Etiket: Zaferi

  • Santral işçilerin kıdem tazminatı zaferi

    Özelleştirilen Yatağan ve Yeniköy Termik Santrallerinde taşeron firmalarda çalışan yaklaşık Bin işçi kıdem tazminatı almaya hak kazandı. İşveren ise bu kararı temyize gönderdi.

    Kıdem tazminatı almaya hak kazanan işçiler bağlı bulundukları sendika Tes-İş Sendikası Başkanı Fatih Erçelik’e teşekkür ziyaretinde bulundular. Ziyarette konuşan Başkan Erçelik, “Yeniköy ve Yatağan Termik Santrallerinde taşeron firmalarda çalışan üyelerimizin geçen hafta, bugün itibariyle de Kemerköy’de taşeron firmalarda çalışan toplam 1000 civarında arkadaşımızın kıdem tazminatı alacakları hesaplarına yatırılmış bulunmaktadır. Yıllardır karın tokluğuna ve güvencesiz bir şekilde çalışan, üyemiz olsun veya olmasın tüm taşeron işçileri için başlattığımız bu çalışmanın sonucunu almış olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bildiğiniz gibi birkaç ay önce de taşeron işçisi olarak emekli olan üyelerimiz için açtığımız davaları kazandık ve onlarda paralarını almışlardı. Arkadaşlarımızın aldıkları paralar onların hakkı. Bizler Tes-İş Sendikası Yatağan Şubesi olarak şimdiye kadar üzerimize düşen görevleri, verdiğimiz tüm sözleri yerine getirmeye çalıştık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Asıl iş davalarının ilk etabını kazandık, ancak işveren kararı temyiz etti. Yargıtay sürecinin sonlanmasını bekliyoruz. İnşallah yakın bir zamanda sizlere olumlu bir haber veririz. Bu arada kıdem tazminatlarının dava açılmasına gerek kalmadan alınmasını sağlayan başta Tes-İş Sendikası Genel Başkanımız Mustafa Şahin ve Genel Merkez Yönetim Kurulumuza Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy’de çalışan tüm enerji işçisi arkadaşlarım adına teşekkür ediyorum” dedi.

  • Muğlaspor deplasman zaferi ile başladı

    Spor Toto Türkiye 3. Lig 3. Grupta ligin ilk maçına çıkan Muğlaspor, deplasmanda Denizli Büyükşehir Belediyespor’u 3-0 önde götürmesine rağmen arka arkaya yediği gollerle 90 dakikayı 4-3 galip tamamlayarak lige deplasmanda aldığı üç puan ile başladı.

    MAÇTAN DAKİKALAR:

    2.Dakikada gelişen Muğlaspor atağında çizgide topla buluşan Ender rakibini geçip çaprazdan sert vurdu. 0-1.

    45.Dakikada Uğur’un sol kanattan getirerek ortaladığı topu Ender plase vuruşla filelere gönderdi. 0-2.

    52.Dakikada Ozan sağ kanattan taşıdığı topu Ender’e aktardı. Ender ceza alanı içinde Oğuzhan’ı gördü. Oğuzhan’ın sert vuruşunda Mustafa Murat’a çarpan top filelere gitti 0-3.

    63.Dakikada Önder’in sağ kanattan ortasında Özer’in kafa vuruşunda top filelere gitti 1-3.

    69.Dakikada Ender’in ceza alanı içinde Mustafa Murat tarafından düşürmesiyle kazanılan penaltı atışını Yunus gole çevirdi 1-4.

    76.Dakikada Feyyaz’ın pasında ceza alanı önünde topla buluşan Barış’ın yerden sert vuruşunda top ağlarla buluştu 2-4.

    79.Dakikada Evren’in ceza alanı içinde topu eliyle oynaması üzerine hakem penaltı noktasını gösterdi. Topun başına geçen Hasan sert vuruşla farkı bire indirdi 3-4.

    STAT: Denizli Atatürk

    HAKEMLER: Serkan Önsal (xx), Suat Güz (xx), Mehmet Akıncık (xx)

    DENİZLİ BBSK: Yavuz (x), Hasan (x), Mazlum (x) (Dk.46 Ali x), Samet (xx), Feyyaz (xx), Şahin (xx), Bilal (xx) (Dk.60 Özer xx), Gökhan (xx), Mustafa Murat (xx), Önder (x), Nurullah (x) (Dk.60 Barış xx)

    MUĞLASPOR: Hasan (xx), Akın (xxx), Mahmut (xx), Evren (xx), Samet (x) (Dk.35 Ali xx), Uğur (xxx), Oğuzhan (xxx), Yunus (xx) (Dk.70 Yasin x), Ender (xxx) (Dk.70 Onur x), Ozan (xxx), Nizamettin (xx)

    GOL: Ender (Dk.2 ve 45),Oğuzhan (Dk.52), Yunus (Dk.69 Pen) (Muğlaspor), Özer (Dk.63) Barış (Dk. 76), Hasan (Dk.79 Pen) (Denizli BBSK)

    SARI KART: Bilal, Gökhan, Mustafa Murat, Samet (Denizli BBSK), Nizamettin (Muğlaspor)

  • Çalık: Milletin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin zaferi

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık, FETÖ terör örgütü için, “’Bunlar PKK’dan da DHKP-C’den de DAEŞ’ten de tehlikeli, hepsiyle aynı ruha sahip terör örgütü’ dedik. Bugünü bize yaşattılar. İnşallah bunların cezalarını tek tek çekecekler. Hepsinden tek tek hesap sorulacak” diye konuştu.

    Fethullahçı Terör Örgütü Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) mensubu askerlerin darbe girişimine yönelik olarak Malatya’da sürdürülen “Demokrasi Nöbetine” gece 02.00 sularında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Öznur Çalık, AK Parti Malatya Milletvekili Mustafa Şahin, Büyükşehir belediye Başkanı Ahmet Çakır ve AK Parti İl Başkanı Hakan Kahtalı’da katıldı.

    Meydanda toplanan kalabalığa seslenen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık, 15 Temmuz günü milletin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin zaferi olduğunu belirterek “Sizlerin sayesinde bu zaferin altına hep birlikte imza atıyoruz.” ifadelerine yer verdi.

    246 demokrasi şehidi arasında Malatya’nın da 3 şehidinin bulunduğunu ifade eden Çalık, “Bunların hesabını hepsi sorularak. O haşhaşilerden, hepsinden tek tek bunların hesabı sorulacak” dedi. İstanbul, Ankara ve Malatya’da darbecilerin operasyon yaptığı önemli yerler olduğunu belirten Çalık, “Bunlar kanser türü, ur şeklinde girdikleri her yere yayılan maalesef kanserli hücreler. Her yere girmişler. Biz bunlara ’terörist’ dedik, inanmadılar, ‘paralel’ dedik, inanmadılar, ‘haşhaşi’ dedik, inanmadılar. Biz dedik. Toprağımı, bayrağımı, Cumhurbaşkanımı hedefine koydular. Milletimiz sayesinde, tankların önünde duranların sayesinde, milletin sayesinde tüm halkımız darbeye ’dur’ dedi. Biz çok darbeler yaşadık ve Türkiye Cumhuriyeti tarihi darbelerin hikayeleriyle dolu, ama Türkiye Cumhuriyeti, dünya darbe tarihlerinde böyle bir darbe yok. Vatandaşların üzerine, Meclis’e bomba atıyor. Kurtuluş Savaşı’nda düşman orduları Meclis’e saldırmadı. ’Bunlar PKK’dan da DHKP-C’den de DAEŞ’ten de tehlikeli, hepsiyle aynı ruha sahip terör örgütü’ dedik. Bugünü bize yaşattılar. İnşallah bunların cezalarını tek tek çekecekler. Hepsinden tek tek hesap sorulacak.” Şeklinde konuştu.

    “Haşhaşilerin baş haşhaşisi buraya gelecek”

    Çalık konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “İnsan kılığına girmiş canavarlar, kaçarlar. Ama bilsinler ki, dünyanın öbür ucuna da gitse, bu millet onun takipçisi olacak, Cumhurbaşkanım, başbakanım, bizler, sizler bunun takipçisi olacaksınız. Yunan adalarında soluğu almışlar, ama merak etmeyin onlarda gelecek, yurtdışına kaçmışlar, merak etmeyin onlarda gelecek, Alamut Kalesine saklanan haşhaşilerin baş haşhaşisi buraya gelecek, Hassan Sabbah muamelesi görecek ve o kale onun başına yıkılacak. Bilesiniz ki onlardan da hesap tek tek sorulacak” Olağanüstü Halin sadece FETÖ’nün darbe girişiminin ortadan kaldırılması olduğunu belirten Çalık, “Vatandaşlarımızın bu konuda gönlü rahat olsun.” dedi.

    AK Parti Malatya Milletvekili Mustafa Şahin ise “Bu adamlar paşa olmuş, general olmuş, bilmem ne zıkkım olmuş. Milletinin duasını alamıyorsanız, kesinlikle hileyle, çaldığınız sorularla, bugün general yaptıklarınız bu necip milletin sayesinde ne oluyor, ne oldular? Yalın ayak bir şekilde, kulakları parçalanmış, suratları tamamen aşağılanmış, adilerin daha da ötesinde, adice bir mahlukata dönüşmüşler. İşte bu sizin evlatlarınızın hakkını gasp etmelerinin neticesi de bugün düştükleri durum. İnşallah, Pensilvanya’yı buradan inleteceksiniz, o alçak buraya gelecek, kesinlikle son kullanma tarihini geçirmiş olan bu peçete yarın Türkiye’nin çöplüğüne atılacak, atmaya mahkumlar. O gün hesabı sizin adınıza hukuk çerçevesinde soracağız” diye konuştu.

  • Azmin Zaferi: 8 Ameliyat, 4 Kitap

    Doğuştan kalça çıkığı nedeniyle peş peşe 8 ameliyat geçiren, “yürümesi imkansız” denilen genç kız, ailesinin de desteğiyle ayağa kalkıp yaşama tutundu. Gediz Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olan Gökçe Nas Oğuzlar, engellilerin zorlu dünyasını kağıda döktüğü 4 de kitap yazdı.

    ÖNCE ANNESİ SIRTLADI

    Gediz Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezuniyet töreni bu yıl ayrı bir heyecana sahne oldu.

    Doğuştan bedensel engelli 21 yaşındaki Gökçe Nas Oğuzlar, zamanında teşhis edilemeyen kalça çıkığı nedeniyle tam 8 kez bıçak altına yattı. Yürümesi imkansız, okuması ise hayal görülürken, ailesinin desteğiyle eğitim gördü. İlkokul 4. sınıfa kadar annesinin sırtında okula gidip geldi. Uygulanan tedavi sonucunda 9 yaşından itibaren destekle yürümeye başladı, yaşama sıkıca tutundu, hep başarılı bir öğrenci oldu.

    4 KİTAP YAZDI

    Yazar olmak isteyen ve bunun eğitimini almak için Gediz Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü kazanan Gökçe Nas, Ankara’dan İzmir’e taşındı. Engellerin nasıl aşılabildiğini gösterdiği azmi, yüksek not ortalaması ve yaşam sevgisiyle herkesi hayran bıraktı. Bir yandan da engellilerin eve hapsedilmemeleri, hayatın bir parçası olabilmeleri için yaşadıklarını ve duygularını kağıda döktü, 4 kitap birden yazdı. Diplomasını Gediz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Seyfullah Çevik’in elinden alan Gökçe Nas, tören alanını dolduran yüzlerce kişi tarafından ayakta alkışlandı.

    “DAHA YOLUN BAŞINDAYIM”

    Eğitim hayatının oldukça zorlu olduğunu anımsatan Gökçe Nas, “Yürüme engelliydim, benim farkım buydu. Türk toplumunda ‘Sen engellisin, okuyamazsın. Evinde otur’ diye bir görüş var. Ben annemin desteğiyle okudum. Önümde engeller oldu. Ben kendime inandım ve ailemin verdiği güç sayesinde okuyabildim” dedi.

    “Engellilerin neler yapabileceğini herkese göstermek istedim” şeklinde konuşan genç kız, “Daha yolun başındayım. Yapmak istediğim birçok proje var. Hedefim ölmeden önce bu dünyada bir iz bırakabilmek. 4 kitap yazdım. Kitabımda kendi hayatımdan izler var. Yazarken bazen ağladım, duygulandım” ifadelerini kullandı.

    Kendisi gibi engelli olan bireylerin ailelerine de seslenen Gökçe Nas, “Aileleri ‘sizin hayatınız bu’ deyip kestirip atmasınlar. İnsan kendi hayatını değiştirebilir. İnsanlar bu hayatta bir iz bırakmaya çalışsınlar” dedi.

    “SIRTIMDA TAŞIDIM”

    İleriki hayatında yazarlık veya senaristlik yapmak istediğini söyleyen Gökçe Nas’ın en büyük destekçisi ise annesi Sibel Oğuzlar. Emekli öğretmen olan Sibel Hanım, okul hayatı boyunca kızını bir an olsun yalnız bırakmamış.

    Gökçe Nas’ı 4. sınıfa kadar okula sırtında götürüp getirdiğini anlatan Sibel Oğuzlar, “Normal bir insanla kızımın okula gitmesi çok farklı. Türkiye’de götürmediğim hastane, doktor kalmadı. Yurtdışında ameliyat oldu. Sonra bastonlarla yürümeye başladı. Şimdi kendi ihtiyaçlarını gideriyor. Gökçe’deki azmi ne okuttuğum çocuklarda ne de çevremde görmedim. Böyle çocukların elinden tutulması lazım” dedi.

    Kızının bu durumundan hiç şikayetçi olmadığını kaydeden Oğuzlar, “Bu bize Allah’ın verdiği bir nimet. Hep ‘sen yapabilirsin’ dedim. Yanlış da yapsa hata da yapsa düzelttik, yaptık” diye konuştu.

    “EN BÜYÜK HAYALİ…”

    Gökçe Nas’ın en büyük hayalinin topuklu ayakkabı giymek olduğunu anlatan anne Sibel Hanım, eski günlere dair bir anısını ise şöyle anlattı; “Topuklu ayakkabı giyme sevgisi vardı. Düğünlerde küçük çocuklar gelinlik giyer ya ben de Gökçe’ye gelinlik aldım. Tabi ayakkabılar biraz yüksek. ‘Anne ben böyle giymek istiyorum’ dedi, aldım. Abisi ve babası elinden tuttu resimlerini çektim. ‘Büyüyünce daha kocaman giyebilecek miyim’ dedi, ‘evet’ dedim ama şimdi o sözümü tutamadığım için çok üzülüyorum.”

  • Armağan’dan ‘Kutü’l-amare Zaferi’

    Araştırmacı yazar Mustafa Armağan, 100. yılı kutlanan ‘Kutü´l-Amare Zaferi’ni anlattı.

    Yazar Mustafa Armağan, İncirli Kültür Merkezi’ndeki konferansta, ‘Kutü’l-Amare Zaferi’ne ve bugüne kadar neden yok sayıldığına dair çarpıcı açıklamalar yaptı. Kutü´l-Amare’nin bir buz kıran gemisi olduğunu ifade eden Armağan, “Tarihimizin değişmesi adına büyük bir umut ve ölçü olmuştur. O kıracak, biz ilerleyeceğiz. Kutü´l-Amare, tarihin en büyük zaferlerinden olmasına rağmen bugüne kadar büyük ölçüde unutulmuş ya da unutturulmuş bir zaferdir. 100. yıldönümünde Kutü’l-Amare’yi anmamızın önemli bir başlangıç olduğuna, bütün yüreğimle katılıyorum” diyen Armağan, “Kutü’l-Amare’ tarihimizin değişmesi adına büyük bir umut ve ölçü olmuştur. Onun için bu zaferi önemsiyorum. Kimse beni görevlendirmedi vazife vermedi ama Türkiye’nin birçok yerine gidip bu zaferi, bir vatan millet meselesi, tarih meselesi olarak algıladığım için yazdım, konuştum, anlattım. En son devletin sahip çıkmasıyla ve Cumhurbaşkanı’mızın 29 Nisanda yaptığı önemli konuşma ile birlikte insanlar öğrenme arzusu duymaya başladılar” dedi.

    Armağan, 29 Nisan 1916’da galibiyetle sonuçlanan savaşla ilgili bilgiler vererek, Türk savaşları tarihinde 1911’de Trablusgarp’ta başlayan yenilgiler zincirinin, 18 Mart Çanakkale Zaferi ile son bulduğunu ve İngilizler karşısında alınan en büyük ikinci zaferin Kutü´l-Amare sayılacağını söyledi. Resmi tarihin tek kahraman istediğini belirten Armağan, “Kutü’l-Amare’nin unutulma sebebi de budur. Bir zafer tek bir kahraman yeter başka zafer eklemeyelim diye düşünülüyor. Diğerleri önemsizdir gibi bir anlayış var. Bu anlayıştan kurtulmamız lazım. Cumhurbaşkanı’mızın 29 Nisan konuşması gerçekten bir manifesto gibiydi. ‘Tarihimizi 19 Mayısla başlatan anlayışımızı reddediyorum’ dedi ve orada bütün devlet erkânı karşısında oturuyordu. Başka şey daha söyledi. ‘Bizim tarihimizi İngilizler yazmıştır’ Bu Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı tarafından söylenecek en radikal sözlerden birisidir” şeklinde konuştu.

    Program sonunda Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe adına Muhsin Özlükurt, yazar Mustafa Armağan’a hediye takdim ederek programa katılımından dolayı teşekkür etti.