Etiket: Yüzüne

  • Iraklı Küçük Kız, Yeni Yüzüne Türkiye’de Kavuştu

    Halk arasında aslan yüz olarak bilinen hipertelorizm hastası Iraklı küçük çocuk, yeni yüzüne Türkiye’de kavuştu.

    Hipertelorizm yani ayrık göz, aslan burnu, kafatası, alın ve yüz anomalisi tanısıyla Irak Sağlık Bakanlığı tarafından Türkiye’ye sevk edilen 5 yaşındaki Banen Abbas Seed’in, ameliyatı 8 saat sürdü.

    Daha önce 2012 yıllında da bir ameliyat geçiren küçük Banen’i, Irak’taki doktorları tekrar Türkiye’ye gönderdi.

    Düzeltme amacıyla yapılan ve 8 saat süren zorlu ameliyata, Medicana Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hidayet Akdemir, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Necmettin Kutlu, Op,Dr. Türker Karancı ve Aneztezist Dr. Şener Demir katıldı.

    Hastalığın çok nadir görülen bir hastalık olduğunu belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hidayet Akdemir, “Hipertelorizm hastamızın hazırlıkları yapıldıktan sonra Prof. Dr. Necmettin Kutlu, Op. Dr. Türker Karancı, Aneztezist Dr. Şener Demir ve benim katıldığım 8 saatlik uzun bir ameliyatla çocuğun bu ayrık orbitasını 360 derece keserek her iki göz küresini birbirine yaklaştırdık. Tekrar güzel bir burun ve alın yapıldı. Kafatası kemikleri tekrar şekillendirildi. Bu ameliyat nadir yapılan ameliyatlardan bir tanesi. Türkiye de böyle özellikli ameliyatlar yapan hastanelerin gelişmiş olması nedeniyle başka devletlerden hastalar hastanemize sevkediliyor. Kozmetik sonuçları henüz erken olmasına rağmen ameliyat öncesi görüntülerine baktığımızda çok önemli bir gelişme olduğunu görüyoruz. Biz Banen’e tek ameliyatta yeni bir yüz, yeni bir göz, yeni bir alın, yeni bir kafatası şekli yaptık” dedi.

    Daha önce gerçekleşen ameliyatın iyi sonuçlar vermediğini belirten Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Necmettin Kutlu da, “Bir ıraklı evladımız. Doğuştan her iki gözünün bir birinden uzak olması ve alnının geniş olması nedeniyle bizim tıpta orbital hipertelorizm dediğimiz tanıyla geldi. 2012 senesinde de Türkiye’ye gönderilmiş. Ancak bu ameliyatın neticesinde tatminkar bir sonuç ortaya çıkmamış. Bu nedenle Irak Sağlık Bakanlığı bu sefer hastanemize sevk etmiş. Biz bir ekip olarak bu ameliyatı gerçekleştirdik” dedi. Küçük çocuğun annesi ise ameliyat çok başarılı geçtiğini ve çocuğun yüzünün şeklinin değiştiğini belirtti.

  • (Özel Haber) Yüzüne Tekme Atılan Futbolcu Konuştu

    Aydın’da amatör ligde oynanan karşılaşmada sakat halde yerde yatarken yüzüne kasti tekme atılan Dallıcaspor oyuncusu Kayhan Karakaş, “Tekmeden sonrasını hatırlamıyorum. Allah korudu, ölebilirdim. Savcılığa suç duyurusunda bulundum” dedi.

    Aydın 1. Amatör 1. Grup’un 12. hafta mücadelesinde karşı karşıya gelen Dallıcaspor ile Sanayispor maçında yaşaman tekme skandalı taraflı tarafız herkesin tepkisini çekmişti. İkili mücadele sonrası Sanayispor oyuncusu Mehmet Değirmenci’nin yüzüne tekme atması sonucu hastaneye kaldırılan ve dudağına 9 dikiş atılan Dallıcaspor oyuncusu Kayhan Karakış açıklamalarda bulundu. Görüntüleri izleyerek o anı anlatan Karakaş, hala daha olayın şokunu üzerinden atamadığını belirterek, “1 senesi profesyonel olmak üzere 11 yıldır futbolun içerisindeyim. Şu ana kadar hiçbir futbolcuyla hiçbir müsabakada böyle bir olayla karşılaşmadım. Neden oldu ve nasıl oldu inanın olayın üzerinden geçmesine rağmen hala olayın şokundayım. Ambulans ve hastane bunlar hiç başıma gelmiş şeyler değil. Hiçbir şey diyemiyorum. Görüntüleri de izleyen herkes benimle aynı fikirdedir. Bu olayda insanın canına kastetmek var. Savcılığa suç duyurusunda bulundum” dedi.

    “TEKMEDEN SONRASINI HATIRLAMIYORUM”

    Tekmeden sonra belli bir süre oyunu devam ettiğini fakat şiddetli bir baş dönmesi ve mide bulantısı çektiğini söyleyen Karakaş, “Maçın yaklaşık 15. dakikasında sağ kanatta benim önüme bir top atıldı. Ben topu kontrol ettim ve dripling halindeydim. Karşıma bir oyuncu geldi. Daha sonra kademesine rakip takımdan bir oyuncu girdi. Ona omzumla müdahale ettim. Zaten hakem de orada oyunu durdurmadı devam etti. Ardından kasti bir tekme atarak beni yere düşürdü. Attığı ilk tekme dizime geldiği için ben o acıyla yerde yatıyordum. Dizim acıdı içinde savunmasız bir halde yerde yatıyordum. Daha sonra hakem kırmızı kart çıkarmış bu oyuncuya. Ardından sağlıkçıya el işareti yapmak için hafif kafamı kaldırdığımda suratıma bir tekme yedim. Tekmeden sonrasını hatırlamıyorum. Oyuna belli bir süre devam ettim çünkü Nazilli’de emek vererek mücadele vererek kurduğumuz bir takımda oynuyordum. Arkadaşlarımı yalnız bırakmak istemedim. Buz ve tampon tedavisinin ardından oyuna dönebileceğimi düşündüm. Oyuna döndüm ve önüme top atıldı. Koşmak için hareket ettim fakat baş dönmesi ve mide bulantısı olunca orada yere yığıldım. Ardından ambulans geldi ve beni hastaneye kaldırdılar” diye konuştu.

    “SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUM”

    Olayın ardından savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu ifade eden Karakaş, “Gerek hakem raporlarıyla gerekse görüntülerle savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Onlar da duyurumuzu dikkate aldılar. Çünkü olayın ne bir özürlük ne de bir affedilmelik bir durumu yok. Allah’a bin şükür o tekme benim çeneme doğru geldi. Yüzüme doğru gelse burnumu kırabilirdi. Gözümü kör edebilirdi. Boynum kırılabilirdi. Şu an hala daha dudağımda 9 dikiş var. Boynumda çok ciddi bir ağrı var. İki gündür hiçbir şekilde uyku uyumuyorum. Doktor uyumamam gerektiğini söyledi. Hala bende bunun travması devam ediyor. Artık olay yasal prosedürler tarafından ilerleyecek” dedi.

    Rakip takım oyuncusunun yaşanan olayın ardından sahaya terk ettiğini belirten Karakış, “Rakip takımın yöneticileri beni arayarak geçmiş olsun dileklerinde bulundu. Rakip takımdan 6-7 tane oyuncu zaten arkadaşımızdı. Takım kaptanları bu olayın yaşandığı an ben bu takımda futbol oynamam deyip sahayı terk etti. Böyle duyarlı insanların olması da acı olayın sevinci tarafı diyebilirim” ifadelerini kullandı.

    KULÜP BAŞKANI ANBARCI: “BÜYÜK PANİĞE KAPILDIK”

    Oyuncusunun yüzüne tekme atıldığını gördükten sonra şoka girdiklerini ve büyük panik yaşadıklarını söyleyen Dallıcaspor Kulüp Başkanı Ajdan Anbarcı ise, olayın sonuna kadar takipçisi olacaklarını ifade etti. Anbarcı, “O anda büyük bir endişe içerisinde kaldık. Olayın yaşandığı an oyuncumuzun boynu da kırabilirdi. Allah göstermesin hayatını kaybedebilirdi. O an ne şampiyonluk ne futbol aklımıza geldi. Büyük panik yaşadık. Futbolcu kardeşimiz için orada bir şeyler yapmaya çalıştık. Şükürler olsun ki korkulan olmadı. Federasyonla gerekli görüşmelere başladık. Bugün hakem raporları da çıkacak. Videonun bir kopyasını federasyona gönderdik. Disiplin kurulunda bunlar tabii ki değerlendirilecek. Gerekli cezanın verileceğine inanıyoruz. Bu niyetle insanların futboldan uzak tutulması lazım” şeklinde konuştu.

    AMBULANS SKANDALI

    Olayın yaşandığı anda statta bir ambulans olmaması ile ilgili olarak da konuşan Başkan Anbarcı, “Bu amatör futbolun kanayan yarasıdır. Aydın Amatör Futbol Federasyonu’na ve Aydın İl Sağlık Müdürlüğü’ne çok defa müracaatlarda bulunduk. Gerekli yazışmaların yapıldığını fakat hala çözüme kavuşmadığını bizi ilettiler. Profesyonel liglerde olması amatör liglerde ambulans olmaması bir ayrımcılıktır ve çok kötü bir durumdur” diyerek sözlerini tamamladı.

  • Donatım Park Yeni Yüzüne Kavuştu

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından yenileme çalışmaları başlatılan Donatım Park, yeni yüzüne kavuştu.

    İçerisinde yeni oyun grupları, basketbol sahaları ve oturma alanları bulunan park; çevre düzenlemesi ile birlikte vatandaşların beğenisini kazandı. Yeni yaşam alanlarını bir bir hayata geçirdiklerini ifade eden Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Türker Vardar, yeni yaşam alanları oluşturmaya devam edeceklerini belirtti.

    Vardar, “Atatürk Kapalı Spor Salonu’nun yan tarafında bulunan Donatım Park’ta kısa süre önce dönüşüm çalışmalarımızı başlatmıştık. Ekiplerimizin çalışmaları ile yeni oyun grupları, basketbol sahaları ve oturma alanlarının yenileme çalışmalarını hızlı bir şekilde tamamladık. Gerekli çevre düzenlemelerini de tamamlayarak vatandaşlarımızın kullanımına sunduk. Hemşerilerimize hayırlı olsun. Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeki Toçoğlu’nun da her zaman ifade ettikleri gibi şehirlerde oluşturulan yeni yaşam alanlarına önem veriyoruz. Bu alanların gençlerimizin kötü alışkanlardan uzak, sportif faaliyetler içerisinde olmalarına olanak sağladığını düşünüyoruz. İnşallah önümüzdeki süreçte yeni yaşam alanlarını şehrimize kazandıracağız” dedi.

  • Altınbeşik Mağarası’nın Bilinmeyenleri Gün Yüzüne Çıkarılıyor

    Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü, Antalya’nın İbradı ilçesinde bulunan Altınbeşik Mağarası’nda tespiti gerçekleştirilen yeni galerilerin haritalandırmasını yaptı.

    Orman ve Su İşleri Bakanlığı DKMP Genel Müdürlüğü, İbradı ilçesi Ürünlü mahallesinde bulunan Altınbeşik Mağarası’nın bilinmeyen yüzünü ortaya çıkarmak için çalışmalarını sürdürüyor. Bu çerçevede mağarada tespiti yapılan yeni galerilerin haritalandırılması yapıldı.

    MAĞARADA ARAŞTIRMALAR 2012’DEN BERİ DEVAM EDİYOR

    DKMP Genel Müdürlüğü, Çek Cumhuriyeti’nden mağara dalış ekibiyle birlikte 2012 yılından bu tarafa araştırma ve haritalandırma işlerini yürütüyordu. Bu çalışmalar neticesinde Altınbeşik Mağarası’nda yeni galeriler tespit edildi ve haritalaması yapıldı.

    MAĞARAYA YERALTI GÖLÜ ÜZERİNDEN BOTLA GİRİLİYOR

    Çok katlı bir mağara olan Altınbeşik Mağarası’nın uzunluğu yaklaşık bin 600 metreyi buluyor. Mağaraya 125 metre uzunluğundaki bir yeraltı gölü üzerinden botla giriliyor. Gölün bitiminden sonra 44 metrelik dikey bir traverten oluşumu üzerinden ikinci kata çıkılıyor. Mağara’nın ikinci katında yaklaşık 1 kilometre uzunluğa sahip birbiriyle bağlantılı 5 yeraltı gölü bulunuyor.

    “ZİYARETÇİLER YÖRE HALKININ EKONOMİK KALKINMASINA KATKI SAĞLIYOR”

    Altınbeşik Mağarası’nda olduğu gibi Türkiye’nin tabii zenginliklerinden olan diğer mağaralarda da çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ise “Bunun gibi mağaralar ülke turizmimiz açısından oldukça önemli. Mağaraya gelen yerli ve yabancı ziyaretçiler botlarla mağara içerisinde gezerek Altınbeşik Milli Parkı’nın gizemli dünyasını keşfe çıkabiliyorlar. Ayrıca bu mağaraya gelen ziyaretçiler yöre halkının ekonomik kalkınmasına önemli ölçüde katkı sağlıyor. Yörede ev pansiyonculuğu ve yöresel lezzetlerin tattırıldığı mekanların sayısı da giderek artıyor” dedi.

    “MAĞARA ADETA PAMUKKALE’NİN YER ALTINDA MEYDANA GELMİŞ BİR BENZERİ”

    Yatay ve kısmen aktif bir mağara sistemi olan Altınbeşik Mağarası’nın adını üst kısımda yer alan Altınbeşik Tepesi’nden aldığını belirten Bakan Eroğlu, “Torosların bu bölgesi hem jeolojik hem de jeomorfolojik yönden çok karışık bir yapıya sahip bulunuyor. Altınbeşik Mağarası adeta Denizli’de bulunan Pamukkale travertenlerinin yer altında meydana gelmiş çok büyük çaptaki bir benzeri konumunda bulunuyor” diye konuştu.

  • Tapınak Mezar Gün Yüzüne Çıktı

    Karaman’a bağlı Kılbasan köyündeki Karadağ’da bulunan Değle Ören yerinde yürütülen temizlik çalışmaları sırasında bulunan Tapınak Mezar gün yüzüne çıkarıldı. Mezarda incelemelerde bulunan Karaman Müze Müdürü Abdulbari Yıldız, “Kültür ve Turizm Bakanlığınca 2014-2015 yılları içerisinde Değle Ören yerinde temizlik çalışmalarına ve maden şehrinde kazı çalışmalarına başladık. 2015 yılı içerisinde konaklamada bulunan ve tamamıyla toprak altında bulunan pramidal platformlu anıt mezarı gün yüzüne çıkardık. Bu anıt mezarı Milattan Sonra 3. Yüzyılla tarihlendiriyoruz. Bu anıt mezarın bizim için en önemli özelliği bu bölgede tek eser olmasıdır. Özellikle biz bunu Kıyı Ege de görüyoruz. İç Anadolu Bölgesi ve Akdeniz Bölgesindeki tek örnek olarak burayı sayabiliriz. Muhtemel bir üst yöneticiye ait bir anıt mezarı olduğunu düşünüyoruz” dedi.

    Mezarın güney cephesindeki temizlik çalışmalarında altı-yedi metre ölçülerinde tapınak formlu bir yapıyla karşılaştıklarını anlatan Yıldız, şunları söyledi:

    “Bu yapının tapınak mezar olduğuna kanaat getirdik. Yine aynı dönem içerisinde ve aynı ustalar tarafından yapıldığını tespit ettik. Bu bölge eski Hitit döneminden beri kutsal bir mekan olarak kabul edilmektedir. Hitit’ten sonra burası özellikle Roma İmparatorluğu döneminde bir askeri garnizon olarak yerleşim görmüş. 5. yüzyıldan 9. yüzyıla kadar özellikle Doğu Roma yani Bizans döneminde bir piskoposluk merkezi olarak kullanılmıştır. Son iki kazı sezonunda toplam 6 kilise piskoposluk sarayı ve nekropol alanlarının temizlik çalışmalarını tamamladık. Kültür ve Turizm Bakanlığımızca bu alanların restorasyon çalışmalarının yürütülebilmesi için geçen hafta müze müdürlüğümüzce alan incelemeleri yapılmış olup, 2016 yılı içerisinde restorasyon çalışmalarına başlanacak. Ve alan Karaman için inanç turizmine kazandırılacaktır.”

    Madenşehri Köyü Muhtarı Ali Demir ise, öncelikle köyün kültürel zenginliği olduğunu çok iyi bildiklerini belirterek şunları söyledi: “Ama bu yapıların tamamı toprak altında olduğundan güzelliklerini göremiyorduk. Müze müdürlüğümüzün geçen yıl çalışmaya başlamasından sonra bu güzel anıt mezarının da çıkmasıyla köyümüzün kültürel zenginliğinin ne kadar güzel olduğunu görmüş olduk. Yani bu çalışmaların devamı köyümüzü kültürel olarak ve turizm açısından çok güzel bir yere getirecektir.”

    Antropolog Yeter Çetin de, “Anıt mezarına geldiğimizde giriş kapısında modern dolgu toprakla kaplıydı. Giriş kapısından iki buçuk metre kadar dolgu toprağı kaldırdıktan sonra pramidal platformlu yapımız ortaya çıktı. Yandaki tapınak da toprağın 50 santim kadar altındaydı. Ama hiç bilinmiyordu. Şuana kadar literatürde yoktu. 50 santim kadar dolgu toprağı kaldırınca yanındaki tapınak ortaya çıktı” diye konuştu.

    Tarımla geçinen ve maddi yetersizliklerle boğuşan Madenşehri köyündeki 20 genç, yaklaşık iki yıl boyunca kazı çalışmalarında çalışarak aile ekonomilerine katkıda bulundu.