Etiket: Zaferi

  • Çanakkale Zaferi, Diyarbakır’da Kürtçe Çanakkale Türküsü ile kutlandı

    Çanakkale Zaferi’nin 102. yıldönümü Diyarbakır’da düzenlenen konserle kutlandı. Konserde Kürt Sanatçı İbrahim Candan’ın ilk kez okuduğu Kürtçe Çanakkale Türküsü büyük beğeni topladı.

    Her yıl büyük bir coşkuyla kutlanan Çanakkale Zaferi için Diyarbakır’da bir konser etkinliği düzenlendi. Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Kongre Merkezinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı Diyarbakır Klasik Türk Sanat Müziği Korosu ile Büyükşehir Belediyesi Müzik Topluluğu’nun ortaklaşa düzenlediği konser iki bölümden oluştu. Birinci bölümde Klasik Türk Sanat Müziği Korosu, ikinci bölümde de Büyükşehir Belediyesi Müzik Topluluğu konsere gelenlere müzik ziyafeti sundu. Müzikseverlerin yoğun ilgi gösterdiği konsere ilk kez seslendirilen Kürtçe Çanakkale Türküsü damga vurdu. Büyük alkış alan türküyü Kürt Sanatçı İbrahim Candan seslendirdi.

    Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Ali Fuat Eker, düzenlenen etkinlikle ilgili olarak, “Çanakkale’yi anmak, Çanakkale ruhunu yaşatmak adına bu etkinliği gerçekleştirdik. Çünkü Çanakkale’de bu ülkenin evlatları gidip savaştı ve şehit oldu. Bütün ülkece bilinen Çanakkale Türkümüzü ilk defa Kürtçe seslendirdik. Olumlu tepkiler de aldık. İlk defa bu konserimizde arkadaşlarımız seslendirdi. Güzel olduğu inancındayım” dedi.

    Konser daha sonra, Büyükşehir Belediyesi Müzik Topluluğu’nun seslendirdiği şarkılarla sona erdi.

  • Süt iznindeyken kovulan bankacı annenin zaferi

    İzmir’de özel bir bankada çalışırken doğum yaptığı için süt iznine çıkan bankacı, banka tarafından ’performans yetersizliği’ gerekçesiyle işten çıkartılması üzerine açtığı işe iade davasını kazandı.

    Bankacı olan Evla Fazlı, 2014 yılında başka bir bankanın Karabağlar Üçkuyular Şubesine, Bireysel Bankacılık Satış Yöneticisi olarak transfer oldu. Evli olan Evla Fazlı, 2016 yılının başlarında doğum yapıp süt iznine ayrıldı. 24 Haziran 2016’da banka şubesi süt izninde olan anne Fazlı’nın ‘performans yetersizliği’ gerekçesiyle işine son verdi. Bunun üzerine Evla Fazlı, avukatı Emre Sümer aracılığıyla İzmir 8. İş Mahkemesine ’işe iade’ davası açtı.

    Avukat Sümer, “İşe iadesine karar verilmesini istiyorum”

    Müvekkilinin iş akdinin feshedildiği tarihte süt izninde olduğunu belirten avukat Emre Sümer, “Davalı banka müvekkilimin hamile olduğu dönemde dahi hamile işçilerin, yasal sınırların üstünde çalıştırılmasından dolayı, başka bir çalışan tarafından Çalışma Müdürlüğüne şikayet edildi. Müvekkilim tabi olduğu iş sözleşmesi performans düşüklüğü gerekçe gösterilerek,sona erdirilmiştir. Müvekkilimin performans düşüklüğü hiç bir zaman olmamıştır. Her zaman beklentinin üzerinde performans göstermiş olup, yöneticileri tarafından da takdir edilmiştir. Banka son dönemde müvekkilin iş akdinin sona ermesine neden olan aynı ya da benzer sebeplerle çok sayıda çalışanın iş akdine son vermiştir. Banka akdin feshinde objektif davranmadığı ve son çare ilkesine de uygun hareket etmediği sabittir. Müvekkilim tabi olduğu iş sözleşmesinin davalı tarafından sona erdirilmesinin geçerli bir sebebe dayanmadığının tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istiyorum” dedi.

    Evra Fazlı başarılı bir personeldi

    İzmir Adliyesi 8. İş Mahkemesinde görülen ilk duruşmaya avukat Emre Sümer ile bankanın avukatı Ahmet İrez katıldı. İlk duruşmada hakim tarafların tanıklarını dinlendi. Davacı tanığı Emine Gülsün Erzurumlu, “Ben bankada 2006 yılında çalışmaya başladım. 2016 yılı Haziran ayında davacı ile aynı gün ve aynı neden ileri sürülerek iş akdim feshedildi. Evla Fazlı, başka bankadaki başarılı çalışmalarından dolayı bankaya transfer oldu. Performans nedeni ile feshi gerekçesi gerçeği yansıtmaz. Davacı 2016 yılı ocak ayında doğum yapıp, şubat ayından sonra işe başladı. İş yeri her üç ayda bir performans kriterlerini değiştirip çalışanlarına gönderiyordu. Evra, bu dönemde süt iznini de kullanıyordu. Hizmet akdinin feshi dışında çalıştığı banka şubesinin ya da görevinin değiştirilmesi ya da performansını artırıcı herhangi bir eğitim verilmesi gibi bir tedbire başvurulmadı. Davacı ondan önceki dönemlerde de başarılı bir personeldi” diye konuştu.

    İadeye karar verildi

    8. İş Mahkemesi hakimi Halil Bozkurt, tanıkları dinledikten sonra açılan davanın kabulü ile feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, işsiz kaldığı dört aylık ücret ve diğer haklarının ödenmesine karar verip davayı ilk celsede bitirdi. Banka avukatı kararı İstinaf Mahkemesinde temyiz edeceklerini belirtti.

  • Türkiye’nin Curlingdeki ilk zaferi

    Avrupa Gençlik Olimpik Kış Festivali kızlarda curling grup müsabakaları ilk gününde Norveç ile karşı karşıya gelen Türkiye 11-9’luk skorla galip oldu.

    Grup karşılaşmalarında ilk eşleşme sonucu Türkiye ile Norveç, Polonya ile Rusya karşı karşıya geldi.

    Norveç karşılaşmasının ilk endini 2-0’la önde bitirdi. Fakat, Türkiye dörder sayı topladığı iki end ile karşılaşmanın henüz başında büyük bir avantaj yakaladı. Bu noktadan sonra, yedinci ende kadar az skorla ilerleyen müsabakada yedinci end ile beraber Norveç’in geri dönüşü başladı.

    Yedinci ve sekizinci endlerde toplam beş sayı kazanan Norveç, mücadeleyi uzatmaya götürdü. Uzatmada son taş avantajını iyi kullanan Türkiye karşılaşmayı 11-9 skorla kazandı.

    Grubun diğer maçında ise Rusya ve Polonya mücadele etti. Bu karşılaşma da Rusya’nın üstünlüğü ile tamamlandı. Rusya, rakibi Polonya’ya karşı 7-6’lık skorla galip geldi.

    Grup mücadeleleri 16 Şubat Perşembe’ye kadar devam edecek. Madalyalar ise 17 Şubat Cuma günü sahiplerini bulacak.

  • Bozüyük’te 1. İnönü Zaferi yürüyüşü

    Bilecik’in Bozüyük ilçesinde 1. İnönü Zaferi’nin yıldönümü nedeniyle AKUT öncülüğünde Metristepe’ye yürüyüş düzenlendi.

    Nanedere mevkiinden başlayan yürüyüş yoğun kar yağışı altında Metristepe’ye ulaşılarak burada düzenlenen bir dizi program sonrasında sona erdi. Metristepe’ye ulaşıldığında anıtın önünde şehitlerimiz için dua edilerek, saygı duruşunda bulunuldu. Ardından İstiklal Marşı hep bir ağızdan coşkulu bir şekilde okundu. Akut tarafından katılımcılara çorba ve çay ikramı yapıldı.

    Yürüyüş ile ilgili olarak açıklamalarda bulunan AKUT Bozüyük sorumlusu Muharrem Öz konuşmasında, “1. İnönü Zaferinin 96. yılını kutladığımız bu günde, 1300 metrede insanların üzerine kar taneleriyle birlikte kurşunlarında yağdığı bir cephede vatan uğruna mücadele eden kahraman askerlerimizin neler yaşadığını bir nebze olsun anlamak ve onları anmak için dolayısıyla, kurtuluş ruhu’nun ülke genelinde canlılığını sürdürmesi ve manevi ikliminin toplumun tüm bireyleri tarafından hissedilmesi için bu yürüyüş gerçekleştirildi” dedi.

    Program, hatıra fotoğraflarının çekinilmesi ile yürüyüş etkinliği sona erdi.

    Yürüyüşe, İlçe Jandarma Komutanlığı, Afyon, Bozüyük ve Eskişehir AKUT, Bozüyük Avcılar Kulübü, EFOT grubu, ROTARY Grubu, Bozüyük Otomativ, Bozüyük Tüketici Hakları Derneği Şubesi, DOST grubu, BİDOS Grubu, Bozüyük Tekniki ve Anadolu Meslek Lisesi, ANADOSK grubu, ESDAK grubu ve Vailland Grubundan oluşan yaklaşık 200 kişilik topluluk katıldı.

  • Soma’da işçinin zaferi

    Manisa’nın Soma ilçesinde gerçekleştirilen Maden İşçileri Sendikası Ege Bölgesi 2 Nolu Şubesi Genel Kurulu’nda Demirexport Madeni işçileri resmen sendikalı oldu.

    Maden İşçileri Sendikası Ege Bölgesi Şubesi döneminde kurulması için çalışma yürütülen ve birçok defa da mahkemeye intikal eden Demirexport Madeni’nde nihayet zafer işçinin oldu. Uzun süren çalışmalar sonucunda Maden İşçileri Sendikası Ege Bölgesi 2 Nolu Şubesi Genel Kurulu gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen genel kurul sonrası işçiler resmen sendikalı oldu. Genel Kurul sonucunda Şube Başkanı Erol Kasap, Şube Başkan Yardımcısı Özgür Sayar -Murat Çolak, Şube Sekreteri Fahri Yalçın, Şube Mali Sekreteri İrfan Uzun, Şube Teşkilatlanma Sekreteri Ahmet Keskin oldu. Sendikanın konferans salonunda gerçekleşen 2 Nolu Şube Genel Kuruluna Türkiye Maden İşçileri Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Gül Ahmet Güven, Genel Sekreter Tamer Küçükgençay, Genel Mali Sekreter Zekeriya Aydın, Genel Teşkilat Sekreteri Yasin Karatay, Eğitim ve Araştırma Sekreteri Ahmet Çimen ile Ege Bölgesi Şube Başkanı Recep Satır ve yönetimi, Soma Şube Başkanı Şevket Şahin ve yönetimi, 1 Nolu Şube Başkanı Mehmet Şendil ve yönetimi katıldı.

    “Örgütlenmeyi başardık”

    Genel Kurul’da konuşan 2 Nolu Şube Başkanı Erol Kasap, “Uzun süredir mücadelesini verdiğimiz örgütlenmeyi madende başardık. İşverenin yetkiye itiraz etmesi sonucu şube kurmada, seçimlerimizi yapmada geç kaldık. Bu dönem elbette sıkıntılı geçti. Müteşebbis heyet olarak çalışmanın zorluğunu yaşadık. Sizlerden gelen bütün sorunlara çözüm bulmaya çalıştık. Bu zorlukları birlikte atlattık. Bugün de burada şubemizin ilk olağan genel kurulunu yapmak için toplandık. Bu kongremizin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bizleri her aşamamızda destekleyen genel merkez yönetimine ve burada kurulu şubelerimize de teşekkür ediyorum. Somamızın sorunlarının çözümünde yer almak istiyoruz, Somamızda kurulu diğer şubelerle uyum içinde çalışmak, sivil toplum örgütlerimizle birlikte hareket etmek istiyoruz, işçi kardeşlerimizin başta işçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması olmak üzere, sorunlarının çözümü için mücadele etmek istiyoruz” dedi.

    “İş kazalarını önlemek yasayla olmuyor”

    İş kazalarının ülkenin kanayan yarası olduğunu belirten Türkiye Maden İşçileri Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Gül Ahmet Güven, ”Maden sektöründe yabancı yatırımcılar var bunlarda iş kazaları olmuyor. Bunu sorgulamamız gerekir. Demek ki bu kazaları önlememiz yasalarla olmuyor artık bu zihniyet değişmelidir. Artık bu mücadelemize topyekun devam etmeliyiz” dedi.

    Güven’in ardından konuşan Genel Sekreter Tamer Küçükgencay ise, “Soma felaketini yaşayanlar olarak, Siirt Şirvan’da hayatını kaybeden madenci ailelerinin acısını biliyor aynı yangını yüreğimizde hissediyoruz. 10 işçinin şehit olduğu 6 işçinin de kurtarılmayı beklediği ve belki artık onlar için umutlarımızın tükendiği gerçeğini bilmek de canımızı ayrıca yakıyor. Madencilik dünyanın en zor mesleği ama bir o kadar da helal, bir o kadar da onurlu, bir o kadar da saygıyı en çok hak eden meslektir. Dünyanın en zor mesleği olması demek, ölümün fıtrat olması demek değildir. Gelişmiş ülkelerdeki madenciler ölmüyorsa ’ölüm kaderde var’ demek çelişkidir. Birileri kendi kaderini yazıp ölmüyorsa, biz de bu kaderi yazmayı öğrenecek, kendi kaderimizi yazacak ve ölmeyeceğiz” diye konuştu.