Etiket: Yüzüne

  • Bilinmeyen Samsun türküleri gün yüzüne çıkıyor

    Samsun Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Konservatuvarı, bilinmeyen veya unutulmuş kültürel ve sanatsal değerleri gün yüzüne çıkarıyor.

    Tüm ilçelerde detaylı araştırma yapan konservatuar birimleri, muhtarlar ve kanaat önderleriyle de görüşerek bilgi topluyor. Meyvelerini veren çalışmada TRT repertuvarında olmayan ancak yörede bilinen ve okunan 70’e yakın Samsun türküsü tespit edildi.

    Köklü tarihi ve zengin bir kültürel yapıya sahip olan Karadeniz Bölgesi’nin en büyük şehri Samsun, geçmişini arıyor. Milli Mücadele şehri, zaman içinde kaybolan, unutulan veya bilinmeyen kültürel ve sanatsal değerleriyle yeniden buluşmak ve yaşatarak geleceğe taşımak istiyor. Şehrin tarihi ve kültürel değerlerinin korunması ve kent belleğinin kayıt altına alınması amacıyla 2011 yılında Kent Müzesi’ni topluma kazandıran Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı, Samsun halkının kültürel birikimini ve hatıralarını müzede buluşturmuştu. Müze geçen yıl da müze otoritelerinin ortak platformu Avrupa Müze Akademisi’nin (EMA) düzenlediği “XX. Luigi Micheletti Award” Müze Yarışması’nda Avrupa’nın en prestijli 6. müzesi seçilmişti.

    Toplum hafızasını gelecek kuşaklara aktaracak müze, çalışmalarına devam ederken, bir önemli araştırma daha başladı. Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Konservatuvarı, Samsun’un bilinmeyen veya unutulmuş halk oyunları, el sanatları, yöresel kıyafetleri, motifleri, kilimleri ve türkülerinden oluşan kültürel ve sanatsal varlıklarını araştırıyor. İlçelerde bu değerlerin izini süren konservatuvar birimleri, çalışmasını giderek yaygınlaştırıyor.

    Yaklaşık bir yıldır sürdürülen titiz araştırmalarda kent genelinde gün ışığına çıkmamış çok fazla görsel ve işitsel kültür özellik olduğunu tespit eden konservatuvar ekipleri, müziğinden halk oyununa, eğlencelerinden el sanatlarına kadar birçok unsurun da keşfedilmeyi beklediğini ortaya koydu. Bunlarla ilgili ilçelerde alan çalışmaları devam ediyor.

    70 Samsun türküsü bilinmiyor

    Muhtarlar, yaşlılar ve kanaat önderleri ile tek tek görüşen konservatuvar hocalarının çalışmaları hakkında bilgi veren Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Konservatuvarı Müzik Koordinatörü ve Türk Halk Müziği Bölüm Şefi Hakan Demir, icra edilmemiş ve repertuvara girmemiş çok sayıda Samsun türküsü tespit ettiklerini kaydetti. Demir, “Hocalarımız ilçeleri santim santim tarayarak halk oyunları, sanat ve kültür repertuvarına girmemiş ne varsa bunları ortaya çıkarmaya çalışıyorlar. Halk müziği bölümümüzde şuan TRT repertuvarında 14 veya 15 türkü bulunuyor. Yaptığımız araştırmalar neticesinde su sayının çok daha fazla olduğunu tespit ettik. Şuan yörede az bilinen ve okunan 70’e yakın türkümüz var. Bu eserlerin rotasyonunu yapıp derleyerek TRT repertuarına girmeleri için müracaatlarda bulunacağız” bilgisini verdi.

    “Sahnelenmemiş halk oyunlarımız var”

    Gözden kaçmış ve unutulmuş tüm kültürel ve sanatsal değerleri toparlayacaklarını ifade eden Hakan Demir, “Şu an icrasını bilemediğimiz derlenmemiş 22 tane türkü, 3-4 tane de sahnelenmemiş halk oyunlarımız var. Bunların çoğu Samsun genelinde bilinmiyor. Bunun sebebi ise Samsun ve ilçeleri çok farklı kültürlerden oluşan insanların bulunduğu bir şehir olmasıdır. Örneğin Terme’de oynanan birçok oyun Fatsa’da da oynanmasına rağmen Çarşamba’da oynanmıyor. Örneğin Terme’de ellik oynanır. Terme’de var ama Çarşamba’da yok. Veya Alaçam oynuyor ama Bafra bambaşka bir şey oynuyor. Bu çok ilginç. Büyükşehir Belediyesi olarak elimizden gelen gayreti sarf ediyoruz. İnşallah bu eksikliği gidereceğiz. Ama bir komisyon oluşturulup bu çalışmalar daha kapsamlı yapılmalıdır” şeklinde konuştu.

    “TRT gibi çalışıyoruz”

    Samsun için çok ciddi projeleri hayata geçirdiklerine de değinen Demir, “Sanatın görselliği yok. Soyut kalıyor ama yapılan işlere baktığınız zaman büyük işler başarıyoruz. Şehrimizin geçmişine ulaşmak ve bunları geleceğe aktarabilmek için adeta TRT gibi çalışıyoruz. Bizim en büyük eksiğimiz, edep diyerek yaptığımız çalışmalarımızı ve hizmetlerimizi anlatmamamızdır. Biz de yaptığımız her faaliyeti ve çalışmaları halkımıza duyuracağız. Bunları da yazılı ve görsel basın yayın organları ile sosyal medyada halkımızla paylaşacağız” ifadelerini kullandı.

    (SAM-SLH-Y)

  • Gün yüzüne çıkarılan yeraltı şehri ilgisizlikten çöküyor

    Orta Anadolu’da Hitit Dönemi olarak bilinen ve M.Ö. 2000-700 yıllarında yaşam alanı olduğu tespit edilen Kavlaktepe yer altı şehri ilgisizlikten çökmeye başladı.

    1989 yılında köylülerin bulduğu yeraltı şehri köy muhtarının haber vermesiyle Niğde Müze müdürlüğünün yaptığı çalışmalar sonrası ziyarete açılan yeraltı şehrinde su basmaları nedeniyle çökmeler meydana geldi.

    73 metre derinliğindeki yeraltı şehrinin elektrik tesisatlarının zarar gördüğü ve ilgisizlikten dolayı su bastığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 10 yıldır yeterli bakım görmeyen yeraltı şehrinin turist ziyaretlerine elverişsiz hale geldiğini ifade etti.

    Niğde-Çamardı ilçesi anayolu üzerine 1 kilometre uzaklıkta olması nedeniyle Demirkazı ve Aladağlar dağ turizmine gelen yerli ve yabancı dağcıların Kavlaktepe’yi ziyaret edeceğini ancak sorunlardan dolayı edemediklerini de belirten Milletvekili Gürer, ifadelerinde sözlerini şöyle sürdürdü:

    “1989 yılında muhtarın haber vermesiyle müze müdürlüğünce burada temizlik yapıldı. Çilehane, odalar ve 73 metreyi bulan tünelin sonundaki suya erişildi. Burası yapısal olarak da çok rahat gezilebilen bir yer altı şehriydi. Ne yazık ki yaklaşık 10 yıldır yeterli bakım gösterilmediği için yeraltı şehri gezilemez hale geldi. Aladağlara 50 ile 60 bin turist geliyor. Onların hepsinin burayı görmesi olasıdır. Bu yeraltı şehri başka şehirlerde olsa çok önemsenerek değer bulurdu. Fakat Niğdemizde yeteri değeri bu yeraltı şehrimiz bulamadı. Ama bu kavlak tepe yeraltı şehri gezilir haldeydi. Şimdi elektrik tesisatı çekildi, merdivenleri yapıldı, içeri girmesi de olanaklı olduğu halde bakım yapılmadığı için şuanda ne yazık ki yok olmaya terk edilmiştir.”

    Milletvekili Gürer, yeraltı şehrinin tekrar restore edilerek ziyarete açılması halinde, turizm gelirlerinin artacağını da sözlerine ekledi.

  • Lyrboton Kome gün yüzüne çıkıyor

    Antalya’nın Kepez ilçesi Varsak bölgesinde antik Perge kentinin Elaibaris (yağ çiftliği) olarak bilinen 2 bin yıllık Lyrboton Kome’de kazı çalışmaları başladı.

    Kepez Belediyesi öncülüğünde Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, Antalya Müzesi ve Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü ortaklığında, kent merkezine çok yakın olan, ancak birçok kişinin varlığından haberdar olmadığı Lyrboton Kome antik köyünde kazı çalışmaları başlatıldı. Perge antik kentindeki yağ çiftliği olarak bilinen tarihi bölge, Varsak’taki tepeliklerde yer alıyor. Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik başkanlığında yürütülecek çalışmalarda ilk kazmayı, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü vurdu.

    Kazı Başkanı Prof. Çevik, katılımcılara antik kentinin tarihsel önemini anlattı. Sonrasında söz alan Tütüncü, antik kenti önemseme nedenlerini ve ne yapacaklarını dile getirdi.

    İlerici anlayışla kurulmuş

    2 bin yıllık tarihi kalıntıların varlığını birçok Antalyalının bilmediğini vurgulayan Tütüncü, “Medeniyet tarihçileri, arkeologlar, tarihçiler, bize burayı kuran insanların çok ileri bir anlayışa sahip olduğunu anlattılar. Biz de buradaki çok eski bilgeliği ortaya çıkaralım, Anadolu topraklarındaki bu değeri gün yüzüne çıkaralım istedik” dedi.

    “Biz de ilerici anlayışla çalışacağız”

    Klasik anlamda arkeolojik kazının ötesinde, ilerici anlayış ile insanlar burayı nasıl gezebilir, burası nasıl bir arkeoparka dönüşebilir mücadelesinde olacaklarının altını çizen Tütüncü, “Burayı çok farklı bir bilimsel bakış ile ele alacağız. Bu doğrultuda çalışacak olan bilim adamlarımıza, uzmanlarımıza destek olacağız. Buraya toplu ulaşım sistemi geliyor. Bütün şehre hizmet eden bir tarihi değer olsun istiyoruz. Şartlar uygunsa, elbette buraya bu geziler gerçekleşecek. Varsak’ın değeri artacak. Varsak artık, kendisine benzenilmek istenen bir örnek yerleşim yeri oluyor” ifadelerini kaydetti.

    Definecilerden kurtarılacak

    Bazı fırsatların değerlendirilmesiyle şehirlere yeni vizyonlar katılacağını belirten Tütüncü, buradaki arkeolojik çalışmayla Kepez’e nice faydalar sağlanacağını söyledi. Kepez’in yüzde 90’ının burayı bilmediğini ve kimsenin de gelmediğini belirten Tütüncü, ziyarete açılmasıyla birlikte sahiplenileceğini ve böylelikle de defineci yağmacılardan kurtarmış olacaklarını söyledi.

    Turizm merkezi olacak

    Lyrboton Kome’nin gerçekten önemli bir iş olduğunu belirten Tütüncü, ilçenin turizm pastasından pay almasını sağlayacaklarını söyledi. Antalya’ya gelen herkesin ziyaret edeceği bir yer olması için gayret edeceklerini vurgulayan Tütüncü, burada yapılacak işlerin takipçisi olacağını söyledi.

    Konuşmaların ardından kazı töreni için hazırlanmış altın renkli kazma ile sembolik olarak kazı başlangıcının yapılmasıyla birlikte, davetlilere antik kent gezdirildi. Günün sonunda ise katılımcılara pişi, beyaz peynir, zeytin ve çay ikram edildi.

    Perge’yi besleyen şehir

    Zeytincilik yapılarak Perge Antik Kenti’ni besleyen en önemli ticari şehir olan Lyrboton Kome’nin, eski Varsak olduğu anlatıldı. Tarihi Varsak’ın yeniden hayata döndürülürken ilçeye renk ve cazibe katması planlan antik kentte kazılar yapılırken, bir yandan da konservasyon, konsolidasyon ve kısmen de restorasyonun da gerçekleştirileceği duyuruldu. İlk aşamada ortaya çıkarılacak merkezi kalıntıların arasından geçen ana yerleşim aksı üzerindeki gezi yolu düzenlenerek, 2017 yılı içinde ziyarete açılacak.

    Sürekli etkinliklerle canlı tutulacak

    Park ziyarete açıkken devam edilecek ikinci etapta, kazı, onarım ve sağlamlaştırma çalışmaları sürdürülecek. Proje tamamlandığında restore edilmiş Arete Kulesi, zeytinyağı işlikleri, konutlar, kiliseler, hamam, sarnıçlar, mezarlar, floral ve jeolojik zenginlikte doğa ve tarih parkı halka ve turizme kazandırılmış olacak. Bu zenginlik Apollon- zeytin hasadı şenlikleri, doğa yürüyüşleri ve kültür gösterileri, müzecilik etkinlileriyle canlı tutularak geliştirilecek.

  • Güvenlik kamerasının yönünü değiştirirken yüzüne çevirdi

    Uşak’ta çok sayıda suça karışan18 yaşındaki genç, son suçunu işlerken yakalandı.

    Edinilen bilgiye göre henüz 18 yaşına yeni giren Umut G. isimli genç son hırsızlık girişiminde yakalandı. Umut G. en son iki gün önce bir kasap dükkanına hırsızlık için girdi. Güvenlik kamerasının yönünü çevirmek isterken kendi yüzüne çevirmesiyle kendini deşifre eden genç hırsız bu olayın ardından 2 gün sonra Yeniceköy Caddesi üzerindeki bir ekmek fırınına girmek üzereyken polis tarafından suçüstü yakalandı.

    Gözaltına alınan ve adı 82 suç kaydına karışan Umut G. ifadesi alınmak üzere Çocuk Şube Müdürlüğüne götürüldü.

  • 2400 yıllık tarih gün yüzüne çıkıyor

    Bursa’nın merkez Nilüfer ilçesine bağlı Gölyazı’daki Roma dönemine ait 2400 yıllık mezarlar gün ışığına çıkarılıyor.

    Bursa-İzmir yolunda Uluabat Gölü (Apollont) kıyısında bulunan Gölyazı’da her taşın altından tarih fışkırıyor. Nilüfer Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Müzeler Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokol çerçevesinde yürütülen çalışmalarda, Apollon Krallığı’nın merkezi olarak bilinen Gölyazı’da 2400 yıllık mezarlar gün yüzüne çıkartılıyor. Bu zamana kadar yapılan arkeolojik çalışmalarda antik yollar, doğal kayalardan kesilmiş lahit tekneler, antik surlar gibi birçok eser ortaya çıkarılırken, yeni arkeolojik çalışmalar yeni eserlerin de varlığını ortaya koydu. Gerekli izinlerin alınmasının ardından başlatılan çalışmalarda Gölyazı’nın altında bir tarih yattığı tespit edildi.

    Nekropol alanında yapılan arkeolojik çalışmalarla binlerce senelik mezarların gün yüzüne çıktığını belirten Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Gölyazı’nın geleceğini yeniden şekillendirmeye devam ettiklerini söyledi. Başkan Bozbey, “Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, Nilüfer Belediyesi Tarih Turizm Bürosu koordinasyonu ile gerçekleşen kazılarda tarihi ve kültürel varlıkları ortaya çıkarmanın mutluluğu içerisindeyiz. Tabii ki çok gecikmiş bir proje. Ama yıllardır çabalarımızın meyvesini yeni yeni almaya başladık. 2400 yıllık tarihi birikimi ortaya çıkarmak, bu tarihi birikimi gelecek kuşaklara aktarmak yerel ve merkezi idarenin görevi diye düşünüyoruz. Burada ekipler birçok tarihi eseri gün yüzüne çıkararak geleceğe taşıyor” dedi.

    İnce elenip sık dokunan arkeoloji çalışmalarıyla toprağın altından çok farklı eserlerin çıktığını belirten Bozbey, “Buradaki mezarlar dışarıda yapılmış değil, tamamen mevcut kayanın yontulması ve oyulmasıyla oluşturulmuş. Yine mevcut alanda bulunan taşların yontulmasıyla mezar üzerine kapak yapılmış. Aynı mezar üzerine oyularak yazılar yazılmış. Bazılarında cinsiyetiyle ilgili belirleyici ifadeler kullanılmış. Çocuk mezarları ise kerpiçten yapılmış. Kimi mezarlarda ise vefat eden kişinin eline küp verilerek defnedildiği görülüyor. Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin’in danışmanlığını yaptığı kazılar sayesinde bu topraklarda 2400 yıl önce yaşayan insanların hayatı, ticaret ve dini inançlarına dair çok önemli bulgular elde ediyoruz” diye konuştu.

    Yapılan kazı çalışmalarının bulunduğu alanda müze park projelerinin de olduğunu ifade eden Bozbey, bu değerleri gelen turistlere sunmak istediklerini söyledi. Bozbey, “Yapılan çalışmalara engel olan veya süreci uzatan bazı olumsuz olaylar da yaşıyoruz. Biz burada ince eleyip sık dokurken, define avcıları ise buralarda hazine arıyor. Bu alandaki bir kum tanesi bile bizim tarihimiz. Tarihimize zarar verenleri gören veya duyan olursa gerekli yerlere şikâyet etmelerini istiyoruz. Halkın bu değerlere sahip çıkmasını sağlamalıyız” dedi.

    İlk kazıları antik kente ismini veren Apollon Tapınağı’nın bulunduğu Kız Ada üzerinde gerçekleştirdiklerini söyleyen Başkan Bozbey, “Yoğun bitki örtüsü altında kalan ada, Nilüfer Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü personelince otlardan temizlendi. Şimdi bu alanda çıkan kalıntılar üzerinde net bir çalışma yapmak istiyoruz. Oraya özellikle gezi turları düzenleyerek hem turizmi hem de tarihi canlandırmak istiyoruz. Yeni açılacak konaklama üniteleriyle burası daha cazip olacak” diye konuştu.