Etiket: yürütmenin

  • Sağlık Bakanı Akdağ: “Daha sağlıklı bir yönetim için, yasama ve yürütmenin birbirinden ayrılması gerekiyor”

    Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, daha sağlıklı bir yönetim için, yasama ve yürütmenin birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.

    Bakan Akdağ, ilk olarak Erzincan Valiliğini ziyaret etti. Ardından Valilik şeref defterini imzalayarak, Valilik makamına geçti. Bakan Akdağ Valilik makamın da yaptığı açıklamada sağlıklı bir yönetim için, yasama ve yürütmenin birbirinden ayrılması gerektiğine dikkat çekerek, Erzincan’a yapım aşamasında olan yatırımlara değindi.

    Bakan Akdağ açıklamasında; “Erzincan’da kalp ameliyatı yapıyoruz. Erzincan’da bir kalp krizine acil müdahale ederek kalp damarlarını açacak müdahaleler gerçekleştiriyoruz. Erzincan’da özellikle Üniversitemizde ve Tıp fakültemizle çok uyumlu bir çalışma içerisindeyiz Sağlık Bakanlığı olarak. Bu uyumlu çalışma bize her geçen gün burada verilen sağlık hizmetlerini daha mükemmel hale getirmeyi sağlıyor. Laboratuvardan tutunda her türlü yan dal hizmetlerinin verildiği bir şehirde yaşıyoruz. Yeni hastanemiz var. Bizim AK Parti hükümetleri döneminde tamamladığımız ve Erzincanlı hemşehrilerimizin hizmetine sunduğumuz, ama hizmetleri genişlettikçe bu sefer mekanlarda yetmemeye başlıyor. Dolayısı ile bu yeni hastanede mimari olarak da birleşik çalışacak bir başka yeni hastane inşaatına da başlıyoruz. İhaleyi bitirdik. İş teslimini yapmak için hazırlanıyoruz. Böylece toplamda yaklaşık 75 bin metre karelik kapalı alan olan 350 yatak kullanabileceğimiz ihtiyaç durumunda Allah korusun herhangi bir tabii afet yada ihtiyaç durumunda bunu 400 yatağa çıkarabileceğimiz mükemmel bir hastane kompleksine de İnşallah önümüzdeki bir, iki yıl içerisinde sahip olacağız. Gerek vatandaşlarımızın araçlarını getirdiklerinde kullanacakları geniş bir kapalı otoparkın yapılıyor olması gerek hastaların ayaktan geldiklerinde geniş poliklinlik alanlarında ferah bir biçimde randevulu bir biçimde muayene olabilecekleri gerekse hasta odalarımızın tek yataklı nadiren kalabalık zamanlarda bazı odalar çift yatalı olabilir. Genelde tek yataklı banyolu tuvaletli bir refakatçi yatağı bulunan buzdolabı olan televizyonu olan adeta iyi bir otel odasında kalabilecek, bakımlarını yapabileceğimiz bir hastanemiz olarak bir bütün olarak. Burada sadece bina meselesi değildir. Özellikle üniversitesi ile güçlü ve uyumlu işbirliği Erzincan’ı sağlık acısından büyük ölçüde kendi kendisine yeten bir hale getirmiştir. Nüfuslar itibari ile nadir bir takım işlerden dolayı Erzincan dışına çıkmak gerekebilir. Mesela organ nakli gibi, bunlar normal karşılamak gerekiyor. Erzincan’da aslında ilklerden birini daha gerçekleştirdik. Üniversitemiz de diş hekimliği fakültesi ile bizim ağız diş sağlığı merkezimizle birlikte çalışabilir hale getirdik. İnşallah bu yeni yapacağımız bu hastanemizle beraber yeni aile sağlığı merkezimizde var 10 adet bunun dışında il sağlığı halk sağlı genel sekreterlik binası Erzincan için planladığımız sağlıklı yaşam merkezimiz var. Bunu da 2 yıl içerisinde tamamlayıp Erzincanlı hemşehrilerimizin hizmetine sunacağız.

    “Daha sağlıklı bir yönetim için, yasama ve yürütmenin birbirinden ayrılması gerekiyor”

    Yapmaya çalıştığımız budur. Güçlü bir meclis öte taraftan doğrudan seçilen cumhurbaşkanı ile güçlü bir yürütme Türkiye’yi Allah’ın izniyle arzuladığımız, özlediğimiz, muhasır medeniyetler üzerine uçurarak götürecektir. Bizim şartlarımız ve çevremiz itibariyle dünyada başta Müslüman ülkeler olmak üzere, mazlum ülkelerin Türkiye’de beklentileri itibariyle, bizim milletimizin bizden beklentileri itibari ile koşarak iş yapmaya ihtiyacımız var. Biz yürüyerek iş yapamayız. Biz unu elemiş eleğini asmış zengin Avrupa ülkelerinin yönetim biçimleri ile Türkiye’nin yönetim biçimi aynı olamaz. Kaldı ki İtalya’da bir örneğini gördük. İstikrarı sağlamak üzere farklı kanunlar yaptı. Türkiye artık Allah’ın izniyle Nisan’da kir referandumla birlikte Cumhurbaşkanını seçen ve o cumhurbaşkanı ile 5 sene boyunca istikrarlı bir biçimde hizmet edeceğini bildiğimiz, hizmetin geleceğini bildiğimiz bir yapıya bürünüyor. Bir taraftan da gençlerin önü açılıyor. Bunu muhalefet çevresi küçümsüyor ama bunu asla küçümsememek lazım. Biz bir taraftan 18 yaşındaki gençlere seçme hakkı veriyoruz, artık sen ülkeyi yönetenleri seçebilirsin o yaşa geldin diyoruz, hala anayasamız bu gençlerin seçilme hakkı olmadığını söylüyor. Bu büyük bir çelişki. Buranın diğer ülkelerden bir farklılığı var. Özellikle Avrupa ülkelerinde bir farklılığı var. Bizim nüfusumuzun büyük bir kısmı genç. Türkiye’de yaş ortalaması 31’dir. Biz gençlerimize güveniyoruz. Yeni anayasa değişikliği sadece yeni cumhurbaşkanlığı sistemi ile ilgili değil, buna benzer başka güzelliklerde getirdiğini bilmemiz gerekiyor. Her ne kadar kendi tarihleri tek adamlıkla ve darbe şakşakçılığı ile geçmiş birileri, bu meseleye sahip çıksalardı, milletimizin feraseti bu yeni yönetimle İnşallah Nisan ayında getirip Türkiye’nin yönetimi olarak belirleyeceğine ben inanıyorum” dedi.

    Bakan Akdağ, Erzincan Valiliğine olan ziyaretinin ardından Erzincan Belediyesi Çok Amaçlı Toplantı Salonunda düzenlenen AK Parti İl Danışma Meclis toplantısına katıldı.

  • CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz: “Parlamentonun yetkisi yürütmenin eline geçmiş durumda”

    Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl Başkanlığı binasında düzenlenen bayramlaşma törenine katılarak partililerle bayramlaşan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, gündemle ilgili açıklamalarda bulundu.

    Yılmaz yaptığı açıklamasında, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler darbe fırsatçılığına karşıyız. Bizler demokrasinin yanında olacağız. Hukukun üstünlüğünün tarafı olacağız. Bizlerin tarafı belli. Özgürlükleri daraltan değil genişleten kim varsa, hangi ses o yönde haykırıyorsa onların arasında olacağız. Bize yakışan da budur. Bu dönem de aynen 12 Eylül gibi, 12 Mart gibi, 20 yıl sonra belki eleştirilecek, tartışılacak. Bu dönemde kimin nerede durduğu çok önemli. Bu konuda suçu olanlar, her kimse bunlar hukuk çerçevesi içerisinde cezalarını alsınlar. Her türlü cezaya çarptırılsınlar. Ama şu an karşılaştığımız durum bu durum değil. Bunun ötesine geçilmiş durumda. Kanun Hükmündeki Kararnameleri devlet şekillendiriyor. Adeta bizim parlamentonun yetkisi yürütmenin eline geçmiş durumda. Biz anayasa değişikliğinden bahsederken bir bakıyoruz, radikal anayasa değişikliğinin de önüne geçen değişiklikler yapılıyor Kanun Hükmündeki Kararnamede. O zaman bu parlamentoya ne hacet. Bu konuda açık açık söylüyorum biz tarafız. Demokrasiden tarafız. Ve kimseden de çekinmeden korkmamamız gerekiyor. Bu dönemde insanları öyle bir psikolojiye büründürüyorlar ki herkes gölgesinden korksun. Bizler o gölgeyi ellerimizle yırtıp atmalıyız” dedi.

    Meclisin görevlerini zayıflatmanın, iktidarın en büyük özelliği olduğunu savunan Yılmaz, “Özellikle önümüzdeki dönemlerde Olağanüstü Halin yeniden uzatılması halinde yeni Kanun Hükmündeki Kararnameleri anlamına geliyor. Yani meclis tamamen sembolik bir rol alacak. Zaten siyasi iktidar Meclise itibar etmiyordu ki, milletvekillerini orada tutmuyordu ki. Meclisi itibarsızlaştırmak, meclisin görevlerini zayıflatmak bu iktidarın en büyük özelliği. Şimdi bu bir darbe fırsatçılığına dönüştü. Maalesef bu fırsatçılık bize zarar veriyor. CHP’nin tabanı her dönem bu darbelerden çekti. Çok büyük bedeller ödedi. Bizim için bir zulümdü. Bizler zulmü yaşaya yaşaya tecrübe etmiş bir gelenekten geliyoruz. Bunun için hukuksuzluklara, adaletsizliklere karşı duracağız” diye konuştu.

    Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu bayram günü terör şiddetli bir şekilde devam ediyor. Bizlerin bu konuda da duyarlı olmamız gerekiyor. Bugün çevremizde ve bölgemizde yaşanan gelişmeler Türkiye’yi bir tuzağa, bir bataklığa adım adım atıyor. Türkiye’de yaşanan bu gelişmeler bizlere ne tür bir etkisi olur bunu önceden görüp ona göre adım atmamız gerek. Biz Rakka’dan bahsediyoruz. Rakka’ya ordumuzu göndermekten bahsediyoruz. Ama Van’da, Muş’ta, Diyarbakır’da hala yol denetimi yapamıyoruz. Lütfen gerçekçi olalım. Biz Türkiye’nin dışarıdaki stratejik siyasi çıkarlarının savunulmasının arkasındayız. Ama birilerinin planladığı bizim ise figüran olacağımız bir senaryoda olmamalıyız.”