Etiket: Yüzde

  • Çarpık Yüz’de erken teşhis önemli

    Çarpık Yüz’de erken teşhis önemli

    Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abuzer Gündüz, çarpık yüzde erken teşhisin önemine değindi.

    Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abuzer Gündüz, Çocuklarda anormal baş pozisyonlarının erken yaşta tespiti ve tedavisinin gerektiğini, erken teşhis için aile hekimlerine ulusal çapta eğitim vermenin faydalı olacağı ifade etti. Aileler bu konuda daha dikkatli olması gerektiğinin altını çizen Gündüz, şüphe durumunda mutlaka bir göz hekimine çocuklarını muayene ettirmeleri önerdi.

    Prof. Dr. Gündüz, “Üniversitemiz bünyesinde Göz Hastalıkları bölümümüzün açılması bizim bilimsel çalışmalarımız açısında çok büyük önem arz etmekteydi. Bu süreçte desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen başta Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Yaşanan Covid 19 pandemi sürecinde elimizden geldiğince uzaktan eğitim derslerimiz ile geleceğin doktor adayları, sevgili öğrencilerimizin yanında oluyoruz” dedi.

    Çarpık Yüz’e yol açan ve bu semptomlara neden olan Anormal Baş Pozisyonu hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Gündüz, ‘‘Çocuklarda anormal baş pozisyonu çarpık yüz’e yol açıyor’’ ifadelerini kullandı.

    Prof. Dr. Gündüz, ‘’Anormal Baş Pozisyonu insanın normal anatomik duruşundaki başın gövde üzerinde duruşun bozulması, yani başın gövde üzerinde dik durmamasıdır. Bu anormal baş pozisyonu kendini üç şekilde gösterir. Yüzün sağa veya sola dönmesi şeklinde, Çenenin yukarı veya aşağı yönelmesi, başın sağ veya sol omuza doğru eğilmesi’’ ifadelerine yer verdi.

    Gündüz, “Bebekliğin 6. ayı civarında çocuk başını tutmaya, 8-9 aylarda da oturmaya başlar. Bu durum bu aylardan sonra anlaşıla bilinir. Çocuğun veya bebeğin karşısına oturduğumuzda başın gövdenin tam ortasında dik durması, her iki kulağın aynı şekilde görmemiz ve çenenin yer düzlemine paralel olması gerekir. Bunlar yok ise o zaman aileler Anormal Baş Pozisyonundan şüphelenmelidir” şeklinde bilgiler aktardı.

    “Bu konuda yeterli bilgi ve tecrübeye sahibiz” diyen Prof. Dr. Gündüz, “Yüzde 90 nedeni gözle ilgilidir. Göze bağlı nedenlerinde yüzde 90 şaşılık ile ilgilidir. Göz dışı nedenler oldukça azdır. Bunlar en başında psikolojik ve boyun kasının tortikolizi gelmektedir. Biz kliniğimizde bu konuda yeterli bilgi ve tecrübeye sahibiz. Hatta bu konuda ulusal ve uluslararası bilimsel dergilerde makaleler yayımladık. Böylece ülkemizdeki ve Dünyadaki göz hekimlerinin deneyimlerimizden yararlanmasını sağladık” şeklinde konuştu.

    Anormal Baş Pozisyonun önemi

    Prof. Dr. Gündüz, “Anormal bas pozisyonuna bağlı olarak sağ veya sol boyundaki kas ve kemik yapıları zarar görür. Bu yeni pozisyona göre gelişim gösterir. Ki buda boynun her iki tarafındaki kas ve kemik yapısının aynı olması ile sonuçlanır. Ayrıca daha önemlisi boynumuzun her iki tarafında yüzümüzün kan dolaşımını sağlayan karotis arter ve vene bası ile o tarafın kan dolaşımını bozar. Bu da yüzün o tarafının beslenmesinin bozulması anlamına gelir ki böylece “çarpık yüz” görünümü oluşur. Bu durum insan yüzünde çok ciddi estetik sorun oluşturur” ifadelerine yer verdi.

    Gündüz, “Çarpık yüz görünümü ve boyun asimetrisi gelişim yaşından sonra düzeltilmesi oldukça zor ve maliyetlidir. Bu nedenle bebeklik ve erken çocukluk döneminde Anormal Baş Pozisyonu’nun tespiti ve tedavisi çok önemlidir” sözlerine yer verdi. Prof. Dr. Gündüz özelikle içinden geçtiğimiz pandemi sürecinde bu çocukların ihmal edilmemesi gerektiğini vurgularken, bu konuda hem aileler hem de Göz Hekimlerinin gerekli özeni göstermesi gerektiğini belirtti. Gündüz, “Gerekiyorsa bu çocukların tedavileri salgın yönünden gerekli önlemleri alarak yapmak gerekir. Aşırı gecikmelere izin verilmemelidir” ifadelerini kullandı.

    Prof. Dr. Gündüz cümlelerine son verirken, “Anormal Baş Pozisyonlarının erken yaşta tespiti ve tedavisi gerekmektedir. Erken teşhis için aile hekimlerine ulusal çapta eğitim vermenin faydalı olacağını düşünmekteyim. Aileler bu konuda daha dikkatli olmalı, şüphe durumunda mutlaka bir göz hekimine çocuklarını muayene ettirmeliler” diye konuştu.

  • Malatya Büyükşehir’de toplu iş sözleşmesi yüzde 20 zamla sonuçlandı

    Malatya Büyükşehir’de toplu iş sözleşmesi yüzde 20 zamla sonuçlandı

    Malatya Büyükşehir Belediyesi, 696 KHK ile kadroya geçen işçilerle toplu iş sözleşmesini imzaladı. Büyükşehir Belediyesi ve HAK-İŞ arasında yapılan toplu iş sözleşmesinde KHK’lı çalışan 2 bin 200 çalışana ortalama yüzde 20 zam yapıldı. Buna göre en düşük maaş alan işçiye yaklaşık 560 lira ücret artışı sağlanmış oldu.

    Büyükşehir Belediyesi ve HAK-İŞ arasında toplu iş sözleşmesi gerçekleştirildi. Toplu iş sözleşmesi ile ilgili açıklama yapan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cemal Nogay, 2 bin 200 çalışana ortalama yüzde 20 oranında zam yapıldığını söyledi. Genel Sekreter Nogay, “Belediyede yaklaşık olarak 2 bin 200 çalışanımızı ilgilendiren toplu sözleşme sürecini yaşadık. Yaklaşık 1,5 ay sürdü. Tabi gönlümüz, hayat koşulları çerçevesinde çalışanlarımıza en yüksek maaşı vermekte, en yüksek katkıyı sağlamaktan yana. Ülkemizin ve dünyamızın pandemiden dolayı genel şartlarını hepimiz görüyoruz. Personelimizi maaş konusunda tatmin edeceğiz ama aynı zamanda da birinci vazifemiz olan Malatya’ya yönelik ulaşımdan çevreye kadar, bütün üst, alt yapı yatırımlarını vatandaşlarımızın rahat ve konforlu bir şekilde yaşamını sürdürebilecek yatırımlarımızda devamını gerçekleştirmemiz lazım. Bu açıdan ödeme dengesini dikkate alarak 830 bin vatandaşımıza aksatmadan hizmet vermek ve bu hizmeti sürdürecek olan arkadaşlarımıza da elimizden geldiğince maksimum seviyede verilecek desteği göz önünde bulundurduk. Başkanımızın temel felsefesi çalışanımızı geçim sıkıntısına sokmadan rahat konforlu bir şekilde yaşayabilecek, geçim derdi yaşamayacak bir toplu sözleşme yürütülmesiydi. Bu çerçevede arkadaşlarımız hemen hemen sosyal konularda da, ücret konusunda da bu hususları temel sendikayla beraber yönettiler. Geldiğimiz nokta itibariyle birçok konuda bizim görüşme heyetimiz zaten çalışmaları sürdürmüştü. Yaklaşık 10 madde üzerinde, parasal konuları ilgilendiren 10 madde üzerinde değerlendirmeler yapıldı. Bunların 6’sında Yüksek Hakem Kurulu’nun üstünde belediyemiz tarafından bir ödeme yapıldı. Geriye kalan 4 madde ise Yüksek Hakem Kurulu’nun belirlediği oranda bir ödeme olarak gerçekleştirildi. En son olarak da Sayın Başkanımızla bu sosyal haklarla alakalı bir görüşme yaptık. Maaş artışı olarak da bizim heyetimiz 11.80 olarak belirlemişti, Başkanımızda bunu yüzde 13’e çıkardı. Buna göre değerli arkadaşlar 1. grupta dediğimiz en düşük maaş alan personelimizin daha önceki mevcut ücreti 2 bin 867 TL’ idi, yaptığımız artış ile birlikte yani toplamda sosyal hakları da kattığımız zaman 3 bin 427 TL olarak belirlendi. Yani bizim personelimize verdiğimiz diğer haklarla birlikte artış oranımız yüzde 20, yani en düşük maaş alanın cebine katkı olarak ilk alacağı maaş 560 TL daha önceki maaşına eklenmiş oldu. Tabi bu bizi memnun eden bir durum değil, gönül isterdi ki biz daha fazla verelim. Ayrıca pandemi sürecinden dolayı bizim kira gelirlerimizin yaklaşık yüzde 80’ini 2020 yılında alınmadı. Gelirlerimiz de aynı oranda düşmüş oldu. Tabi bunların hiç biri personelimizin beklentilerini boşa çıkarmak, onlara aynı şeyi yansıtmak değil. Bunları personel bunu yansıtmadık. Bir aile çerçevesi içerisinde biz en büyük fedakârlığı üst yönetim olarak, belediye olarak kendimiz yaptık. Mümkün oldukça personelimize yansıtmamanın gayretinde olduk. Başkanımızda her ortamda, bu yaptığımız toplantılarda muhakkak personele fazla ödenmesi yapılmasını, mesaisinin eklenmesini istemiştir. Kesinlikle biz personelin maaşından ve ona vereceğimiz herhangi şeyde kısıtlamaya gitmedik. Bütçe ödenekleri çerçevesinde yapabileceğimiz maksimum seviyede ki fedakârlığı yapmaya çalıştık, inşallah sendikamızda bu konuda memnun kalmıştır. Sözleşme tarihimiz 1 Temmuz 2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, geriye dönük olan ödemelerle ilgili sözleşmeye göre hesaplanıp personelimizin maaşlarına yansıtılacaktır. Bu tarihten geçerli olmak üzere maaşlara eklenen zam oranı, bizim komisyonumuzun belirlemiş olduğu 11.08’ di, yalnız Başkanımız Selahattin Gürkan’ın talimatları ile birlikte biz bu zam oranını yüzde 13’e çıkardık. Aynı şekilde sosyal yardım fişi olarak verdiğimiz miktarı komisyonumuz 100 TL olarak belirlerdi. Fakat Sayın Belediye Başkanımız bunu 200 TL olarak belirledi. Aynı şekilde daha önce personelimizin ulaşımı için biz paso ücretini de nakit olarak tüm personelimizin maaşına yansıtmış olduk ve buda maaşlarında bir artışa neden olmuş oldu. Bunların hepsini düşündüğümüz zaman biraz önce zikrettiğimiz gibi en düşük personelimizin Temmuz 2020’den önce maaşı en düşük ücret 2867 TL idi. Şimdi bu maaşlar 3427 TL olacak. Yani 560 TL’lik bir artış sağlanmış oldu. Allah bereketini versin, Allah sağlık sıhhat versin, sağlık ve afiyetle harcamayı nasip etsin. Bütün personelimize ailesine ömür boyu sağlık ve mutluluk temellisinde bulunuyoruz” dedi.

    Hak İş Sendika Temsilcisi Bünyamin Geleri ise, “Belediye Başkanımızın belirlediği yetkili komisyon ile beraber yaklaşık 1.5 aydır çok ciddi toplu sözleme hakkında müzakerelerde bulunduk. Dolayısıyla yapılan bu toplu sözleşme taslağında bazı maddelerde çok ciddi kazanımlar oldu, bazı maddelerde arkadaşlarımız 4857 sayılı iş yasasında kanuni haklarını hem işverence hem de sendika tarafı olarak çok önemli konulara imza attık. Tabi biz bu görüşmeleri yaparken hep sendika tarafı olarak şunu düşündük, biz kamuda ki işverenimizi bir hasmımız olarak değil de, hep hısımımız olarak gördük. Çünkü eğer kamu varsa çalışan var, eğer kamu varsa biz bu bağda üzüm yiyeceğiz. Bizim bağcıyı dövmek değil de, bağdan üzüm yeme gibi bir hesabımız vardı. Dolayısıyla başta Belediye Başkanımız ve Genel Sekreterimiz ve yine komisyon üyelerimizin yapmış olduğu bu titiz çalışmadan sonra Genel Sekreterimiz ifadesiyle bu pandemi sürecinde memnun etmemiş gibi görünüyor olabilir ama bu şartları da göz önüne aldığımız zaman kurumunda, yatırımlarda vermiş oldukları emekleri göz önüne alınca yaklaşık yüzde 20’nin üzerinde sosyal hak ve ücret zammı ile alakalı güzel bir sözleşme olduğuna inanıyoruz. Bundan dolayı Başta Belediye Başkanımıza, Genel Sekreterimize, Komisyon üyelerimize, Daire Başkanlarımıza, Sendika görevlilerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Dolayısıyla burada özellikle Malatya Belediyesi’nde tarihte ilk defa yapılan toplu sözleşmedeki bir hakkı, biz 2 bin 200 arkadaşımıza Sayın Başkanımızın talimatıyla yansıtmış olduk. İlk kez gıda fişimizi yani sosyal yardım parasını artık arkadaşlarımız almış olduğu 200 TL net ücretle birlikte bundan sonra gidip belediyemizin alın teri karşılığında verdikleri bu gıda fişini mutfaklarına erzak olarak götürecekler. Bu bizi ayrıca ziyadesiyle memnun etti. Dolayısıyla ücret zammımız beklenin atında görünse de, ilk verilen tekliflerde şuan ki duruma göre Yüksek Hakem Heyeti’nin verdiğinin çok üstünde ve bir şekilde yüzde 13’e imza atıldı. Doğu Anadolu Bölgesi’nde Malatya’da Büyükşehir olarak ilk kez taşeron arkadaşlarımıza ilk toplu sözleşmesini yapan Malatya Büyükşehir Belediyesidir. Dolayısıyla da şöyle bir özellik ortaya çıkmış olacak, Türkiye’de büyükşehirler arasında ilk 3’ün içinde toplu sözleşmeyi bir an önce işçi arkadaşlarımıza kavuşturan bir büyükşehir belediyesi olarak bugün bu açıklamayı yapıyoruz. Siz de takdir edersiniz ki yaklaşık 30 Büyükşehir Belediyesi varken, bazı yerlerde halen yetki çıkmamışken, bazı yerlerde müzakere sonuçları alınamamış, Yüksek Hakem’e gitmiş, yargıya gitmiş toplu sözleşmeler var. Biz bu mutlu haberi gerekli istişarelerle bitirmiş olmanın sevincini yaşıyoruz. İnşallah biz bu toplu sözleşmenin 2200 arkadaşımıza bireysel olarak değil, kendilerinin bakmakla yükümlü oldukları eşlerine, çocuklarına ve annelerine babalarına katkı sunacağını yürekten inanıyoruz. Biz bu arkadaşlarımıza sendika olarak veya belediyenin çalışanı olan 2200 kişi olarak görmüyoruz, biz bu arkadaşlarımız yaklaşık 10 bin kişi olarak görüyoruz, aslında biz burada 2 bin 200 kişinin değil sözleşmesini değil, 10 bin kişinin sözleşmesini imzaladık. Bu da ayrı bir mutluluk ve gurur veriyor. Bundan dolayı Sayın Belediye Başkanımıza, Genel Sekreterine ve ekibine sendikamız adına, genel merkez adına teşekkür ediyorum, saygılarımı sunuyorum. Hepinize çok teşekkür ediyorum herkese, her kesime hayırlı olsun diyorum” ifadelerine yer verdi.

  • Sağlık Bakanı Koca; “Son bir haftada Aydın’da vaka sayıları yüzde 50’nin üzerinde arttı”

    Sağlık Bakanı Koca; “Son bir haftada Aydın’da vaka sayıları yüzde 50’nin üzerinde arttı”

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilim Kurulu Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Bakan Koca, “Aydın’ın da içerisinde bulunduğu 15 ilde son bir haftada vaka sayılarındaki artış yüzde 50’nin üzerine çıktı” dedi.

    Tüm dünyayı etkisi altına alan Korona virüs insan hayatını tehdit etmeye devam ediyor. Gerçekleştirilen Bilim Kurulu toplantısı sonrası açıklamalarda bulunan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Ekim’in ikicini haftasından itibaren salgın karşısına öncekilerden daha ciddi bir sınavdayız. Kış aylarının gelmesi ile birlikte insanların kapalı ortamlarda birlikte bulunmasının da getirdiği riskle tüm dünyada adeta patlama şeklinde hızlı bir artış başladı. Virüs bulaştırıcılığından hiç bir şey kaybetmeden adeta kitlesel bulaşma dönemine geçti. Bugün itibari ile dünyada pozitif vaka sayısı 60 milyon olurken, ölüm sayısı ise 1 milyon 400 bini geçti” dedi.

    Salgın tehditinin boyutu arttı

    Son bir kaç haftada salgın tehditinin boyutunun arttığını ifade eden Koca, “Dünyada zirvenin yaşandığı Nisan ayında günlük yeni vaka 80 bin civarında iken Kasım ayında bu sayı 8 kat artarak 660 bini aştı. Dünyadaki bu artışa paralel olarak da önce İstanbul, İzmir, Bursa gibi batıdaki büyük illerimizde başlayan artış trendi neredeyse tüm ülkeye yayıldı. Her ne kadar güçlü alt yapımız ve fedakar çalışan sağlık personelimiz sayesinde bu artışı göğüsleyebilmek durumda isek de radikal tedbirlere başvurmamız kaçınılmaz olmuştur. Önümüzde milletçe teyakkuzda olmamız gereken günler var” diye konuştu.

    “Vaka sayıları yüzde ellinin üzerine çıktı”

    Bakan Koca Aydın’ın da içerisinde bulunduğu 15 ilde vaka sayılarının yüzde 50’nin üzerine çıktığını kaydederek şunları söyledi;

    “Son bir hafta içerisinde yüzde ellinin üzerinde vaka artışı olan 15 ilimiz var. Bunlar sırası ile; Hatay, Adana, Osmaniye, Mersin, Artvin, Edirne, Samsun, Kırklareli, Tokat, Trabzon, Aydın, Muğla, Zonguldak, Ordu, Çanakkale. Bu illerde yüzde elli ile yüzde yüz arasında artışlar oldu. Antalya, Düzce, İzmir, Manisa ve Tekirdağ da bu sınıra yaklaştı. İstanbul, Bursa, Ankara, İzmir, Kocaeli, Gaziantep de hasta yoğunluğunu yönetebilmek için bütün sağlık kuruluşlarımız büyük çaba harcıyor. Her kapasitenin de bir sınırı vardır. Lütfen, hiç kimse kendini mücadele sorumluluğu taşımaktan uzak görmesin.”

  • Karabük Belediyesi’nden sosyal haklarla birlikte yüzde 40’lık sözleşme

    Karabük Belediyesi’nden sosyal haklarla birlikte yüzde 40’lık sözleşme

    Karabük Belediyesi ile Belediye İş Sendikası arasında olumlu şekilde sonuçlanan toplu sözleşme görüşmelerinin resmi imzaları atıldı. Yapılan sözleşme ile 675 Personel A.Ş çalışanı sosyal haklar ve yevmiyelerle birlikte yüzde 40’a yakın zam aldı.

    Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili bu sözleşme ile birlikte verilen ücretlerin piyasa şartlarından çok daha fazla iyileştirilmiş olduğunu dile getirdi.

    Toplu Sözleşme imza töreninde konuşan belediye İş Sendikası Karabük Şube Başkanı Hüseyin Doğan, Toplu sözleşmenin olumlu sonuçlanmasında emeği geçen başta Belediye Başkanı Rafet Vergili ve sözleşme heyeti olmak üzere herkese teşekkür ederek, “Kanun gereği yüzde 4’lük zamlarla yıllarca mağdur edilen şirket çalışanlarımızın toplu sözleşme görüşmelerinde Belediye Başkanımızdan bir talebimiz oldu; Sayın Başkanım elbette bu mağduriyeti siz oluşturmadınız, fakat bu mağduriyeti gidermek sizlere düşüyor dedik. Dünyayı etkisi altına alan, ekonomik durgunluklara neden olan Covid-19 salgınının oluşturduğu bütün olumsuzluklara rağmen belediye çalışanlarımızda sağlık çalışanlarımızla birlikte fedakârca hizmet ettiler. Bu toplu sözleşme sürecinde belediye başkanımız, 60 günlük yasal süre içerisinde belediyenin tüm imkânlarını zorlayarak bu sözleşmeyi bitirdi. Kendisine bu vesile ile tekrar teşekkür ediyorum. Bu toplu sözleşme ile önce taban ücretlerinde yüzde 4 artış yapıldı, daha sonra birinci altı ay yüzde 11, ikinci altı ay yüzde 9 zam yapıldı ve yine hiç olmayan 40 yevmiye ikramiye verildi. 5 lira olan yemek ücreti 10 lira oldu. Yıllık yakacak ücreti 360 liradan 500 liraya yükseldi. Toplamda yıllık ilk yıl için yüzde 40 artış yapılmış oldu. Başta belediye başkanımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyor, işçilerimize hayırlı olsun diyorum” dedi

    Bu sözleşme ile birlikte verilen ücretlerin piyasa şartlarından çok daha fazla iyileştirilmiş olduğunu dile getiren Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili ise; “Sendikamızın ve toplu sözleşmede belediyemizi temsil eden arkadaşlarımızın özverili çalışmaları sonucunda işçimizi mağdur etmeyecek piyasa şartlarının çok üzerinde bir sözleşme yapıldı. Biz Hakem Kuruluşu’nun rakamlarını beklemeden verilebilecek en yüksek rakamı işçimize verdik. Bu vesile ile sendikamızı tebrik eder, çalışanlarımıza sağlıklı ve huzurlu bir çalışma hayatı dilerim” şeklinde duygularını ifade etti.

  • Isparta’da yüz yüze eğitime katılım oranı yüzde 60 ila 93 arasında

    Isparta’da yüz yüze eğitime katılım oranı yüzde 60 ila 93 arasında

    Isparta İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yılmaz, kentte pandemi sürecinde yüz yüze devam eden eğitim öğretime katılım oranının anaokulunda yüzde 60, ilkokulda ise yüzde 93 seviyelerinde olduğunu söyledi. Okullarda az da olsa öğretmen ve öğrencilerde Covid-19 tespit edildiğini belirten Yılmaz, “Bu rakam genel duruma göre oldukça az” dedi.

    Korona virüs tedbirleri kapsamında 12 Ekim itibariyle anaokulu, ilkokul, 8 ve 12’inci sınıflarda yüz yüze eğitim başladı. 2 Kasım itibariyle de 5 ve 9’uncu sınıflar yüz yüze eğitime geçti. Isparta’daki eğitim öğretim sürecini değerlendiren İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yılmaz, eğitimin okullarda planlandığı şekliyle devam ettiğini belirterek her şeyin yolunda gittiğini söyledi. Yılmaz, “Bütün sınıflarımızı bölerek Pazartesi, Salı, Perşembe ve Cuma şekliyle devam ediyoruz. Çarşamba ve Cumartesi günlerini okullarımızın dezenfekte işlerine ayırıyoruz. Okullarımıza dezenfekte ve maske dağıtımı yapıyoruz. Bunun takibini de yapıyoruz. Öğrencilerimizin bu duruma olumlu tepkiler verdiğini de söyleyebiliriz” dedi.

    “Okullarda da vakaların görülmesi gayet normal”

    Zaman zaman öğretmen ve öğrencilerde Covid-19 tespit edildiğini ifade eden Ömer Yılmaz, “Bunun önlemlerini alıyoruz. Sağlık bakanlığının gönderdiği genelge doğrultusunda da işlemlerimizi yapıyoruz. Öğretmenlerimiz hem okulda hem de sosyal hayatta varlar. Vakaların görülmesi gayet normal. Tüm vakaları göz önünde bulundurursak öğrenci ve öğretmenlerimizdeki vaka durumu az” diye konuştu.

    “Korona virüsle ilgili tüm tedbirleri alıyoruz”

    Öğrencilerin yüz yüze eğitime devam etme oranının oldukça yüksek olduğunu kaydeden Yılmaz, bu rakamın anaokulunda yüzde 60, ilkokulda ise yüzde 93’lere kadar çıktığını söyledi. Yılmaz, “8’inci sınıflarda yüzde 84, 12’inci sınıflarımızda ise yüzde 73 civarında eğitime katılım oranı var. Normal şekilde çıkan vakalar okullarımızda da görülecektir. Korona virüsle ilgili tedbirleri aldığımızı çok rahat söyleyebiliriz. Bizim gittiğimiz ve valiliğimiz tarafından yapılan denetimlerde öğrencilerin kurallara uyduğunu net bir şekilde söyleyebiliriz. Zaten öğretmenlerimiz de son derece bilinçli. Dezenfekte işlemlerini de haftada 2 gün yaptığımız için sorununun çok az olduğunu söyleyebilirim” dedi.

    “Her başvuruya tablet verileceğiyle alakalı yanlış anlaşılma var”

    Öte yandan öğrencilerin tablet ihtiyacıyla ilgili yaptıkları başvuruları her hafta bakanlığa ilettiklerini belirten İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yılmaz, “Kamuoyunda belki her başvurana tablet verileceği hususuyla alakalı yanlış bir anlaşılma var. Ancak bu değerlendirmeyi il olarak biz değil, bakanlığımız yapıyor. Kriterler arasında haneye giren gelir ve çocuk sayısı gibi kıstaslar var. Bakanlığımız değerlendirmeyi yaptıktan sonra bize hangi öğrenciye tablet verileceğiyle alakalı bir liste gönderecek. Biz listeye göre gelen tabletlerimizi okullarımıza, okullarımız da velilerimize ulaştıracak. Eğitime erişim noktasında tableti olmayan velilerimizi EBA destek noktalarına yönlendiriyoruz. Bugün 200’ü aşkın EBA destek noktamız var. Bunun dışında EBA TV var. Tüm derslerle alakalı buradan da takip yapabilirler” dedi.