Etiket: Yürek

  • Şehit Binbaşı Arslan Kulaksız son görüntüleri yürek burktu

    Muş’un Malazgirt ilçesinde 27 Temmuz 2015’te PKK’lı teröristler tarafından pusuya düşürülerek eşinin yayında şehit edilen Malazgirt İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Arslan Kulaksız’ın 10 Kasım 2014’te çekilen görüntüleri yürek burktu.

    10 Kasım 2014 ayında çekilen ve yürek yakan bu görüntülerden tam 3,5 yıl sonra 28 Kasım 2018’de katili ’Çektar Soro’ kod adlı Muhammed Kaya’nın Muş’un Malazgirt ilçesi Tatargazi Köyünde ölü olarak ele gerilmesi ile yerini sevince bıraktı.

    İlçeye atandığı günden ve sürekli köyleri ziyaret eden Şehit Komutan Binbaşı Arslan Kulaksız, halkın sorun ve sıkıntılarıyla yakından ilgileniyordu. Hemen hemen her Cuma günleri köyleri ziyaret ederek ve onlarla birlikte cuma namazı kılardı. Halkın Komutanı olarak bilinen Binbaşı Kulaksız, genç çiftlerin mutlu günlerine de katılmayı da ihmal etmiyordu. Her zaman yardıma muhtaç ailelere gıda ve giyim yardımında bulunan Kulaksız, görev süresinin dolmasına rağmen tayin istememiş ve görevine devam etmişti. Malazgirt ve Malazgirt halkını çok sevdiğini her fırsatta dile getiren Kulaksız, barış ve huzurun devamı için bir sene daha ilçede kalmaya karar verdiğini her fırsatta dile getiriyordu.

    Malazgirt ilçesinde ‘Halkın Komutanı’ diye bilinen Şehit Komutan Binbaşı Arslan Kulaksız’ın katilinin öldürülmesi sevenleri arasında sevinçle karşılandı.

  • Isparta’da yürek parçalayan görüntü, gözleri oyulmuş halde bulundu

    Isparta’da 2 gözü birden oyularak sokağa atılmış kedi ölüsü bulundu.

    Edinilen bilgiye göre, Fatih Mahallesi Ertokuş Caddesi üzerinde yol kenarında 2 gözü oyulmuş şekilde kaldırıma atılmış kedi leşi bulundu.

    Kaldırım üzerindeki bir elektrik direği alt kısmına atılan kedinin içler acısı hali, görenlerin yüreklerini dağladı.

    Duyarlı vatandaşlar tarafından fotoğraflanan kedinin, bir trafik kazası sonucu öldüğü ihtimali değerlendirilirken, bazı hayvanseverler ise olayda kasıt olduğunu ve hayvanın 2 gözünün de oyulmuş olmasının bu ihtimali güçlendirdiğini öne sürdü.

    Öte yandan, iki gözü oyulmuş şekilde 1 gün önce görüldüğünde fotoğraflanan kedi leşinin ertesi günü yerinde olmadığı gözlendi.

  • 2 kızını kazada kaybeden annenin mahkemedeki sözleri yürek sızlattı

    Mersin’de 6 yaşındaki Ekin ve 9 yaşındaki Evrim Çakmakçı kardeşlerin ölümü, teyzeleri İlknur Emine Yalçın’ın yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasına ilişkin davanın ilk duruşması görüldü.

    Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davaya tutuklu yargılanan araç sürücüsü Ramazan Topal (69) ve avukatları ile kazada hayatını kaybeden Ekin ve Evrim Çakmakçı’nın yakınları ve avukatları katıldı. Mahkemede savunma yapan sanık Ramazan Topal, “Bu olay aileden sonra en çok beni üzdü. Allah yavrularımızın mekanlarını cennet eylesin. 69 yaşındayım. Bu yaşıma kadar hiçbir suça bulaşmadım. Olay, beni ve ailemi çok üzdü” dedi.

    “Bölgede ışıklandırma yok, karşıdan gelen aracın farı gözümü aldı”

    Duruşmadaki ifadesinde, olay günü ailesiyle yaylaya gitmek üzere yola çıktıklarını aktaran Topal, “Annem, eşim, kızım ve torunum arabamıza binmiş, yaylaya gidiyorduk. Kazanın gerçekleştiği yerde insanların 2’şer 3’er kişilik halde karşıya yürüdüğünü gördüm. O bölgede ışıklandırma yok. Keskin bir viraj var. Bende refleksten dolayı virajı içten aldım. O sırada karşıdan gelen aracın ışığı gözümü aldı. Kızım, ’baba dikkat’ dedi. Fakat ben ses geldikten sonra sağa çekip durdum. Yaralıların yanına gittim. ’Ambulans çağırın’ diye bağırdım. Arabada 5 kişi olduğumuz için ve yükümüzde olduğu için suratli değildim. Ortalama 45-50 kilometre hızla ilerliyordum. Ben bölge ışıklandırma olmaması ve yaya geçidinin o bölgede olmaması gerekçesiyle karayollarından şikayetçiyim” diye konuştu.

    “Siz hiç 2 evladınızı birden kaybettiniz mi?”

    Sanıktan şikayetçi olduğunu belirten anne Özlem Çakmakçı’nın sözleri ise yürekleri sızlattı. Çakmakçı, “Siz hiç 2 evladınızı birden kaybettiniz mi hakim bey? Benim hayatım kaydı. Geceleri üstünü örtmeye kıyamadığım yavrularım yok artık. Ben yaşamıyorum sadece nefes alıyorum. Şikayetçiyim” ifadelerini kullandı. Kaza günü küçük kızların yanında olan ve kazada ağır yaralanan teyzeleri İlknur Yalçın, “Ben olayda yaralandığım için travma yaşadım ve olayı unuttum. Ancak bana anlatılanlar kadarıyla aracın çok hızlı geldiğini biliyorum. Biz yaya geçidini kullanarak karşıya geçecektik. Canımdan çok sevdiklerimin canına kıydı. Şikayetçiyim” şeklinde konuştu.

    Baba Ali Çakmakçı da sanığın ifadelerini samimi bulmadığını belirterek, “Yolda eğer bir kusur var ise sizin de hızınızı ona göre ayarlamanız gerekir. Ben bunu direk cinayet olarak görüyorum” diye konuştu.

    “Olayda kasıt yoktur”

    Sanığın avukatı, “Bu olayların tekrarlanmaması için bizim gerçeği görmemiz lazım. Bu olayda kasıt yoktur. Kaza yerinde yaya yolu yok, aydınlatma yok, tehlikeli eğim ve tehlikeli viraj var. Bölgede hız sınırı 110 kilometre. Sırf bir yaya geçidi var diye orası yaya geçidi olmaz. Konumu çok sakıncalı bir yerde. Zaten incelediğimizde projede de yok, sonradan yapılmış. ’Tek başına şoför suçludur’ dersek, gelecek yıllarda meydana gelecek kazalardan da sorumlu oluruz. Bu sebepten dolayı sanığın delilleri karatma ihtimali olmadığı için tahliyesini talep ediyoruz” dedi.

    Çakmakçı ailesinin avukatları ise olayın çok vahim bir olay olduğunu belirterek, “Sanık olayda ne frene basmış, ne korna çalmış ne de manevra yapmıştır. Bu sebeplerden dolayı biz keşif ve hız tespiti istiyoruz. Tutukluluk halinin de devamını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Mahkeme heyeti, keşif yapılması, hız tespiti ve usul tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumuna incelemeye gönderilmesi, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 31 Ocak tarihine erteledi.

    “Trafik cinayetleri artık kimsenin kaderi olmasın”

    Mahkeme çıkışında gazetecilere açıklamalarda bulunan anne Çakmakçı, “Çok üzgünüm. Ne diyeceğimi bilmiyorum. Bir trafik kazası demiyorum, bu bir trafik cinayeti. Trafik kurallarına uymayan birileri yüzünden çocuklarımı kaybettim. Yani bu acının tarifi yok. Sesimizi herkesin duymasını istiyorum ve adalet istiyorum. Herkesin bu acıyı anlamasını istiyorum. Ben 2 çocuğumu bir gecede kaybettim. Trafik cinayetleri artık kimsenin kaderi olmasın” dedi. Baba Çakmakçı ise şu ifadeleri kullandı: “Bu olay tamamen bir trafik cinayetidir. Başka çocukların ölmemesi için mütalaaya uygun bir kararın çıkacağına inanıyorum.”

    Olay anı

    Mersin’in Merkez Toroslar ilçesi Gözne Yolu Sarnıç mevkiinde kuzenleri Emine Yalçın ile birlikte otomobilden inen Evrim (9) ve Ekin Çakmakçı (6) adlı kız kardeşler, karşıya geçmek için yola çıktıkları sırada, süratle gelen Ramazan Topal yönetimindeki otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetmiş, kazada Emine Yalçın da ağır yaralanmıştı.

  • Annenin tabut başında yürek burkan feryadı: “Gitme oğlum”

    Tekirdağ’da görev yaparken evinde geçirdiği rahatsızlık nedeniyle hayatını kaybeden Jandarma Uzman Çavuş Mustafa Hoş, memleketi Mersin’in Tarsus ilçesinde son yolculuğuna uğurlandı.

    Tekirdağ İl Jandarma Komutanlığına bağlı, Hayrabolu İlçe Jandarma Komutanlığında görevli Jandarma Uzman Çavuş Mustafa Hoş, ilçeye bağlı İlyas Mahallesi’nde geçirdiği rahatsızlık sonucu hayatını kaybetti.

    Uzman Çavuş Hoş’un cenazesi yapılan otopsi işlemlerinin ardından defnedilmek üzere memleketi Mersin’in Tarsus ilçesinde gönderildi.

    Uzman Çavuş Hoş için Tarsus Ulu Cami’de öğle namazının arından cenaze töreni düzenlendi. Cenaze töreninde Hoş’un annesi Rukiye Hoş (52), baba Yaşar Duran (55), ağabeyi Yusuf ve kız kardeşi Fatma Hoş, sinir krizleri geçirdi.

    Törende anne Rukiye Hoş, oğlunun tabutu başında, ‘gitme oğlum’ diyerek gözyaşları döktü. Hoş’un kız kardeşinin ve ağabeyinin al bayrağa sarılı tabutu öpmeleri törene katılan herkesi duygulandırdı. Aileyi törene katılan Tarsus Kaymakamı Yüksel Ünal, Belediye Başkanı Şevket Can ve diğer protokol üyeleri teskin etmeye çalıştı.

    Uzman Çavuş Mustafa Hoş, kılınan cenaze namazının ardından Tarsus Şehir Mezarlığında gözyaşları arasında toprağa verildi.

  • Şehit babasının yürek yakan feryadı

    PKK’lı teröristlere yönelik operasyonların sürdüğü Şırnak Gabar Dağı bölgesi Gömeç kırsalında 2 asker şehit oldu. Şehit olan askerden Uzman Çavuş Ünal Olgun’un Gürsu ilçesi İstiklal Mahallesi Aşık Veysel Caddesi’ndeki evine acı haber ulaştırıldı. Evin önünde taziye çadırı kurulup, dev Türk Bayrağı asılırken, babanın feryadı ise yürekleri dağladı. Yenişehir Havalimanı’nda hava muhalefeti olduğu için şehit asker yarın törenle toprağa verilecek.

    Şehadet haberi Olgun ailesinin evine ateş düşürdü. Erzurum’un Şenkaya ilçesi Atyolu Köyü’nde vefat eden babaanne Suna Ocak’ın cenazesine giden şehidin anne ve babası Güleser – Asım Olgun çifti geri dönerek Bursa’ya geldi.

    Eşinin şehit olduğu öğrenen Ceylan Olgun ise fenalık geçirerek Gürsu Cüneyt Yıldız Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

    Görev yeri Bingöl’den geçici görevle Şırnak’a giden Uzman Çavuş Ünal Olgun’un 3 yaşında Mesut ve 5 yaşında Ceren isminde 2 çocuğu olduğu öğrenildi.

    Türk Bayrağı asılan şehidin evinde Kuran-ı Kerim okunarak dualar edildi.

    Baba Asım Olgun, “Vatan sağ olsun”derken sözlerini şöyle sürdürdü: “Millet sağ olsun, isteriz ki bir tane daha şehit verelim, yeter ki vatan millet sağ olsun. Başka bir şey diyeceğim yok. Allah bizlere verdiği bu acıyı vatandaşlarımıza, insanlarımıza, milletimize vermesin. Biz bir şehit daha vermeye hazırız. Yeter ki vatan sağ olsun’’ diye feryatta bulundu.

    Olgun’un cenazesi yarın Gürsu Merkez Camiinde öğle namazını müteakiben kılınacak cenaze namazının ardından Gürsu’da sonsuzluğa uğurlanacak.

    2 çocuk babası Şehit Ünal Olgun’un şehadete eriştiği gün babaannesi Suna Ocak’ın da hayatını kaybettiği öğrenildi.