Etiket: Yüzünden

  • (Özel Haber) Okul Çantası Yüzünden Fıtık Olan 12 Yaşındaki Öğrenciye Operasyon

    Bursa’da okul çantası yüzünden felç olan 12 yaşındaki Batuhan Dağdaş, geçirdiği ameliyat sonrası sağlığına kavuştu. Ortaokul öğrencisi Dağdaş’ın annesi Şehnaz Dağdaş, oğlunun ağır okul çantasını taşımak zorunda kaldığı için felç olduğunu iddia etti.

    Merkez Osmangazi ilçesindeki Hamzabey Ortaokulu’nda öğrenim gören 12 yaşındaki Batuhan Dağdaş, belindeki ağrı sebebiyle okuldan izin alıp eve geldi. Belindeki ağrı gece boyunca devam eden Dağdaş, sabah okula gitmek için uyandı. Fakat yürüyemeyince ambulansla Bursa Anadolu Hastanesi’ne getirildi. Bel fıtığı teşhisi konulan Batuhan Dağdaş, vakit geçirilmeden ameliyata alındı. 2 saat süren operasyonun ardından bir hafta tedavi altında tutulan Dağdaş, yeniden yürümeye başladı.

    Taşıdığı okul çantası yüzünden sağlığından olduğunu belirten Batuhan Dağdaş, “Okullar açıldıktan sonra belimde ağrılar başladı. Annem çanta taşımaktan olduğunu söyledi. Ağrıdan ağlayacak duruma geldim. Bir gün okuldan izin alıp eve geldim. Ertesi gün yürüyemedim. Çantamda 6 kitap, 6 defter taşıdığım için çok ağır oluyordu. O yüzden belim ağrıdı. Doktorlar ameliyat olmam gerektiğini söyledi. Sağlığımız için çantaların daha hafif olması gerekiyor” diye konuştu.

    20 YAŞ ALTI BEL FITIĞI YÜZDE 1 İHTİMALDEN BİLE DÜŞÜK

    Genç Batuhan’ı ameliyat eden Bursa Anadolu Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Osman Yaman, “Bize sağ bacağında uyuşukluk, ağrı ve felç şikayeti ile geldi. Yaklaşık 1 aydır ağrıları varmış, ama son zamanlarda artmaya başlamış. Tetkikleri yaptıktan sonra ameliyata karar verdik. Bu yaşta çok alışık olduğumuz bir durum değil. 20 yaş altında bel fıtığı görülmesi bütün bel fıtığı vakalarında yüzde 1 ihtimalin bile altında. 15 yaşın altında çok nadir görülen bir vaka. Bunu da çocukların küçük yaşta ağır çanta kaldırmasına bağlıyoruz. Okul çantalarının ağır olması çocukların spor yapmaması, vücut sağlığını ihmal etmeleri ön planda geliyor. Çocuklar çok ağır okul çantası taşımak zorunda kalıyor. Çocukların yaşının üstünde ağır yük kaldırmaları omurgalarda eğilmelere sebebiyet verebiliyor. Özellikle ergenlik çağındaki çocuklarda bel fıtığına çokça rastlar olduk. Bunun önüne geçilmesi gerekiyor” diye konuştu.

    Aşırı yüklü okul çantası yüzünden oğlunun felç olduğunu belirten anne Şehnaz Dağdaş ise, “Okul çantası çok ağır. Okulumuz uzak ve servise binemiyoruz. Oğlum çok sıkıntı çekti. Okula bu sebeple gitmek dahi istemedi. Çok doktor gezdim. Çok şükür oğlum şu an sağlığına kavuştu” dedi.

  • Fırtına Yüzünden Oy Kullanamadılar

    Çanakkale’de olumsuz hava şartları nedeniyle, Gökçeada-Kabatepe hattında feribot seferleri iptal edilince, pazarda tezgah açmak için adaya giden esnaf, geri dönemedi.

    Çanakkale’de etkili olan fırtına deniz ulaşımını olumsuz etkiliyor. Kuzey Ege’de etkili olan fırtına nedeniyle Gökçeada-Kabatepe hattındaki tüm seferler ile Bozcaada-Geyikli hattındaki bazı seferler iptal edildi. Cumartesi günü Gökçeada’da kurulan halk pazarında tezgah açmak için Cuma gecesinden adaya giden bazı esnaflar da, sefer iptali nedeniyle adada mahsur kaldı. Sefer yapılamadığı için ger dönemediklerini, oylarını da kullanamadıklarını söyleyen vatandaşlar, bu durumdan üzüntü duyduklarını belirttiler.

  • Asistan Hekimler Şiddet Yüzünden İş Bıraktı

    Hasta yakınları tarafından darp edilerek iki kaburga kemiği kırılan asistan hekim Hilmi Karaörs’e yapılan saldırının ardından Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin Cerrahisi Departmanı’nda görevli asistan hekimler bir günlük iş bıraktı.

    Hastane önünde bir araya gelen Adana Tabip Odası ve SES yöneticileri, Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin Cerrahisi Departmanı’nda görevli hekim ve sağlık çalışanlarının haklı eylemlerinin yanında olduklarını söyledi.

    Adana Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. H. Neslihan Önenli Mungan, sağlıktaki dönüşümü ve şiddeti kınadıklarını dile getirdi. Mungan, şöyle devam etti:

    “Evde bakacak kimsesi olmadığı için vicdanının sesini dinleyerek hastanede yatırdığı yaşlı hastasının torunu tarafından dedesinin maaşını alamayacağı için öldürülen doktor, gerekli önlemler alınmadığı için kan aldığı hastasından kırım-kongo ateşi bulaştığı için ölen doktor. Hastane kantincisinin sırf canı sıkıldığı için öldürdüğü doktor, hastanede bilinci yerinde olmadığı için beyin tomografisi istediği hasta yakınları tarafından dövülerek kolu kırılan doktor, her fırsatta tıbbi işlemlerin geç veya eksik yapılmasından bilerek ve kasten sorumlu gösterilerek şikayet edilmesi iktidar tarafından özel ve ücretsiz hatlarla sağlanan doktor, diğer meslek gruplarına göre en uzun süreli üniversite eğitimini alan doktor, meslek yaşamı boyunca 2-6 yıl arası mecburi hizmet yükümlülüğü olan doktor, eş kurası çekemeyip, ailesinden ayrı yıllar geçirtilen doktor, aile hekimliği sistemiyle ne kadar hastaya dokunduğu ve bilgi verdiği değil de, bilgisayara girdiği verilerin sayısının ölçülüp, buna göre hekimliğine değer ve bedel biçilen doktor, uzmanlık eğitimi sırasında insan hakları ile bağdaşmayan sayıda nöbet tutturulup, ancak nöbet parasının çok azını alabilen doktor, ikinci basamak hastanelerde özgürlüğü kısıtlanarak ve özlük hakları çalınarak çalışmaya mahkum edilen doktor, üniversitelerde hem çok fazla sayıda hasta bak, hem öğrenci yetiştir, hem yayın yap, ama en önemlisi performans yap diye zorlanan ve yeterli sayıda hasta bakmadığı zaman başarısız sayılan doktor, hasta tedavi ederken caminin halılarına batikon döktüğü ve halıları kirlettiği için 10 ay hapis cezası alan doktor ve son olarak da Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bel kırığı ameliyatına, araya beyin tümörlü acil bir hasta girdiğini ve fıtık ameliyatı olacak hastanın açlık süresi yeterli olmadığını söylemeye çalışırken hasta yakınlarının darp ederek kaburgalarını kırdığı meslektaşımız beyin cerrahi asistanı Dr. Hilmi Karaörs.”

    Bu saldırıyı hiçbir hekim veya sağlık çalışanının hak etmediğini vurgulayan Mungan, “Biz hekimler gördüğümüz her türlü şiddetin, kötü muamelenin ve haksız uygulamanın ardından bunu ailemize, çocuklarımıza, öğrencilerimize ve yakınlarımıza izah etmeye çalışmaktan bile utanırken ve her şeye rağmen görevimize devam edip acil hasta bakmayı her koşulda, her türlü baskıya rağmen sürdürürken, bunu yapanlar, bunu kışkırtanlar, mesleğimizi ve bizleri değersizleştirerek hedef gösteren siyasiler, pişkin pişkin sırıtarak demeçler vermeyi sürdürmektedirler. Sağlıkta aksayan daha doğrusu artık neredeyse yürümez hale gelen sistemi çözemeyip, ‘sorumlusu doktor efendilerdir’ diyenler, siz hiç mi utanmayacaksınız?” diye konuştu.