Etiket: Yüz

  • Alt Göz Torbaları, Yüz İfademizi Olumsuz Etkiliyor

    Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şeyda Atabay, alt göz torbalarının yüz ifadesini olumsuz etkilediğini belirtti.

    Göz doktoru olarak Türkiye’de ilk göz altı ışık dolgusunu uygulayan doktor olduğunu ifade eden Op. Dr. Şeyda Atabay, “Alt kapak blefaroplastisinde sorun genelde yağ torbalarıdır. İleri yaş hastalarında ise gevşek cilt dokusu da probleme eşlik eder. Yağ torbalarına yapılacak işlemde kapak iç kısımdan yapılacak bir operasyon tercihimizdir. Bu sayede gözün çatısı korunmuş, septum hasar görmemiş olur, ayrıca dışarıda yapılan hiçbir cilt kesisi olmadığı için dikiş izi diye bir sorunumuz olmaz. Yine operasyon öncesi işaretleme yapıldıktan sonra lokal anestezi uygulanır. Alt kapak iç kısmından yapılan bir insizyon ile yağ dokuları ortaya çıkarılır. Eksizyon ve koterizasyon işleminden sonra operasyon sonlandırılır. Herhangi bir dikiş işlemine gerek yoktur” diye konuştu.

    Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şeyda Atabay, göz altı ışık dolgusu operasyonu hakkında şu bilgileri verdi:

    “Alt kapakta gevşekliği veya cilt fazlalığı olan hastalarda kapağa dıştan bir girişim de gereklidir. Burada cilt kesisi kirpikli kenardan 3-4 mm aşağıdadır ve gülme çizgisine denk gelir. Cilt fazlalığı beraberinde orbiküler kastaki fazlalık eksize edilir, gerekiyorsa kapak gevşekliği olan olgularda kapak sıkılaştırılması uygulanır. Operasyon cilt sütürasyonu ile tamamlanır. Ameliyat süresi yaklaşık 45 dakika- 1 saattir. Ameliyat sonunda gözler bandajlanmaz. Girişimin sonunda antibiyotikli damla uygulanır. Eğer dıştan girişim uygulanmışsa sadece cilt kesi bölgesine ince bir bant yapıştırılır. Ameliyat sonrası ilk 24 saat buz uygulaması yapılır. Dış girişimlerde sütürler genelde 5.-6. Günlerde alınır. İlk 5 gün kapaklar şiş ve mordur. Bu dönemde göz kapaklarına su değdirilmez. Dikişler alındıktan sonra hastalarımız işlerine dönebilirler. Ameliyattan 5 gün ve 1 ay sonra kontrol önerilir. Ameliyat sonrası tedavi ise göz kapaklarına antibiyotikli pomad 1 hafta, göze antibiyotikli damla 1 hafta, suni gözyaşı damlaları 1 ay şeklindedir. Ülkemizde estetik cerrahi denilince hangi organ olduğuna bakılmaksızın ilk olarak akla plastik cerrahlar gelmektedir. Ve bu hastalar genellikle plastik cerrahlara başvurmaktadır. Oysa batı ülkelerine ve Amerikaya baktığımızda göz kapaklarını ilgilendiren estetik ameliyatları oftalmoloji eğitimi almış oküloplastik cerrahlar yani göz hastalıkları uzmanları yapmaktadır. Blefaroplasti uzman kişilerce yapılmalıdır. Blefaroplasti uzman ve deneyimli olmayan kişilerce yapılmazsa bazı komplikasyonlara, sorunlara neden olmaktadır. Bu sorunlar; göz kuruluğu, kapaklarda dışa dönme ve açık kalma, yağ dokusunda kanama, kapaklarda şekil bozukluğu ve asimetri, çekinti ve enfeksiyondur.”

  • Yüz Asitmetrisi Burun Güzelliğini Gölgeleyebiliyor !

    Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Bahadır Baykal, Türkiye’de en çok yapılan estetik ameliyatlar listesinde birinci sırada burun estetiğinin geldiğini ifade etti.

    Burun ameliyatlarında önemli detaylar hakkında bilgiler veren Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Bahadır Baykal, şöyle konuştu:

    “Yüzdeki asimetriyi düzeltmeden tek başına tek başına burun estetiği yeterli değil. Burun estetiği ülkemizde ve tüm dünyada estetik yüz ameliyatları içerisinde en sık yapılan estetik girişim. Başarısız ameliyatları bir kenara bırakırsak bazen ameliyat sonucu çok güzel olmasına rağmen hastalar mutlu olamayabiliyor. Burun, alın, dudak, çene ucu ve çene altından oluşan kompleks yapı birlikte değerlendirilmeden ve ameliyat sonunda bu yapılar arasında uyum sağlanmadan tek başına yapılan burun estetiği aslında eksik kalmış bir ameliyattır. Çevremde pek çok burun estetiği olmuş ama mutlu olamamış kişiyi gördüğümde ilk gördüğüm yüz asimetrisi ve profil sorununun giderilmemiş olmasıdır. Yüz estetiğinde önemli nokta, tek bir yapının güzelliği değil yüzün dinamik yapıları arasında denge ve harmoninin sağlanmış olmasıdır. Son yıllarda daha çok ilgi çeken bu konsept özellikle estetik yüz ameliyatını ve birlikte burun estetiğini de etkilemiş durumda. Bu nedenle rinoplasti hastalarını tek başına burun estetiği açısından değerlendirmek yeterli olmaz. Burun estetiği için gelen tüm hastalarda profil değerlendirmesi yapmak olmazsa olmaz altın kuraldır. Burun, alın, dudak, çene ucu ve çene altının birlikte değerlendirilmesi ve oransal uyumun sağlanması hasta mutluluğu içinde oldukça gereklidir. Özellikle yan bakışta daha güzel bir profil görünümü için burun ucu ile dudak üstü mesafe aynı olmalıdır. Yüzünüzün sağı ve solu birbiriyle aynı ise sorun yok, ama bir taraf daha şiş görünüyorsa simetri kaybı ile karşı karşıya olabilirsiniz ki toplumda çok sık görmekteyiz. Bu durumda da burun estetiği ameliyatınız ne kadar başarılı olursa olsun yüzünüzdeki asimetri burun güzelliğinizi gölgeleyecektir. Çene, alın ve elmacık kemiklerinin yüzdeki simetriye uygun hale getirilmesi için ağır durumlarda iskelet restorasyonu yapmaktayız. Daha basit ise yağ ve doku enjeksiyonları uygulamaktayız. Burada amaç yüzde altın orantıyı yakalamak. Burun estetiği için gelen her kişide rutin profil analizi yapılmalı. Alın kavsi, alın burun birleşme yeri, burun, burun dudak mesafesi, dudaklar, alt çene ucu mutlaka dikkatlice değerlendirilir. Yüzün tüm yapılarına burun estetiği ameliyatı ile aynı anda müdahale yapılabilir. Örneğin Alın da çökme mevcutsa dolgu ile bu durum giderilebilir. Dudak hacmi artırılabilir. Çene ucuna implant yerleştirilir. Eğer çene ucu çok öndeyse geriye doğru almak için traşlanabilir. Çenesi küçük ve geride olan birisine burun estetiği yapılırsa burun güzel olsa bile çene burun arasındaki uyum yakalanmadığı için kişinin ameliyat olduğu belli olur. Eğer küçük ve geride olan çeneye burnu uydurmaya çalışırsak sonuç pek parlak olmaz. Burada amaç doğru, dengeli ve uyumlu profili yakalamak ve yüzdeki yeni silueti mümkün olduğunca altın orana yaklaştırmaktır. Güzellik kavramı asırlar boyunca pek çok sanatçı ve bilim adamının ilgisini çekiği için yapılan çalışmalar güzel bir yüz için ırktan ırka değişmeyen ölçümleri ve oranları ortaya çıkarmıştır. Bu altın orantılar evrensel olarak kabul edilmekte ve doğa da her yerde karşımıza çıkmaktadır. Bir ağacın dallarındaki yaprağın dizilişinde dahi bu orantılar vardır.’’

  • Yüz Felcinde Doğru Bilinen Yanlışlar

    Özel Eskişehir TSG Anadolu Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Melek Ertan, yüz felcinin tedavisinde tavsiye edilen sakız çiğnemenin kalıcı tik bozukluklarına yol açabileceğini söyledi.

    Hava sıcaklıklarının düşmesiyle görülme riski artan yüz felci hakkında konuşan Özel Eskişehir TSG Anadolu Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr.Melek Ertan, sık görülen yüz felcinin genellikle soğuk ve rüzgarlı havalarda meydana geldiğini söyledi. Yüz felcinin meydana gelmesi ve belirtileri hakkında konuşan Dr. Ertan, “Beyinden çıkan yüz siniri, yüz kanalından geçerken soğuktan sıcağa geçerken şişiyor ve orada sıkıştığı içinde yüz felci meydana geliyor. Ödem gelişiyor. Bu yüzden hasta göz kapağını kapatamıyor, ağız kenarını hareket ettiremiyor, ıslık çalamıyor, gözünde yaşarma ve akma oluyor, yüz, kulak ve boyun ağrısı da eşlik edebiliyor” dedi.

    “YÜZ FELCİ OLAN HASTA EN KISA SÜREDE MUTLAKA HASTANEYE BAŞVURMASI GEREKİYOR”

    Yüz felci geçiren bir hasta için hemen ilaç tedavisine başlanılması gerektiğine dikkat çeken Uz. Dr. Melek Ertan, sözlerinin bir bölümünde hastalıkla ilgili şunları söyledi:

    “Yüz felcin bazen de beyin sapında yüz sinirinin gövdesinde hasarlanma ile meydana geliyor. Bunu ayırt etmek için mutlaka beyin MR’i istiyoruz. Şeker hastalığı var mı? Yok mu? Bu önemli oluyor. Şeker hastalarının yüz felci geçirme olasılıkları yüksek. Kan şekerine ve kan sayımına bakıyoruz. Viral enfeksiyon geçirenlerde de oluyor. Bundan dolayı yüz felci geçirenin mutlaka en yakın bir hastaneye başvurması gerekiyor. Yüz felci yüzde 90 kendiliğinden iki üç ay içinde toparlıyor. Ama ilaç kullanması gerekiyor. Yüzde 10 dilimde de bazen hasar kalabiliyor. Yüz felcinde önemli olan şey, başladıktan sonra ilk 3-4 gün artış olabiliyor. İlaç başlanmasına rağmen ilerleme olmasından dolayı hastalar bazen tedirgin olabiliyor. İlaç başlanmasına rağmen hastalıkta bazen ilerleme oluyor ancak bu durum sonra yerini gerilemeye bırakıyor. Sonrada yavaş yavaş toparlıyor.”

    “ARTIK SAKIZ ÇİĞNENMESİNİ ÖNERMİYORUZ”

    Yüz felcinde geçmiş yıllarda tedavilerle birlikte uygulanan bazı yöntemlerin farklı olumsuz sonuçlara yol açabileceğini belirten Dr Melek Ertan, sözlerine şöyle devam etti:

    “Eskiden yüz felci olan bir kişiye ilaç tedavisi başladıktan sonra egzersiz yapmasını, ılık kompres yapmasını, sakız çiğnemesini önerirdik. Artık önermiyoruz. Tüm bu müdahaleler kalıcı, anormal istem dışı hareketlere yol açabiliyor.. Bunlar gelişmesin diye bu tür tedavileri artık önermiyoruz.”

    “YÜZ FELCİ EV HANIMLARINDA DA SIKLIKLA GÖRÜLEBİLİYOR”

    Yüz felci için alınabilecek önlemlere de değinen Dr. Ertan, “Yüz felcine önlem almak istiyorsak, öncelikle duş aldıktan hemen sonra dışarı mutlaka çıkmak yerine en az bir saat sonra çıkılacak. Yaz aylarında bile yüz felci olabiliyor. Kış aylarında viral enfeksiyon oranı arttığı için daha sık görüyoruz. Hava akımlarında eşarp, kaşkol ve atkı ile korunmamız gerekiyor. Bazı yüz felci tekrarlayabiliyor. Bu kişilerin daha da dikkatli olması gerekiyor. Ev hanımlarında bile çok sık görülebiliyor. Temizlik yapıyor, evi havalandırıyor, açık camlar arasında kalıyor bundan dolayı gelişebiliyor. Şeker hastalarında zaten görülme oranı yüksek. Sıcak bir ortamdan, klimalı, soğuk bir ortama girmek tetikleyebiliyor. Araç içinde sürücü tarafındaki camı açarak araba kullanmak yüz felci gelişmesine yol açabiliyor” diye konuştu.

  • Op. Dr. Muzaffer Çelik, Yüz İskelet Cerrahisini Anlattı

    ’Yüz İskelet Cerrahisi’ makalesi dünya literatürüne giren Op. Dr. Muzaffer Çelik, yepyeni estetik yüz iskeletini anlattı.

    Op. Dr. Çelik, “Kranioplast kliniğinde sadece yumuşak dokulara yönelik estetik ameliyatlar yapılmamaktadır, yüzün kemik yapısına yönelik insan yüzünü güzelleştirecek ameliyatlar da yapılmaktadır” dedi.

    HASTA NASIL DEĞERLENDİRİLİR?

    Çoğu hastanın yüzündeki problemi bildiğini anlatan Op. Dr. Muzaffer Çelik, “Doktor muayenesinde ise iskeletsel problem ve çözümü ortaya çıkacaktır. Daha sonra hastaya bilgisayar ortamında yeni oluşacak yüz şekli gösterilir” ifadelerini kaydetti.

    YÜZ İSKELETİNE YÖNELİK NELER YAPILIYOR?

    Op. Dr. Muzaffer Çelik, yüz iskeletine yönelik alnın şeklinin değiştirilmesi, törpülenmesi, elmacık kemiklerinin öne alınması, geriye alınması, daraltılması, genişletilmesi, büyütülmesi, Üst çenenin üç boyutlu olarak yer değiştirmesi, alt çenenin küçültülmesi, büyütülmesi, öne-geriye, sağa-sola alınması, yüz iskeletinin sert ifadesinin yumuşatılması, daha kadınsı ya da daha erkeksi bir görünüm verilmesi, göz kapaklarının şeklinin değiştirilmesi, göz çevresi iskeletinin bütün yapısal ve şekilsel sorunlarının düzeltilmesi işlemlerinin yapıldığını belirtti.

  • ’Yüz’ Bulup Nakil Bekleyenleri Unutmadılar

    Türkiye’nin ilk yüz nakillisi Uğur Acar, 4’üncü yüz nakillisi Turan Çolak ve 5’inci yüz nakillisi Recep Sert, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde organ nakli olan ve nakil bekleyen hastalarla yılbaşı gecesini birlikte geçirdi.

    Hastalar, Akdeniz Böbrek Hastalıkları ve Organ Nakli Sosyal Yardımlaşma Derneği’nce (AKBÖHONDER) Akdeniz Üniversitesi Hastanesi yerleşkesindeki binada düzenlenen yeni yıl partisinde bir araya geldi. Birlikte yemek yiyen ve müzik eşliğinde eğlenen hastalara, Türkiye’nin ilk yüz nakillisi Uğur Acar, 4’üncü yüz nakillisi Turan Çolak, eşi Bircan Çolak ve 5’inci yüz nakilli Recep Sert de katıldı. Yeni yılı geri sayım yaparak coşkuyla karşılayan hastaların yeni yıl dileği ise “organ nakillerinin artması” oldu. Birbirlerine hediyeler veren hastalar, hareketli şarkılar eşliğinde oynayıp dans etti.

    AKBÖHONDER Başkanı Mehmet Şahan, yeni yılın tüm Türkiye’ye sağlık ve mutluluk getirmesini diledi.

    Yeni yılı yüz nakli, böbrek nakli olan ve organ nakli bekleyen hastalarla karşıladıklarını belirten Şahan, “Türkiye’de 80 bin böbrek hastası var. Amacımız yarınlara ışık tutmaktır. 2016 yılının organ nakli için önemli bir yıl olmasını istiyorum. Herkesi organ bağışına davet ediyoruz” dedi.

    SAĞLIK VE MUTLULUK DİLEDİ

    Türkiye’nin ilk yüz nakillisi Uğur Acar ise nakil olduğu yıldan bu yana her yıl yeni yılı nakil bekleyen hastalarla geçirdiğini dile getirdi. Herkesi organ bağışına davet eden Acar, yeni yılın sağlık ve mutluluk getirmesini diledi.

    BAĞIŞÇI AİLEYİ UNUTMADI

    Kutlamaya eşi Bircan Çolak ile katılan yüz nakilli Turan Çolak, “2015 yılı benim için güzel bir yıl oldu. Evlendim, mutluyum. İnşallah 2016 yılı daha güzel olur. Benim mutluluğuma katkı sağlayan bağışçı Tevfik Yılmaz’ın ailesine çok teşekkür ediyorum. Doktorlarımıza da minnettarız. Herkesi organ bağışına bekliyorum. Yeni yılda tüm hastalara şifa diliyorum” diye konuştu.

    Bircan Çolak ise 2015 yılında sevdiği Turan Çolak ile evlendiğini belirterek, yeni yılın barış sağlık ve huzur getirmesini diledi.