Etiket: Yürek

  • Foça Belediyesi’nde Anne-çocuk Yürek Yüreğe Ritim

    Foça Belediyesi, anne ve çocukların birlikte katılacağı Beden Percussion ve Ritim Çalışmalarını başlattı.

    Foça Belediyesi, anne ve çocukların kaliteli zaman geçirebilmeleri, günlük yoğunluk ve stresten bir an uzaklaşmaları için kolları sıvadı. Belediye, anne ve çocukların birlikte katılacağı Beden Percussion ve Ritim Çalışmalarını başlattı.

    SALI GÜNLERİ 17.00’DA

    Foça Belediyesi, Beden Percussion ve Ritim Çalışmalarını da şu sözlerle duyurdu: “Geceleri uyumadan önce gününüzün nasıl geçtiğini, size kalbinizin atışı söyler eğer dinlerseniz. Kalbin de bir hafızası vardır. Aynı duygu durumlarında aynı ritimle atar kalbiniz ve daha çok ya da daha az oksijen yani hayat pompalar hücrelerinize. Mesela sevdiğinizi hatırladığınızda onu gördüğünüz andaki aynı hızla atar kalbiniz ya da kızdığınızda öfkeyle bağırdığınızda ve siz bu ritimle mutluluk, huzur ya da endişe ve rahatsızlık hissedersiniz. Her vücudun her duygu durumuna göre belirlediği bir ritmi vardır bu da bizim karakterimizin müzikal görünüşüdür. Her şehrin, her bölgenin, her evin kendi ritmi vardır hızlı, yavaş, ağır, düzenli, düzensiz. İşte yaşamlarımızı bu ritimler etkiler. Peki bu ritmi kontrol edebilir miyiz? Her insan yaşamı boyunca hiç durmadan çalan bir enstürman gibidir ve evrene asla kaybolmayacak sesler bırakır. Var olduğunu ispat ettiği o ilk kalp atışıyla evren orkestrasına katılmış olur ve bu muhteşem orkestrada etkisi ve gücü tartışılmazdır. Kendi ritmini değiştirmeye kalkarsa yeni bir kurguyu başlatmış olur insan, ne kadar kişiyi etkilerse o kadar çabuk yeni bir ritme kavuşur beden ve evren. Korkularımızın, heyecanımızın, aşklarımızın dudaksız söylenişidir ritim. Ait olma duygusunun fiziksel yansıması ve tüm duygu durumlarının tepkisel görünümüdür ritim annemizin kalp atışını ilk duyduğumuzda hissettiğimiz duygudur. İlk kez anne karnında sözsüz, yazısız, notasız doğaçlama, hayatın tamda içinden gelen duygularla başlayan müzik eğitimine o mukaddes zamanlardaki gibi anne ve çocuklarımızla devam ediyoruz. Beden Percussion ve Ritim Çalışmaları, anne ve çocuklarının birlikte kaliteli zaman geçirmeleri ve o ilk anda ki duygularla hayatın içinde aynı ritimle var olmalarına yardım edecek bir çalışma. İş hayatının yoğunluğu ve stresi ev işlerinin külfeti ödevler sınavlar hepsi bir arada peki ne zaman çocuğunuzla zaman geçireceksiniz? Beden Percussion ve Ritim Çalışmaları Foça Belediyesi Reha Midilli Kültür Merkezi’nde her hafta salı günleri saat 17.00’de gerçekleştirilecek.”

  • (Özel) Beş Yaşındaki Ömür’ün Yürek Burkan Çağrısı

    Hatay’ın İskenderun ilçesinde yıkılma tehlikesi bulunan evlerinde yaşam mücadelesi veren 5 yaşındaki Ömür Bulgurcu, “Babam hasta çalışamıyor. Zengin amcalar evimizi yaptırsın, babama sürpriz yaparız” diyerek yardım talebinde bulundu.

    Esentepe mahallesinde ikamet eden Kader ve Şaban çiftinin tek çocukları olan 5 yaşındaki Ömür Bulgurcu, evlerinin yaptırılması için epilepsi (sara) hastası olan babasının çalışamadığını belirterek, “Zengin amcalar yardım edip evimizi yaptırsın” diyerek yardım istedi.

    Evlerinde çöküntü olduğunu ve her gün beton parçaların yere düştüğünü anlatan anne Kader Bulgurcu ise, “Evimden dışarıya çıkmakta tereddüt ediyorum. Korkuyoruz. Eşyalarımı güvenli olsun diye komşuların bahçesine koyuyorum. Önümüz kış, her gün evimiz dökülüyor” dedi.

    Bulgurcu ailesinde haftada bir, iki gün yaşlılara bakıcılık yaparak çalışan anne Bulgurcu, yetkililerin seslerine kulak verip evlerinin onarılmasını talep etti.

  • Engelsiz Erişilebilir Antalya İçin TEK Yürek Ortak Hizmet Çalıştayı

    Antalya’da engelliler için başlatılan çalıştayda konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Osman Nuri Gülay, engellilerin eğitim Antalya’ya yerleştiğini ve engellilerin eğitimi için yıllık 51 milyon TL harcadıklarını söyledi.

    Emekli Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şükran Taçoy ise engellilerin imkan tanınmadığında pis yataklara mahkum edildiğini söyledi.

    Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Milli Eğitim İl Müdürlüğü iş birliği çerçevesinde ’Engelsiz erişilebilir Antalya için tek yürek ortak hizmet çalıştayı’ kent merkezinde bir otelde başladı. Engelli dernekleri ve sivil toplum örgütleri, akademisyenler ve kurum yetkililerinin katıldığı çalıştay kapsamında oturumlar düzenlenerek engelliler için bir sonuç bildirgesi hazırlanacak.

    Çalıştayın açılışında konuşan Antalya Milli Eğitim İl Müdürü Osman Nuri Gülay, 1989 yılında görev yaptığı zamanlarda engelliler için Kayseri’de bir hayırseverin desteğiyle okul yaptırdıklarını o zamanlarda devleti yönetenlerin engelliler için bir gayesinin olmadığını söyledi. Engelliler için “Allah’ın takdiri” şeklinde yorumlandığını da belirten Gülay, engellinin eve hapsedilmesinin Allah’ın takdiri olmadığını ifade etti.

    “ENGELLİLER EĞİTİM İÇİN ANTALYA’YA YERLEŞİYOR”

    Engellilerin bugün öğretmen olarak atandığına da dikkat çeken Gülay, “Engellilerin istihdamı için çalışmalar yapılıyor. Engelliler öğretmen olarak atanıyor. Bir zamanlar insanlar çocuklarını dışarı çıkaramazken bugün Antalya’da yapılan tüm binalar engellilerin erişebileceği şekilde yapılıyor. Engelli çocukları olan aileler sırf eğitim için Antalya’ya geliyor yerleşiyor. Burada eğitim alması için. 141 olan özel eğitim sınıfı sayısı bugün Antalya’da 335 olmuştur. Her mahallede özel eğitim sınıfı vardır. Alanya ve Kumluca’da engelli çocuklarımız gidecek okul bulamıyordu. 5 olan özel eğitim okulu sayımız 22’ye çıkarıldı. Dünyanın en modern otistik çocuklar okulu Antalya’da açıldı” dedi.

    “ENGELLİLERİN EĞİTİMİNE 51 MİLYON TL HARCANIYOR”

    152 ağır engelli çocuğun evine öğretmen gönderdiklerini de ifade eden Gülay, devletin engellilere verdiği önem açısından iyi bir örnek olduğunu söyledi. Antalya’da 8 bin 862 engellinin olduğunu da belirten İl Müdürü Gülay, engellilerin eğitim aldıkları özel eğitim merkezlerine yıllık 51 Milyon TL harcadıklarını belirterek şöyle konuştu:

    “152 ağır engelli çocuğumuzun evine öğretmen gönderiyoruz. Bu ülkemizin gücü ve engellisine verdiği önemdir. Devlet olmanın şartlarıdır. Öğretmenimiz engelli öğrencimizin evine sabah gidip akşama kadar ders veriyor. Bugün Antalya 8 bin 862 engelli çocuğumuz var. Bunların devlet okullarına gitmesinin yanı sıra özel eğitim okullarında rehabilite ediliyor. Biz yılda 51 milyon TL ödüyoruz. Öğretmene maaş ödeniyor, binaların yıpranması, zorunlu giderler bunların dışında bir de özel eğitim merkezlerine yılda 51 milyon TL ödüyoruz. İşte engelli çocuklarımızın eğitimine verdiğimiz önem. Engelli çocuklarımızı evinden alıp okula getirip eğitimini verip yemeğini yedirip sonra tekrar evine bırakıyoruz. Ailesininde nefes almasına imkan tanıyoruz”

    “SOSYAL ÖZÜRLÜ BİR TOPLUMUZ”

    Emekli Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şükran Taçoy, engellilerin yaşamlarına ilişkin bilgiler verdi. Özellikle bazı engelli çocukların yaşamları boyunca çeşitli sorunlarla karılaştığını belirten Taçoy, engelli eğitim merkezlerine dikkat çekti. Özellikle engelli çocukların eğitim merkezlerinden önce televizyonla zaman geçirebildiğini belirten Taçoy, “İmkanlar sunulmadığında bu engelli çocuklar pis yatak veya koltuklarda anlar anlamaz televizyona baktığını hepimiz biliyoruz. Sokak aralarında oynayıp başına gelen kazaları da biliyoruz. Benim hastalarım arasında mahallede çocuğun kaburgaları kırılıyor ve 4 ay hastanede tedavi görmek zorunda kalıyor. Bizim ülkemiz maalesef çok iyi yönlerimiz yanında sosyal özürlü bir toplumuz. Öyle olmayanları tenzih ediyorum” dedi.

    Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Sanem Öztürk, farkındalık oluşturmak için çok büyük bir çaba içerisinde olduklarını belirtti. Engellilere özel belediye bünyesinde özel hizmetler verdiklerini de belirten Öztürk, Antalya’da engelliler için bir çıkış kapısı haline geldiklerini belitti. Engelli vatandaşlar için rehabilitasyon merkezinde 571 çocuk ve ailelerine hizmet verdiklerini de ifade eden Öztürk, “Engellier için aynı ve nakdi yardımlarımız devam ediyor. Engellilerimiz için hazırlanan sesli kütüphanemiz engelsiz mekanlar projesi ile engelli vatandaşlarımız için yaşadıkları alanları engelsiz hale getirmek için çalışıyoruz” dedi.

    Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mimar Türkkahraman da fakültede özel eğitim bölümü açtıklarını söyledi. İnsan temelli bir kültürün üyesi olduklarını da belirten Türkkahraman, “Engelli dediğimiz insanlar özel ihtiyacı olan bireylerdir. Bu nedenle bizim gibi belki yüzde 100 olmasa bile fiziksel ve sosyal yaşamın onlar içinde sağlanması önemlidir. Herkes engelli olma adayıdır” dedi.

  • (Özel Haber) Soma, Derya İçin TEK Yürek Oldu

    Manisa’nın Soma ilçesinde 6 ay önce bir motosikletin çarpması sonucu yatağa mahkum kalan 13 yaşındaki Derya Şantu’nun yeniden ayağa kalkabilmesi için Soma Kaymakamlığı’nın da desteğiyle yardım kampanyası başlatıldı. 6 aydır evlatlarının yeniden ayağa kalkabilmesi için tüm varlıklarını harcayan aile kızlarındaki rahatsızlığın İbrahim Tatlıses’le aynı olduğunu ve kendilerine uzanacak bir yardım eli beklediklerini söyledi.

    Manisa’nın Soma ilçesine bağlı Turgutalp Mahallesi’nde 6 ay önce bir motosikletin çarptığı 13 yaşındaki Derya Şantu’nun kazadan sonra adeta hayatı karardı. 6 aydır gördüğü tedavilere rağmen normale dönemeyen Derya’nın ailesinin maddi durumunun iyi olmaması nedeniyle Soma Kaymakamlığı’nın da desteğiyle yardım kampanyası başlatıldı.

    Annesi ve kardeşi ile birlikte 28 Haziran tarihinde Turgutalp Şehitliğinin yanında yaya olarak yürürken trafik kazası geçiren 13 yaşındaki Derya Şantu’nun, hayatı motosikletin çarpması sonucu alt üst oldu.

    Kızları Derya’nın yeniden sağlığına kavuşması için 6 aydan bu yana varını yoğunu harcayan ve büyük mücadele veren İbrahim ve Rabia Şantu çifti kızlarının yeniden eski haline dönebilmesi için uzanacak bir yardımeli bekliyor.

    İBRAHİM TATLISES’LE AYNI KADERİ PAYLAŞIYOR

    Kızı Derya’nın doktorlarının belirtiğine göre İbrahim Tatlıses ile aynı rahatsızlığa sahip olduğunu söyleyen Baba İbrahim Şantu, “İbrahim Tatlıses uğradığı silahlı saldırı sonucu gördüğü tedavi kızımınki ile aynıymış. Sayın Tatlıses’in kafasına yani zihin altına mermi girmiş, benim kızımın zihin altına da kaza nedeniyle kafatasından kırılan üç kemik parçası girmiş. İbrahim Tatlıses ile gördüğü tedavinin aynısı. Benim kızım da İbrahim Tatlıses ile aynı kaderi yaşıyor. Kızımın da sağ tarafı kısmi felçli. Acıyı çeken bilir, kızımın bir an önce sağlığına kavuşması en büyük temennimiz.” diyerek destek istedi.

    EVİNDE SAĞLIK ÜNİTESİ OLUŞTURULDU

    Geçirdiği kaza sonrasında sağ tarafı kısmi felçli kalan ve beyninde hasar oluşan hayat dolu Derya, gördüğü tedavilere rağmen evinde yatağa bağımlı olarak hayatını sürdürüyor. Eskisi gibi yürüyemeyen, konuşamayan, hafızası adeta silinen ve mama ile beslenen 7. sınıf öğrencisi hayat dolu olan Derya için Soma Kaymakamlığı da harekete geçti.

    Kamyon şoförlüğü yaparak evinin geçimini sağlayan baba İbrahim Şantu, Kızı Derya’nın tedavi sürecinde sürekli aldığı rapor ve izinler dolayısıyla işten çıkarıldı. Şimdi ise tedavinin uzun süreç ve sürekli olması nedeniyle çalışamıyor.

    Ailenin maddi durumunun yetersizliği nedeniyle başlatılan yardım kampanyası ile Soma’da tüm bankalarda açılan hesap numaralarıyla Derya Şantu’nun yeniden sağlığına kavuşabilmesi için bağışta bulunulabilecek.

  • (Özel Haber) Bu Parkurda Yarışmak Yürek İster

    Türkiye Trial Şampiyonası 6. Ayak Yarışları, Beykoz Off Road Spor Kulübü (BEYOFF) tarafından Intercity İstanbul Park offroad alanında düzenlendi. Zorlu hava şartlarında parkurları tamamlamak isteyen yarışmacılar, izleyenlerin yüreğini ağzına getirdi.

    Intercity İstanbul Park offroad alanında düzenlenen Türkiye Trial Şampiyonası 6. Ayak Yarışları nefesleri kesti. Zorlu parkurlar, sürücüler kadar izlemeye gelen vatandaşların da yüreğini ağzına getirdi. 48 sporcu ve 24 araçtan oluşan 12 takımdan sadece 5 takım parkuru tamamlayabildi. Adrenalin dolu parkurları tek tek aşmaya çalışan araçlar, girdikleri hendeklerde suya gömüldü.

    Araçlarını engellerden geçirmek için çaba sarf eden sürücüler kadar copilotlar da ecel terleri döktü. Yağan yağmura ve çamur deryalarına aldırış etmeyen ekipler, araçlarını kurtarma telaşına düştü. Araçların zor ilerlediği parkurlarda copilotlar da çamurdan nasibini aldı. Kimi araçlar 2 teker üzerinde şahlanırken, bazı araçlar devrilmekten son anda kurtuldu. Yarışmanın sonunda parkurları başarı ile tamamlayan ekipler kupaların sahibi oldu.