Etiket: Yüzüne

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bu zatın iftiralarını yüzüne vurmaktan yorulduk”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Biz bu zatın iftiralarını yüzüne vurmaktan, eline tutuşturulan kağıt parçalarının belge değil paçavra olduğunu anlatmaktan yorulduk. Zaten bunlar Filistin ve Kudüs’ün acısını yüreklerinde hissettikleri için değil, bunun üçerinden bize yüklenebileceklerini düşündükleri için konuyu gündeme getirdiler” dedi.

    AK Parti 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisine yönelik eleştirilerine sert cevap verdi.

    “Bu zat aynı iftira ve yalan vagonuna binmekten vazgeçmedi”

    Türkiye’nin yaşadığı ekonomik sıkıntılara ana muhalefet partisinin yaklaşımını eleştiren Erdoğan, “Eğer 17 yıldır dedikodulara bakarak bu devleti yönetecek olsaydık ülkemizi bir milim öte götüremezdik. Terör örgütleri ve Türkiye düşmanlarının hezeyanlarını anladık, hepsinin kuyruk acısı var biliyoruz, hepsinin kursaklarında bırakılmış hevesleri var. Son yıllarda tüm terör örgütlerinin başını öyle ezdik, nefeslerini öyle kestik ki, ne yapsalar yeridir. Ülkemizin yaşandığı sıkıntılara adeta ateşin üzerine benzinle gider gibi yaklaşan ana muhalefet partisine ve onun başındaki malum zata ne diyeceğiz. Biz bu zatın iftiralarını yüzüne vurmaktan, eline tutuşturulan kağıt parçalarının belge değil paçavra olduğunu anlatmaktan yorulduk. Kendisini Başbakanlığımız ve Cumhurbaşkanlığımız döneminde belki bin defa rezil kepaze ettik. İftiralarını mahkeme önünde ispatlayamadığı için kendisinden kazandığımız tazminatların tutarını artık hatırlamıyorum. Bu zat aynı iftira ve yalan vagonuna binmekten vazgeçmedi. Haktan, hukuktan öyle habersiz ki, eline ne tutuşturulursa affedersiniz mal bulmuş mağribi gibi hemen grup konuşmasında anlatıyor. Halbuki çok basit bir araştırma yapsa, öyle olmadığını görecek. İnternet ve sosyal medya çağında her konuda istediğiniz kadar yalan bilgi, belge, resim, görüntü üretebilir ve yayabilirsiniz. Ülkesine ve milletine karşı sorumluluk mevkiinde olanların bu tür malzemelerle değil gerçek bilgi ve belgelerle ortaya çıkması gerek. Bunların yöntemi çamur at tutmasa da izi kalır. Malum eski komünistlerin yöntemi. Hala bunlar oradalar. Sonuçta rezil kepaze olacağını bile bile çıkıyor kürsüde bunları anlatıyor. Son grup konuşması baştan sona böyle yalanlarla, iftiralarla dolu. Bu zatı yalanlarını her ortaya döküşüm ardından bir daha kendisini muhatap almayacağımı söylüyorum. Ama öyle şeyler yapıyor ki, öyle şeyler söylüyor ki, cevap vermemeyi şahsımdan ziyade partime, ülkeme, milletime haksızlık olarak gördüğüm için yeniden topa girmek zorunda kalıyorum. Bu seferde milletim diyecek ki, ‘gerçekten böyle bir şey mi var?’ Bunun cevabını vermek zorunda kalıyoruz. Bazıları ‘ya muhatap almayın’ diyor, neyi muhatap almayacaksın, bir değil, iki değil, üç değil. Dikkat edin Türkiye’de ne kadar terörist, provokatör, şaibeli tip varsa hepsi bu zat tarafından grup konuşmalarında baş tacı ediliyor, destekleniyor. Bu zatın Ankara’dan İstanbul’a yaptığı yürüyüşte, koluna kimlerin girdiğini baktığınızda zaten tüm açıklığı ile ortaya çıkıyor. Teröristlerle el ele kol kola beraber yürüyebiliyor. Unutmayın, herkes sevdiği ile beraberdir deyip geçiyorum” diye konuştu.

    “Filistin ile ilgili tek söz söylemedi’ diyor. Ben şimdi buna nasıl cevap vermeyim”

    Kılıçdaroğlu’nun Kudüs ile ilgili kendisine yaptığı eleştiriye değinen Erdoğan, “Önce Kudüs meselesine girdi, ardından hızını alamayıp ‘Erdoğan gitti, BM’de konuştu, Filistin ile ilgili tek söz söylemedi’ diyor. Ben şimdi buna nasıl cevap vermeyim. Biliyorum benim milletim buna inanmaz, hele hele Filistinli hiç inanmaz. Orada kimin posterleri ile Türk Bayrakları ile Filistinlinin nasıl dolaştığını biliyoruz. Bu zatın adamlarının da benim Filistinli kardeşlerimin düşmanları ile nasıl bir arada olduğunu da biliyorum. Hadi bu zat bizim konuşmamızı dinlemedi. Etrafında ona Tayyip Erdoğan’ın her uluslararası platformda olduğu gibi Filistin’e ve Kudüs’e nasıl sahip çıktığını anlatan bir Allah’ın kulu demek ki yok. Biz o konuşmamızda Filistin’i de Kudüs’ü de anlattık. Kudüs’e karşı verilen mücadeleyi ey Kılıçdaroğlu, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın dönem başkanı olarak İstanbul’da yaptığımız toplantı ile BM Genel kuruluna getiren biz değil miyiz? Ya sen hangi bulutlarda dolanıyorsun, kendine gel. BM Genel Kurulunda Amerika 7 oy aldı, biz 127 oy çıkartmak suretiyle Kudüs’ü bu noktaya taşıdık. Senin en ufak bir emeğin yok bu işin içinde. Zaten bunlar Filistin ve Kudüs’ün acısını yüreklerinde hissettikleri için değil, bunun üzerinden bize yüklenebileceklerini düşündükleri için konuyu gündeme getirdiler. Orada da çuvalladılar. Bizim derdimiz onlarla beraber olmaktır. Biz onlarla beraber yoğrulduk, Filistin denilince akla AK Parti gelir. Gazze deyince akla AK Parti gelir. Müslümanlara güveni ve inancı yoksa gitsin diğer dini azınlıkların temsilcilerine sorsun” şeklinde konuştu.

  • Kaymakam Önder: “Futbolun bu çirkin yüzüne lanet olsun”

    Kütahya’nın Gediz İlçesi’nde Gediz Beşiktaşlılar Derneği üyesi Şerafettin Baş ve Halil İbrahim Işık’ın Bilecik’in Bozüyük ilçesinde Bursaspor taraftarının saldırısına uğradı.

    Maç için Bursa’dan otobüslerle Sivas’a doğru yola çıkan Bursasporlu taraftarlar, tek başına gördükleri üzerinde Beşiktaş forması olan Gediz Beşiktaşlılar Derneği üyesi Halil İbrahim Işık ve Şerafettin Baş’a saldırdılar. Dinlenme tesisinde karşılaştıkları Beşiktaşlı taraftara tekme tokat saldıran onlarca Bursaspor taraftarını etraftaki insanlar güçlükle sakinleştirdi. Olayın ardından Gediz’e dönen Beşiktaşlı taraftarların durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

    Diğer yandan olay sonrasında Gediz Kaymakamı Muhammet Önder, Milliyetçi Hareket Partisi Gediz İlçe Başkanı Mehmet Oyan ve Beşiktaş Kulübü olayla ilgili kınama mesajı yayımladı.

    Gediz Kaymakamı Muhammet Önder Kınama mesajında şunları söyledi:

    “Dün Beşiktaş- Kayseri maçından dönerken Bozüyük ilçesinde bir dinlenme tesisinde Gediz Beşiktaşlılar Derneği üyelerinden Şerafettin Baş ve Halil İbrahim Işık üzerlerinde Bursaspor forması olan kişilerin saldırısına uğramışlardır. Saldırıya uğrayan arkadaşlarımıza geçmiş olsun, futbolun bu çirkin yüzüne lanet olsun.”

    Milliyetçi Hareket Partisi Gediz İlçe Başkanı Mehmet Oyan ise, “Gedizli Beşiktaşlılar derneği üyesi arkadaşlara yapılan saldırıyı şiddetle kınıyorum. Saldırıya uğrayan kardeşlerimize bir hemşerileri olarak geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Spor kardeşliktir” ifadelerini kullandı.

    Beşiktaş Kulübü ise konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:

    “Bozüyük’te bir dinlenme tesisinde, Gediz Beşiktaşlılar Derneğimizin üyeleri Şerafettin Baş ve Halil İbrahim Işık isimli taraftarlarımızın bir grup futbol teröristi tarafından saldırıya uğradığını üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Üzerlerinde Bursaspor forması olmasına rağmen ne Bursa şehrimizi ne de Bursaspor camiasını temsil etmeyen bu futbol teröristleri maalesef ki Türk futbolunun önündeki en çirkin engeldir. Başkanımız ve Yönetim Kurulumuz darp edilen taraftarlarımıza ulaşarak geçmiş olsun dileklerini ilettiler. Bursaspor camiasının da bu olaydan en az bizim kadar üzgün olduğuna yürekten inanıyoruz. Kulübümüz İçişleri Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunarak başlayan hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacaktır.

    Darp edilen taraftarlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletir, futbolun güzelliklerini kirleten bu tür olayların bir daha asla tekrarlanmamasını temenni ederiz. Saygılarımızla.”

  • Kanal bacaları gün yüzüne çıkmaya devam ediyor

    Düzce Belediyesi Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü il genelinde kanalizasyon hattının muayene bacalarında yenileme ve yükseltme çalışmasının sürdürüldüğünü belirtti.

    Düzce Belediye Başkanı Dursun Ay’ın talimatıyla ilimizin bir çok noktasında ekiplerimiz çeşitli çalışmalarını hızla yürütüyor.

    Düzce Belediyesi Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü Ekipleri, söz konusu sokaklarda yapılacak asfalt çalışmaları sırasında ana muayene bacalarının asfalt altında kalmaması için hazırlanan seviye düzeyine getirildiğine dikkat çekti. Ekipler, yapılan çalışma sayesinde herhangi bir müdahale anında ana bacaların daha kolay tespit edileceğini ve yol seviyesinin altında veya üstünde kalmamasıyla ulaşımda sorun teşkil etmeyeceğini belirtti.

  • Antalya’da 2 bin 200 yıllık zeytinyağı şehri, gün yüzüne çıkartıldı

    Antalya’da, zeytinyağının merkezi olarak tanımlanan ve 2 bin 200 yıllık tarihe sahip Antik Kent Lyrboton Kome, 4 yıllık kazı çalışmaları sonrasında gün yüzüne çıktı.

    Antalya Müzesi ve Akdeniz Üniversitesi işbirliğinde Perge Antik Kenti’ne bağlı büyük bir zeytinyağı üretim köyü olan Lyrboton Kome’de yürütülen arkeolojik kazı çalışmaları tamamlandı. Antalya kent merkezine yakın mesafede bulunmasına karşın bilinmeyen Lyrboton Kome, törenle açıldı. Keşfedildikten sonra 4 yıllık çalışmalarla gün yüzüne çıkartılan antik kentin açılış törenine, Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Kepez Belediye Başkanı AK Parti Antalya Milletvekili Mustafa Köse ve Kemal Çelik, İl Kültür Müdürü İbrahim Acar, Müze Müdürü Mustafa Demirel ile ziyaretçiler katıldı.

    “Burayı görmediğim için kızdım kendime”

    Törende konuşan Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Antalya’nın dünyanın en zengin coğrafyasında bulunduğuna dikkat çekerek, “Bu toprakların bizden önce sahipleri oldu, inşallah bizden sonra başka sahipleri olmaz. Bizden öncekilerin bıraktığı her taş her değerin bugün emanetçisi biziz. O eserleri kollamak, gelecek nesillere aktarmak gibi bir sorumluğumuz, bir görevimiz var” dedi. Antalya’nın neredeyse tüm antik kentlerini gezdiğini belirten Vali Karaloğlu, “Benim gezmediğim antik şehir kalmadı, ama burayı görmediğim için kızdım kendime. Dünyada bir şehir olarak içerisinde ne çok antik şehir Antalya’dadır. Nokta. Biz bunu niye kullanmıyoruz? Dünyada içerisinde Antik Şehri ve antik kenti barındıran bir şehrin mirasçılarıyız. Bunun kıymetini bilmemiz lazım” diye konuştu.

    “1950 yıl sonra 2 belediye başkanı ayağa kaldırdı”

    Lyrboton Kome’yi Arete adında bir kadının kurduğunu hatırlatan Karaloğlu, “Bu şehri Arete adında erdemli bir kadın kurdu, 1950 yıl sonrası erdemli belediye başkanları bu şehri yeniden ayağa kaldırdı. İki erdemliye de teşekkür etmek istiyorum. Tarihe sahip çıkmak, eserleri ayağa kaldırmak erdemliliktir. Önemli bir iş yaptınız” dedi.

    “2 bin 200 yıllık bir tarih arkamızda hazır ve her şeye rağmen dimdik ayakta duruyor”

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Antalya’nın bugün yeni bir zenginliğe kavuştuğunu belirterek, çalışmalarda başından itibaren emeği geçen herkese teşekkür ettiğini söyledi. “2 bin 200 yıllık bir tarih arkamızda hazır ve her şeye rağmen dimdik ayakta duruyor” diyen Türel, “Böyle bir geçmişe sahip olmasına rağmen birçoğumuzun haberdar bile olmadığı bu antik kent, bugün tüm ihtişamıyla bizi kucaklıyor. Bugün tarih altından eseri çıkartıyor iken, tarihi olaya da şahitlik ettiğimizin farkında olmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “Sanki gizlenmiş gibiydi”

    Projenin mimarlarından Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü ise, “Daha önce burası sanki gizlenmiş gibiydi. Yolu yoktu, adeta saklanmış bir vaziyetteydi. 4 yıldır bu tarihi mirası çıkarmak için büyük bir çabanın içerisinde olduk. Bugün burada bu şehrin ana hatlarını, çarşısıyla, evleriyle, zeytin işleme bölgesiyle her şeyini ortaya çıkarmış olduk” ifadesini kullanırken, antik kentle ilgili en kapsamlı 1996 yılında arkeolojik araştırmayı gerçekleştiren Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Nevzat Çevik de, dönemin zeytinyağı üretimi zenginliğine dikkat çekti.

    Konuşmaların ardından kurdele kesimiyle açılışı gerçekleşen antik kent, protokol üyeleri ve ziyaretçiler tarafından gezildi.

    Lyrboton Kome

    Antalya’nın Varsak ilçesi sınırlarında yer alan bir antik yerleşimdir. Adından anlaşılacağı üzere bir köy yerleşimi ‘kome’ olmakla birlikte, Perge Antik Kenti’ne bağlı bir zeytinyağı üretim çiftliğidir. Bölgeye hakim yüksek bir yamaca kurulu yerleşimde, ilk yapılaşmanın Hellenistik Dönem’de olduğu düşünülmekle birlikte, yapı kalıntılarının büyük bir çoğunluğu Roma ve Bizans dönemlerine aittir.

    Yerleşimde Roma Dönemi ve sonrasında kullanılan sivil konutlar, kentin asıl işlevini belirten çok sayıda zeytinyağı işliği ve entegre sistemleri, Roma Dönemi bir hamam, belirlenen 4 adet kilise ve şapel, 100’ün üzerinde irili ufaklı ana kayaya oyulmuş su sarnıçları ve yerleşimin hemen kuzeybatısındaki yamaçta yer alan 80’in üzerinde birçok farklı formda mezar yapısı yer almaktadır.

    Perge Antik Kenti’nin bir zeytinyağı üretim çiftliği olan Elai Baris (Yağ Çiftliği) arkeopark projesi kapsamında turizme kavuşturuluyor.

  • Van’da 250 yıl başkentlik yapan Urartuların eserleri gün yüzüne çıkartılıyor

    Van’ın değişik bölgelerinde bulunan ve Urartular dönemine ait önemli bilgiler veren Ayanis kalesi, Van Kalesi Höyüğü ile Çavuştepe Kalesi’ndeki kazı çalışmaları devam ediyor.

    Van’da uzun yıllardan beri devam eden kazı çalışmaları ile ilgili Ayanis Kalesi Kazı Başkanı Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Işıklı’nın ev sahipliğinde Kültür Turizm Müdürü Muzaffer Aktuğ, Tuşba Belediye Başkanı Fevzi Özgükçe, Van Kalesi Kazı Başkanı İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Van Bölgesi Tarih ve Arkeoloji Merkezi Müdürü Doç. Dr. Erkan Konyar, Çavuştepe Kalesi Kazı Başkanı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu ve kazı ekibin katıldığı programla anlatıldı. Ev sahibi Prof. Dr. Mehmet Işıklı’nın verdiği kahvaltı sonrası misafirleri ile birlikte kazı alanını gezildi. Yapılan ve yapılacak olan çalışmalar hakkında misafirlerini bilgilendiren Prof. Dr. Mehmet Işıklı, bölgede yürütülen kazı çalışmalarının bilim ve turizm açısından önem taşıdığını söyledi. Bütün kazıların gerçekten kendi çapında son derece önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Işıklı, “Bilim açısından, kültür açısından, bölge turizmi, bölge kültürü açısından son derece işlevsel merkezler. Bizim en büyük temennimiz koordinasyon idi. Koordinasyon başta kurumlar yerel yönetimler işin içine girmeli. Ama biz son yıllarda bu konuda gerçekten çok inanılmaz güzel destekler görüyoruz. Ben kendi adıma Tuşba Belediyesi’nden gördüğüm desteği açıkça ifade etmek durumdayım. Bu böyle olduğu sürece biz çok daha fazla iş yapabilme gücü kendimizde buluyoruz. Çünkü işimiz gerçekten zor. Gönül işi. Yaklaşık 2 ay boyunca güneşin altında toz toprak içerisinde çalışma gerektiriyor. Çok az bütçe ile çok özveriyle işler yapılıyor. İşte bu şekilde dışarıdan gördüğümüz destekler, bunlara sizde dahilsiniz. Basın mensupların bize gösterdiğiniz ilgi ve destekten dolayı teşekkür ediyoruz. Onun dışında kurumlarımızın, müdürlerimizin gösterdiği destek, ilgi ve yerel yönetimlerin gösterdiği destekler bizi daha çok iş yapmaya sevk ediyor. Biz işimizi seviyoruz. O yüzden de aslında gocunmuyoruz, çok şikayetçi olsak da işimizi severek yapıyoruz. Ben bu yüzden herkese başta bakanlığımız olmak üzere genel müdürlüğümüz, Müze Müdürlüğümüz, Kültür ve Turizm Müdürlüğümüz ve arkadaşlarınızla ekip üyelerimle birlikte Belediye başkanımıza destekler için teşekkür ediyorum” dedi.

    Az önce aldıkları bir kararla bunun için mutlu olduklarını ifade eden Prof. Dr. Işıklı, “Biraz önce kahvaltıda sohbet esnasında bu konuyu açtım. Dedim ki biz kazılarımızın 30’uncu, 50’nci ve 100’ncü yılları. O yüzden bu birikimi yansıtacak uluslararası arenaya taşıyacak organizasyona ihtiyacınız var. Urartu’nun başkentinde böyle büyük Urartu konferansının olması bence çok manidar ve anlamlı olacaktır. Bu konuda Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nden, Tuşba Belediyesi’nden Müze Müdürlüğü’nden ve Van Yüzün Yıl Üniversitesi rektörlüğünden şifahen söz aldık. Bize destek olacaklar. Bizde uzman arkadaşlarımızla, hocalarımızla toplanıp bir yol haritası oluşturup seneye inşallah burada yerli ve yabancı yüzlerce kişiyi ağırlayıp büyük bir Urartu çalıştayına, konferansına imza atacağız” şeklinde konuştu.

    “Bu yıl Van’da 3 kazı alanının mevcut “

    Ayanis Kalesi’ndeki kazı çalışmaların inceleyen İl Kültür Turizm Müdürü Muzaffer Aktuğ, bölgedeki çalışmalar sonucu geleceğe ışık tutacak eserlerin ortaya çıkarıldığını dile getirdi. Bu yıl Van’da 3 kazı alanının mevcut olduğunu ifade eden Aktuğ, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın himayelerinde, desteklerinde Ayanis Kalesi Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Işıklı’nın başkanlığında yürütülen kazı 29’uncu yılını doldurdu. Diğer bir kızımız eski Van şehrinde İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Van Bölgesi Tarih ve Arkeoloji Merkezi Müdürü Doç. Dr. Erkan Konyar tarafından yürütülmekte, diğer kazı alanımızda Çavuştepe Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu hocamız tarafından yürütülmekte. Bu kazılar tabii ki geçmişi geleceğe taşıyan çalışmalar. Gerçekten uzun yıllardan beri Van tarihi ile geçmişiyle bilinen bir kent. Medeniyetlere başkentlik yapmış bir kent. Huzurlarınızda kazı başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Yıllardır yapılan çalışmalardan çok çok memnunum. Yapılan çalışmalarda elde edilen eserler zaten bu kazılar müze müdürlüğümüzün denetiminde yapılan kazılar. Elde edilen tüm eserler müze müdürlüğümüzde toplanıyor. Geleceğe ışık tutacak ve gelecekte yeni yapılan Van Medeniyetler Müzesi’nde teşhir edilecek” dedi.

    “Çavuştepe Kalesinde 30’uncu yılımızı kutluyoruz”

    Çavuştepe Kalesi Kazı Başkanı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu ise, “Van bölgesindeki Urartu’nun milattan önce 850 yıllarda yaklaşık olarak 250 yıl başkentlik yapmış olan Van Tuşba’da ve Tuşba etrafındaki 3 merkezde kazı yapılıyor. Bir tanesi Van Kalesi’nde, ikincisi Ayanis Kalesi’nde ve diğeri Çavuştepe Kalesi’nde yapılıyor. Bunların içerisinde en önemli kazılar 1961 Çavuştepe Kalesi’nde başlıyor. 1961 yılında 1986 yılına kadar kesintisiz devam ediyor. Daha sonra belirli bir süre ara veriliyor. Ara verildikten sonra tekrar biz 2014 yılında Müze Müdürlüğü başkanlığında tekrar kazılara başladık. Biz yaklaşık olarak bu seneki sezonumuzla birlikte 30’uncu yılımızı Çavuştepe Kalesinde kutluyoruz. Bunu da söylemiş olayım. En eski kazılardan bir tanesi bu. Niye önemli Urartu’nun başkenti ve civarındaki kaleler. Urartular ilk defa Doğu Anadolu Bölgesi’nde bir devlet oluyor. Kurulan devlet 250 yıl ayakta durmuş geniş bir coğrafyaya hükmetmiş ve en önemlisi bulunmuş olduğu Van Gölü havzasındaki kalelerdeki mimari noktaları hemen hemen hepsinin kazılarak gün yüzüne çıkartılması. Bizimde az önce başkanım söyledi iğne ile kuyu kazarak bazı şeyleri gün yüzüne çıkarıyoruz” dedi.

    “Ayanis kalesindeki kazı çalışmaları önümüzdeki yıl 30’uncu yılını dolduruyor”

    Van Kalesi Kazı Başkanı İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Van Bölgesi Tarih ve Arkeoloji Merkezi Müdürü Doç. Dr. Erkan Konyar, “Van Gölü havzasında üç tane Bakanlar Kurulu kararı ile Urartu kazısı var. Burada son yıllarda farklı olan Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, Müze Müdürlüğü ve kazı başkanları zaten kazı başlangıcından beri hocalarımız bahsetti 1950 yıllarından beri bu bölgede kazılar devam ediyor. Zaten biz bir şekilde organik bir bağ içerisinde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bizim yerel yönetimler konusunda çok ciddi bir sıkıntımız vardı. Ben her ortamda bunu dile getiriyorum. Van özelliğinde tabii konuşma durumdayım. Yerel yönetimlerin son yıllara kadar arkeolojik kazılara kentin belleğine çok fazla sahip çıkmadıklarını hep söyler dururdum. Ama son yıllarda özellikle son 2 yılda yerel yönetimlerin de kentin yerel dinamiklerinin arkeolojik kazılara kentin kültürüne, kentin geçmişine daha çok sahip çıktığını görüyorum. Bu anlamda bu koordinasyonun daha da ilerletilerek götürülmesi taraftarıyım ve bu noktada oldukça heyecan verici gelişmeler de oluyor. Bugün yine konuşuldu. Bir uluslararası Urartu konferansı yapılması planlanıyor. Mehmet Işıklı hocamızın koordinasyonunda. Çünkü Aynısı kazıları önümüzdeki yıl 30’uncu yılını dolduruyor. Urartu kazların belki son 20 yıldır en fazla hem bilimsel, hem müzecilik, hem turizm anlamında büyük katkı sağlamış kazılardan biri. Bunun 30’uncu yılını gerçekten büyük bir bilimsel konferanslar taçlandırmak gerekiyor. Keza Çavuştepe 1960’lı yıllardan beri kazılıyor. Bunlar Anadolu için aslında sıradışı kazılar. Yani biri 50 yıldır kazılıyor. Biri 30 yıldır kazılıyor. Van Kalesi kimi dönem dönem olsa bile 100 yıldan fazladır kazılıyor. Elimize müthiş bir aslında birikim var. Onu bir şekilde paylaşmamız gerekiyor. Kentin turizm noktasından, katkı noktasında neler sunulabilir. Onların paydaşlarla bir araya gelip özellikle yerel yönetimler ile daha sağlıklı adımlar atabileceğimiz düşünüyorum” dedi.

    “Biz yerel yönetimler olarak hocalarımızın taleplerini elimizden geldiği kadar karşılayacağız”

    Tuşba Belediye Başkanı Fevzi Özgükçe, yerel yönetimler olarak bilimsel ve kültürel faaliyetleri halka en iyi şekilde sunma gayreti içerisinde olduklarını vurguladı. Bu gün burada özellikle Ayanis Kalesi başta olmak üzere tüm tarihi ve kültürel değerleri koruyan koruyabilmek adına Tuşba Belediyesi 2014 yılında kurulduktan sonra hemen Tarihi Kentler Birliği’ne üye olduk. Üye olduktan sonra Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğümüz tarafından bölgemizdeki tüm tarihi kültürel ve turizm açısından önem arz eden yerlerin bir envanterini oluşturduk. Ve burayı ziyarete geldiğimizde Atatürk Üniversitesi’nde çok kıymetli hocamız Profesör Doktor Mehmet Işıklı hocamızla burada görüşünce hem öğrencilerimizin çalışması, hem de hocamızın ekibinin burada çalışmasını görünce hakikaten toz içerisinde bir yürüyüş yolunun olmaması özellikle ziyaretçilerin böyle bir alanı ziyaret ettiğinde kendileri için büyük bir eziyet olduğunu düşünerek bizler bir proje hazırladık. Kültür ve Turizm İl Müdürlüğümüz ve Kalkınma Ajansımızın da desteğiyle koruma kurulunun kararıyla burada hocamızın bizim için en çok önemli görmüş olduğu ve ortaya çıkarmış olan eserlerin bir çatı örtüsüne ihtiyaç olduğunu ve yürüyüş yolu, korumak çiti ve diğer diğer ihata ve otoparkla birlikte tanıtım levhalarını bu şekilde seyir teraslarının temaşa alanlarının oluşması ile ilgili taleplerini güzel bir proje kapsamında hazırladık ve çok şükür bugün şu anda bitmiş olan bu proje ile bugün başta Kültür ve Turizm Müdürümüz Muzaffer Aktuğ ve Tuşba’da emek veren kıymetli hocalarımız da birlikte bugün Tuşba Urartuların başkenti, Urartular Batı Anadolu’ya kadar gittikleri halde birçok alanda başkent yapılacak şehir olmasına rağmen şu an Van’ımız, Tuşbamız başkentse tüm tarihi kültürel eserleri bizlerin ortaya çıkarması, bizlerin bunları turizme kazandırılması anlamda yerel yönetimler olarak üzerine düşeni fazlasıyla yapmak zorunda. Biz de elimizden geleni yaptık. İnşallah bundan sonra da çok kıymetli hocalarımızın bizlerden ne talebi olursa başta uluslararası bilimsel toplantılar, sempozyumlar olabilir bütün etkinliklere biz yönetimler olarak hazırız. Çünkü bunları biz bütün dünyada duyurmamız lazım” dedi.