Etiket: Yürüyüşünün

  • CHP İzmir, “Adalet Yürüyüşü’nün ilk etabını tamamladı

    CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı Adalet yürüyüşüne destek vermek için İzmir’den İstanbul’a yürüme kararı alan CHP İzmir yönetimi, yürüyüşün ilk etabını tamamladı.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanması üzerine, Ankara’dan İstanbul’a başlattığı adalet yürüyüşüne, CHP İzmir yönetimi de destek verdi. Yürüyüşün güzergâhı ve zamanlaması, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Gebze’de buluşulacak şekilde ayarlanırken, yürüyüş Manisa, Akhisar, Balıkesir, Bursa, Yalova ve Gebze ile sürecek. Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayan yürüyüşün ilk etabı, Manisa yolundaki Bornova ilçe çıkışında yer alan Evka 3 ile Topçu Alay Komutanlığı’nda sonlandırıldı. Yaklaşık 20 kilometre yolun kat edildiği yürüyüşe İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, CHP İzmir İl Başkanı Asuman Ali Güven, il teşkilatı ve çok sayıda partili katıldı.

    Yürüyüş boyunca vatandaşlar sloganlar atarak, ellerinde ‘Adalet’ yazılı dövizler taşıdı. Kısa süreli gerginliğin de yaşandığı yürüyüşte, bir grubun yasa dışı slogan atması üzerine, güvenlik güçleri grubu uyararak müdahale etti. Yaklaşık bin kişinin katıldığı adalet yürüyüşünün ilk etabı Bornova ilçesi çıkışındaki Evka 3, Topçu Alay Komutanlığı’nda tamamlanırken, yürüyüşe yarın kaldığı yerden devam edilecek.

  • CHP’nin ‘Adalet Yürüyüşü’nün ilk günü tamamlandı

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Adalet yürüyüşümüzün birinci etabını tamamladık. Yorgun değiliz, kararlıyız. Endişeli değiliz. Umarım hedefe ulaşırız. Zaman zaman yolda provokatif eylemler de oldu ama tahriklere kapılmadık, kapılmayacağız” dedi.

    CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasının ardından bugün Ankara Güvenpark’tan İstanbul’a başlatılan ‘Adalet Yürüyüşü’nün ilk günü sona erdi. Kılıçdaroğlu ve beraberindekilerin ilk günkü yürüyüşü Batıkent Hipodromu’nda sonlandı. Kılıçdaroğlu ve partililer Güvenpark’tan Hipodrom’a kadar olan yaklaşık 20 kilometrelik yolu 5 saatte yürüdü. Hipodrom’da yaptığı açıklamada Kılıçdaroğlu, “Adalet yürüyüşümüzün birinci etabını tamamladık. Yorgun değiliz, kararlıyız. Endişeli değiliz. Umarım hedefe ulaşırız. Zaman zaman yolda provokatif eylemler de oldu ama tahriklere kapılmadık, kapılmayacağız. Biz haklıyız adalet için yürüyoruz, yürümeye devam edeceğiz. Gün gelecek bugün adaletsizliği yaratanlar için de adalet geçerli bir kavram olacak. Onlara da adalet lazım olacak. Biz onlar adaletsiz yargılandıkları zaman yine yollarda olacağız. Adalet bu ülkede yaşayan 80 milyon vatandaşın hak ettiği bir olgudur. Dolayısıyla kararlılıkla, azimle yolumuza devam edeceğiz” diye konuştu.

    “Türkiye’de demokrasi yok”

    Kılıçdaroğlu, gün boyu kendisini takip eden basın mensuplarına yönelik ise şunları söyledi:

    “Sizler de bizi izlediniz, umarım yorulmamışsınızdır. Belki sizin de gazetecilik hayatınıza renkli bir sayfa olarak bu yürüyüşümüz geçer. Adalet bizim için geçerli, sizin için de geçerli. Özellikle sizin arkadaşlarınız hapiste. Bir ara uçakta seyahat ederken Meclis Başkanına şunu söylemiştim, ‘150’nin üstünde gazetecinin hapiste olduğu bir ülkede siz demokrasiyi dünyaya anlatamazsınız.’ Gerçekten de demokrasiyi dünyaya anlatamazlar. Çünkü dünyada bilinen bir gerçek Türkiye’de demokrasi yok. Bu yürüyüşümüzü ayrıca uluslararası yayın organlarının da çok geniş bir şekilde verdiklerini söylediler. Bizim televizyonlarımız da geniş şekilde vermiş. Bütün gazeteci arkadaşlarıma verdikleri destek için yürekten teşekkür ediyorum.”

    “Diğer illerde, ilçelerde adalet yürüyüşleri olursa mutluluk duyarız “

    “Bu yürüyüşümüz bir şenlik aslında” diyen Kılıçdaroğlu, “Adalet arıyoruz. Endişeli değiliz. Yolda gelirken gençlerimiz slogan attılar, alkışladılar. Bir şenlik, bahar havası içinde yürüyüşümüzü yaptık. Diğer illerde de elbette olacaktır. Olması da gerekiyor. Adalet kim için geçerli? Bizim için hepimiz için geçerli bir kavram. Dolayısıyla diğer illerde, ilçelerde adalet yürüyüşleri olursa mutluluk duyarız tabi. Akşam burada konaklayacağız. Elbette arkadaşlar bir araya geldiler. Konuşacaklar, fıkra anlatacaklar, öyküler anlatacaklar, başlarından geçen hikayeleri anlatacaklar. Şenlikli bir akşam olacak. Ben de arkadaşlarımla beraber olacağım” ifadelerini kullandı.

  • 4-8 Ocak Ankara Yürüyüşü’nün 25. Yılı

    4-8 Ocak 1991 Zonguldak-Ankara Büyük Madenci Yürüyüşü ’nün 25. Yıldönümünde Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Yönetim Kurulu adına bir basın açıklaması yapan Genel Başkan Ahmet Demirci, maden işçileri ile Zonguldak halkının grev ve yürüyüşünün, işçi ve emekçileriyle tüm demokrasi güçlerine ışık tuttuğunu söyledi.

    Demirci açıklamasında şöyle dedi:

    “4-8 Ocak 1991 tarihi, mücadele tarihinin en önemli simgelerinden biridir. 4 Ocak tarihi, maden ocaklarımızı, demir-çelik sektörümüzü, enerji sektörümüzü, ülkemiz sanayisini, yani üretim kültürünü hedef alanlara karşı, maden işçilerinin, Zonguldak ve bölge halkının verdiği büyük mücadele günüdür. 30 Kasım 1990 tarihinde başlayan grevle, 35 gün Zonguldak caddelerinde haklı taleplerini haykıran ve siyasi iktidarı uyaran maden işçisi ile Zonguldak halkı, 4 Ocak’ta “Artık yeter” dedi ve Ankara yoluna çıktı. Yüzbini aşan insanla Ankara’ya yürüdüğümüz ve sesimizi dünyaya duyurduğumuz 4-8 Ocak 1991 Ankara Yürüyüşümüz ile Madenci Feneri, Türkiye’yi aydınlattı. Kar-kış demeden yollara çıkan yüz binin üzerinde insan, 5 gün boyunca yollarda, dağda-bayırda büyük bir kararlılık ve disiplin ile sloganlarını haykırdı. Mengen’de kurulan barikat önünde tüm dünyaya sesini duyurdu. Madenciler, haklı ve meşru bir mücadele içinde olmaktan aldıkları güç ile ülkemiz demokrasi mücadelesine altın bir sayfa ekledi. Maden işçilerine ve Zonguldak halkına, böylesine örnek ve büyük bir eylemi gerçekleştirme başarısını sağlayan güç, lider sendikacı Şemsi Denizer ve Sendikamız Yönetim kadroları ile bölgemiz insanlarının 167 yıllık üretim ve madencilik kültürüdür. 1994 yılında bazı maden ocaklarının kapatılması istenen 5 Nisan Kararları’na karşı da aynı mücadele ruhu canlandırılmış ve yine Zonguldak’a ve bölgeye yönelen saldırılar püskürtülmüştür. Bugüne gelinceye kadar geçen süreç, Zonguldak ve bölge halkının mücadelesinin ne kadar haklı olduğunu gösteren örneklerle doludur. Bugün bölgemizde, komşularımızda yaşanan kargaşa ve belirsizlikler enerji piyasasının geleceği açısından endişe vericidir. Koklaşabilir özelliğiyle ülkemiz demir-çelik sektörünün, dolayısıyla sanayinin güvencesi olan Zonguldak Taşkömürü Havzamıza sahip çıkmak ve üretimi artırmak mecburiyetimiz var. 1990 yılında yaşadığımız örnek grevin ve 4-8 Ocak 1991 tarihinde sesimizi dünyaya duyurduğumuz Büyük Yürüyüşün öncüsü Rahmetli Genel Başkanımız Şemsi Denizer’i şükranla anıyor, birlikte hareket edebilme yeteneğiyle başarıya nasıl ulaşılacağını gösteren maden işçilerimizi, Zonguldak ve bölge halkını, tüm demokrasi güçlerini saygıyla selamlıyoruz.”

  • Beykoz Kaymakamı Katırcı: “Aziziye Tabyalarına Saygı Yürüyüşünün İstanbulda’ki Öncüsü Olacağım”

    Erzurum’daki Aziziye Tabyalarına saygı yürüyüşüne 30 kişilik ekiple katılan Beykoz Kaymakamı Katırcı, “Cam’ın Başkenti Beykoz’dan Anadolu’nun önsözü Erzurum’a Nenehatun’a saygı yürüyüşü” pankartı ile dikkate çekti.

    Bir dönem Erzurum’da Yakutiye Kaymakamı olarak görev yapan Beykoz Kaymakamı Katırcı, Aziziye tabyalarına saygı yürüyüşünün, Çanakkale zaferi ruhuyla yapılmasının batıdaki insanların etkinliklere katılımın sağlanması açısından önemli olduğunu söyledi.

    Yürüyüşe 27 öğrenci ve 3 öğretmen ile katıldıklarını belirten Katırcı, ‘’Yetim Öğrenciler Projesi kapsamında yürüyüşe 27 lise öğrencisi ve 3 öğretmen ile katıldık. Bu anlamlı yürüyüş Erzurum Valisi Sayın Ahmet Altıparmak’ın öncülüğü ile 2013 yılında başladı. Tabya savunmasının ne demek olduğunu insanlar bilmiyordu. Sayın valimiz geldikten sonra bu iş önem kazandı. Her yıl katılım artarak devam ediyor. 2013 yılına göre yoğun bir katılım vardı. Batıdaki Çanakkale Zaferi anma etkinliklerine doğudan yoğun katılım oluyor, doğudaki etkinliklere de batıdaki insanların katılımının sağlanması için ortak bilinç oluşturulmalı, etkinliğin içeriği her yıl zenginleşerek, devam etmelidir’’ dedi.

    İSTANBUL’DAKİ ERZURUM DERNEKLERİ BU İŞİ SAHİPLENMELİ

    İstanbul’daki Erzurum derneklerinin yürüyüşe etkin şekilde katılmadığını belirten Katırcı, etkinliğin ne zaman yapılacağını ‘duymadım, bilmiyordum’ gibi mazeretlerin rasyonel olmadığını ifade etti.

    Derneklere duyuruların sosyal medya ve basın aracılığıyla yapıldığını belirten Katırcı, ‘’Sivil toplum kuruluşları bu konuda daha duyarlı olmalıdır. Yürüyüş konusunda gereken duyurular yapıldı. Yürüyüşe bir gün kala bizi arayan Erzurum dernekleri oldu. Bundan sonraki yürüyüşlere Erzurum derneklerinin katılım noktasında etkinliğini artırmak için gereken çalışmaları yapacağız’’ dedi.

    Erzurum’un çalıştığı kentler içerisinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Katırcı, ‘’Erzurum gibi çalışma ortamı herkese nasip olmaz. Erzurum’un benim gözümde önemli bir yeri var. Erzurumlular ile aramızda bir gönül bağı oluştu. Bürokratlar çalıştıkları yerli olurlar, ancak bu kent insanın başımın üstünde yeri var. Erzurum insanı çok vefalı. Erzurumlular Beykoz’da bana sahip çıktı. Erzurumlular arası sinerjinin artması gerçekten çok önemli. Bu noktada bu tarihi yürüyüşlerin etkili bir şekilde yapılması için dernekler çok iyi organize olabilmeli ve bu işi sahiplenmelidir. Aziziye Tabyalarına saygı yürüyüşünün İstanbulda’ki öncüsü olacağım. Katılım konusundaki organizasyonu yapacağız. Önemli olan Anadolu’nun önsözü Erzurum’un tarihi misyonunu her yerde tanıtabilmek. Öğrencilerimiz Erzurum’u çok beğendi, kafalarındaki doğu ön yargısı aşılmış oldu. Bizleri Erzurum’da misafirperver bir şekilde karşılayan tüm kurumlara ve Erzurumlulara teşekkür ediyorum.’’ dedi.