Etiket: yuvarlak

  • Sanayi ve ihracat sorunları yuvarlak masaya yatırıldı

    Sanayi ve ihracat sorunları Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde düzenlenen yuvarlak masa toplantısında konuşuldu.

    Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası, Dünya Gazetesi ve Euler Hermes Sigorta Firması tarafından organize edilen yuvarlak masa toplantısına Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Metin Taşdelen, Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Volkan, Meclis Başkanı Erdim Noyan, Çorlu TSO Meclis Üyeleri Mehmet Manav, Ramazan Dumru, Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ ve Haber Müdürü Ece Ceyhun, Euler-Hermes Sigorta’nın Genel Müdürü Özlem Özüner, Pazarlama, Dağıtım Kanalları ve Ticari Tahsis Genel Müdür Yardımcısı Ömer Gürcan Köseoğlu, Direkt Satış Kanalı Müdürü Berna Aktuvar ile Migiboy Tekstil A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Canpolat, Lila Kağıt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Celal Öğücü, EST Panel Şirket Sahibi Nüvit Kırçuval, Else Elektrik Seyfettin Koçak, Bilkont Tekstil Ramazan Dumru, Polifarma Yetkilisi Vildan Kumrulu, Semilyon Ev Aletleri Erkan Toprak, UPR Tekstil Mehmet Elverdi, Pektaş Tekstil Nejla Pektaş, Alfa Kutu Altan Çinoğlu ve Devrim Matbaa Ambalaj Genel Müdürü Özgür Eski ve Çorlu TSO Genel Sekreteri İbrahim Karağöz katıldı.

    Toplantıda ara eleman sorunları, Çerkezköy ve Çorlu’dan başlangıçla dünya ve Türkiye ekonomisi ile güvenli ticareti ve diğer sektörlerle ilgili çözüm önerileri de gündeme getirildi.

  • Dünyanın yuvarlak olduğunu ölçerek gördüler

    ’Yaşadığım Gezegeni Öğreniyorum VI’ isimli TÜBİTAK projesi kapsamında 36 ilden 4 bin 300 ortaokul öğrencisi dünyanın çevresini ve boyutlarını ölçtü.

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Fen ve Matematik Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Kalkan tarafından yapılan TÜBİTAK 4004-4005 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında ’Yaşadığım Gezegeni Öğreniyorum VI’ projesi OMÜ tarafından da destekleniyor. 2011 yılında Avrupa’da ilk defa yapılan projenin bu yıl 6’ıncısı düzenleniyor. 36 ilden 4 bin 300 öğrencinin katılımı ile saat 12.05’te Hakkari’den başlayan etkinlik saat 13.04’te İzmir’de bitiyor. Öğrencilerin bir çubuk ve çubuğun gölge boyu ile dünyanın çevresini ölçen öğrencilerin, bilime olan ilgisin artırılması amaçlanıyor. Projeyi örnek alan çeşitli Avrupa ülkeleri önümüzdeki günlerde benzer projeleri ülkelerinde bilim şölenleri olarak uygulayacak. Muğla’dan etkinliğe katılan Yönelt İlkokulu öğrencileri eskiçağ Eratosthenes dönemi kıyafetleri giyerek ölçümlerini yaptı. Minik öğrenciler ölçümlerini yüzde 1 hatayla gerçekleştirirken, dünyanın da yuvarlak olduğunu gördü.

    Proje ve etkinlik hakkında bilgi veren hakkında bilgi veren Prof. Dr. Hüseyin Kalkan, “İnsanoğlu var olduğu günden beri üzerinde yaşadığı dünyayı merak etmiş, onu tanımaya, temel işleyiş mekanizmasını algılamaya ve kendi yaşamını kolaylaştıracak şekilde onu kullanmaya çalışmıştır. Bu süreç, doğa bilimlerinin ortaya çıkmasında ve gelişmesinde en büyük tetikleyici nedenlerden biri olmuştur. En eski bilim dallarından biri olan astronomi, insanın kendisini ve çevresini anlama sürecine çok büyük etkisi olmuştur. Temel bilimler eğitiminin ayrılmaz bir parçası olan astronomi, M.Ö. 4000’lerden başlayarak günümüze değin sürekli olarak doğa-insan ilişkisinin odağında yer alarak, tarihsel süreç içinde temel bilimlerin ortaya çıkışında ve gelişiminde lokomotif rolü oynamıştır. Bu sürecin en önemli aktörlerinden biri olan Eratosthenes (M.Ö. 276), bir çubuk ve çubuğun oluşturduğu gölge boyunu kullanarak dünyanın şeklini, boyutlarını ve evrendeki konumunu, günümüz modern teknikleriyle ölçülen değerlere yakın sonuçlarla belirlemiştir. Bu felsefeye uygun olarak hazırlanmış ’Yaşadığım Gezegeni Öğreniyorum VI’ başlıklı proje, 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında TÜBİTAK ve OMÜ tarafından desteklenmektedir. Proje, ülkemizin her köşesinden yaklaşık 72 ortaokul öğretmeni ile birlikte bu öğretmenlerin görev yaptığı okullarda yaklaşık 4 bin 300 öğrencinin katılımıyla büyük bir bilim şöleni şeklinde gerçekleştirilmiştir. Ayrıca bu büyük bilim şölenine 30 Temmuz-03 Ağustos 2018 tarihleri arasında OMÜ gerçekleştirilen Astronomi Modelleriyle Öğretmen Eğitimi başlıklı TÜBİTAK projesine gönüllü olarak katılan 36 öğretmenimiz sayesinde projenin yaygın etkisi artmıştır” dedi.

    ’Yaşadığım Gezegeni Öğreniyorum VI’ projesindeki temel amacın katılımcıların temel astronomi alanında farklı uygulamalı etkinliklerle bu alandaki bilgilerini geliştirmek, doğaya ve evrene karşı olan ilgilerini artırmak, temel fen kavramları ile ilgili öğrenme zorluklarını en aza indirmek, gençlere fen bilimlerini sevdirerek onları geleceğin Türkiye’sinin bilim insanı adayları olmaları için cesaretlendirmek ve bu amaçla aynı boylamdaki kuzey ve güney illerinde yaşayan öğrencilerin doğrudan kendi yapmış oldukları ölçüm ve gözlemler ile elde ettikleri bilgileri paylaşmak suretiyle eğitim sisteminde sadece bilgi olarak verilen dünyanın şekli ve boyutlarıyla ilgili kazanımlara ulaşmalarını sağlamak olduğunu anlatan Prof. Dr. Kalkan, “Ayrıca bu proje, etkileşimde bulunduğumuz her nesnenin işleyiş mekanizmasının ve yasalarının olduğuna dair bir farkındalık oluşturacak ve kavranması zor olduğu düşünülen bu yasaların aslında çok basit yöntemlerle keşfedilmesine yardımcı olacaktır. Eratosthenes’in dünyanın çevresini ölçme yöntemini, ülkemizin yaklaşık aynı boylamda bulunan kuzey ve güney illerindeki ortaokul öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Bu illerden belirlenen ortaokul öğrencileri aynı anda, kuzey ve güneyde olmak üzere aynı boylamlarda bulunan iki ilde aynı büyüklükteki bir çubuğun oluşturduğu gölgenin boyunu ölçmüşlerdir. Bu ölçümlerden elde ettikleri bilgilerle, daha önce hep ezber olarak öğrendikleri sayısal büyüklük olan dünyanın çapını, hacmini, yoğunluğunu hesaplayacaklar ve kavramakta zorluk çektikleri ’dünyanın şeklini’ kendi deneyimleri ile öğrenme olanağına sahip olacaklardır. Proje kapsamındaki katılımcılar, temel bilimleri kitleselleştirerek bilgiyi paylaşmaları, ortak bir amaç etrafında birleşmeleri, farklı illerdeki öğrenci grupları arasında bilimsel olarak ortak arkadaşlıklar oluşturmaları ve bilimsel heyecanlarını sonraki eğitimlerine taşımaları amaçlanmaktadır. Bununla birlikte proje çıktılarındaki sonuçlara bağlı olarak ülkemizin diğer illerine, hatta daha sonra ülkeler arasında güneşin konumuna bağlı olarak tespit edilecek illerdeki ortaokul düzeyindeki öğrencilerin bilgiyi uluslararası düzeyde paylaşarak ortak bir amaç etrafında birleşmeleri tasarlanmaktadır” diye konuştu.

  • Tekirdağ ekonomisi yuvarlak masa toplantısında ele alındı

    Trakya Kalkınma Ajansı, Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) ve bir ekonomi gazetesi tarafından düzenlenen ve Tekirdağ ekonomisi ve sorunlarının ele alındığı yuvarlak masa toplantısında tarım ve tarıma dayalı sanayi ön plana çıktı.

    Tekirdağ TSO Yönetim Kurulu Toplantı Salonu’nda yapılan organizasyona Tekirdağ’da bulunan bazı büyük firmaların sahipleri, Dünya Gazetesi Köşe Yazarı Rüştü Bozkurt, Tekirdağ TSO Başkanı Cengiz Günay ve Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin katıldı.

    Toplantının başında Tekirdağ’ın ülke ekonomisi içindeki yeri üzerinde duruldu. Daha sonra Rüştü Bozkurt, katılımcılara tartışma konularının belirlenmesi için söz verdi. Konuşmaların sonunda tartışma başlıkları olarak şu konular belirlendi, tarım, Tekirdağ’ın batısının doğusuna göç vermesi, nitelikli ve niteliksiz iş gücü ihtiyacı, İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ihtiyacı, kentin sosyo-ekonomik yapısının beyaz yakalı denilen nitelikli ve entellektüel yapısı yüksek insanı tutamayışı, yerel ürünler.

    Toplantıda ilk olarak tarım konusu ele alındı

    Tarım konusunda söz alan Rüştü Bozkurt son iki yıldır tarımın toprağın üstünden altına kaydığını, verimin arttırılması için teknolojiden yararlanıldığını, bitki gelişimini takip etmek için bitki köklerinin de sensörler kullanılarak izlendiğini söyledi. Tohum ıslahı, süt ve et ırkı hayvanların verimliliğinin arttırılmasına, ülke koşullarına uygun verimli ırkların seçilmesine vurgu yapan Bozkurt destekleme politikalarının da gözden geçirilmesinin önemine değindi.

    Diğer katılımcıların da tarım arazilerinin çok parçalı hale gelmesinin hem verime hem de maliyetlere etki ettiğini belirtmeleri üzerine Rüştü Bozkurt, İspanya modeline geçilmesi gerekliliği üzerinde durdu. İspanya’da arazilerin mülkiyet bazında değil hizmet bazında birleşmesinin sistem tarafından teşvik edildiğini vurgulayan Bozkurt, birleşmiş arazi miktarı arttıkça devletin desteklerinin de arttığını, arazi işleme maliyetlerinin ise düştüğünü belirtti. Toplantıya katılanların Trakya’dan verdiği örnek ise çok çarpıcı oldu. Keşan’ın Mecidiye bölgesinde 17 bin dekar ekim alanı bulunmasına rağmen çevredeki çiftçilerin 300 traktöre sahip oldukları, bunun da traktör başına 56 dekar civarı alanın işlenmesine denk geldiği belirtildi. Tarım ile ilgili söz alan Tekirdağ TSO Başkanı Cengiz Günay da yeni yetişen neslin kentli karakterinin hayvan bakma ve çiftçilik konularına soğuk olduğunu, bu işi ikinci sınıf iş olarak gördüklerini ve daha çok kamuya yöneldiklerini söyledi. Tarım ile bağlantılı olarak ele alınan Tekirdağ’ın batısının doğusuna göç vermesi konusunda ise tarımda yapılacak reformlar ve yeniliklerle bu soruna çözüm bulunabileceği fikri öne çıktı.

    Günün en çok tartışılan konularından biri de OSB ve üniversite-sanayi işbirliği oldu. Tekirdağ’da 13 OSB olmasına rağmen yatırımcıların yer bulma konusundaki sıkıntıları gündeme geldi. Bu konuda politika yapanların alacakları kararların ve yapacakları düzenlemelerinin önemli olduğunu vurgulayan Rüştü Bozkurt, OSB’lerde mülkiyet bazlı arsa tahsisinden üretim bazlı arsa tahsisine geçmenin daha doğru olacağını söyledi. Bozkurt, böylelikle arsa manipülasyonunun önüne geçileceği gibi, OSB’lerin üretim yapanların yeri olacağını belirtti.

    Üniversite-Sanayi işbirliği

    İhtisas OSB’leri kurarken bu durumun göz önünde tutulması gerektiğini söyleyen Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin, sanayi-üniversite işbirliğinin önemini vurguladı. Sanayi-üniversite işbirliğinin sağlanması konusunda yeni mekanizmalara ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Şahin, kurum olarak Yeni İşim Girişim, Ar-ge ve Proje pazarları gibi etkinliklere ve uygulamalara destek vererek bu sıkıntıyı bir nebze olsun gidermeyi amaçladıklarını belirtti.

    Söz alan sanayicilerin yakındığı diğer bir konu ise yetişmiş ara eleman eksiği ve çalışanların eğitimi oldu. Kendilerine üniversite mezunlarından yoğun bir talep olduğunu belirten sanayiciler bazıları asgari ücrete razı oluyorlar ancak bizim istediğimiz nitelikli ara eleman, kaynakçı gibi, bunlara ödedikleri maaşın 3000 TL’den başladığını belirten sanayiciler, nitelikli ara eleman yetişmesi için kamu ve özel kesimin elini birlikte taşın altına koyması gerektiğine vurgu yaptılar.

    Konu ile ilgili söz alan Tekirdağ TSO Başkanı Cengiz Günay bugüne kadar girişimcilik kursları ile 10 bin 300 kişiye eğitim verdiklerini ancak bu eğitimlerden yaralananların ancak %3,5’unun kendi işini kurduğunu belirtti.

    Toplantının sonunda Tekirdağ’ın beyaz yakalı olarak adlandırılan entelektüel alt yapısı yüksek kesimi niçin çekemediği konusu tartışıldı. Kentin sosyo-ekonomik yapısının yeterince geliştirilemediği özeleştirisinin yapıldığı tartışmada, bireysel yaşamın daha rahat olmasının bu olguyu kısa sürede tersine çevireceğinin umulduğu vurgulandı.

    Trakya’da birlikte iş yapma kültürünün eksikliğinin tartışıldığı kısımda söz alan Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin, şehirlerin ileri gelenlerinin birlikte hareket ederek oluşturdukları etkinin yani lobiciliğin önemli olduğunu söyledi. Bununla ilgili bir üst yapı oluşturulması gerektiğini vurgulayan Şahin, somut proje ve önerilerle gidildiğinde merkezin bu projelere destek vereceğine inandığını belirtti.

    Organizasyonda son olarak yöresel ürünler konusu ele alındı. Trakya ve Tekirdağ’ın sahip olduğu yöresel ürünlerin marka haline getirilmesi gerektiğine vurgu yapan üreticiler, bu konuda Gaziantep’te atılan adımları dikkatle izlediklerini ve örneklediklerini söylediler.

    Yuvarlak masa toplantısı katılımcıların birlikte çektirdiği hatıra fotoğrafı ile sona erdi.

  • Tekirdağ ekonomisi yuvarlak masa toplantısında ele alındı

    Trakya Kalkınma Ajansı, Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) ve bir ekonomi gazetesi tarafından düzenlenen ve Tekirdağ ekonomisi ve sorunlarının ele alındığı yuvarlak masa toplantısında tarım ve tarıma dayalı sanayi ön plana çıktı.

    Tekirdağ TSO Yönetim Kurulu Toplantı Salonu’nda yapılan organizasyona Tekirdağ’da bulunan bazı büyük firmaların sahipleri, Dünya Gazetesi Köşe Yazarı Rüştü Bozkurt, Tekirdağ TSO Başkanı Cengiz Günay ve Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin katıldı.

    Toplantının başında Tekirdağ’ın ülke ekonomisi içindeki yeri üzerinde duruldu. Daha sonra Rüştü Bozkurt, katılımcılara tartışma konularının belirlenmesi için söz verdi. Konuşmaların sonunda tartışma başlıkları olarak şu konular belirlendi, tarım, Tekirdağ’ın batısının doğusuna göç vermesi, nitelikli ve niteliksiz iş gücü ihtiyacı, İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ihtiyacı, kentin sosyo-ekonomik yapısının beyaz yakalı denilen nitelikli ve entellektüel yapısı yüksek insanı tutamayışı, yerel ürünler.

    Toplantıda ilk olarak tarım konusu ele alındı

    Tarım konusunda söz alan Rüştü Bozkurt son iki yıldır tarımın toprağın üstünden altına kaydığını, verimin arttırılması için teknolojiden yararlanıldığını, bitki gelişimini takip etmek için bitki köklerinin de sensörler kullanılarak izlendiğini söyledi. Tohum ıslahı, süt ve et ırkı hayvanların verimliliğinin arttırılmasına, ülke koşullarına uygun verimli ırkların seçilmesine vurgu yapan Bozkurt destekleme politikalarının da gözden geçirilmesinin önemine değindi.

    Diğer katılımcıların da tarım arazilerinin çok parçalı hale gelmesinin hem verime hem de maliyetlere etki ettiğini belirtmeleri üzerine Rüştü Bozkurt, İspanya modeline geçilmesi gerekliliği üzerinde durdu. İspanya’da arazilerin mülkiyet bazında değil hizmet bazında birleşmesinin sistem tarafından teşvik edildiğini vurgulayan Bozkurt, birleşmiş arazi miktarı arttıkça devletin desteklerinin de arttığını, arazi işleme maliyetlerinin ise düştüğünü belirtti. Toplantıya katılanların Trakya’dan verdiği örnek ise çok çarpıcı oldu. Keşan’ın Mecidiye bölgesinde 17 bin dekar ekim alanı bulunmasına rağmen çevredeki çiftçilerin 300 traktöre sahip oldukları, bunun da traktör başına 56 dekar civarı alanın işlenmesine denk geldiği belirtildi. Tarım ile ilgili söz alan Tekirdağ TSO Başkanı Cengiz Günay da yeni yetişen neslin kentli karakterinin hayvan bakma ve çiftçilik konularına soğuk olduğunu, bu işi ikinci sınıf iş olarak gördüklerini ve daha çok kamuya yöneldiklerini söyledi. Tarım ile bağlantılı olarak ele alınan Tekirdağ’ın batısının doğusuna göç vermesi konusunda ise tarımda yapılacak reformlar ve yeniliklerle bu soruna çözüm bulunabileceği fikri öne çıktı.

    Günün en çok tartışılan konularından biri de OSB ve üniversite-sanayi işbirliği oldu. Tekirdağ’da 13 OSB olmasına rağmen yatırımcıların yer bulma konusundaki sıkıntıları gündeme geldi. Bu konuda politika yapanların alacakları kararların ve yapacakları düzenlemelerinin önemli olduğunu vurgulayan Rüştü Bozkurt, OSB’lerde mülkiyet bazlı arsa tahsisinden üretim bazlı arsa tahsisine geçmenin daha doğru olacağını söyledi. Bozkurt, böylelikle arsa manipülasyonunun önüne geçileceği gibi, OSB’lerin üretim yapanların yeri olacağını belirtti.

    Üniversite-Sanayi işbirliği

    İhtisas OSB’leri kurarken bu durumun göz önünde tutulması gerektiğini söyleyen Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin, sanayi-üniversite işbirliğinin önemini vurguladı. Sanayi-üniversite işbirliğinin sağlanması konusunda yeni mekanizmalara ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Şahin, kurum olarak Yeni İşim Girişim, Ar-ge ve Proje pazarları gibi etkinliklere ve uygulamalara destek vererek bu sıkıntıyı bir nebze olsun gidermeyi amaçladıklarını belirtti.

    Söz alan sanayicilerin yakındığı diğer bir konu ise yetişmiş ara eleman eksiği ve çalışanların eğitimi oldu. Kendilerine üniversite mezunlarından yoğun bir talep olduğunu belirten sanayiciler bazıları asgari ücrete razı oluyorlar ancak bizim istediğimiz nitelikli ara eleman, kaynakçı gibi, bunlara ödedikleri maaşın 3000 TL’den başladığını belirten sanayiciler, nitelikli ara eleman yetişmesi için kamu ve özel kesimin elini birlikte taşın altına koyması gerektiğine vurgu yaptılar.

    Konu ile ilgili söz alan Tekirdağ TSO Başkanı Cengiz Günay bugüne kadar girişimcilik kursları ile 10 bin 300 kişiye eğitim verdiklerini ancak bu eğitimlerden yaralananların ancak %3,5’unun kendi işini kurduğunu belirtti.

    Toplantının sonunda Tekirdağ’ın beyaz yakalı olarak adlandırılan entelektüel alt yapısı yüksek kesimi niçin çekemediği konusu tartışıldı. Kentin sosyo-ekonomik yapısının yeterince geliştirilemediği özeleştirisinin yapıldığı tartışmada, bireysel yaşamın daha rahat olmasının bu olguyu kısa sürede tersine çevireceğinin umulduğu vurgulandı.

    Trakya’da birlikte iş yapma kültürünün eksikliğinin tartışıldığı kısımda söz alan Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin, şehirlerin ileri gelenlerinin birlikte hareket ederek oluşturdukları etkinin yani lobiciliğin önemli olduğunu söyledi. Bununla ilgili bir üst yapı oluşturulması gerektiğini vurgulayan Şahin, somut proje ve önerilerle gidildiğinde merkezin bu projelere destek vereceğine inandığını belirtti.

    Organizasyonda son olarak yöresel ürünler konusu ele alındı. Trakya ve Tekirdağ’ın sahip olduğu yöresel ürünlerin marka haline getirilmesi gerektiğine vurgu yapan üreticiler, bu konuda Gaziantep’te atılan adımları dikkatle izlediklerini ve örneklediklerini söylediler.

    Yuvarlak masa toplantısı katılımcıların birlikte çektirdiği hatıra fotoğrafı ile sona erdi.