Etiket: Yüze

  • Tunceli’de köy okulları ve anasınıfları yüz yüze eğitim için hazır

    Tunceli’de köy okulları ve anasınıfları yüz yüze eğitim için hazır

    Tunceli’de açılacak olan köy okulları ve anasınıfları eğitim ve öğretim faaliyetine hazır hale getirildi.

    15 Şubat tarihinde yüz yüze eğitime başlayacak olan köy okulları ve anasınıflarında pandemi nedeniyle tedbirler alınarak hazırlandı.Vali Mehmet Ali Özkan’da beraberinde İl Milli Eğitim Müdürü Gürsel Ekmekci ile birlikte eğitim ve öğretim faaliyetine hazır hale getirilen merkeze bağlı Burmageçit Köyü İlkokulu’nda incelemelerde bulundu.Okullarını özleyen öğrenciler ve veliler tarafından karşılanan Vali Özkan, öğrencilere Türk Bayrağı ile çeşitli hediyeler verdi.Okulu gezen Vali Özkan, öğrencilerle de sohbet etti.

    Vali Özkan, “bu süreçte en çok hemşehrilerimize teşekkür etmemiz gerekiyor. Ülkemiz genelinde bu süreç içerisinde planlanan, belirlenen ve iletilen tüm kurallara riayet ederek bu süreci en iyi yöneten, söz yerindeyse vefat eden insanlarımız da var. Onlara Allah’tan rahmet diliyorum. En az acıyla atlatan illerden biri de Tunceli ili oldu. Bu vesileyle hemşehrilerimize şükranlarımı sunuyorum” dedi.

    Pandemi sürecinden en çok 65 yaş üzeri vatandaşlar ve çocukların etkilendiğini belirten Vali Özkan, “Alınan tedbirlere riayet etmemiz özellikle Tuncelili insanlarımızın bu kurallara göstermiş olduğu riayet neticesinde geldiğimiz noktada salgında mücadelede en iyi illerden biriyiz. Bugün buraya öğrencilerimiz temsilen geldiler. Özledik, diye geldiler. Pazartesi günü de resmen okullarına devam edecekler. Tabi çocuklarımızın okullarına devam etmesinin kuralı maske, mesafe ve temizliktir. Hepimizin bu üçlemeye riayet etmesi, uyması gerekiyor” diye konuştu.

    15 Şubat tarihinde bin 610 öğrencinin 160 öğretmen nezaretinde eğitim-öğretim faaliyetine başlayacağını aktaran İl Milli Eğitim Müdürü Gürsel Ekmekci, “Geçen hafta yapılan değerlendirmelerde ilimizde herhangi bir pozitif vaka olan öğretmen ve öğrencimiz yok.Pazartesi günü için tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Eğitim öğretim faaliyetine başlayacak tüm çocuklarımıza ve öğretmenlerine başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.

    Uzun süredir yüz yüze eğitimden uzak kalan öğrenciler de Pazartesi günü başlayacak yüz yüze eğitimi heyecanla beklediklerini ifade etti.

    Öğrencilerden Hasan Demirbilek , “Okullar açılacağı için çok heyecanlıyım. Öğretmenimi, arkadaşlarımı özledim” derken, Irmak Yener’de, “Arkadaşlarımla eğlenmeyi, öğretmenimle kitap okumayı özledim”şeklinde konuştu.

  • Karabük’te köy okullarında yüz yüze eğitim hazırlıkları devam ediyor

    Karabük’te köy okullarında yüz yüze eğitim hazırlıkları devam ediyor

    Köy okullarının 15 Şubat’ta yüz yüze eğitime başlayacağının açıklanmasının ardından Karabük’te yüz yüze eğitim için önlemler çerçevesinde hazırlıklar sürüyor.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada köy okullarında yüz yüze eğitme geçileceğini açıklamıştı. İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş, Karabük’ün Eskipazar ilçesine bağlı Şehit Faik Başkaya İlkokulu ve Üçevler Ortaokulu’nda yapılan çalışmaları yerinde takip etti. Akbaş ilçeleri ile beraber 10 köy okulu ve 1666 öğrenci ile 15 Şubat’ta yüz yüze eğitime başlayacaklarını söyledi.

    Pandemi sürecinde uzaktan eğitimde Karabük’te ciddi bir sıkıntı yaşanmadığını belirten İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş, “Geçen sene mart ayında başlayan bu süreç eğitim-öğretimi yakından etkiledi. Biz de bakanlığımızın talimatıyla uzaktan eğitime devam ediyoruz. Bu uzaktan eğitim sürecinde de öğrencilerimizin bütün problemlerini sıkıntılarını halletmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Bu kapsamda da öğretmenlerimizle, öğrencilerimizle, velilerimizle destek vermeye çalışıyoruz. Bu süreçte bazı öğrencilerimizin, bazı velilerimizin tablet ihtiyacı oldu. Tablet ihtiyacı ile ilgili de Karabük’te güzel bir çalışma yaptık. Bakanlığımızdan gelen tabletlerimiz var. Bir o kadar da Karabük’te hayırseverlerimizin vermiş olduğu destekler var. Uzaktan eğitim, yüz yüze eğitim gibi verimli olmasa da Karabük’te ciddi anlamda bir sıkıntı yaşamadığımızı ifade etmek istiyorum” dedi.

    Akbaş, Karabük’te “Okulum Temiz Belgesi” almayan okul olmadığını ifade ederek, “Geçen hafta yapılan kabine toplantısından sonra Milli Eğitim Bakanı’mız bir açıklama yaptı. 15 Şubat 2021 itibariyle köy okullarımızı açıyoruz. Valimizin talimatları ile okullarımızı geziyoruz. Ciddi manada bir problemimiz yok. Eksiklerimize bakıyoruz. Eksiklerimiz noktasında da bundan önce Milli Eğitim Bakanı’mızın talimatıyla ‘Okulum Temiz Belgesi’ çalışması yapmıştık. Hangi öğrencinin nerede oturacağı, öğretmenin nerede bulunacağı, kantinden spor salonuna ve bahçe düzenlemesine kadar hangi çalışmaların yapılacağı belliydi. Biz de zaten Karabük genelinde Okulum Temiz Belgesi almayan okulumuz kalmadı. Yine de 15 Şubat öncesinde bizler şu anda köy okullarımızı gezerek eksiğimiz var mı diye bakıyoruz ama hamdolsun okul müdürlerimiz, öğretmenlerimiz her türlü çalışmayı yaptılar. Biz problemimiz, sıkıntımız görünmüyor” şeklinde konuştu.

    Öğretmenlerin Covid-19 aşısı olması ile ilgili olarak Akbaş, “Milli Eğitim Bakanlığımız bu durumla ilgileniyor. Öğretmenlerimizin kimlik numaralarını Sağlık Bakanlığı’na iletiyor. Önümüzdeki hafta mı olur yoksa daha sonra mı olur bilemiyorum ama öğretmenlerimiz aşılanacaklar” ifadelerini kullandı.

    1 Mart’ta 8. ve 12. sınıfların da gidişata göre yüz yüze eğitime başlaması konusunda ise Akbaş, “Hazırlıklarımız var. 1 Mart itibariyle Milli Eğitim Bakanı’mızın talimatıyla 8. ve 12. sınıflar ile beraber ilkokulun bütün seviyeleri yüz yüze eğitim-öğretime inşallah başlayacak. Bu kapsamda 8 ve 12. Sınıfların önemli sınavları var. 8. sınıflar lise 12. sınıflar ise üniversite sınavına girecek. Bu öğrencilerimiz ile ilgili Destekleme Yetiştirme Kursu’muz (DYK) var. Çocuklarımızla yakından ilgileniyoruz” diye konuştu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan yüz yüze eğitimde tarih verdi

    Cumhurbaşkanı Erdoğan yüz yüze eğitimde tarih verdi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “15 Şubat’ta köy okulların açılmasını kararlaştırdık. Vakalarda olağan bir artış söz konusu olursa eğitime yeniden ara verilecektir. Özellikle söyleyeyim. 8 ve 12. sınıflar ile ilkokul ve özel okulların eğitim öğretiminin 1 Mart’tan itibaren başlaması için hazırlıklara başlanacak” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Yılın ilk gününden itibaren bir yandan salgınla mücadeleye, bir yandan yatırımlara, eser ve hizmet kazandırma çalışmalarına hız verildiğini aktaran Erdoğan, ocak ayında hizmete sunulan projelere ilişkin bilgiler verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yılın ikinci günü Kömürhan Köprüsü ile bağlantı tüneli ve yolunu hizmete açtık. Bu eser Elazığ ve Malatya’yı birbirine bağlamanın ötesinde ülkemizin doğu-batı- kuzey-güney ulaşımının en önemli bağlantısıdır. Kömürhan Köprüsü kendi kategorisinde dünyanın 4. büyük eseri olma hasebiyle ayrıca anlamlıdır. Türkiye’nin uzay çalışmalarındaki iddiasının ve gücünün son işareti olan Türkstat 5A uydumuzu 8 Ocak’ta Amerika’dan yörüngesine yolcu ettik. İnşallah 5B uydumuzu da önümüzdeki yaz başında uzaya fırlatacağız” dedi.

    Uzay çalışmalarında uzak mesafelerdeki büyük uydular yerine düşük maliyetleri ve teknik kolaylıkları sebebiyle daha kısa mesafelerdeki mikro uyduların öneminin giderek arttığına dikkat çeken Erdoğan, ”Bu amaçla ülkemizde bir mikro uydu fırlatma tesisi kurma çalışmalarına başladık. İnşallah çok uzak olmayan bir tarihte ülkemizin ve dostlarımızın uydularını kendi tesisimizden uzaya göndereceğiz. Haberleşmeden enerjiye, çevrenin korunmasından savunma sanayiine kadar geniş bir kullanım alanına sahip uzay ve uydu teknolojileri konusunda ülkemizi marka haline getirmekte kararlıyız. Bu adımın gençlerimizin 2053 vizyonlarının alt yapısına yapacağımız en büyük desteklerden biri olacağına inanıyoruz” diye konuştu.

    “Diyarbakır topraklarını bölge ve ülkemiz için önemli bir kazanç kaynağı haline getireceğiz”

    2020 yılını 169 buçuk milyar gibi tarihin en yüksek ihracat rekoru ile kapatan iş adamlarının Türkiye’de ve dünyanın her yerinde yanlarında olmayı sürdüreceklerini ifade eden Erdoğan, “Silvan Projesi GAP’ın en bereketli bölümlerinden birini oluşturuyor. Bünyesinde 8 ayrı baraj, 23 sulama tesisi olan bu proje tamamlandığında 2 milyon 360 bin dekar alanı sulayacak. İnşallah hem barajın hem tünellerin hem de sulama tesislerinin inşasını hedeflediğimiz tarihlerde mutlaka ama mutlaka tamamlayarak Diyarbakır topraklarını bölge ve ülkemiz için önemli bir kazanç kaynağı haline getireceğiz. Elazığ ve Malatya illerimizde can kaybı yanında ciddi yıkıma yol açan depremin yıl dönümünde milletimize verdiğimiz sözleri tutmanın sevincini paylaşmak üzere Elazığ’a gittik. Depremin 6. ayından itibaren teslim edilmeye başlananlarla birlikte toplamda 8 bin konutun anahtarını hak sahiplerine verdik” şeklinde konuştu.

    Elazığ’da inşa edilen 20 bin konutun kalanının yaz aylarına kadar tamamlanacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde 6 bin konutun Malatya’da tamamını bitirip hak sahiplerinin hizmetine sunulacağını aktardı. Bu tür projelerde sadece konut yapılmadığını söyleyen Erdoğan, okulu, camisi, parkı ve yeşil alanıyla adeta yepyeni şehirler inşa edildiğini kaydetti. Elazığ ziyaretinde ayrıca Avrupa’nın en büyük çocuk ve gençlik merkezinin açılışının yapıldığını ifade eden Erdoğan, bu merkezde yazılımdan kodlamaya, tasarımdan montaja, tarımdan binicilik ve okçuluk sporlarına kadar geniş bir alanda gençlere hizmet verileceğini aktardı.

    “Bizim görevimiz dünyanın ve Türkiye’nin değişim şartlarında milletimizin değişen ihtiyaç ve beklentilerine göre yeni reform gündemleri oluşturmaktır”

    Türkiye’nin son 18 yılının en büyük özelliğinin demokrasi ve ekonomide kesintisiz bir reform gündemine sahip olması olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Yıllarca siyasi istikrasızlıklar, ekonomik krizleri, darbeler, vesayet kıskacında bu ülkenin ve

    milletin enerjisini, vaktini, imkanını heba edenlerin yol açtığı kayıpları telafi etmek için gerçekten çok çalıştık. Bu mücadeleyi ülkeyi bu hale getiren vesayetçilerin, darbecilerin, kriz tüccarlarının nice sinsi tuzaklarına rağmen başarıya ulaştırdık. Tabii reform dediğimiz değişim ve dönüşüm gündemi dinamik bir süreci ifade ediyor. Bizim görevimiz dünyanın ve Türkiye’nin değişim şartlarında milletimizin değişen ihtiyaç ve beklentilerine göre yeni reform gündemleri oluşturmaktır. Her kim artık bu ülkede yeni reforma ihtiyaç yok derse bilinmelidir ki o kişi Türkiye’den de, dünyadan da toplumdan da bihaberdir. Mesela daha düne kadar kendi çocuklarına dahi üniversite eğitimi imkanı sunmayan bir Türkiye ile bugün 8 milyon evladı yanında 200 bin yabancıya yükseköğrenim sağlayan bir Türkiye’nin eğitim yaklaşımı aynı olabilir mi? Aynı şekilde geçmişte bırakın dünya ile rekabet etmeyi, kendi vatandaşlarının askeri ihtiyaçlarını karşılayacak, sağlık, ulaşım, enerji, sanayi, teknoloji, şehircilik, çevre, spor alt yapısına sahip olmayan bir ülkenin ihtiyaçlarıyla bugünküler aynı olabilir mi? Yine kendi sınırları içinde teröristle baş etmekte zorlanan bir Türkiye ile sınırları ötesinde güvenli alanlar oluşturan, çok daha ötelerde harekatlar yürüten bir Türkiye’nin güvenlik stratejileri aynı olabilir mi?” ifadelerini kullandı.

    “Ülkemiz yıllarca küresel siyasi ve ekonomik değişimlerin gerisinde kaldı”

    “Hayatın bir gerçeği olan değişimin dışında kalan, değişimi doğru istikamette yönlendiremeyen toplumların yaşadıkları acı tecrübe ve yıkımları hemen yanı başımızda bizzat görüyoruz” diyen Erdoğan, “Avrupa’dan Amerika’ya, Asya’dan Afrika’ya kadar dünyanın her yerinde siyasi, sosyal, ekonomik çalkantılar yaşanırken Türkiye’nin olduğu yerde çakılıp kalması elbette düşünülemez. Ülkemiz yıllarca küresel siyasi ve ekonomik değişimlerin gerisinde kaldı. Hep büyük bedeller ödemiştir. İnşallah bu defa küresel siyasi ve ekonomik değişimin önünden giderek kendi inisiyatiflerimizi hayata geçirmek suretiyle hedeflerimize ulaşacağız. Ülkemiz bu amaçla bir süredir ekonomiden güvenliğe her alanda bölgesel ve siyasal liderlik politikası izlemektedir” şeklinde konuştu.

    “Yasamanın alanındaki konularla ilgili Mecliste, idari alanlardaki konularla ilgili Cumhurbaşkanlığımızda gereken adımları atmaya başlayacağız”

    Gelinen noktada yeni ve köklü reform ihtiyaçlarının artık ertelenemez olduğunun görüldüğünü söyleyen Erdoğan, ”Bu çerçevece hukuki ve ekonomik reform paketlerinin hazırlıklarını zaten bir süre önce başlatmıştık. Adalet Bakanlığımız hukuki reformlarla, Hazine ve Maliye Bakanlığımız ekonomik reformlarla ilgili teknik çalışmaları hamdolsun belirli bir seviyeye getirdi. Bu reform paketleri çalışılırken dünyadaki ve ülkemizdeki gelişmelerin detaylı bir analizi yanında ilgili tüm bakanlıklarımızla, kurumlarla, sivil toplum kuruluşlarıyla görüşümeler yapıldı. Hazırlık çalışmalarında ortaya konan tespitler ve teklifler çerçevesinde her kesimin ihtiyaçlarını ve beklentilerini karşılayacak taslaklar ortaya çıktı. Bu taslakları hem kendi içimizdeki kurumlarda, hem Cumhur İttifakı ortağımızla değerlendirip nihai aşamaya getireceğiz. İnşallah çok yakında reform paketlerimizin felsefesini, amaçlarını, hedeflerini ve faaliyet başlıklarını içeren kapsamlı bir çalışmayı kamuoyuyla paylaşacağız. Hemen ardından yasamanın alanındaki konularla ilgili Mecliste, idari alanlardaki konularla ilgili Cumhurbaşkanlığımızda gereken adımları atmaya başlayacağız” şeklinde konuştu.

    “Cumhur İttifakı ortağımızla bu konuda bir anlayış birliğine varmamız halinde önümüzdeki dönemde yeni anayasa için harekete geçebiliriz”

    “Türkiye’de sorunların kaynağının 1960’dan beri darbeciler tarafından yapılan anayasalar olduğu açıktır” diyen Erdoğan, “Ne kadar değiştirirsek değiştirelim anayasanın ruhundan darbe ve vesayet izini silmek mümkün olmuyor. Bunun için daha önce yeni bir anayasa girişiminde bulunmuştuk. Mecliste sandalye sayılarına bakmadan tüm partilerden eşit temsilciyle başlatılan çalışmalar CHP’nin süreci tıkaması ve uzlaşmaz tutumu sebebi ile maalesef neticeye ulaşamamıştır. Ülkemizin bu önemli fırsatı kaçırmış olmasından dolayı üzüntülüyüz. Belki şimdi Türkiye’nin tekrar yeni bir anayasayı tartışmasının vakti gelmiştir. Anayasa çalışması öyle gizli saklı mahfillerde, terör örgütü ile irtibatlı kesimlerin gölgesinde, ülkesiyle zihni ve kalbi bağlantısı kopuk isimlerle yürütülebilecek bir iş değildir. Bu çalışmanın milletin gözü önünde ve onun temsilcilerinin tamamının katılımıyla şeffaf bir şekilde gerçekleştirilmesi, ortaya çıkan metnin mutlaka milletin takdirine sunulması gerekir. Cumhur İttifakı ortağımızla bu konuda bir anlayış birliğine varmamız halinde önümüzdeki dönemde yeni anayasa için harekete geçebiliriz” açıklamasında bulundu.

    “En güçlü ekonomiler bile küçülmeye, daralmaya başladı”

    Korona virüs salgınının ülke ayrımı yapmaksızın tüm dünyada tüketimi, üretimi, ticareti, yatırımı, turizmi ve sosyal hayatı derinden etkileyen sıkıntılara yol açtığını söyleyen Erdoğan, “En güçlü ekonomiler bile küçülmeye, daralmaya başladı. Hasarın boyutunu gösteren çarpıcı rakamları paylaşmak istiyorum. Yapılan son tahminlere göre 2020 yılında küresel ekonominin yüzde 3,5, gelişmiş ülkelerin yüzde 4,9, gelişmekte olan ülkelerin yüzde 2,5 oranında küçülmesi bekleniyor. Görmeye alışık olmadığımız bu oranlar, bu rakamlar yaşanan krizin ne kadar derin olduğunu işaret ediyor. Tabii bu denli bir ekonomik küçülme aynı zamanda işsizlik demektir. Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre 2020 yılında çoğu gençlerden ve kadınlardan oluşan 255 milyon iş kaybı yaşandı. Sadece bu iş kayıplarının ekonomik değeri 4 trilyon dolara yakın. Böylesine zorlu bir küresel konjonktürün Türkiye’yi olumsuz etkilememesi elbette mümkün değil. Fakat bizi dünyadan ve özellikle gelişmiş ülkelerden ayıran çok önemli avantajlarımız var. Biz son 18 senendir sağlığa, sosyal güvenliğe, sanayiye, teknolojiye, toplumun refahını artıracak her alana büyük yatırım yapan bir ülkeyiz. Yaptığımız yatırımların karşılığını bu gibi zor günlerde alıyoruz” diye konuştu.

    Salgın süresince Türkiye’nin direncinin kırılmadığı gibi tam tersine önüne yeni fırsatlar çıktığını belirten Erdoğan, ”Milletimiz azmini, çalışkanlığını, yardımseverliğini bu dönemde yeniden tüm dünyaya gösterdi. Sağlıkçılarımızın özverisini, sanayide, tarımda, hizmet sektöründe çalışan kardeşlerimin alın teri ile tamamladı. Aşı ve ilaç geliştirmeye kendini adayan bilim insanlarımızın tutkusunu uzaktan eğitimle öğrencilerine ulaşan öğretmenlerimizin çabaları tamamladı. Salgına karşı hep birlikte topyekûn bir seferberlik yürüttük. Hükümetimiz bu süreçte sağlıktan sosyal desteklere kadar her konuda vatandaşlarımızın yanında olacak adımları attı” dedi.

    Salgın süresinde verilen desteklere ilişkin bilgiler aktaran Erdoğan, “Yaklaşık 650 bin emeklimizi kapsayan en düşük emekli maaşı ödemesini bin liradan bin 500 liraya yükselttik. Bunu bu iktidar yaptı. Sosyal destek kapsamındaki tüm ailelere ilave nakdi yardım yaptık. Büyüklerimize sahip çıkarak yalnız yaşayan 80 yaş üstü vatandaşlarımızı yakın takibe aldık. Ekonomiyi canlandırmak ve istihdamı korumak için geliştirdiğimiz bir dizi tedbiri kararlılıkla uyguladık. Bay Kemal, öyle danışıklı dövüşte öyle gidip çöp konteynerleri içerisinden aldatmak suretiyle vatandaşlarımızı işte bak aç, açık, sefil gibi yalan yanlış haberlerle, spekülasyonlarla sen bu milleti aldatamayacaksın. Zaten böyle söyledikçe de bak artık partin kendi içinde dağılmaya başladı” ifadelerini kullandı.

    Kısa çalışma ödeneğinin şartlarını kolaylaştırdıklarını ve kapsamını genişlettiklerini söyleyen Erdoğan, ”Ayrıca kısa çalışmadan ve işsizlik sigortası şartlarından yararlanamayıp ücretsiz izne çıkarılanlar için nakdi ücret desteği vermeye başladık. Bunları biz yapıyoruz. Sosyal koruma kalkanı kapsamında bugüne kadar çeşitli kesimlere verilen hibe desteklerinin rakamı 49 milyar lirayı geçti. SGK teşviklerimiz ve İŞKUR desteklerimizle birlikte bu rakam 71 milyar liraya ulaştı. Geçtiğimiz yıl salgın şartlarına rağmen 16 milyonluk turist sayısına ulaştık. İhracatçılarımıza stok finansman desteği sağladık. İhracatçılara destekleme ve fiyat istikrarı fonu kapsamında 2,4 milyar lira destek ödemesi yaptık. Dijital ortamda yapılan pazara giriş çalışmalarını destekledik. Mart 2020’den itibaren belirli sektörler için mücbir sebep ilan ederek vergi yükümlülüklerini ve Sosyal Güvenlik Kurumu prim ödemelerini 6 ay erteledik. Böylece 29 milyar lira vergi alacağını, 40 milyar lira Sosyal Güvenlik Kurumu alacağını erteleyerek 2,5 milyon vergi mükellefini rahatlattık. Yurt içi yolcu taşımacılığında eğitim ve öğretim hizmetlerinde yeme-içme, sinema, tiyatro ve konaklama hizmetlerinde KDV oranını yüzde 1’e indirdik. Şu ana kadar 7 buçuk milyon vatandaşımız 108 milyar liralık alacağı yapılandırmak amacıyla vergi dairelerimize başvurdu” açıklamasında bulundu.

    “Öncü göstergeler 2020 yılını yüzde 1 büyüme ile kapatabileceğimize işaret ediyor”

    Salgın sebebi ile faaliyetleri tamamen durdurulan kıraathane, kahvehane, sinema salonları işletmelerinin mücbir sebep hükümleri kapsamında vergi yükümlüklerinin ertelendiğini hatırlatan Erdoğan, uygulanan ekonomi politikalarının olumlu etkilerinin üçüncü çeyrekten itibaren makro ekonomik verilere yansımaya başladığını kaydetti. Erdoğan, “Öncü göstergeler 2020 yılını yüzde 1 büyüme ile kapatabileceğimize işaret ediyor. Son yapılan uluslararası analizler, G20 ülkeleri içinde 2020 yılını pozitif büyüme ile kapatabilecek iki ülkenin Türkiye ve Çin olduğunu gösteriyor. Ekonominin üretim, tüketim, yatırım harcamaları ve ihracat tarafı oldukça güçlü seyrediyor” dedi.

    “Gıda enflasyonu önümüzdeki en büyük tehditlerden biridir”

    Son üç ayda 16 milyar doların üzerinde portföy girişi gerçekleştiğini söyleyen Erdoğan, bu olumlu gelişmelerin yanında ekonomide sorunlu alanların da bilindiğini, yüksel enflasyonun hem üretici hem tüketici cephesinde oluşturduğu tahribatın farkında olunduğunu aktardı. Erdoğan, “Gıda enflasyonu önümüzdeki en büyük tehditlerden biridir. Gıda ürünlerinde tarla veya fabrika, market arasındaki fiyat farklarının ekonomik süreçler ve gerekçelerle izah edilemeyecek seviyelere çıkması milletimizle birlikte bizi de rahatsız ediyor. Nitekim bugün yine gündemimizin en önemli maddelerinden biri oydu. 3-5 aç gözlü tüccarın milletimize ekmeğini ve aşını zehir etmesine izin veremeyiz. Bununla birlikte hükümet olarak görevimizin meseleyi tüm boyutlarıyla incelemek ve ona göre tedbir almak olduğu açıktır. Sıkıntının kaynağına indiğimizde kimi tüccarların aç gözlülüğü yanında uluslararası gıda fiyatlarında yaşanan yükselişin, bununla birlikte kuraklığın ve yapısal sorunların etkilerini görüyoruz. Kuraklığın bazı bölgelerde üretimi düşürmesi, Çin ve Hindistan gibi yüksek nüfuslu ülkelerin ürün taleplerinin artması, tüm dünyada gıda fiyatlarını hareketlendirmiştir. Özellikle uluslararası piyasalarda ayçiçeğinde iki kata varan, soya fasulyesinde yüzde 50, buğday ve mısırda yüzde 40’ı bulan fiyat artışları yaşandı” dedi.

    Türkiye’de alınan tedbirler ve kendi üretim gücü sayesinde market raflarının boşaldığı görüntülerin ortaya çıkmasına müsaade edilmediğini, bundan sonraki süreçte de müsaade edilmeyeceğine dikkat çeken Erdoğan, “Geçtiğimiz yıl verdiğimiz 22 milyar liralık destekle tarımsal üretimin kesintisiz devamını sağladık. Bu sayede bitkisel üretimimizi bir önceki yıla göre 7 milyon ton artışla 124 milyon tonun üzerine çıkarak cumhuriyet tarihinin rekorunu gördü. Nitekim gıda komitesi harekete geçerek üretimden perakendeye kadar zincirin halkalarını değerlendirmeye ve gereken tedbirleri almaya başladık. Erken uyarı sistemi kurarak, çok hızlı ve etkin bir karar alma mekanizması oluşturacağız. Rekabet Kurulunu etkin bir şekilde harekete geçireceğiz. Tarımsal üretimle ilgili kronik sorunların çözümü hususunda 2019 yılında düzenlediğimiz Tarım ve Orman Şurası’nda alınan kararların uygulanmasına hız vereceğiz. Ülkemizi 2023’e inşallah hedeflerini gerçekleştirmiş olarak ulaştıralım. Bütün bunları salgın tehdidini en aza indirerek yapmamız gerekiyor. Bu çerçevede bugünkü kabine toplantımızda salgın tedbirlerimizi yeniden gözden geçirdik” şeklinde konuştu.

    “Salgınla mücadelede en kritik hususlardan biri olan yerli aşı çalışmalarını yakından takip ediyoruz”

    Aşı çalışmalarının hızla sürmesinin önümüzdeki dönemi görebilmek açısından önemli olduğunu bildiren Erdoğan, “Sahadaki aşı uygulaması belirlenen öncelikler doğrultusunda sürüyor. Covid-19’un mutasyona uğraması herkes gibi bizim de işimizi zorlaştırıyor. Buna rağmen Allah’ın izni ile bu küresel sağlık krizinin üstesinden geleceğimize inanıyoruz. Dışarıdan aşı tedariki sürdürebilirliği şüphelidir. Dünyada bu konuda yaşanan ve giderek ayyuka çıkan kriz, bize yerli aşı çalışmalarına hız vermemiz gerektiğini gösteriyor. Salgınla mücadelede en kritik hususlardan biri olan yerli aşı çalışmalarını yakından takip ediyoruz. Geçtiğimiz mart ayından bu yana süren bu salgın tedbirlerinin ekonomik ve sosyal hayat üzerindeki olumsuz etkilerini de gayet iyi biliyoruz. Bunların değerlendirmesini, kazanımlarımıza halel getirmeyecek şekilde sürekli yapıyoruz. Bilim insanlarımızın görüşleri yanında milletimizin her kesiminden gelen seslere kulak veriyoruz” diye konuştu.

    Milyonların merakla beklediği okullarda yüz yüze eğitime ilişkin de açıklamada bulunan Erdoğan şunları söyledi:

    “Kabinemizin bugünkü toplantısında da bu değerlendirmeleri ayrıntılı bir şekilde tekrar yaptık. Uzaktan eğitim öğretimin temeli olan internete erişimdeki sınırlılığı da dikkate alarak köy okullarında 15 Şubat’ta eğitim-öğretimin başlamasını kararlaştırdık. Ancak, okulların açıldığı köylerde vaka artışı yaşanması halinde eğitim – öğretime yeniden ara verilebilecek. Bunu özellikle söylemek zorundayım. Bizim için Covid hepsinden çok daha tehlikeli, çok daha Allah muhafaza önemli. Bizim yavrularımızın kaybına tahammülümüz olamaz. Onun için her türlü tedbiri almak durumundayız. 8. ve 12. sınıflar ile ilkokul ve özel eğitim okullarındaki eğitim-öğretimin 1 Mart’tan itibaren başlaması için hazırlıklara başlanacak. Vaka sayılarındaki iyileşmeye paralel olarak 1 Mart’tan itibaren il bazında eğitim-öğretimin kademeli başlaması için gereken çalışmalar yürütülecek. Yine vakaların belirli sayının altına düşmesiyle birlikte esnaflarımıza yönelik kısıtlamaların kademeli olarak gevşetilmesi ile ilgili takvimi başlatmayı planlıyoruz. Belediyelerden ve organize sanayi bölgeleri yönetimlerinden il hıfzıssıhha kararlarının uygulanması konusunda hassasiyet göstermelerini beklediğimizi belirtmek istiyorum. Yaklaşık 11 aydır sabırla ve metanetle tedbirlere riayet eden milletimin her bir ferdine yine şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.”

  • MABEM’de yüz yüze eğitimler başladı

    MABEM’de yüz yüze eğitimler başladı

    Manisa Büyükşehir Belediyesi Eğitim Merkezleri, Covid-19 salgını nedeniyle alınan önlemlerin ardından pandemi koşulları kapsamında yüz yüze eğitimlerine başladı.

    Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını dolayısıyla yaşanan kısıtlamalar ile yüz yüze eğitimlere ara verilmişti. Manisa Büyükşehir Belediyesi Eğitim Merkezleri salgın sonrası hijyenik koşulları dikkate alarak yüz yüze eğitimlerine başladı. 25 Ocak 2021 Pazartesi günü itibariyle başlayan eğitimler planlanan tarihine kadar devam edecek. MABEM’de yüz yüze eğitimlerin başlamasıyla ilgili olarak bilgiler aktaran MABEM Müdürü Cihan Tibukoğlu, 17 ilçede eğitim öğretimi eş zamanlı olarak başlattıklarını belirterek, “Pazartesi itibariyle Pandemi kuralları kapsamında eğitim öğretime başladık. Öğrencilerimizi çapraz oturtarak, hijyenik koşulları dikkate alarak, öğrencilerimizin HES kodlarını alarak eğitim öğretimimizi yürütmekteyiz” dedi.

    Uzaktan eğitim yapıldı

    20 Kasım 2020 ile 22 Ocak 2021 tarihleri arasında pandemi sürecinin yaşandığını belirten Tibukoğlu, “Bu süre kapsamında uzaktan eğitim faaliyetlerimizi yürüttük. Online denemeler yaptık. Aynı zamanda Manisa TV ile yapmış olduğumuz ortaklaşa çalışmalar ile eğitim videoları çekerek vatandaşlarımıza ulaştırmaya çalıştık. Süreç kapsamında Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığımız bünyemizde ek çalışmalarımız da oldu. Öğrencilerimizin akademik gelişimlerini attırma amaçlı ek faaliyetlerimiz oldu. Öğrencilerimize yönlendirmelerde bulunduk. Sınav içinde yapılması gerekenleri, ders videolarını izleyip izlemediklerini, Zoom üzerindeki katılım oranlarını sürekli takip ettik. Öğrencilerimize öğretmenlerimiz tarafından yapılan yönlendirmelerle birlikte eğitim öğretim açısından süreci iyi bir şekilde ilerletmelerine yönelik çeşitli tavsiyelerimiz oldu” dedi.

    “Müfredatın devamını sağladık”

    Pandemiyi 17 ilçede eş güdümlü olarak takip ettiklerini de sözlerine ekleyen Tibukoğlu, “Bu takipler doğrultusunda öğrencilerimize, öğretmenleri tarafından çalışmalar yapıldı. Mevcut müfredatın devamını sağladık. Şu anda örgün öğretim olmuş olsaydı müfredatta hemen hemen eşit düzeydeyiz. Yani uzaktan yapılan eğitim ile yüz yüze yapılan eğitimin eş düzeyde olduğunu ifade etmek isterim. Yüz yüze eğitimin başladığı bu süreç içerisinde öğrencilerin akademik eksikliklerini gidermek için bire bir ve etüt faaliyetlerini yine uzaktan eğitim faaliyetleri içinde gerçekleştireceğiz. Öğrencilerimizi kurumlara daha az getirerek bu süreci geçirmeyi düşünüyoruz. Tüm öğrencilerimize öncelikle sağlıklı günler dilerim. Akademik başarılarını arttırmayla ilgili olarak son süreçte gayretli olmalarını diliyorum” diye konuştu.

    Manisa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Fırat Özcan sınıfları gezerek öğrencilere Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün’ün selamlarımı iletti. Yeni eğitim öğretim döneminin sağlıklı ve başarılı olması temennilerinde bulundu.

  • Osmancık Milli Eğitim Müdürü Makineci: “İkinci döneme yüz yüze eğitime başlamayı ümit ediyoruz”

    Osmancık Milli Eğitim Müdürü Makineci: “İkinci döneme yüz yüze eğitime başlamayı ümit ediyoruz”

    Çorum’un Osmancık İlçe Milli Eğitim Müdürü İdris Makineci, “İnşallah ikinci döneme hep birlikte tüm seviyelerde yüz yüze eğitime başlayacağız” ifadelerini kullandı.

    İlçe Milli Eğitim Müdürü Makineci, yarıyıl dolayısıyla yayımladığı mesajında uzaktan eğitim sürecinin başarıyla yürütüldüğünü belirtti. Mesajında öğrenci, öğretmen ve velilere seslenen Makineci, “2020-2021 öğretim yılı 1. dönemi sona erdi. Hepinizin bildiği gibi gerek ülkemizde ve gerekse dünyada 2020 yılı Covid-19 salgını ile amansız bir mücadele ile geçti. İlk kez bu dönem sonunda sizlere karne veremedik. Karne sevincinize ortak olamadık. Uzaktan eğitim sürecinde ekranlara bakmaktan özellikle gözleriniz çok yorgun düştü. Uzaktan eğitim sürecini en başarılı uygulayan ülke olduk. Eğitim camiası olarak çok büyük bir tecrübe kazandık. İnşallah salgınla mücadelede tünelin ucunda ışık göründü. Aşılama çalışmaları da başladı. Ülke olarak salgını yeneceğiz. İnşallah 15 Şubat’ta 2. döneme hep birlikte tüm seviyelerde yüz yüze eğitime başlayacağız. Sizler okullarınıza, arkadaşlarınıza ve çok sevdiğiniz öğretmenlerinize kavuşacak, bizler de sizlere kavuşacağız” ifadelerini kullandı.

    Uzaktan eğitimin ekranların öğrencileri çok yorduğunu vurgulayan Makineci, mesajında şunları aktardı:

    “Bu 3 haftalık ara tatilde bol bol dinlenmenizi en yakın dostlarımız kitaplarla olmanızı ve doğaya iç içe olmanızı diliyorum. Öğrencilerimiz uzaktan eğitim sürecinde yoğun olarak sanal aleme maruz kaldılar. Ara tatilde dinlenmelerini, eğlenmelerini ve sanal alemden uzaklaşmalarını, bol bol kitap okumalarını tavsiye ediyoruz. Lütfen çocuklarımıza daha çok zaman ayıralım. Yüz yüze sohbetler edelim. Onlarla arkadaş olalım. Öğretmen arkadaşlarım; sizlerin de uzaktan eğitim sürecinde gösterdiğiniz performans her şeyin üzerindedir. Dinlenmeyi çoktan hak ettiniz. İyi tatiller diliyorum” şeklinde