Etiket: Yurdu

  • Bursa’ya 5 Yıldızlı Öğrenci Yurdu

    Kredi Yurtlar Kurumu (KYK), Uludağ Üniversitesi (UÜ) Karacabey Meslek Yüksekokulu (MYO) öğrencilerinin kalabileceği modern bir yurt inşa ederek öğrenci kabulüne başladı.

    Tarım ve hayvancılık alanında Bursa’nın önemli ilçelerinden birisi olan Karacabey’de 1995 yılında eğitime başlayan UÜ Karacabey MYO, öğrencilere hem teorik hem de pratik eğitimlerin en kalitelisini vermeyi hedefliyor. Bu anlamda öğrencilere sosyal ve akademik alanda üst seviyede hizmet sunan okul yönetiminin girişimleri ile KYK tarafından beş yıldızlı otel konforunda bir yurt inşa edildi. Kız ve erkek öğrencilerin kalmaları için iki blok ve bir yönetim binası ile şeklinde yapılan yurtta öğrencilerin her türlü ihtiyacı düşünüldü. Okula 400 metre mesafede bulunan ve Nisan ayından itibaren öğrenci almaya başlayan yurt, 360 öğrenci kapasitesine sahip. Yurdun idari binasında yemekhane, kantin, seminer salonu ve idari birimler hizmet veriyor. Öğrencilerin konforu için her şeyin düşünüldüğü kız ve erkek bloklarında geniş öğrenci odaları, kütüphaneler, çamaşır ve ütü odaları, eğitim salonları bulunuyor. Spor yapmak isteyen öğrenciler için futbol ve basketbol sahalarının da bulunduğu yurtta, doğalgazlı ısıtma sistemleri ve güneş enerji panelleri yer alıyor. Dönem içinde açılmasına rağmen 70 öğrencinin kalmaya başladığı yurtlara başvurular halen devam ediyor.

    UÜ Karacabey Okul Müdürü Prof. Dr. Mustafa Tayar, üniversite olarak yeni yapılan yurdun kendileri için de ayrı bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Yurdu Karacabey’e kazandıran Kredi Yurtlar Kurumu yetkililerine teşekkür eden Tayar, “Öğrencilerimiz için gerçekten büyük bir eksiklik giderilmiş oldu. En üst seviyede eğitim vermek ve mezunlarımızı sektöre hazır hale getirmek için ciddi çabalar veriyoruz. Eğitim kalitesi sadece çok iyi ders vermekle olmuyor. Bunu her açıdan mükemmel yapmak gerekiyor. Öğrencilerimize ders dışında sosyalleşmesi için de bu alanda imkan sağlamış oluyoruz” diye konuştu.

  • Odunpazarı Belediyesi Kız Öğrenci Yurdu Hizmette

    Odunpazarı Belediyesi’nin ‘Yap-İşlet-Devret’ modeliyle hizmete sunduğu Büyükdere Kız Öğrenci Yurdu hizmet vermeye devam ediyor.

    335 kişi kapasiteli yurtta ütü ve çamaşır odasının yanı sıra sinema odası ve aileler için ücretsiz misafirhane de bulunuyor. Parmak izi sistemiyle giriş ve çıkış yapılan yurtta 24 saat güvenlik hizmeti de bulunuyor. Isı ve ses yalıtımlı, 1, 2, 3 ve 4 kişilik odaların bulunduğu yurtta, haftada 3 gün temizlik hizmeti veriliyor. 7/24 kafeterya hizmetinin de verildiği yurtta, yangın alarm sistemi de bulunuyor.

  • Sıla Öğrenci Yurdu, Daday’a Gezi Düzenledi

    Kastamonu Şaban-ı Veli Eğitim Kültür ve Sağlık Hizmetleri Derneğine bağlı Kastamonu Sıla Öğrenci Yurdunda kalan öğrenciler, Daday ilçesine gezi düzenledi

    Yumurtacı Göletine giderken Daday’da mola veren öğrenciler, Daday ilçe merkezini ve pazarı gezme fırsatı buldu. Göletin ve çevrenin tabii güzelliğinde hoş vakit geçiren öğrenciler, doğa gezisi yaptıktan sonra mangal keyfide yaşadı.

    Ayrıca öğrenciler, UNESCO Geçici Dünya Miras Listesinde yer alan Kasaba Köyündeki Mahmut Bey Camisini de ziyaret ederek, caminin üstün yapı özelliklerini incelediler.

    Yurt Müdürü Enis Köklü, “Düzenlediğimiz gezi ve pikniklerle beraber konferans ve toplantılarla öğrencilerle birlik ve beraberlik içinde olmak, bilgi ve becerilerini arttırmak, sağlık ve mutluluklarına katkı sağlamak istiyoruz” dedi.

    Geziye katılan öğrenciler, düzenlenen sosyal faaliyetlerden ötürü memnun olduklarını belirttiler.

  • Türklerin Ana Yurdu Kitabı Çıktı

    Nazilli’nin markalaşan ismi Gazeteci-Yazar Osman Girgin’nin 6. kitabı olan ’Türklerin Ana Yurdu’ piyasaya çıktı. Eğitimci yazar Girgin, yeni çıkan kitabını ilk olarak Nazilli Kaymakam’ı Mehmet Okur’a hediye etti.

    Nazilli’nin edebiyat ve tarih denilince ilk akla gelen isimlerden biri olan Yazar Osman Girgin’in, 6. kitabı piyasaya çıktı. ’Türklerin Ana Yurdu’ isimli yeni kitabı için ziyaretlerine ve imza günlerine başlayan Yazar Girgin, ilk olarak Nazilli Kaymakamı Mehmet Okur’u ziyaret ederek, kitap hediye etti. Eğitimci yazar Girgin, yeni kitabıyla ilgili; Dünya üzerinde hoş bir seda bırakmak maksadıyla çıktığım yazarlık serüveninin altıncı durağına gelmiş bulunmaktayım. Roman durağından sizlere selam ve saygılarımı sunuyorum. Kendime göre eksik hissettiğim konular üzerine yazmaya başladığım kitaplarımın altıncısını 18 Mart 2016 Cuma günü Nazilli Uzun Çarşı’da imza günü yaparak siz değerli okurlarımla buluşturacağım inşallah. İnsan çıkardığı her yeni kitaba ayrı bir değer yüklüyor. Asıl değer ise okuyucuların yüklediği değerdir” dedi.

    EZBER BOZAN ROMAN

    “Türklerin Anayurdu” adlı romanını bir iddia olarak tanımlayan Osman Girgin, kitabının şimdiye kadar yazılmamış, söylenmemiş tezleri içerdiğini söyledi. Girgin kitabını şu şekilde tanıttı: “İnşallah bu sesimi bilim ve ilim adamlarına kadar ulaştırabilirim de gelecekte bu yazılanlar gerçekleşir. Okurlarım bu kitabı neden okusunlar? Bu romanda ne bulacaklar? “Türklerin Anayurdu” benim ikinci romanım ve altıncı kitabımdır. Bu romanda şimdiye kadar üzerinde konuşulmamış, eksik kalmış konu olan anayurdumuz vardır. Romanımın tanıtım afişlerini “Ezber Bozan Roman” olarak yaptım. Neden? Okurlarım şimdiye kadar bildikleri bütün bilgilerinin üzerine birkaç asır daha ekleyecekler. Ekleyecekler ki anayurdu ile ata yurdu ayırt edebilsinler. Bu ayır etmedeki bütün düşüncelerimi romanımda işledim. Dünya üzerindeki bütün Türklere anayurdunuz neresi diye sorsanız yaklaşık yüzde seksen Orta Asya diyecektir. Bizlerde öyle diyorduk. İşte bu romanda Orta Asya’nın anayurt olmadığını Atayurt olduğunu yazdım. Çünkü atalarımızın Orta Asya’dan önce yaşadıkları bir yurtları daha vardır. Türkler Orta Asya’ya nereden geldiler? Türklerin atası kime dayanmaktadır? Sümerlerle aynı döneme rastlayan Orta Asya uygarlığı Türklerin daha önce bir yurt ve uygarlıklarının olduğunu göstermez mi? Bugün birçok madenin ve kullanılan eşyaların bulunuşu olarak kabul ettiğimiz tarihler bu araştırmaya göre çok daha önceye gidecektir. Bu konuda sadece Türklerin tarihi değil dünya tarihi de değişecektir. Kısacası dünya biraz daha ihtiyarlayacaktır. İşte bu konuların işlendiği roman tadında bir tarih, tarih ciddiyetinde bir roman geliyor. Aklınızdaki birçok soruya cevap olabileceğini düşündüğüm romanın aynı zamanda beyninizde fırtınalar koparıp birçok soru işaretleri bırakacağından eminim. Tarih yazmak tarihçilerin işidir. Benim yaptığım ise tarihçilere, ilim ve bilim adamlarına bir hedef göstermekten başka bir şey değildir. Bana göre sanatçı düşünceleriyle her zaman bilim ve teknolojinin önünden gitmelidir. Gitmelidir ki bilim ve teknoloji gelişebilsin. İşte bu düşüncelerle çıkardığım “Türklerin Anayurdu” adlı romanımı Türk tarihi için dönüm noktası kabul edebileceğimiz Çanakkale Zaferi yıldönümünde imza günü düzenliyorum. Bu kitabımla Türk tarihine bir katkı veya Türk tarihçilerine bir fikir verebilirsem ne mutlu bana. Milletimiz hakkında yapılacak bütün araştırmalar dünya tarihinin de değişmesini ve gelişmesini sağlayacaktır.”

  • Ahi Yurdu Gazetesi Yayın Hayatına Başladı

    Kırşehir Haber24 yayın gurubu sahibi Alparslan Demirbaş sahipliğindeki ’Ahi Yurdu’ gazetesini yayın hayatına başladı.

    ’Ercan’ gazetesini alarak isim hakkını değiştiren Demirbaş, Kırşehir’de yayın hayatına yeni bir gazete ile girildiğini yeni süreçte tarafsız, objektif ve süreli yayını kendi ilkeleri doğrultusunda devam ettireceğini söyledi.

    Ahi Yurdu Gazetesi ile birlikte matbaada satın aldığını ifade eden Demirbaş, “Temelden gelen ve dürüstlük ilkesine dayalı habercilik anlayışı ile Kırşehir’de 15 yılı aşkın bir süredir yayın hayatındayım. Haber Ajansı, ile başladığım mesleğimin gereği olan ne var ise yapma gayreti içerisinde asla yılmadan Kırşehir’in ulusal medya ile tanışmasında rol aldım.” dedi.

    Demirbaş, Kırşehir Belediyesinde de bir süre görevde bulunduktan sonra internet gazeteciliğine yöneldiğini ve Kırşehir Haber24 gurubunu kurarak yerelde Kırşehir’in sesi olduğunu ise şöyle anlattı:

    “Kırşehir’de yerelde ve genelde eksik olan noktaları görerek sorunlar yerine çözüm önerileri noktasında duyarlı gazetecilik anlayışını ilke edinerek internet gazeteciliği anlamında ilkleri hayata geçirdim. İlk internet televizyonunu kurarak Kırşehir’in izlenme ve takip oranlarını alt-üst ettim. Bunları yaparken yasalara daima duyarlı ve kişilik haklarını rencide etmeden yayıncılığı geliştirdim. Kırşehir’de ilk defa ‘Şehrin liderleri ve altın kalemleri’ ödül törenini gerçekleştirerek mesleğe katkısı olanları onurlandırma başarısını göstermenin mutluluğunu yaşadım. Eğitimde adını tescillemiş Kırşehir’de yaşanan gazetecilik anlayışına da yeni bir soluk getirmek adına Ahi Yurdu Gazetesini kurdum. Umarım Kırşehir için yeni bir başlangıç gazetecilik için ise ayrı bir nefes olur.”

    Gazetenin çıkarılmasında emeği geçenlere tavsiyede bulunan Demirbaş, “Kırşehir’de doğru ve çok yönlü bilgi vermek adına çalışan herkesin başarıyı yakalayacağına inanıyorum. Gazete okumak kadar çıkarabilmek ve şehirde yaşananları okuyucuya doğru ve taraf olmadan aktarmak belki de en önemli meselelerden bir tanesidir. Sorumluluğu alan herkes ruhsatlı bir gazeteci olarak hayatında edindiği tecrübe ve deneyimlerini yaşamakta olduğu şehre aktarır. Sabır, azim ve özgüven mesleğe yeni başlayanların mutlaka hayatından çıkarmaması gerekli olan ilke olacaktır.” diye konuştu.