerde saat var. O yüzden ben saate aksesuar diyorum ama şekil değişir, sistem değişir saat yine devam eder, bitmez. Eskiye özlemi olanlar, elinde eski saatleri olanlar tamir ettiriyor. 5-10 liralık saatlerden bahsetmiyorum. Daha kaliteli eski saatler tamir ettiriliyor ve de kullanılıyor. Eski saatlerden tam otomatik, yarım otomatik, kurmalı olanlar, 50-150 senelik saatler sağlam oldukları için halen kullanılıyor” diye konuştu.

    “Tamirciler parmakla sayılabilecek kadar az”

    Son olarak saat tamiri sektöründe usta sayısının az olduğunu ve öğrenmek için çırak olarak gelen kimsenin olmadığını vurgulayan saat ustası Selami Ünlü, “Tamirciler de az. Parmakla sayabileceğimiz kadar az sayıda. Önceden ilkokulu bitiren yanımıza çırak olarak geliyordu. Ben kendim o şekilde yetiştim. Liseyi bitirip gelen çocuğa işi öğretemezsin. Yaşı geçmiş oluyor. Öğrenmek isteyen olursa yine öğrenir. Onun içindeki isteğe bağlı. Bu yönde de pek gelen yok” dedi.

  • Battalgazi’nin Çınarı zamana meydan okuyor

    Malatya’ya 7 kilometre uzaklıkta Orduzu Beldesinde bulunan ve ‘Battalgazi’nin Çınarı’ olarak da bilinen ulu çınar ağacı yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çekiyor.

    Rivayete göre, 8. yüzyılda yaşadığına inanılan Battalgazi, hayvanlarını buraya sulamaya getirmiş ve suladıktan sonra elindeki çınar çubuğunu suyun kenarına dikmiş ve o çubuktan da bugünkü çınar ağacı yetişmiş.

    Boyu yaklaşık 15 metre olan yaşlı ağacın gerçek yaşı kesin olarak bilinmiyor. Zamanla içi boşalan ağaç ana gövdeden iki dala ayrılıyor. 2011 yılında tescillenip, 2.grup doğal sit alanına alınan çınar, Battalgazi Belediyesi tarafından yaptırılan tesisle yerli ve yabancı turistlerin ilgisine sunuldu.

    Çınar Parkı’nın içinde bisiklet ve yürüyüş yolları, suni gölet, oturma grupları, çocuk parkı, mesire alanları, bölgede yaşayan medeniyetleri anlatan rölyeflerle işlenmiş duvarlar yer alıyor.

    Günün her saati turistlerin gelip gezdiği tesis, çınar ağacının altından çıkan kaynak suyunun da etkisiyle şehir merkezinden 10 derece daha serin durumda.

    “Dışarıda hava 40-45 derece iken, burada 30-35 derece”

    Bölgenin müdavimlerinden İlhan Bay isimli vatandaş, fırsat buldukça serinliğinden faydalanmak için çınar ağacını ziyaret ettiğini belirterek, “Çınarın 1017 yılında dikildiği söyleniyor. Daha önce burası kullanılmaz bir haldeydi. Şimdi koruma altına alınarak güzel bir görünüme kavuşturuldu. Burası özellikle yazın, çınarın altından çıkan kaynak suyunun da etkisiyle çok serin oluyor. Eskiden beri insanlar ramazan aylarında buraya gelip evlerine su götürüyor. Rivayete göre Battalgazi’nin buraya gelip, bir çınar ağacını suya attığı ve o çınarın bu hale geldiği söyleniyor. Suyun da çınarın burada olmaya başlamasıyla birlikte aktığı ifade ediliyor. Dışarıda hava 40-45 derece iken, burada 30-35 derece dolaylarında oluyor” dedi.

    “Battalgazi’nin Çınarı olarak biliniyor”

    Battalgazi Belediyesi Sanat Tarihçisi Ayfer Çat da çınar ağacının Battalgazi’nin Çınarı olarak bilindiği ifade ederek, “Ağacımız Battalgazi’nin Çınarı olarak biliniyor. Neden Battalgazi’nin Çınarı deniyor. Malatyalı olan Battalgazi Rivayete göre hayvanlarını buraya sulamaya getirirmiş. Elindeki çınar ağacını tam buraya bırakmış ve bu çınar o şekilde vücut bularak yeşermiş. Çınar ağacımız Battalgazi Belediyemiz tarafından restore edilerek koruma altına alındı. Daha önce kurumaya yüz tutmuş bir vaziyette idi. Şuanda çok daha iyi bir durumda. Bu ağaç gerek altından çıkan su ile, gerekse de kendi verdiği serinlikle buranın her daim daha düşük sıcaklıkta olmasını sağlıyor. Buraya yerli ve yabancı turistlerin de büyük bir ilgisi var” diye konuştu.

  • Tokat’ta yorgancılık mesleği zamana direniyor

    Tokat’ta unutulmaya yüz tutmuş mesleklerden birisi olan yorgancılığın son çırağı Tamer Oruç, mütevazi dükkanında devam ettirdiği mesleğini ayakta tutmaya çalışıyor.

    Hızla gelişen teknoloji, unutulmaya yüz tutmuş birçok meslekle birlikte yorgancılık mesleğini de etkiledi. Yün yerine elyaf gibi temizliği çok daha kolay olan ürünlerin de geliştirilmesi ve sektörde kullanılmaya başlamasıyla birlikte, yorgancılar geçmişte yaşadığı yoğun iş temposunu arar hale geldi. Tokat’ta mesleğin en son yetiştirdiği çırak olan 38 yaşındaki Tamer Oruç, mütevazi dükkanında mesleğini yaşatmaya devam ettiğini ve gelişen teknolojiyle yarışmakta büyük zorluklar çektiklerini söyledi.

    İlkokulu bitirdikten sonra çırak olarak mesleğe başladığını ifade eden Oruç, “Annem getirdi beni ustaya teslim etti. ’Eti de sana kemiği de sana’ dedi. O gün bugündür yorgancılığa devam ediyoruz. İşimizden şuanda memnun değiliz. Benim çıraklığımda bu tezgahta 3 -4 tane kalfa çalışırdık, 3 tane kalfaya iş yetiştirirdim. Şuanda tek çalışıyorum, çırağım da yok. Bazen ustam yanıma geliyor Allah razı olsun. Bir günde akşama kadar 3 tane 4 tane yorgan ancak dikiyoruz. Makinede sırıdıkları zaman, teknolojiyle yaptıkları zaman 15 tane 20 tane, büyük firmalar var 50 tane yorgan sırıyorlar” dedi.

    Tamer Oruç’u yetiştiren ustalardan 68 yaşındaki Musa Dalgıç da zaman zaman çırağının iş yerine gelerek ona yardımcı olduğunu söyledi. Devlet büyüklerinden ve yetkililerden mesleği icra edenlerle ilgili kolaylıklar beklediklerini dile getiren Dalgıç, bu işi kayıt dışı olarak merdiven altında yaptıranların da denetlenmesini istedi.

    Her yıl düzenli olarak sahip olduğu yün yorgan, yastık ve yatakların bakımını yaptığını söyleyen Ayşegül Ner, gençlere yün kullanmalarını tavsiye ederek, yünün elyafa göre çok daha sağlıklı olduğunu ifade etti.

  • Macron: “Zamana yayılmış bir devrimden korkmamalı”

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “Hedefimiz ortak yeni jenerasyon uçak edinmektir” dedi.

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Angela Merkel başkanlığında, başkent Paris Elysee Sarayı’nda 19.Fransa ve Almanya Ortak Bakanlar Kurulu Toplantısı yapıldı. Toplantının ardından ortak basın toplantısında konuşan Almanya Başbakanı Merkel, Avrupa’daki gelişmeler ışında, başarılı olmak ve güvenliği sağlamak için bölgenin kendi kaderini kendi eline alması gerektiğini ifade etti. Merkel, “Güveliğimiz konusunda farlı görüşlere rağmen ABD ile yakın işbirliği içinde olmalıyız. Yarının tarihi önemi (Fransa Ulusal Günü) yalnızca belli şeylerin gerçekleştiğini ve 21’inci yüzyılın dünyasında birbirimize bağlı olduğumuzu söylemek için bir neden. Avrupa, terörle tek başına mücadele edemez. Bu da neden NATO üyesi olduğumuzun bir nedeni” ifadelerini kullandı.

    Dijital alanda işbirliğinde ilerlemenin önemli olduğunu sözlerin ekleyen Merkel, “Euro bölgesinin dengede tutulması ve geliştirilmesi konusunda mutabıkız. Avrupa’daki duraksamanın gerilemeye sınırı olduğunu biliyoruz. Her zaman Euro Bölgesi ve AB’nin güçlü olması her zaman yararımıza. Bu nedenle Fransız reformlarını yakından takip ediyoruz” dedi.

    Macron: “Zamana yayılmış bir devrimden korkmamalı”

    Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise 2018 ortasına kadar ortak yok haritası hazırlanması hedeflediklerini anlatarak, “Bu derin bir devrimdir. Ama pasifik, yapılandırılmış ve zamana yayılmış bir devrimden korkmamalı” dedi. “Hedefimiz ortak yeni jenerasyon uçak edinmektir” diyen Macron, bunların çok ağır projeler olduğunu, her iki ordu ve hükümet için de ağır olacağını ifade etti. Amaçlarının ortak Araştırma-Geliştirme başlatmak olduğunu söyleyen Fransız Cumhurbaşkanı Macron, daha sonra bu bilgileri her iki orduda kullanmak istediklerini açıkladı.

    Öte yandan, Elysee’nin açıklamasına göre yeni model Kaplan Helikopter ve hava-kara taktik misilleri üzerine de ortak çalışılacağı ve askeri taşıra aracı üretecekleri öğrenildi.