Etiket: Yüzüne

  • Erzurum Kongresi’nin yıl dönümü fotoğrafları gün yüzüne çıkıyor

    Erzurum Kongresi’nin yıl dönümü fotoğrafları gün yüzüne çıkıyor

    Atatürk Üniversitesi, Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesi kapsamında başlatmış olduğu arşiv çalışmalarına ara vermeden devam ediyor.

    Kurumsal İletişim Direktörlüğü (KİD) bünyesinde yürütülen çalışmalarda, üniversite bünyesinde bulunan binlerce fotoğraf, dia film, video ve doküman türü materyaller tasnif ve tarama işlemlerinin ardından dijital ortama aktarılıyor.

    Şimdiye kadar 3 bin fotoğrafın dijital ortama aktarıldığı çalışmada 23 Temmuz Erzurum Kongresinin yıl dönümü kutlamalarının yer aldığı fotoğraflar da gün yüzüne çıktı. Ortaya çıkan fotoğrafların çekildiği dönemin kültürüne, yaşam tarzına ve moda anlayışına ışık tuttuğunu belirten Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, bu çalışmalara gösterilen ilgiden dolayı oldukça mutlu olduğunu söyledi. Kurulduğu günden bugüne ülke yükseköğretimine önemli katkılar sunan Atatürk Üniversitesinin geniş bir hafızaya sahip olduğunu belirten Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, 63 yıllık tarihi gün yüzüne çıkarmak için çalışmalara hız verdiklerini ifade etti.

    Bu kapsamda devam eden çalışmalar arasında 23 Temmuz Erzurum Kongresinin yıl dönümlerine ait fotoğraflara da denk geldiklerini belirten Çomaklı, bugün olduğu gibi o günlerde de şehrin mülkî, idari, askerî ve yargı erkânının iştirak ettiği yıl dönümü kutlamalarına vatandaşların da yoğun ilgi gösterdiğini söyledi.

    Arşiv çalışmaları ile sadece Atatürk Üniversitesinin değil Erzurum’un da yakın tarihine ışık tuttuklarını aktaran Çomaklı, tarama işlemlerine ara vermeden devam ettiklerini belirterek gün yüzüne çıkan çalışmaları kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceklerini de sözlerine ekledi.

  • 63 yıllık arşiv gün yüzüne çıkıyor

    63 yıllık arşiv gün yüzüne çıkıyor

    Doğu’da bir üniversite kurulması fikriyle başlayan ve uzun süren incelemelerin ardından Erzurum’da kurulması kararlaştırılan Atatürk Üniversitesinde 63 yıllık tarih gün yüzüne çıkıyor.

    Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesi kapsamında yürütülen çalışmalar arasında yer alan arşiv çalışmaları, Kurumsal İletişim Direktörlüğü (KİD) bünyesinde devam ediyor. Üniversite kütüphanesinde yer alan binlerce fotoğraf, dia film, video ve doküman türü materyallerin incelenmeye alındığı arşiv çalışması, tasnif ve tarama işlemlerinin ardından dijital ortama aktarılıyor.
    Kurulduğu günden bugüne ülke yükseköğretimine önemli katkılar sunan Atatürk Üniversitesinin geniş bir hafızaya sahip olduğunu belirten Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, 63 yıllık tarihi gün yüzüne çıkarmak için çalışmalara başladıklarını ifade etti.
    Arşiv çalışmasının ilk etabının tamamlanmasıyla ikinci etaba geçeceklerini ve bu kapsamda fakülte ve birimler ile üniversitenin diğer paydaşlarını da arşiv çalışmasına dâhil etmeyi planladıklarını dile getiren Rektör Çomaklı, Atatürk Üniversitesinin bölgesi için ne kadar önemli olduğunu arşiv çalışmalarına başladıktan sonra bir kez daha gördüklerini söyledi.

    Doğu’da Bir Üniversite Kurulması Hayali
    Tarihin tozlu raflarında yer alan dokümanları gün yüzüne çıkarmaya başladıktan sonra sık sık kuruluş yıllarına geri döndüklerini aktaran Rektör Çomaklı konuyla ilgili şöyle konuştu: “Mustafa Kemal Atatürk’ün 1937 yılında açıkladığı Doğu’da bir üniversite kurulması fikrini 13 yıl sonra yeniden canlandıran, devrin Cumhurbaşkanı Celal Bayar olmuş. Bayar 1 Kasım 1950 tarihinde TBMM’yi açarken Atatürk’ün 1937 yılı konuşmasında Doğu Üniversitesi ile ilgili bölümünü aynen tekrarladıktan sonra “Eğitim işlerinde diğer mahallere nispetle daha geri kalmış olan Doğu bölgemizde böyle bir irfan müessesinin kurulması için bütün müşkülat iktiham olunmalı ve önümüzdeki bütçe yılında işe başlanmalıdır” diyerek atılacak olan adımların ilk müjdesini vermiştir.”

    Kurulacak Yer İçin İnceleme Heyeti Yola Çıkıyor
    İkinci Dünya Savaşının başlamasıyla rafa kaldırılan üniversite projesinin tekrar gündeme geldiğini belirten Çomaklı: “Türkiye’nin dört bir yanına üniversiteler açma planıyla harekete geçilen bir dönemde, Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın teşvik ve desteğiyle Başbakan Adnan Menderes tarafından bir kültürel kalkınma hamlesi başlatmış, Bu sayede Doğu Üniversitesi’nin kurulması adına ilk adımlar atılmıştır. İlk adım olarak Başbakan Adnan Menderes “Doğuda bir üniversitenin temeli atılacaktır” sözleri ile meseleyi hükümet programına almış, kuruluş hazırlıklarına başlanmış ve yapılan ilk işte üniversitenin kurulacağı yeri tespit etmek olmuştur” dedi.
    Çeşitli üniversitelerde görevli öğretim üyelerinden oluşan 15 kişilik birinci ilim heyetinin üniversitenin yerini tespit etmek üzere 1951 yazında Doğu illerinde bir geziye çıktığını aktaran Çomaklı: “İlim heyeti bu gezi programını, o sıralarda Doğu illerini ziyaret edecek olan Cumhurbaşkanı Bayar’ın seyahat programına göre ayarlamıştır. Heyet Diyarbakır, Elazığ ve Van’ı Cumhurbaşkanı ile birlikte ziyaret etmiştir. Cumhurbaşkanı Bayar doğu bölgesi ziyaretlerini tamamlayıp Ankara’ya dönmesine rağmen ilim heyeti Erzurum’a geçerek incelemelerine devam etmiştir” şeklinde konuştu.

    Her Türlü Fedakârlığa Hazır Olan Bir Erzurum Halkı
    Ziyaretler esnasında ilim heyetini karşısında gören her şehir ve kasaba halkı gibi Erzurum halkının da üniversitenin kurulması için en uygun yerin kendi yaşadıkları topraklar olduğunu ileri sürdüklerini ve bunları ispat etmeye çalıştıklarını vurgulayan Rektör Çomaklı: “İspat etmekle de kalmayarak her türlü fedakârlığa hazır olduklarının güvencesini veren Erzurum halkının duruşu karşısında ilim heyeti şaşkınlığın verdiği mutlulukla anlatılanları can kulağıyla ve gözleri yaşararak dinlemiştir. Heyet ziyaret ettiği yerlerdeki yöre halkının verdiği bilgiler ve kendilerinin yaptığı incelemeler sonucunda bir karara varmıştır. Buna göre ilim heyeti; fizik, coğrafya, iklim, yol, sağlık durumu, enerji kaynağı gibi Doğu’yu çeşitli yönleri ile inceledikten sonra “Murat havzasını üniversite için en uygun yer” olarak kabul ettiğini kayıtlara düşmüştür” ifadelerini kullandı.

    Doğu’da Kurulacak Üniversitenin İsmi: Atatürk Üniversitesi
    Dönemin Milli Eğitim Bakanı Rıfkı Salim Burçak’ın Erzurumlu olması ve Demokrat Parti Hükümeti’nin Erzurum’a ayrı bir önem vermesinden dolayı, bu durumun üniversitenin kurulacağı yer açısından diğer illere göre Erzurum’a daha fazla avantaj sağladığı bilgisini paylaşan Çomaklı: “Üniversite’nin kurulacağı yer tespit edildikten sonra sıra “Doğu Üniversitesi” diye geçen yükseköğretim kurumunun isminin belirlenmesine gelmiştir. Bu konu hakkında Milli Eğitim Bakanı Rıfkı Salim Burçak ve Bakanlık Müsteşarı Reşat Tardu bir görüşme yapmıştır. Neticede ortak olarak alınan bir kararla Doğu Üniversitesi’nin adının “Atatürk Üniversitesi” olması konusunda fikir birliğine varılmıştır” dedi.

    İlk Defa 1 Kasım 1953 tarihinde TBMM’de Dile Getirildi
    Rektör Çomaklı: “Milli Eğitim Bakanı Burçak üniversitenin isminin belirlenmesi sürecinde kararı nasıl verdiklerini kısaca şöyle açıklıyor: “Bir kere, Doğu’da bir Üniversite açılması fikrini ilk defa ortaya atan Atatürk’tü.” Bu durumun resmiyet kazanması amacıyla Milli Eğitim Bakanı Rıfkı Salim Burçak hem ikinci ilim heyetinin kararları hem de üniversitenin adı konusunda Cumhurbaşkanı Celal Bayar ile bir görüşme yapmıştır. Milli Eğitim Bakanı yeni üniversiteye Atatürk’ün adını koymak istediklerini ve bunu kendilerinin ilan etmesi gerektiğini Cumhurbaşkanına söylemiştir. Bayar, bu durumu olumlu karşılamış ve bu görüşmenin ardından “Atatürk Üniversitesi” adı ilk defa Cumhurbaşkanı’nın 1 Kasım 1953 tarihinde TBMM’yi açış konuşmasında geçmiştir” bilgilerine yer verdi.

    Bu Arşiv Üniversitesinin Geçmişine Işık Tutacak
    Kuruluşunun 63. yılını kutlayan Atatürk Üniversitesinin bu arşiv çalışması ışığında öneminin bir kez daha anlaşılacağının altınız çizen Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı, yapılan tasnif ve tarama çalışmalarında üniversitenin kuruluşundan günümüze kadar yapılan çalışmaların ve etkinliklerin dokümanlarına ulaştıklarını, bu zamana kadar hiçbir yerde yayımlanmamış bu arşivin üniversitesinin hafızasını oluşturduğunu söyledi.
    Kuruluş hikâyesinin oldukça etkileyici olduğuna değinen Çomaklı: “Atatürk Üniversitesinin şehri ve bölgesi için ne anlam taşıdığını bilmek için bu süreci tekrar tekrar okumak gerekiyor. Biz de hafızalarda daha iyi yer etmek ve üniversitemizin arşivini gün yüzüne çıkarmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Arşiv çalışmaları tamamlandıktan sonra üniversitemiz web sayfasında da yayımlayarak herkese ulaştıracağız. Çalışmamız tüm mensuplarımıza ve vatandaşlarımıza hayırlı olsun” diyerek değerlendirmesini sonlandırdı.

    İHA

  • Demir: “Ortaklığı tekrar gün yüzüne çıkarmalıyız”

    Demir: “Ortaklığı tekrar gün yüzüne çıkarmalıyız”

    Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Erzurum Şube Başkanı Fuat Demir, 2019 yılında yapılan çalışmaları değerlendirdi, 2020 yılında da yapılacak projelerini basınla paylaştı.

    Başkan Fuat Demir, Müceldili Konağında basınla bir araya geldi. Toplantıya yönetim kurulu üyeleri Sedat Ötleş, Metin Barlak, Abdurrahman Şakiroğlu, Salih Koç, Vahdettin Şimşek, Abdulkerim Kavaz, Barış Cankoç, Erzurum Genç Müsiad Başkanı Yasin Acar da katıldı.

    MÜSİAD Erzurum Başkanı Fuat Demir, “Toplantımıza başlarken 4 gün önce ülkemizin yaşamış olduğu Elazığ ve Malatya depreminden başlamak istiyorum. Öncelikle ülkemize geçmiş olsun diyorum. Depremde hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Rabbim inşallah bir daha böyle acılar bizlere yaşatmaz. Rabbim ülkemizi muhafaza etsin. Şunu da gördük ki birlik olunca, beraber olunca nelerin üzerinden gelineceği, aşağı yukarı burada 1999 depremini hatırlayanlar arkadaşlarımız var, Van depremini hatırlayan arkadaşlarımız var, burada devlet yetkililerimize de iş dünyası olarak teşekkür etmeden geçemeyiz” diye konuştu.

    Fuat Demir daha sonra 2019 yılı çalışmaları ve 2020 de yapılacak yatırımlar hakkında da bilgiler verdi. Demir konuşmasında “Biz biraz daha iş dünyası olarak protokol işlerinden ziyade şehrin kalkınması ile ilgili kendi projelerimizin olacağını sizlere duyurmuştuk. Belki basında eleştiriliyor olabiliriz. Bazıları hatta üzerimize gülüyor bile olabilir. Bunlar bizim çalışmalarımızı aksine daha heyecanlı olarak çalışmalara teşvik ediyor. Samimi olarak şunu söylemek gerekir ki, tarımcı siyasetçi gibi değildir. Yatırım yapmak çok zordur. Özellikle de Doğu’da yatırım yapmak daha da zordur. Öyle yerlerde yaşıyoruz ki, insanlar kazandığını batıya ülkede kazandığını ise yurt dışlarına götürdüğünü hepimiz 2018 yılında yaşananları gördük, hatta şahit olduk. Yine Türkiye’yi elinde bulunduran bir kitle bu gün sermayeler el değiştiği içindir ki MÜSİAD’ın Türkiye’de ki sermayenin yüzde 60’ına ulaşmış olması gibi bir sivil toplum kuruluşunun temsilciliğini yapıyoruz. Bizler tamamen yatırım odaklıyız. Biz diyoruz ki 2019 göreve geldiğimizde bu şehre neler yapmalıyız. Mutlaka bir takım işler yapmalıyız. Projelerden önce fizibilite yapılmalı. Ortaklığı tekrar gün yüzüne çıkarmalıyız. Birbirimize daha çok güvenmeliyiz. Daha çok elimizdeki sermayeleri bir araya getirip daha büyük işler yapmalıyız. Sizlerden de destek bekliyoruz. Kalkınma yalnız iş dünyası ile olmuyor. İkinci Organize Sanayisinde ciddi işler yapılıyor. Başta Erzurum Valimiz Okay Memiş olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bizleri çok heyecanlandırdı. Bizlerde bu valinin arkasında gidiyoruz. Tekstil kent çok önemli yatırım olacak” dedi.

    Yerel yatırımcıya sahip olalım,

    Yerel yatırımcıya öncelikli olarak sahip olunması gerektiğini anlatan demir, “Dışarıdan gelen sermayeci elbette başımızın tacı, istihdama geliyor, Erzurum’a katkısı ile geliyor, ama yerli yatırımcı olursa bunun masrafı da az olur ve küçük sermayelerle ayakta durur bunu da kolayca ayakta tutarız. O yatırımcılara cesaret vermeliyiz, onların yanında olmalıyız, yerel yatırımcı olmadan şehirlerde kalkınma canlanmaz, kalkınan iller çoğu kendi yerel yatırımcılarına sahip çıkması ile başarıya ulaşıyorlar” diye konuştu.

    Müsiad olarak atıl fabrikaları tekrar işler hale getirmek istediklerini anlatan Demir, “Şehrimizde bulunan atıl durumda ki fabrikaları tekrar ekonomiye kazandırmalıyız. Bu fabrikalar bir şekilde yatırım olarak yapılmış, yatırım yapan arkadaşlarımızın bir kısmı yanlış yatırım yapmış olabilir, sermayesi yeterli olmamıştır kapatmak zorunda kalmıştır, yani ne sayarsanız sayın, bir şekilde bu atıl fabrikaları atıl olmaktan çıkarıp ekonomiye kazandırmalıyız. Bu fabrikaların hissedarları ile de konuşup onları ortaklık olarak yardımcı olmalarını isteyeceğiz” dedi.

    Çoruh Havzası Belediyeler Birliği kuruldu

    Çoruh Havzası Belediyeler Birliğinin kurulduğunu kaydeden Demir, “Bu havzada Erzurum, Artvin ve Bayburt illeri bulunuyor. Çoruh havzası olarak 24 ilçe belediyesi bu oluşumun içerisinde yer almaktadır. Bu birliğin 7 yıl Meclis Başkanlığı da yaptık” dedi.

    Oltu cağ dönerinin fabrikasyon hale getirilmesi

    Oltu ilçesi olarak Oltu Cağ dönerinin fabrikalaşmasını planladıklarını dile getiren Demir, “Cağ dönerinin ham maddesinin yapılıp, 1 milyon koyun üretip Türkiye’de bir firmanın yapmış olduğu gibi paketleme sistemi ile ilgili proje var. Ne acıdır ki belediyelerle bir olup bunu yatırıma dönüştüremedik. 2007 yılı ile 2013 yılları arasında ciddi fizibiliteleri yapılmış, saha tamamen taratılmış, ulusal marketlerinin tamamı ile görüşmeler yapılmış, ama yatırıma dahil edilememiş bir proje, yatırımın doğru yapılması lazım, yatırım yapıyorum diye boş yatırımlar yapılmamalı, görmeden bir şeye inanmıyoruz, elimizde çok önemli bir proje var bunu siz basın mensupları ve valimiz aracılığı ile tanıtımı yapılacak” diye konuştu.

    Küçükbaş hayvan pazarının önünü açıyoruz

    Demir, küçükbaş hayvan pazarının önünü açmayı hedeflediklerini vurgulayarak, “1 Milyon koyun projesi çok ciddi bir proje, şu demek 300 baş sürü yöneticisinin 3 bin kişi ile bu işi çevirmesi ki bu çok önemli bir istihdam ve sürekliliği olacak. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi Türkiye’de 40 milyon olarak küçükbaş hayvan sayısının 50 ya da 60 milyona çıkarılması çalışmasını da sizlere söylemiş olayım. Bu çok ciddi bir rakamdır” dedi.

    Oltu Organize Sanayi Bölgesi

    Demir açıklamalarını şöyle sürdürdü; “Sanayi bölgesinin ruhsatı alınmıştır, bahar ile birlikte temel atma işlemleri yapılacak. Kısa zamanda da üretime geçilecek. Yapılan bu projeler tamamen MÜSİAD üyelerinin ortam sermayeleri ile olacaktır. Bu yatırımlara paydaş alınacak mı elbette ki paydaş alacağız. Büyük projedir. Yönetim Kurulu olarak henüz kim paydaş olsun kimle ne çalışma yapılacak istişaresi yapılmadı. MÜSİAD yönetim kurulu üyeleri olarak Afyon iline gittik. İstihdam yüzdesi olarak sıfır gösterdiler şaşırdık, Afyon ilinin tamamı iş sahibi. Tamamen tarıma yönelik projelerle bu işi sağlıyorlar.”

    Aziziye ve Pasinler ilçesinde bulunan jeotermal sıcak su kullanımı ile seracılık yapılacak

    Aziziye Belediye Başkanı Muhammed Cevdet Orhan’a teşekkür ederim, jeotermal sularımızı değerlendirmesi konusunda bizlere yardımcı olacak. Yatırım ve fizibilite çalışmalarını yaptık. Erzurum’a bir proje kazandırmak istedik. Erzurum boşa giden jeotermal suları değerlendirerek sulardan seracılıkta kullanılmak üzere bu sulardan yararlanmak istedik, kendileri belediye olarak memnun oldular.”

  • Yöresel lezzetler gün yüzüne çıkarılıyor

    Yöresel lezzetler gün yüzüne çıkarılıyor

    Erzurum’un Oltu ilçesinde yöresel lezzetler gün yüzüne çıkarılıyor.

    Oltu ve çevre ilçelerde geçmişte yapılan ve günümüzde kaybolmaya yüz tutmuş lezzetler dut çullaması, pestil kayganası, mantı, siron, erişte, kete, katmer, tandır ekmeği, fırın haçaporu, kavut aşı, kuymak hasuta, cağ kebabı gibi yemekler yapılarak tanıtıldı.

    Atatürk Üniversitesi Oltu Meslek Yüksek Okulu, Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) koordinatörlüğü lisans katılımı toplumsal duyarlılık projesi kapsamında Oltu yöresine ait unutulmaya yüz tutmuş lezzetleri yeniden yaparak, projeye katılan konuklara ikram ettiler.

    Atatürk Üniversitesi Oltu Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof.Dr. Cavit Yeşilyurt, “Bugün Atatürk Üniversitesi Oltu Meslek Yüksek Okulu sosyal sorumluluk projelerinden birisini icra ediyoruz bugünkü projemizde Oltu ve yöresinin unutulmaya yüz tutmuş lezzetlerini tanıtmak istedik. Aslında buradaki yiyeceklerimizin tamamı unutulmaya yüz tutmuş değil onları da diğerlerinin yanında yaptık. Mesela Hasuta, haşıl, siron bunlar unutulmaya yüz tutmuş yemeklerimiz bunları misafirlerimizle birlikte paylaştık.Oltu’da daha neler yapabileceğimizi görmüş olduk. Bu yiyeceklerin ne kadar sağlıklı olduğunu da görmüş olduk. Bu proje bize cesaret verdi” diye konuştu.

    Proje sorumlusu Atatürk Üniversitesi Oltu Meslek Yüksek Okulu öğretim üyesi Dr. Mualla Çil ise projenin amacının geçmişte unutulmaya yüz tutmuş yemeklerimizin tekrar günümüzde yaşatmak olduğunu belirterek, “Özellikle genç nesillerimize tattırmak amacı ile hazırlamış olduğumuz bir proje oldukça ilgi toplandığının inancındayım. Yararlı olacağını düşünüyoruz” dedi.

    Ormancılık bölümü birinci sınıf öğrencisi Muammer Aksan da “Oltu’muzun yöresel unutulmaya yüz tutmuş yemeklerini tanıtmak için bir proje yaptık. Ablalarımızın yardımıyla tatmadığımız lezzetleri gün yüzüne çıkarmak için böyle bir proje yaptık. İnşallah beğeni olacak” dedi.

    Tandır sahibi yöresel yemekler ustası Munine Macit ise, “Bugün yöremizin yemeklerini tanıtmak için buradayız. Dut çullaması, pestil kayganası, mantı, siron, erişte, kete, katmer, tandır ekmeği, fırın haçaporu, kavut aşı, kuymak hasuta, bunları inşallah tanıtacağız bunlar unutulan yemekler olduğu için bunları tanıtmak amacı ile buradayız, tanıtmaya çalışacağız” dedi.

    Oltu Meslek Yüksek Okulu öğrencilerinden Ahmet Karahasan ise, “BAP projesi kapsamında Oltu yöresinde unutulmaya yüz tutmuş yemeklerimizi tanıtmak amacı ile okulumuz desteği ile hocamız Mualla Çil ile böyle bir proje yapmak istedik, umarım başarılı oluruz. Umarım beğenilir unutulan bu yemeklerimizi insanlara tekrar hatırlatırız. Amacımız bu bize bu desteği veren herkese teşekkür ederiz” dedi.

    Yöresel Lezzetler projesi tanıtım toplantısına Oltu Beşeri ve Sosyal Bilimler Dekanı Prof.Dr. Aslan Gülcü, Oltu Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof.Dr. Cavit Yeşiyurt, Oltu Milli Eğitim Müdürü Ömer Cengiz, Oltu Ticaret Odası Başkanı Baki Karaca, Oltu Halkeğitim Merkezi Müdürü Cemal Tanrıver’in yanı sıra birçok öğretim üyesi ve öğrenci katıldı.

  • Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum: “Tarihi eserlerimizi gün yüzüne çıkaracağız”

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum: “Tarihi eserlerimizi gün yüzüne çıkaracağız”

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Erzurum’da kentsel dönüşüm alanlarında incelemelerde bulundu, belediye başkanları ile değerlendirme toplantısı yaptı. Bakan Kurum Erzurum Kalesi, Çifte Minareli Medrese ve Üç Kümbetlerin bulunduğu bölgede yapılacak Kültür Yolu projesi ve Millet Bahçesi projesiyle tarihin gün yüzüne çıkarılacağını söyledi.

    Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Fatma Varank ile birlikte Erzurum’a gelen Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Erzurum’da Büyükşehir ve merkez ilçe belediyeleri sınırları içerisinde yer alan kentsel dönüşüm yapılan alanlarında incelemede bulundu. Üç Kümbetler, Erzurum Kalesi, Gaziler Mahallesi, sanayi bölgesinde incelemelerde bulunan Bakan Kurum daha sonra Palandöken Kayak Merkezi’nde Erzurum Valisi Okay Memiş, eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve ilçe belediye başkanlarının katıldığı değerlendirme toplantısına katıldı.

    Toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Kurum, Erzurum kalesi, Üç kümbetler ve Hacı Cuma Mahallesi bölgesinde yapılacak yeni düzenlemelerle ilgili bilgi verdi. Erzurum’a ilişkin üçüncü ziyaretini gerçekleştirdiğini dile getiren Bakan Kurum, “Erzurum için Erzurum’un geleceği için, Erzurumlu vatandaşlarımızın hayat standartlarını artırmak adına hem kentsel dönüşüm hem de millet bahçesi projeleriyle ilgili ziyaretlerde bulunduk. Kale çevremiz ve burada yapılacak millet bahçesi ve kültür yolu projelerimizi değerlendirdik. Kültür yolu projesi kapsamında konaklama restoranların yer alacağı 21 bin metrekarelik alanda projemizin ilk itabını gerçekleştireceğiz. Projenin maliyeti 14 milyon TL. Bizim kale etrafını tamamen tarihi restorasyonu ve çevre düzenlemesi tamamlanmış bir proje olacak. Konaklama ve yeme içme alanları olacak. Kelinin hemen karşısında yer alan Cumhuriyet Caddesinin diğer bölümü ve Taş ambarların olduğu bölgede ikinci etap proje çalışması olacak. Projenin ikinci ayağı burada olacak. Bir dönüşüm projesi gerçekleştireceğiz. 400 rezerv konut üreteceğiz. Erzurum’un tarihi yapısına uygun olarak projelendirilecek. Yakutiye sınırları içerisinde Hacı Cuma Mahallesinde esnafımızı da içine alan projeyi uygulamaya devam edeceğiz. Büyükşehir Belediye Başkanlığımız ve TOKİ eliyle yürüteceğiz. Yıl sonuna kadar bu bölgede vatandaşlarımızı mağdur etmeyecek şekilde bu alanın boşaltılmasını sağlayarak nisan ayında temel atmak istiyoruz. 3 Kümbetlerde yapacağımız millet bahçesi projesiyle tarihi turizm atkını oluşturmuş olacağız. Tarihi eserlerimiz gün yüzüne çıkarılmış olacak” diye konuştu.