Etiket: zaman

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Ben istersem gelirim, kapıdan da sokmadığınız zaman dünyayı ayağa kaldırırım”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ben Nazizmin, Almanya’da bittiğini zannediyordum. Meğerse hala devam ediyormuş. Zannediyorlar ki Erdoğan Almanya’ya gelecekti. Ben istersem gelirim. Ve kapıdan da sokmadığınız zaman da dünyayı ayağa kaldırırım” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezinde düzenlenen Tokatlılar Gecesine katıldı. Gecede İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve çok sayıda Tokatlı hazır bulundu. Programda konuşan Erdoğan, “Güvenlik güçlerimiz hem yurt içinde hem yurt dışında son derece başarılı operasyonlar düzenliyor. Artık terörün kapımıza gelmesini beklemiyoruz. Teröristleri saklandıkları dağlarda saklandıkları inlerde operasyonlar düzenliyoruz. Suriye’den ülkemize saldıran, Gaziantep’te, Ankara’da, İstanbul’da masum insanları kanına giren DEAŞ’lı canileri sınır bölgelerimizden tamamen temizledik. 15 Temmuz gecesi 249 vatan evladını şehit eden, 2 bin 193 insanımızı yaralayan FETÖ’cü hainlere de aynı şekilde döktükleri kanın hesabını hukuk içinde soruyoruz. İşte şimdi davalar görülmeye başlandı. İfadeler, itiraflar ortaya çıkan yeni görüntüler, ihanetin ne kadar büyük olduğunu bir kez daha gösteriyor. Kendi silah arkadaşlarını nasıl katlettiklerini, ekmeğini yedikleri bu millete nasıl silah sıktıklarını sizler de görüyorsunuz. Türkiye tarihinde böyle bir alçaklık yaşanmadı. Bu topraklar, kendi sapkın inançları için bu derece gözü dönen, bu kadar çukurlaşan bir örgüte şahit olmadı. Burada şunu bir kez daha iyi ifade etmek istiyorum FETÖ ile mücadele Türkiye Cumhuriyeti Devletinin son yıllarda verdiği en zor, en çetin ve en hayati mücadeledir. Kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu hain sürüsünü devletimizden ve toplumumuzdan söküp atmadan asla durmayacağız. Bazı dostlar ‘bunların içerisinde de mağdur masum olanlar var’ diyor. Kardeşlerim 249 şehidin hesabını kim verecek. Nasıl mağdur oluyor bunlar. Tüm belgeler tek tek ortaya çıkıyor. Sen F-16’larla benim milletimi bombalayacaksın. Biz bunların hesabını sormayacak mıyız? Hesabını sormazsak o şehitler hesabını bize sorar” dedi.

    “Meclis’ten idam kararı çıktığı anda, ben onaylarım”

    Konuşmasında ‘idam’ konusuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim 16 Nisan… Hemen ardından parlamentoda, çünkü bu biliyorsunuz anayasa değişikliği gerektiren bir konu ve bu Meclis’te görüşülüp Meclis’ten idam kararı çıktığı anda, bunu ben onaylarım, bunu onaylarım. Kardeşlerim, ’George ne der, Hans ne der, Katherina ne der?’ beni o ilgilendirmez. ’Ahmet ne der, Mehmet ne der, Ayşe, Fatma ne der, Rabbim ne der?’ beni o ilgilendirir” diye konuştu.

    “Türkiye’nin başarı hikayesi hem içeride hem dışarıda birilerini de çok ciddi şekilde rahatsız ediyor”

    16 Nisan’ın yönetimde, sistemde bir reform olduğunu rejim değişikliği diye bir şeyin söz konusu olmadığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bu millete aşığız. Hizmete ’evet’ diyenlerin bir şey yapması lazım. Öyle mi? Ha öyleyse bir şey yapalım. Ne yapalım? Dedik ki; madem ki bizim ecdadımız, Fatih gemileri karadan yürüttü, biz de gemileri değil ama araçları denizin altından yürüteceğiz. Yürüttük mü, Marmaray ile de raylı sistemi yerleştirdik mi? İşte 16 Nisan bu demektir. Yani, lafla peynir gemisi yürümüyor. İcraat, icraat, icraat… Bunların dikilitaşı var mı? Türkiye’nin bu başarı hikayesi mazlumlara ilham kaynağı olması, hem içeride hem dışarıda birilerini de çok ciddi şekilde rahatsız ediyor” dedi.

    “Özgürlükler konusunda birçok Avrupa ülkesinden fersah fersah ilerdeyiz”

    “Ortadoğu’ya, Afrika’ya baktıklarında sadece altını, elması görenler, kaynakları sömürmek için kardeşi kardeşe kırdıranlar ülkemizin duruşunu kendileri için tehdit olarak görüyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yıllardır Avrupa ülkeleri Türkiye’ye demokrasi ve insan hakları karnesi düzenliyor. Ülkemizin AB üyeliğini olmadık bahanelerle erteliyorlar. Yarım asırdır bizi oyalıyorlar. Demokraside işte 15 Temmuz’da olduğu gibi darbecileri hezimete uğratmış, desten yazmış bir ülke. Özgürlükler konusunda birçok Avrupa ülkesinden fersah fersah ilerdeyiz. Yatırımlar noktasında, Osmangazi Köprüsü, gel İzmit’i dolaş çile mi çile. Ama şimdi hemen Dilovası’nın oradan gir, karşı taraftan 3-4 dakikada Yalova’dan çık, İznik, Bursa. Ne günlere geldik değil mi? Bu yapılanlarda huzur, refah, saadet var mı? Bunlar kim için? Benim milletim için” diye konuştu.

    “Ben istersem gelirim, kapıdan da sokmadığınız zaman da dünyayı ayağa kaldırırım”

    Almanya’da bakanların konuşmasına izin verilmeyişine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Alman yönetimine sesleniyorum, demokrasiye inanan dünyaya sesleniyorum; eğer özgürlük mücadelesi yapıyorsak, eğer düşünce özgürlüğünden rahatsız değilsek, eğer demokrasiye inanıyorsak, bizim önümüzü kimse kesemez. Bu böyle bilinmelidir. 5 yıl 10 aya mahkum olan birisine kalkıp madalya takıyorlar. Sizin suçlulara yardım ve yataklıktan yargılanmanız gerekir. Ben Nazizmin Almanya’da bittiğini zannediyordum, meğerse halen devam ediyormuş. Eğer demokrasiye inanıyorsan benim bakanım, hem bakanınla görüşecek, hem salon toplantısı yapacak. Neden rahatsız oluyorsun? Baktık ki Hollanda da aynı şekilde açıklama yapmış, vah zavallı vah. Bunlar kendi iradeleriyle hareket etmiyorlar. Zannediyorlar ki Erdoğan Almanya’ya gelecekti. Ben istersem gelirim. Ve kapıdan da sokmadığınız zaman da dünyayı ayağa kaldırırım” ifadelerini kullandı.

    “Muhalefetin kafanızı karıştırmasına izin vermeyin”

    “Bu vatana bir değil bin Tayyip Erdoğan feda olsun” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “28 Şubat’tan kalma alışkanlıkla manşetler vasıtasıyla bizi hizaya sokmaya çalışanları, onları teşvik edenleri hüsrana uğratacağız. Su uyur, düşman uyumaz. Eski Türkiye’nin vesayet odaklarının boş durmayacağını bir kez daha görüyoruz. 2007 cumhurbaşkanlığı seçimleri zamanı oynanan oyunları hatırlıyorsunuz değil mi? Gezi olaylarını hükümeti devirme aracı halinde çevirmeye çalışanların kim olduğunu biliyorsunuz değil mi? 17-25 Aralık’ta darbe yapmayı çalışanları unutmadınız değil mi? Türkiye’de haftalarca hükümet kurulamadı. 15 Temmuz başladığında ellerini avuşturanları, darbenin başarılı olması için dua edenleri unutmadık. Bütün bunlar ortadayken hiçbir şey olmadan nasıl yolumuza devam edebiliriz? İstikrar ve güven ortamı partilere bağlı olmaktan çıkarmalı, sisteme bağlamalıyız. Cumhurbaşkanlığı sistemi bunu temin edecektir. Milletimizin 50+1’inin göreve gelen bir cumhurbaşkanı yürütmede istikrar, ekonomide güven demektir. Bu sistem yatırımların devam etmesi işsizliğin azalması istihdamın artması demektir. Muhalefetin kafanızı karıştırmasına izin vermeyin. Bunlar babadan evlada sistem kuruyor diyorlar. Hadi oradan ya. Kimi aldatıyorsunuz. Hayır safında kimlerin buluştuğuna baktığınızda zaten niyetler ortaya çıkıyor. Başka bir şey söylemeye gerek yok.”

  • İçişleri Bakanı Soylu: “CHP hiçbir zaman iktidar olmak gibi bir niyet taşımadı”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, CHP’nin hiçbir zaman iktidar olmak gibi bir niyet taşımadığını belirterek, “Hep bir adım ileri iki adım geri gitmiş. CHP hiç iki, üç adım ileri gidememiş” dedi.

    16 Nisan 2017 tarihinde gerçekleştirilecek halkoylaması öncesi 9 İl’in Valileri, İl Jandarma Komutanları, İl Emniyet Müdürleri ve Sahil Güvenlik Komutanları ile Ordu’da ‘Bölge Güvenlik Toplantısı’nda bir araya gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, AK Parti Ordu Teşkilatını ziyaret etti.

    Bakan Soylu, AK Parti İl ve İlçe Yönetim Kurulu üyeleri, belediye başkanları, Kadın ve Gençlik Kolları Yönetim Kurulu üyelerinin katıldığı toplantıda yaptığı konuşmada referandum sürecine değindi. 16 Nisan’dan sonra bambaşka bir sürece doğru gideceklerini belirten Bakan Soylu, mevcut sistemin sürekli problem ve darbe üreten bir sistem olduğunu belirtti.

    “Parlamento daha güçleniyor”

    Bakan Soylu, şöyle konuştu:

    “Efendim parlamento devreden çıkıyormuş. Nasıl devreden çıkıyor? Ben sizin kardeşinizim. Yaklaşık 1.5 yıla yakın Çalışma Bakanlığı, 5-5.5 aydır da İçişleri Bakanlığı görevini yerine getiriyorum. 15 gündür parlamentoya gidemiyorum. Açık ve net gidemiyorum.Yetiştiremiyorum. Bilmenizi istiyorum ki burada hem hızlı hem etkin hem de doğru karar alma yeteneğine sahip olan bir anayasaya ihtiyaç var. Bir taraftan bakanlık bir taraftan milletvekilliği, ben yetiştiremiyorum. Artık bu sistem Türkiye’yi taşıyamıyor. Bir taraftan darbe üreten bir sistem, bir taraftan bürokrasinin içerisinde bizi mahkum eden bir sistem. Bir taraftan yasama, yürütme her şey birbirine karışmış, her birinden sorun elde edilmiş bir sistem. Yeni sistem ile tam tersi meclis güçlenecek. Halkla teması kim kuracak, milletvekili, yasamayı kim yapacak, milletvekili. Yürütmede vatandaş şunu istiyor diye kim soracak, milletvekili. Milletvekili bunları yaptıktan sonra yürütmenin ortaya koyduğu bütün iradeyi şekillendiren bir enerjiye sahip olacak. Hükümette kendi işine bakacak. Türkiye’nin eksikliklerini tamamlayan, sabahtan akşama kadar kendi işini yapan bir anlayışın sahibi olacak. Parlamento güçlü olacaktır ama işlerine gelmiyor. Bunlar parlamentoda istedikleri zaman çelik çomak oynadılar. 20 milletvekili şuraya transfer ettiler, 25 milletvekili şuraya transfer ettiler, yürütmeyi istedikleri gibi ellerinde bir oyuncağa çevirdiler.”

    “CHP hep bir ileri iki geri gitmiş”

    Siyaseti hiçbir zaman kutuplaştırmadıklarını da belirten Bakan Soylu, CHP’nin tavrına tepki gösterdi. Bakan Soylu, şöyle devam etti:

    “Biz siyaseti kutuplaştırmadık. Tam tersi kendi alanımızın dışındaki herkesle bütünleşme sağlamaya çalıştık. Herkesi bu çatının altına çağırdık. Peki CHP ne yaptı. Ne yaptı CHP? (yüzde) 25, 24.25, 24.Bir adım ileri bir adım geri. Yani iki adım ileri, üç adım ileri hiç atamamış. Hiçbir şekilde atamadı. Çünkü ihtiyacı yok. Çünkü ağababaları hep orada iktidar kurdular. ‘Sizin oya ihtiyacınız yok, sizin milleti, esnafa, köylüye, şalvarlılara, poturlulara, sizin kasketlilere ihtiyacınız yok, sizin iktidara ihtiyacınız yok’ (dediler) O eski Türkiye’deydi. Yeni Türkiye’de millet var, millet var, millet var.”

    Bakan Soylu, sözlerinin son bölümünde teşkilatlara seslenerek, bu seçimlerde evet oylarının mutlaka yüzde 60’ın üzerinde olması gerektiğini vurguladı.

  • Sabaha kadar Zaman Gazetesi okuma cezası

    Şike davasından dolayı FETÖ’den ilk şikayetçi olan Fenerbahçe Kongre Üyesi Sadettin Sakızcı’ya, davaya bakan savcı tarafından sabaha kadar nezarette Zaman Gazetesi okuma cezası verildiği ortaya çıktı.

    İHA’ya konuşan Sakızcı, “Savcının talimatı üzerine yine FETÖ’cü polisler nezarette başımda bekleyerek sabaha kadar bağıra bağıra Zaman Gazetesi okutturdular bana” dedi. Sakızcı yarın Şike Davası’ndan dolayı ifade vereceğini söyleyerek, “Bana yapılanların tamamını dilekçemde belirttim ve bu kişilerin gereken cezayı almalarını istiyorum” dedi.

    Hak eden hakettiği cezayı alsın

    2012 yılında şike sürecinde ilk şikayetçi olarak kayıtlara geçen Sadettin sakızcı yaşadıklarını İHA’ya anlattı. Fenerbahçe yapılanın bir kumpas olduğunu ve bununla ilgili 2012 yılının aralık ayında bizzat Çağlayan Adliyesi’nde, Savcı Hasan Kaya’ya suç duyurusunda bulunduğunu söyleyen Sakızcı, bu süreçten sonra çok sıkıntılı günler yaşadığını söyledi. Sürecin devam ettiğini ve yarın duruşmaya katılacağını kaydeden Fenerbahçe Kongre üyesi Sakızcı hak edenin hak ettiği cezayı alacağını düşündüğünü söyledi. Şikayetçi olduktan sonraki süreçte 3 milyon TL civarında maddi bir kayıp ta yaşadığını hatırlatan Sakızcı şikayet dilekçesinde Gülen hakkındaki iddialarını ise şöyle sıraladı: “Başkanımız Aziz Yıldırım ve Cumhurbaşkanımız o tarihte Fethullah Gülen cemaatinin örgüt olduğunu dile getirdi. Benim yazılı dilekçeme bakabilirsiniz. FETÖ’nün bir terör örgütü olduğu açıklanmadan önce bunların örgüt olduğunu, Gülen’in Fenerbahçe’ye kumpas kurduğunu söyledim. Dolaysıyla burada benim maddi bir kaybım da söz konusu ve bunla akalı kendisine suç duyurusunda bulundum”.

    Bağıra bağıra Zaman Gazetesi okuttular

    Şikayetçi olduktan sonra dav et edildiği karakolda yaşadıklarını da anlatan Sakızcı, “2013 yılında örgüt suçlarına bakan sanırım Savcı Osman Şanal, zaten örgüt suçlarından şu anda kendisi içeride. Bir şekilde beni suçlamak istedi ama tabii onu beceremedi. Ama bir gece boyunca sağ olsun kendileri sabaha kadar bağıra bağıra Zaman Gazetesi okuma cezası verdiler. Onu da okuduk. Kendilere ayrıca bu konu hakkında HSK’ya suç duyurusunda bulundum ve sonuçlarını bekliyorum. Fethullah Gülen örgütünün Fenerbahçe Kulübü’ne zarar vermek istediğini, daha doğrusu kulübü ele geçirmek istediklerini dilekçemde anlattım. İlk şikayetçi olan bendim zaten duruşmada bakarsınız. Diğer herkes sanık, müşteki ve mağdur ama şikayetçi kişi benim” dedi.

  • YGS’ye az bir zaman kala öğrenciler gerçek sınav heyecanını yaşadılar

    İlki 2015’te yapılan ve bu yıl 3.’sü düzenlenen Üniversiteye Yolculuk Projesi’nin 2. basamağı olan YGS’ nin ilk prova deneme sınavı Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Merkez ve Fatih Eğitim Kampüslerinde yapıldı. Sınavda öğrencilere ÖSYM sınavlarının birebir tatbikatı yapılırken dışarıda bekleyen velilerde adeta aynı heyecanı yaşadılar.

    YGS’nin ilk prova deneme sınavı soruları İl Milli Eğitim Müdürlüğü öğretmenleri ve KTÜ akademisyenlerinden oluşan 43 kişilik “Sınav Soru Hazırlama Komisyonları” tarafından yazıldı. Türkiye genelinde başka bir örneği olmayan ve ilk kez Trabzon’da düzenlenen sınava 690 idareci ve öğretmenin gözetiminde 10 bin 33 öğrenci katıldı. Çevre illerden öğrencilerin de katıldığı sınava 12. sınıfta okuyan ve mezun öğrenciler başvurdu.

    Konuyla ilgili bir açıklama yapan Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hikmet Öksüz, sınav sayesinde öğrencilerin tecrübe kazandığını belirterek, “Üniversitemiz ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yürüttüğü proje çerçevesinde bu yıl 3. sınavı gerçekleştiriyoruz. Trabzon il ve ilçeleri ile civar illerden gelen 10 bin öğrenci bu sınava giriyor. Tıp tıpa ÖSYM tarafından yapılan YGS sınavlarından uygulanan model burada birebir uygulanıyor. Öğrenciler 1 ay sonra girecek oldukları sınavın eş değer formatıyla, kurallarıyla örtüşen bir sınavı girmiş oluyorlar. Dolayısıyla tecrübe kazanarak yaşanacak olumsuzluklardan da ortadan kaldırmış olacaklar. Önümüzdeki hafta bu sınavın tekrarı yapılacak. Geçen seneki uygulamalar ve onun değerlendirmesi sonucunda ortaya çıkan tablo ÖSYM’nin yapmış olduğu sınavla yüzde 5’lik bir sapma gösterecek şekilde gerçekleşti. Dolayısıyla soruların hazırlığı, ağırlık düzeyi, zorluk düzeyi kendi içerisindeki dağılımı ÖSYM’nin yaptığı sınavla yakın içerikte. İnşallah öğrencilerimize faydası olacaktır. Bu modelin Türkiye’ye yayınlaşmasıyla birlikte ülkemize faydalı olacaktır” dedi.

    Öğrencilerin bazıları soruları kolay bulurken bazıları ise zorluğundan yakındı. Sınav sayesinde heyecanlarının biraz olsun azaldığını belirten öğrenciler sınavın kendilerine tecrübe kazandırdığını söylediler.

  • “Biz her zaman ‘yaşasın Cumhuriyet’ diyoruz”

    AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı İbrahim Yurdunuseven, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçen Anayasa değişikliği paketiyle ilgili olarak Cumhuriyetin temellerinin Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları tarafından atıldığını belirterek hiçbir şekilde değişikliğin söz konusu olmadığını söyledi. Yurdunuseven, “Biz her zaman ‘yaşasın Cumhuriyet’ diyoruz” dedi.

    AK Parti İL Başkanı İbrahim Yurdunuseven, Anayasa değişikliği paketinin Cumhurbaşkanı’na sunulacağını ve 2 aylık bir sürenin olduğunu belirterek, “Meclisteki çalışmadan sonra sayın Cumhurbaşkanımıza incelemek üzere gönderildi Anayasa değişikliği teklifi. Sayın Cumhurbaşkanımızın ilanından sonra 60 günlük süreden sonraki ilk hafta yapılacak. Ama 2 Nisan ya da 9 Nisan tarihleri pazar günüde denk geldiği için bu tarihlerden birisi olacağını tahmin ediyoruz” dedi.

    “Afyonkarahisar teşkilatı olarak referandum çalışmalarına hazır”

    AK Parti İl Teşkilatı olarak referandum çalışmalarına hazır olduklarının altını çizen Yurdunuseven, “2007 yılındaki referandum değişikliğinde halk tarafından Cumhurbaşkanı seçilmesi geldikten sonra 16 Ağustos 2014 tarihinde sayın Cumhurbaşkanımız halk tarafından seçildi. Bu anayasa değişikliğiyle biz şunu söylüyoruz ‘artık devletimiz, milletimiz, millet odaklı, halk odaklı hale geldi.’ Dolayısıyla milletimiz bundan sonra karar verecek inşallah 2007’de olduğu gibi bugün de biz Ak Parti olarak, Afyonkarahisar teşkilatı olarak bu çalışmalarda hazırız. Her zaman bizim bir kuralımız vardır, AK parti olarak genel bir ilkemiz vardır. Bu da seçimin olduğu ertesi günü sanki yeni bir seçim yapılacakmış gibi tekrar teşkilatlarımız hazırdır. İnşallah önümüzdeki zaman içerisinde bize verilecek görevleri yerine getireceğiz. Halkımızın ‘evet’ demesi için, halkımızın iradesi için, halkımızın karar vermesi için ‘evet’ diyeceğiz. Özellikle şunun üstünü vurgulayarak söylüyoruz ki istiklalimiz için, istikbalimiz için ve istikrarımız için ‘evet’ diyoruz” diye konuştu.

    “Biz her zaman ‘yaşasın Cumhuriyet’ diyoruz”

    Cumhuriyetin temellerinin Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları tarafından atıldığını belirten Yurdunuseven, hiçbir şekilde değişikliğin söz konusu olmadığını vurguladı. Yurdunuseven şu ifadelere yer verdi:

    “Sayın Orman ve Su İşleri Bakanımız Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun riyasetinde hafta sonunda Afyonkarahisar’da Anayasa Çalışmaları ve Hükümet Sistemi adı altında bir çalıştay gerçekleştirildi. Burada söylenen genel çerçeve içerisinde inşallah AK Parti’nin programı belli olacak. Bu program çerçevesinde biz çalışmalarımıza devam edeceğiz. Muhalefette ‘hayır’ diyenlere bir bakmak lazım. Kimler ‘hayır’ diyor. İşte 3. köprüye ‘hayır’ diyenler, nükleer santrale ‘hayır’ diyenler, terörle mücadeleye ‘hayır’ diyenler ve şimdide anayasaya ‘hayır’ diyenler. Bunlar hangi cephede, kimler bir birini destekliyor bakmak lazım. Muhalefet maalesef gerilim stratejisi uygulamaya başladı. Biz bu gerilim stratejisine inşallah taraf olmayacağız. Hep şunu özellikle söylüyoruz; milletimiz odaklı, halkımız odaklı, onun karar vereceği bir anayasa değişikliğine gidiyoruz. Halkımız ne derse, halkımızın sandıktan çıkan kararı ne ise onun her zaman başımızın üzerinde olduğunu vurguladık. Burada hiçbir zaman rejim değişikliği yoktur, Cumhuriyetimizin temelleri 1923 yılında Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları tarafından atılmıştır. Adı Cumhuriyettir ve hiçbir şekilde değişiklik söz konusu değildir. Biz her zaman ‘yaşasın Cumhuriyet’ diyoruz ve burada yapılacak olan sistemin içerisindeki tıkanıklığı gidermek için biraz önünü açmak, tabiri caizse bir kavşağa gelen aracın yapılacak değişiklikle düzgün yola girmesi için halkımızın iradesini gerçekleştirecek bir referandum olacak.”