Etiket: Yüz

  • Estetik Bir Profil İçin Total Yüz Yenileme

    Profiloplasty olarak da geçen Total Yüz Yenileme cerrahisi, yüz kontüründen ve profilinden memnun olmayanlara canlı, dinamik ve estetik bir görüntü kazandırmayı amaçlıyor.

    Estetik International Sağlık Grubu doktorlarından Op. Dr. Yücel Sarıaltın, bireylerin genel yüz harmonisine ve profiline uyumlu bir şekilde yüzlerinin yeniden yapılandırılmasına olanak sağlayan profiloplasty, Total Yüz Yenileme estetiği hakkında bilgiler verdi. Total Yüz Yenileme estetiğinin, evrensel bir modele uygun hale getirmek amacıyla yapılan bir cerrahi girişim olmadığını belirten Sarıaltın, “Total Yüz Yenileme estetiği, bireylerin yüz bütününe uyum sağlamayan yüz hatlarını, özüne uyumlu ve çok daha estetik hale getirme işlemidir. Total Yüz Yenilemede yüz üzerinde pek çok işlem yapılabilir. Kişinin kendi yağından elde ettiğimiz kök hücreden zengin yağ transferi uygulamasıyla, elmacık kemikleri geliştirilebilir, dudak dolgusu yapılabilir, çene ve kontür hattı belirgin hale getirilebilir. Göz ve çevresine müdahale edilebilir. Eğer hastanın burnuyla ilgili herhangi bir estetik sorunu varsa, sadece burun ucuna yönelik bir işlem olan Basit Burun Estetiği ile burun ucu kaldırılabilir veya burun estetiği cerrahisi yapılabilir. Kısaca adı üzerinde, yüze bir bütün olarak yaklaşım esastır” diye konuştu.

    EN DOĞAL ORANLAMALAR VE ÖZGÜN PROFİL

    Total Yüz Yenileme estetiğinin temel prensinin, başkalaştırmadan özgün ve doğal bir profile ulaşmak olduğunu vurgulayan Op. Dr. Yücel Sarıaltın, “Aslında yüzü yeni bir görüntüye kavuşturmaktan ziyade, bir nevi yüz özelliklerini geliştirip, ilgili işlevsellik şartlarına bağlı kalarak özgün bir biçimde ve en doğal oranlamalarla bu işlemi yapıyoruz. Bu haliyle muazzam bir canlanma ve estetik duruş kazandırılıyor ama hasta kesinlikle bambaşka birisine dönüşmüyor” ifadelerini kullandı.

    KÖK HÜCREYLE GELEN AVANTAJLAR

    Uygulamanın 18 yaşını doldurmuş herkese yapılabileceğini belirten Sarıaltın, “Doğallığı ve özgünlüğü yakalamamızda bize en fazla faydayı sağlayan da kök hücreden zengin hale getirdiğimiz yağ transferi uygulamasıdır. Hastanın bölgesel yağından aldığımız bir miktar yağı, kök hücreden zengin hale getirip Total Yüz Yenileme estetiğinde kullanıyoruz. Bedene yabancı bir madde girmediğinden işlem son derece estetik oluyor ve kök hücrenin hızlı adaptasyon yeteneği, hızlı iyileştirme sürecini de beraberinde getiriyor. Total Yüz Yenileme yaptığımız hastalarımızın tamamına yakını, son derece iyi geri dönüşler alıyorlar, elbette bu da bizi çok mutlu ediyor” ifadelerine yer verdi.

  • AIDS’te Erken Tanı Yüz Güldürüyor

    Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, AIDS’in cinsel yolla bulaşan bir hastalık olduğunu belirterek, cinsel yolla bulaşan diğer hastalıklar tespit edildiğinde, şüpheli temasta ve damardan uyuşturucu kullanma gibi durumlarda tanı testlerinin önerilmesinin uygun olacağını söyledi.

    Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, 1 Aralık Dünya AIDS Günü kapsamında AIDS hastalığı, korunma yöntemleri ve hastalığa karşı toplumsal farkındalık oluşturulmasına yönelik önemli açıklamalarda bulundu.

    AIDS hastalığını kısaca “Edinilmiş Bağışıklık Yetmezlik Sendromu” şeklinde açıklayan Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, AIDS’e yol açan etken virüsün HIV (Human Immunodeficiency Virus) olduğunu söyledi.

    AIDS’in, HIV virüsü pozitif çıkan bir kişide ciddi klinik hastalık tablosunun oluştuğu durumu ifade etmek için kullanıldığını belirten Prof. Dr. Geyik, hastalığın HIV bulaştıktan sonra bazı etkenlere bağlı birkaç yıl ya da daha fazla süre sonra ortaya çıkan şikayet ve bulgularla kendini belli ettiğini ifade etti. Mehmet Faruk Geyik, “Hastalığın temel belirtileri vücudun savunma sisteminin zayıflaması ile ortaya çıkan hastalıklar sonucunda oluşmaktadır. Uzamış ateş, gece terlemeleri, kesilmeyen ishaller, kilo kaybı, lenf bezi büyümeleri, pamukçuk, bazı kanser türleri, açıklanamayan yara ve lekelenmeler durumlarında AIDS araştırılmalıdır. AIDS’in tüberküloz, mantar ve bazı fırsatçı enfeksiyonlarla beraber ortaya çıkabileceği de unutulmamalıdır” dedi.

    NASIL BULAŞIYOR?

    AIDS’in hangi yollardan bulaştığına dair önemli bilgiler veren Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, AIDS’in tokalaşmakla, sarılmakla, öksürükle, hapşırıkla, aynı ortamda bulunmakla, sivrisinek ısırığıyla, gözle görünür yara veya kan içermedikçe tükürükle ve terle bulaşmadığının altını çizdi. Prof. Dr. Geyik, “HIV toplumda korkulduğu kadar çok bulaşıcı değildir. Esas bulaşma; kan ve kan ürünlerinin kullanımıyla, ortak enjektör kullanımıyla, organ nakliyle, korunmasız cinsel ilişkiyle, plasental geçişle, doğumla ya da anne sütüyle bebeğe bulaşabilir. HIV hassas bir virüstür, dış ortamda kısa sürede bulaştırıcı özelliğini kaybeder” şeklinde konuştu.

    AIDS ya da daha doğru bir tanımla HIV testinin, kan bankaları başta olmak üzere birçok sağlık merkezinde yapılabildiğini belirten Prof. Dr. Geyik, diğer tanı testlerinden farklılığını; gönüllülük esasına dayanılarak kişilerin onayıyla bakılan, gizlilik kuralları içinde yapılan bir test şeklinde açıkladı. Tanıda genelde iki aşamalı bir yaklaşım olduğunu söyleyen Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, önce tarama testinin yapıldığını, tarama testinde pozitif çıkan vakalara ikinci olarak doğrulama testi yapılarak tanıya gidildiğini ifade etti.

    KORUYUCU BİR AŞISI YOK

    AIDS için şu anda kullanılabilecek koruyucu bir aşının mevcut olmadığını söyleyen Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, “Erken tanı alan hastalarda erken başlanan tedavi yüz güldürücüdür. Hastalık tedaviyle ölümcül olmamakla beraber kronik bir hastalıktır. Tedavi ömür boyudur. Hastalıktan tam olarak kurtulmak mümkün olmasa da kötü seyir günümüzde kullanılan etkili tedavilerle düzeltilebilir” dedi.

    Günümüzde uygulanan AIDS tedavisinin pahalı olmasını bir dezavantaj olarak nitelendiren Prof. Dr. Geyik, “AIDS, doğru zamanda uygun ilaç birleşimleriyle kontrol altına alınabilir. Antiretroviral olarak adlandırdığımız ilaçlarla, iyi bir sağlık danışmanlığı hizmetiyle hastalar uzun yıllar kaliteli hayat sürdürebilir. İlaç tedavisi yanında sosyal ve psikolojik destekte de ihmal edilmemelidir” diyerek tedavide temel amacın, hastaların rahat yaşam süresinin uzamasının sağlanması ve diğer insanlara bulaşmasının azaltılması olduğunu söyledi.

    EĞİTİM VERİLİYOR

    AIDS tedavisiyle ilgili bilgiler de veren Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, “Üniversitemiz Hastanesinde takip ve tedavisini sürdürdüğümüz çok sayıda hastamız bulunmaktadır. Hastalığın tanı ve tedavisini yapacak Enfeksiyon Hastalıkları hekimlerinin iyi yetişmesi için çabalamaktayız. Hekimlerle beraber, öğrenci ve diğer sağlık personelinin AIDS’le ilgili bilgi ve yeteneklerini geliştirmeye yönelik eğitim-öğretim hizmeti de verilmektedir” ifadelerini kullandı.

    AIDS’ten korunma yöntemleri hakkında topluma önemli tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Geyik, “Bulaşma yollarını bilirseniz AIDS’ten de korunma önlemlerini alabilirsiniz. Öncelikle her türlü cinsel ilişkide uygun korunma yöntemleri uygulanmalıdır. Kan ve kan ürünleri mutlaka güvenilir ve standart testlerden sonra kullanılmalıdır. Ortak enjektör kullanımından kesinlikle kaçınılmalıdır. HIV testi pozitif olan gebelerin bebekleri mutlaka koruma altına alınmalıdır” diyerek açıklamalarına devam etti.

    Dünya AIDS Günü ile ilgili düşüncelerini de paylaşan Prof. Dr. Geyik, bugünün küresel çapta AIDS hastalığına karşı farkındalık oluşturmaya yönelik önemli bir sağlık aktivitesi olduğunu söyledi. Mehmet Faruk Geyik Dünya AIDS Günü kapsamında kutlanan etkinlikleri; dünyada ve ülkemizde sağlık bütçeleri oluşturulurken AIDS hastalarına daha fazla pay ayrılması, toplum bilincinin arttırılması, hastalara karşı olan önyargı ile mücadele ve eğitimin geliştirmesi açısından çok değerli bulduğunu ifade etti.

    CİNSEL YOLLA BULAŞIYOR

    Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, AIDS’in cinsel yolla bulaşan bir hastalık olduğunu belirterek, cinsel yolla bulaşan diğer hastalıklar tespit edildiğinde, şüpheli temasta ve damardan uyuşturucu kullanma gibi durumlarda tanı testlerinin önerilmesinin uygun olacağını söyledi. Tanı testlerine ve tedaviye kolay ulaşım imkanları sağlanmasının önemine değinen Prof. Dr. Geyik, hastalık bulaşmayanların korunması, bulaşmış olanların ise başkalarına bulaştırmasını en aza indirecek önlemlerin sıkı bir şekilde uygulanması gerektiğini ifade ederek açıklamalarını noktaladı.

  • Öztürk: “Dokuz Yüz Bin Vatandaşın Vekiliyim”

    AK Parti Muğla Milletvekili Nihat Öztürk, “Muğla’da yaşayan 900 bin vatandaşımıza hizmet etmek için Milletvekili seçildiğini söyleyerek , TBMM’deki odam tüm vatandaşlarımıza ve fedakar teşkilat mensuplarımıza açık” dedi.

    AK Parti Menteşe İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen Danışma toplantısına katılan AK Parti Muğla Milletvekili Nihat Öztürk, AK Parti’yi Muğla’da ve Türkiye’de başarıya taşıyan teşkilat mensuplarına başarı belgelerini ve plaketlerini takdim etti.

    Danışma Kuruluna katılanlara hitaben bir konuşma yapan Milletvekili Öztürk, “Millete hizmet için kapımızda, gönlümüzde Muğlalı hemşerilerime her zaman açık” diye konuştu.

    MUĞLA MİLLETVEKİLİ VURGUSU

    AK Parti Muğla Milletvekili Nihat Öztürk, Muğla’da siyaset yapmaktan gurur duyduğuna vurgu yaparak, şunları söyledi:“Emin olun bundan sonrada böyle olacak. Muğla Milletvekili olacağım. Sayın Başbakanımız ‘Türkiye Milletvekili olacaksınız. Sizler bölgecilik yapmayacaksınız Türkiye için çalışacaksınız’ dedi. Evet, ben ülkemi seviyorum, milletimi seviyorum ülkemin her bir ferdi için mücadele edeceğim. Ama ben Muğla Milletvekiliyim zamanımın çoğunu fırsat buldukça değil, fırsat ayırarak, fırsat yaratarak Ankara’da durarak değil her fırsatta Muğla’ya gelerek değerlendireceğim. 1 Kasım seçimlerinden sonra durmak yok. Esas çalışma dönemimiz yeni başlıyor. 4 yıl bittiğinde sizlerin, Muğlalı hemşerilerimin duasını almak için çalışmaya devam edeceğiz. Sizlerin birlik ve beraberlik içinde olması başarıyı getirecektir.”

  • İlker Başbuğ: “Türkiye Yüzde Yüz Haklı, Bunun En Ufak Bir Şüpheli Noktası Yok”

    Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Rus uçağının Türk F-16’ları tarafından düşürülmesiyle ilgili olarak , “Türkiye yüzde yüz haklı. Yapması gerekeni Türk Silahlı Kuvvetleri angajman kuralları içinde yapmıştır. Bunda hiç tereddüt yok” dedi.

    İlker Başbuğ, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Atatürkçü Düşünce Kulübü tarafından düzenlenen konferansta öğrencilerle bir araya geldi. Atatürk Kültür Merkezi’nde yapılan konferansa yoğun katılım olurken Başbuğ, konuşmasının son bölümünde Rus uçağının Türk F-16’ları tarafından düşürülmesine yer verdi. Suriye ile Türkiye arasındaki sorunun Suriye’nin bir uçağımızı düşürmesiyle başladığını kaydeden Başbuğ, “Ondan sonra Türkiye Cumhuriyeti devleti angajman kuralları (çatışma kuralları) devlet olarak çatışma kuralları ilan etti. Çatışma kuralları havada, denizde karada da olur. Çatışma kuralları Türkiye tarafından Suriye olayları başladığı zaman bütün dünya ya ilan edildi. Özellikle havadaki sınır ihlalleriyle ilgili Türkiye’nin buna müdahale edeceği açıklandı” dedi.

    Rusya’nın Suriye’yi kaybetmesi demek Akdeniz’i kaybetmesi demek olduğuna işaret eden Başbuğ, “Rusya’nın böyle bir şeyi kabul etmesi söz konusu değil. Bu neticeden hareket ederek Suriye ile Rusya mevcut Esed yönetiminin arkasında duruyor. Rus uçakların Suriye üzerinde 2 aydır kullanılmasına şahit olduk. Bir iki kez Rus uçakları Suriye sınırında bizim sınırımızı ihlal etti. Bu ihlalleri devlet normal kanallarıyla protesto etti. Çeşitli defalar ikaz edildi. Antalya’daki G20 toplantısında da bu hava ihlallerinin Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından defalarca gündeme getirildi. Sonuçta arzu edilmeyen istenmeyen olayların nedeni olabileceği Türkiye tarafından defalarca ikaz edildi, ifade edildi. Bütün bunlar rağmen maalesef dün sabahleyin Hatay bölgesinde bir hava ihlalinin olduğunu görüyoruz” diye konuştu.

    Türkiye’nin angajman kurallarına göre hareket ettiğini kaydeden Başbuğ, “Türkiye dünkü olayda yüzde yüz haklı. Bunun en ufak bir şüpheli bir noktası yok. Yapması gerekeni Türk Silahlı Kuvvetleri angajman kuralları içinde yapmıştır. Bunda hiçbir tereddüt yok. Ancak ortada ciddi bir kriz olduğu da bir gerçek. Önemli olan bu ciddi krizi daha yukarılara tırmandırmadan özellikle Rusya-Türkiye ilişkilerine zarar vermeden kalıcı zararlar vermeden atlatmak. Bunun bazı geçici zararları olacaktır bunu kabul etmek gerekir. Önemli olan kalıcı köklü zararlar olmadan bu krizden nasıl çıkılacak. Ortada olan mevcut konu budur. Bu krizden çıkışın şu andan anahtarı daha doğrusu inisiyatifi Rusya’nın elinde bu da bir gerçek. Önemli olan bu krizi Rusya nasıl yönetecek ve bu krizden nasıl çıkılacak. Sorun bu, Bu askeri çatışmaya neden olur mu? Kesinlikle ben şahsen böyle bir şey olacağını düşünmem. Tabi böyle bir şey olmaz. Ancak iki ülke arasındaki diğer ilişkilere geçici olarak zarar verebilir. Bunların kalıcı olmaması lazım. O zaman olaydaki gerek içinde gerek dışarıda olan bütün devletlere düşen temel görev bu krizin bölgeye ülkelere en az zarar vererek bu krizin daha fazla artırılmadan önlenmesi yönünde gayret gösterilmesi olmalıdır” diye konuştu.

  • Niksar’da Kumbaralar Yüz Güldürüyor

    Tokat’ın Niksar ilçesinde belediye tarafından hayata geçirilen uygulamayla ihtiyaç sahibi çocuklar için oyuncak ve kitap toplanması devam ediyor.

    Niksar Belediyesi tarafından hayata geçirilen uygulamayla ihtiyaç sahibi çocuklar için toplanan oyuncak ve kitaplar beğeni topluyor. Niksar Belediye Başkanı Özdilek Özcan’ın talimatlarıyla ilçenin muhtelif yerlerine kurulan kumbaralar ile ihtiyaç sahibi çocuklar için kitap ve oyuncak toplanıyor.

    Hem yetişkinlerin hem de miniklerin beğenisini toplayan kitap ve oyuncaklar Niksar Belediyesi girişinde bulunan raflarda sahiplerini bekliyor. Belediyede beyaz masada görevli personel tarafından karşılanan çocuklara beğendikleri kitaplar ve oyuncaklar hediye ediliyor.