Etiket: Yüz

  • Yüz Gençleştirme Sayesinde Yaşlanmaktan Korkmayın

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Uzmanı Op. Dr. Muzaffer Çelik, yüzde yaşlanmanın belirtileri olan deride kırışıklıklar ve yumuşak dokuların sarkmasını estetikle çözdüklerini belirtti.

    Yüzde kırışıklıkların sebebinin kuru cilt gibi derinin kişisel özellikleri, sigara, güneş ışınları, kötü beslenme gibi dış etkenlere ve benzeri birçok faktöre bağlı olduğunu belirten Çelik, “Kas ve bağ dokularının sarkması ise doğal süreçle, yer çekiminin etkisi ile oluşur. Yaşlılığın belirtileri; alın ve göz çevresi kırışıklıklarının derinleşmesi, kaşların aşağı sarkması, üst göz kapağı ve alt göz kapağında torbalanmaların başlaması, yanak belirginliğinin kaybolması yanak çizgisinin derinleşmesi, alt çene kemik çıkıntısının kaybolması ve boyun açısının silinmesi ile kendini gösterir. Sarkmaların ve kırışıklıkların derecesine göre uygun yüz germe ameliyat tekniklerinden biri seçilir. Yüz gençleştirme ameliyatları için ideal yaş 35 yaş sonrası olmakla birlikte kişi kendini ne zaman hazır hissediyorsa ve buna ihtiyaç duyuyorsa o zaman yapılır. Etkisi yıllarca sürer. Bizim uyguladığımız teknikle kalıcılık 10-15 yıl sürmektedir.” diye konuştu.

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Uzmanı Op. Dr. Muzaffer Çelik, kranioplast’ta uygulanan teknikler hakkında bilgi vererek şöyle konuştu:

    “Endoskopik yüz germe operasyonu saçlı deride büyük kesiler yapmadan saç içerisinden 1 cm. lik kesilerle alın ve kaş dokusunun gerdirilerek kalıcı dikişlerle tespit edilmesine dayanır. Aynı zamanda aşırı mimik yapan kaslar zayıflatılarak derin kırışıklıklar ortadan kaldırılır. Ayrıca yanakta sarkma, alt göz kapaklarında torbalanmalar varsa yine endoskop yardımıyla yanak lifting yapılır. Bu yöntemde uygulanan askı dikişleri ve diğer ayrıntılar kendi geliştirdiğimiz bir yöntemdir. Yöntemimiz diğer tekniklere göre daha etkili, daha kalıcı ve naturel gençleşme sağlamaktadır. Alt yüz ve boyun için yapılan yüz gençleştirme işlemi kulak içerisinden ve arkasından yapılan saklı kesilerle gerçekleştirilir. Kranioplast’ta yüz germe sadece cildin gerilmesi şeklinde yapılmamaktadır. SMAS denilen cilt altı fasianında gerilmesi yapılır. SMAS lifting işlemi gençleşmenin kalıcılığını sağlamaktadır. Sadece deri germe işlemi ile doğal görünüm elde edilemez ve bu işlem de bir iki yıl sonra etkisini kaybeder. Aynı seansda göz kapaklarındaki torbalanmalar ve boyundaki sarkmalar düzeltilebilir. Bütün yüzün gençleştirilmesi gereken durumlarda operasyon 4 -5 saat sürer. Sadece alın ve şakak bölgelerinin müdahalesi 1.5-2 saat sürer. Genel anestezi veya lokal anestezi ile yapılır. Bir gece hastanede kalınır yada aynı gün eve gidilebilir.”

    Yüz gençleştirmenin bugünkü tekniklerle çok daha güvenli bir ameliyat olduğunu belirten Çelik, “Ancak cerrahi bir işlem olduğundan bununla ilgili komplikasyonlarla bazen karşılaşılabilinir. Cilt altında kan birikmesi, çok nadirende olsa enfeksiyon gözlenebilir. Fakat bunlar kolaylıkla manuple edilebilinecek sorunlardır. Keza çok sigara içen hasalarda iyileşme problemleri ortaya çıkabilmektedir. Ameliyatın neticesi 1-2 ay içerisinde görülebilmektedir. Çünkü yüzde ve göz kapaklarında şişlikler ve ödem bir süre için olacaktır. Bu süre kişiye göre değişmekle birlikte ortalama 7-10gündür. Yüzde küntlük ve gerginlik hissinin birkaç haftadan sonra normale döndüğü gözlenir. İlk 3 gün yüzde hafif baskılı bandaj uygulanır, üç gün sonra banyo yapılabilir. Dikiş alma yoktur. Ameliyatın kesin neticesi ortalama 3 ay sonra ortaya çıkar. Bu süre içerisinde sizi rahatsız edecek şikayetler minimaldir” şeklinde konuştu.

  • Kaybolmaya Yüz Tutan Meslekler Yıldırım’da Yaşatılıyor

    Yıldırım Belediyesi, kaybolmaya yüz tutan mesleklere destek veriyor.

    Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali, gelişen teknolojiye rağmen mesleğini icra eden çömlek ustası Fikret Tuna ve ailesini Karapınar Mahallesi’ndeki atölyesinde ziyaret ederek, onur belgesi takdim etti. Kaybolmaya yüz tutan bir mesleği sürdürdüğü için Fikret ustaya teşekkür eden Başkan Edebali, “Yıldırım çok büyük kültür zenginliğini bünyesinde barındıran bir ilçe. Fikret usta 40 yıldır ailesi ile birlikte sanatını icra ediyor. Buradaki el emeğinin, üretilen ürünlerin sanats değeri bizim için çok önemli” dedi.

    Yıldırım’da geleneksel sanatları sürdüren işletmelere destek verdiklerini anlatan Edebali, “Belediye Meclisi’mizden çıkan karar ile el dokuması, bakırcılık, ahşap oyma, çini ve çömlek yapımı, yorgancılık, yemenicilik, bastonculuk, yazmacılık, oymacılık gibi kültür ve sanat değeri olan meslek dallarında faaliyet gösterenlere bazı kolaylıklar da sağlıyoruz. Bu mesleklerin yaşatılmaları, sonraki kuşaklara aktarılmaları lazım” diye konuştu.

    40 yıllık meslek hayatında ilk defa bir belediye başkanı tarafından ziyaret edildiğini söyleyen Fikret usta ise, “Zor ve sabır isteyen bu mesleği sürdürmek kadar gelecek nesillere de aktarabilmek lazım. Oğlum, turizm ve otelcilik okuduğu halde 2000 yılında yanımda çalışmaya başlamasaydı belki de atölyemizi o günlerde kapatma tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktık. Yıldırım Belediyesi’ne desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

  • Felçli Hastalarda Tms Tedavisi Yüz Güldürüyor

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof.Dr.Cengiz Bahadır, TMS tedavisinin felçli hastalar için yeni umut olduğunu söyledi.

    TMS teriminin transkraniyal manyetik stimulasyon tedavisi için kısaltma olarak kullanıldığını tedavinin beynin belli bölümlerinin kafatası dışından manyetik olarak uyarılması esasına dayandığını anlatan Prof.Dr.Cengiz Bahadır, “Bu yöntem ile ilgili ilk çalışmalar yaklaşık 200 yıl önce başlamıştır.Yaklaışk 40 yıl kadar önce insanda ilk deneyler gerçekleştirilmiştir. Bu tedavi manyetik stimulasyon cihazına bağlı bir özel elektrod (koil) kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Bu koiller uygunacak beyin bölümüne göre değişik şekillerde olabilmektedir (yuvarlak, sekiz şeklinde vs) .Bu uyarıcı koil içinden yüksek akım geçirilirken akımın yönü aniden değiştirlimekte ve bu koil etrafında manyetik bir alan yaratmaktadır. Bu manyetik alan beynin ilgili bölümüne doğru bir açı ile uygulandığında beynin korteks denilen dış tabakasındaki sinir hücrelerini (nöronları) uyarmaktadır” dedi.

    FELÇLİ HASTADA TMS TEDAVİSİ

    TMS tedavisinin gerek araştırma gerek tedavi amaçlı olarak en sık felçli hastalarda (beyin felci, hemipleji, inme) kullanıldığını kaydeden Prof.Dr.Cengiz Bahadır, “Bu güne kadar bu konuda binlerce araştırılma yapılmıştır. Felçler genelde beyne giden bir damarın tıkanması yada kanaması sonucu o beyin bölümündeki hücrelerin ölmesine bağlı olarak ortaya çıkar. Başlangıçta hastaların bir tarafında kol ve bacaklarında değişen derecede güçsüzlük ortay çıkar. Zamanla önce bacakta daha sonrada kol ve elde kısmen düzelme ortaya çıkar. Ama hastaların çoğunda değişen derecede sekel dediğimiz hareket kayıpları kalmaktadır. Bu özellikle elde belirgin olmaktadır. Yine bu hastalarda hasta tarafın kaslarında spastisite olarak adlandırılan aşırı kas gerginliği ortaya çıkmaktadır. Bu da istemli hareketlerin ortaya çıkışını baskılamaktadır. Felçli hastalarda istemli hareketin yeniden başlamasını önleyen diğer önemli bir etkende sağlam beyin yarısının hasta tarafın aktivitesini baskılamasıdır. TMS tedavisi bu ikinci etki üzerinde etkili olmaktadır. TMS aslında bir uyarıcı tedavi olmakla beraber uygulanan manyetik alanın frekansına göre (saniyediki atım sayısı) beynin ilgili bölümünde uyarıcı yada baskılayıcı etki ortaya çıkarmaktadır. Bu tedavi ile beynin hasta bölümünü uyarmak yada hasta tarafı baskılayan sağlam beyin bölümünü baskılamak mümkün olmaktadır. Genelde felçli hastaların sağlam beyin yarısına düşük frekanslı uyarım verilerek tedavi terch edilmektedir. Bu yöntem hasta tarafı uyarıcı tedaviye göre biraz daha etkili bulunmuştur. Her iki yöntemde de sonuç olarak hasta beyin yarısındaki nöronların uyarılabilirliği artarak istemli hareketin ortaya çıkışı kolaylaştırılmaktadır. Bu sayede hasta, özellikle el-kol bölgesinde daha önce yapamadığı hareketleri daha rahat yapmaya başlamakta ve daha önce hiç yapamadığı hareketleri de yapabilir hale gelmektedir. Bu tedavinin etkinliği yapılan çok sayıda araştırmada gösterilmiştir” diye konuştu.

    TMS TEDAVİSİ NASIL GERÇEKLEŞTİRİLİR

    Prof.Dr.Cengiz Bahadır, TMS tedavisine başlamadan önce kişiye özel olan ve motor eşik denen uyarı şiddetinin belirlendiğini belirterek, şunları söyledi: “Bu basit testde hastanın beynini uyararak elinde hareket çıkarabilen en düşük uyarım şiddeti belirlenir (motor korteks). Tespit edilen bu motor eşik değeri üzerinden hastalığa göre uygulanacak akım şiddeti belirlenir. Hastanın başı sabitlenir, uyarı verecek koil de en doğru pozisyonda konumlandırılarak sabitlenir. Genellikle motor eşik değerinin biraz altında bir uyarı şiddetinde 1200 uyarı verilir. Bu tedavi yaklaşık 20 dakika sürer.

    TMS tedavisinin yan etkileri yok denecek kadar azdır. Güvenlik rehberlerine göre tedavi uygulanmaktadır ve bu limitler dahilinde %5-10 vakada hafif baş boyun ağrısı dışında ciddi bir yan etkisi gözlenmemiştir. Bu tedavi sırasında hasta herhangi bir acı duymaz.

    TMS tedavisi oldukça yeni bir tedavi yöntemidir. Tedavi protokolleri de halen geliştirilme aşamasındadır. Felçli hastalarda genellikle hafta içi 5’er gün olmak üzere 10 seans tedavi protokolü uygulanmaktadır.10 seans sonunda tedavi bitirilebilir yada sonra idame tedavisi denilen ve arası açılan tedavi protokolleri ile devam edilebilir. Burada hastanın tedaviye verdiği cevap esasdır. TMS tedavisi geleneksel rehabilitasyon yöntemleri ile beraber kullanıldığında daha etkili olmaktadır.

    TMS tedavisi tıbbın bugüne kadar çaresiz kaldığı felçli hastalarda özellikle el ve kolda yeniden hareket çıkarma konusunda yeni bir umut ışığı olmuştur. TMS tedavisi felçli hastaların tedavisinde daha sık kullanılır hale gelmiş ve yakın gelecekte rutin bir tedavi haline gelmesi beklenmektedir. TMS tedavisi felçli hastalarda konuşma tedavisinde, depresyonda, tedaviye dirençli beyin kaynaklı ağrılarda da başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.”

  • İdrar Kaçırmada Yüz Güldüren Tedavi!

    Tüm dünyada yaygın olan idrar kaçırma sorununun ülkemizde de birçok kadının çözüm aradığı bir konu olmaya devam ettiği belirtildi. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof.Dr.Cengiz Bahadır, her geçen yıl tıp dünyasında yeni yöntemlerin uygulanmaya başlaması, bu konuda problemli olan kadınların da yüzünü güldürdüğünü söyledi.

    MANYETİK PELVİK TABAN STİMULASYONU

    Manyetik Pelvik Taban Stimulasyonu hakkında bilgi veren Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof.Dr.Cengiz Bahadır, “ Kadınlarda idrar kaçırmanın çok sayıda nedeni vardır. En sık sebepler mesanenin enfeksiyonları (sistit), zor doğumlar, çok sayıda doğum yapmak, menopoz sonrası rahim sarkmaları, mesane taşları, rahim ve diğer genital organlardan geçirilen operasyonlar sayılabilir. Ayrıca sinir sistemi kaynaklı felçler, Alzheimer ve demans gibi hastalıklar da sık rastlanılan idrar kaçırma nedenleri arasındadır. Yine şeker hastalığı, obezite de idrar kaçırma nedeni olabilir. Özellikle yaşlı hastalarda kas gevşeticiler, idrar söktürücüler, sinir sitemine etkili ilaçlar, tansiyon ilaçları da idrar kaçırma nedeni olabilir. Bu idrar kaçırma nedenleri arasında sık rastlanılan zor doğumların ayrı bir önemi vardır. Uzamış zor doğumlar sırasında mesaneyi yerinde tutan kaslarda küçük yada büyük yırtıklar oluşabilmektedir. Bu tip durumlarda mesane doluyken hapşırma, öksürme ve ağır bir yük kaldırma ile idrar kaçırma oluşur ki bu duruma stres inkontinansı denir. Bu durum ilerlerse mesane tam dolu değilken bile idrar kaçırma olabilir. Birde “urge inkontinans” değimiz bir diğer sık rastlanılan idrar kaçırma şekli vardır. Bu durumda hasta idrarının geldiğini hisseder ama tuvalete gidene kadar bir miktarını kaçırır. Bu durum genelde sistit gibi kronik mesane enfeksiyonlarında ve diğer genital sistem rahatsızlıklarında görülebilir. Bazen bir neden tespit edilemeyebilir.” Dedi.

    İDRAR KAÇIRMA NASIL TEDAVİ EDİLMELİDİR?

    İdrar kaçırmanın başarılı bir şekilde tedavi edilmesi için kaçırmanın nedeninin tam olarak ortaya konması gerektiğini anlatan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof.Dr.Cengiz Bahadır, şunları kaydetti “Çoğu hastada hastanın şikayetlerinin dinlenmesi bile tanı için yeterli olabilir. İdrar yolları ultrason incelemesi, idrar testi de ayırıcı tanıda yardımcı olabilir. Zor olgularda ise ürodinami olarak adlandırılan ve idrar kaçırmadaki bozukluğu tam olarak ortaya koyabilen özel bir test uygulanmaktadır. Gerekli testlerle idrar kaçırmanın sebebi ortay konduktan sonra tedaviye geçilebilir. İdrar kaçırma tedavisinde egzersiz, manyetik kas stimulasyonu, ilaç tedavisi ve son olarak çeşitli ameliyat yöntemleri uygulanabilir.

    EGZERSİZ

    Tedavinin olmazsa olmazıdır. Hastaya deneyimli bir fizyoterapist tarafından pelvik taban kaslarını nasıl kullanması gerektiği öğretilir. Yaptırılan özel egzersizler ile idrar tutmaya yardımcı kasların gücü artırılır. Hasta bu egzersizleri evinde de kendi uygulamaya devam eder. Egzersiz tedavisinin tek olumsuz yanı hastada belli bir bilinç düzeyi gerektirmesidir. Yani Alzheimer’li ve felçli hastalarda uygulanması zordur. İlaç ve manyetik stimülasyon tedavisi ile kombine olarak kullanılabilir.

    MANYETİK PELVİK TABAN STİMULASYONU

    Bu yeni yöntemde özel bir cihaz ile pelvik taban kasları manyetik akım ile uyarılır. Bu sistemde hasta içine manyetik koil yerleştirilmiş özel bir koltuğa oturur. Hastanın kıyafetlerini çıkarmasına gerek olmayıp günlük kıyafetleri ile oturabilir.Uygulanması son derece kolay ve ağrısızdır. Manyetik stimulasyon uygulandığında hasta pelvik kaslarının kasıldığını hisseder. Haftada 2-3 kez 20 dakika süreyle uygulanır. Hastanın klinik durumuna gire 15-20 seans yeterli olur. Duruma göre seansların arası açılarak daha uzun süreler de uygulanabilir. Bu yöntem idrar tutmayı sağlayan kasların güçlenmesine sebep olarak idrar kaçırmayı tamamen ortadan kaldırabilir yada azaltır. Bir çok bilimsel çalışma ile yöntemin etkinliği ispatlanmış olup ABD’de FDA tarafından da onaylanmıştır. Yalnız tek başına değil mutlaka pelvik taban egzersizleri ile beraber uygulanmalıdır.

    MANYETİK PELVİK TABAN STİMÜLASYONU HANGİ HASTALARDA KULLANILABİLİR ?

    Zor doğum ya da çok sayıda doğuma bağlı olarak pelvik taban kasları zayıflayan ve stres inkontinansı olan hastalar, urge inkontinans vakaları, ameliyat olamayacak hastalar bu yöntemden çok fayda görebilir. Erkeklerde prostat operasyonu sonrasında görülen idrar kaçırma şikayetlerinde de yöntemin etkinliği gösterilmiştir. Yapılan çalışmalarda herhangi bir yan etki gözlenmemiştir.

    İLAÇ TEDAVİSİ

    Uygun hastalarda bazı ilaçlar ile idrar inkontinansı kısmen azaltılabilir. İlaç tedavileri özellikle stres ve urge inkontinans vakalarında etkilidir. İlaç tedavisi uygun hastalarda manyetik stimulasyon ve egzersiz tedavileri ile kombine edilmelidir.

    CERRAHİ TEDAVİ

    Bu tedavi yöntemleri ile şikayetleri azalmayan hastalarda cerrahi yöntemler uygulanabilir. Son yıllarda daha basit yöntemler geliştirilmiş olup uygun vakalarda başarılı sonuçlar alınmaktadır.”

  • Kaybolmaya Yüz Tutan Meslekleri Yıldırım Belediyesi Ayağa Kaldırıyor

    Yıldırım Belediyesi, ilçede kaybolmaya yüz tutan mesleklerin korunması için adım attı.

    Yıldırım Belediyesi, gelişen teknolojiye rağmen mesleklerini azimle sürdüren zanaatkarlara vergi muafiyeti kolaylığı getirdi. Yıldırım Belediye Meclisi toplantısından çıkan karar ile el dokuma işleri, bakırcılık, ahşap oyma, çini ve çömlek yapımı, yorgancılık, yemenicilik, bastonculuk, yazmacılık, oymacılık gibi kültürel ve sanatsal değeri olan meslek dallarında faaliyette bulunanlar, Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan ek düzenlemeyle gelir vergisinden ve çalışma ruhsatından muaf oldular.

    ‘KÜLTÜRÜMÜZE SAHİP ÇIKIYORUZ’

    İlçe esnafının her zaman yanında olduklarını söyleyen Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali, “Kendi ürettikleri ürünleri satanlara münhasır olmak üzere, geleneksel, kültürel, sanatsal değeri olan ve kaybolmaya yüz tutan meslek kollarında faaliyette bulunanları, esnaf muaflığı kapsamına alarak mesleklerini yaşatma fırsatı sunuyoruz. Bu sanatlarla uğraşanlar ustalaştıkça, daha güzel eserler ortaya koydukça sanat tutku haline dönüşüyor. Bunun yanında YIL-MEK kurslarımız sayesinde unutulmak üzere olan çok sayıda geleneksel sanatımıza da yeni zanaatkarlar kazandırarak kültürümüze sahip çıkıyoruz. Restore ederek hanımlarımızın kullanımına sunduğumuz Hançerli Hamamı Kültür Merkezi’ndeki atölyede de Osmanlı sanatları eğitimi veriyoruz” dedi.