Etiket: Yürek

  • (Özel Haber) Sur Mağduru Ailenin Dramı Yürek Burkuyor

    Diyarbakır’ın Sur ilçesinde yaşayan Moray ailesi, ilçede çıkan çatışmalar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldı. Evlerinden uzakta yaşam mücadelesi veren Moray ailesi, 100 binde bir görülen Huntington hastalığı pençesine kapıldı. Aynı aileden 3 kişinin ölümüne neden olan hastalıkla boğuşan Hediye Moray’ın annesi, kızının tedavi edilmesi için yetkililerden yardım bekliyor.

    Diyarbakır’ın Sur ilçesinde yaşayan Moray ailesi, yaklaşık iki buçuk ay önce ikamet ettikleri Sur ilçesinde çıkan çatışmalar nedeniyle kentten geç etmek zorunda kaldı. Bağlar ilçesindeki Koşuyolu semtinde 500 liraya bir ev kiralayan Moray ailesi, çektikleri sıkıntı yetmezmiş gibi 100 binde bir görülen bir hastalığın pençesine düştü. Huntington hastalığı olarak bilinen ve 100 binde 1-10 arasında kişide görülen hastalık nedeniyle Moray ailesinden 3 kişi hayatını kaybetti. Eşini ve iki kızını kaybeden 68 yaşındaki Fatma Moray’ını, 30 yaşından sonra bu hastalığa kapılan ve şu an 38 yaşında olan diğer kızı Hediye’nin de bu hastalığa yakalanmasıyla dünyası başına yıkıldı.

    Hastalık nedeniyle konuşma yeteneğini kaybeden, kişisel ihtiyaçlarını gideremez duruma gelen Hediye için gözyaşı döken anne Fatma Moray, ilk önce eşinde çıkan bu hastalıktan dolayı yeterince acı çektiğini, Hediye’nin de gözleri önünde günden güne erimesine tahammül edemediğini söyledi. Eşinin de 30 yaşlarında bu hastalığa kapıldığını ve yine bu hastalık nedeniyle hayatını kaybettiğini kaydeden Fatma Moray, hastalığın kalıtsal olması nedeniyle 2 kızında görüldüğünü ve bu kızlarının da hayatını kaybettiğini dile getirdi. Eşi ve kızlarının acısını yüreğinde taşıdığın anlatan Fatma Moray, yaklaşık 8 yıl önce bu kez kızı Hediye’nin bu hastalığa kapılmasıyla hayatının karardığını bildirdi.

    Hediye’nin 30 yaşına kadar sağlıklı olduğunu belirten anne Moray, kızının normal bir yaşam sürdüğünü, gayet sağlıklı olduğunu ve hastalığın kızına geçmiş olabileceğini düşünmediğini ifade etti. 30 yaşından sonra konuşmalarında bozukluklar, asabiyet ve davranışlarında bozukluk olduğunu aktaran anne Moray, hastalığından 2 yıl sonra Hediye’nin artık konuşamadığını, hareketlerini kontrol edemediğini ve hiçbir ihtiyacını yerine getiremediğini söyledi. Daha önce eşi ve iki kızını bu hastalık nedeniyle kaybettiğini hatırlatan anne Moray, “3 kızım bu hastalığa kapıldı. İki kızım öldü, Hediye de bu hastalığa kapıldı. Onun da ölmesini istemiyorum. Babası da bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmişti. Sur’dan çatışmalar nedeniyle göç ettik. Şimdi, aylık 500 lira kirayla bir ev tuttuk. Kiramızı ödeyemez durumdayız. Yetkililerden bize yardım etmelerini bekliyoruz” dedi.

    Hediye dışında 3 çocuğunun daha bulunduğunu belirten anne Moray, bu çocuklarının da hastalığa yakalanacağı korkusuyla yaşadığını sözlerine ekledi.

    HUNTİNGTON HASTALIĞI

    10-20 yıllık bir dönem arasında yavaş yavaş gelişen ve sonunda kişiyi yürüme, konuşma, düşünme ve mantıktan yoksun bırakan hastalık, genellikle 30-50 yaşlar arasında ortaya çıkıyor. En belirgin belirtileri kol, bacak, gövde ve yüz kaslarının ani ve istemsiz kasılması olarak ortaya çıkan hastalıkta çoğunlukla duygusal dalgalanmalar, sözlerin ağızda gevelenmesi, sakarlık, depresyon ve sinirlilik oluşur. Hastalığın ilerlemesiyle yutma zorluğu, düzensiz yürüme, denge kaybı, muhakeme gücünün bozulması ve bellek problemleri gibi belirtiler görülür. Serebral korteksin ön lobu etkilenir ve istem dışı hareketler, kişilik değişimleri gözlenir. Çabuk sinirlenme, depresyon, içine kapanma ve konsantre olamama gibi davranışlar da hastada mevcuttur. Yutmada zorlanma, bunama, konuşmada zorluk da ilerleyen dönemlerde ortaya çıkar. Bireyde ölünceye kadar giderek artan hücre ölümleri ve sinirsel tahribat gözlenir. Belirtilerin ortaya çıkmasından sonra ortalama 10-15 yıl sonra hastaların çoğu ölür.

  • Fenerbahçe TEK Yürek

    Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, yöneticiler, teknik heyet ve futbolcular öğle yemeğinde bir araya geldi.

    UEFA Avrupa Ligi’nde Lokomotiv Moskova ile oynanacak karşılaşmanın hazırlıklarını sürdüren Fenerbahçe’de, öğle saatlerinde gerçekleştirilen antrenmanın ardından tesislerde organize edilen yemeğe Başkan Aziz Yıldırım, tüm yöneticiler ile teknik heyet ve oyuncular katıldı.

  • Şehit Anasından Yürek Dağlayan Söz: ’’Bu Acıya Yürek Dayanmaz’’

    Ankara’daki patlamada şehit olan İzmirli Astsubay Başçavuş Eren Ördek ve Diyarbakır’da şehit olan Astsubay Başçavuş Halit Zilhani Çelik son yolculuğuna uğurlandı. Tabut başında nöbet tutan askerler gözyaşını tutamadı. Şehit Astsubay Halit Zilhani Çelik’in annesi Cennet Çelik, ’’bu acıya yürek dayanmaz. Halit komutanım nereye gidiyorsun’’ diyerek torunları ve gelini ile asker selamı vererek uğurladı.

    Ankara’daki patlamada şehit olan Deniz Astsubay Başçavuş Eren Ördek (35) ile Diyarbakır’da yola döşenen patlayıcının infilak etmesi ile şehit olan Jandarma Astsubay Başçavuş Eren Ördek (35)’in cenazeleri ikindi namazının ardından Bostanlı Beşikcioğlu Camisinde kılındı. Türk Bayrağına sarılı tabutların başında bekleyen askerler, göz yaşını tutamadı. Kılınan cenaze namazının ardından Astsubay Başçavuş Eren Ördek ve Astsubay Başçavuş Halit Zilhani Çelik’in cenazeleri top arabalarına konuldu. Cenazelerin bulunduğu top arabaları, ailelerin önünden geçişi sırasında Halit Zilhani Çelik’in annesi Cennet Çelik, ’’Bu acıya yürek dayanmaz. Komutanım. Halit başçavuşum yaktın beni. Komutanım nereye gidiyorsun’’ diye ağıt yaktı. Şehit Çelik’in eşi Suna Çelik de gözyaşları içerisinde ’’İki çocuğumu yetim bıraktılar’’ dedi.

    Halit Zilhani Çelik’in annesi Cennet, eşi Suna, kızı Mesude ve oğlu Mustafa asker selamı vererek son yolculuğuna uğurladılar. Astsubay Başçavuş Eren Ördek, Buca Kaynaklar Mezarlığında yaklaşık 7 yıl önce kanserden hayatını kaybeden babası Nezir Ördek’in üstüne, Jandarma Astsubay Başçavuş Eren Ördek de Kadifekale Şehitliğinde defnedildi.

  • Şehit Annesinin Yürek Burkan Feryadı

    Ankara’da meydana gelen patlamada şehit olan Hava Astsubay Üstçavuş Mehmet Koray Pınar’ın annesi Ayten Pınar’ın, “Oğlum ben bu bayrakları senin düğününde asacaktım. Çiçeğim benim” demesi yürekleri dağladı.

    Ankara’da askeri servis araçlarına yönelik düzenlenen bombalı saldırıda şehit ateşi Bursa’nın Gemlik ilçesine düştü. Dün kimlik tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumu’na giden şehidin ailesi oğlunu teşhis etti. Bugün GATA’da düzenlenen askeri törenin ardından Pınar’ın cenazesi hava yoluyla Yenişehir Havaalanı’na getirildi. Yarın Gemlik’te toprağa verilecek olan Pınar’ın cenazesi, Bursa Askeri Hastane’nin morguna kaldırıldı.

    ANNENİN FERYADI

    Ankara’dan evlerine gelen şehidin annesi Ayten ve baba Mehmet Pınar’nın ayakta durmakta güçlük çektiği görüldü. Yakınlarına sarılan ve gözyaşlarına boğulan acılı aile güçlükle evlerine gitti. Şehidin kardeşi Çağrı’nın da komşularının desteğiyle ayakta durduğu görüldü. Anne Pınar’ın evine yürüdüğü sırada, “Oğlum bu bayrakları ben senin düğününde asacaktım. Çiçeğim benim” diyerek feryat etmesi yürekleri dağladı.

    ŞEHİDİN DAYISI DA TERÖR SALDIRISINDA YARALANMIŞ

    Öte yandan şehit Mehmet Koray Pınar’ın dayısı muhasebeci Aytekin Kaptan’ın (48) da 2011 yılındaki Ankara Kumrular Caddesi’nde meydana gelen bombalı terör saldırısında yaralandığı ortaya çıktı. Saldırının ardından Kaptan’ın bir bacağını kaybettiği, 2 kolunu kullanamaz hale geldiği ve vücudunun yüzünün yandığı öğrenildi.

  • Öksüz Şehit Yürek Yaktı

    Diyarbakır’ın Sur ilçesinde devam eden operasyonlar esnasında, bölücü terör örgütü mensubu teröristlerce yapılan silahlı saldırıda şehit olan polis memuru Mücahit Soydemir’in Osmaniye’deki kayınpederi Necip Çuhadar’ın evi yasa büründü.

    Çuhadar’ın, Selimiye Mahallesi 10535 Sokaktaki evine, Türk bayrakları asıldı. Bu arada şehit haberini duyan akraba ve komşuları, Necip Çuhadar’ın evine geldiler. Şehit polis memuru Mücahit Soydemir’in eşi Hüsne Saydemir de oturduğu Hatay’ın İskenderun ilçesinden babasının evine geldi. Diğer yandan herhangi bir ihtimale karşılık 112 Acil ambulansı ve sağlık görevlileri de evin önünde görev aldı. Bu arada çok sayıda emniyet mensubu da taziye evine gelerek başsağlığında bulundu.

    Oldukça üzgün görünen şehidin kayınpederi Necip Çuhadar, olayı duyanların telefon ile aramasına cevap vermeye çalıştı. Damadı ile 3 gün önce görüştüğünü belirten Çuhadar, “Kendisi ile görüştüğümüzde bizden dua beklediğini söylemişti. Dualarımız onunlaydı. Ne yapalım, yapacak bir şey yok. Allah, vatanımıza milletimize zeval vermesin. Allah’ım geride kalanları korusun. Biz yandık, başkaları yanmasın. Ne diyeyim, Allah sabrımızı arttırsın” diye konuştu.

    Bu arada, Şehit Mücahit Soydemir’in 2,5 yıl önce evlendiği, çocuğunun olmadığı, anne ve babasının ise vefat ettiği öğrenildi.